Derin Ekonomi – Süleyman Yaşar

Yazan: Ahmet Ay Yazı
Kaynağı: Star Kitap Eki
Ekonomi, hakkında
pek az şey bildiğimiz ve fakat kötüleşince
birilerine yüklenmemize sebep olan bir konu.
Zamlar, enflasyonlar, vergiler mevzubahis
edilerek atıp tutuluyor. Kahvehaneler uzman
kaynıyor. Ama ortada bir bulanıklar var; kimse,
kim suçludur, bilmiyor. Bu kadar paraya ne
olmuştur, bilmiyor. Bazısı var, dünya çapında
artan petrol fiyatları için bile muhalefeti
suçluyor. Bazısı, hiç alâkası olmayan bir
yasayı, belki nedenini anlamadığı için, kötü
gidişattan zan altına alabiliyor. Hatta çok daha
ilginç, yağmur yağmayışını bile bağlı bulunduğu
siyasi ekolün başarısızlığına veren var. Daha
neler neler, ne komiklikler…
Siyaset, en
masum insanların bile sapıttığı bir alandır,
bunu kabul edelim. Fakat madem bu konuları
konuşmak istiyoruz, en azından temel hususlarda
bilgi sahibi olmamız gerekmez mi? Elbette
gerekir, hatta hakkını fert fert arayan modern
topluma gidişte bu çok önemlidir. Herkes, hiçbir
kuruluşa emanet etmeden, kendisi gidişatı takip
edebilmelidir. Şeffafiyet bunun içindir. Devleti
ve sistemi, kendi devleti ve sistemi görerek
icraatları incelemeli ve tavırlarını ortaya
koyabilmelidir. Lakin bizde şu an için bunu
değil başarmak, konuşmak bile çok zor. Zira biz
topluluk iradesine dayanan bir kültür
seviyesindeyiz.
Soğuk bir uslubu yok
Ekonomi de bu alanlardan birisi. İtiraf
edeyim, işletme mezunu olmama rağmen ben dahi
medyada bahsi geçen rakamlardan bazen hiçbir şey
anlamıyorum. Neden bilmiyorum, üniversitede
okurken bile ekonomi bana bir soğuk gelmiştir.
Belki de derslerin anlatılış biçiminden, belki
daha farklı bir nedenden. Her neyse… Konuyu
uzatmayayım.
İki gün evvel elime geçen
bir kitap sayesinde bir nebze günümüz
ekonomisini ve yaşadığımız krizlerin nedenini
anlama imkânı buldum. Bir dönem Taraf
gazetesinde köşe yazarlığı da yapan, hâlihazırda
ise Sabah gazetesinde okurlarıyla buluşan
Süleyman Yaşar Bey’in Derin Ekonomi isimli
kitabıydı bu. Etkileşim Yayınları’ndan çıkan bu
eser oldukça akıcı bir üsluba sahip aynı
zamanda. Belki de bu, kitabın, editörü Mehmet
Tuncel tarafından söyleşi üslûbunda hazırlanmış
olmasından kaynaklanıyor. Hakikaten, metnin
içine serpiştirilmiş sorular, mevzuu daha
heyecanlı ve okunabilir kılıyor.
Süleyman
Yaşar, hakikaten tecrübeli ve bilgili bir isim.
Hazine müsteşarlığı ve özelleştirme idaresi
başkan yardımcılığı gibi görevlerde bulunmuş
saygın bir şahsiyet. Ayrıca kuru bir ekonomist
değil, politika ve tarihle birlikte bilgilerini
harmanlamış ve ekonomiyi halkın anlayacağı bir
dille anlatabilmiş birisi.
Pek
çok veri sunuluyor
Kitapta çok
ilginç bilgiler var. Mesela; IMF denilen
kuruluşun, borç verirken, tasarruf tedbirleri
sunarken, eğitim ve sağlık harcamalarını
kısmamızı teklif etmesine rağmen, savunma
harcamalarını bir kelime bile olsun
eleştirmeyişini… (Zira silah satışını IMF’in
içinde güç sahibi büyük ülkeler yapıyor.)
Amerika’daki ekonomik krizde oralara
götürdükleri Türk parasını kaybeden
bankacılarımızın neden IMF’ten borç alınıp
kendilerine verilmesini istediklerini… (Zira o
paralarla kaybettikleri paraların üstünü
kapatacaklar ve faturayı yine vatandaş
ödeyecek.) Akbank gibi saygın (!) bir kurumun,
hiç böyle bir mecburiyeti olmadığı halde,
IMF’den bir türlü borç almayan hükümeti, bu
krize inandırmak için neden bin yedi yüz küsur
elamanını işten çıkardığını… (Zira işsizlik
artmış gözükürse, hükümet borç almaya mecbur
olacaktı.) Demirel ve İnönü dönemlerinde ülke
ekonomisine popülist kaygılarla ne tür zararlar
verildiğini… Paradan nasıl para kazanıldığını…
Halkın nasıl sürekli kaybettiğini… Devlet
sayesinde zengin olmuş TÜSİAD grubunun neden
Anadolu merkezli iş adamlarını bünyesine kabul
etmediğini… Neden bu tür kurumların hükümeti
kriz havasına sokmaya meyyal olduklarını…
Vesaire, vesaire… Pek çok şey öğrendim. Ve fark
ettim ki; derinlerde bir yerde farklı bir
ekonomi var. Hatta ekonomi dememek lazım buna,
bu, düpedüz Ergenekomi. Kendilere ait parasal
planları olan derin güçler mücadelesi
yaşananlar…
Süleyman Yaşar Beyefendiyi
benim bile pek rahat anlayabileceğim bir üslupta
bu meseleleri izah ettiği için tebrik ediyorum.
Hakikaten bu insanların bulundukları ülkeye ve
bu ülkede dönen oyunlara uyanması için hediye
olarak dağıtılacak bir kitap. Ben bunu
yapacağım. 183 sayfada pek çok kitabın
başaramadığını başarmış. Ekonominin
bilinmezlerini ortaya koymuş ve bizi, çok şükür
birilerin güdüp durduğu koyun olmaktan korumuş.
Tamamen kurtulmaksa, fert olarak varlığımızı
ortaya koyabilmekte… Araştırmakta,
okuyabilmekte…
Derin Ekonomi – Süleyman
Yaşar – Etkileşim Yayınları
Satın almak için
aşağıdaki resmi tıklayın:
Bu makaleyi
beğendiniz mi?
|