Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

 

 

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

 

Türk Halk Oyunları




trabzon's ışık tutan anılar mehmet akif bal

Trabzon'a Işık Tutan Anılar ve Trabzonlu simalar Kitapları


Mehmet Akif Bal

Bedri Rahmi, bir defasında Trabzonlu bir fotoğraf sanatçısına “Uşuğum, Trabzon bir sevdadır, Sevdanın da delisi” diyor. Gerçekten, Trabzon böyle. Trabzon’a yönelik tüm çalışmalarımın özü de, bu yaklaşıma dayalı. Bundan hareketle hazırladığım; “Trabzon Şiir Antolojisi”, “Trabzon Kronolojisi” ve “Trabzon Hatıraları” adlı çalışmalarımdan sonra Trabzon üzerine son kitabım, “Osmanlıdan Günümüze Trabzonlu Simalar ve Aileler” adıyla çıktı. Üç baskı yapan bu çalışma (İlk baskısı İstanbul 2005, ikinci baskısı İstanbul 2007), her defasında bir öncekine oranla bir kat daha arttı ve nihayet elinizdeki hale gelebildi.

Elinizdeki kitap, bir biyografi ve monografi çalışmasıdır. Bununla birlikte;
“Biyografi nedir?”,
“Neden biyografi yazılır?”,
“Biyografilerin kültür hayatımıza katkıları nelerdir?”,
“Trabzonlunun biyografisini yazmak kültür hayatına ne katkı sağlar?” gibi başlıklara dikkat edilerek incelendiğinde, elinizdeki kitaba neden ihtiyaç duyulduğu daha net olarak ortaya çıkar.

Biyografiler, toplumsal ve yazılı kültürümüzün önemli kilometre taşlarıdır. Biyografilerin, kültür hayatımız için ne kadar önem taşıyan metinler olduğunu, bir araştırmacının şu ifadeleriyle daha iyi anlamak mümkündür:

“Biyografi, ‘bios’ (canlılık, hayat) ve ‘graphe’ (yazı, şekil) kelimelerinden de belli olacağı üzere, bir yaşam öyküsünü anlatan yazılara verilen addır. Biyografinin Osmanlı Türkçesinde oldukça verimli bir karşılığı vardır: Tercüme-i hal. Bu da yaşlanan bir ömrün, kişiye özgü bir halin, başkalarına kapalı olan bir yaşantının ifşası ve anlaşılır bir dille ifadesi anlamına gelir. Bu karşılık, biyografinin tam olarak başkasını anlamaya yönelik bir çaba olduğunu gösterir. Tercüme-i hal, bize her zaman başkasına açık olmayan, kişiye özgülüğü ile ancak tek bir kişide karşılık bulabilen kapalı bir dünyayı açma görevi verir. Bu nedenle biyografi, bireyi yalnız ne yapıp ne ettiği ile, nerede doğup, nerede öldüğü ile, nerede yaşayıp nerede çalıştığı ile, kısaca bütün insanlarda görülen ortak yaşantı özellikleri ile değil, aynı zamanda kendine özgü ‘hal’i ve ‘karakteri’ ile, kendi sesi, kendi nefesi, kendi dili, kendi mantığı ile veren ve bunu ‘kabaca’ değil, ‘etraflıca’ yapan bir çalışmadır.

Biyografi, bir yaşamın tamamını veya bir kısmını anlama girişimidir. Biyografinin bilgi değeri, sanat değeri, varoluş değeri, ahlak değeri ve eğitim değeri gibi pek çok değeri vardır. Biyografi, beni ötekine götürür. Onu anladıkça kendimi anlarım, ona ulaştıkça kendime yaklaşırım. Başkalarının başarılarını, sevinçlerini, umutlarını okumak ve yazmak bir birey olarak beni sevindirir, güçlendirir, umutlandırır.

Başkalarının yaşam deneyimlerinin çeşitli yollardan bir bilgi olarak bana ulaşması, beni yaşam karşısında daha güçlü ve daha dirençli kılar. İnsan deneyimlerini başkalarına aktaran bir çalışmadır biyografi. O, insana insandan haber verir.” (Vefa Taşdelen, “Biyografi: Ötekine Yolculuk”, s. 8, 9, 15).

Elinizdeki kitabın hedefi de, öncelikle insandan hareketle kültürü ortaya çıkarma ve geliştirmedir. Çünkü insan, kültürün bir ürünüdür ve aynı zamanda kültürün devamlılığını sağlayacak ve gelişimini gerçekleştirecek ana unsurdur. Kültürlerin yetiştirdiği bireyler, aynı zamanda o kültürün yansımasıdır da. Bu sebeple biyografiler, bir yandan da toplumsal ve kültürel yapının geldiği noktayı ortaya koyar. Yoksa, bazılarının anla(yama)dığı gibi, bir kişinin biyografisini yazmak onun reklamını yapmak veya kişiyi cilalamak değildir. Biyografilere bu açıdan bakmak sıkıntılı bir algılama olduğu gibi, biyografilere kültürel gereklilik noktasından bakmak ise ciddi bir algılamadır.


Diğer yandan biyografiler, yerel tarih araştırmaları için çok ciddi başvuru metinleridir. Trabzon, insan yapısı ve tarih boyunca yetiştirdiği çok sayıdaki etkin simalarla, biyografik çalışmalara ciddi kaynak oluşturacak bir kültür potansiyeline sahiptir. Trabzonlu biyografileriyle yerel tarih çalışmalarına katkı yanında, bir yandan da bu biyografilerin ülke kültürü için taşıdığı önem ortaya çıkmaktadır. Tüm bunların yanında biyografiler, özellikle gençler için bir motivasyon kaynağı oluşturma ve başarılarına dolaylı da olsa katkı sağlama amacı taşımaktadır. Bu anlamıyla elinizdeki kitabın, toplumsal eğitime katkı amacında olduğunu söyleyebilirim. Biyografiler yanında verdiğim aile tarihçeleri ise, Trabzonlu aileler konusunda yapılmış ilk çalışmadır. Ailelere yer verirken; öncelikle aileler hakkında yazılı bilgi bulabilmeye ve bununla birlikte ailelerin Trabzon’da veya Trabzon dışında kültürel, toplumsal ve ticari hayatta etkin yer tutmalarına dikkat ettim. Bu noktada, aileleriyle ilgili dokümanları oluşturanların, aile bilgilerini derleyenlerin ve soyağaçları çıkaranların çalışmalarının büyük faydalar sağladığından da bahsetmeliyim. Fakat, ailelerle ilgili elde ettiğim bazı bilgilerin öznellik taşıyabileceğini de düşünmekteyim. Buna dikkat etmekle birlikte çalışmada önemli olan esas nokta, Trabzonlu köklü ailelerin ilk defa bu çalışmayla derli toplu bir halde verilmesidir. Bu konuda yapılacak daha teferruatlı çalışmalara bir ön adım olabilirsem bu benim için yeterli bir sebep olacaktır.

Çalışmam, Trabzonlu merhum eğitimci yazar Ömer Akbulut’un ve Trabzonlu edebiyatçı merhum Hamamizade İhsan Bey’in Trabzonlularla ilgili çalışmalarından sonra yapılmış ve yayınlanmış, biyografilerden oluşan ilk geniş çalışmadır. Ama, Ömer Akbulut’un ve Hamamizade İhsan Bey’in çalışmalarının bu sahada yapılmış duayen çalışmalar olduğunu ve kitabımı oluştururken bu eserlerden çok faydalandığımı söylemeliyim. Bununla birlikte elinizdeki kitap, konuyla ilgili yapılmış en mükemmel ve olaya son noktayı koymuş çalışma olma iddiasında değildir. Şahsen çalışmamı, önemsemekle birlikte, pek çok eksiği barındırabileceği noktasından bakarak ta değerlendiriyorum. Fakat, daha evvel haklarında derli toplu ya da yazılı hiçbir bir bilgi olmayan çok sayıda şahsiyetin biyografilerine ve fotoğraflarına ilk defa çalışmamda yer vermemin Trabzon kültür hayatına katkı anlamında önem taşıyacağını da düşünüyorum.

Araştırmalarım süresince önemli sayıda kaynaktan faydalandım ve kitapla ilgili malzemeyi toplarken iki yoldan hareket ettim. Yazılı kaynaklardan biyografik bilgileri derlemeye çalışırken, hakkında yazılı bilgi olmayan çok sayıda isme de doğrudan ulaştım. Kimiyle yüzyüze görüştüm, kiminden ise yazışmalar yoluyla bilgi aldım. Kendilerinden bilgi alarak yazdığım biyografilere kaynakça olarak biyografi sahibini gösterdim. Fakat, bazı isimlerin biyografilerine diğer yazılı ve sözlü kaynaklardan derlediğim küçük bilgiler de ekledim. Hayatta olmayan isimlerin pek çoğunun bilgilerini ise yakınlarından edindim. Bazı isimlerin doğum ölüm tarihleri için muhtelif mezarlıkları ziyaret ettim. Ancak, en fazla bilgiyi, kitap şeklindeki yazılı kaynaklardan elde ettim. Bunların arasında yer alan bazı kaynaklardan ise, hem biyografi zenginliği hem de nitelikli biyografiler anlamında ciddi şekilde faydalandığımı belirtmeliyim. Bu açıdan; Murat Yüksel’in “Trabzon Şairleri”, Ömer Akbulut’un “Trabzon Meşhurları Bibliyografyası” ile “Trabzon Şairleri”, Murat Uraz’ın “Türk Edip ve Şairleri” ve “Kadın Şair ve Muharrirlerimiz”i, Sadık Albayrak’ın “Son Devir İslam Uleması”, Osman Nebioğlu’nun “Türkiye’de Kim Kimdir”i, Mehmet Zeki’nin, “Türkiye Teracimi Ahval Ansiklopedisi”, Mehmed Süreyya’nın “Sicill-i Osmani”si, Mahmut Kemal İnal’ın “Son Asır Türk Şairleri” ile “Son Hattatlar”ı, Hamamizade İhsan’ın “Hamsiname”si, İhsan Işık’ın “Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi”, İbrahim Alaattin Gövsa’nın “Türk Meşhurları Ansiklopedisi” ile “Meşhur Adamlar Ansiklopedisi”, Dr. Mustafa Duman’ın “Kemençemin Telleri” ile “Trabzon Halk Şairleri”, Ali Çankaya’nın “Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler” ile “Yeni Mülkiye Tarihi”, Müfit Semih Baylan’ın “Trabzonlu Müzisyenler ve Musikimizde İz Bırakanlar”ı, Işık Atakan’ın “Geçmişten Günümüze Trabzon’da Musiki”si, Haşim Albayrak’ın “Oflu Hoca Kavramını Oluşturan Din Adamları”, Hikmet Aksoy’un “Trabzon Basını (Gazeteler-Gazeteciler)”, Mehmet Bilgin ile Ömer Yıldırım’ın “Sürmene”sinden, Hasan Kalyoncu’nun “Tonya”sından, Sebahattin Karaca’nın “Ağasar-Şalpazarı”ndan, Necat Uzun’un “Akçaköy Tarihi”nden, Enver Uzun’un “Trabzon’da Sinema Kültürü”nden, “Her Yönüyle Araklı”dan (Komisyon), Haydar Gedikoğlu’nun “Akçaabat Merkez İlköğretim Okulu” ile “Akçaabat (A. Bölükbaşı ile)” adlı çalışmalarından çok kıymetli bilgiler elde ettim. Şahısların hazırladığı biyografik içerikli çalışmalar yanında, resmi ve özel kurumlarca hazırlanan; “Diyanet İşleri Başkanlığı Biyografik Teşkilat Albümü 1924-1989”, “Günümüz Türkiyesinde Kim Kimdir 1987-88”, “Türk Parlamento Tarihi”, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Albümü 1920-1991”, “Karadeniz Yazarlar Birliği Albümü”, “Türk Basınında Kim Kimdir”, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Albümü”, “Türk İstiklal Harbi’ne Katılan Alay ve Tugay Komutanlarının Biyografileri”, “Birinci Dünya Savaşı’na Katılan Alay ve Daha Üst Kademedeki Komutanların Biyografileri”, “Balkan Harbi’ne Katılan Komutanların Bibliyografyası”, “Türk Harp Tarihi Derslerinde Adı Geçen Komutanlar”, “Sürmene Köprübaşı Rehberi” gibi Trabzonla ilgili önemli biyografileri barındıran kitaplardan da geniş ölçüde istifade ettim. Kitaplar yanında, “Diyanet İslam Ansiklopedisi”nin, “Türk Ansiklopedisi”nin, “Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi”nin, “Türk Meşhurları Ansiklopedisi”nin ve “Yurt Ansiklopedisi”nin Trabzonlulardan bahseden çok kıymetli maddelerinden ve KTÜ eski öğretim görevlisi Uğur Yenidoğan’ın öğrencilerine yaptırdığı Trabzon basın mensuplarına dair biyografik seminer çalışmalarından nitelikli bilgiler aldım. Kitaplar yanında başta; Trabzon Valiliği’nce bir dönem çıkarılan “Trabzon 61 Gazetesi”, Trabzonspor Kulübü’nce 1990’lı yıllardan önce çıkarılan “Trabzonspor Dergisi”, yine özellikle 2003-2006 yılları arasında çıkarılan “Trabzonspor Dergisi”, halen çıkarılan “Trabzon Dergisi” ve Trabzon’da yayınını sürdüren“Kıyı Dergisi”nden çok sayıda ve nitelikli biyografiye ulaşma imkanı buldum. Basın taramalarım sırasında özellikle; Taka Gazetesi, Kuzey Ekspres Gazetesi, Karadeniz Gazetesi gibi Trabzon yerel basını yanında; Hürriyet, Sabah, Zaman gibi ulusal basın organlarından da çok önemli biyografiler elde ettim. Özellikle, Taka ve Kuzey Ekspres gazeteleri muhabirlerinin yapmış oldukları ropörtajlar, çalışmam için çok faydalı oldu. Yine, Mahmut Hayri Üstün’ün Yeni Pulathane Gazetesi’nde tefrika ettiği biyografi ve monografilerde ciddi bilgilere rastladım. Kitaplar, gazeteler ve makaleler yanında; özellikle www.kimkimdir.com, www.biyografi.net ve http://gazetearsivi.milliyet.com.tr adlı internet sitelerinden de ciddi biyografilere ve bilgilere ulaştım.

