Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 KARADENİZ BÖLGESİ

 

 MÜZİK

 TARİH

 KİM KİMDİR

Dilbilim - Yerel kelimeler

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

 AJANDA

KARADENİZ GAZETELERİ

 

LİNKLER

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

DOSTLAR


karalahana karadeniz gazete, karadeniz gazetesi, karadeniz haber
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz Gazetesini okuyabilirsiniz.

Önemli linkler, gazete oku, tv seyret
 Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek, tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.lahana.org
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.


KARADENİZ FOTOĞRAFLARI
Deeğerli Lahana forum üyeleri
Karadeniz fotoğraflarınızı  galerimizde otomatik olarak yayınlayabilirsiniz.
TIKLAYIN

KARALAHANA DA YAZAR OLUN


Yazılarınızı yayınlamamız için bize gönderebilirsiniz

 cinler ve periler

Cinler ve periler

cin, çin is. Değirmenlerde, yıkık kiliselerde, terkedilmiş eski evlerde yaşadıklarına dahası ayrı bir alemleri olduklarına inanılan, hayvan şekline de bürünebilen ayak uçları geriye doğru kıvrık dişi ve erkek hayali yaratıklara verilen isim.

     Dernekpazarı Zenozana’dan yaptığım bir derlemede görüldüğü gibi cinlerin insanlara paralel ayrı bir alemi olduğuna samimiyetle inanılmaktadır:

“Bir zamanlar Kalanas (Çalışanlar) köyünün imamı aşağı Kondubaga’ya (Dernekpazarı) inerken Mardadas (Yenice) köyünün hemen altında iki yılanı yol üzerinde oynaşırken görür. Hoca yılanları kışkırtarak ayırmaya çalışır ama yılanlar gitmek istemezler. Bu-nun üzerine hoca taş atarak yılanlardan birini öldürür, diğeri kaçar. Dernek’te işini bitirip akşam evine döner. Gece kapısı çalınır. Açtığında karşısında iki adam görür. Adamlara kim oldularını, ne istediklerini sorar. Adamlar hocaya “sen bir adam öldürdün suçlusun, bizimle geleceksin” derler. Hoca şaşırarak, ben kimseyi öldürmedim der. Bu adamlar aslında cindir. Hocaya gözlerini kapamasını söylerler. Aç gözünü komutunu aldığında kendini kalabalık bir mahkemede sanık konumunda bulur. Ortada bir insanın ceseti bulunmak-tadır. Hakim hocaya bu adamı sen öldürdün der. İmamın aklına yılan gelir. Yol üstünde sevişen yılanı istemeden yolunu açmak için öldürdüğünü anlatır, af diler. Cinler hocaya hak verirler ama yinede kulağını çekerler “ikindi vaktinden sonra asla yabani bir hayvanı öldürme, bizden olabilir” diye ikaz da ederler. Hocaya tekrar gözlerini açıp kapamasını buyururlar. Gözlerini açtığında evindedir”

     Strasser, Of bölgesinde cin ve periler hakkında anlatılan hikayeleri dinlerken Kur-an dışı yorumların büyük ölçüde İslamiyet öncesi inanışları yansıttığını belirtmiştir

(Strasser, 1995: 91; İBYÇ 259)

     Trabzon ve doğusunda cin ve peri birbir-lerinin yerine kullanılabilen terimler olup, geçmişte parakami (ocak kenarı) gecelerin-de nesilden nesile aktarılan külliyatlı miktar-da cin-peri hikayesi bulunmaktadır.

    İnsana benzemekle birlikte ayaklarının pozisyonu geriden (Sürmene Maċuka) “yane öyle äyaklari g’eriden adamlar g’ördum bi şeyler işte g’öründü ba: o zamanda” BR 42 (Sürmene Karakanzi) veya tersine “Gitti gitti gitti hacan Fosiya irmaklarina geldi. Bakti irmaklar oyle bir işikleyur karilar çamaşur yikayur, turki deyur. Çamaşurların hebisi ipek. Garilar o kadar guzel  o kadar guzel o kadar guzeeeel. Ama ayaklari dersine. Zaz mehmet buni anladi. Dedi bunlar cinlerdir” ŞUR, “toBuklar oύne/ parmaklar Geride/ ole tersine” BR 26/29 (Of Çufaruksa) olup bu surette ayırdedilirler.

     Cin çarpması genellikle gece meydana gelir, genellikle bir nedeni yoktur “ċinler be-ni ç˙arpti geċe kaBỊya ç˙Ịktum / ani daha g’enç˙ zamanum ç˙ok ċa:hil idum/ ç˙Ịktum kaBıya boyle bir otiş bi şey g’eldi baa/ baa g’eldi k’i arkadan bỊ şe yapışti ba:/ halbuGi k’imse yok’ g’eldum işte eve biraz böyle dύrύnċä bütün bu başum maşumu işte her tarafumi işte ċanum ç˙ikti” BR 42 (Sürmene Karakanzi) ama bazı hareketlerin buna ne-den olduğuna da inanılmaktadır:

Gece yeni evli çiftlerin dışarı çıkması, gece-leyin dışarıya çiş yapmak, besmelesiz ev-den dışarı çıkmak, ıslık çalmak, gece değir-mene veya kiliseye gitmek gibi... Genellikle insanlar gibi giyinmiş olmalarına rağmen bazı varyantlarda çıplak oldukları da kayde-dilmiştir:

“çỊplak çỊplak seyler/açuk açuk şeyler/ çamaşύr yύriyeyler çamaşύr yỊkayler”  BR 26 (Of Çufaruksa)

     Cin çarpmasının ilk çaresinin bir hocaya okunmak olduğuna inanılırdı. Cin çarpması-na engel olmak için cin görüldüğü anda Bis-mil getirmek gerekirdi:

“Bizim Hüseyin ile Mustafa güneş dağların üzerindeyken eve doğru gelirler. Evin orda bir değirmen var, oraya gelince bakarlar ki iki tane cıyak giysili kız duruyor. Kızlar onla-ra bakıp gülüyor. Hüseyin'le Mustafa bunla-rın kim olduğunu anlayamazlar. O sırada Bi-smil etmek de akıllarına gelmez, Hüseyin e-vin yanına, serenderin yanına gelince düşüp bayılır. Mustafa da eve gider hiç konuş-madan düşer bayılır. Meğer değirmende gö-rünenler cinmiş. Cin  onları orda çarpmış. Hocalara muska yaptırdık ama cin etkisi yi-ne de üzerlerinden tam gitmedi” GB 82 (Hemşin)

     Cinlerden faydalanılan bazı inanışlar da bulunmaktaydı:

“Hasta olana, nazarlanana, korkana hocalar bir tas suyu okur, üfler bu su hasta olanın başında gezdirilir sonra kapıya (evin dışına) dökülür, su kabı, kapıya bırakılır. Cinler kor-kuyu veya hastalığı götürsün diye” GB 79 (Hemşin)

     Lazca ḉina (Arhavi) ia İA 55

< Arapça cinn “gözle görülmez, latif cisim-lerden ibaret yaratık” OSM 143

PERİLER

peri is. Ayak uçlarının geriye dönük (ayak-lari geriden) olmasıyla kolayca ayırt edilen genellikle değirmen, yıkık evler gibi ıssız yerlerde veya geceleri köy içinde dolaşan hayali yaratıklar (Trabzon, Rize),

“şu garşiki gabana/ Peri bağirur peri” BY 160, “ne periler var idi ey/ kiderduk hau Deriye/ derenun kenarına/u:hu:  hu: horom ederdiler” BR 11 (Of Yarlı), “Nuriye’yle çaha gittik ırmaklardan yukarı başladık çah top-lamaya. Akşam namazı da oluyordu. Bir de baktık ki yukardan aşağı beyaz giysili bir ka-dın geliyor. Peri olduğunu anladık. Biz onu görür görmez döndük geri geldik” GB 82 (Hemşin), “Cinlerin çok güzel ve gösterişli olarak tasavvur edilen dişilerine “peri” de-nir. Bayan h.. yolda giderken yol üzerinde duran bir kurbağayı, ayağı ile yolun ke-narına iter. O gece uyurken H nin odasına bir kadın grubunun girmesiyle uyanır Ba-yana gelinimuz çecuk üzerine ağrı çekeyur haydi ona ebeluk yapacaksun derler. Bayan H bu insanlara dikkatli baktığında ayakla-rının eksebis olduğunu (ters) görür. Yani parmaklarının bulunduğu taraf topuk ve topukların bulunduğu tarafta parmaklar yer almıştır. Onlarla gitmek zorunda kalır. Bera-berce bir mağaraya giderler. Mağarada pek çok insan vardır. Bir kısmı horon oynamakta, bir kısmı yemek pişirmekte, bir kısmıda seyretmektedir. H ye Çimil (Cevizin içinin havanda döğülmüş hali) yapma görevi verilir. Orada hazır bulunanların tümü çok iyi ve güzel giysiler içindedir. Hazır bulu-nanların gürültüsü arasında gelinde do-ğurmuştur. Periler dillerinden düşürmedik-leri ve ne maksatla söyledikleri tesbit edi-lemeyen şu mısraları terennüm eder ‘Beğun beğunden sonra çarşambadur Çarşamba/ Beğun beğunden sonra perşembedur Per-şembe’ Ba-yan H orada bulunan kadın-lardan birinin, özel işaretlerle de kendi zubununa (üç etek enteri) benzediğini hay-retle müşaade eder. Bismillah demeden yerine koyduğu için zahmetsizce perilerin eline geçtiğini hemen anlar. Diğer taraftan şüpheyi tamamiyle gidermek için de, hiç bir peri görmeden zubunu bir yerinden işa-retler. Mağaradaki H. nin yolda gideken ke-nara itelediği kurbağanın hamile bir peri olduğu anlaşlır. Periler her şekle girerler” ÇF 59-61 (Çaykara)

     Bıjışkyan notlarında (1817), Rize’lilerin batıl itikadlarının son derece güçlü olduğu-nu, dev ve peri korkusundan akşam olunca evlerine çekilip, geceleyin dışarı çıkmadıkla-rını belirtmiştir PMN 117.

< Farsça peri “cinlerin çok güzel ve alımlı olarak farzedilen dişilerine verilen ad” OSM 860

   

 

Kaynak: Özhan Öztürk. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola yayıncılık, İstanbul. 2005. ISBN: 975-6121-00-9. Tüm telif hakları saklıdır. İzin  almadan veya kaynak gösterilmeden bir kısmı veya tamamı kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Ayrıca Oku

 LAZLARIN GERÇEK TARİHİ

 Arhavi ilçesi halk oyunları
Arhavi ve Artvin Halkoyunu kıyafetleri

 LAZLAR, Laz kültürü, laz halkı, laz tarihi

 KARADENİZ UŞAKLARI
 Cinler ve periler
Karakoncoloz nedir

Arhavi ve Artvin Halkoyunu kıyafetleri

Artvin halk oyunları

 Artvin Barı mı? Ata barı mı? Ermeni Barı mı?
Bar, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Artvin, Erzincan barları

 Karadeniz horonları , horan, horom ve hora kelimeleri

Lazlarda Evlilik Gelenekleri, Evlilik, düğün, nişan

LAZİSTAN ETNOGRAFYASI, Lazlar ve Laz kültürü
Karadenizin Atmacaları Lazlar
Murgul Gürcülerinde Halk İnanışları
Lazonada Bahar senligi: Pagaralar
GELENEKSELLİK VE MODERNLİK BAĞLAMINDA RİZE'DE DİNİ HAYAT
RİZE HALK OYUNLARI, Rize horonları

 

Kolhis, Tanrılar diyarı

Türk Halk Oyunları

A  - B - C - Ç - D  - E - F - G - H - I - İ - K - L - MN  - O - P - R - S - Ş - T - U  - V - Y - Z

 

 

 
          

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır