Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

 

 

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

 

Türk Halk Oyunları




Derin Ekonomi – Süleyman Yaşar

 

Derin Ekonomi – Süleyman Yaşar

 

Yazan: Ahmet Ay
Yazı Kaynağı: Star Kitap Eki

Ekonomi, hakkında pek az şey bildiğimiz ve fakat kötüleşince birilerine yüklenmemize sebep olan bir konu. Zamlar, enflasyonlar, vergiler mevzubahis edilerek atıp tutuluyor. Kahvehaneler uzman kaynıyor. Ama ortada bir bulanıklar var; kimse, kim suçludur, bilmiyor. Bu kadar paraya ne olmuştur, bilmiyor. Bazısı var, dünya çapında artan petrol fiyatları için bile muhalefeti suçluyor. Bazısı, hiç alâkası olmayan bir yasayı, belki nedenini anlamadığı için, kötü gidişattan zan altına alabiliyor. Hatta çok daha ilginç, yağmur yağmayışını bile bağlı bulunduğu siyasi ekolün başarısızlığına veren var. Daha neler neler, ne komiklikler…

Siyaset, en masum insanların bile sapıttığı bir alandır, bunu kabul edelim. Fakat madem bu konuları konuşmak istiyoruz, en azından temel hususlarda bilgi sahibi olmamız gerekmez mi? Elbette gerekir, hatta hakkını fert fert arayan modern topluma gidişte bu çok önemlidir. Herkes, hiçbir kuruluşa emanet etmeden, kendisi gidişatı takip edebilmelidir. Şeffafiyet bunun içindir. Devleti ve sistemi, kendi devleti ve sistemi görerek icraatları incelemeli ve tavırlarını ortaya koyabilmelidir. Lakin bizde şu an için bunu değil başarmak, konuşmak bile çok zor. Zira biz topluluk iradesine dayanan bir kültür seviyesindeyiz.

Soğuk bir uslubu yok

Ekonomi de bu alanlardan birisi. İtiraf edeyim, işletme mezunu olmama rağmen ben dahi medyada bahsi geçen rakamlardan bazen hiçbir şey anlamıyorum. Neden bilmiyorum, üniversitede okurken bile ekonomi bana bir soğuk gelmiştir. Belki de derslerin anlatılış biçiminden, belki daha farklı bir nedenden. Her neyse… Konuyu uzatmayayım.

İki gün evvel elime geçen bir kitap sayesinde bir nebze günümüz ekonomisini ve yaşadığımız krizlerin nedenini anlama imkânı buldum. Bir dönem Taraf gazetesinde köşe yazarlığı da yapan, hâlihazırda ise Sabah gazetesinde okurlarıyla buluşan Süleyman Yaşar Bey’in Derin Ekonomi isimli kitabıydı bu. Etkileşim Yayınları’ndan çıkan bu eser oldukça akıcı bir üsluba sahip aynı zamanda. Belki de bu, kitabın, editörü Mehmet Tuncel tarafından söyleşi üslûbunda hazırlanmış olmasından kaynaklanıyor. Hakikaten, metnin içine serpiştirilmiş sorular, mevzuu daha heyecanlı ve okunabilir kılıyor.

Süleyman Yaşar, hakikaten tecrübeli ve bilgili bir isim. Hazine müsteşarlığı ve özelleştirme idaresi başkan yardımcılığı gibi görevlerde bulunmuş saygın bir şahsiyet. Ayrıca kuru bir ekonomist değil, politika ve tarihle birlikte bilgilerini harmanlamış ve ekonomiyi halkın anlayacağı bir dille anlatabilmiş birisi.

Pek çok veri sunuluyor

Kitapta çok ilginç bilgiler var. Mesela; IMF denilen kuruluşun, borç verirken, tasarruf tedbirleri sunarken, eğitim ve sağlık harcamalarını kısmamızı teklif etmesine rağmen, savunma harcamalarını bir kelime bile olsun eleştirmeyişini… (Zira silah satışını IMF’in içinde güç sahibi büyük ülkeler yapıyor.) Amerika’daki ekonomik krizde oralara götürdükleri Türk parasını kaybeden bankacılarımızın neden IMF’ten borç alınıp kendilerine verilmesini istediklerini… (Zira o paralarla kaybettikleri paraların üstünü kapatacaklar ve faturayı yine vatandaş ödeyecek.) Akbank gibi saygın (!) bir kurumun, hiç böyle bir mecburiyeti olmadığı halde, IMF’den bir türlü borç almayan hükümeti, bu krize inandırmak için neden bin yedi yüz küsur elamanını işten çıkardığını… (Zira işsizlik artmış gözükürse, hükümet borç almaya mecbur olacaktı.) Demirel ve İnönü dönemlerinde ülke ekonomisine popülist kaygılarla ne tür zararlar verildiğini… Paradan nasıl para kazanıldığını… Halkın nasıl sürekli kaybettiğini… Devlet sayesinde zengin olmuş TÜSİAD grubunun neden Anadolu merkezli iş adamlarını bünyesine kabul etmediğini… Neden bu tür kurumların hükümeti kriz havasına sokmaya meyyal olduklarını… Vesaire, vesaire… Pek çok şey öğrendim. Ve fark ettim ki; derinlerde bir yerde farklı bir ekonomi var. Hatta ekonomi dememek lazım buna, bu, düpedüz Ergenekomi. Kendilere ait parasal planları olan derin güçler mücadelesi yaşananlar…

Süleyman Yaşar Beyefendiyi benim bile pek rahat anlayabileceğim bir üslupta bu meseleleri izah ettiği için tebrik ediyorum. Hakikaten bu insanların bulundukları ülkeye ve bu ülkede dönen oyunlara uyanması için hediye olarak dağıtılacak bir kitap. Ben bunu yapacağım. 183 sayfada pek çok kitabın başaramadığını başarmış. Ekonominin bilinmezlerini ortaya koymuş ve bizi, çok şükür birilerin güdüp durduğu koyun olmaktan korumuş. Tamamen kurtulmaksa, fert olarak varlığımızı ortaya koyabilmekte… Araştırmakta, okuyabilmekte…

Derin Ekonomi – Süleyman Yaşar – Etkileşim Yayınları

 

Satın almak için aşağıdaki resmi tıklayın:

 

 
 


Bu makaleyi beğendiniz mi?

Share-Paylaşın
 

        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır