Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

 

 MÜZİK

 TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 FORUM

 EDİTÖRDEN

 AJANDA

 

 

LİNKLER

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP



Beşköylü Adem

Beşköylü Adem

KJemençe sanatçısı Beşköylü Adem Trabzon ,Köprübaşı ilçesine bağlı konuklu (Kalis) köyünde doğmuştur.
İlk okulu kendi köyünde bitiren Adem EKİZ orta  okul ve lise tahsilini aynı ilçede tamamlamıştır. Küçük yaşta çevresinde yöresel müzik enstrümanları olan  kemençeye  ve kavala aşırı ilgisinden dolayı ilkokul 4 sınıfta kemençe  ve kaval ile  amatörce uğraşmaya başladı.  Bu ilgi, ortaokul ve lise yıllarında da devam etmiştir. Okul  törenlerde ve köy düğünlerinde  amatörce çalabildiği   ve söylediği kadarıyla sürekli kendisini geliştirdi. Lise tahsilinden sonra ailece İstanbul a gelen Adem EKİZ  tahsiline devam etmemiştir. İstanbulda  çeşitli toplantı, düğün ,nişan şenlik  gibi etkinliklere katılan EKİZ  kendisini dahada geliştirerek kemençe üzerinde  ilgisini yoğunlaştırdı.
Güzel sesinin verdiği avantajla Türkülerde okuyan EKİZ  kendi bestelerini de düzenlemiştir. Müziğe olan ilgi ve   yeteneğiyle  çevre ve dost kazanan EKİZ bir arkadaşının elinden tutmasıyla CİNAN MÜZİK  in sahibi Zihni CİNAN ile ilk YANARIM ATEŞİNE adlı 12 parçadan oluşan çalışmasını 2000 yılında  müzik dünyasına sundu.


Kasedinde okuduğu ana dilindeki “ o hevas en evdiya “(hava çok iyi günlük güneşlik )adlı  parça  bir anda büyük ses getirdi. Çeşitli radyo ve tv lerde programlara katılan sanatçı yurt dışından da teklifler ve davetler almaya başladı. Almanya, Hollanda,Belçika ve Yunanistandan gelen davet ve programlara katılan sanatçı EKİZ, sempatik ve çocuksu  davranışlarıyla ilgi gördü. O artık program ve toplantı gibi sosyal etkinliklerde aranan isim haline geldi. Ana dilinin  Rumca (pontika ) olması yunanistanda  sempatiyle karşılandı Çeşitli davetler ve etkinliklere Yunanistanda da katılan sanatçı aynı kültür özelliklerini taşıyan sanatçı çevresinden de kaset ve programlar için teklif almaya başladı. Gelen bir teklif üzerine Nikos MİXAİLİDİS ,Filippos KESABİDİS ile birlikte müzik çalışmalarına katıldı.  2003 yılında başlayan müzik çalışmalar  2005 yılında 15 parçadan oluşan ROMEİKA TRAGODİYAS (Rumca şarkılar ) adlı  bir albümle çıkarılmıştır
Halen  müzik çalışmalarına devam eden sanatçı kısa bir içinde yeni bir albüm yapma hazırlığındadır.

Beşköylü Adem ile söyleşi

3. albümünü çıkaran Karadeniz Kemençesinin yükselen yıldızı Beşköylü Adem ile Vahit Tursun görüştü.

Merhaba Adem bey, bir biyografinizi rica edebilir miyim?

Takriben 1980 yılında Beşköyde doğdum. Takriben diyorum, çünkü babam, kardeşlerim dahil hiç birimizi zamanında yazmadığından, tam olarak hangi yıl ve hangi ayda doğduğumuzu bilmiyoruz.
İlkokuldan Lise ikinci sınıfa kadar Köprübaşında okudum. Geri kalan üçüncü sınıfı da, İstanbul’da Fen bilimleri Lisesinde tamamladım. Daha sonra da, daha okuyamadım.

İlk kasetinizi solo olarak Trabzon'da yapalı yıllar oldu. 2. albümünüzü ise iki Rum kemençeci ile Yunanistan'da gerçekleştirdiniz. Şimdi bir kaval üstadı olan Kerim Aydın'la Türkiye'de yeniş bir çalışmanız yayınlandı. Bundan sora yola birlikte mi devam edeceksiniz yoksa bu son albüm deneysel bir çalışma mıydı.

O yörenin insanı ve aynı otantik kültürü paylaştığımız Kerim Aydın ile birlikte kısa zaman önce çalışmaya başladık ve ilk albümümüzü çıkardık. Kültürümüze yönelik ve kısa zamanda bir şeyler yapalım diye, çıkan bu albümü biraz da aceleye getirdik. Kerim Aydınla yola devam edeceğiz ve inanıyorum ki daha güzel çalışmalara imza atacağız.

Kemençe çalmayı kimden öğrendiniz? Bildiğim kadarıyla sizin bölgenin favori çalgısı kavaldır.

Evet, köyümüzün favori enstrümanı ve çalgısı kavaldır. Ancak Kemençeyi, Kemençe çalabilen ağabeylerimden öğrendim. Yani aileden gelen bir şey Kemençe.

Karadeniz'li bir müzisyen olarak İstanbul hatta Yunanistan'da konserler veriyorsunuz. İstanbul, Yunanistan ve Trabzon'da çalışma şartlarınızı kıyaslar mısınız?

Bu üçü arasında bir kıyaslama yaparsak, Yunanistan’daki şartların daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Çünkü orada, bu müziğe karşı bir sevgi ve aynı zamanda, bunu icra edenlere karşı da bir saygı var. En azından, otantik kültürümüze ait türkülerimizi orada daha rahat söyleyebiliyoruz. Trabzon ile İstanbul arasında, İstanbul daha iyi sırayı alıyor. Ne yazık ki yöremizde gençlik, git gide popüler müziğe doğru kayıyor. Bunun yanı sıra, bu müziğe ilgi duyan insanları, Karadeniz’de bir araya toplamak çok zor. Ancak İstanbul’da bir şekilde bir araya gelebiliyorlar.

Türkülerinizi Sürmene aksanı ile mi okuyorsunuz yoksa türküsüne göre herkesin anlayabileceği ortalama bir aksanla mı söylüyorsunuz?

Ortamına göre davranıyorum. Bazen kendi öz aksanımızı kullanıyor, bazen de dinleyici kitlenin anlayabileceği ortak aksanı kullanmaya çalışıyorum.

İstanbul’da Karadeniz göçmeni bir ailenin ferdi olarak yaşamak günlük hayatınızı nasıl etkiliyor?

İstanbul’da yaşamanın avantajları olduğu gibi, dezavantajları da mevcuttur. İstanbul’da yaşadığınızda, memleketinizden uzaksınız. Dolayısıyla kültürünüzü yaşayamıyor, onu yavaş yavaş kaybediyorsunuz. Gelecek nesile bir şeyler aktarmak, İstanbul gibi bir kentte oldukça sınırlıdır. Örneğin; oralarda doğmamıza karşın, yayla şenliklerine her yıl gidemiyoruz. Gelecek nesiller bizim çektiğimiz özlemi çekmeyeceği için, yaylaya gitmeye ihtiyaç bile duymayacaktır.

Geçmişte ya da şimdi etkilendiğiniz ya da örnek aldığınız sanatçılar var mı?

Yöre müzisyenlerinden Fahrettin Dilâver, Hüseyin Dilâver, Bahattin Çamurali gibi müzisyenlere karşı hep hayranlık duymuşumdur.

Kemençe çalmaya, öğrenmeye başlayacaklara tavsiyeleriniz var mı?

Kemençe öğrenmeye başlayacaklara tavsiyem; yöremizin öz değerlerine sahip çıkarak, bu yönde çalışma yapmalarıdır.

Derlemeleriniz dışında kendi bestelerinizde  var. Tutkuyla bağlandığınız bir ilham kaynağınız var mı?

Tutkuyla bağlandığım ve ilham aldığım antik bir kültürüm var. Irmaklarım derelerim var.Yaylalarım, dağlarım ve ormanlarım var. Koca bir Karadeniz’im var. İlham alacak başka şeye ihtiyacım kalmıyor.

Karadenizli deyince aklınıza gelen olumlu olumsuz düşünceler neler?

Karadeniz dendiğinde, olumlu açıdan aklıma ilk gelen; çalışkan, sevecen, saf,  temiz ve misafirperver insanlarıdır. Olumsuz açıdan ise, halkımızın gitgide kendi değerlerinden uzaklaşmaya ve birbirlerine yabancılaşmaya başlamalarıdır.

Çalışmalarınızda bu güne dek Karadeniz dernek ve oluşumlarının katkısını gördünüz mü?

Ne yazık ki hayır. Hiçbir dernek veya sivil örgütlenmeden bugüne dek herhangi bir destek gelmedi. Ne yapıyorsam, kendi ilişkilerim ve imkânlarım dahilinde yapmaya çalışıyorum. Buna karşın, Yunanistan ve diğer ülkelerde yaşayan Karadeniz kökenlilerin kurdukları derneklerden, gece veya festivallerine katılmam için bir çok kez davet aldım. Birçoğuna da gittim. Hatta, Avrupa’dan Kanada’ya kadar her yere davet edildim ve gidip oralarda yöre kültürümüzü tanıtmaya çalıştım.

Kemençe biriktiriyor musunuz? Özellikle tercih ettiğiniz kemençe tarzı, yapımsısı var mı?

On, on beş tane kadar kemençem var, bunların bir kısmı Yunanistan’dan aldığım kemençeler. Orada mükemmel Kemençe ustaları var. Tercihlerim arasına da kalın sesli kemençeler giriyor.

Beşköylü olmanın avantajından olacak kemençeyi kaval gibi çaldığınız kaydeler de var. Kaval çalmayı biliyor musunuz?

Profesyonel anlamda olmasa da, kaval çalmayı biliyorum. Ara sıra, bazı sohbetlerde arkadaşlarıma kaval da çalıyorum ve hep birlikte eğleniyoruz.

Yeni projeleriniz var mı?

Yeni projelerimiz elbette vardır. Sıradaki projemizin içinde sizde varsınız. Sizin parçalarınızdan yararlanarak, Yunanistan’da kaval ve kemençe eşliğinde bir albüm daha çıkarmayı düşünüyoruz.

Ayrıca eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Biz kendi kültürümüz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Aynı kültüre sahip insanlardan da destek bekliyoruz. Bu kültür bizimdir ve bunu atalarımızdan aldığımız gibi, gelecek nesile aktarmak görevimizdir. Eğer gereken önem verilmezse, kısa zamanda kaybolacak olan bu kültüre, her duyarlı insanın sahip çıkmasını bekliyoruz. Bu kültür sönüp gittiğinde, Türkiye bir rengini daha kaybetmiş olacaktır.
Söyleyeceklerim bu kadar.

Açık yüreklilikle sorularımı yanıtladığın için teşekkür ederim.

 

Ayrıca BAKIN

Kemençe, Karadeniz kemençesi
Karadeniz kemençe yapımı ve trabzonlu kemençe ustaları
Karadenizli kemençe ustaları, karadenizli kemençeciler
 En Güzel karadeniz Müzik ve horon videoları
Karadeniz müziği
 En Güzel karadeniz Müzik ve horon videoları
Hüseyin dilaver'in müziği ve hayatı
Horon ve kemençe videoları
horon
Lazlar'in kemençesine artik elektro ve tekno eşlik ediyor
Mustafa Duman'la söyleşi
Oktay üst, Laz kemençeci Oktay ÜST
Ziynet Sönmez, Zinnet Sönmez
Karalahana Radyo karadeniz mp3
kemençe yapımı, akyazı kemençe yapımcısı Fatih Şatır

           

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır