|
|
|
HORONU İBADET SAYACAK TANRI !

Kazım
Koyuncu'nun ardından
Kazım Koyuncu’nun ardından o kadar çok şey yazıldı ki, insan “
Ne kadar çok seviliyormuş” diye düşünmeden edemiyor. Ama Kazım
Koyuncu’ya gösterilen sevginin Türkiye’de yaşayan diğer
sanatçılara gösterilen sevgiden çok önemli bir farkı var. Kazım
Koyuncu, öldükten sonra değil yaşarken sevilenlerdendi. Koyuncu
tam da yakın arkadaşı Volkan Konak’ın Hey Gidi Karadeniz
türküsünde dediği gibi “Oynayın uşaklar, oynayın gayrı/ Horonu
ibadet sayacak Tanrı” sözlerine inanarak müzik yaptı ve bu
müziği herkese sevdirmeyi başardı. Ve yine kendi sözleriyle “Hey
gidi Karadeniz/Doldu da taşamadı/ Etmiyelum sevdaluk/ Edenler
yaşamadı” sözlerini doğrularcasına aramızdan ayrıldı.
Koyuncu’nun müziğiyle ilk defa Arhavili bir arkadaşım sayesinde
tanışmıştım. O zamanlar dershaneye gidiyordum ve arkadaşım bana
heyecanla “ Ya Zuğaşi Berepe diye bir grup çıkmış. Mutlaka
dinlemelisin. Harikalar yaratmışlar” diye anlatıyordu. Arkadaş
tavsiyesidir diyerek aldığım Zuğaşi Berepe’nin “Va Mişkunan”
albümü beni gerçekten çok etkilemişti. Bir yandan arkadaşıma
teşekkür ederken, öte yandan bir Karadenizli olarak böyle bir
müziğin yapılmış olmasına çok sevinmiştim. Umarım devamı gelir
diye temenni ediyordum ki geldi. Zuğaşi Berepe’nin kurucusu ve
beyni Kazım Koyuncu İgzas ismini verdiği ikinci albümüyle arz-ı
endam etti.
Türkiye’de ve dünyada Lazca-Rock yapan ilk grup olma başarısını
gösteren ve bu müziği kitleselleştiren Zuğaşi Berepe, sıkı
muhalif olmasının yanında Karadeniz’i bildik sloganlarından
dışarı çıkarmayı da becerebilmişti.
Ama Türkiye’deki birçok grup gibi, özellikle rock gruplarında
görülen dağılmalar bu grupta da baş gösterdi ve bu çok önemli
grup da bir daha bir araya gelmemek koşuluyla tarihteki yerini
aldı.
Grubun beyni dediğimiz Kazım Koyuncu daha sonra “ Viya” ve “
Hayde” isimli iki sıkı albümle Karadeniz yerel tınısını bambaşka
bir boyuta taşıdı. Arada yaptığı “Gülbeyaz” ve “Sultan Makamı”
dizilerinin müzikleri, Trabzonspor için yaptığı besteler de
cabasıydı.
İlk olarak 1991’de Volkan Konak’ın “Efulim” albümüyle başlayan
ve daha sonra Fuat Saka’nın Lazutlar’ı, Birol Topaloğlu’nun
“Lazuri Birabape” ve “Aravani”, Efkan Şeşen’in “Pek de
Tanınmayan Karadeniz”, Gökhan Birben’in “Hey Gidi Karadeniz”
gibi albümleriyle çok farklı bir kulvara taşınan Karadeniz
ezgileri Kazım Koyuncu’da tam anlamıyla çok büyük bir ivme
kazandı. Doğu Karadeniz’in renkli coğrafyasını ve bu coğrafyanın
renkli insanlarını, Lazları, Hemşinlileri, Gürcüleri yani,
müzikleriyle Anadolu’ya ulaştırdı.
Erkan Oğur’la birlikte çıkardığı iki albümle çok iyi bir
dinleyici kitlesi yakalayan İsmail Hakkı Demircioğlu’nun
söylediği “Ben Seni Sevduğumi”, “Divane Aşuk Gibi”, “Oy
Trabzon”, “Uyan Osmanım Uyan” gibi halk türkülerini dinlerken
birden bire ortalığın altyapısı tekno- ritmlerle donatılmış
saçmalıklarla karşılaşıldı. Oysa ismini zikrettiğimiz insanlar,
dışarıya Karadeniz müziği diye lanse edilen şaklabanlıkların,
gerçek Karadeniz’i yansıtmadığını birçok kez gösterdi. O nedenle
bu insanların müziğini salt müzik açısından değil, kültürel
açıdan da son derece önemli buluyorum. Tüm bu yapılan değerli
çalışmaların içinde dinlerken insanın içinde hüzünlü yolculuklar
yapmasına vesile olan Kazım Koyuncu’nun yaptığı müziğin bundan
sonra yerel çalışmalarda bulunacak diğer insanlara örnek teşkil
etmesi temennisiyle..
UĞUR BİRYOL-Gazeteci
ubiryol@yahoo.com
KAZIM KOYUNCU HAKKINDA LİNKLER
Kazım Koyuncu
Kazım Koyuncunun hayat
hikayesi ve biyografisi
Kazım koyuncunun cenaze töreni
Karalahana.com: Doğu
Karadeniz bölgesi halk kültürü, yöresel tarih, folklor ve gezi
rehberi
Kazım Koyuncu'nun ardından
Ölümünün Birinci Yılında
Kazım Koyuncu ve Çırpınan Karadeniz’in Sessizliği
KAZIM KOYUNCU ŞARKI SÖZLERİ |
|
| |