Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 Anasayfa yap |  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH


karalahana karadeniz gazete, karadeniz gazetesi, karadeniz haber
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz Gazetesini okuyabilirsiniz.

Önemli linkler, gazete oku, tv seyret
 Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek, tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.onemlilinkler.com
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.


KARADENİZ FOTOĞRAFLARI
Deeğerli Lahana forum üyeleri
Karadeniz fotoğraflarınızı  galerimizde otomatik olarak yayınlayabilirsiniz.
TIKLAYIN

KARALAHANA DA YAZAR OLUN


Yazılarınızı yayınlamamız için bize gönderebilirsiniz

LAHANA FORUMDA KARADENİZ MÜZİKLERİ, MP3 LER, KEMENÇE , HORON GIRLA Gitmek için tıklayın

 

pontiaka romeika türkçe pontusça trabzon rumcası

Yorumlar: Bu Sözlük Çalışmasının Amacı Kültürel Bilgi Paylaşımıdır. Bu Şekilde,.Doğu Karadeniz’in Bir Kısım Köylerinde, Geçmişte Daha Yoğun Olmakla Birlikte, Bugün de Hala Yaşlı Ve Orta Yaşlılarca Konuşulmakta Olan, Kısmen Unutulmaya Yüz Tutmuş,Fakat Zaman Zaman Tartışılan, Küçümsenmeye,Ya da Abartılmaya Çalışılan, Pontus Rumcasının Linguistik Gerçekliği Hakkında,Doğru Bir Fikir Oluşturması Umut Edilmiştir.. Bu Çalışmada Bir Kısım Kelimeler Üzerinde Şahsi Yorum ve İrdelemeler Mevcuttur. Ancak, Bu Sözcükler Var Olan Yalın Halleriyle, Yaşayan İnsanlar(Ben Yakın Ya da Uzak Akrabalarım) Dahilinde de Bilinen , Konuşulan Türkçe Gibi Doğal Ve Hangi Durumdaysa “Ana” Dildir. Bu Çalışmanın İçeriğinde Var Olanlar Hiçbir Şekilde Siyasi Propaganda Malzemesi Yapılamaz.!

Comments:

--------------------------------------------------------------------------------------------------
31 Ocak 2007

Pontusça – Türkçe Sözlük


Geliştirme Numarası : 1 . 04 . 06

Not: (Bu Çalışma Sonlandırılmış Bir Çalışma Değildir Ve Tam Bir Kaynak Niteliği Taşımaz..İlk Etapta Özellikle Türkçe İle Ortaklık İçermeyen Rumca Kelimeler Hedeflenmiştir. Geliştirme, Hata Ayıklama Ve Düzenleme Çalışması Devam Ettirilmektedir. Burada Açıkça Görülen, Görülmeyen Bir Çok Yazım, Algılama Ve Öteki Teknik Dizgi Hatalarından Dolayı Özür Diliyorum)

A

APO(TS)EPLİS
Abo(ts)eplis;(Bkz.Tsepli)
A(DZ)ELFİ:
Adzelfi; Kız Kardeş. ADZELF’İM: Kız Kardeş’im.
A(DZ)ELFO:
A(dz)elfo; Erkek Kardeş.
A(DZ)RAHT:
A(dz)raht; Eski Dokuma Tezgâhlarında Bir Makine Parçasının Adı.
A'FAYETOS:
A'Fayetos; Yemek Yememiş (Erkek) A'FAYETESA: Yemek Yememiş (Kadın)
AFOROZ:
Aforoz; Gâvur, Dinsiz. YA TER, TER AFOROZ’İS! Bak, Bak Gâvura Bak!
AFİSO:
Afiso; Bırak, Salıver. Salıvermek, Özgür Bırakmak. A’FİS: Bırak. AFİSİTEME: Bırakın Beni. AFİSOME N’DEBİKASE: Bırak Beni Sana Ne Yaptım Sana! AFİSOME, NTROĞO ENA KHULAR ŞURVA: Bırak Beni Bir kaşık Çorba Yiyeceğim.
AFRİSİMO:
Afrisimo; Yorguluk. EFRİSA: Yoruldum.
AFROS:
A’fros; Köpük. E’FRİSE: Köpürdü.
AĞREPS:
Ağreps; Korkmak. Herhangi Bir Dış Tehlikeden Korkmak Anlamında,Korkmak,Ürkmek.(Kişinin Ruhsal Durumuyla İlgili Korku Haleti Ruhiyesinin İfadesi Farklıdır.Bkz. FOVA’S)
AĞURO:
Ağuro: Erkek..Erkek Adam. AĞUR: (AĞU’RA):Erkekler. AĞURESA: Delikanlı(Kadın)
APOFAM:
Apofam; Yemek Artığı. TESO TO APOFAM O(DZ)ANDE NA’TROĞO: Senin Artığını Neden Yiyecekmişim.
A'NESTİKO / A'NESTİKA: (A(DS)İYO-NESTİKO Kelimelerinin Kaynaşması Sonucu Oluşmuş Bir Kelimedir.(Bkz:.NEST’İKO.NEST'EPS)
A'nestika; Aç Karnına. Henüz Midesi Boş. Henüz Bir Şey Yememiş. A'NESTİKAYİME:
AĞO:
Ağo; Git. AĞOME: Git Benim İçin.
AĞRAMBELA:
Ağrambela; Yaban Asması. Henüz Olgunlaşmamış Mısır Vb. Sebze ya da Meyve İçin De Kullanılır.
AĞROMİLO:
Ağromilo; Yabani Elma.
APELEÇİĞO:
Apeleçiğo; Yontulmamış. Kabasaba, Beceriksiz. APELEÇİĞA DZULİYAS: Beceriksizce İşler. PELEÇİSONA: Yont Onu!
AKOME:
Akome; Henüz, Daha Henüz. AKOME U'LALUNE: Henüz Daha Konuşmamaktadırlar. AKOME NARSE: Henüz Gelir Misin?
A'KOFA:
A'kofa; Kesilmemiş, Biçilmemiş. Kesilmemiş Vaziyette Bekleyen Odun Veya Başka Türden Şey. A’KOFAYİNE: Biçilmemişlerdir (Biçilmemiş Durumdalar).
AKSİPOLİT:
Aksipolit; Yalınayak, Çıplak Ayak, Çaresiz. AKSİPOLİT PORBADİ (Yalınayak Gezer Durur) AKSİPOLİT, NDE SİRECE N'DE ZEVASE: Yalınayak Neler Çekti, Neler Geçirdi.
AKUS:
Akus; Duymak. (Bilimsel Lit. Akustik Bilimi) AKUĞ: Duyum. AKUSOME:(AKUSO EMENA) Duy Beni!,EKUSES !! Duydun mu -Gördün mü(Hadiseyi-Olanı Biteni) EKUSATO: Onu duydum. E’KUSENA: Onu Duydu! (Eyvah ki Farkına Vardı)NDAKUS (NDO AKUS) ; Ne İşitirsin= Adın Ne!
AL:
Al; Bir Daha Hiç. AL’UÇENEFTAĞA: Bir Daha Yapmam (O Şeyi) AL UÇE NATROĞO: Bir Daha Hiç Yemeyeceğim.
ALENA:
Alena; Bir Tane Daha. (DS)ELİS ALENA? İster misin Bir Tane Daha.
A'LEPOS:
Alepos; Göze Görünmeyen. Şeytan.
ALİKA:
Alika; Tuzlu. ALİKA EYENDANE: Tuzlu Oldular!
ALMEKS
Almeks; Sağmak. TO ZO ALMEKSO: Hayvanı Sağ!
ALO:
Alo; Bir Diğer, Başka. 2.Daha. Hiç Bir Zaman. Bir Daha Hiç bir Zaman ALOLİĞO:(ALO-ELİĞO):Biraz Az. ÇALOLİĞO: Daha Fazla Az. ALU’ÇEN:(ALO-UÇEN) Başka Yok. ALU MERA(ALO-İMERA):Başka Bir Gün. ALO’MEFTAS AYE: Bir Daha O Şekilde Yapma! ALUÇE NEFTAĞA:(ALO UÇE NEFTAĞA): Bir Daha Yapmayacağım Onu!
ALALAVOŞKA:
Alalavoşka; Bir Bitki Adı.
ALOĞO:
Aloğo; At.(Hayvan)
ALOMİYA:
Alo’miya "...Ve Birde" 2. Bir Kez Daha. ALOMİYA NARSE? (NA-ERSE)? Bir Defa Daha Gelecek Misin? ALOMİYA ER(DS)E: Ve Bir de Baktık ki Geldi! ALUÇEŞİNEFTAĞA: (ALO-UÇEN-EŞİ-NEFTAĞA) Bir Daha Yapmayacağım Onu! ALO MERSE(Mİ-ERSE): Bir Daha Gelme. ALO'MERSE'EMASU: Bir Daha Gelme Bize!
AMİ:
Ami; Tabii!
AMİ'NDE:
Ami'nde; Tabiiki Ya!. Ne Demezsin Ki! (Alay Maksadıyla Karşıdakini Küçümsemek vs. için De Söylenir)
AN:
An; (Şart Ed) Eğer, İse, İsen. AN (DS)ELİS Mİ PAS: İstersen Gitme. AN’U (DS)ELİS O’(DZ)ANDE NA PAS: İstemiyorsan Eğer Neden Gideceksin ki?
ANAFOR:
Anafor; Girdap,Su Ya da Rüzgarın Oluşturduğu Girdap.
ANALİS:
Analis: Katı Bir Şeyi Bir Sıvının İçinde Gevşemeye, Çözünmeye Bırakmak. AS'ANALİ(KH)KUNDANE, AFİSONATA! Yumuşasınlar Bırak Onları!
ANDA:
Anda; (Edat) “….diği zaman ”, “…..dığın zaman” - ediğinde, e’dığında. 2.İsen.(Şart) ANDA BAS PAS , AN DA U’PAS UPAS: İster Gidersin, İster Gitmezsin. ANDA EĞVENİS E’MENA PAL LALESO: Çıktığında Beni de Çağır. ANDA PORİS…., UH! Becerebilirse..! Tabiî ki!
ANEMO / ANEMOS:
Anemo; Rüzgâr. Anemometre;(Meteorolojide Rüzgârın Hızını Ölçen Alet, Rüzgâr Ölçer) ANEMOS (Deyim) Hızlı Hareket eden Adam, Süratli İşgüzar Adam.
ANEFARA:
Anefara; Yukarı, Yukarıya Doğru. PUYE İNİFESUNA? — ANEFARA’YEN: Gelininiz Nerededir? — Yukarıdadır. (Yayla Kastedilir)
ALA / ALAS:
Alas; Tuz. ALİKA: Tuzlu, POLA ALİKA EYENDANE: Çok Tuzlu Oldular.
ALALAVOŞK/ALALAVOŞKİ:
Alalavoşki; (Yenilebilir) Bir Bitki Adı.
ALAT:
Alat; Çam Ağacı.
ALEVRA:
Alevra; Un. ENA SAKUL ALEVRA EPERCESA: Bir Çuval Un Getirdim. .İMANAM ALEVRA KOŞKİNİZ: Annem Un Eliyor. STARALEVRA: (STAROALEVRA) Buğday Unu.
ALO:
Alo; Bir daha, Bir Kez Daha. Biraz Daha. AL’E’LİTİKO:(ALO ELİTİKO) Biraz Daha Az. ALU'UÇE NEFTAĞA: (Onu) Bir Daha Yapmayacağım.
ANDRA:
Andra; Koca, ANDRAYELFİSAM = Kocam (Kadının Kocasını İfade etmesi) ANDRAYELFİSAS = Senin Kocan ANDRRAYELFİSADES: (O Kadının) Kocası.
ANDRAYELFİSAT: (O Kadının) Kocası) ANDRAYELFİSADES = (O Kadının) Kocası.-(Daha Saygın İfade Şekli) ANDRİKSE = Evlendi (O Kadın Evlendi Anlamında) Kelime Motamot Türkçeye çevrildiğinde " Kocalandı" gibi garip bir ifade ile karşılaşılır. ANDRIKSES = Sen Evlendin (Gizli Özneli) ESİ ANDRİKSES? = SEN EVLENDİN? Sen evlendin mi?
ANDER:
Ander; Pis Şey. Lanet Şey, Nesne İğrenç (Küfür) Lanet Olasıca Şey!
ANDİKO:
Andiko; E’ait.E’lere Ait(Canlı Ya da Cansızlar İçin Kullanılır) MUŞ’ANDİKA: Muş Yerine Ait. KOTOL’ANDİKO: Kodol Sülalesine Ait.Kimse.
ANEPSIYO:
Anepsiyo; Torun. ANEPSİYOM: Torunum.
APAZAPEÇİ:(APAZAHA-EPEPEÇİ):
Apazapeçi; Bu Yandan. Bu Taraftan. Bu Yönden. ERSE, APAZAPEÇİ: Bu Taraftan Geldi.
A'PENA:
A'pena; Bir Tane Daha. Birer, Teker. Apena Apena: Birer Birer. Birer Tane Seçerek, Tek Tek. APENA APENA PSİLOSO'NA'TA: Birer Birer Seç Onları.
A'PENA YENA:
A'pena Yena; Param Parça. Darmadağın. Bir Şeyin Tek Tek de Olsa Bir Arada Duran Parçalarının İrtibatsız Kalacak Şekilde Dağılması. APENA YENA EYENDUMUNESTE: Darmadağın Olduk,.APENA'YENA EYENDANE TA'PULİYAM: Paramparça Oldu Çocuklarım. E'ÇİLİYE(KİLİYE) ÇE(KE) APENA YENA E'YENDUNE E’ PULİM: Yuvarlandı Da Paramparça Oldu Yavrum.
APEPURNO: Bu Günden (İtibaren).
APES:
Apes; İç. İçeri - İçeriye Doğru. E’SEVE A’PES: İçeriye Girdi.
APETİ:
Apedi; Mademki, Dığı Zaman. APETERSES (APEDİ-ERSES) Geldiğin Vakit.
APEMENA:
Apemena; Benden. APEMASU: Bizden.
APO(KH)ORİS:
Apo(kh)oris; Ayrılmak. Bir Şeyi Bölüp (Birbirinden Ayrı Duracak Şekilde) Ayırmak.
APO’FRAĞ:
Apo’frağ;(APO + FRA(KH)TİZ Kelimelerinin Birleşimi,FRA(KHTİZ den Zıt Anlam.Bkz.Fra(kh)tiz) Toplu Bir Şeyin,Kendini Bırakarak Dağılması...
APO'ĞANZİS:
Apoğanzis; Birbirine Ekli Bir Şeyin İki Parçasını Yüzseksen Derece Şekilde İki Yana Açmak, İki Bacağın Normal Olmayan Bir Şekilde Ters Yönlere Zorlanarak Açılması. APOĞANZİ'ĞA: Apoğanzis Oldum. APOĞANZİ'YE: "Or....." Oldu. MA'POĞANZİ'ZİSA (Mİ-APO-ĞANZİ'Zİ'Zİ'SA):
APO’KOLOS:
Apokolos; İshal Olmak. TO PEDİ APOKOLOSE:(Erkek) Çocuk ishal Oldu.
APO’KREMANDALİS:
Apokremandalis; (Türkçe Karşılığı Yoktur) Türk. Yukarıdan Bağlanmış Salınır Vaziyette Baş Aşağı Sarkmak.
APOKUMBAS:
Abokumbas: İliklerini Açmak, Elbisesinin İliklerini Açmak. Çözülmek.. ABOKUMBAĞAME ÇE E’KATSAME:: (Elbiselerimizi) Çözüldük Ve Oturduk.
APOMEN:
Apomen; .Bir Yerde Kalakalmak, Bir Türlü Çıkmak Bilmemek. E’POMİNES EÇA! Kaldın Orda (Şikâyet) MA’POMENİS ATOHA: Kalma Orda, Oyalanma
Oralarda.
APOPLİM: (APO-PLİSİMO)
Apoplim; Bulaşık Suyu. Bir Şeyi Yıkadıktan Sonraki Atık Su. 2.Yalak. Hayvan Yalağı.
APOPURNO:
Apopurno; Sahur Vakti.
APORO:
Aporo; Yanlış 2.Aksi ,Yaramaz (Erkek) 3.Yakışıksız.(Kötü) 4.Zıt. POLA A’PORO PEDZİ’YEN: Çok Yaramaz Çocuktur. APO’RHAL: Kötü Durum.Zavallı Hal.APORESA: Aksi Kadın) HAR POLA APORESAYİME NE? Şimdi Ben Çok Yanlışım Değil mi?.
