Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

 

 

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

 

Hemşinliler Ermenistan'da Ermenistan hemşin tarihi konferansı

Yazı Dizisi: Hemşinliler Ermenistan'da

 1. Hemşin Tarihi ve Kültürü üzerine konferans

 2. Hemşin Tarihi ve Kültürü üzerine konferans

3. Hemşinliler konferansı

Türk Halk Oyunları

A  - B - C - Ç - D  - E - F - G - H - I - İ - K - L - M N  - O - P - R - S - Ş - T - U  - V - Y - Z

Karadeniz Folkloru

Cinler ve periler cincilik cin hikayeleri cin çarpması

Cinler ve periler

Cadılar ve cadılık

Halk kültürü araştırmacısı Süleyman Kazmaz’a armağan kitap hazırlandı…
Halk kültürü araştırmacısı Süleyman Kazmaz’a armağan kitap hazırlandı…

Halk kültürü araştırmacısı Süleyman Kazmaz’a armağan kitap hazırlandı…


laz simidi karadeniz simidi 

Rusya’da “Bubrik”’ti, Karadeniz’de “Simit” oldu, Lazlar ona “K’erk’eli” dedi

Teknoloji Laz simidini yenemedi...

 

Hangi Karadenizli’ye sorsanız “Çocukluğunuz?” diye; “Simit” cevabını alırsınız. İlkokuldayken teneffüs zilinin çalmasıyla bakkala koşup çengelden aldığı simidi koluna bilezik yapan bir çocuk fotoğrafıdır o. Çocukluğun en sıcak, en güzel kokusudur. Her yaştan Karadenizli’nin hafızasında yer eden simit, bugün de maharetli ustaların elinde altın işler gibi işlenerek şekilleniyor. Üstelik teknolojiye inat yüz sene öncesinin tadını, kokusunu, rengini ve hatta şeklini koruyarak...

 

Rusya’da Çarların kahvaltı sofralarını süslerken Atinalı (Pazar) gurbetçiler tarafından Karadeniz’in karşı kıyısına geçirilen simidin öyküsünü; Pazar’da babasından devraldığı işi, 1967 yılında Yeni Şafak Simit Fırını adıyla aile şirketine dönüştüren ve bu işe 55 yılını veren Baki Öztürk’ten, yapım aşamalarını ise Abbas Usta’dan dinledik.

 

Bubrik’ten K’erk’eli’ye...

 laz simidi karadeniz simidi simit

FA : Simidin bölgedeki öyküsü ne zaman ve nasıl başladı?

BÖ: Bu simidin menşei Rusya’dır ve özelliği haşlama simit olmasıdır. Rusya’dan yüz sene, belki daha da önce gelmiştir bize. Bunun esas ismi “Bubrik”’tir. Oradaki ismi Bubrik, buradaki ismi simit; ikisi de yuvarlak demek. Zamanında Rusya’ya çalışmaya giden Pazarlı gurbetçiler getirmiş. Biz de onlardan öğrendik. İlk zamanlar ayrı fırını yoktu, ekmek fırınında yapılırdı. Oysa simit ekmeğe hiç benzemez, tamamen ayrı yöntemle yapılır. Benim yetiştiğim zamanda Pazar’da 11-12 tane kara fırın vardı. Hem bir iki çuval ekmek işlenirdi hem de haftada bir, cumartesi günleri simit çıkarırlardı. Ayrı fırında işlemeye başlayan benim. 55 senedir bu işi yapıyorum. Pazar’da yapılan simit, yurt dışında taa Amerika’larda biliniyor yöreye has bir tat olarak.

 

FA: Burada yapılan simidi diğerlerinden ayıran özellik nedir? Bir püf noktası vardır herhalde....

BÖ: Simidin özelliği yalnız dikkat ve ölçüdür. En önemlisi de hijyendir. Benim alfabem temizliktir. Püf noktası işlemeyle öğrenilir, göre göre olur, ustalık gerektirir. Suyu kaçırmayacaksın, tuzu kaçırmayacaksın ölçüleri var tabii. Kilit ismi soracak olursan her fırında kilit isim pişiricidir. Ustaların uyumlu çalışması lazım. Buradan mal iyi teslim edilir, orada bozuldu mu olmaz, ama hamura güvenmezse o da pişirmez. Bir değeri de şudur; bir tost ekmeğini her kişinin yanında yiyemeyebilirsin ama bunu gidersin Reis-i Cumhur’un yanında yersin.  Dökülmez saçılmaz, israf olmaz.

 

FA: Başladığından beri şekli bu muydu? Hiç çeşitlendirmeyi düşünmediniz mi? 

BÖ: Başladığından beri böyle yapılıyor, hiç değişmedi. Yalnız ilk başladığında hamuru da elle yoğruluyordu, şimdi hamur makinede yapılıyor. Teknoloji yoğurma dışında hiçbir aşamada kullanılmıyor. Teknolojinin yenemediği bir üründür simit. Nasıl başladıysa öyle bitecek bu. Başka işlem bunun kıvamını bozar, tadını kaçırır.

 

Sade ama mağrur...

 

FA: Simit hangi aşamalardan geçerek bu lezzeti alıyor?

AP: Yoğurmaktan başlarız. Un, su, tuz ve çok az miktarda maya kullanırız. Bir de  ikinci haşlama suyunda siyah üzüm pekmezi. Bunun dışında bir malzeme ve herhangi bir katkı maddesi yoktur. Unun seçimi önemlidir.  Biz baklavalık un kullanırız. Yoğurma işlemi makinede yapılır. Hamur bir  veya iki saat dinlendirilir. Yazın kullanılan maya miktarı daha az, dinlendirme süresi daha kısadır. 60’ar gramlık parçalar halinde koparılan hamur elde yuvarlanarak simit haline getirilir. Çam veya kestane ağacından yapılan Pasa’larda bir süre dinlendirildikten sonra bir, bir buçuk dakika kadar kaynar suda makarna gibi haşlanır. Ardından yörede yetişen kokulu siyah üzüm pekmezli suya atılır. Kurutma işleminden sonda da kürekle fırına verilir.    

 

FA: Ülkemizde tüketimi yaygın olan susamlı simitten farkı ve sağlık yönünden faydası nedir?

AP: Bizim yaptığımız susamsız simidin kalori oranı yok denecek kadar azdır. Bu yüzden diyet yapanlara önerilir. Midenin suyunu alır. Hastalara tavsiye eden doktorlar var. Susamlı simitle bu simit arasında dağlar kadar fark var. Susamlı simitte yağ var, şeker var, susam zaten yağ. Onun faydası tartışılır, ama bunun mideye faydası var. Her yaştan insan rahatlıkla yiyebilir. Bunun bayatı da yenir, sadece tazesi değil. Kahvelerde çok çay içildiği zaman insanın midesi bulanır, bir simit yersiniz, bulantı kesilir. Hiçbir katkı maddesi içermemesi ve pekmez suyunda kaynaması faydasını artırıyor. Bazı müşterilerimiz var ki özellikle bayat simit istiyor.

Bu simidi ayrıca bölgede diş çıkaran çocuklar için eskiden beri kullanırlar. Plastik malzeme yerine çocuğun eline simit verilebilir.

 

FA : Bayatlayan simitler için bir değerlendirme yöntemi var mı?

AP: Ev hanımlarının birkaç yöntemle değerlendirdiklerini biliyoruz. Bayatlayan simitleri ufalayıp tepsiye diziyorlar. Üstüne normal baklava şerbeti dökerek tatlı, sarımsaklı yoğurt dökerek yalancı mantı şeklinde değerlendiriyorlar.  Zaten simidin tadı gün geçtikçe değişir. Fırından yeni çıkan simidin tadı ile bir saat geçtikten sonraki tadı farklıdır. Simit küflenmediği müddetçe değişik zamanlarda değişik şekillerde tüketilebilir, çünkü günlerce dayanır. 

 

Simitten bıkılmaz....

 

FA: Günde kaç tane simit çıkarıyorsunuz? Burada üretilen simidi başka merkezlere gönderme şansınız var mı? Talep geliyor mu?

AP:  Belli olmuyor. Günlük 5 binle 10 bin tane arasında değişir. Çarşıda bakkallarda, büfelerde satılır. Gelen gurbetçiler hediye olarak götürür. Geçen gün 50 tane Polonya’ya gitti. Mesela bayram dönüşleri önemlidir.  Yazla kış arasında da fark var tabii. Zaman zaman sipariş üzerine uçakla ya da otobüsle gönderdiğimiz yerler oluyor. Yalova’ya düzenli olarak gönderiyoruz örneğin. Yazın tur otobüsleri burada dururlar. Yiyenlerden güzel tepkiler alıyoruz. Bu simidi İzmir’de, Aydın’da niye yapmıyorsunuz diye soranlar oldu. Bu iş ekip işidir. Her aşamasında ayrı bir incelik ve ustalık gerektirir. Oralarda kıvamı tutturamazlar.

 

FA : Bir simit kaç gram gelir? Kaça satılır?

AP: Her bir simidin hamuru 60 gramdır, pişerken 20 gram fire verir ve 40 gram gelir. Bakkallarda tanesi 20 Yeni Kuruş’tan satılır. Zahmetine karşılık bu fiyat bir şey değil.

 

FA: Simidin geleceği var mı? Durum ne gösteriyor?

AP: Bu bitmez, bu işin geleceği var. Eskiden 3 bin tane yapılıyordu, şimdi 10 bin tane yapıyoruz. Yarın 20 bin, 30 bin olacak.Şu an Pazar’da bizden başka bir fırın daha var. Gün geçtikçe gelişiyor. Gelecekte çeşidi yapılabilir ama biz böyle korunmasından yanayız. Bozulmadan, bu şekilde devam etmesini istiyoruz. Bundan sonra zaten çırak yetiştireceğiz. Bu iş artık usta-çırak ilişkisi şeklinde devam edecek. Şimdiki çocuklar daha çok okumaya meraklı. Biz her gün içinde olmamıza rağmen yemekten bıkmıyoruz. Simitten bıkılmaz.

 

Gurbette yaşayan Karadenizliler’in, memleketten gelen eş dost akrabadan istedikleri “yükte hafif pahada ağır” en değerli hediye olan; hamuru un, su ve tuzdan oluşan bu sade lezzetin sırrını öğrenmeyi pek başaramadık,  ama babadan oğula el vererek süregelen bu uğraşın asıl sırrını çözdük. Sır, “Bu iş ancak sevgiyle yapılır” diyen Baki ustanın sözleriyle açığa çıkan sevgideydi.

 

 

*******

 

 

SİMİDİN PATRONLARI: “Burada herkes patrondur” diyen Baki Usta ve ekibi.

Soldan sağa : Refik Öztürk, M.Ali Basa, Baki Öztürk, Abbas Parlak ve Tevfik Öztürk.

 

SİMİDİN İSTANBUL’DAKİ ADRESİ : Derepazarlı Mustafa Köse, on yıldır her sabah Üsküdar Sultantape’de bulunan Karadeniz fırınından aldığı simitleri karış karış dolaştığı İstanbul’un çeşitli noktalarında satıyor.

 

 

 

TURKEY BLACK SEA (PONTIC) REGION TRAVEL GUIDE

ENGLISH

TURKEY BLACK SEA (PONTIC) REGION TRAVEL GUIDE, CULTURE, FOLKLORE, TRAVEL TIPS, HISTORY, COUSINE, HOTELS, TRABZON, RIZE ...

Karalahana Bağımsız Karadeniz Gazetesi'nden makaleler: Karadeniz Bölgesi haberleri

 

 

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü

Folklor ve Mitoloji Sözlüğü, yaklaşık yirmi bin maddelik içeriğiyle Türk literatüründe kendi alanının en kapsamlı çalışmasıdır. Ansiklopedik formattaki bu sözlükte kayıp ya da süregelen tüm uygarlıkların folklorik ya da mitolojik öğeleri, paranormal öğeler, modern kültürel kahramanlar, şehir efsaneleri, doğaüstü olaylar, simya, büyü, dinî fenomenler ve yerel kültürlere özgü semboller mitolojiyi ilgilendiren yanlarıyla maddeleştirilmiştir. Çalışma, bugüne dek sıkça işlenen Yunan, Roma, Kelt ve Anglo-Sakson inanç dünyasını eksiksiz ele almasının yanı sıra Asya, Afrika, Amerika ve Okyanusya’nın yerel halklarının az bilinen kültür ve inanç öğelerini; tek ve çok tanrılı dinlerin uygulama, biçim ve sembollerini; Karagöz, Köroğlu, Dede Korkut ve Kral Arthur gibi efsanevi karakterlerin arka plan ve yardımcı unsurlarını ustalıkla tanımlayarak amatör mitoloji tutkunlarından akademisyen yazarlara dek tüm araştırmacıların başvuru kaynağı olmayı amaçlamaktadır.

Eski Yunan Uygarlığı, Antik Yunanistan

 Eski Yunan Uygarlığı Selçuklular

     Çay, Türkiye'de en çok tüketilen içeceklerden biri. Ancak çayın sofralara nasıl ulaştığını yöre insanları dışında pek bilen yok. İnce Belin Buğusu: Çay belgeselinin yönetmeni İsmail Şahinbaş ile konuştuk.  Çay Belgeseli söyleşisi

Lazca - Türkçe Sözlük

Lazuri - Turkuli Nenapuna

İsmail A. Bucaklişi & Hasan Uzunhasanoğlu. Lazca - Türkçe sözlük'ün tamamı alfabetik olarak word dosyası olarak indirilebilir.

A l B l C l Ç l Ç'l D l E l F l G l Ğ l H l İ l J l K l K'l Ll M l N l O l P l P' l Q l R l S l Ş l Tl T' l U l V l X l Y l Z l Z'l 3 l 3' l Lazca filller l

        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır