Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

E-Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

KARADENİZ ÇEVRE EKOLOJİ

 KARADENİZLİLER: KİM KİMDİR

 KARADENİZ GEZİ REHBERİ

 KARADENİZ MUTFAĞI

Karadeniz Yemekleri, Karadeniz Mutfağı

Karadeniz Yemekleri, Karadeniz Mutfağı

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri

YENİ ANSİKLOPEDİ

En iyi Türkçe Ansiklopedi sitesi

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri hakkında detaylı ve özgün bilgi kaynağı!

Temel fıkraları, Karadeniz Fıkraları analizi, yeni ansiklopedi

Temel Fıkraları ve Karadeniz kimliği

Karadeniz Bölgesi Yeni Ansiklopedi

Karadeniz Bölgesi (Yeni Ansiklopedi)

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Yunan mitolojisi

 Yunan Mitolojisi

Felsefe Sözlüğü

Felsefe

Karalahana Karadeniz Forumdan sıcak Tartışmalar
Karadeniz Forumda sıcak Tartışmalara katılın
Karadeniz Bölgesi
Karadeniz Haberleri
Karadeniz Haberleri
Karadeniz Fotoğrafları, Trabzon, Rize, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Artvin, Samsun, Çay ve fındık, Kaybettiklerimiz, Karadeniz Sağlık sorunları, Çevre Sorunları, Karadeniz Politika
Karadeniz gezi - tatil -turizm
Düzce, Karabük, Rize, Bartın, Gümüşhane, Bayburt, Giresun, Zonguldak, Kastamonu, Ordu, Samsun, Trabzon, Sinop, Tokat, Çorum, Bolu, Artvin, Amasya

Karadenizliler buraya

Avrupadaki Karadenizliler, İstanbullu Karadenizliler, Ankaralı Karadenizliler, Üniversiteli Karadenizliler, Karadeniz Dernekleri

Karadeniz Tarihi, Karadeniz kültürü makaleler, haberler
Karadeniz Kültür ve Tarih

Karadeniz Mutfağı, Hemşinliler, Lazlar, Pontus Rumları, Gürcüler, Karadeniz Türkleri

Karadeniz Yerel kelimeler
A, B, C, Ç, D, E, F, G, H, I-İ, K, L, M, N, O, P, R, S-Ş, T, U-Ü, V, Y, Z

Karadeniz horonları
Müzik

Kemençe ve kemençeciler, Tulum ve tulumcular, Kaval ve kavalcılar, Davul zurna, Karadenizli Müzisyenler, Müzik aletleri ve müzik teknolojileri, Atma Türküler
Karadeniz video ve belgeselleri

Siyaset Gündemi
Siyaset Gündemi, dünya haberleri, politika yorumları
Dünya
Avrupa Birliği Haberleri, ABD Haberleri, Ortadoğu Haberleri, Yunanistan Haberleri, Ermeni Sorunu, Yurtdışındaki Türkler, Rusya Haberleri, Kafkasya Haberleri, Türk devletleri

Türkiye
Doğu-Güneydoğu Anadolu, Marmara Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi, Eğitim Öğretim, Ekonomi, Türk Medyası

İdea Politik
Serbest Kürsü, Kemalizm, Siyasi İslam, Irkçılık - Aşırı Milliyetçilik, Marksizm ve Diyalektik, Gizli Örgütler ve Ezoterik Topluluklar, Milliyetçilik....



Karadeniz Ansiklopedik Sözlük

Karadeniz Ansiklopedik Sözlük.

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü.

Pontus & Antikçağ'dan Günümüze Karadeniz'in Etnik ve Siyasi Tarihi. GENESİS KİTAP. Ankara, 2011  

Pontus

 

Kıyı Dergisi 275. sayı

Kıyı Dergisi 275. sayı

Kıyı Kültür ve Sanat Dergisi, yayın hayatına 1961’in Ekim ayında başladı. Yayını, kesintilerle beraber 2002’nin Mart ayına kadar devam etti. Günümüzde yeniden yayınlanan dergi bu ay 275. sayısını çıkarıyor.

 

FOTOĞRAF GALERİLERİ

eski karadeniz fotoğrafları, old pictures of Pontos, post cards

Eski Karadeniz fotoğrafları

Karadeniz etnografik materyaller, tarihi eşyalar, eski araç gereçler, antikalar

Karadeniz etnografik materyaller

Karadeniz yemekleri fotoğrafları

Karadeniz Yemekleri fotoğrafları

iPhone 4 Wallpapers, iPhone 4s Wallpapers

iPhone 4 Wallpapers

wintersnow~0.jpg

iPhone 4s Wallpapers, iPhone 5 Backgrounds, iPhone 4s Themess

Wide Screen Photos 1920x1080, Best Win 7 Walpapers 1920x1200

Wide Screen Photos 1920x1080

Yunanistan fotoğrafları, Greece Walpapers

Yunanistan fotoğrafları, Greece Walpapers

Doğa, Tabiat, manzara resimleri,Nature Walpapers

Doğa, Tabiat, manzara resimleri,Nature Walpapers

Osmanlı imparatorluğu dönemi resimler, Engravings of Ottoman Empire

Osmanlı imparatorluğu dönemi resimler, Engravings of Ottoman Empire

otomobil resimleri, araba fotoğrafları,Car wallpapers

otomobil resimleri, araba fotoğrafları,Car wallpapers

architecture-wallpapers-city-photos-best-free-pics_2829729.jpg 

City Wallpapers, HDR photos

img_127.JPG

Aviation, Aircrafts and Helicopters Wallpapers

00000619.jpg

Klasik arabalar, Classic Cars wallpapers

Image_0701_Virginia_Colonial_National_Historic_Park_Yorktown_Battlefield.jpg

Gezi fotoğrafları,  Travel All Around the Worl Full HD Wallpapers

1914-1918_Ze_n_ai_pas_peur_des_Boches_I_se_not_afraid_of_the_Germans.jpg

1. Dünya Savaşı resimleri, World War I Photos 1914-1918

44~1.jpg

Hayvan resimleri,Amazing Animals Wallpapers

Macro-flowers-photos-Wallpapers_284529.jpg

Makro fotoğraflar, Macro Flowers photos Wallpapers

new-year-wallpapers_38.jpg

Yeniyıl resimleri, New Year Wallpapers,

War-Plane-Images.jpg

2. Dünya savaşı uçakları resimleri, World War 2 planes


105_WideScreen_Nature_Wallpapers_2810529.jpg

Tabiat resimleri, WideScreen Nature Wallpapers

love-photos-Romantic-wallpapers_281029.jpg

Romantik resimler, Romantic Wallpapers

Osmanlı modernleşmesinde Kızılay'In rolü: Hilali Ahmer Cemiyeti

OSMANLI MODERNLEŞMESİNDE KIZILAY IN ROLÜ: HİLALİ AHMER CEMİYETİ

ERNEST TUCKER


Hilali Atımer Cemiyeti hem Kızılhaç ilkelerine hem de OsmanlI’nın siyasal, dinsel ve toplumsal yapısına uygun bir şekilde idare edilmeye çalışılıyordu, Cemiyet, çağdaş tıp ve halk sağlığı ilkelerini benimsiyordu. Çağdaş tıbbı kabul etmek, dünyaya bakış açısında büyük değişiklikler gerektiriyordu, ıg. yüzyılın ortalarında, aydınlanma ile birlikte çağdaş tıp da Avrupa’nın temel bir parçası olmuştu. Bu süreç, Osmanlılar açısından geleneksel değerlerin değişimini kapsamıyordu çünkü bilim anlayışında değişiklik yapmak ve bu bilimden nasıl istifade edilmesi gerektiği esasına dayanmaktaydı.

Ekim 2003'te, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin (ICRC) Bağdat Yönetim Merkezi intihar bombacıları tarafından vuruldu. Bu saldırıda 20 kişi öldü, daha fazlası yaralandı. Irak’ta bulunan bir ICRC sözcüsü tepkisini şu sözlerle belirtti: "Tamamen mantıksız bir olay. Biz Irak'ta 1980'den beri çalışıyoruz. Tanınıyo
ruz. Tüm yaptıklarımızın nedenlerini halk biliyor. Bu memlekette hükümetle, askerle ve hiçbir kimseyle bir bağlantımız yok. Sarsıldım."1 Başka bir Kızılhaç görevlisi de, bu durumda "Kızılhaç’a saygı ve çalışmamız tehdit altındadır, (güvende değiliz) C..)"2 dedi. Bu olaya rağmen, Aralık 2005'te 477 Kızılay/Kı
zılhaç personeli hâlâ Irak'ta çalışmaya devam ediyorduk
Milli Kızılay/Kızılhaç dernekleri daima tarafsızlıklarını beyan ederler. Buna rağmen, gerçek hayatta bu prensip kolayca ve hızla unutuluyor. Bağımsız olmakla birlikte, bütün bu dernekler milli hükümetleriyle irti
bat halindedirler. Bu bağlantıların tarihi, 18771878 OsmafllıRus Sava şın'dan itibaren Kızılhaç hareketi ve üyelerine partizanlık suçlamaları yapılmasına kadar uzanır.
Bu tarafsızlık konusu, İCRC ve milli Kızılhaç/Kızılay derneklerinin ulusal ve uluslararası biçimlerindeki
çelişkili durumlarından kaynaklanıyor. Bağımsız bir komite olarak, İCRC 1863'ten beri evrensel yardım çalışmaları düzenler ama bütün üyeleri İsviçre vatandaşıdır ve hâlâ resmen bir İsviçre örgütüdür. Başka bir çelişki de, bütün milli Kızılhaç/Kızılay derneklerinin bağımsız olması, ancak kardeş Kızılhaç/Kızılay dernekleriyle bağlantılı olmasıdır. Bununla birlikte, Kızılhaç/Kızılay dernekleri kendi ülkelerinin askeri tıp sistemlerinde çok önemli roller oynadılar. Bu çelişkili durumu idare etmek her ülke için zorken, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde daha da zordu.
Osmanlılar I. Genevre Sözleşme si’ni Temmuz 1865 te imzalayıp kendi milli derneklerini kurmalarına rağmen, derneğin durumu ilk 40 sene belirsiz kaldı. Birkaç yönüyle, Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti (sonra Türkiye Kızılay Derneği) geleneksel Osmanlı kurumlan ortamında müstesna bir yere sahipti. Bunlardan biri, Tanzimat ile birlikte ortaya çıkan gönüllülük ruhudur. İkincisiyse, bu derneğin geleneksel Osmanlı yardımseverliğinden farklı bir yardımlaşma anlayışı olmasıydı çünkü klasik Osmanlı yardımsever
liği Islami kurallara bağlı evkaf ve sadaka sistemleriydi.
Hilal-i Ahmer Hadımköy Hastanesi Heyet-i Sıhhiyesi (1912-1913).
Hilal-i Ahmer Hadımköy Hastanesi Heyet-i Sıhhiyesi (1912-1913)



Hilali Ahmer Cemiyeti, kuvvetli uluslararası bağlantılarıyla Osmanlı geleneklerinden farklı bir kuruluştu. Bu bağlantı, imparatorluğun ı874'te üye olduğu Evrensel Posta Birliği’ne benziyordu. Yani Osmanlı
Devleti, "ülkeler topluluklarına katılıyordu. Mamafih, Hilali Ahmer'in Kızılhaç ile bağlantısı diğer ulusal ve uluslararası sözleşmelerden farklıydı.
Osmanlı Devleti önce askeri alanda modernleşme sürecine girdi. Bu sebeple, Hilali Ahmer Cemiyeti'nin askere yakın olacağı kesindi. Bu modernleşmenin ilk adımlarından biri, 1827'de "Tıbhanei Amire" adlı yeni bir askeri tıp okulunun kurulmasıydı. Medreselerde verilen tıp eğitiminden farklı olarak, askeri doktorların eğitimi Avrupa sistemine göre yapılmaya başlandı. Daha sonra ismi Mektebi Tıbbiyei Şahane olan Tıbhane’nin kurulmasının en önemli sebebi, Osmanlı ordusuna hizmet vermesiydi ve bu okul Avrupa'da ve Amerika'da gelişen yeni tıp akımlarını takip ediyordu.'*
Hilali Ahmer Cemiyeti’nin kurulması için ilk kez girişimde bulunan ve daha sonra Müslüman olup Abdullah adını alan Dr. Kari Eduard Ham merschmidt Mektebi Tıbbiye hoca larındandı. Mezun olup bu okulda görev alan hocalardan Dr. Celal Muhtar (Özden), Dr. Besim Ömer (Akalın), Dr. Akil Muhtar (Özden) ve
Dr. Adnan (Adıvar) da Hilali Ahmer Cemiyeti'nin önemli kurucuları ve geliştircileriydiler. Bütün bu kurucular, OsmanlıTürk toplumunda Hilali Ahmer Cemiyeti'nin özel rolünü tanıtmaya çalıştılar. Belirgin hedefleri, Kızılhaç ilkelerine saygı ile birlikte, imparatorluğun son ve Cum huriyet’in ilk dönemlerinde ülkenin hızla değişen karışık durumuna uygun bir dernek kurmaktı.
Bağımsız bir dernek olan Hilali Ahmer'in asker ve devlet karşısındaki bağımsızlığı belirsizdi. Fakat cemiyetin faaliyetleri devletin modern eğitim sisteminin bir modeli gibiydi. Cemiyet, halk arasında hastalık kontrolüne ve hıfzıssıhha anlayışının artmasına yardım etti. Osmanlı Devleti yeni bir anlayışla uluslararası bir örgütün sürekli üyesi olarak değişime uğrarken, eşzamanlı bir şekilde Kızılhaç faaliyetleri de değişmekteydi. Yöneticileri, Hilali Ahmer Cemiyeti'ni hem genel Kızılhaç ilkelerine hem de Osmanlı’nın son dönem siyasal, dinsel ve toplumsal yapısına uygun bir şekilde idare etmeye çalışıyorlardı. Cemiyetin ilk faaliyetlerinde açıkça görülmese de, sonraki dönemde çağdaş tıp ve halk sağlığı ilkelerinin benimsendiği açıkça anlaşılıyor. Çağdaş tıbbı kabul etmek, dünyaya bakış açısında büyük değişiklikler gerektiriyordu çünkü
19. yüzyılın ortalarında, aydınlanma ile birlikte çağdaş tıp da Avrupa'nın temel bir parçası olmuştu. Bu süreç, Osmanlılar için geleneksel değerlerin değişimini kapsamıyordu, çünkü daha çok, bilim anlayışında değişik
lik yapma ve bu bilimden nasıl istifade edilmesi gerektiği esasına dayanmaktaydı. Bu durum, Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti'nin gelişim tarihinde açıkça görülmektedir.
Hilali Ahmer’in kendi kaynaklarına dayanan yayınlarda, cemiyetin üç kere yeniden kurulduğunu görüyoruz.5 Cemiyet'in kurulma süreci 1867'de başladı, fakat resmen kurulması önemli bir savaş sebebiyle, ı877'deki OsmanlıRus Savaşı sırasında gerçekleşti. OsmanlıRus Savaşı bittikten sonra, dernek de faaliyetine ara verdi. Dönemin padişahı II. Abdülhamit'in politikası Hilali Ahmer Cemiyeti'ni etkilerken, dernek de sultanın imajını etkiliyordu. Sultan, bir taraftan ümmetinin ve ordunun sağlığının savuncusu olarak, diğer taraftan da cemiyetle birlikte Avrupalı modern bir hükümdar olarak görünüyordu. Abdül hamit döneminde toplumun ve bilim anlayışının gelişimi devam ediyordu fakat bu gelişim ve değişim sultanın politikasına uygun olarak gösterişsiz bir biçimde gerçekleşiyordu. Selim Deringil, bu değişimin portresini "zımni" (unarticulated) olarak değerlendiyor.
Hilali Ahmer'in yeniden ve faaliyetine bir daha ara vermemek üzere kurulması, Abdülhamit’in tahttan indirilmesinden sonra, 11. Meşrutiyet döneminde gerçekleşti. Cemiyetin çalışmalarının devamlılığı, peş peşe gelen savaşlarda; Trablusgarb (1911), Balkan (191213) ve 1. Dünya savaşlarında büyük faydalar sağladı. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı ku rumlarınm (resmi organlar, ordu, sıhhiye, maliye vbg.) hızla çökmesi, Hilali Ahmer'in oynadığı rolün çok daha fazla güçlenmesine yol açtı. Artık Osmanlı resmi kurumlan yoktu, sadece Hilali Ahmer güçlü olarak ayaktaydı. Bu sebeple, Milli Mücade le'deki rolü diğer savaşlardan daha büyük önem kazanıyordu.
Cemiyet, Milli Mücadele'den sonra genç Cumhuriyet kimliğinin yaygınlaşmasına da destek verdi. Bütün bu dönemlerde Hilali Ahmer Cemiyeti'nin üstlendiği görevlerdeki değişimler, Os manlıTürk toplumundaki değişimlere paraleldi. Cemiyet, modern Türkiye tarihinde, Osmanlı'nın son devrinden modern Cumhuriyet dönemine kadar ilkelerinde değişlik olmadan günümüze kadar gelen, dini ve resmi olmayan en önemli örgütlerden biri oldu.
DR. ABDULLAH BEY VE OSMANLI HİLALİ AHMER CEMİYETİ’NİN İLK KURULUŞU
Abdullah Bey, yaralı Osmanlı askerleri için bir yardım derneği kurulması fikrinin baş savunucusuydu. Aslında bir Macar olan Abdullah Bey, Viyana’da hukuk, tıp ve cerrahi tahsili yapmıştı. Macar milliyetçi isyanına katılmış ve Osmanlı Devle ti’ne sığınmıştı. Asıl adı, Kari Eduard Hammerschmidt idi ve Abdullah adını alarak Müslüman oldu. İki yıl sonra Mektebi Tıbbiye'de ders vermeye başladı. Kırım Savaşı’nda OsmanlI ordusunda hekimlik yaptı ve miralay oldu.
Kızılhaç'ın Cenevre Sözleşmesi 1864'te imzalandı. Osmanlı Devleti sözleşmeyi kabul etmeden önce İsviçre'ye bir gözlemci grubu yolladı ve 1865’te sözleşmeyi imzaladı. Fakat bu kabul sadece bir jestti, böyle bir örgütün kurulma sürecini Abdullah Bey başlattı. Osmanlı Hükümeti, 1867’de Paris’te toplanan Kızılhaç Konferansı’na Abdullah Bey’i gönderdi ve o da İstanbul'a döndükten sonra dernek kurulması için çalışmalara başladı.
Abdullah Bey’in bu girişiminin en büyük destekçisi, Serasker Ömer Paşa idi (Serdarı Ekrem Ömer Paşa). Ömer Paşa Serasker, yani Osmanlı ordusunun başkomutanıydı. Muhtemeldir ki, Kırım Savaşı'nda Florence Nigh tingale’in çalışmalarını beğenmişti.
Kırım Savaşı’ndan ıo yıl sonra, Mektebi Tıbbiye'ye bağlı çok sayıda doktor Mecruhini Asakiri Osmaniye'ye Muavenet Cemiye ti'ni (Yaralı Osmanlı Askerlerine Yardım Derneği'ni) kurdu.6
Hilali Ahmer'i kuran bu hekimlerin cemiyet ruhu ile çelişkili bir durumları vardı. Cemiyet, tarafsızlık esasına dayanıyordu fakat bu doktorlar, Osmanlı ordusu mensubuydular ve emir komuta zinciri içindeydiler.
Abdullah Bey ve bu hekimlerin hazırladıkları nizamname, Haziran 1869'da hükümete arz edildi ve derhal reddedildi. Osmanlı genelkurmayı, emri altında olmayan doktorların askeri idareye karışmalarını istemiyordu.
Fakat bu zihniyet 1877 OsmanlıRus Savaşında hızla değişti. Osmanlı ordusu Kızılhaç cemiyetlerinin yardımını istiyordu. Burada önemli bir konu daha vardı: Osmanlılar, Kızıl haçların yeni askeri tıp teknikleri kullandıklarını gözlemlediler. Os manlıRus Savaşı'nda değil ama, daha sonraki savaşlarda Osmanlılar Kızılhaç yardımlarından istifade edebilecekti. Bu savaş Osmanlılara tarafsız bir cemiyetle işbirliği yapmanın önemini göstermişti.
Geçen 30 yıl içinde, yani 1877 ile 1908 yılları arasında Osmanlılar iki çelişki yaşadılar; bir yandan İslamın
savunucusuydular ama diğer yandan Avrupa'nın modern bir ittifakına girmişlerdi. OsmanlIların bu Avrupa ittifakına girmelerindeki zorluklardan biri, "Haç'' simgesinin kul lanılmasıydı. Kızılhaç fikri İsviçre'den çıktığı için, sembolünü İsviçre bayrağından alıyordu. Tek bir farkla: İsviçre bayrağı, kırmızı üzerine beyaz haç, Kızılhaç'ın sembolü ise beyaz üzerine kırmızı haçtı. OsmanlIlar "Haçlı Savaşlarını hatırlayarak, "Haç" sembolünü kesinlikle kullanmak istemediler.7 Kızılhaç merkezi, OsmanlıRus Savaşı’nda Osmanlılara geçici olarak "Hilal" sembolünü kullanma izni verdi. Bu sembolü devamlı kullanma hakkı ise, 1907'de Londra'da toplanan Kızılhaç Konferansı’nda kazanıldı. "Hilal", İslamın sembolüydü ve Haç'la birlikte, yani ikisi bir arada daha uluslararası bir ruh yaratmıştı.
Cemiyet, OsmanlıRus Savaşı'ndan sonra faaliyetlerine yine ara verdi. Bunda II. Abdülhamit'in de etkisi vardı. Buna rağmen, çok aktif olmasa da faaliyet gösteriyordu. Tanzimat'ın yenilikçi projelerinin devamı gibiydi, çok göz önünde değildi ama değişim sürüyordu; buna, biraz eski bir tabirle, "zımnen" diyebiliriz.8 11. Abdülhamit Tanzimat’la başlayan yenilik ve geleneksellik arasındaki kavgayı politik bir tavırla göz önünden çekti ama bildiğini okudu ve yenilikler devam etti (zımnen). Kendisini tehdit eden reformları bastırırken, etmeyenleri destekledi.
Hilali Ahmer, Abdülhamit'e hem yardımsever bir hükümdar imajı veriyordu hem de uluslararası ortamda güvenilir bir ortak olduğunu gösteriyordu.« Bu sebeple, Hilali Ah
mer’in uluslararası faaliyetleri önem kazanıyordu. Bu durum Ab dülhamit siyasetinin sadece küçük bir parçasıydı. Yürüttüğü dengeler ve kendine özgü politikası ile padişahlığı uzun yıllar devam etti.
Kızılhaç örgütünün uluslararası gücü geçen yıllar içinde hızla arttı. Bu sebeple, Kızılhaç örgütü Osmanlılar için de daha önem kazanıyordu. 1890'h yıllarda Batı’da gazetecilik faaliyetlerinde bir patlama oldu, çok sayıda gazete çıkıyordu. Bu yıl
larda Batılı gazeteciler, kendi gazetelerinde OsmanlIların Hıristiyan tebaaya karşı tutumlarını eleştiriyor,10 Hıristiyanlara baskı yapıldığını iddia ediyorlardı.
Bu yazılar neticesinde Amerika Kı zılhaçı, Anadolu’da bulunan Hıristi yanlara resmi yardım heyeti yolladı. Bu heyetin başkanı, Amerika Kızıl haçı'nın kurucusu Clara Barton'du." 11. Abdülhamit bu heyetin Osmanlı topraklarına gelmesini reddetmedi ve C. Barton'u, o zamana kadar bir kadına verilen en değerli madalya ile taltif etti. C. Barton Anadolu Er
menilerine 116 bin dolar para yardımı getirmişti.12 OsmanlIların bu tavrı bir jest olarak görülse de, aslında uluslararası bir örgüte karşı gösterilen samimi bir saygının ifadesiydi. Ayrıca gerçek yardımseverliğin ödüllendirilmesinin önemini de kabul ediyorlardı.‘3
20. yüzyılın başına gelindiğinde, Os manlı Devleti geçmiş yıllarda hayal bile edilemeyecek bir tavırla yardım faaliyetlerini destekledi. Mesela, 1897 OsmanlıYunan Savaşı sırasında Rusya'dan Osmanlı yaralıları için gönderilen doktorlar ve bir seyyar hastane kabul edildi. Bu kabul, Os manlılar için geçmişte düşünülemeyecek bir tavırdı ve OsmanlIlar yalnız yardım almakla kalmadı, 1905 RusJapon Savaşı’nda her iki tarafa da tıbbi malzeme yardımı yaptılar.‘4
Cemiyet, 1897 OsmanlıYunan Savaşı sırasında yaralı nakli için iki gemi kiraladı, kinin ve diğer tıbbi malze
meyi cepheye gönderdi.'5 Savaştan sonra Kızılay'ın faaliyetleri, 1877 Os manlıRus Savaşı'ndan sonra olduğu gibi tekrar ve hızla yavaşladı.
Bu dönemde Osmanlı mâliyesinde sorunlar vardı. Hükümet bu sorunu gidermek için Hilali Ahmer'den para talep etti. Cemiyetin RusJapon Savaşı’ndaki yardımından sonra sultan, sadrazam vasıtasıyla cemiyetin para durumunu sordu. Cemiyetin yardımdan sonra da parası kalmıştı ve devlet bu parayı istedi. Cemiyetin kurucularından olan Dellasuda Faik Paşa bu isteği reddetti. Sultanla cemiyet arasındaki bu olumsuzluğa rağmen, II. Abdül hamit saltanatının son yılında, 1907’de Besim Ömer Paşa’yı Londra'ya, Kızılhaç Konferansı'na gönderdi.
II. Meşrutiyet ile birlikte siyasi hakların bir kısmı padişahtan halka geçti. Cemiyet ise, daha güçlü bir
şekilde yeniden kuruldu ve çalışmalarına aralıksız olarak devam etti.16 Cemiyetin yeniden canlanmasında, hiç şüphe yok ki Dr. Besim Ömer Paşa’nın büyük rolü vardı. Paşa ayrıca cemiyetin kadınlar kolunu da kurdu, i9i2’de VVashing ton’da ve 1921'de Cenevre’de toplanan Kızılhaç konferanslarında cemiyeti temsil etti.18 Böylece Kızılhaç ve Hilali Ahmer arasındaki zayıflamış olan ilişkiler tekrar güçlendi.
Cemiyetin son kuruluşu, 1911 yılında gerçekleşti. Henüz kurulan ve mali durumu zayıf olan cemiyet, peş peşe gelen Trablusgarb ve özellikle Balkan savaşlarında sağlık personeli ve tıbbi malzeme yardımı yapmakta gecikmedi.1« Hilali Ahmer Cemiyeti bu savaşlarda yalnız yardım yapmakla kalmadı, aynı zamanda yaralıların bakımı ve cephe gerisine taşınmasında Kızılhaçlar’la da işbirliği yaptı.
I. Dünya Savaşı'nda durum daha farklıydı çünkü savaş çok geniş bir alandaydı. Sorunlar Osmanlı Devle ti’nin çözebileceğinden daha zor ve fazlaydı. Bu savaşta da cemiyet olağanüstü bir çalışma sergiledi. Başta Başmüfettiş Dr. Celal Muhtar (Özden) olmak üzere, bütün cemiyet üyeleri bu büyük savaşta en iyi hizmetin verilmesi için çalıştılar.
Savaş Kudüs, Beyrut, Irak, Medine gibi çeşitli cephelerde sürüyordu ve cemiyet özellikle bu cephelerde orduyu takip ediyordu. Yardımları, savaş lojistiğinin bozulması ve felaketle sonuçlanmasına kadar sürdü. Cemiyetin en büyük çalışmalarından biri de çeşitli muhalif ülkelerde kalan esirlere yardım, esir mübadelesi ve muhacirlere yardımdı.
Cemiyet, savaştan sonra Ingiliz ve Fransızların işgali altındaki İstanbul'da çalışmalarını başka bir yöne çevirdi. Bu dönemde Dr. Besim Ömer Paşa hem İstanbul Üniversitesi Emini (Rektör) hem de Hilali Ahmer’in ikinci başkanıydı. Bunlardan başka, salgın hastalıklarla mücadelede görev yapıyordu. İstanbul Hükümeti bu sırada bütün özel derneklerin muhasebesini sert bir şekilde denetledi.20 Hilali Ahmer'in muhasebesi, Dr. Celal Muhtar tarafından tutuluyordu ve cemiyetin hiçbir açığı yoktu.
1923'te Cumhuriyet'in kurulmasıyla yeni Türk Devleti'nin doğmasına yol açacak olan Milli Mücadele, Anado
lu’da 19 Mayıs 1919’da başlıyordu. Bu döneme kadar cemiyet, Osmanlı tıbbının bir eki olarak (başka bir ifade ile ayrı bir parçası) kendini göstermişti. Oysa Milli Mücadele'de farklı bir durum söz konusu oldu: Osmanlı sivil sağlık kadrosu, Hilali Ahmer içinde faaliyet gösterebilecekti,21 yani Hilali Ahmer, Osmanlı sağlık ekibine Milli Mücadele’de hizmet verme imkânı sağladı.
Cemiyetin önemli isimlerinden, bilim tarihçisi Dr. A. Adnan (Adıvar), Milli Mücadele'de Mustafa Kemal Pa şa’nm kurduğu hükümette sağlık işlerinde önemli bir görev alırken, eşi Halide Edip de (Adıvar) Hilali Ahmer hemşiresi olarak savaşa katıldı.22
I. Dünya Savaşı ile mukayese ettiğimizde, daha önce de belirttiğimiz gibi, Hilali Ahmer Milli Mücadele'de askeri sıhhiye alanında daha ileri bir görev aldı. Osmanlı Hilali Ahmer Ce miyeti'nin adı, 1922'de Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti oldu.
Cemiyet, Milli Mücadele’den sonra TürkYunan nüfus mübadelesini idare etti. Merkezi 1925’te Ankara'ya alınan cemiyetin adı, 1935'te Türkiye Kızılay Cemiyeti, 1947'de ise Türkiye Kızılay Derneği oldu.
Cumhuriyet dönemi ile birlikte, Os manlı döneminde yaşanan "Hem İslam savunuculuğu hem de Avrupa ile bir sözleşme yapma” çelişkisi ortadan kalktı. Cumhuriyet'in temeli olan milli egemenlik prensibi ile Kızılhaç’ın
esas ruhu olan gönüllülük arasındaki bağlantı da daha kuvvetlendi. Cemiyet, Cumhuriyet'ten sonra hem halkın ilgisini çekecek hem de ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar başlattı. Cumhuriyet'in sağlık politikasına uygun olarak, başta halk sağlığına, gençliğe ve yoksul halka çeşitli yollardan yardıma önem verdi.
OsmanlıTürkiye Hilali Ahmer Cemiyeti tarihi, ı86o’Iı yıllardan 1920'li yılların ortalarına kadar Türkiye'nin sadece sağlık değil, siyasal ve toplumsal gelişme sürecine de ışık tutuyor. Karşılaşılan engellere rağmen, Kızılhaç ilkelerini benimseyen Türkiye Kızılay Derneği gelişti ve günümüze kadar geldi. OsmanlIdan Cumhuriyet’e devamlılığını koruyan istisnai ve olağan dışı bir pencere olan Kızılay, Türk tarihinin çok önemli bir parçasıdır.
DÇ. DR. ERNEST TUCKER


DİPNOTLAR
1 http://news.bbc.co.Uk/i/ hi/world/ middle_ east/3217839. stm (Erişim•. 25 Şubat 2006).
2 Sir Nicholas Young’ın Guardian gazetesinde aktarılan sözlerdir,
(http://www.guardian.co.Uk/international/story/o •■373943.oo.html (Erişim: 28 Şubat 2006).
3 http://news.bbc.co.Uk/i/hi/world/middle_east /32i7839.stm (Erişim: 25 Şubat 2006)
4 Mektebi Tıbbiye hakkında yeni bir analiz için bkz: Yeşim Işıl Ülman, "The early steps of choloform anaesthesia in Turkey during the Ottoman Empire in the 19th century,” Annates Françaises d'Anesthesie et de Reamination
24 (2005), ss. 377382.
5 Zuhal Özaydın, Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti Salnamesi. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 1987, s. 1.
6 age., ss. 3637.
7 François Bugnon, "The Red Cross and Red Crescent Emblems,”
(http://www.icrc.org/Web/Eng/siteengo.nsf/iwpLi st9i/o78F4296D7986582Û256B66oo59i68B (Erişim•. 26 Temmuz 2004.)
8 II. Abdülhamit'in siyasal ideolojisi hakkında ayrıntılı bir analiz için bkz: Selim Deringil, The WellProtected Domains. (London and New York: I.B. Tauris, 1998).
9 Nadir Özbek, "The Politics of Poor Relief in the Late Ottoman Empire: 18761914," New Perspectives on Turkey, n. 21, Fall 1999, s. 11.
10 Deringil, s. 141.
11 age., s. 148.
12 Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Sadaret Resmî Maruzat Evrakı (78:42), "Amerika Salibi Ahmer Cemiyeti'nden Miss Barton ile Edim Milles'in Anadolu'da tevzi edecekleri ianeye dair",
Ramazan 27, 1313 (Mart 12, 1896).
13 Caroline Moorehead, Dunant's Dream (New York: Carroll 8 Graf, 1998), ss. 99103.
14 Deringil, s. 144.
15 1897 Yunan Savaşı'ndaki tıbbi gelişme için, bkz.: Nuran Yıldırım, A. Tunacı, Y.I. Ülman, et. al.. "Origin of military radiology: first use of Xrays in the Ottoman Empire," European Congress of Radiology (Vienna, Austria March 2004), electronic poster no. C86.
16 Hilali Ahmer Cemiyeti'nin Osmanlı yardım siste
mi içinde oynadığı rol hakkında bkz.:
Nadir Özbek, Osmanlı imparatorluğumda Sosyal Devlet (İstanbul: İletişim, 2002), s. 30723.
17 age., s. 3189.
18 Bkz.: Besim Ömer (Akalın), "1921 senesinde Cenevre'de In’ikad eden beynelmilel salibi ahmer konferansına dair rapor" (İstanbul: Ahmet Ihsan,
133711921]).
19 Bu faaliyetlerin ayrıntıları için, bkz.: Seçil Karal Akgün ve Murat Uluğtekin, Hilali Ahmer'den Kızılay'a. 1. Cild (Ankara: TDV Yayınları, 2002), ss. 4765.
20 Hüsnü Ada, The First Ottoman Civil Society Organization in the Service oft the Ottoman State: the Case ol1 the Ottoman Red Crescent (Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti), Yüksek Lisans Tezi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul,
2004, ss. 22, 30,113.
21 Mesut Çapa, Kızılay (Hilali Ahmer) Cemiyeti (19141925), Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Türk inkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara, 1989.
22 Halide Edip Adıvar, Dr. Abdülhak Adnan Adıvar (İstanbul: Nurgök Matbaası, 1956).

Cemiyetin yeniden canlanmasında Dr. Besim Ömer Paşa'nm büyük rolü vardı. Paşa ayrıca cemiyetin kadınlar kolunu da kurdu.

        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2012 | Tüm hakları saklıdır