Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

E-Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

KARADENİZ ÇEVRE EKOLOJİ

 KARADENİZLİLER: KİM KİMDİR

 KARADENİZ GEZİ REHBERİ

 KARADENİZ MUTFAĞI

Karadeniz Yemekleri, Karadeniz Mutfağı

Karadeniz Yemekleri, Karadeniz Mutfağı

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri

YENİ ANSİKLOPEDİ

En iyi Türkçe Ansiklopedi sitesi

Yeni Ansiklopedi: Kim, nedir, nasıl, neden, nerede, niçin sorularına cevap bulun! BİLİM, TEKNOLOJİ, COĞRAFYA, TARİH, KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM, Sağlık, hastalıklar, tıp, bilgisayar, hukuk, teknoloji, eğitim, biyografiler, tarih, coğrafya, fen bilimleri hakkında detaylı ve özgün bilgi kaynağı!

Temel fıkraları, Karadeniz Fıkraları analizi, yeni ansiklopedi

Temel Fıkraları ve Karadeniz kimliği

Karadeniz Bölgesi Yeni Ansiklopedi

Karadeniz Bölgesi (Yeni Ansiklopedi)

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Yunan mitolojisi

 Yunan Mitolojisi

Felsefe Sözlüğü

Felsefe

Karalahana Karadeniz Forumdan sıcak Tartışmalar
Karadeniz Forumda sıcak Tartışmalara katılın
Karadeniz Bölgesi
Karadeniz Haberleri
Karadeniz Haberleri
Karadeniz Fotoğrafları, Trabzon, Rize, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Artvin, Samsun, Çay ve fındık, Kaybettiklerimiz, Karadeniz Sağlık sorunları, Çevre Sorunları, Karadeniz Politika
Karadeniz gezi - tatil -turizm
Düzce, Karabük, Rize, Bartın, Gümüşhane, Bayburt, Giresun, Zonguldak, Kastamonu, Ordu, Samsun, Trabzon, Sinop, Tokat, Çorum, Bolu, Artvin, Amasya

Karadenizliler buraya

Avrupadaki Karadenizliler, İstanbullu Karadenizliler, Ankaralı Karadenizliler, Üniversiteli Karadenizliler, Karadeniz Dernekleri

Karadeniz Tarihi, Karadeniz kültürü makaleler, haberler
Karadeniz Kültür ve Tarih

Karadeniz Mutfağı, Hemşinliler, Lazlar, Pontus Rumları, Gürcüler, Karadeniz Türkleri

Karadeniz Yerel kelimeler
A, B, C, Ç, D, E, F, G, H, I-İ, K, L, M, N, O, P, R, S-Ş, T, U-Ü, V, Y, Z

Karadeniz horonları
Müzik

Kemençe ve kemençeciler, Tulum ve tulumcular, Kaval ve kavalcılar, Davul zurna, Karadenizli Müzisyenler, Müzik aletleri ve müzik teknolojileri, Atma Türküler
Karadeniz video ve belgeselleri

Siyaset Gündemi
Siyaset Gündemi, dünya haberleri, politika yorumları
Dünya
Avrupa Birliği Haberleri, ABD Haberleri, Ortadoğu Haberleri, Yunanistan Haberleri, Ermeni Sorunu, Yurtdışındaki Türkler, Rusya Haberleri, Kafkasya Haberleri, Türk devletleri

Türkiye
Doğu-Güneydoğu Anadolu, Marmara Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi, Eğitim Öğretim, Ekonomi, Türk Medyası

İdea Politik
Serbest Kürsü, Kemalizm, Siyasi İslam, Irkçılık - Aşırı Milliyetçilik, Marksizm ve Diyalektik, Gizli Örgütler ve Ezoterik Topluluklar, Milliyetçilik....



Karadeniz Ansiklopedik Sözlük

Karadeniz Ansiklopedik Sözlük.

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü.

Pontus & Antikçağ'dan Günümüze Karadeniz'in Etnik ve Siyasi Tarihi. GENESİS KİTAP. Ankara, 2011  

Pontus

 

Kıyı Dergisi 275. sayı

Kıyı Dergisi 275. sayı

Kıyı Kültür ve Sanat Dergisi, yayın hayatına 1961’in Ekim ayında başladı. Yayını, kesintilerle beraber 2002’nin Mart ayına kadar devam etti. Günümüzde yeniden yayınlanan dergi bu ay 275. sayısını çıkarıyor.

 

FOTOĞRAF GALERİLERİ

eski karadeniz fotoğrafları, old pictures of Pontos, post cards

Eski Karadeniz fotoğrafları

Karadeniz etnografik materyaller, tarihi eşyalar, eski araç gereçler, antikalar

Karadeniz etnografik materyaller

Karadeniz yemekleri fotoğrafları

Karadeniz Yemekleri fotoğrafları

iPhone 4 Wallpapers, iPhone 4s Wallpapers

iPhone 4 Wallpapers

wintersnow~0.jpg

iPhone 4s Wallpapers, iPhone 5 Backgrounds, iPhone 4s Themess

Wide Screen Photos 1920x1080, Best Win 7 Walpapers 1920x1200

Wide Screen Photos 1920x1080

Yunanistan fotoğrafları, Greece Walpapers

Yunanistan fotoğrafları, Greece Walpapers

Doğa, Tabiat, manzara resimleri,Nature Walpapers

Doğa, Tabiat, manzara resimleri,Nature Walpapers

Osmanlı imparatorluğu dönemi resimler, Engravings of Ottoman Empire

Osmanlı imparatorluğu dönemi resimler, Engravings of Ottoman Empire

otomobil resimleri, araba fotoğrafları,Car wallpapers

otomobil resimleri, araba fotoğrafları,Car wallpapers

architecture-wallpapers-city-photos-best-free-pics_2829729.jpg 

City Wallpapers, HDR photos

img_127.JPG

Aviation, Aircrafts and Helicopters Wallpapers

00000619.jpg

Klasik arabalar, Classic Cars wallpapers

Image_0701_Virginia_Colonial_National_Historic_Park_Yorktown_Battlefield.jpg

Gezi fotoğrafları,  Travel All Around the Worl Full HD Wallpapers

1914-1918_Ze_n_ai_pas_peur_des_Boches_I_se_not_afraid_of_the_Germans.jpg

1. Dünya Savaşı resimleri, World War I Photos 1914-1918

44~1.jpg

Hayvan resimleri,Amazing Animals Wallpapers

Macro-flowers-photos-Wallpapers_284529.jpg

Makro fotoğraflar, Macro Flowers photos Wallpapers

new-year-wallpapers_38.jpg

Yeniyıl resimleri, New Year Wallpapers,

War-Plane-Images.jpg

2. Dünya savaşı uçakları resimleri, World War 2 planes


105_WideScreen_Nature_Wallpapers_2810529.jpg

Tabiat resimleri, WideScreen Nature Wallpapers

love-photos-Romantic-wallpapers_281029.jpg

Romantik resimler, Romantic Wallpapers


Türkiye’de İlk At Yarışları İzmir’de Yapılmıştı! İzmir’de At Yarışları (1850-1900)



GÜNVER GÜNEŞ

19. yüzyılda İzmir Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa merkezli dünya ekonomisiyle bağlanma sürecinin ön plana çıkardığı merkezlerden biriydi. Kent güçlü levanten koloniler, yerli gayrimüslim tüccarları
barındırıyor, gezginlerin başlıca uğrak yeri oluyordu. Devlet denetiminin zayıfladığı nispeten özgür bir tablonun ortaya çıktığı İzmir Avrupalı bir havanın solunduğu OsmanlıTürk özellikleri de bünyesinde barın-
dıran kozmopolit bir yapı içerisindeydi. Bu yapı Avrupalı yaşam tarzının pratikleri ile bütünleşip sosyal, kültürel, ekonomik dinamiklere de kök salabiliyordu. İzmir kentinin özel
durumu, Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün kentleri içinde bir çok etkinliğinde ilk kez bu şehirde ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu spor etkinliklerinde de böyle olmuştur.
Modern anlamda ilk düzenli at yarışlarının İzmir’de, hem de levanten aileler eliyle yapılması rastlantı sayılmamalıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli kentleri içinde at yarışları etkinliklerinin başlatılması şerefi İzmir’e aittir. Bu etkinlikler aynı zamanda devamlılığı yönünden de ilginç bir gelişme göstermiş ve 19. yüzyıl boyunca İstanbul da bile zaman zaman kaldırılmış olmasına karşın, at yarışları İzmir’de süreklilik ve düzeni-ni hiçbir zaman yitirmemiştir.1 İzmir’de 19. yüzyıl ortalarında koşulan ilk yarışlar, modern at yarışçılığımızın çekirdeğini oluşturması bakımından da büyük önem taşımaktadır.2
İzmir’de 1840’h yıllarda her çeşit yarışın belli bir programı olmaksızın akla geldikçe çoğu kez eğlence amaçlı olarak boş arazide yapıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle Buca, Bornova gibi yabancıların kalabalık olduğu yerlerde zaman zaman bu tarz yarışlara rastlanmaktadır. İzmir’deki at yarışlarına ilişkin ilk bilgi ise 1849 yılına ait olup Sultan Abdülmecid’in kente gelişiyle başlayan gelişmelerin sonucunda ortaya çıkmıştır.
“1849 yılında Sultan Abdülmecid Sultaniye Vapuru ile İzmir’e geldiği zaman at üstünde büyük bir alayla şehri dolaşmış ve şerefine yapılan ko-şularda hazır bulunmuştu. Abdülmecid İzmir de Whitthall, Rees, Alyoti aileleri arasında yapılan programlı yarışları çok beğendi. Yarışların ardından zengin levanten aileler tarafından kendisine hediye olarak İngiliz ve Arap atları gönderilmiştir."
1853 yılında Abdülmecid Mısır se-yahatinden dönerken yine İzmir’e uğramış ve kentte bir hafta misafir kalmıştır. Abdülmecid’e büyük ilgi gösteren İzmir’in levanten aileleri Sultan’ın şerefine büyük bir at koşusu düzenlemişlerdi. Buca vadisinde düzenlenen yarışlara “Paradiso” adı verildi. Yerli Arap ve İngiliz atlarının ayrı ayrı koştuğu yarışlarda Lamarti- ne’nin atları ile İngiliz Guythell’in atları başa baş gittiler. Kazananlara büyük ikramiyeler sunulmuştu. Sultan Abdülmecid bu tarihlerde İzmir Valisi olan Kayserili Ahmed Paşa’ya koşuları kimin düzenlediğini sormuş, kendisine verilen “Ecnebiler” yanıtını alınca kızmış ve her sene İzmir koşuları için hâzineden 20 altın verilmesini emretmiştir. Bu tarihten itibaren koşu programlarına bir de “Sultan Koşusu” ilave edilmiş ve koşu Osmanlı Hanedanı’nın kaldırıldı-
ğı tarihe kadar devam etmiştir.3
İzmir’in ilk düzenli hipodromu da 1850 tarihinde Fransız şair Lamarti- ne’in ikinci gezisi sırasında inşa edildi. Bu yapının İzmir’e kazandırılmasında şair’in zengin eşi Ağlidalı Ma- rinna Bert’in katkısı büyük olmuştur. 1856 yılında ise İzmir-Aydın Demiryolunun kurulmasının ardından, Demir yolu Direktörü Mösyö Purcer Pa- radiso (Şirinyer) de bir koşu sahası meydana getirmiş ve Eylül ayının 23. günü Aydın demiryolunun kurulması şerefine İzmir’in zengin levanten ai-lelerinin de katılımıyla ilk programlı at yarışına başlanmıştır. Sekiz ayrı yarıştan ibaret olan bu koşuların beşi Arap atlarına, üçü de İngiliz atlarına ayrılmıştı.4 Demiryolu kumpanyasının büyük memurlarıyla, İngiliz tüccarlarından Mazat, Whitthal, Pater- son, Jackson ile Direktör Purcer’in atlarının iştirak ettiği yarışlar sırasında ilk defa İzmir’de ve Türkiye’de at yarışçılığı kulübü de kuruldu. İzmir’in zengin yabancı ailelerinin bir araya gelerek İngilizlerin meşhur “jokey kulüp” nizamnamesinden bir prog
ram alarak oluşturdukları
kulübe “Smyrna Club”
adını verdiler.5 Paterson,
Rees, Alyotti, Whithal ai-
lelerinin girişimleri ile ku-
rulan “Smyrna Club” yarış
kural ve yönetmenlikleri-
ne uygun olarak ilk düzen-
li at yarışlarını İzmir’de
gerçekleştirmişlerdir. Ama-
tör bir istekle başlayan gi-
rişim kısa sürede halkın
yoğun ilgisiyle karşılaşmış,
ilerleyen yıllarda yarışlar
adeta bir festivale dönüş-
müştür.6 Ancak kulübü be-
lirli bir tüzüğü ve programı
olan ve Osmanlı impara-
torluğu içinde ilk kez İz-
mir’de düzenlediği görülen
bu at yarışlarının ilk dö-
nemlerine ilişkin ise eli-
mizde fazlaca bilgi bulunmamaktadır.
Bilinen bir gerçek var ki o da at ya-
rışlarının bu dönemden itibaren ken-
tin belli başlı atraksiyonları arasına
girdiğidir.7
Önemli konukların gelişi sırasında program dışı olarak at yarışlarının düzenlenmesi de bu etkinliklerin gördüğü ilgiyi kanıtlamaktadır. Nitekim İzmir koşularının başarılı bir şekilde gelişme göstermesi dönemin Padişahı Abdülaziz’e kadar aksetmiş spora ve özellikle atlara karşı merakı olan Sultanın İzmir’i ziyareti sırasında onuruna özel bir at yarışı düzen-lenmiştir. Padişahın izleyeceği yarışlar için çevrede titizlikle hazırlanmış, Sultanın geçeceği yollara halılar dö-şenmiş ve yarış mahalli kalabalık bir halk topluluğuyla dolmuştu. 24 Nisan 1863 yılında düzenlenen yarışları Abdülaziz çok beğenmiş ve bu tarihten itibaren her sene kendi adını taşıyacak, 100 altın mükafatlı bir koşununda tertip edilmesini yarış heyetinden istemişti.8 Bu suretle İzmir at yarışlarında en büyük mükafatı taşıyacak olan 100 altın ikramiyeli “Sul
tan koşusu” önemli bir yarış olmuştur. Abdülaziz onuruna düzenlenen yarışmada ise birincilik ödülünü Fransa General Konsolosu Kont Benti Voliye kazanmış kendisi Padişah tarafından çadıra davet olunarak güzel bir Arap atı (ala esb) hediye edilmiştir. 1865 yılında İzmir’i ziyaret etmiş olan İngiliz Prensi onuruna da bir at yarışı düzenlenmiş on koşu üze-rinden düzenlenen bu yarışlarda ödül olarak 25 bin kuruş konulmuştu.10 S- myma Races Club’ın düzenlediği ya-rışlarda başlangıçta ikramiyeleri kulüp karşılarken, sonraları çeşitli müesseseler adına yarışlar düzenlenmesiyle ikramiyeler bu müesseseler tarafından verilmeye başlanmıştır.11
Yarışların yapıldığı koşu alanının (bugünkü Şirinyer hipodromu) yapıl-masında başta Paterson olmak üzere Alyoti, Rees, Forbes ve Refik Evliya- zade’nin oldukça büyük katkıları ol-muştur.12 Paterson uzun süre “Smyrna Clubın yöneticiliğini yapmış yarışların gelişmesinde büyük pay sahibi olmuştur. Paterson sırf zevki için bir yarış ahırı kurmuş ve amatörce yarışlar gerçekleştirmişti.13 Yarışlarda, üstünlük elde edebilmek için İngiltere’ye gider oradan güçlü atları büyük paralar ödeyerek İzmir’e getirtirdi. Paterson İngiltere deki siparişlerini Londra’nın tanınmış antrenörlerinden Cedle vasıtasıyla yapıyor yine onun vasıtasıyla jokey, seyis ve antrenörleri alıp geliyordu. Paterson Londra dan Anglo-Arap atlarını getirerek yarışlarda üstünlük elde ederken aynı zamanda elindeki Ingiliz hayvanları Tunus’tan “Sidi Talet” harasından satın aldığı Arap atlarıyla mükemmel Anglo-Arap atları yetiştiriyordu. Paterson’un bu işler için sarf ettiği para 30 bin altın civarın-daydı.14 Rees’lerin de atlara meraklı olduğu Buca ile Paradiso (Şirin- yer)arasındaki düzlükte arazide at ya-rışları için bir hipodrom yaptırmış ol-malarından anlaşılıyor. Ayrıca köşk bahçesinin kuzeyinde haralar bugün dahi kullanılmaktadır.15
At yarışlarının İzmir de 19. yüz- yıl’m son çeyreğinde çok büyük bir ilgiyle karşılanmakta olduğunu görmekteyiz. Gazetelerde yarışlarla ilgili haberlere çok öncelerden yer verilmekte daha sonra ise yarışların programları ve sonuçları çok ayrıntılı bir biçimde halka duyurulmaktadır. Bu haberlerin yayınlanış şekli at yarışlarının İzmirlilerin büyük bir kesimi için çok özel, kaçırılmaması gereken bir şenlik olarak algılandığını kanıtlar niteliktedir. İzmir at yarışlarının yalnız yerel gazetelerde değil, İstanbul gazetelerinde de aynı ilgiyi görmesi son derece ilginçtir. At yarışlarının İzmir’de erken yıllarda, yılda bir kez ve çoğunlukla nisan ayında yapıldığını görmekteyiz. Bu tarihin kentin yabancı sosyetesinin paskalya şenliklerine bağlı olarak saptandığı sanılmaktadır. Daha sonraki yıllarda koşu sayılarının arttırıldığını ve sonbahar aylarında da yarışlar düzenlenmeye başlandığını biliyoruz.16 Yarışlarla ilgili her türlü organizasyon (Smyrna Races Club) tarafından yapılıyordu. 1880’li yılların ortalarına kadar koşulara katılan at sahiplerinin çoğu yabancılardı. Ve bunların büyük bir kısmını da İngilizler oluşturuyordu. At sahiplerinden başka antrenör, jokey ve seyislerde İngiliz veya Rum’du. Uzun yıllar yedi koşu üze-rinden yapılan yarışlar adeta enter-nasyonal bir görüntü yansıtıyordu. Yarışlarda birinci gelen atların sahipleri hangi millete mensup olursa olsun şeref direğine onun bayrağı çekiliyordu. Örneğin bir Yunanlının atı kazandığı zaman şeref direğine Yunan bayrağı asılır ve bando Yunan milli marşını çalardı. Kazanan atın jokeyi Rum ise tartı yerine kadar eller üzerinde taşınırdı. Türkler 1880’li yıllara kadar yarışlara ancak seyirci olarak katılmışlardır.17
Ayrıntılarını gazete haberlerinden
izlediğimiz 1879 yılının at yarışları
22 Nisan tarihine rastlamıştır. Bu ve-sileyle Buca da bir gün öncesinden çadırlar hazırlanmış ve tenteler geril-miştir. Yarış günü her sınıftan ve her milletten büyük bir kalabalığın, trenlerle, arabalar, atlar ve eşeklerle yarış mahalline gelmişlerdi. Yaklaşık
9.0 kişinin izlediği yarışları Vali Hamdi Bey’de takip etmiştir. 1879 yılındaki yarışlar yedi koşu üzerinden yapılmış, bu yarışlar sırasıyla şu şekilde adlandırılmıştı. Rıhtım şirketi koşusu, Banliyö Koşusu, Sultan Kupası, Direktörler Koşusu, Aydın Demiryolu, Kasaba Demiryolu ve Teselli Koşusu.
1880 yılı İzmir at yarışları ise mayıs ayı içinde Sultan ve Mısır Hidivi’nin himayeleri altında gerçekleşmiştir.18 Yarışların İzmir dışında da büyük ses getirdiğini, özelikle İstanbul gazetele-rinin olaya ilgiyle yaklaştığını görüyoruz. 1881 yılında bir İstanbul gazetesi bu konuya yer vermiş ve İzmir’de yarışlara ilk kez 21-22 sene önce başlandığını, at yarışlarının daha sonra İstanbul ve diğer bazı kentlerde de düzenlemeye girişilmişken, bazı yörelerde durdurulmasına karşın İzmir’de hâlâ düzenli olarak sürdürüldüğünü
belirtmiştir.19 Gazeteye göre bu de-vamlılığın başlıca etkeni İzmir’de yerleşik İngiliz asıllı halkın varlığı ol-muştur. 1881 yılı at yarışları Paskalyanın üçüncü günü Buca da yapılmıştır. Paskalya nedeniyle bir çok aile çöreklerini, yumurtalarını, marullarını, şarap ve rakılarını da beraberinde getirerek piknik düzenleyip eğ- lenmişlerdi. Aynı şekilde 1883 yılında düzenlenen at yarışlarına 5.000’in üzerinde seyirci gelmişti.20
Türkler Yarış Alanlarında
Türkler arasında da at yarışları ve yarışçılığı yıllar geçtikçe rağbet görmeye başladı. Bu alanda Evliyazade Refik Bey’den söz edilmeden geçilemez. Küçük yaşlardan itibaren ata ve atçılığa ilgi duyan Evliyazade Refik Bey İzmir’in köklü ailelerinden birinin oğluydu. “Smyrna Races Club”ın faaliyetlerinde yer alan tek Türk olmuştu. Organizatörlüğünün yanında sahip olduğu atlarına kendisinin binmesiyle ün saldı.21 Çoğu koşularda atlarına hep kendisi bindi.22 Ata o kadar hakimdi ki bir gün arkadaşlarıyla iddiaya girerek çizmesiyle eğerin arasına beşer altın koydurmuş, baldırı ile eğerin arasına sıkıştırdığı bu al
tınları düşürmeden bir volta, tırıs, iki volta da galop yapmıştı. Torbalı’nın Tepeköy mevkiinde bir yarış sahası kurduğu içinde dönemin padişahı II. Abdiilhamid tarafından bir nişanla ödüllendirilen Evliyazade Refik Bey, şimdi Kızılçullu tabir edilen yerde
1890 1ar da ilk Türk yarışını yapmış ve İngilizlere ait koşu sahasını 4.000 altına satın almıştı.23
Ancak Türklerin görkemli şekilde yarış alanına girişi Dr. Sıtkı Şükrü Pamirtan’m İzmir at yarışlarına ilişkin anılarına göre 1885 yılında Ahmet Bekri isimli Mısırlı bir Türk ile başlamaktadır.24 Mısır at yarışları tarihinde önemli bir yeri olan Ahmet Bekri aslen İstanbullu olup uzunca bir süre Mısır’da bulunmuş, burada at yarışlarında büyük bir ün salmıştı. İzmir’in tanınmış doktorlarından Tev- fik Bey’in ricası üzerine tesadüfen İzmir’e gelen Ahmet Bekri 1885 yılı yarışlarında yedi koşudan altısına ka-tılmış ve atı “Nedim” ile tüm koşuları kazanmıştı. Bu olayı Refik Evliya- zade’nin oğlu Sedat Sultan koşusunda şöyle anlatıyordu. “...O zamanın en büyük koşusu için sahada hazırlıklar başlıyor. Ahmet Bekri atıyla meşguldür. Nedim gayet sakin. Atlar sıra
ile piste çıkıyorlar. Artık Türklerde ümitlidirler. Ancak bir atın böyle üç defa üst üste koşup kazanması görülmemiş bir şey olduğundan biraz endişelidirler. Muhtelif yabancı gruplar Nedim’i birinci görmemek için plan düşünüyorlar. Koşu başlıyor. Ahmet Bekri gerilerde, ilk iki koşuda tatbik ettiği sistemi aynı şekilde muvaffakiyetle neticelendiriyor. Böylece Nedim rakiplerini geçerek son 200’de mükemmel bir finişle birinci geliyor. Ahmet Bekri’nin “NedinV’i bu büyük yarışı da kazanınca hipodrom yerinden oynuyor. Mağrur Rumlar, atlarına güvenen Fransızlar ve İngilizler, İtalyanlar daha yarışlar bitmeden Pa-
radisoyu (Şirinyer) terk ediyorlar. Türk Zabitleri Ahmet Bekri’yi elleri üstünde tartı mahalline götürüyorlar. Halk toplanıyor. Bando marşımızı çalarken Osmanlı Bayrağı da şeref direğine çekiliyor...”25 Ahmet Bek- ri'nin kazanmış olduğu başarı atçılığa meraklı Türkleri teşvik etmiş, Şirinyer Koşu alanında Türkler daha sık görünmeye başlamışlardı. Refik Evliyazade, Mösyö Narik’ten satın almış olduğu “Yerli” isimli Arap atı ile bir günde üç büyük koşu kazanıp, İngiliz ve Mısırlı jokeyleri geride bıraktığında bayağı sansasyon yaratmıştı.26 Yarış alanındaki üstünlüklerini kaybettiklerini gören zengin levanten aileler Mısır’dan, Urfa’dan, Bağdat’tan bir çok kuvvetli Arap, Anglo-Arap ve safkan İngiliz atlarını rekabet için İzmir’e getirdiler. Türk atçılığının gelişmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Ahmet Bekri kendi yetiştirmesi olan Haşan ile Ali Fara’yı İzmir’e getirmiş buna nisbet olarak Stanley ve Paterson da Rose ve Mathew isimli iki antrenör ile jokeyi yanlarına almışlardı. Ahmet Bekri Türk koşucularına antremanm bir çok inceliklerini göstermiş, bunun sonucu olarak ilkel Çerkeş idmanları terk edilerek modern usulle çalışmalara geçilmiştir.27
Yedi koşunun tartışmasız en güçlü yarışçıları Rees ailesiydi. Onlar dört yarışı kazanarak adeta gövde gösterisi

yaptılar.29 Dönemin yarışları ilkbaharda, nisan zaman zaman mayıs, sonbahar da ekim ayında gerçekleştiriliyordu. 1889 yılında Paradiso’daki (Şirinyer) nisan yarışları altı koşudan oluşurken, Türkler de yarış pistlerinde boy göstermeye başladılar. Özellikle Halil Efendi’nin “Yerli” isimli atı III. Koşuda ikinciliği, V. Koşuda Mr. Mayneti’nin ünlü ”Maksut”unu geçerek birinciliği kazanmış ve 3.500 kuruşluk ödülü almıştır. Çerkeş Haşan Refik Bey de yarışlarda isimlerinden söz ettirdiler. Yarışların Sultan Koşusu galibi ise Nikoloyidi’nin “Vu- laj” isimli atı oldu. Kartıca, Mr Pur- cer, Pruto Palci, Mayneti, Andros, Nikoloyidi, Halil Efendi yarış alanında Vulaj, Maksut, Yerli, Cobili, Keklik, Pifori, Zibiskin, Dağ, Rubliye, Tayfur gibi atlarıyla dikkat çektiler.30 Ekim yarışları beş kısımdan oluşurken, farklı olarak zaptiyeler, yarış kazanmamış atlar için teselli koşusu yapılıyordu.31
Buca da yılda bir kere olarak yapılan yarışlar 1880’ler ortalarından itibaren sonbahar aylarında da yapılarak ikiye çıkarıldı. Ancak bununda yeterli olmadığı belirtilerek Vali Halil Rıfat Paşa’nın hem at yetiştirenlere bir hizmet, hem de Islahhane’ye gelir sağlamak üzere bir koşu daha düzenleteceği ifade edilmiştir. Bu yarışla 1890 yılında düzenlenen koşu sayısı üçe çıkıyordu. 1890 bahar yarışları ise 15 Nisan salı günü yapılmış yarışları 10 binden fazla seyirci izlemiştir. Dokuz ayaktan oluşan 1890 yılı bahar yarışlarında Ceylan, Piç Osman, Dang, Galip isimli atlar performanslarıyla dikkat çektiler. Zaman zaman at sahiplerinin zevklerini tatmin etmek için özel yarışlarda tertiplenen İzmir’de 17 Ağustos 1890 günü yapılan böyle bir yarışı Dava Vekili Ali Beyin oğlu Mehmet Galib Efendinin “Galip” isimli atı kazan-mıştı.32
Islahhaneye gelir getirmek amacıyla bir at yarışı düzenlenmesi içinde bir komisyon oluşturuldu. Bu yarışların programlanması için kurulan komisyonda Fahri Reis Defteri Hakani Memuru ve Islahhane Nazırı Süleyman Bey, aza Doktor Mustafa (Enver) Bey, aza ve mütercim Uşakizade Halit Ziya Bey, aza ve katip Dava Vekili Tevfik Nevzad, aza ve Sandık Emini Ahmet Bey, aza Mösyö Spako İpsiyaki, aza Mösyö Thomas Boven
Rees bulunuyorlardı.33 Islahhane ya-rarına düzenlenecek yarışlara yerli at neslinin ıslahı amaçlanarak İngiliz atlarının kabul edilmeyeceği açıklan-mıştır.34 Islahhane yararına düzenlenen at koşusu 9 Kasım 1890 tarihinde yapıldı. Beş koşudan oluşan yarışların ilki başlangıç koşusuydu. Mehmet Galip Efendinin “Galip”i birinciliği kazandı. Köylü koşusunun lideri ise İdris Efendi’nin “Hacı İlyas”ı oldu. Hünkâr koşusunda Miralay Hıfzı Bey “yerli” isimli atıyla yarışı önde tamamlarken, Asker koşusu Çerkeş Hüsnü Bey’in “Doru” isimli atının oldu. Son yarış olan Islahhane koşusunda Hüsnü Efendi’nin “Şahmerdan”! kazandı.35
Her yıl Paskalyanın üçüncü günü düzenlenmesi gelenek olan İzmir at yarışları bazen Ramazan ve Kurban bayramlarına rastladığından Aydın Demiryolu Direktörü Mr. Purcer bu tür durumlarda Müslüman ahalinin gönlünü yaparak yarışları erteletmiş- tir.36 Nitekim 1891 yılında yapılması gereken yarışlar Ramazan ayının 27. gününe geldiğinden yarışları Müslü
manların da izleyebilmesi için ileri bir tarihe alındı. Halil Rıfat Paşa Valiliği döneminde yarışlara oldukça özel bir ilgi göstermiş, uzun süre yabancıların etkinliğinde olan yarışları yavaş yavaş vilayetin kontroluna almıştır. Öyle ki 1891 yılında mayıs ayında yapılan yarışmalar Vali Halil Rıfat Paşa’nın yardımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Yarışmanın sonuçları şu şekilde alındı.37 1891 yarışlarının yıldızları Jiftelet, Little Doc, Jübile, Xsantos isimli atlardı. Sonbahar yarışları altı koşu üzerinden yapıldı. Bu koşular Tecrübe, Buca Kulüp, Meraklılar, Askerî ve Süvari, yerli Beygir, Teselli isimleriyle gerçekleşti. Bu yarışlarda en yüksek ikramiye 3.000 kuruşla meraklılar yarışınındı.38 Koşuların mesafesinin ne kadar olduğunu anlamak bakımından 1892 yılı yarışları iyi bir örnektir. Genellikle yedi koşu üzerinden yapılan at yarışları bu yıl “Ha- reklio” isimli koşuyla sekiz kısım üzerinden gerçekleşmiştir. İlk koşu olan tecrübe koşusu 7 furlong mesafedeydi. Diğerleri ise direktör koşusu:7 fur- long, Kasaba Demiryolu: 1 mil, Sultan koşusu 1.5 mil, asker ve jandarma koşusu: 7 furlong, Aydın Demiryolu 1.4 mil, Hareklio koşusu: 1.4 mil, teselli koşusu: 1 mil di.39 Bu koşuya at yazdıranların bir kısmı Müslüman olduğundan yarışların ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle katılamamışlardı. Bunun yanı sıra yarış-mada güvenliğin sağlanması40 için her yıl koşu yerine gönderilen Nizamiye Askerleri, jandarma, polis ve bandonun gönderilmesindeki zorluklar sebebiyle hükümet yarışın bir yıl önce olduğu gibi, 1892 yılında da bayram sonrasına ertelemiştir. Yarışma Komitesi ise koşuyu erteleyeceğine hükümetle yaşadığı sürtüşme nedeniyle yarışları kaldırdığını ilan etmiştir. Koşuya katılmak için para yatıranların paralarını 20 nisan 1892 gününden itibaren Koşu Kulübü Fahri Katibi Edward Purcer Coniver’den tahsil edilebileceği açıklanmıştır. Bu tutum özellikle uzak ülkelerden hayvan getirmiş olanları mağdur durumda bırakmıştır.41 İzmir valilerinin hemen hepsi at yarışlarına gereken itinayı göstermişlerdir. Ancak bunlar arasında en ayrıcalıklı yere sahip olan Haşan Fehmi Paşa’dır. 1893 yılında İzmir’e vali olarak gelen Haşan Fehmi Paşa at yetiştiricilerini teşvik ediyor, at yarışlarına katılıyor, bu konu ile ilgili olarak vilayette özel toplantılar yapıyordu. Türkleri yarış sahasına çekebilecek bütün olasılıkları hesap ediyor, zaman zaman Türklerin yarışlarda başarılı olması için koşulara müdahaleden kaçınmıyordu. 1894 yılında Vali Haşan Fehmi Paşa’nın gayretleriyle ilkbahar ve sonbahar yarışları dışında, yerli atların ıslahı için Torbalı’da Nisan ayının üçüncü haftası da yarışlar düzenlemiştir.42 Bu yarış yalnız köylü hayvanlara mahsustu. Ve 5 liradan 15 liraya kadar ikramiyesi vardı. Vali Haşan Fehmi Pa- şa’nın bu yarışlardan faydalanmak istediği hatta güçlü İngiliz atları karşısında yerli atların yarışlarda hiç ikramiye kazanma şansı olmaması, koşularda yerli atlar lehine yeni düzenlemelere girişilmesine de neden olmuştu.43 İzmir’e önemli eserler kazandırmış olan Haşan Fehmi Paşa valiliği döneminde (1893-1895) at yetiştiriciliği ve at yarışları ile yerli atların ıslah edilmesi yönünde büyük mesafeler kat edilmiştir. Yerli at cinsinin ıslah edilmesi için İzmir koşularında
sert tedbirler alınması önerilmiştir. İngiliz cinsi atların yarışlarda sürekli ikramiyeleri kazanmalarına karşı bir koşuda ikramiye kazanan atın bir daha koşulara katılmaması, en büyük ikramiyeyi kazanan atın tekrar yarışlara girmemesi, hiçbir yabancı hayvanın yarışlara katılmaması gibi radikal tedbirler bile dönemin yerli basını tarafından öneriliyordu.
1894 yılı ilkbahar ve sonbahar ya-rışlarında dikkati çeken atlar Dorios, Poem, Apa, Ceylan, Ritm, Exantos, Cubeyli idi. At sahipleri arasında da Mösyö Momotidis, Mösyö Hear, Mösyö Rişar, Mösyö Vokren, Mösyö
Dukan, Mösyö Boven Rees, Ernest Paterson, Mösyö Tomarees, Mösyö Agrima, Sergis Balyozyan, Mösyö Aslikan ile Müslüman at yetiştiricileri arasında İbrahim Çavuş, Çerkez Ali, Haşan Onbaşı, Edirneli Süvari Mehmed, Miralayzade Refik Bey başta gelen isimlerdi.44 İzmir qt yarışlarında pek çok kez birincilik kazanmış olan “poem” isimli ata rekabet etmek amacıyla Ernest Paterson Malta dan “Prito” isimli kuvvetli bir atı İzmir’e getirmiş, yarış alanları kızışmıştı. Pa- terson'un bu at için epey yüklü paralar ödediği kentte dolaşan söylentilerdendi.45 1894 yılı ilkbahar koşuları tecrübe, müdürler, Kasaba Demiryolu, Sultan, Jandarma, Aydın Demiryolu, Yerli Adi Hayvanlar, Teselli isimlerini taşıyan 8 yarıştan oluşurken, sonbahar koşusu ise Tecrübe, Buca, Jokey Kulüp, Askeri, Gabb komiserleri şeklinde beş yarış üzerinden yapılmıştır.46 Yarışları on bine yakın halk izlemiş bahislere girenlerin sayısı arttığı gibi bahislerdeki para da epey yüklü olmuştur. Yarışlarda en fazla para kazandıran atlar Prito, Raydem, Poem, Apa Cubeyli ve Exantos olmuştur.47
İzmir at yarışları yalnız Buca yarış-larından ibaret olmaktan çıkıp artık Torbalı’da da üçüncü bir yarış düzen-leniyordu. Torbalı Çiftliği’nde, Tepe- köy’de tesis edilen bu yarışların daha sonraki yıllarda da sürdürüldüğünü görüyoruz.48 1 895 yılındaki Tepeköy at koşuları Ahenk gazetesinde sonuçlarıyla şu şekilde belirtiliyordu.
Atların 1500 metreyi 1 dakika 57 saniyede, 2000 metreyi 2 dakika 40 saniyede, 2500 metreyi 3 dakika 17 saniyede geçmiş olmaları o dönemin atlarının hızlarını belirlemek açısından önemli olsa gerekir.49 1896 yılında bu yarışların 2500, 2100 ve 1500 metrelerde uygulanmış, ikramiyelerde 50, 125, 50 , 35 sim (gümüş) mecidiye olarak belirlenmiştir.50 Torbalı-Tepeköy de her yıl yapılmaya başlanan at yarışları çevrede büyük ilgi uyandırmıştır. 1898 yılı Mayıs ayının sekizinde yapılan at yarışları Ticariye, Köylü ve Teselli koşularından oluşmuştu. Dönemin yerel basını koşularda verilecek ikramiyeler, koşuların mesafeleri, başlama saatleri gibi ayrıntılı bilgilerde aktarıyorlardı.51 1895 yılında yerli koşuların yapılması gerekliliği üzerinde yoğun bir çalışma gözlenirken, Hamidi- ye Şirketi ile Göztepe Tramvay Şirketi bu konuda yardıma çağrılıyordu. Yarışmaların organizasyonundaki mali yük büyük şirketlerin sponsorluğu ile aşılmaya çalışılıyordu. Böyle bir yarış için Kokaryalının (Güzelya- lı) doğru olacağının yerel basın tarafından altı çiziliyordu.52 Bu konuda Sporting Kulüp tarafından İzmir de yarış atlarının yetiştirilip bakılacağı bir ahır tesis edilmek istendiği ve bu amaçla açılan deftere birkaç gün içinde 500 liraya yakın para kaydedildiği bildiriliyordu.53 Burada yapılacak koşuların adı da “Osmanlı koşusu” olarak kararlaştırılmıştır. Koşu için binalar ve barakalar Nisan sonundan itibaren yapılmaya başlanmıştır. Koşu için yapılan alan ve binaların masrafı koşu da alınan paralarla belediye tarafından ödenecekti.54 Ahenk gazetesinde bu yarışlara ilişkin uzun makaleler yer almıştır. Vali Haşan Fehmi Paşa’nın bu konuyla ilgilendiği ve Güzelyalı da at yarışları düzenlenmesi için gereken emir ve talimatlarda bulunduğu nu gazete haberlerinden öğreniyoruz.55 Bu önerinin nasıl sonuçlandığı ve Güzelyalı’da at yarışlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda herhangi bir bilgiye rastlayamadık.
1895 yılının ilkbahar Buca koşusu
16 Nisan Sah günü yapıldı. Ahenk gazetesinin yazdığına göre, İzmir’in o tarihe kadar görmediği bir kalabalık önünde gerçekleşmiştir. Yarışlar saat 10’da tecrübe koşusuyla başlamış, iç-lerinde ata binmede usta olan Leble- bicizade Fazıl Bey’in de bulunduğu koşuyu Jandarma Binbaşısı Mustafa Bey’in “Ateş” isimli atı kazanmıştı. Diğer yarışmalarda müdürler koşusunu Paterson’un “Bimatalizm”, Kasaba Demiryolu koşusunu yine Paterson’un “Bravo”, sultan koşusunu Baron Rees’in İngiliz kısrağı “Apselda- il”, Sporting Kulüp koşusunu Niyazi Beyin “Küheylan”ı, Aydın Demiryolu koşusunu Drakopli’nin “Poem”, Rıhtım koşusunu Baron Rees’in “Ap- seldail”, Teselli koşusunu da Mösyö Ruger’in “Apa” isimli atlarının birinciliği ile sona ermiştir.56 Kasım ayının ilk haftası yapılan sonbahar yarışlarında tecrübe koşusu Mösyö Di- yoni’nin “kukdat”ının, Buca koşusu Birunabad ahırında “Poem” isimli atın, koşu kulübü koşusu Mösyö Di- yoni’nin “Ritm” isimli atının, Spor-ting Kulüp koşusu Serkomiser Niyazi Beyin “Küheylan”ı, asker koşusu Çerkeş Hasan’ın atının, komiserler
koşusu Birunabad’dan “Bravo” nun, sonbahar koşusu da Mösyö Diyo- ni’nin “Ritm” isimli atlarının birinciliği ile sonuçlandı. Bu yılın gözde atlarının sahibi Mösyö Diyoni idi. Özellikle “Ritm” isimli atı hemen hemen katıldığı tüm yarışları kazandı. 1895 yılının iyi atları arasında “kukdat” ,Poem, Kiiheylan, Bravo, Saib, Ceylan, Kahraman, Garcia ve Çetral da göze çarpıyordu.57
Günümüzde yapılan at yarışlarında “ganyan” tipinde bahis yapıldığı gibi 1895 yılı İzmir at yarışlarında bahis oynandığını gazete haberlerinden öğ-reniyoruz. İlkbahar at koşuları müna-sebetiyle taraflardan yapılan bahisler sonucunda toplanan para 5000 liraya kadar yükselmiş, İzmirli zenginler arasında 300 liraya kadar bahse giri-şenler olmuştur. Yarış meydanlarının kızıştığı 1895 yılında İzmirli yarış se-verler Fransa ve Londra’dan büyük paralar ödeyerek getirdikleri atlarla koşulara yazılmışlardı. Bunlar arasında Paterson 1000 lira değerindeki İngiliz atıyla başı çekiyordu. İstanbul ve Mısır dan gelen atlarda yarışlarda boy gösterdiler.58 İzmir’de Ahenk gazetesi bu ilgi karşısında gazete sayfalarını at yetiştiriciliği, at yarışmalarına daha fazla yer ayırıp uzun makalelerle Müslüman halkı da bu konuyla alakadar olamaya çağırıyordu. Gazete atın bir memleketin serveti olduğunu vurgulayarak, at yetiştirmeye teşvik için yapılan at yarışlarını iyi bir tedbir olarak belirtiyordu. Ayrıca Avrupa da her gün özel koşular yapıldığını ve bununla at cinsinin ıslah edildiği yazılıyordu. İzmir de otuz kırk seneden beri at koşusunun yapıldığı fakat bunun at koşusuna heves duymaktan ibaret bir olay olduğu, bu nedenle de Arabistan ve Avrupa’dan at ithal edildiği bunun da milli servete zarar verdiği, amacın yerli atların yarıştığı bir at yarışı organizasyonu olması gerektiği vurgulanırken; Bir de slogan belirleniyordu: “Güzel at binmek, gü
zel at beslemek Osmanlılığın en büyük övünç kaynağı nişanı olmalıdır”.59 Gazeteler yerli at yetiştiriciliği konusunda uyarıcı yazılarını yaza dursunlar Nafiz Paşa büyük paralar ödediği “Saib” isimli atının İzmir’de her yarışı kazanacağını iddia ederek at sahiplerine meydan okuyordu.60
İmparatorluğun bütün şehirlerinde taassubun kol gezdiği 19. yüzyıl sonla-rında İzmir’de Müslüman Türkler at yetiştiriciliğine ve at yarışlarına teşvik ediliyorlardı. Hele yarışlar üzerinden büyük paralar kazanılmasına saray göz yumduğu gibi, kendi adına yarış düzenlendiği için epey ciddi bir ikramiye de gönderiyordu.61 İzmir’in yabancı teb’ası oldukça özgür koşullar içinde kendi yaşam tarzlarını belirliyorlardı. 1896 yılı Buca yarışları yine ilkbahar ve sonbahar koşuları üzerinden iki kez yapıldı. İlkbahar yarışları
11 ve 13 Nisan tarihlerinde62 sonbahar yarışları ise 7 Kasım günü gerçekleşti.63 Programın dışında Ocak ayında bir üçüncü yarış daha yapıldı ki İzmir yarışlarının artık yılda birkaç kez koşulduğunu bize göstermektedir.64
1897 yılının 7 Kasım günü Buca’da sonbahar at yarışlarının İkincisinin koşulacağı bildirilmektedir ki bu ha-berden o tarihte sonbahar yarışlarının da artık en az iki kez tekrarlandığını görmekteyiz.65 Saat ll:30’da Tecrübe koşusuyla başlayan yarışlar sırasıyla; Buca, Sonbahar, Komiserler, Süvari, Koşu Kulübü, Sporting Kulüp etaplarından oluşuyordu. Yarışlar 15:30’da ki son koşuyla tamamlanıyordu. Süvari koşusu bir çeşit centilmenler koşusu olarak profesyonel jokeylerin katılmadığı bir yarış olduğu için katılacak yarışçıların sayısı açık bırakılıyordu. 1897 yılı yarışları yabancı ailelerin atlarının birincilikleriyle sona ererken, yalnızca sonbahar koşusuyla, Sporting Kulüp koşusunu Jandarma Binbaşısı Mustafa Efendi’ nin “Ateş” isimli atı yarışlarda başarı elde edebildi.66
Sultan koşusunun ikramiyesi
10.0 kuruştu. Osmanlı saltanatı adına düzenlenen Sultan koşusunu kazanabilmek adeta Londra’da ki Derby ve Paris’te ki Grand Prix yarışlarını kazanmak derecesinde bir olaydı.
1898 yılındaki Buca at koşuları 12 yarış üzerinden yapıldı. Uzun yıllar 7 yarış üzerinden koşulan ilkbahar yarışları yüzyıl sonlarına doğru epey zenginleşti. 6 Nisan pazartesi günü yapılan yarışlar sonunda tecrübe koşusunu Haşan Efendi’nin “Hüddam” isimli atı birinciliği elde edip 1500 kuruşluk ikramiyeyi kazandı. Diğer yarışlarda ise şu sonuçlar alındı. Bi- runabad koşusu, Birunabad ahırından “Bravo” birinci, İzmir ahırından “Belanı” ikinci, Askerî koşu; Bölük Emini Yaşar Efendi’nin “Hayran” isimli atı birinci, Haşan Onbaşının “Derviş" ikinci, ilkbahar koşusu; Birunabad ahırından “Girid” birinci, Şeyhzade Ziya Efendinin “Geyik” ikinci, Osmanlı koşusu; Birunabad ahırından “Lippon" birinci, yine aynı ahırdan “Paymatalis” ikinci, kasaba demiryolu koşusu; Birunabad ahı-rından “Sadun” birinci, Mösyö Ri- ter’in “Ritm” ikinci, Askerî koşu;
Çerkeş Haşan Onbaşının “Yağız” isimli atı birinci, Çerkez Mübarek’in “Al” atı ikinci, sultan koşusu; Birunabad ahırından “Air Scop” birinci, aynı ahırdan “Lippon” ikinci, müdürler koşusu; Birunabad ahırından “Kedir” birinci, Şeyhzade Ziya Efendi’nin “Geyik” ikinci, İzmir rıhtım koşusu; Birunabad ahırından “Air S- cop” birinci, aynı ahırdan “Paymeta- lizm” ikinci, Osmanlı-Aydın demiryolu koşusu; Birunabad ahırından “Bravo” birinci, Baron Rees’in “Ritm” ikinci ve son yarış olan iane koşusunda Birunabad ahırından “Paymetalizm” birinci geldiler.67 İzmir at yarışlarında yüzyıl sonlarına doğru Birunabad (Bornova) ahırının atları koşularda büyük bir egemenlik kurmuşlardı. Bu yarışma sonuçları dikkate alındığında da net bir biçimde gözlenebiliniyordu. Jokeylerin büyük çoğunluğunun Çerkeş çocuklarının olması ise yarışlarda başka bir dikkat çekici unsurdu.68
19. yüzyıl’ın son at yarışı Kasım ayının ikinci haftası gerçekleşti. 6 koşu üzerinden yapılan yarışlar sonunda tecrübe koşusunda Küçük Mehmed’in “Ceylan” isimli atı birinci olurken, diğer koşularda ise Buca
koşusu İzmir ahırından “Bellami”nin, sonbahar koşusu; Küçük Memed’in “Ceylan” ı’nın, askerî koşu; Haşan Onbaşının atının, koşu kulübü Bor- nova ahırından “Sovadon” un, spor- ting kulüp koşusu da Bornova ahırından “Kedir” isimli atın birincilikleri
Tepeköy at yarışları koşu heyetinde Müdür Tahir Kenan Bey, Komiser de Refik Bey’di. Üyeler Emlak-ı Hümayun Mustafa Bey, Kasaba Şimendüferi Komiseri Sami Bey, Topografya Müdürü Nazif Bey, Emlak-ı Hümayun Tabibi Hüsnü Bey, Topografya Memurlarından Süvari Yüzbaşısı Nazmi Efendiler bulu-
barıyla imparatorluğun diğer şehirlerine oranla Avrupa da ki etkinlikleri bünyesinde oluşturan özgür bir şehirdi. Levantenlerin zengin ve renkli eğlence yaşamları kente ayrı bir güzellik verirken, modern sporların öncülüğünü de İzmir’e kazandırıyordu.NOTLAR
1 Rauf Beyru, 19. yüzyılda İzmir de Yaşam, İstanbul 2000, s. 265
2 Eser Tutei, At Yarışları ve Atlı Sporlar, İletişim yay. İstanbul 1998, s. 56
Atıf Kahraman, OsmanlI Devletinde Spor, Ankara 1986, s. 649
3 İzmir Rehberi, İzmir ve Havalisi Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti, İstanbul 1934, s. 110 - 111.
4 Sabahattin Kapanı, “Türkiye de ilk At Koşuları’, Yeni Asır 22 Mart 1942. “İzmir de At Yarışlarının Tarihçesi", İzmir Rehberi, İstanbul 1934, s. 110-111.
5 Sait Akson, Yarışçılık Anıları, Türkiye Jokey Kulübü yayınları, İstanbul 1971 s. 3, İsmail Ilhan Başçı, 50 Yılda Yarışçılık, İstanbul 1973 s. 27.
6 Doğan Yıldız, Türk Spor Tarihi, (Tarihsiz) s. 323
7 Rauf Beyru, a.g.e., s. 266
8 Hristo Solomonides, İzmir (Yunanca) Atina 1955, s. 226. (Kitabın Yunanca dan Türkçe- ye çevrilmesinde yardımcı olan Selanik doğumlu öğrencim Hakan Emin’e teşekkür ederim).
“İzmir yarışlarının saray tarafından da desteklendiğini kanıtlayan önemli bir örnektir. Bu desteğe hemen tüm OsmanlI Sultanları katılmışlardır.Abdülmecid’in 50 altın vererek başlattığı gelenek 19. yüzyıl sonunda II.Ab- dülhamid tarafından verilen 200 altınla zirveye çıkmıştır".
9 Sabahattin Kapani, “Türkiye de İlk At Koşulan", Yeni Asır 22 Mart 1942.
10 Raif Nezihi, İzmir Tarihi, İzmir 1926, s.6.
11 "Sedat Evliyazade'nin Yarış Hatıraları', Derbi Atçılık Mecmuası, sayı: 156, İstanbul 1949, s. 3 Örneğin Aydın-Kasaba Demiryolu koşusu gibi.
12 İsmail Ilhan Başçı, 50 Yılda Atçılık, İstanbul 1973, s. 27.
13 Sait Akson, a.g.e., s. 4, M. Kamil Dursun, İzmir Hatıraları, (yay. haz. Ünal Şenel), İzmir 1994, s. 39-40.
14 Sabahattin Kapani," Türkiye de İlk At Koşulan", Yeni Asır 22 Mart 1942.
15 Rees'lere ait bilgi için Bkz , Feyyaz Erpi, Buca da Konut Mimarisi, (1838-1934 ) Ankara 1987, s. 157.
16 Rauf Beyru, a.g.e., s. 266 - 267.
17 “Sedat Evliyazade'nin Yarış Hatıraları", Derbi
ile sona ermiştir. Yarışlarda dikkati çeken diğer atlarda Mösyö C. Kor- di’nin “Kolibri”, Bornova ahırından “Bravo” ile Leblebicizade Fazıl Beyin hayvanları idi.69
Sonuç olarak bu yarışlar bize göste-riyor ki, İzmir kozmopolit yapısı iti-
Atçılık Mecmuası, sayı: 156 İstanbul 7 Temmuz 1949 s. 3.
18 Rauf Beyru, a.g.e., s. 267.
19 Stamboul Gazetesi'den, 3 Mayıs 1881, aktaran Rauf Beyru, a.g.e., s. 267.
20 Stamboul Gazetesi’den, 7 Mayıs 1883, aktaran Rauf Beyru, a.g.e., s. 267.
21 Naci Gündem, Günler Boyunca, İzmir 1955, s. 200-201.
22 Eser Tutel, a.g.e., s. 61-62.
23 Edip Bilener, “Refik Evliyazade", Derbi Atçılık Mecmuası, sayı 178, 24 Mart 1950, s. 3. Nail Morali, Mütarekede İzmir Önceleri ve Sonraları, İstanbul 1972, s. 61.
24 “İzmir At Yarışlarının Tarihçesi”, İzmir Rehberi, 1934, s. 112.
25 Nimet Üyken," Sedat Evliyazade'nin Yarış Hatıraları", Derbi Atçılık Mecmuası, sayı,
14 Temmuz 1949, s. 3.
26 Eser Tutel, a.g.e., s. 61 - 62.
27 Sabahattin Kapani, “Türkiye de İlk At Koşu-ları', Yeni Asır, 22 Mart 1942.
28 Hizmet, 20 Nisan 1887.
29 Feyyaz Erpi, a.g.e., s. 36.
30 Hizmet, 27 Nisan 1889.
31 Hizmet, 2 Kasım 1889.
32 Hizmet, 19 Ağustos 1890.
33 Hizmet, 11 Teşrin-i sani 1890.
34 Hizmet, 14 Teşrin i sani 1890.
35 Hizmet, 11 Teşrin i sani 1890.
36 Hizmet, 10 Mart 1891.
37 Hizmet, 12 Mayıs 1891.
38 Hizmet, 7 Kasım 1891.
39 Hizmet, 13 Nisan 1892.
40 Zaman zaman güvenliğin sağlanması konu-sunda yaşanan sorunlar İstanbul’a kadar ulaşıyordu. Hükümetle olan yazışmalar bunun en güzel göstergesidir. Başbakanlık OsmanlI Arşivi, Yıldız Mütenevvi Maruzat Evrakı 201/109.
41 Hizmet, 16 Nisan 1892.
42 Raif Nezihi, İzmir Tarihi, İzmir 1926, s. 9 , Hizmet, 11 Nisan 1894.
nuyordu. Tepeköy-Torbalı yanşları yalnız yerli atlara mahsus olup müsabakayı kazananlara 5 liradan 15 liraya kadar ikramiyeler verili-yordu. Müsabakalar; Tecrübe, Tepeköy, Köylü, İzmir ve Teselli koşularından oluşuyordu. (Hizmet, 31 Mart 1894)
Torbalı-Tepeköy de düzenlenen yarışlar Büyük Çamlık denilen arazide yapılıyordu. Burası Padişah’a mahsus bir arazi idi. Koşulara ait el ilanlarında “ Çiftlikat-ı Hümayun Tepeköy At Koşuları" ibaresi dikkati çekiyordu. Naci Gündem, Günler Boyunca İzmir, İzmir 1955, s. 201.
43 OsmanlI Ziraat ve Ticareti, sayı: 4, 16 Nisan 1310, s. 5-6.
44 Hizmet, 29 Nisan 1894.
45 Hizmet, 4 Nisan 1894.
46 Hizmet, 23 Ekim 1894.
47 Hizmet, 29 Nisan 1894, Hizmet, 23 Ekim 1894.
48 Ahenk, 13 Mayıs 1895.
49 Ahenk, 3 Mayıs 1895.
50 Ahenk, 24 Nisan 1896.
51 Ahenk, 7 Mayıs 1898.
52 Ahenk, 22 Nisan 1895.
53 Rauf Beyru, a.g.e., s. 268.
54 Raif Nezihi, İzmir Tarihi, i.Kitap, İli. Kısım, 16. Forma, İzmir 1926, s. 10.
55 Ahenk, 29 Nisan 1895.
56 Ahenk, 18 Nisan 1895.
57 Ahenk, 8 Teşrin-i sani 1895.
58 Ahenk, 4 Nisan 1895.
59 Ahenk, 11 Nisan 1895.
60 Ahenk, 28 Haziran 1895. Bu habere göre at sahipleri kendi aralarında iddiaya girerek özel yarışlar tertipledikleri de ortaya çıkmıştır.
61 Sabahattin Kapani, "Türkiye de İlk At Koşuları', Yeni Asır, 22 Mart 1942.
62 Ahenk, 10 Nisan 1896.
63 Ahenk, 5 Kasım 1896.
64 Ahenk, 4 Ocak 1896.
65 Ahenk, 25 Teşrin-i evvel 1897.
66 Rauf Beyru, a.g.e., s. 268.
67 Ahenk, 7 Nisan 1314 (1898) Ahenk, 9 Nisan 1314 (1898).
68 Nail Morali, Mütareke Önceleri ve Sonraları İzmir, İstanbul 1976, s. 60.
69 Ahenk, 9 Teşrin-i sani 1899.

        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2012 | Tüm hakları saklıdır