Kitaptaki biyografileri seçerken birtakım kriterlere göre davrandım ve her kategorideki nitelikli Trabzonlu isimlerin biyografilerine yer vermeye çalıştım. Bununla birlikte; herhangi bir fikri öne çıkarmadan, siyasi görüş farklılıklarının ayrımcılık oluşturmasına müsaade etmeden, cinsiyet ayrımı yapmadan, basit ilçe ve köy dayanışmacılığına girişmeden, nitelikli gördüğüm tüm Trabzonluların biyografilerine ulaşma ve yer verme gayreti içinde oldum. Ayrıca, kendilerine veya bilgilerine ulaşamadığım çok sayıdaki ismi kitabın sonundaki listede belirttim. Buna rağmen, haberdar olamadığım pek çok önemli ismin de bulunduğunu da tahmin etmekteyim. Tüm bu çabaları gösterirken, gündelik hayatımızda sık sık dillendirdiğimiz “gelecek kuşaklara bir şeyler bırakmak” ifadesinin, gelecek kuşaklara yazılı bilgi bırakma anlamında ne kadar yüzeysellikler barındırdığını da biyografi isterken bizzat gördüm. Biyografileri hazırlarken, atasını, dedesini hatta bir kuşak öncesini bilmeyen insanlara rastlamak, geçmişi hakkında bilgi alınacak yazılı kaynakları, belgeleri değerlerini bilmeden yok edenleri ve bunları ehil olmayan ellere verenleri görmek, geçmişi hakkında bilgi sahibi olmayı umursamayanlara şahit olmak, ellerinde kıymete haiz belgeler olduğu halde bunların değerini ve içeriğini bilemeyen fakat sebebi anlaşılamayacak şekilde bu belgeleri samimi araştırmacılarla paylaşmamaya çalışanları görmek, daha tehlikelisi “biyografi de nedir, neye lazım” gibi bilmek istemeyen fakat bilmeye de hürmetsiz sorulara rastlamak beni ister istemez düşüncelere sevketti. Çünkü biliyoruz ki geçmiş, toplumun olduğu kadar bir bireyin de kimliğidir, hafızasıdır. Bireysel hafıza ise, aynı zamanda toplumsal hafızanın ilk adımıdır. Hafızasızlığın ve kimliksizliğin nelere yol açtığı ise akıl sahiplerince iyi bilinen bir konudur. Bu durumları gördükten sonra, toplumsal hafıza oluşumunda etkili olan biyografileri ve monografileri yazmanın aslında ne kadar önemli bir uğraş olduğunu bir kez daha anladım. Bu sebeple bu çalışmamı, Osmanlı arşivinden çıkardığım Sicill-i Ahval Defterleri’nde yer alan, Osmanlı döneminde yaşamış 900 civarındaki Trabzonlunun biyografilerinden oluşan ve “Sicill-i Ahval Defterlerindeki Trabzonlular” adıyla ayrı bir kitap olarak yayına hazırladığım çalışmamla desteklemeye çalışacağım.

Biyografik bilgileri derlerken, alıntı yaptığım kaynaklara ve yazarların buralardaki emeğine saygı gösterme düşüncesiyle hareket ettim. Bu sebeple, bilgi aldığım kaynakların künyelerini; biyografilerin alt kısımlarında ve kitabın kaynakça bölümünde liste halinde verdim. Zira, kaynakların tam ve doğru belirtildiği bir çalışmanın nitelikli bir özellik taşıması yanında, alıntı yapılan veya bir ipucu düzeyinde de olsa faydalanılan esere gösterilecek saygının, araştırmacının aslında kendi eserine ve daha da önemlisi kendisine duyduğu saygı ile de doğrudan bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Kitabımın, Trabzon yazın hayatına bu yönüyle de katkıda bulunmasını temenni ederim.
Trabzonlu simalar

Trabzon’un tanınmış ailelerinden Hacıkadızadelerin ve Eyübzadelerin torunu, 85’lik çınar Mustafa Kemal Sayıl’ın; zengin ve renkli tarih birikiminin, araştırmacı yazar Mehmet Akif Bal’ın sorularıyla şekillenerek kitaba dönüştüğü ve keyifle okuyacağınız elinizdeki çalışma;

Atatürk’ün Trabzon Gezilerinin Bilinmeyenleri..
Garnizon-Lise Futbol Takımlarının Çatışması..
İmaret Mezarlığı neden yıktırıldı..
İş Bankası’na Adını Veren Trabzonlu Kimdir?..
Muhacirlikte Trabzon’daki Yağma Nasıl Gelişti?..
Nazım Hikmet Neden Trabzon’a Gelmişti..
Simyon Ustanın Mobilyalarının Özellikleri..
Trabzon Basınına Yön Verenler..
Trabzon Lisesi..
Trabzon Dangalaklar Cemiyeti..
Trabzon Neden Muhalifti?..
Trabzon’a Düşen Alman Uçakları..
Trabzon’da Çapulacı Esnafının Futbol Takımı..
Trabzon’da Milli Mücadele..
Trabzon’da Sporun Temelleri..
Trabzon’daki Futbol Kulüplerinin Rekabeti..
Trabzon’daki Konsoloslukların Faaliyetleri..
Trabzon’daki Otomobil Merakı..
Trabzon’un Diplomasız Doktorları..
Trabzon’un Meşhur Kuyumcuları..
Trabzon’un Öldürülen Milletvekilleri..
Necip Fazıl Trabzon’da Neden Dayak Yedi?..
Trabzon’daki Sinemalar..
Trabzon’un Ünlü Tatlıcıları..
Trabzon’un Ünlü Delileri..
Trabzon’un Ünlü Otelleri..
Trabzon’un Ünlü Sayfiyeleri: Soğuksu, Kireçhane..
Trabzon’un Ünlü Vadileri: Zağanos ve Tabakhane..
Uzun Sokak, Meydan, Kunduracılar, Ganita, Kalepark ..
………….
ve daha nice başlık ve dopdolu içerikle, Trabzon’un yakın tarihi için çok ciddi bir boşluğu dolduracak, Trabzon tarihine soluk aldırıp, günyüzüne çıkmamış pekçok tarihi konuya ışık tutacaktır.

 
        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır