Avrupa'nın anası Anadolu  

 

Helmut Uhlig, bu kitabında günümüz Avrupası'nın tarihsel izini sürüyor ve bu izleri netleştiriyor: Uhlig'e göre, dünyanın en eski uygarlıklarının beşiği ve "Avrupa'nın Anası"dır Anadolu. <br>
Uhlig'in geçmişe yaptığı bu gezi, bizi, Ana Tanrıça'nın her şeye damgasını vurduğu tarih öncesine götürüyor. Doğu-Batı Uygarlık Akımı'nın izleri, Efes'teki Artemis'ten "Tanrı doğuran" Meryem Ana'ya, oradan İç Anadolu, Mezopotamya ve Karadeniz kıyılarına kadar uzanıyor. M.Ö. 10 binli yıllar ile Milat arasındaki zaman diliminde Anadolu'da var olmuş uygarlıklar, Avrupa uygarlığını da biçimlendirmişdir..
Kuşkusuz Avrupa uygarlığı, Antik Yunan, Roma ve İncil'den de beslenmiştir; ancak bunların kökenlerinin de Anadolu'da olduğu unutulmamalıdır.
Uhlig'in bu kitabı, Avrupa uygarlığının dinden ekonomiye, ticaretten sanata dek tarihsel dinamiklerine ışık tutmaktadır.
Uhlig'in, Avrupa'nın temellerini genişleterek betimlemesi, daha önceki inceleme biçimlerini değiştirmiş ve yepyeni görüşlerin ortaya atılmasına yol açmıştır.
Bu nedenlerden dolayı, bu kitap, Avrupa uygarlığının ve bunun Anadolu'yla ilişkilerinin anahtar kitabı niteliğindedir.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
At sırtında Anadolu  

 

At Sırtında Anadolu'nun bugünün Türkiye'sindeki okurlara da söylenecek çok şeyi var.Dönemin politik gelişmeleri hakkında ilginç değerlendirmeler sunan kitabın asıl önemli tarafı, o günlerin Anadolusundaki günlük hayatı ayrıntılarıyla aktarması. Avrupalı bir beyefendinin gözüyle 'Şark' hayatının çeşitli yönleri ele alınıyor kitapta.

İndirimli satın almak için tıklatın
Antik Anadolu Coğrafyası  

Ülkemizin tarihi coğrafyasını ve arkeolojisini incelerken başvurulan antik kaynakların ilk sıralarında kuşkusuz Amasyalı Strabon'un "Geographika" (Coğrafya) adlı çalışması gelmektedir. <br>
Strabon'un bu anıtsal eserinin yalnızca bir coğrafya kitabı olmaması onun önemini arttırmaktadır. Arkeoloji ve Sanat Yayınları'nın dilimize kazandırdığı bu temel eser, bir yandan antik dönemin bir ansiklopedisi, öte yandan coğrafyanın da felsefesidir.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu ve Rum göçmenlerin kökeni  

Elinizdeki çalışmada, Anadolu seferinin emperyalist-yayılmacı karakteri kınanmakta ve Yunan ordusunun 1919-1922 döneminde yerli sivil Türk ahali aleyhindeki taşkınlıkları anlatılmaktadır.
1922'deki Türk mezalimi yüzünden kurban vermiş bir aileden gelen yazar, bu kitabıla 1919-1922 dömenide Anadolu'daki Yunan mezalimine verdiği kurbanlardan canı yanmış Türk ailelerine üzüntüsünü bildirir ve onlardan sembolik olark af diler...

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Uygarlığı  


Anadolu insanı belli bir boyun, belli bir topluluğun değil tarihin çocuğudur, üzerinde yaşadığı topraklarda doğan uygarlığın taşıyıcısıdır. "Türkiye insanı" üzerinde yaşadığı topraklarla, orada yaratılan uygarlıkla yaşıttır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Türk İslam mimarisinde Sanatçıları  

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Tanrıları  

Halikarnas Balıkçısı bu kitabında, bu diyarın gerçek varislerinin bizler olduğunu, ama bunu dört bucağa mirasyedice saçtığımızı dile getirir. 'Osmanlı Devleti zamanında dünyanın yedi harikasının elle tutulur sanat kalıntıları, babalarının mallarıymış gibi şimdi Batı'nın çeşitli müzelerindedir,' diye de ayrıca belirtir.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Megalitleri  

atı ve Kuzey Avrupa'da, iri ve düzensiz taşlardan yapıldıkları için "megalit" olarak adlandırılan anıtlar, tarihöncesi dönemden kalan en çarpıcı kalıntılardır. Avrupa megalitik anıtları genel olarak İngiltere'deki Stonehenge ile özleşmiştir; bu anıt, çeşitli söylenceler ile de birleştirilerek gizemli bir hale getirilmiş, birçok kurama da kaynak olmuştur. Dolmen, kromlek, menhir gibi kendi içinde zengin bir çeşitlemesi olan bu tür anıtlar, arkeolojinin emekleme çağından itibaren ilgi çekmiş, kimi zaman efsanelerle karıştırılarak tanımlanmıştır. Geçen yüzyılda bu tür anıtların yalnızca Batı ve Kuzey Avrupa'ya özgü olmadığı, başka coğrafyalarda da Avrupa örneklerine yakından benzeyen, ancak farklı dönemlere tarihlenen megalitlerin olduğu ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarından itibaren Türkiye'nin çevresindeki bölgelerde de megalitik anıtlar bulunmaya başlanmış, özellikle Doğu Akdeniz'de Filistin-Lübnan ile Kafkasya'daki anıtlar ayrıntılı olarak belgelenerek yayınlara girmiştir. Hemen hemen aynı dönemde Balkanlar'da ve özellikle Trakya'nın Istranca kesiminde de bu tür megalitlerin var olduğu anlaşılmıştır. Birbirinden farklı üç megalitik bölge, Kafkaslar, Filistin ve Trakya arasındaki konumuyla Anadolu, dikkatleri üzerine toplamıştır. İlk önceleri Kars, ancak bunun hemen sonrasında Adıyaman-Maraş bölgesindeki çalışmaları ile sayın Bakiye Yükmen Anadolu'da ön tespitlerle bilinen birkaç megalitik anıta dayalı olan bilgilerimizi genişletmiş, kapsamlı ve güvenilir bir başvuru kaynağına dönüştürmüştür. Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayımı gerçekleştirilen bu kitap ile ülkemizde ilk kez megalitik anıtlarla ilgili kapsamlı bir yayın ortaya çıkmaktadır. Türkiye megalitleri ile ilgili yeni arşatırmaları özendirip, korunmalarına yönelik girişimleri başlatabilirse, amacına ulaşmış olacaktır.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Selçuklu Devleti  
İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Aleviliğinde yol ayrımı  

Anadolu aleviliğinin içeriği ve kökeni üzerinde yüzyılların baskısı yadsınamaz. Bu içeriği, kendi çıkarları için sınırlamaya kalkanlar, kökeni de bu çıkar nedeni ile asılsız bir kaynağa bağlamışlar; soy kütüklerinin ilk tarihini taşıyan M.1232'den bugüne hep yıldırma ve beyin yıkama yöntemi ile gerçek kökenimizi unutturmuşlar; Anadolu Aleviliğini oluşturan Türkmen, Kürt, Zaza ve sayıları az bile olsa Nusayri yurttaşlarımızın atalarının yarattıkları bu görkemli kültür sarayının baş köşesinde hiçbir emeği olmayan kişileri oturtmuşlardır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Kompozit Başlıkları  

Bu araştırma, Anadolu'nun değişik bölgelerindeki antik kentlere ait kompozit başlıklar, Roma Sanatı'nın kendine özgü geleneksel yapısı içerisindeki bir gelişim sırasına yerleştirilmeye çalışılmıştır. Malzemenin oldukça yoğun olmasına karşın, çalışmada, stili izlemeye yardımcı olabilecek örnekler değerlendirilmiştir.
Bundan önce gerçekleştirilen bir araştırmada, Kyzikos'taki Roma Çağı Korinth Başlıkları incelenmiştir. Ardından önceki çalışmadan yola çıkılarak, Anadolu Kompozit Başlıkları'nın kendi içerisinde, sağlam bir stile oturtulması denenmiştir. Sonuçta, Roma Sanatı'nın diğer dallarında olduğu gibi, mimari plastik konusunda da siyasi gelişmelere koşut bir gelişimin varlığı gözlenmiştir.</span>
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Kültür tarihi  

Anadolu Kültür Tarihi, Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal'ın 60 yılı aşkın süreyle yabancı dillerde yayımlanmış araştırmalarının sonuçlarını ana çizgileriyle anlatan bir başyapıt...

İndirimli satın almak için tıklatın
Antik Çağlarda Doğu Karadeniz
Ahmet Mican Zehiroğlu

Sislerle çevrelenmiş bir tarih aydınlanıyor.
"Antik Çağlarda Doğu Karadeniz", Ahmet Mican Zehiroğlu'nun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların sonuçlarından biridir. Dönemle ilgili bilinen belli başlı kaynakların, eski Yunanlı, Romalı ve Bizanslı tarihçilerin, seyyahların kitaplarından yola çıkarak başlayan araştırma süreci, Zehiroğlu'nu dönemin kalıntılarından, Kolkhis uygarlığına ait sikkelerin incelenmesine kadar götürdü.
Urartu Kitabelerinde Kolkhis'le ilgili buluntularla başlayan "Antik Çağlarda Doğu Karadeniz", Kolkha Krallığı ve Lazi Krallığı hakkında bugüne kadar Türkiye'de yayınlanmış en kapsamlı çalışmadır.
Tarihi, bugünü aydınlatan bilim olarak görenler, bir zamanlar Doğu Karadeniz'de neler oluyordu sorusunun karşılığını, tümüyle orijinal kaynaklara dayanan bilgilerle alacaklar.
İndirimli satın almak için tıklatın
Trabzon Meb'usu Şehid-i Muazzez Ali Şükrü Bey
Kadir Mısıroğlu

 

 

 

Bir "İbret Meşreri" olan tarihin ehemmiyeti, içinde yaşadığımız hadiselerin sebep ve neticeelri, itibariyle daha berrak bir sürette kavranmasına ve istikbalim emniyet bahşedecek bir tarzda istikametlendirilmesine yaramasındadır. Türkiyemizde onun, ihtimal bu rolü oynamasını istemeyenler, vukuatı kasden ve adeta girft bir bilmece haline getirmişlerdir. Gariptir ki, binlerce yıllık milli tarihimizinin en karanlık ve karışık devresini, vesikanın son derecede az olduğu eski ve uzak başlangı zamanları değil de, son yüz yılık kısım teşkil etmektedir.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da tarih ve Kültür
prometeus

Promete Yayımcılık, uygarlığa gösterilmesi gereken bir özenle hazırladığı "Ânadolu'da Tarih ve Kültür" seti ile ülkemizde yaşamış ya da yaşayan uygarlıkları özenle, toplu biçimde sunmayı hedeflemiştir. Sizi tarihe tanıklık etmeye çağırıyor.

Beş kitap ve beş belgesel olarak hazırlanan bu çalışma, izleyicide tarih bilincinin oluşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Amacımız sadece bilgi vermek değil, yeni ufuklar açmak, tarihin doğru kavranmasına hizmet etmekti; yalnızca tarih ve kültür meraklılarına değil, lise ve üniversite öğrencilerine seslenmektir.

Birinci sette yer alan Kitap Videa CD'lerdeki Belgesel Filmlerimiz;
1. Kitap; Anadolu Tanrıçaları / Belgesel: Anadolu Tanrıçaları
2. Kitap; Hellen Roma Döneminde anadolu Kenti / Belgesel Antikten
Günümüze; Efes, Bergama, Sardis
3. Kitap: Tarihte İstanbul / Belgesel: Batının Bittiği Yer
4. Kitap: Osmanlı Minyatür Sanatı / Belgesel: Osmanlı Çizgileri
5. Kitap; Harem / Belgesel: Osmanlı'da Harem

 

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Karadeniz : Bölgesel Güç
Bilge Buttanri

Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu gibi dünyanın en hareketli ve en sıcak bölgelerinin merkezinde bulunan Türkiye'nin içinde bulunduğu ortamı en iyi şekilde analiz etmesi, doğru kararlar vermesi ve bunları kararlılıkla uygulaması gerekmektedir.
11 Eylül saldırısının ardından başta ABD olmak üzere bütün devletler teröre karşı olduklarına dair beyanatlarda bulunmuşlar ve terör listelerini de genişletmişlerdir. Ancak ABD'nin ortaya attığı ve adına da "önleyici darbe" dediği, terörle mücadeleyi terörün kaynağında başlatma, teröristlerin ve teröre destek veren ülkelerin bulundukları ülkelerde veya coğrafyada durdurulması kararı tüm dünyada farklı bir etki yaratmıştır. Bu gelişmenin ardından Rusya'da kendi ulusal güvenlik doktrinini açıklamıştır. ABD gibi rusya'da tehdit merkezine terörü almıştır ve ortaya koyduğu "yakın çevre" politikasıyla terör merkezli olarak etki alanını arttırmaya ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından önceki durumu tekrar yaratmaya çalışmaktadır.
Bu durum başta Türkiye'yi etkilemektedir. Çünkü Rusya'nın yakın çevre tanımlaması başta Türk Cumhuriyetleri'ni ve Türkiye'nin aynı coğrafyayı paylaştığı Karadeniz'e kıyıdaş ülkeleri kapsamaktadır. Bu durum gelecekte başta Boğazlar meselesi olmak üzere bir çok eski soruna yenileri de eklenmiş olarak karşımıza çıkması anlamına gelmektedir. Bu nedenle Karadeniz'e kıyıdaş ülkeler detaylı bir şekilde incelenmeli ve Türkiye'nin yöneliminin ne olması gerektiği belirlenerek uzun vadeli politikalar yürütülmelidir

İndirimli satın almak için tıklatın
Trabzon'da Türk Bakırcılık Sanatının Tarihsel Gelişimi
İ. Gündağ Kayaoğlu/ Oktay Belli

 

 

Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en büyük bakır atölyelerinin bulunduğu Trabzon'da üretilen bakır formlarında iki önemli karakteristik özellik göze çarpmaktadır. Bunlardan biri; bakır, bronz ve pirinçten yapılan çeşitli eşya ile mutfak kaplarının oldukça sade ve yalın bir görünüme sahip olmasıdır. Bu biçimlenmede, coğrafi özelliklerin çok büyük etkisinin olduğu sanılmaktadır. Üretilen eşyaların sade ve yalın bir görünüme sahip olmasının yanı sıra, bütün kapların formlarının da birbiriyle büyük bir uyum içinde olduğu görülmektedir. Orta Anadolu veya Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki atölyelerde üretilen kaplar üzerine kazıma, kakma ve kabartma tekniğiyle yapılan yazıt, bitkisel ve geometrik motiflerden oluşan bezemelere, Trabzon ve yakın çevresindeki atölyelerde üretilen kaplar üzerinde pek rastlanmamaktadır. Trabzon atölyelerinde üretilen eşya ve mutfak kaplarındaki ikinci belirgin özellik ise ibrik, güğüm gibi kap formlarının bölgedeki geleneksel mimariyi yansıtan yapılarla büyük bir uyum içinde olmasıdır. Yani ibrik ve güğümlerin formlarıyla, bölgenin karakteristik mimari yapıları arasında şaşılacak düzeyde bir benzerlik olduğu görülmektedir. Keskin omuzlu ibrik ve güğümlerin gövde kısımlarının biçimi, bölgedeki kilise, cami ve kümbetlerin adeta minyatür bir örneğini yansıtmaktadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Büyüleri  

 

Anadolu büyüleri, Anadolu insanının yazgısıyla, yaşama biçimiyle yoğrularak oluşan tarihidir.Onun yaşamını, uygarlığın bütün öğeleriyle giremediği bir ortamda düzenleyen, acılarını, kıvançlarını sergileyen büyülerdir.Büyüler yaptıran için gerçek, yapan için ise bir çıkar kaynağı, sömürü aracı olmuştur.İslam dininin getirdiği kesin yasaklara karşın büyüleri "okumuş" sayılan kimselerin özellikle "hoca" adı verilenlerin yapmaları ilginç bir toplum sorunudur.Bu yapıtta derlenip sunulan büyülerden çoğunu yazarı yaşamış, uygulayıcılarını yakından tanımış, bilgisiz kimselerin ne yolla sömürüldüğünü görmüştür.

 

 

Ben Kimim / Türkiye'de Sözlü Tarih, Kimlik ve Öznellik

İndirimli satın almak için tıklatın
Ben kimim
İletişim

 

"Ben Kimim?" Herkesin kendine bir ara ya da ara ara mutlaka sorduğu soru değil mi bu? Belki de insanın "asıl" sorusu
Leyla Neyzi’yle yaşam öykülerini paylaşan insanlar da bu soruyu soruyorlar, bu "asıl" sorunun ve cevaplarının izini sürüyorlar.

Sabetaycı kimliğinin kamusal alanda ve aile içinde gizlenmesine itiraz eden Fatma Arığ " Kurtuluş Savaşı sırasında cephede tuttuğu günlükte Türkiyeli bir Yahudi olarak Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında kalışını, ironi ve mizahla yenmeye çalışan Yaşar Paker" İzmir yangınını anlatırken kimi zaman kozmopolit geçmişi kimi zaman da Türk milliyetçiliğini olumlayan Gülfem İren"Dedelerinin belleği yoluyla Dersimli kimliklerini yeniden keşfeden Metin ve Kemal Kahraman" Dersim ’38’i yaşam öyküsünün başlangıç noktası olarak alan 1970 doğumlu Gülümser Kalik" Hem kendi toprağında hem de göç ettiği yerde azınlık olan Antakyalı Arap Hıristiyan Can Kılçıksız" Diasporada solcu bir öğretmen çocuğu olarak yetişen ve hem Türkiyeliliğe hem de Hollandalılığa mesafeli duran Özgür Canel...

Bu yaşam ve kimlik öykülerinin odağında, "ulusal kimlik" duruyor. Türk ulusal kimliğinin nasıl aynı anda kapsayıcı ve dışlayıcı olduğunu görüyorsunuz. Leyla Neyzi’nin 1996-2003 yılları arasında yaptığı sözlü tarih görüşmelerinden yola çıkarak yazdığı yazılar, ulusal kimlikle ilgili tartışmalara katkıda bulunmanın yanısıra tarih ve bellek arasındaki ilişkiyi de irdeliyor.
Sessizleştirilenlerin seslerini duymak, yaşanmış tarihle yüzleşmek için...



 

İndirimli satın almak için tıklatın
  Bilinmeyen Yakın Tarih (Kutulu 13 Cilt) BAŞAK Mustafa Müftüoğlu
 

 

 

1. Milli Mücadele Gerçekleri 1. Cilt Sayfa:144
2. Milli Mücadele Gerçekleri 2. Cilt Sayfa:151
3. Abdülhamid Ulu Hakan Mı? Kızıl Sultan Mı? 1. Cilt Sayfa:262
4. Abdülhamid Ulu Hakan Mı? Kızıl Sultan Mı? 2. Cilt Sayfa:264
5. Önemli Olaylar 1. Cilt Sayfa:229
6. Önemli Olaylar 2. Cilt Sayfa:207
7. Tarihi Gerçekler 1. Cilt Sayfa:276
8. Tarihi Gerçekler 2. Cilt Sayfa:336
9. Çankaya'da Kabus (1944 Turancılık Davası) Sayfa:336
10. Yıkımın Ayak Sesleri-Enver, Talat ve Cemal Paşalar Sayfa:228
11. Vatan Uğruna Ölümsüzlüğe Koşanlar Sayfa:283
12. Kanlı Oyun (Menemen Olayı'nın İçi Yüzü) Sayfa:159
13. İstanbul'a Yürüyen Ordu (31 Mart'ın Perde Arkası) Sayfa: 192

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da Bektaşilik

Türk kültür tarihinin merkezinde yer alan Bektaşilik, dünü bugüne bağlayan, geçmişin mitlerini çağdaş dünyanın gerçekleriyle kaynaştırıp yaşatan bir mistik kurum olma özelliğine sahiptir. Orta Asya kökenli inanç motiflerini İslam kültürüne taşıyan, Anadolu ve Balkan coğrafyasında kentler ile kırsal kesim arasında tutarlı bir denge unsuru olan bu önemli toplumsal kurumun tarihi, bugüne kadar bilimsel ölçütler yeterince göz önüne tutularak ele alınmamıştır.<br>
Suraiya Faroqhi, Bektaşiliğin gizli tarihini ilk defa arşiv belgelerinin ışığında, çağdaş bir yöntemle inceliyor. Tarikatın klasik Osmanlı dünyası içindeki oluşumu ve 1826'daki Vak'a-yı Hayriyye'ye kadar olan gelişim süreci bu çalışmanın ana konusudur. Bektaşiliğin dayandığı iktisadi temeller, vakıf sorunu ve idari yapılanma gibi temalar, bu uzun tarihsel süreç içinde siyasi otoriteyle kurulan ya da kopan ilişkiler bağlamında incelenerek, ortaya temel bir kültür kurumunun portresi çıkartılmaktadır.<br>

Günümüzün önde gelen Osmanlı tarihçilerinden Suraiya Faroqhi'nin bu kitabı, kendi konusunda bir ilktir. Ayrıca kitap, Almancasında bulunmayan ve bu baskı için kaleme alınmış geniş bir değerlendirme bölümünü kapsamaktadır.
 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
   Hilmi Oker : Cumhuriyeti Kuranların Sessizliği Doğuda ve Karadenizde Tarih Sayfalarının Dipnotları 
 

 

Ahmet Fevzi Oker
ÇİVİ YAZILARI

Onlara kitaplarda pek rastlamazsınız. Kimse adlarını bilmez. Bazen taşlara kazırlar, adlarını. Gün gelir, vatan müdafasına koşarlar sessizce. Yetenekli bir kumandan elinde kahramanlıklar yaratan onlardır. Pisi pisine hayatlarını kaybedenler de onlardır. Onlar bu vatanın isimsiz kahramanları, isimsiz evlatlarıdır... Bu kitabı onların aziz hatıralarına armağan ediyorum!

 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Trabzon Çaykara Halk Kültürü
Ali Çelik

Söz uçar yazı kalır, diyen atalarımız bugün de en az geçmiş kadar önemli olan tespit ve tavsiyelerini taşlar üzerine kazıyarak bize ulaştırmışlardır. Aynı anlayışla birçok devlet adamı da bu yolu takip ederek hatıralarını kaleme almışlardır. Bu gelenek 19. Asırdan itibaren dönemin valileri tarafından Salname adı verilen yıllıkların yayınlanmasıyla resmi bir hüviyet kazanmıştır. 20. Asra kadar devam eden Salnameler, yakın dönem şehir tarihi üzerinde çalışan bilim adamlarının önde gelen başvuru kaynakları olmuştur.

İndirimli satın almak için tıklatın
Çarlık Belgelerinde Anadolu'nun paylaşılması  

 

 

u kitap Eski Rus Dışişleri'nin gizli dosyalarından elde edilen bilgilerle E. E. Adamof'un başkanlığında yazılmış ve Erkân-ı Harbiye Kaymakamı Babaeskili Hüseyin Rahmi tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.<br>
"Doğu Meselesi", "Osmanlı İmparatorluğu'nun Parçalanması", "Hasta Adamın Mirası", "Boğazlar ve İstanbul Kimin Olacak?" ve "Anadolu'nun Paylaşılması" konuları 19. yüzyılın ilk aylarından başlayarak 1923 yılı sonuna kadar Avrupa ve dünya diplomasisinin en önemli sorunlarından biri olmuştur. Yüzlerce gizli-açık görüşmeye, on dan fazla konferansa, binlerce plan-program ve projeye, birçok bakanın istifasına, bu konular, nihayet yüz binlerce insanımızın kanının akıtılması, bir imparatorluğun bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması, kendisini kabul ettirmesiyle ülkemizin acı tecrübeleri arasına katılmıştır.
Birinci Dünya Savaşı'nın en hareketli dönemi olan ilk üç yıl sırasında "Türkiye'nin Paylaşılması" konusunda yapılan diplomatik yazışmalara ait belgeler, devrime kadar Rusya Dışişleri Bakanlığı'nca "özel nitelikte bir iş" olarak kabul edilip büyük önem verilerek Bakanlığın gizli dosyalarında korunmuştur ve bugün de Rusya Devlet Arşivi'nde bulunmaktadır.

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Doğu Karadeniz'de Devlet, Piyasa, Kimlik İki Buçuk Yaprak Çay
İldiko Beller Hann/ Chris Hann

Doğu Karadeniz ve Lazlar -belli kalıp tiplemeler ve medya eğlencesi dışında- kendi başına bir "konu" değildir pek. İki Buçuk Yaprak Çay, bu bölgeyi ve insanları, ayrı bir "dünya" olarak ele alıyor. Kapsamlı bir saha araştırmasına dayanan kitap, öncelikle Doğu Karadeniz'in son yüz yıllık tarihinde çayın oynadığı olağanüstü büyük rolü ortaya koyuyor. Devletin çay sanayisi yoluyla bölgedeki ekonomiyi nasıl dönüştürdüğünü, özellikle 1980'lerin ortalarından itibaren çay sanayisinde özel sektörün genişlemesiyle liberal piyasa değerlerinin nasıl öne çıktığını, Gürcistan sınırının ve Rus pazarlarının açılması ile yaşanan büyük dönüşümün bölgeyi nasıl derinden etkilediğini tasvir ediyor. Bu çok yönlü ve dinamik dönüşüm sürecinin ekonomi ve politikaya, kültürel hayata, cinsiyet ilişkilerine etkilerini, canlı gözlemlere dayanarak tartışıyor. Beller-Hann ve Hann, Doğu Karadeniz üzerinden, Türkiye'nin bir modernleşme bilançosunu çıkarıyorlar aynı zamanda. Kemalist ulus-devlet ve modernleşme projesinin "sıradan insanlar" tarafından nasıl yaşandığını, nasıl anlamlandırıldığını, nasıl dönüştürüldüğünü gösteriyorlar. İki etnografın "tabandan" bakış açısı, toplumsal hayatın "kültür" ve "modernizm" gibi iri başlıkların dar kalıplarına sığdırılamayacak olan karmaşıklığını bütün zenginliğiyle çözümleme imkânını yaratıyor. Doğu Karadeniz'e bakarken, "Türkiye'ye bakma" tarzlarına da bakan bir kitap... Bunun içindir ki, Ildiko Beller-Hann ve Chris Hann'ın bu eseri, son yıllarda farklı sosyal bilim disiplinlerinde Türkiye üzerine yapılan birçok önemli çalışmada dikkate alınan bir kaynak niteliği kazanmış bulunuyor.  

İndirimli satın almak için tıklatın
Doğu ve Orta Karadeniz Bölgesindeki Yaşamda: Bazı Mekan ve Öyküler..
Dursun Yaşar

 

"Eskinin güzelliğini arayan az, çünkü onu bilen az."
Prof. Dr. Sedad Hakkı Eldem
Meğer, bu kitap işi ne kadar çileli imiş.
Çok,şükür terk-i hayatımıza sebep olmamış isede,
ayakta ve yatakta terk-i keyiften olduk.
Cümle âleme ilân ederim!

İndirimli satın almak için tıklatın
Doğu Karadeniz Araştırmaları
Ayhan Yüksel

 

Bilindiği üzere Osmanlı döneminde Trabzon Sancağı olarak adlandırılan Doğu Karadeniz bölgesinin tarih ve coğrafyasına dair pek çok araştırma yapılmıştır. Şakir Şevket, Prof. Dr. Osman Turan, Prof. Dr. Faruk Sümer, Mahmut Goloğlu, Ömer Akbulut, Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu, Prof. Dr. Feridun Emecen gibi araştırmacıların ve hocaların bu bölge ile alakalı çalışmaları dikkate değer ve ele aldıkları konuları açıklığa kavuşturur niteliktedir. Biz de mensup olduğumuz bu bölgeyle ilgili mütevazı gayretlerle ortaya koyduğumuz bazı çalışmaları ilk defa neşredilecek altı yazı ile birlikte- derli toplu bir şekilde okuyucuya ulaştırmak istedik. Bu haliyle eser Doğu Karadeniz coğrafyasında yer alan Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illeri "tarihinden bir yaprak" sunmaktadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Doğu Anadolu'da eski Türk inançlarının izleri  

ürklük denilince, mutlaka ve ille de kesinlikle bir soya mesubiyeti anlamıyoruz. Türklük; öncelikle bir yaşam biçimi, insan ilişkileri şekli, olayları algılama ve gelişmeler karşısında takınılan tutum biçimidir. Birlikte yaşamları halklarla, birlikte gelişmiş ve geliştirilmiş bir kimliktir. Bu kimliğin uzak geçmişteki derinliklerinde, Bozkır Medeniyeti vardır. Bu medeniyetin günümüzdeki izlerini, yaşamakta olan halk kültürümüzden takip edebiliyoruz. Halkları; birlikte yaşayıp bölgesel tehditler karşısında ortak tepki verdiren, kökü tarihi coğrafyanın derinliklerinden gelen, bu halkın kültürüdür.<br>
Türklük denilince, akraba topluluklarla birlikte bir bütünü anlıyoruz. Bu bütünlük özelde coğrafi olduğu kadar, genelde kültüreldir. Oluşmasında; karşılıklı etkileme ve etkilenme vardır. Bu etkileşim kültür akrabalığını meydana getirmiştir. Bu kimlik akraba topluluklarla birlikte bir bütündür. Halkların geçmişte ve günümüzde farklı siyasi tercihlere sahip olmaları, bölgesel tehdit karşısında ortak hareket etmelerine engel teşkil etmemiştir.Rejim tercihlere de halkların bir kültürüdür. Belirleyici öğe, halka hizmeti hakka hizmet anlayışında olunmasındadır.
 

Anadolu'da yaşayan Dergahlar  

 

Bilindiği üzere Anadolu'da Alevilik konusu ne yazık ki bu güne kadar ihmal edilmiş, Anadolu ve Balkanlar'da yüzyıllardır 'Alevi, Bektaşi' sözcükleri adeta bir tabu şeklinde varlığını sürdürmüştür. Bu sözcüklere kötü anlamlar yüklenmek suretiyle halk sindirilmek istenmiş, dahası bu konular siyasete alet edilmiştir. Dedikodularla ve kulaktan dolma bilgilerle Sünni halk Alevi, Bektaşi, Kızılbaş ve Rafızi diye anılan güzel Anadolu insanlarına karşı kışkırtılmıştır. Bunun sonucunda daha sonra tarihe kara birer leke olarak geçen Çorum, Maraş, Sivas ve Gazi Mahallesi Olayları gibi utanç verici olaylar yaşanmıştır. Ancak artık eskiye oranla kimliklerini çok daha rahat ifadelelendirebilen Aleviler baskılarla ve yaşanan hızlı sosyal değişim sürecinde unutmaya başladıkları inançlarını, kültürlerini yeniden keşfettiler. Her ne kadar bu keşif ağır aksak ilerlese de bu keşif bugün de hala yaşanmaktadır.
 

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Eski Haritalarda Batı Anadolu 

 

Ptolemaios'tan Erkan-ı Harbiye Haritalarına Batı Anadolu Haritaları
Doğanın belirli kanunları olduğunu gözlemleyen bilimin Miletoslu öncüleri M.Ö. VI. yüzyılda doğa olaylarının yorumlanmasını dinsel kalıpların dışında eleştirel düşünce yöntemi ile özgürce ele almışlar ve bugünkü doğa bilimlerinin temellerini atmışlardır. Yazdığı ilk doğabilim kitabı, geliştirdiği ilk kozmoloji, oluşturduğu ilk organik evrim teorisi yanı sıra dünyanın boşlukta durduğunu ilk söyleyen Miletos'lu Anaksimandros aynı zamanda ilk dünya haritasını (pinaks) çizmiş İonialı bir öncüdür. Diğer bir Miletoslu Hekateios ise M.Ö. 500'lerde bilinen ilk coğrafya kitabını yazmıştır.

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Eski Anadolu ve Trakya Başlangıcından Pers Egemenliğine kadar 

Bu kitap Anadolu'nun eski uygarlıklarıyla daha iyi tanışmak, sevmek ve giderek onlarla övünmeyi öğrenmek gibi amaçlarla kaleme alınmıştır. En sıcak ve insana en yakın sentezlerini veren uygarlıklarla. Binlerce yıllık son derecede renkli ve dinamik bir geçmişin anlatılması, vurucu noktaların ön plana çıkarılması zahmetli bir iştir. Bu yüzden teknik terimler ve bilimsel tartışmalardan elverdiğince kaçınılmış, kolay anlaşılabilme amacı ön planda tutulmuştur. Kitabın sonuna, metinde zorunlu olarak geçen kimi mesleki ve teknik terimler için küçük bir sözlük ile meraklı okuyucular için kısa bir Türkçe kaynakça eklenmiştir.

İndirimli satın almak için tıklatın
Efsaneler Dünyasında Anadolu 

Mitoloji: Tanrıların Öyküsü" adlı kitabı görüp yazarının da Derman Bayladı olduğunu öğrenince hemen aldım. Bayladı'nın insanlığın uygarlık serüvenini çoşkulu yorumlarla yazacağını ve mitolojiye duyduğum sevgiyi çoğaltacağını düşündüm. Okuyup bitirince de yanılmadığımı anladım. <br>
Bayladı'nın "Uygarlık Kavşağı Anadolu" ve "Efsaneler Dünyasında Anadolu" adlı kitapları da Anadolu'nun en eski tarihsel ve tarih öncesi öyküsünü anlatan ve bir düşsel zenginliği, bugünlere gelebilen ipuçlarının somutluğunda aktaran yapıtlar. <br>
Özenle hazırlanmış bu üç yapıtın, mitolojiye ilgi duyanlar, Anadolu'nun doğurduğu söylenceleri öğrenmek isteyenler için vazgeçilmez kaynaklar olduğunu düşünüyorum.
Bu türün meraklıları olduğunu bilmekle, kitapların rahat okunur olması, adeta bir masal okuması keyfi vermesi bakımından, Derman Bayladı'nın bu yapıtlarının çok daha geniş bir ilgiye açık olduğunu belirtmemiz gerek. Eğitimciliğinden, bilgikendirici özelliklerinden taviz vermeksizin popüler olabilecek kitaplar.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Efsaneleri  

Halikarnas Balıkçısı, 'Yüzyıllar boyunca Anadolu diye, Anadolu'da diyar diyar gezeyim dedim, her yerin eski efsanelerinden tutup da günümüze kadar gelmiş tarihsel olayları yazayım dedim. Ne var ki, Anadolu'nun çeşitli ekonomik, toplumsal kargaşalığının içinden çıkabilene aşkolsun. Örneğin bir yerden bir yere giderken insan attığı bir tek adımda felsefenin baş döndürücü bir doruğuna fırlar, atılan ikinci bir adımda ise estetiğin derin bir uçurumuna tepetakla dalar... Bu efsaneler dağlara taşlara sinmekle kalmamış, bütün insanoğullarının gönüllerine de sinmiş ve onların hemen hemen kültürel bir yurdu olmuştur...' diyerek Anadolu'daki efsanelerin bolluğuna ve zenginliğine değinir.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'nun kadın erenleri  

Anadolu'nun kadın erenleri, o gündür, bu gündür hep: "Bir yerde mekânın olsun bin yerde ocağn tütsün!" diye anılmıştır. Bilmem, çocukluğunuzda size de, "Evi ev yapan kadın mıdır, erkek midir?" masalını anlatanlar olmuş muydu?<br>
Biz her sefer nenemizin bize sorduğu bu soruyu "Kadındır, kadındır!" diye yanıtlar ve neden öylesine duygulu, heyecanlı, güçlü olurduk bilemiyorum.<br>
"Evi ev yapma" eyleminin, bir toprağı vatan yapma anlamına da geldiğini o zamanlar elbette bilmiyordu. Bizi coşturan bir sezgiydi ancak; evet, evi ev, toprağı vatan yapan "Kadın"dı. Ana kadın, bacı kadın, yâr kadın.
Anadolu'yu aydınlatan Kadın Erenler dizisi, işte bu, toprağı vatan yapan kadın ermişlerin hikâyesidir.
 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
1895 Trabzon Olayları ve Ermenilerin Yargılanması
Yrd. Doç. Dr Ahmet Halaçoğlu

Ermeni sorunu, son zamanlarda hemen bütün dünyada ilk gündem maddesi olarak medyayı ve siyaseti meşgul etmektedir. Gerek Türkiye'de, gerekse yurt dışında taraflı, idaolojik yaklaşımda bulunanların, olaya tek taraflı baktıkları, madalyonun öteki yüzünü görmezden geldikleri malumdur. 1915'te Osmanlı Devleti'nce uygulanan tehcire nasıl gelinmiştir. Ermeniler, Osmanlı Devleti'nin en güvenilir vatandaşlariyken Batılı devletlerin ve Rusya'nın politikaları doğrultusunda nasıl terör örgütleri oluşturmuştur. Ve en önemlisi, Osmanlı Devleti'nin 1915 öncesi olaylarda Ermeni örgütlerine karşı tavrı ne olmuştur ve olaylara karışmış Ermenilere nasıl bir yaklaşım sergilenmiştir. Bütün bunların doğru bilinmesi, Ermeni sorununa daha gerçekci yaklaşımı sağlayacaktır. Ermeni olaylarında Trabzon önemli stratejiye sahip şehirlerden biridir. Zira Doğu Anadolu'da kurulması plânlanan Ermenistan'ın denize açılan liman şehri olarak telakki edilmektedir. Bu sebeple Ermenilerin bu şehir ve çevresinde gerçekleştirdikleri eylemler hayli yoğundur. İşte bu kitap, suikastlerde bulunan ve kanunsuz hareketlerde bulunan Ermenilere karşı Osmanlı Devleti'nin yaklaşımını ortaya koyan, olaylara katılanların, bir hukuk devleti olarak Osmanlı mahkemelerinde nasıl yargılandığını gösteren bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca bu kitap, olaylar karşısında Ermeni cemaatinin de tutum ve tavrını da göstermektedir. Özellikle Ermenilerin yargılama safhalarını gün be-gün mahkeme tutanaklarıyla ortaya koyması, Osmanlı hukuk sisteminin de işleyişi hakkında fikir vermektedir. Böylece, olaylara katılan Ermeni örgüt mensuplarına karşı, Osmanlı Devleti'nin davranış biçimi de değerlendirilebilecektir.
 

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
   Folklor / Teori ve Tarih AVESTA BASIN YAYIN Vladimir Propp 
 

 

Propp'un, folklorun tanımı ve teorisi, folklor türlerinin sınıflanmasının ve analizinin ilkeleri, ideolojik bir disiplin ve bir bilgi alanı olarak folklorun diğer disiplinlerle ve en önemlisi tarihle ilişkisi konularındaki görüşlerini ve bu görüşlerin ışığında yorumlanan zengin Rus folkloru örneklerini bulacaksınız.

 


 

İndirimli satın almak için tıklatın
Grek, Bizans ve Eski Türk Kaynaklarına Göre - Trabzon Yer Adları
İlyas Karagöz

Trabzon' un tarih- i kadiminin uyanıkken bile rüyasını gören İlyas karagöz; yayınlanmış Tarihsel Süreçte Trabzon Halkı ve Mitolojide Doğu Karadeniz adlı kitaplarından sonra Trabzon Yer Adları' nı da gün yüzüne çıkarıyor. Tarihe mal olmuş yer adlarına ayna tutuyor. Yorumluyor...
Karagöz' ün Trabzon Yer Adları, tarih kulvarında Trabzon' dan gelip geçenlerin izlerini bugüne taşıyor. Antik Çağlardan günümüze kadar adeta bir tarih ve kültür harmanı olan Trabzon' daki milyonlarca izden kesitler sunuyor.

İndirimli satın almak için tıklatın
Güneyce - Rize Sözlüğü
İsmail Kara

 

Okuma yazma oranının artması yanında televizyon ve gazetelerin dağ köylerine kadar nüfuz etmesi, Türkçenin mahalli kelime hazinelerini ve şivelerini giderek daha fazla etkiliyor, törpülüyor. Şimdi yaşları 40-50 civarında olan nesil önümüzdeki çeyrek yüzyıl içinde bu dünyadan el-etek çektiklerinde sadece kendilerini değil birçok mahalli kelime ve deyimi de belki bir daha tedavüle girmeyecek şekilde yanlarına alıp götürecekler. TDK'nun muhalled Derleme Sözlüğü başta olmak üzere birçok derleme ve folklor çalışması yapılmış olmakla beraber kaybolup gitmekte olanlara nazaran bunların yetersizliği açık olsa gerektir. Kaybolup giden sadece kelimeler değil aynı zamanda bir zihniyet dünyası, bir yaşama tarzıdır. Güneyce/Rize Sözlüğü, bir doğu Karadeniz köyünün hafızası ve natıkası ne kadar satırlara dökülebilirse o kadarını tesbit ve şerhetmeye dönük bir çalışmadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Giresun Tarihi Yazıları
Ayhan Yüksel

 

Bu kitap Giresun ve yöresi ile ilgili olarak yaklaşık yirmi yıldır sürdürdüğüm, bir çoğu çeşitli tarihlerde gazete, dergi ve kitaplarda yayınlanmış çalışmaların bir bölümünü içine almaktadır. Burada daha çok Giresun ve ona bağlı bazı kazaların sosyal, ekonomik ve folklorik geçmişini yansıtan çoğu orijinal kaynaklara dayalı yazılara yer verilmiştir. Bazı yazıların ana kaynağını doğrudan arşiv belgeleri oluşturmaktadır ve üzerinde daha önce hiç çalışma yapılmamış veya çok az durulmuş olan konuları kapsamaktadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Güneydoğu Anadolu: Kültürün Gerçek Tanığı

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Göç: Rumların Anadolu!dan mecburi ayrılışı (1919-1923)

Yunanistan'da bulunan Küçük Asya Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanmış bir kitap Göç (Exodos). Rumların Anadolu'dan mecburi ayrılışları hakkında 1950'li, 1960'lı yıllarda yapılan sözlü tarih görüşmelerine, tanıklıklara yer veriyor. Göç edenlerin anlattıkları savaşın, insan hayatında nasıl acımasız bir mekanizma olarak yer alabildiğini, Rumlar ve Türkler arasında varolan sosyal hayatı nasıl altüst-ettiğini, milli kimliğin destansı yönüne nasıl bir katkıda bulunduğunu ve toplumsal hafıza üzerinde nasıl bir travmatik etkisi olduğunu ortaya koyuyor. 1919-1923 arası Anadolu'da yaşanan savaşın tarafları, kendi tarihlerinin bir parçası olan ve bir 'kurtuluş' ya da bir 'felaket' olarak tarif ettikleri savaşla hesaplaşabildikleri, bunu dokunulmaz bir hatıra veya şanlı geçmiş olarak değerlendirmekten vazgeçebildikleri oranda tarihle daha barışık bir ilişki kurabilecekler.

 

İndirimli satın almak için tıklatın
İstanbul ve Anadolu Erenlerii

O Veliler ki, ömürlerince Allah aşkının çırasına yanmışlardır. Geceler boyu başı kesik mumlar gibi Hakk'ın manevi huzurunda duran, gözyaşı incilerini topraklara saçan ve herkesi Rabbine kulluğa davet eden bu büüyk ve güzide zatları Cennet parselleyen kimseler olarak görmek kadar iz'ansızlık tasavvur edilemez...

İndirimli satın almak için tıklatın
İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu'da Beylikler Dünyası

Elinizdeki kitap, Osmanlı merkezli bir bakış açısından çok Türkmen Beylikleri dünyasından bir perspektif sunmayı hedeflemektedir. Bu durum sunulan makalelere genel olarak bakıldığında belirsiz gibi görünse de bunların temelinde Batı Anadolu Beylikleri yer almakta, ancak baş rollerini Saruhanoğulları ve Osmanlılar üstlenmektedir. Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu ve ortaya çıkış şartları hususunda bu yazılarla ortaya konulmak istenen başlıca tez, beylikler dünyasının temel ve kroniklerde hemen hiç yer almayan sessiz tabanının oynadığı belirleyici roldür.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da İslamiyet  

Çoktan beri kadim devrin Anadolu'suna, buranın müteaddit kavimlerine, muhtelif dinleri eşkaline layık olduğu derece ve miktarda gayret ve zekasını sarf edecek hatırı sayılır adette müdekkik ve müteharriler çalışmış ve bir hayli nukat ve hususatı umumi hatlarıyla tenvir ve izah etmiş oldukları halde, bu diyarın artık bir seneyi geçen bir zamandan beri geçirdiği "İslamiyet devresi" hemen hiç tedkik ve tetebbu edilmemiş bir devir olmak üzere gösterilirse, yanlış bir iddiada bulunulmuş olmaz. Hatta şimdiye kadar Müslüman Anadolu'ya dair bildiklerimiz, umumiyetle Bizans müverrihleri ile, eserlerinin ekserisi yazma halinden bile çıkamamış olan, aciz ve mahdut bazı İslam müelliflerinin verebildikleri cüz'i ve nakıs haberlerden ibarettir. Böyle olmakla beraber, ihtimal ki burada " İslam tedkikatı için bir yeni ülke" olmak üzere Anadolu'ya ait umumi bir taslak çizmek yolundaki bu teşebbüs biraz cüretkârane sayılabilir.
 

 

       % 15   i n d i r i m l i

Karadeniz

Neal Ascherson

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Tarih Dizisi

Etiket Fiyatı : 7,41 YTL / 7.407.400 TL + KDV
IDéEFIXE Fiyatı : 6,30 YTL / 6.296.296 TL + KDV
            6,80 YTL / 6.800.000 TL (KDV Dahil)
 

Avrupa ve Asya'nın, efsane bir denizin kıyısında bir araya gelişini anlatan bu güzel çalışmasında Neal Ascherson, dramatik çatışmalara sahne olmuş Karadeniz bölgesi üzerindeki halk, milliyet, tarih ve kültür anlayışlarını ele alıyor. Ascherson'a göre Karadeniz kültürlerini özgün kılan şey, bin yıllık bir süreç içinde yavaş yavaş birbirlerine yaklaşarak farklı topluluklar, diller ve dinler yaratan kültür öğelerinin Karadeniz yaşantısı üzerindeki derin etkisi. Yazar eşine az rastlanır bir ustalıkla, Karadeniz'de yer alan Kafkasya, Rusya, Ukrayna, Romanya, Türkiye ve Yunanistan'ın Avrupa ve Asya toplumlarını nasıl bir araya getirdiğini örneklerle anlatıyor.

Ascherson'un çalışması, tarihçilerin yanı sıra çağdaş gezginlerin öğrencilerin ve tüm duyarlı okurların aynı keyfi alarak okuyacağı bir yapıt.

"Bu kitap tek kelimeyle bir harika; ince bir üslupla kaleme alınmış, eğitici ve öğretici, eşine azrastlanır bir eser."
Timothy Garton Ash
The Times Literary Supplement
(Arka Kapak)



 

İndirimli satın almak için tıklatın
Karadeniz Black Sea Meraklısı İçin Gezi Rehberi
Müjde Nişanyan/ Sevan Nişanyan
 Whether you choose to come to Turkey to enjoy the world's most beautiful beaches, the sun, and the sea, or to experience the rich culture and history dating back to the beginning of time, you shall encounter a world of wonders.
Fly to Turkey with Turkish Airlines, and enjoy the luxury, comfort, and service of excellent quality one would like to experience in air travel.

İndirimli satın almak için tıklatın
Karadeniz Kapadokia'sı (Pontos)
Bilge Umar

Kitabevimiz, tarihsel kalıntıları meraklı, bu kalıtıların bulunduğu yöreleri gezmeyi seven okurlarımız için özetlenmiş, yol gösterici bilgileri içeren ve görsellikle de zenginleştirilmiş bir dizi kitap yayınlama projesini "Karia" adlı kitapla hayata geçirmiş, ardından da "Lykia" adlı yapıtı sunmkuştu okurlarına. Elinizdeki kitap yine aynı yazarın, Bilge Umar'ın bir çalışması: "Karadeniz Kappadokia'sı (Pontos)"...
Bu kitapta "Karadeniz Kappadokia'sının tarihsel süreç içindeki serüvenine, yine güvenilir bilgi ve yorumlar ışığında tanık olacaksınız.

İdeEfixe'den satın almak için tıklayın.

İndirimli satın almak için tıklatın
Köşe Bucak Karadeniz
Ekin Yazım
Karadeniz üzerine yazılmış en kapsamlı Gezi kitabı. Batıdan doğuya Karadeniz'de yapılan uzun ve yoğun bir çalışmanın ürünü.
Sıradan bir gezi kitabı değil; doğası, kültürü, insanı ile bir bütün olarak Karadeniz'i anlatıyor.
Tarihi, coğrafyayı, kültürü okunur kılan renkli ve eğlenceli bir dille yazıldı. Keyifle okunuyor.
Fotoğrafların çok büyük bir bölümü orjinal ve ilk kez bu kitapta yayınlanıyor.
Diğer gezi kitapları gibi metinlerin tamamı telif Gezi Kitapları editörü Gündüz Mutluay'ın kaleminden.
 

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Komşum Ağlıyor: Gazeteci gözüyle Doğu Anadolu

Komşum Ağlıyor" bir gazetecinin 3.5 yıl kaldığı Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaptığı gözlemlerin bir sonucudur.
Okudukça terörün bir sebep değil sonuç olduğunu göreceksiniz. Okudukça kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Okundukça komşunuz ağlıyor fark edecek ve gözyaşını silmek için "ne yapabilirim?" diye kendinize soracaksınız...

İndirimli satın almak için tıklatın
Kentten İmparatorluğa: Anadolu'nun eski yerleşim yerleri

Türkiye'nin o mavi göğü, güzelim denizleri, ışığı ve toprağı, çeşit çeşit ağaçlar, meyvalar, çiçekler, insanlar, uygarlıklar yetiştirmiştir. Efsaneleri insanı doğruluğa, mertliğe ve konukseverliğe davet eder. Türkile her yönüyle baştan başa bir efsanedir. Bugün "Türkiye" dediğimiz bu topraklar üzerinde yaşayan insanların tarihi binlerce yıl geriye gider. İlk insan topluluklarından günümüze, bu toprakların biçimlendirdiği, beslediği, geliştirdiği, koruduğu "Türkiye insanı", üzerinde yaşadığı topraklarda yaratılan uygarlıklarla yaşıttır. En eski çağlardan bugüne, insanların karışıp kaynaştığı, yeni bir bütün oluşturduğu bu ülke çağlar boyunca komşu ülkelere ışık tutmuş, onlardan esinlenmiş, yarattığı kültür ve birikimiyle insanlık tarihini etkilemiştir. Üzerinde yaşadığımız toprakların altı, atalarımızın kurduğu köyler, kasabalar ve kentlerle doludur. Türkiye topraklarının tarihi zenginliği, eşsiz kalıntıları her çağda ilgi çekmiş, bugüne dek çok sayıda yerli ve yabancı bilim adamı ve meraklı tarafından kazılmış, araştırılmıştır. Anadolu'da, Yeni Taş Çağı'ndan itibaren gelişen köy ekonomileri yerini kasaba ve kentlere bırakmış, ardından da kent devletleri kurulmuştur.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da Kan Davası  

imi devletlerin güzel sözcüklerle bile gizlenemeyen çıkar çatışmaları; sınıfsal, etnik, dinsel veya kabilesel şiddet dünyanın çeşitli yerlerini zaman zaman yokluyor. Şiddet de "globalleşiyor" ve giderek daha korkunç boyutlar alacağının işaretlerini veriyor.
Anadolu'daki geleneksel kan davaları, günümüzde yaşanan global şiddetin yerel bir dışavurumu olarak ele alınabilir. Aileler arasımda kışkasınçlık, rekabet, çıkar mavaşı, aile namus ve şerefiyle güdülenen karışıklı öç almalar daha nereye kadar gidecek?
Kan davasını aile namus ve şerefinin korunmasına yönelik destansı bir alınyazısı olarak ele alan "romantik yaklaşım" yerine, bu şiddete toplumsal bir olgu olarak eğilmek gerekiyor. Siyasal bilimci ve hukuk sosyologu Artun Ünsal'ın kan gütme suçlusu mahkumlar arasında gerçekleştirdiği alan araştırmasını, bulguların değerlendirilmesini içeren ve önce Fransa'da Fransızca olarak yayımlanan bu çalışması, çok boyutlu bakış açısıyla Batı'da da yankı uyandırmıştı.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da Kalay ve Bronz'un Tarihçesi  

Bu çalışmanın temel amacı, yaklaşık olarak 4000 yıllık bir zaman dilimi içinde Eskiçağ, Ortaçağ ve Yeniçağ kaynaklarına göre Anadolu'da kalay yataklarının var olup olmadığını araştırmak ve hangi ülkelerden nasıl, kimler tarafından ve ne gibi ticari koşullarda satın alındığını ortaya koymaya çalışmaktır. Kalayın bakır ile alaşımından ortaya çıkan bronz, yaklaşık olarak M. Ö. 3500-1200 yılları arasında Anadolu'da "Bronz Çağı" olarak adlandırılan döneme adını vermiştir. Anadolu'da kurulan uygarlıkların gelişip yüksek bir düzeye ulaşmasında kalayın oynamış olduğu rol, diğer metallerden farklı değildir. Ancak kalay ticareti, bazı metallere kıyasla çok daha farklı bir gelişme göstermiştir. Tıpkı altın ve gümüş ticaretinde olduğu gibi, kalay da denizaşırı ülkelerden Anadolu'ya getirilen madenlerin başında yer almıştır. Yalnız hiçbir metalde göremediğimiz şekilde, kalay ticareti hemen her çağda büyük bir süreklilik göstermiştir. Bu konuda bize en iyi bilgi veren kaynakların başında ise yazılı belgeler gelmektedir. Nitekim kaynaklardan öğrendiğimize göre, Anadolu'da kalayın tarihçesi, Orta Doğu ülkeleri veya Akdeniz ülkelerindeki kalayın tarihçesinden çok farklı bir gelişim göstermemiştir. Hatta Akdeniz ülkelerinin ticaret tarihinde ortak özellikleri olan konuların başında kalay ticaretinin geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Lazca Gramer
İsmail Avcı Bucaklişi/ Goicihe Kojima

Lazlar Karadeniz bölgesinin doğu ucunda yaşayan halktır. Ayrıca '93 Harbinden dolayı göç eden Lazlar, günümüzde Sapanca, Akçakoca, Düzce, Yalova, Karamürsel, İzmit, Gölcük, Bolu, Zonguldak ve Bursa gibi merkezlere yerleşmiştir. Lazların kökenleri Güneybatı Kafkasya olup, Megrellerle dilsel, tarihsel ve kültürel yönden yakın akrabadırlar.
Lazca Güneybatı Kafkas dil grubu içinde yer almaktadır. Lazuri Grameri uzun yıllardır devam eden alan araştırmalarına dayanan ve bugüne kadar Lazca üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır.
Konuların açıklanmasında Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dil kullanılmıştır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Lazuri-Turkili / Turkili-Lazuri Ansiklopedik Laksiyoni: Lazca-Türkçe / Türkçe-Lazca Ansiklopedik Sözlük
Faruk Benli

10.000'e yakın Lazca, 3500'e yakın da Türkçe maddebaşıyla ve çok sayıda alt madde ile Lazca için yeni bir sözlük... Her dil gibi Lazca için de! Lazuri va gondunas "Lazca unutulmasın".
 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Mahperi Hatun: Anadolu Selçukluları

 

13. yüzyılda Anadolu' dayız...
Sekiz yıl süren uzun mahkumiyet yıllarının ardından kardeşi İzzeddin Keykavus' un ölümüyle Alaeddin Keykubad tahta çıkmıştır. Anadolu Selçuklu Devletinin Sultanı olan Alaeddin bir süre sonra Prenses Destina' yla evlenmiş ve Destina, Mahperi Hatun adını almıştır. Komşu ülkelerin ve Moğolların bitmek bilmeyen saldırılarına karşı topraklarını korumak zorunda kalan Alaeddin Keykubad hükürmanlık yılları boyunca sürekli mücadele etmiştir. Bu arada bilmediği bir dünyada yapayalnız kalan Mahperi Hatun, var oluş mücadelesine girmiş ve eşinin aşkı ve tek oğlunun geleceği için savaşmıştır. Mahperi Hatun için en büyük sorun, ikinci eş Eyyübi Melikesi Gaziye Hatun ve oğulları olmuştur. Bu buhran döneminde Mahperi Hatunun hayatına Sultanın Başmimarı girmiştir. Bu gizemli ve tutkulu adam gizliden gizliye Hanım Sultanın kalbini fethedeceği günü beklemektedir.<br>
Gisele' in uzun yıllar süren araştırmalarının ve incelemelerinin meyvesi olan "Mahperi Hatun" romanı Anadolu ortaçağ tarihinin önemli şahsiyetlerini gün ışığına çıkarmaktadır. Herkesin takdirini ve sevgisini kazanan, Anadolu 'yu Selçuklu mimarisinin kıymetli eserleriyle donatan, sanata ve edebiyata düşkün değerli hükümdar Alaeddin Keykubad, Mahperi Hatun adıyla tanınan Kalonaros Prensesi Destina, Kubad Abad sarayının mimarı Saadeddin Köpek, Mevlana Hazretlerinin babası Sultan- ul - Ulema... Bu romanın hiçbir zaman aklınızdan çıkaramayacağınız kahramanlarıdır. Ama belki de bu romanın baş kahramanları aşk, nefret, kıskançlık, entrika, iktidar hırsı kısacası insanlığı yıkıma ve şiddete götüren tüm o ölümcül tutkulardır...

 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'daki Amerika :

Anadolu'daki Amerika-Kendi Belgeleriyle 19. Yüzyılda Osmanlı İmp.'ndaki Amerikan Misyoner Okulları  

Tüm 19.yüzyıl ve 20.yüzyılın ilk çeyreği misyonerliğin altın çağıdır. Zira bu çağ aynı zamanda kapitalizmin emperyalizme dönüştüğü çağdır. Bu dönüşümde araçsal görev üstlenen kurumlardan birisi de misyoner dizgesidir.
Görünürdeki ereği dinsel, gözlerden saklanan ereğiyse ekonomik, siyasal , kültürel özellikler ortaya koyan misyoner faaliyet, matbaa, hastane, okul gibi modern kurumlar ekseninde yürütülmüştür.<br>
Okul, Amerikan misyoner faaliyetinini bir tür vitrini olmuştur. Bu vitrine konan mostralık ürünlerse yüksel okullar ya da College'lerdi. Kolejler bir yandan Osmanlı İmparatoluğu'ndaki "Amerikan çıkarları"nın bel kemiğini oluşturuyor, bir yandan da "Yeni Dünya"nın eğitim alanındaki prestijini simgeliyordu. Misyoner dizgesinin, ABD'nin emperyalist yayılmasına en büyük katkısı tanıma ve tanıtma konusundadır. Tanımak, nüfuz edebilmek için tanıtmaksa öncelikle bu nüfuz edişi haklılaştırmak için zorunluydu. Dolayısıyla misyonerlerin en kalıcı etkileri, ülkelerinin insanlarının kafasında, bulundukları ülkelere ve halklara iliştin iyi ya da kötü bir imaj yaratmak konusunda ortaya çıkmıştır.
Bu kitapta Amerikan misyonerlerinin 19.yüzyıl Anadolu'sundaki serüvenlerini bulacaksınız.
 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu ve Dünya bilgesi Nasreddin Hoca ve Fıkraları  

 Anadolu topraklarının zengin uygarlıkları ortamında Anadolu halkının engin deneyimleri ve hoşgörüsüyle oluşturup kimliklendirdiği bilgelerden biri de Nasrettin Hoca'dır. Nasrettin Hoca, Anadolu halkının arayışının, belkentilerinin somut bir göstergesidir.
Nasrettin Hoca, Anadolulu bir bilge, bir gülmece ustası olmasına karşın, ünlü Anadolu topraklarının dışına da taşmış, gerek doğu dünyasında gerek batı dünyasında güldüren ve düşündüren insan olarak tanınıp sevilmiştir. Nasrettin Hoca'nın temel iki özelliği var: Olup bitenleri derinlemesine kavrayabilecek zekaya, bu durumlara en uygun nükteyi oluşturabilecek yeteneğe sahip olmasıdır.</span>

 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Pontos Tarihi/Tarihin Horona Durduğu Yer Karadeniz
P. Minas Bijişkyan

Pontos Tarihi, bir tetkik seyahatı mahsulüdür. Müellif, 1817 yılında, esasen yerlisi olduğu Karadeniz mıntıkasında vikerlik vazifesi münasebetiyle, Karadeniz'in güney ve kuzey sahillerini adım adın dolaşarak her yerin kendi zamanındaki vaziyetini anlattıktan sonra başta, en eski devirlerden yakın zamanlara kadar geçmiş tarihi olay ve değişiklikleri de alimane bir tarzda eserine kaydetmekten geri kalmamıştır.


 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'ya ağlıyordu Niobe/Tüm Yönleriyle RumTechiri  ve techirin tarihsel kaynakları  

Hititler, Asurlar ve Persler, Anadolu'da tehciri "uslanmaz" halk kitlelerini cezalandırarak yola getirmek amacıyla uygulayan ilk devletlerdi. Onlar, yerinden yurdundan kopartılarak, günlerce süren sefil bir yolculuğun ardından herhangi bir bozkırın ortasına aç, susuz, kimsesiz bir çocuk gibi bırakılıvermenin, insan ruhunda izleri asla silinmeyecek acı ve derin yaralar açacağını pek erken keşfetmiştiler. Aynı coğrafyada daha sonra kurulan diğer devletler de, "uzlanmazları" yola getirmek, ya da yaşadıkları topraklardan silmek için, tehciri hep bir yol olarak gördüler. Onlar, antik çağın zalimlerinin kararlı takipçileriydiler. Elinizdeki kitabın konusunu oluşturan Rum tehciri de, Anadolu'da yaşanmış büyük sürgün olaylarından biridir. Osmanlı Dönemi'nde başlar, yakın tarihlere dek aralıklarla devam eder. Fakat bu tehcir Anadolu tarihine özgü pek çok olgu ya da olay gibi, kurgulanmış bir tarih perdesinin arkasında saklı durmakta, böylece olayın gerçek boyutları ortaya çıkamamaktadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu Suriye Mısır Seyahatnamesi  

 

Orjinal adı Sefername-i Rumu Şam Mısır olan bu eserde bilge bir alimin Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Ortadoğu coğrafyasında yaptığı seyahati ve gözlemleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin önde gelen şahsiyetleri yanı sıra gezdiği gördüğü yerlerdeki incelediği eğitim kurumları hakkında da bilgi veren Şibli Numanî bu eseriyle dönemin toplum yapısını ve insan ilişkilerini konu edinmektedir.
 

 
İndirimli satın almak için tıklatın
Altaylardan Anadolu'ya Kamizm - Şamanizm

Kültür belli bir takım manevi kuvvetlere, yüksek formlar vermek, onlar işlemek demektir". Bu açıdan bakıldığından sosyal grupların inanç yapıları sosyokültürel hayatın çok önemli kısmını teşkil ederler.<br>
Şimdiye kadar Türklerin inanç yapıları ve eski dinleri konusunda çok çeşitli kitaplar yayınlanmıştır. Ancak bunların çoğu masa başı çalışması olup hepside teorik düzeydedir. Eser bu konuda çok geniş bir coğrafyada alan çalışmaları yapılarak hazırlanmış ilk kitap olması açısından son derece önemlidir. Umarız bu çalışmayı diğerleri izler.
 

İndirimli satın almak için tıklatın
Futbolda Karadeniz Fırtınası Trabzonspor Otuzbeş Yıllık Öykü
Oygur Yamak

.. Tamamı üç yıla uzanan bir araştırma sonucunda, Trabzonspor futbol takımının 35 yılındaki oyuncular, teknik adamlar, yönetim kadroları, resmi maç sonuçları, lig puantajları, kazanılan kupalara ilişkin bilgiler toplanarak bir araya getirilmiş, tasnif edilmiş, elenerek ortaya çıkan bilgiler değerlendirilmiştir.
Trabzonspor futbol takımının tarihini anlatırken resmi olarak ilk maçını yaptığı 1967 tarihini esas almakla beraber, Trabzon’da futbolun doğum tarihi olan 1920’lere kadar uzanıp Trabzon futbolunun geçmişini de araştırdık. Çünkü, Trabzon futbolu Trabzonspor’la değil, İdmanocağı ve İdmangücü gibi takımlarla başlamıştır.
Bu kitabı şöyle bir karıştıranlar Trabzonspor’un lig şampiyonluğunu İstanbul dışına taşıyan ilk ve tek kulüp olmasının hiç te şaşırtıcı olmadığını da göreceklerdir. (Kitabın önsözünden)
 
İndirimli satın almak için tıklatın
Tarih Boyunca Doğu Karadeniz'de Etnik Yapılanmalar ve Pontus
Haşim Albayrak

Son dönemde Doğu Karadeniz'le ilgili yapılan tüm tartışmalarda öne çıkan bir kavram var; PONTUS...
Doğu Karadeniz'in etnik yapılanları içerisinde Pontus'un yeri nedir ve önemi ne ölçüdedir?
Bu sorunun cevabı, o bölgedeki diğer etnik yapılanlar bilinmeden asla verilemeyecektir.
Kitap bir bütün olarak Pontus'u içermiyor, M.Ö. 5000'den başlayarak Anadolu'da, özellikle Doğu Karadeniz'de bu güne kadar oluşan tüm etnik yapılanmalarla ilgili tesbit ve değerlendirmelerde bulunuyor.

İndirimli satın almak için tıklatın
Trabzon ve Kars Hatıraları İstiklal Mücadelesi ve Enver Paşa
Sami Sabit Karaman

 

Sami Sabit Paşa (Karaman) Kurtuluş Savaşı sırasında önemli görevler yapmıştır. Sami Sabit Paşa tarafından yazılan Trabzon Kars Hatıraları, 1921-1922, İstiklal Mücadelesi ve Enver Paşa adlı eserinde bizzat yaşadığı olayları, belgelerle anlatmaktadır.
Kitapta Enver Paşa, Halil Paşa, Kayıkçılar Kethüdası Yahya Kahya, Mustafa Suphi gibi her zaman ilgi çeken hayatları bilinmezliklerle dolu olan kişiliklerle ilgili önemli bilgiler yer almaktadır.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da Türk Aşiretleri (966-1200)  

Anadolu'da yaşayan Türk aşiretleri hakkında Divanı Hümayun mühimme defterlerinde mukayyet hükümleri havidir. Bu hükümlerde bütün aşiretler hakkında malumat yoktur; çünli her hüküm ancak bu aşiretler herhangi bir vazifeye me'mur oldukları veya aşiretler arasında yaylak ve kışlak yüzünden bir münazea vukua geldiği ve her hangi bir aşiret diğerinin tecavüzüne maruz kaldığı ve yahut iskan olunan aşiretler iskan mahallerinden kaçıp Anadolu'nun ötesinde berisinde şekavetle meşgul oldukları zaman bu hallerin önünü almak içim yazılmıştır.
 

 

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'dan yeni dünyaya: Amerika'ya ilk göç eden Türklerin yaşam öyküleri  

Yorgununu ver, yoksulunu ver bana,
Özgürlüğü solumak isteyen boynu bükük kitlelerini ver.
Emma Lazarus’un, New York Hürriyet Abidesi kitabesinde yer alan mısraları bunlar. ABD, dünyanın her köşesinden göç eden insanlarca kurulmuş bir ülke. Pek bilinmez ama yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan da göç almış. 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında hem Müslüman hem de gayri Müslim Türkler, Yeni Dünya’ya şanslarını denemeye gitmişler. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı’nın imparatorlukta yarattığı siyasi, ekonomik ve toplumsal yıkım; askere alınma korkusu; Amerika’yı sokakları altınla döşenmiş bir fırsatlar ülkesi olarak gösteren mektuplar; buharlı gemilerin ve telgrafın yaygınlaşması… Tüm bunlar ABD’ye göçü teşvik eden unsurlar. Gayri Müslimler, özellikle de Ermeniler, geri dönmemek üzere gidip oradaki cemaatlere eklemlenmişler. Müslümanlar ise, para kazanıp geri dönmenin hayalini kurmuş ve en çok geri dönen de, onlardan çıkmış. Rıfat N. Bali, birinci el tanıklıklara başvurarak, yüzyıl dönümünde ABD’ye göç eden Türklerin hikâyesini anlatıyor. Kimler yok ki bu hikâyede: 1915 tehcirinden sağ kurtulan Kilikyalı İda Muradyan, St. Louis Dünya Sergisi’ne katılan İzmirli Lahana Bey, Holywood filmlerinin karakter oyuncusu İstanbullu Albert Morin, Yozgatlı Pırlanta Hanım, İstanbul’a nişanlı ısmarlayan Civan, sahte güreşçi Parmaksızoğlu Agop, Hanende Amelya Hanım ve kızı Elmas, Bozcaadalı Hacı Harry, Detroitli Nuri Ahmet, Jack Mehmet ve daha kimler. İnsanların seslerini duyabileceğiniz kadar ‘canlı’ tanıklıklar; titiz bir tarih araştırması…

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da bir Yunan askeri

H. İzzettin Dinamo  

Yayınevimiz, Türk Edebiyatında devrimci kesimin başta gelen isimlerinden biri olan Hasan İzzettin Dinamo'nun, konusunu gene savaştan alan; kendine özgü yorumlu "Anadolu'da Bir Yunan Askeri" romanını sunmakla kıvanç duyar.

İndirimli satın almak için tıklatın
Anadolu'da yol notları

Anadolu'da -yol notları-/ Kayseri, Kırşehir, Kastamonu/Bir Edirne Seyahatnamesi adlı üç kitaptan oluşan eser, 1930'lu yılların Türkiyesi'nden önemli bir kesit sunmaktadır. Nahid Sırrı Örik gezip gördüğü Edirne, Kayseri, Kırşehir, Kastamonu, Yozgat, Adapazarı, İzmit, Elmadağ, Bağlım, Gölbaşı, Haymana, Polatlı gibi yerleri kendine özgü üslubu ile anlatmaktadır.
 

 Ana Sayfa |  Lahana.org  |  Lahana forum  |  Fotoğraf Galerisi  | English Eski Forum | Link Dizini Webmastera E-Posta göndermek için tıklayın Sitemizi sık kullanılanlarınıza eklemek için tıklayın. Teşekkürler!  

Sitemize Link vermek için aşağıdaki link logolarımızı (banner) kullanabilirsiniz

 www.karalahana.com   www.lahana.org

© 2006 Karalahana.com (Sitemizden yaptığınız alıntılarınızda lütfen bize link vererek kaynak belirtiniz