|
|
|
|
Trabzon'u Anlatan Bir Seyahatnâme
|
|

Gabriel Bonvalot (1853-1933). Fotoğraf: Eugène
Pirou (1841-1909)
Dr. Mustafa Duman
Antik çağdan günümüze, Trabzon’u
gezenler, görenler eserlerinde bu kenti
anlatmışlardır. Örneğin, Ksenephon, M.Ö 400
yılında, Trabzon’u görmüş ve izlenimlerini
Anabasis adlı eserinde yazıya dökmüştür. (1)
Evliya Çelebi’den İsmail Habib Sevük’e kadar
birçok yazar ve gezgin eserlerinde Trabzon’a yer
vermişlerdir. Trabzonu anlatan seyahatnâmelerin
ilgili bölümleri Veysel Usta tarafından
Anabasis’ten Atatürk’e Seyahatnâmelerde Trabzon
adlı kitapta bir araya getirilmiştir. (2) Kudret
Emiroğlu da Trabzon’dan söz eden önemli
seyahatnamelerin künyelerini ve kısa
açıklamaları bir bibliyografya yazısında
okuyucuya sunmuştur. (3)
Gabriel Bonvalot
(1953-1933) adlı Fransız gezgini, çeşitli
tarihlerde, Kafkasları, Ortaasya’yı, Tibet,
Afganistan ve Hindistan’ı dolaşmış, bitki,
hayvan ve taş örnekleri toplamıştır. Bonvalot,
gezdiği yerleri se- yahatnâmelerinde
anlatmıştır. Seyahatnâmelerinden biri Eski Yurt
adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Bonvalot, bu
seyahatnamesinde, Ortaasya Türklerinin günlük
yaşam ve kültürlerinden söz etmiştir. (4)
Gabriel Bonvalot’un diğer seyahatnameleri henüz
Türkçeye çevrilmemiştir. Gabriel Bonvalot,
1889 yılında, Paris’te yayımlanmış olan Du
Caucase Aux Indes a Travers Le Pamir adlı
seyahatnâmesinde, ilk bölümde, Anadolu’dan da
söz etmiştir. Gezgin, Marsilya’dan kalkan ve
Batum’a kadar giden "Paquet Kardeşler Kumpanyası
”na ait bir gemiyle yola çıkmıştır. Geminin
kaptanının adı Boschell’dir. Gemi İstanbul’a
vardıktan sonra, Boğaz’ı geçip Karadeniz’e
açılmış ve çeşitli limanlara uğrayarak Trabzon
‘a gelmiş, açıkta demir atmıştır. Bonvalot’un
yanında, arkadaşları ve herhalde kitaptaki
gravürleri çizen Albert Pépin de vardı.
Gabriel Bonvalot, Trabzon’a gelince karaya
çıkmış ve kentte kısa bir gezinti yapmıştır.
Bonvalot, kentin genel görünüşünü, kent ve halk
halkındaki izlenimlerini ve çarşıda karşılaştığı
bir Türk ustayla yaptığı konuşmalan
seyahatnâmesinde anlatmıştır. Trabzon’un yüz
yirmi yıl önceki durumunu kısaca gözler önüne
sermiştir. Seyahatnâmenin ilgili bölümünden
birkaç pasaj aktaralım: (... )Ertesi gün,
güzel bir havada Trabzon ’a varıyoruz. Güneş
parlıyor, Rum Kilisesi ’nin çanları, neşeli bir
şekilde çalıyordu. Herkül yapılı hamallar hemen
yanımıza geldiler. Eşyalarımızı alıp götürdüler.
İri yarı adamlardı. Burada, bütün ağır işleri
Türkler yapıyordu. Sokaklar bakımlıydı. Sahilde,
yerli kahvehanelerin bulunduğu cadde şehrin en
güzel caddesiydı. Dükkânlarda çok güzel kumaşlar
vardı. Burası Fransa ’daki Aragon ’a benziyordu.
Derenin iki yanında kiremit kaplı evler vardı.
Bir yol sahilden tepeye doğru uzanıyordu. Sol
tarafta ise surlar bulunmaktaydı. Limandan
çıktıktan sonra yukarıya doğru bir yolla
çıkılır. Bu yol, Trabzon 'un kervan yolunun
başlangıcı olan yere varır. Bu büyük kervan yolu
Tahran ’a kadar ulaşır. Bu şehirde, vücutlarına
yapışık, dar, siyah renkli dar elbiseler giyen
adamlara rastlıyoruz. Onların yünden siyah
başlıkları vardı. Enerjik insanlardı. Bize bu
adamların Kiirtler olduğu söylendi. (...)
Çarşıda uğradığımız kasa ustası, bize, Türk
misafirperverliğinin örneği olarak küçük
fincanlarda kahve ikram etti. Bu ziyaretten
memnun olduk ve tekrar deniz kenarına döndük. Bu
insanların yanından çok iyi izlenimlerle
ayrıldık. Onlar, girişimci, zevk sahibi
insanlardı. Ancak büyük bir servet yapacak
ortamı bulamamışlardı. Geldiğimiz gemiyle,
Marsilya 'dan gelen sayısız şeker çuvalları,
kahve çuvalları ve Lyon 'dan gelen balmumu,
Paris 'ten gelen çiviler ve İstanbul 'dan alınan
güzel İngiliz kumaş- ları getirilmiş ve
limanda indirilmişti. Bu yükler, bir atın
sırtında taşınacak büyüklükte demir kenetli
balyalar halinde naklediliyordu. Gece
olduğunda, bir amfiteatrı andıran şehirde, ön
mahallelerde petrol lambaları yakılmıştı. Arka
mahalleler karanlıktı. Limanda gemilere yol
gösteren bir deniz feneri yanıp sönüyordu. 8
Mart sabahı (1888) biz, gemiyle Ba- tum 'a doğru
yola çıktığımızda şehir sis içindeydi. (5)
Yukanda anlatılanlarda, bir düzeltme yapmak
gerekir. Gezginin anlattığı, siyah renkli dar
elbiseler ve yün başlıklar giyen adamlar
“Kürtler” değil, Trabzon’da yaşayan erkekler ki
bunlar da Türkler, Lazlar, Gürcüler, Rumlar vd.
idi. Aralarında belki Kürtler de vardı ama
bunların sayısı çok azdı. On dokuzuncu yüzyılda
ve yirminci yüzyılın başlarında, özellikle Doğu
Karadeniz yöresinde yaşayan erkeklerin
kıyafetleri anlatıldığı gibiydi. Günümüzde de bu
yörenin halk oyunları ekiplerindeki erkekler,
oyun sırasında benzer kıyafetleri
giyinmektedirler. Hamamizade İhsan, bu
kıyafetlerin Kafkasya kökenli olduğunu
bildirmektedir. Hamamizade İhsan’ın anlattığına
göre, adı geçen siyah ve dar elbiseler, “zıpka”
denilen dar pantolonlar, “kukula” denilen siyah
başlıklar, tarihte “93 Harbi” olarak
adlandırılan "1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ”ndan
sonra, Doğu Karadeniz Bölgesi’ne gelip yerleşen
Kafkas halkları tarafından getirilmiştir. (6)
Trabzon konusunda kalem oynatanların, gördüğüm
kadarıyla, yararlanmadıkları Du Caucase Aux
Indes a Travers Le Pamir adlı seyahatnâmenin
Trabzon bölümünde üç gravür vardır. Gravürler
Albert Pépin tarafından yapılmıştır. Belgesel
değerleri inkâr edilemez. Örneğin, ilk gravürde
Trabzon’un Güzelhisar Burnu gösterilmiştir. “Cap
de Tre- bizonde” adlı bu gravür’de liman önüne
demir atmış bir yel- kenli-buharlı gemi ve
yanında yelkenli küçük tekneler görülmektedir.
Güzelhisar üzerinde de deniz feneri ve Üçün-
cüoğlu Ahmet Paşa’nın konağı yer almıştır. (7)
Seyahatnâmedeki ikinci gravür’de, Trabzon
caddelerinde büyük bir fıçıyı taşıyan sırık
hamalları görülmektedir. Fıçının şarap fıçısı
olduğu anlaşılmaktadır. Trabzon’da, Or-
taçağ’dan, yirminci yüzyılın başına kadar,
üzümcülük ve şarapçılık yapıldığına dair
bilgiler eski kaynaklardan izlenebilir. Örneğin,
Anthony Bryer’in de yazdığı gibi, Maçka’da,
bugün fındık bahçelerinin görüldüğü tarlaların
birçoğunda eskiden, en azından 13-16. yüzyıllar
arasında üzüm bağları vardı ve bu üzümlerden
şarap üretiliyordu. O yıllarda, Maçka’da zeytin
ağacı yetiştiriliyor ve zeytinyağı da
üretiliyordu. (8) Mustafa Kemal Sayıl da
anılarında, Trabzon Lisesi futbol takımının
unutulmaz kalecisi Dr. Krino
Kafato’nun amcası Mimiko Kafato’nun 1960’lı
yıllara kadar Trabzon’da şarap üretip sattığını
yazmaktadır. (9) Seyahatnâmede yer alan üçüncü
gravürde ise Trabzon’un batısındaki surlar
görülmektedir. Bu surlar çok eskiden, kenti
korumak için yapılmış yüksek surlardı. Tarım
alanları surların dışındaydı. Bu yüksek surlar
sayesinde Trabzon eski ve Ortaçağlarda düşman
hücumlarından korunmuştu. Gabriel Bonvalot,
seyahatnâmesinde, Batum’a geçerken uğradığı ve
kısa bir süre kaldığı Trabzon’un o günlerdeki
durumu hakkında yararlı bilgiler vermiştir.
Bonvalot’un seyahatnâmesinin, Türkiye’den söz
eden bölümlerinin, önemli bir kısmının Türkçeye
çevirisini yayımlayarak ilgili okuyucunun
dikkatine sunmak istedik. Kitaptan bu sayfalara
aktardığımız iki gravür de ilk kez bir Türkçe
kaynakta yer almış oluyor.

La Terre illustrée,
n° 19, 14 March 1891 tarihli kapağında Fransız
kaşif Gabriel Bonvalot Orta Asya gezilerinden
birinde tasvir ediliyor.
Dipnotlar 1. Ksenephon,
Anabasis. (Çev. Hayrullah Örs), Milli Eğitim
Bakanlığı Yayım, İstanbul, 1944, s. 194-212.
2. Veysel Usta ( ! Iazl. I, Anabasis \ten
Atatürk 'e Seyahatnamelerde Trab zon,
Serander Yayınlan, Trabzon, Haziran 1999. 3.
Bkz: Kudret Emiroğlu, “Trabzon Seyahatnâmeleri
Bibliyografyası”, Trabzon Kültür-Sanat
Yıllığı 88-89, (Hazl. (İ. Gündağ Kayaoğlu- Dr.
Mustafa Duman- M. Savaş Şatıroğlu), Trabzonlular
Kültür ve Yardımlaşma Demeği Yayını, İstanbul,
1989, s. 189-223. 4. Gabriel Bonvalot, Eski
Yurt, (Çev: M. Reşat Üzmen), Tercüman 1001
Temel Eser, İstanbul 283 s. Diğer baskı: Elips
Kitabevi, Ankara, 2005, 231 s. 5. Gabriel
Bonvalot, Du Caucase Aux Indes a Travers Le
Pamir, Ouv rage Orne de 250 Dessins et
Croquis par Albert Pépin avec une Carte
Itinéraire du Voyage. Librairie Pion, Paris,
1889, s. 13-15. (Seyahatnâmenin ilgili
sayfalarını Fransızcadan Türkçeye çeviren Sayın
Erol Üyepazarcı’ya teşekkür ediyorum.) 6. Dr.
Mustafa Duman, Trabzon Halk Kültürü, Heyamola
Yayınlan, İs tanbul, Haziran 2011, s. 119.
7. Bu yerler konusunda daha fazla bilgi için
bkz: Dr. Mustafa Duman, “Seyahatnâmelerde
Ganita”, Ganita Kitabı, (Hazl. Ali Mustafa),
Kıyı Yayınlan, Trabzon, Ağustos 2011, s. 23-29.
8. Anthony Bryer, “Late Byzantine Rural Society
in Matzouka”, Con tinuity and Change in Late
Byzantine and Early Otoman Society, Papers given
at a Symposium at Dumbarton Oaks in May 1982,
(Edited by Anthony Bryer and Heath Lowry),
U.S.A, 1986, s. 60. 9. Mehmet Akif Bal,
(Hazl.), Trabzon 'a Işık Tutan Anılar
(1900-1950) Mustafa Kemal Sayıl 'ın Anılarında
Trabzon, Trabzon Kitaplığı, İs-tanbul, 2011, s.
249.
Kaynak: Kıyı Dergisi, /
Ocak-Şubat 2012
|
|
|
| |