Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi      Mail gönder  ENGLISH

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

KARADENİZ FOLKLOR
Karadeniz Folkloru, Türk halk oyunlarıArtvin, Bayburt, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon illerinde oynanılan horon ve bar çeşitleri...
 
 KARADENİZ KİTAPLARI
Karadeniz kitaplığı, kitap özetleri, kitap tanıtımıKaradeniz bölgesi tarih, dilbilim, kültür, müzik, gezi ve çevre sorunları hakkında yazılmış kitapların tanıtımı...
 

 KARADENİZ TARİH

Karadeniz Folkloru, Türk halk oyunlarıDoğu Karadeniz bölgesi tarihine ilişkin çok sayıda makale... Trabzon imparatorluğu tarihi, Selçuklu, Bizans, Osmanlı imparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde Doğu Karadeniz ve Karadenizliler...  

 KARADENİZ
Karadeniz ve çevre sorunlarıKaradeniz ve çevre sorunları, Karadeniz sahil yolu, küresel ısınma, ekoloji, Nuh tufanı, hamsi ve diğer balık türleri... 

 KARADENİZLİLER: KİM KİMDİR

Karadenizliler, biyografi, kim kimdirKaradenizliler! Karadenizli sanatçı, yazar, bilim adamı, politikacı ve devlet adamların biyografileri.. Karadeniz'in gurur tablosu... 

 KARADENİZ ÇEVRE SORUNLARI, EKOLOJİ  
 KARADENİZ MUTFAĞI 
Karadeniz Yemekleri, Karadeniz MutfağıKaradeniz Yemekleri, Karadeniz Mutfağı

 KARADENİZ GEZİ REHBERİ

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

Özhan ÖztürkSite editörümüz aynı zamanda Karadeniz Ansiklopedik Sözlük adlı çalışmanın sahibi olan Özhan Öztürk'ün makale ve röportajları için tıklayın

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri

YENİ ANSİKLOPEDİ

En iyi Türkçe Ansiklopedi sitesi

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri hakkında detaylı ve özgün bilgi kaynağı!

Temel fıkraları, Karadeniz Fıkraları analizi, yeni ansiklopedi

Temel Fıkraları ve Karadeniz kimliği

Karadeniz Bölgesi Yeni Ansiklopedi

Karadeniz Bölgesi (Yeni Ansiklopedi)

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 
 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

IN ENGLISH

Özel Arama
 

Pontos, Black Sea Region Turkey travel guide

A travel guide of Turkey Black Sea Region (Antique Pontus Πόντος of Anatolia)

Turkey Travel guide, Turkey travel tips and photos

Turkey Travel tips, guide, photos

Wolrd, europe, asia, africa travel tips, info, guide, photo galleries

World travel tips, guide, info, photo galleries






Karadeniz Ansiklopedik Sözlük

Karadeniz Ansiklopedik Sözlük.

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü.

Pontus & Antikçağ'dan Günümüze Karadeniz'in Etnik ve Siyasi Tarihi. GENESİS KİTAP. Ankara, 2011  

Pontus

Çay tarihi, karadeniz çayı

Çay'ın Karadeniz Bölgesi için önemi ve tarihi seyri

Ali Kemal Hocanın kemençe kolleksiyonu

Ali Kemal Hocanın kemençe kolleksiyonu

Çamburnu Çöp Tesisi

Çamburnu Çöp Tesisi

Son Eklenen Makaleler

Osmanlı döneminde Karadeniz Bölgesine Demiryolu İnşa Tasarıları (yeni)
Azerice Ermenice dil teması üzerine (yeni)
Azerbaycan'da Tarihsel Kimliğin ve dilin gelişim Süreçleri (yeni)
Türk Halklarında ay ve güneşe tapınma (yeni)
Anonim Türk Halk Edebiyatı Ürünlerinden Bilmecenin Çocuk Edebiyatına Katkıları (yeni)
Eğitim durumu ve beyin göçü bakımından Amerikadaki Türkler (yeni)
19. yüzyıl ilk çeyreğinde Osmanlı İran ihtilafları ve 1821 - 1823 savaşı (yeni)

Jeopolitik ve Stratejik Açıdan Trabzon Limanı

The European Union's Black Sea Region Policy

İran'ın Nükleer Dosyası

Yunancadan Megrelceye Geçmiş Söz Varlığı (Greek Loanwords in Mengrelian)

 Venizelos'un Pontus Komplosu, Yunanistan'ın Ermenilerle İttifak arayışı

Birinci Dünya Savaşı'nda Ermenilerin Rus Ordusuna Katılımına dair yeni belgeler

Osmanlı döneminde Karadeniz Bölgesine Demiryolu İnşa Tasarıları

 

Trabzon Şalpzaraı Çepnileri ile Çuvaş Türklerinin Doğum Sonrası İnanış ve Uygulamaları üzerine bir karşılaştırma denemesi (yeni)
Çin Komünist Partisi (ÇKP) 18. Kongresi ve Mevcut Durum (yeni)30 Eylül 1911 İtalya ve Trablusgarp
Rusya nasıl Hıristiyan oldu?
Barut: Mars’a robot, Dünya’ya ateş
Jön Türklerin Korkulu Sürgün Yeri: Fizan
İstanbul'un Surları
Sardinya Krallığının Kırım Savaşı'a katılması
Lydia krallığı ve Karun Hazinesi
Osmanlı modernleşmesinde Kızılay'ın rolü: Hilali Ahmer Cemiyeti
Arjantin Tangosunun değişen anlamı ve Türkiye
Osmanlıda ilk anayasayı hazırlayan aydın ve eylema damı: Velestinli RigasBirinci Kuşak Mübadillerin Siyasal Katılım Stratejileri üzerine bir deneme
Soyadları Yoluyla Kimliğin Meşrulaştırılması: 1923 Türk Mübadilleri Örneği
Selanik'ten İstanbul'a bir muhacir ve mübadil olarak Terakki Okulları
Mübadeleden sonra: Rembetiko Şarkıları
Orta Asya'dan Anadolu'ya Türklerin Tarihi bir süreklilik mi?
Yakınçağ Osmanlı Denizciliği ve Karadenizliler
Özel Müzeler döneminde İstanbul
Kırım Savaşı Hazırlıkları
Köycüler Cemiyeti
İlk Müslüman Türkler Oğuzlardı!
İkiyüz yıl Önce Vuku Bulan İstanbul’un En Büyük Sel Felâketi
Çerkeslerin Yayılışı
Vubih-Cigetlerin “Son Sesler”i ile Yitirilen Tarih Belgesi
İstanbul’un Batılılaşması ya da Batılılığı
16. Yüzyılın Ortalarında Protestanların Umudu: Türkler
Bir İttihatçı Düşmanı: Şerif Paşa ve Meşrutiyet Gazetesi
Divanyolu Küresi
Tanzimat Okulları
Helle, Hellen, Helenos, Helena’nin Gerçek Kimlikleri

Emperyalizmin Global Bekçisi: NATO

Beyoğlu Pasajları
Türk Yurdu” ve Türk Ocakları Literatüründe Unutulan Türk Yurdu Dergileri
Lazika Krallığı’nın Tarihi
A History of Ottoman Poetry Üzerine Mektuplar: Rıza Tevfik’ten Edward G. Browne’a
Osmanlı İttihâd ve Terakki Cemiyeti’nin Siyasi Programı -12- Patronlar ve Ameleler
Eski Kadıköy Vapurları
Yeni Arşiv Belgeleri Işığında Azerbaycan Tarihinin Açılmamış Sayfaları
Megrel-Laz Kültüründe Akrabalık, Evlenme ve Cenaze

200 Yıllık İlişkilerin Resmî Olmayan Tarihi: Türk’le Amerikalı’nın Tanışması
İngiliz Konsolosu Alfred Biliotti’nin 1885’teki Raporuna Göre Trabzon Vilayeti’nde Eğitimin Durumu
1840'lı Yıllarda Moritz Wagner’in Gözüyle Erzurum
II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye’de Azınlıklar: “Yirmi Kur’a İhtiyatlar” Olayı
Şirketi Hayriye’nin Evrak'i Nakdiye’si
1857-1859 Delhi Muharebeleri Hakkında İki Yorum: Marx ve Engels’ten Sepoy İsyanı
Komşumuz Gürcistan ve Başkenti Tiflis
Hitit’lerden Günümüze Bayat Tarihi
Kafkasya’dan Göçlerde Sosyal Yapı
Dünüyle Bugünüyle: Selâmiçeşme
Can Korkusuyla Yapılan Olağanüstü Sığınaklar: Kapadokya’nın Yeraltı Kentleri
Nart Destanları
Gürcü Alfabesi ve Gürcü Edebiyatının Kaynakları ve Gürcüce’ye Akraba Dillerin Durumu
İnsan Hakları ve Okul Kitapları
Prof. Dr. Hans Joachim Kissling'in Gözüyle Osmanlılar ve Avrupa
Trabzon Vilâyeti Terakki ve Teali Kulübü
"Musiki İnkılâbı" ve Aydınlar
Avusturya ve Bulgaristan’a Karşı İzmir’de 1908 Boykotu
Irkçılığın “Bilimsel” Şekli: Revizyonist Tarih Anlatımı
Resim Tarihimizde Bir “Önem Noktası”
Türk Sinema Tarihinde Sınırlılıkları Aşmanın Yolları
Demiryolundan Karayoluna
Sabetaycı Kültüre air Üç soyacağı Belgesi
Kırım ve Kafkasya'da Osmanlı Nüfuzunun erimesi ve Ruslara karşı Kafkas kabilelerinin başarılı direnişi
Eski Beyoğlu'nda Restaurant, Birahane, Bar, Gazino ve Meyhaneler
Farsi Turco veya Dönmenin Gölgesi
Alman Arkeoloji Enstitüsü, İstanbul Şubesi
Osmanlı Hükümeti ile Ankara Hükümeti'nin Münasebetleri  (21 EKİM 1920 - 4 KASIM 1922)
Mahmut Şevket Paşa Suikasti
Anadolu’da Luwi Kültürünün Mirasından Birkaç Ad Üzerine
18. Yüzyılda İstanbul Evleri ve Sorunları
Bir İstanbul Vardı (Mübadele ve Mübadiller)
Trabzon Ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ve Program ve Beyannamesi
Reşid Paşa’nın Notlarından: II. Abdülhamid'in Son Günleri ve Ölümü
Sada - yı Hak Gazetesi'ne Göre Nureddin Paşa'nın Bursa Mebusu Seçilmesi
Bolşevik İttihatçılar ve İslam Kominterni, İlsam İhtilal Cemiyetleri İttihadı
Enver Paşa Nasıl Şehit Oldu?
Auguste Boppe'nin kaleminden 31 Mart Vakası
Gerçek Hicri Takvim
Büyük İskender'in Yakındoğu'daki Varlığı
Kadeş Savaşı ve Kadeş Barış Antlaşması
Kuzey Kafkas Halklarının Anıları
İngiliz Gizli Belgelerine Göre Kıbrıs’ın idaresi İngiltere’ye Nasıl Bırakıldı?
Beyoğlu'nun Eski ve Ünlü Otelleri: Hotel de Angleterre
Trabzon'da Sopalı Seçimler -1912
İslâmiyetin İlim ve Felsefe Alanındaki Etkileri
Osmanlı Devlerinde Kafkas asıllı kölelerin ekonomik değeri
Bir Kafkas Tuhaflığı; Dağ Yahudileri ve Tatlar, LAURENT MAHET
Türklerin Kafkasları, Stefanos Yerasimos
Erzurum Kongresinin casusu Ömer Fevzi Bey ve yazıları
Zeki Velidi Togan ve Türk Tarih Tezi
Unutulmuş bir Trajedi: Karadeniz'de batırılan Mefkure
The Present State of the Ottoman Empire (“Osmanlı İmparatorluğu’nun Mevcut Durumu”)
Özel Arama
 

        Değerli Ziyaretçi! Sitemize ekli 45 bin sayfa bulunmaktadır. Aradığınıza kolay ulaşmanız için yukarıdaki arama motorunu kullanmanızı tavsiye deriz


Beşköylü Adem (Adem Ekiz) ile Söyleşi 


Alptekin Ağaoğlu:

- "Adem Ekiz kimdir?" dersek, kısaca Adem Ekiz'i nasıl tanıtırsınız bize?

Adem Ekiz:

-Adem Ekiz, Trabzon, Köprübaşı, Beşköy Belediyesinde Konuklu Köyünde doğdu. Konuklu Köyünün eski adı Kalis'tir. Beşköy bizim belde belediyemiz. Belediyemiz beş köyden oluşan bir belde belediyesi. Bir tanesi de benim köyüm Konuklu köyü. İlkokulu kendi köyümde okudum. İlk okul dönemimde ağabeyimin vasıtasıyla, kemençeyle uğraşmaya başladım. Bu da takriben sekiz dokuz yaşlarımdır. Ortaokulu Beşköy Merkezde okudum. Ortaokulda keza yine kemençeyle ilişkim devam etti. 23 nisan'larda, bayramlarda kemençe çalıyordum.  Köprü başı ilçesinde liseyi bitirdim. Lise dönemimde yine aynı şekilde kemençeyle ilişkim devam etti. Bilmem bilir misiniz, lise dönemimde 7 Ağustos 1998'de Beşköy Beldesi merkezi sel felaketi sonucunda yıkıldı. Onun yıkılması sonrası bir göç oluştu bölgede. İşte o göç edenlerden bir ailede bizdik. O dönemde İstanbul'a göç ettik.

A. Ağaoğlu: Gençlik İstanbul'da geçti sanırım.

A. Ekiz: Sonrası zaten İstanbul. Evet.

A. Ağaoğlu: Şimdi köyünüze geri döndünüz sanırım.

A. Ekiz: Şimdi, geçen 2012 yılından beri köydeyim.

A. Ağaoğlu: Köye dönme sebebiniz nelerdir.

A. Ekiz: Köye dönme sebebim... Sebeplerim diyebilirim aslında: Beslendiğim ana nokta burası, yani ana kaynak, beni gurbette dinleyenler buradan oraya taşıdıklarımla beni dinlediler. Buradan oraya getirdiklerim beni işte Beşköylü Adem Ekiz yaptı. Ama tabi verimli olabilmek büyük şehirlerde zor. Çünkü daha stresli daha yoğun, daha kalabalık olduğu için. Meşguliyet olarak insanın bir sürü meşgul olabileceği farklı envanterler var. Kendimi daha rahat hissedeceğim, ailemin yanında daha yakın olabileceğim, kültürel olarak da kendimi daha rahat hissedebileceğim. Ailemin geriden gelen fertlerini de kültürümü aktarabilme adına böyle bir karar aldım. Beslendiğim ana noktaya geri döndüm.

A. Ağaoğlu: Müzik sizin için ne anlam ifade ediyor? Ve müzikle ilişkinizi nasıl tarif edersiniz.

A. Ekiz: Müzikle benim kurmuş olduğum bağ. Şahsım olarak tabi, kanaatimce şudur: Uzak diyarlarda, ait olduğum bölgeyle kontakt kurmanın yegane aracı. Yapmış olduğum çalışmaların içeriğine bir bakarsanız zaten, manevi değerlerimi, sıkıntılarımı, veya geçmişin sıkıntılarını, çocukluk anılarımı...Geçmişle bağı olan bütün konuları işlemişimdir eserlerimde. Geçmişle olan bağımı müzik sayesinde tekrar yakalamış oluyorum.

A. Ağaoğlu: Karadeniz müziğinin geçmişini, bu gününü ve geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

A.Ekiz: Konsept olarak mı, yoksa müzikal açıdan...müzikal zenginlik açısından, daralma açısından mı?

A. Ağaoğlu: Çok güzel bir soru sordunuz. Siz daha güzel bir soru sordunuz.

A.Ekiz: Şimdi her ikisini de ifade edeyim o zaman.  Müzikal açıdan bir daralma var. Müzikal açıdan Karadeniz müziğinde bir fakirleşme var.

A.Ağaoğlu: Bunu neye bağlayabiliriz?

A.Ekiz: Bunu neye bağlayabiliriz...

A.Ağaoğlu: Köklere uzak kalmak olabilir mi?

A.Ekiz: Köklerden ziyade dış etkenler. Örneğin bir sürü çağdaş iletişim araçları var. Biz de işte zaman zaman kullandığımız, internet olsun, televizyon olsun, radyo olsun. İşte bunlar eskiden olmadığı için veya daha az olduğu için, kendi kültürel yapılarıyla harmanlanıyorlardı. Ve bununda sonuç olarak doğurduğu eserler melodiler sözler, insanların yaşamlarından çıkıyordu. Şimdi bugünün şartlarında, global kültür bizim bölgemizin en ücra dağına kadar ulaştı. Mesela şu an internet bulunmayan Trabzon'un köyü yoktur. Keza yaylalarımızda da artık vardır.

A.Ağaoğlu: Yani teknoloji yaşam tarzımızı etkiliyor ve bu etki sanatada yansıyor.

A.Ekiz: Kesinlikle. Sanat zaten bir toplumun kültürel yapısını, yaşamını, yaşam biçimini ifade ediyor. Şimdi Karadeniz müziği, kemençe kültürü diyelim, o toplumu, o kültürle yetişen insanların yaşam biçimini ifade ediyor. Yaşam tarzını meydana çıkarıyor.

A.Ağaoğlu: Bu durum gelecektede böyle devam edecektir. Sanırım siz geleceğe pek ümitle bakmıyorsunuz?

A. Ekiz: Tabi. Geleceğe pek ümitle bakmıyorum bu konuda.

A. Ağaoğlu: Peki bu durum karşısında neler yapılabilir. Sizce neler yapılmalıdır.

A. Ekiz: Şahsi kanaatim kültürel açıdan, müziğimizin daha ileriye gitmesi, daha zenginleşmesi için bence. Sınırları belli olan alan içindeki kemençe kültürünün, diğer ensturmanlardan arındırılarak tekrar özüne kavuşturulması, onu korur. Zaman içerisinde daha özüne yatkın çalışmalar ortaya çıkarır.

A. Ağaoğlu: Son zamanlarda Kemençenin Türk Sanat Müziği tarzında kullanımı da söz konusu olmaktadır. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz.

A. Ekiz: Yani kemençenin enstürman olarak  neler yapabileceği adına bir güzellik, bir farklılık olabilir. İnsanlara hoş gelebilir. İşte kemençenin yapabildiği, gücünün yettiği neler var adına örnek olabilir. Ama kesinlikle kimliği bu değildir. Ama kemençenin özünde yatan ve o kültürün içinde yoğrulup çıkan eserler var.  Bu bir yana konulursa, işte Türk Sanat müziği kemençeyle çalınırsa, ve kemençe budur denilerse, kültürel bir erozyon doğurur ve bu son dönemde çok yoğun olarak yaşanılıyor.  Kemençeyi kemanvari çalmanın doğurabileceği sonuçlar var. Bunlardan birisi dediğimiz gibi kemençenin kimliği erozyona uğruyordur. Benim şahsi kanaatim. Ve ilerde o kültürle yetişen insanlarda, tabiki bir ekol, önde olan biri bunu yapıyorsa, zaten çok tehlikeli.  Yani gerçekten takdir edilen, sevilen... Ben örneğin kemnvari şeyler insanlara sunmak istersem. Beni takip eden bir sürü insan var, bir sürü arkadaşımız var, hayranımız var. Her yaptığımızı örnek alan gençler var. Bundan etkilenirler dolayısıyla.

A. Ağaoğlu: Şimdi bir sorumuz olacaktı. Bunu erkene almış olduk. Gençlere, sizi takip eden gençlere tavsiyeniz ne olur diye.

A. Ekiz: Beni değil de aslında kendi bölgelerini, kendi kültürlerini takip etmeleri önemli olan. Ben o kültürün içerisinde bir ferdim. Bölgemi, ait olduğum sınırlar içerisindeki alanın kültürünü icra etmeye çalışıyorum. Trabzon'da kemençenin icra edildiği alanlara bakıldığında, her bölgenin kendine has bir tarzı var. Ben işte bütün bu tarzlar, tavırlar arasında sadece bir vadi üzerinde , ait olduğum bir noktadan hareket ediyorum ve onu icra etmeye çalışıyorum.

A. Ağaoğlu: Etkilendiğiniz yerli yabancı kemençe üstatları var mıdır?

A. Ekiz: Günümüze kadar ulaşmış olan, kayıtları günümüze kadar ulaşmış olan, bölgemizde ticari kaygısı olmayan bütün herkes beni ilgilendiriyor.

A. Ağaoğlu: Bahattin Çamur Ali için bir türkünüz vardı.

A. Ekiz: Evet Bahattin Çamurali için bir çalışmam oldu. Kemençenin yayılmasında  bir ekol olduğu için bu çalışmayı yaptım. Kemençe bir dönemler biliyorsunuz, gazeteye sarılıp, utanç aleti gibi, böyle utanılan, aman burada çalmayalım işte bizi farklı değerlendirirler. Acaba bir sıkıntı doğar mı gibi, korkularak icra edilen...

A. Ağaoğlu: Ben bunu bilmiyordum.

A. Ekiz: Evet var. 1990'lı yıllara kadar hatta 2000'li yıllara kadar diyebiliriz. Kemençe zaten 1995 ve 2000 yılı sonrası bir atılım yaptı. Kabuğunu kırdı diyebiliriz.  Kemençe kabuğunu kırdı, aldı başını gitti ama  beraberinde yozlaşmayı da getirdi.

A. Ağaoğlu: Ben faraza kemençe çalmaya yeni başlayan bir insanım. Enternasyonel de düşünürsek, hangi üstatları dinlemeliyim? Tekrar aynı soruya mı dönmüş olduk.

A.Ekiz: Yok tekrar aynı soruya dönmedik.  Bu kişiden kişiye değişir.  Kendine işte lider olarak göreceğin, ekol olarak alacağın veya üstad olarak kabul edeceğin kişi değişir. Dedim ya benim örneğim Bahattin Çamurali, Fahrettin Dilaver, Ali Çinkaya, örneğin Piçoğlu Osman kemençede öncü olmuş insanlar. Bu kişiler, ticari bir kaygı sonucunda bir şeyler yapıp insanlara bunları sunma gibi bir girişimleri yoktu. Onlar için o yaşam biçimiydi. Onunla yetişmişler, geçmişten aldıklarına kendilerini de katarak sanatlarını doğal bir ortamda icra etmişlerdir. Ama şu anki durum farklı tabi.  Mesela geçmişten bu güne taşınan o eserlere bir bakıyorsunuz. O günün şartlarında o insanların zor imkanlar yapmış oldukları.  Belki de kemençeleri derme çatma bir kemençe. Bu günün şartlarında adam kemençesinin bütün simetrik ölçülerini bilir, tellerini bilir. Telleri numaralıdır.  O günün şartlarında, bağırsaktan yapılan tellerle çıkartmış oldukları estetiğe bir bakıyorsunuz...O bir hayal dünyasının ürünüdür.

A. Ağaoğlu: Şimdi internetten de takip ediyoruz, Yunanistan'daki arkadaşlardan da duyuyoruz, sizin türküleriniz Türkiye'de olduğu kadar Yunanistan'da da baya seviliyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

A. Ekiz: Doğrudur. Yunanistan'da beni dinleyenlerin çoğu zaten, yine buranın insanları. Yani yine bu topraklardan mübadil olmuş, mübadele sonucu oralara gidip yerleştirilmiş insanlar. Ben onları  Anadolu'nun bağrından kopan Anadolu'nun insanları olarak kabul ediyorum.  Onlarda keza kendilerini öyle kabul ediyorlar. Bu günün şartlarında Yunan kimliği  taşıyor olabilirler. Onlarda Karadenizlidir. Kendilerini öyle kabul ediyorlar ve ben de onları öyle kabul ediyorum. Zaten onlara sorulduğunda. Ben Selanikliyim demiyorlar. Atalarından Trabzonlu'yum, Giresunluyum vs. diyorlar.  Büyük dedesinin veya babasının, büyüklerinin geldiği bölgeyi hala kendilerine memleket olarak kabul ediyorlar. Ben de onları öyle kabul ediyorum. Ve benim orda kabul görmem, insanların orda eserlerimi severek dinlemesi, eserlerimin onlar için değerli olmasının nedeni; buradan ilk olarak birinin çıkıp, siyasi bir kaygısı olmadan, illa kendisini birilerine kabul ettirme kaygısı olmadan,  saf ve temiz duygularla, ait olduğu topraklarda aile büyüklerinden öğrenmiş olduğu, ana baba lisanıyla, konuşuyor olduğu lisanıyla, ana diliyle sanatını icra etmeye çalışıyor olmamdır. Gittiğim noktada net olmaya çalıştım.  Ben ne idiysem, bölge insanı ne idiyse onu ifade etmeye çalıştım. Bu da tabi insanlara, yapım samimi geldi, daha doğal geldi. Kendilerine yakın hissettiler.

A. Ağaoğlu: Peki şöyle bir şey duydum Adem Bey, sizin konuştuğunuz ve sanatınızı icra ettiğiniz Rumca, Modern Yunancaya daha yakınmış.

A. Ekiz: Benin şahsımın konuştuğu Rumca mı, bölgemizde konuşulan Rumca mı?

A. Ağaoğlu: Sizin konuştuğunuz Rumca ile bölgenizin konuştuğu Rumca farklımıdır?

A. Ekiz: Benim eserlerimde kullandığım Rumca daha harmanlaşmış bir Rumca. Bire bir bölgemizin Rumcasıyla yaptığım eserler var, bunun yanı sıra daha anlaşılır olması için, daha genelin anlayabileceği bir lisan olması için bölgede kullanılıyor olup da unutulmuş olan sözleri çalışmalarıma serpiştirdim.  Bunu da dili tekrar geri kazanma adına yaptım. Bölgemizde konuşulan Rumcayı baz alırsak. Trabzon'da konuşulan altı yedi diyalekt var. İşte bir Tonya diyaleği var. Tonya'nın içinde de bir sürü farklılıkları var. Yanı sıra Çaykara bölgesinde üç dört diyaleği var. Diğer tarafa gel, bize gel, bizim Beşköy'e bizimkisi Holo diyaleğine yakındır. Modern Yunancaya Tonya diyaleğine daha yakındır. Ama bizim şivemizde bir Çe olayı vardır. Bu Çe olayı olmasa bizim, Beşköy Rumcası Modern Yunancaya daha yakın olurdu. Girit'te Kıbrıs'ta ve diğer adalarda ama halan Çe ile konuşulur. Adalar antik kalıba daha yakın olduğundan. Dolayısıyla bölgemizin lisanı, antik Yunancaya daha yakındır.

A. Ağaoğlu: Ben Kazankıran türkünüzün hikayesini çok merak ediyorum. Kazankıran türkünüz nasıl oluşmuştur?

A. Ekiz: Kazankıran destan tarzındadır. Bir derleme çalışmasıdır. Hikayesi şudur. Yayla komşuları olan bir amca ile yaşlı bir ninenin. Bir sene yaylaya gitmeyince yaşlı amcayı ziyarete gider. Ölüm döşeğindedir yaşlı amca. Ölüm döşeğinde kendini ifade ettiği duygular. Müzikle de örtüştü. Güzel bir çalışma oldu.

A. Ağaoğlu: Müzik dışındaki zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

A. Ekiz: Kemençe harici bir hayatımız muhakkak var. Boş vakitlerimi ailemle geçirmeye çalışıyorum.

A.Ağaoğlu: Sanatın başka dallarına da ilginiz var mı?

A. Ekiz: Kitaplarla ilgim alakam iyidir. Tarih kitaplarına merakım vardır. Dil kitapları vs. ilgimi çok çeker.

A.Ağaoğlu: Peki futbolla aranız nasıldır? Tuttuğunuz bir takım var mıdır?

A. Ekiz: Pek yoktur. Ama elbette coğrafyamızın takımını tutuyorum.

A. Ağaoğlu: Doğu Karadeniz Müziği üzerine yapılan akademik çalışmaları takip ediyor musunuz. Yeterli buluyor musunuz? Üniversitelerin yaptığı çalışmaları vs.

A. Ekiz: Türkiye'de yapılan sağlıklı bir çalışmaya rastlamadım diyebilirim.

A. Ağaoğlu: Peki siz Adem Ekiz'e ne sormak isterdiniz?

A. Ekiz: Güzel bir soru. Bilmem ne sormalıyız Adem Ekiz'e. Bilemiyorum. Mevcut ne varsa söylemeye çalıştım. Türkiye'de yaptıklarımız halen illegal kabul ediliyor. Örneğin konuştuğumuz dil.  Konuştuğumuz Rumca, 2000'li yıllara kadar varlığı kabul edilmeyen bir dilin müziğini, bestelerini icra eden biri olarak , yaptıklarımızı hala insanlara ifade edemedik. İfade etme noktasında yalnız kalıyoruz. Bu alanda uğraşan insanlar sayılı. Uğraşmak için böyle canını avucuna alacak insanların sayısı az.  İnsanlar korkuyor.

A. Ağaoğlu: Çok teşekkür ederim. Verdiğiniz bilgiler bizim için çok yararlı oldu.  Ne desem az.

A. Ekiz: Ben teşekkür ederim.

 

 

Adem Ekiz Anemo albümü

Adem Ekiz Anemo / Rüzgar albümü

ÂDEM EKİZ’İN; “RÜZGÂR/ANEMO” İSMİNİ VERDİĞİ ALBÜM ÇALIŞMASI 1 NİSAN’DA MÜZİK MARKETLERDE!

Detaylı bilgi: Adem Ekiz Anemo / Rzügar albümü

 



   
Mail gönder  ENGLISH

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2012-1013 | Tüm hakları saklıdır Karadeniz Forum - Site Map