|
SİNOP

Folklor ve Mitoloji
Sözlüğü, yaklaşık yirmi bin maddelik
içeriğiyle Türk literatüründe kendi alanının en
kapsamlı çalışmasıdır. Ansiklopedik formattaki
bu sözlükte kayıp ya da süregelen tüm
uygarlıkların folklorik ya da mitolojik öğeleri,
paranormal öğeler, modern kültürel kahramanlar,
şehir efsaneleri, doğaüstü olaylar, simya, büyü,
dinî fenomenler ve yerel kültürlere özgü
semboller mitolojiyi ilgilendiren yanlarıyla
maddeleştirilmiştir. Çalışma, bugüne dek sıkça
işlenen Yunan, Roma, Kelt ve Anglo-Sakson inanç
dünyasını eksiksiz ele almasının yanı sıra Asya,
Afrika, Amerika ve Okyanusya’nın yerel
halklarının az bilinen kültür ve inanç
öğelerini; tek ve çok tanrılı dinlerin uygulama,
biçim ve sembollerini; Karagöz, Köroğlu, Dede
Korkut ve Kral Arthur gibi efsanevi
karakterlerin arka plan ve yardımcı unsurlarını
ustalıkla tanımlayarak amatör mitoloji
tutkunlarından akademisyen yazarlara dek tüm
araştırmacıların başvuru kaynağı olmayı
amaçlamaktadır.
Folklor ve Mitoloji Sözlüğü
Dost Siteler

lahana önemli linkler türkçe siteler dizini
Karalahana'yı
beğendiniz mi?
| |
|
|
|
| |
|
|

Karadeniz’in ‘Efes’i Çaycuma'da ki Antik Teion Kenti
gün ışığına çıkacak
ZONGULDAK - Zonguldak'ın
Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesindeki Antik
Teion Kenti'nde, Ağustos ayında kazılara ve
arkeolojik su dalışlarına başlanacak. Kazılarda, MÖ
7. yüzyılda kurulan antik kentin mimari yapısının
ortaya çıkarılması hedefleniyor
Trakya
Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sümer
Atasoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
başkanlığındaki kazı ekibinin geçen yıl sondaj
çalışması gerçekleştirdiğini, asıl kazının da 30
kişilik bilimsel ekip ve 20 işçiyle bu yılın ağustos
ayında başlayacağını söyledi. Roma dönemine ait
toprak üstü kalıntılardan, liman surları, su kemeri,
tiyatro, savunma kulesi ile antik liman ve
mendireğin planlarının çıkarıldığına dikkati çeken
Atasoy, şöyle konuştu: ''Burayı, Ege Bölgesi'ndeki
Miletos kentinden gelenler kurmuştur. Persler,
Romalılar, Cenovalılar ve Osmanlılara kadar çok
sayıda dönemde bölge yerleşim merkezi olmuş. Antik
kentte orman ürünlerinin yanı sıra avlanan
palamutlar satılarak ticaret gerçekleştirilmiş.
Türkiye'de Karadeniz sahillerinde ilk defa yapılan
kazılar, bölgenin önemli ticaret kenti olduğunu
gösteriyor. Burada hiç bilmediğimiz sahil surlarını
ortaya çıkardık. Ayrıca, 2 bin kişilik Roma
tiyatrosunda heykellere ait mermer ve bronz parçalar
bulduk. Karadeniz sahillerimizde ilk defa bir antik
kent kazılarak, kalıntılar ortaya çıkarılacaktır. Ön
hazırlık için 25 Temmuz'da ekip gelerek, kazı
alanında temizlik gerçekleştirecek. 1 Ağustos'tan
itibaren de Avustralya'dan ve ülkemizdeki değişik
üniversitelerden uzmanların yanı sıra öğrencilerin
oluşturduğu ekip çalışmalara başlayacak. Kentteki
kale çevresinde kazı yaparak ilk yerleşimin izlerini
arayacağız.''
Atasoy, beldedeki tuğla
fabrikasının arazisi içinde 18 metre uzunluğunda
halk arasında yer altı şehri diye adlandırılan
altyapı olduğunu belirterek, ''Buranın büyük bir
saraya ait olduğunu tahmin ediyoruz. Bölgede de kazı
yapacağız. Ortaya çıkarılan yapıyı da restore ederek
hemen turizme kazandıracağız'' dedi.

KARADENİZ'DE BENZERİ YOK
Karadeniz'de, Kastamonu,
Sinop, Samsun, Ordu ve Trabzon'da da eski yerleşim
alanlarının izlerinin kaybolduğuna işaret eden
Atasoy, şunları kaydetti: ''Filyos'daki antik kent
bu açıdan bozulmamış tek yer konumundadır. Bölgede
kamulaştırma çalışmaları başladı. Ancak, arazilerin
çoğu kişilerin mülkiyetinde. Bundan dolayı da
vatandaşlar izin verdiği ölçüde kazıları
yapabileceğiz. Kentteki antik tiyatroyu tamamen
ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz. 1887-1930'lu yıllarda
bir Alman ve Fransız seyyah (gezgin) bölgeye gelmiş.
Hazırladıkları kitapta buralardaki kalıntılardan
bahsediyorlar. Fakat, söz konusu yapı kalıntıları şu
an ortada yok. Onların izini de arayacağız. Ortadan
kaybolmuş yazıtların da peşindeyiz. Çanak çömlek
parçaları, dönem hakkında çok önemli bilgiler
veriyor. Çok hassas şekilde kazıları
gerçekleştireceğiz. Antik kentle ilgili MÖ 7.
yüzyılla, eserlerin bulunduğu MÖ 4. yüzyıl
arasındaki 300 yıllık süreç hakkında herhangi
bulgumuz yok. Çıkacak eserlerle dönemi aydınlatmaya
da çalışacağız.''
Atasoy, 2 su
arkeoloğunun da dalışlarda bulunacağını belirterek,
''Ortaya çok hoş bir kent çıkacak. Eserleri anında
turizme kazandıracağız. Hemen broşür çıkartmayı
amaçlıyoruz. Bilgi panoları da yapıp, kentin
haritalarını çizeceğiz. Turistler de burası hakkında
fikir sahibi olacaklardır'' diye konuştu.
ÇAYCUMA VE TEİON TARİHİ HAKKINDA BİLGİ
Batı Karadeniz Bölgesi’nde,
Zonguldak İline bağlı bir ilçe olan Çaycuma,
batısında Zonguldak, doğusunda Bartın, kuzeyinde
Karadeniz, güneyinde Devrek ile çevrilidir. İlçe
toprakları Filyos Çayının oluşturduğu vadi üzerinde
kurulmuş olup, ilçenin batısı Batı Karadeniz
Dağlarının fazla yüksek olmayan tepeleri ile
engebelenmiştir. Bunun dışında ilçedeki diğer önemli
yükseltiler; Balat Dağı ve silsilesinde bulunan
Göldağı (600 m.), Veli Baba Tepesi, Düz Dağ, Hasan
Dağı, Yoncalı Dağ’dır.
İlçe topraklarını
sulayan Filyos Çayı’nın çevresinde irili ufaklı
düzlükler bulunmaktadır. Bunların en önemlileri
Hisarönü-Gökçebey arasındaki Çaycuma düzlüğüdür.
Bunun dışında derelerin yardığı alanlarda küçük
vadiler bulunur. Çaycuma-Beycuma arasındaki Çaycuma
Vadisi bunların başında gelmektedir.
İlçe
topraklarını sulayan Filyos Çayı güneyden kuzeye
doğru akarak Karadeniz’e dökülür. Filyos Çayı
Çaycuma’nın içerisinde genişleyerek Karadeniz’e
döküldüğü kesimde Filyos Düzünü oluşturur. Bu
ovaların alüvyonlu toprakları aynı zamanda ilin
verimli tarım alanlarıdır. Yüzölçümü 490 km2 olup,
2000 Yılı Genel sayım sonuçlarına göre; toplam
nüfusu 100.685’tir.
İlçede Karadeniz iklimi
hüküm sürmekte olup, yazları fazla sıcak değildir,
kış ayları ise ılık ve yağışlıdır. Yıllık ortalama
yağış miktarı 1250-1500 kg/m2’dir.Yağışlar
genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde
görülür.
İlçenin ekonomisi tarım ve
hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal
ürünlerin başında; mısır, sebze ve meyvedir.
Hayvancılıkta manda yetiştiriciliği önemli olup,
buna bağlı olarak süt ve süt ürünleri
üretilmektedir. Çaycuma’nın süt ve süt ürünleri
kalitesi yüksek olup, her yıl Geleneksel Çaycuma
Yoğurt festivali düzenlenmektedir.
İlçede
sanayi kuruluşu olarak, Sümerbank Filyos Ateş
Tuğlası Fabrikası yanı sıra Saltukova, Perşembe,
Karapınar beldelerinde de önemli sanayi kuruluşları
bulunmaktadır.
MÖVIII.yüzyılın ortalarında
bugünkü Çaycuma’nın bulunduğu yerde, Teion ismi ile
bir Miletos kolonisi kurulmuştur. Bu koloni
Karadeniz’in kuzeyinden getirilen malların
boşaltıldığı önemli bir liman kenti idi. Büyük
İskender’in Anadolu seferinden sonra Prenses
Amastris, Sesamos (Amasra) merkez olmak üzere
çevredeki kentleri birleştirerek Amastris kentini
kurmuştu. Roma ve Bizans döneminde Teion isimli bu
yerleşim ticaret yollarını birleştiren önemli bir
merkez olmuştur.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071)
sonra önemini yitirmiş ve küçük bir kale olarak
kalmıştır. Bu kente ait mimari parçalar ve küçük
buluntular günümüze gelmiştir. Yörede Anadolu
Selçuklularının egemenliğinin yıkılmasından ve
Timur’un egemenliğinden sonra Candaroğulları hakim
olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in Candaroğullarını
ortadan kaldırmasından sonra Zonguldak ve yöresi ile
birlikte Çaycuma da Osmanlı topraklarına
katılmıştır.
XIX.yüzyılda Kastamonu Vilayeti
Çarşamba (Devrek) kazasına, 1873’te Bartın’a,
1902’de Çarşamba Nahiyesi olarak Zonguldak’a
bağlandığı salnamelerden ve yazılı kaynaklardan
anlaşılmaktadır. Osmanlı döneminde önemli bir
yerleşim yeri olmayan Çaycuma Cumhuriyet döneminde
de bu durumunu sürdürmüştür. Çay Cami ismi ile
tanınan bu yerleşim Devrek’e bağlı bir bucak merkezi
iken 1944 yılında ismi Çaycuma olarak değiştirilerek
ilçe konumuna getirilmiştir.
İlçede günümüze
gelebilen tarihi eserler arasında Teios (Filyos)
Antik Kenti kalıntıları,Taş Köprü ve Filyos Kalesi
bulunmaktadır.
|
|
| |