APOROMİNAS:
Aporominas; (Aporo-Minas-Aksi Benzeme Anlamında) Yansılamak, Alay Etmek Maksadıyla Taklidini Yapmak.
APOTİLİS:
Apotilis; Sarıp Sarmalamak, Her Taraftan Kuşatarak Bağlamak. APOTİLİS'ONA: Sarıp Sarmala Onu! NA'POTİLİSANA HAR: Sarıp Sarmalayacaksın Onu Şimdi!
APOTİLİS:
Apotilis; Kuvvetle Çevirerek Sağa Sola Sardırmak.(Birisini İyice Dövmek Benzetmek Anlamında Argo Bir Deyim) N'APOLİTİSANA(APOTİLİS ATONA) EPERA SEMBERA: Sağa Sola Sardıracaksın Onu!
APSİMO:
Apsimo; Ateş. EROKSE APESAM ENA APSİMO: İçime Bir Ateş Düştü!
ARGO - ARGOS: Ayı (Hayvan), ARGO 2:Yabani! Yabani anlamındaki Argo deyimi günümüzde daha sık türkçede kullanılır olmuştur. Argo Deyimler!
AS:
As; “…Sin - Sın” , “….Yim-Yım” 2.” Sa….İdi ” 2.Artık ( Sabırsızlıkla Birlikte Beklenti Ve Temenni Anlamında ) AFİSONA AS’PENDA: Bırak Onu Bul’sun, Rast gelsin.(Beddua Amacıyla da Söylenir-Allah’ından Bulsun) AS’(KH)OLİDZAĞ Sinirlensin İşte. (Umursamazlık)(AS(KH)OLİDZAYE’DE: Sinirlensin.(Umursamazlık Anlamında) AS’(EK)HUTUNE: Gelse İdi (Keşke Anlamında) AS’PEFTO: AS’EYİSA: Sende Kalsın.A’SE’YİSA: Sende Saklı Kalsın (Kimse Bilmesin) ASES’KUME: Kalkayım Artık.(Gitme Vaktim Geldi)
AS:
As; Den,Dan. Yüzünden.. ASEMENA: Benden, Benim Yüzümden.
ASEN:
Asen; Olsun! AYDİKO ASEN: Öyle Olsun! ASEN, ASEN!: Olsun Bakalım Olsun!
ASO:
Aso; “…Den – “….Dan ” ASO LİMNİ E’ŞEKHUMUNE: Limni’den Geliyor İdim.. ASO (KH)ORİYO ER(DS)A: Köyden Geliyorum.
ASPRA:
Aspra; Beyaz. OLLASPRA/OLASPRA/OLLASPRO (OLLON-ASPRO: “En - Beyaz” Kelimelerinin Birleşimi) Bembeyaz.
ASPRİ(DZ)A:
Aspri(dz)a; Yıldırım. ASPRİ(DZ)A E'ROKSE: Yıldırım Düştü.
ASTRA:
Astra; Yıldız. T'ASTRAS(TA ASTRAS) LAĞA EMOFAİNE: Yıldızlar Ne Güzeldir! TA'SRTRAS LAĞA (TS)AKLİZUNE: Yıldızlar Ne Biçim de Parlıyor!
AŞKEPAĞA:
A’şkepağa; (Muhtemelen A(DS)İYO+ŞKEP+AĞA Kelimelerinin Kaynaşmasından Türemiştir) Başaçık Durumda, Hal vaziyet tanımlaması. A’ŞKEPAĞA’SA: Başaçık Durum, Hal, Vaziyette Kadın.(Pontus Köylü Kadınları Tarafından APOROMİNAS Alaycı bir dudak hareketleriyle Telaffuz Edilirdi. Normal Bir Durum Olarak Kabul Edilmiyordu.
ATA:
Ata; Onlar. ATA N’DHNOYİNE: Onlar Nedir(ler)? ATA AFİSO: Onları Bırak.
ATA'TO:
Ata'to: Öyle, Dediğin Gibi! ATATO ATATO: Tabi Tabi "O Sebepten Ötürü". YA’TATO: İşte O Sebepten Dolayı,İşte, Öyle Yani!
ATATUNUS:
Atatunus;(Zamir) Onlar. ATATUNUS’U: Onlara.
ATOTÖHA:
Atotöha; O Zaman, Mademki.
A'YE:
A'ye; Öyle. Öyle İşte.
AYE(TS): O Şekilde. HAR AYETS HA: (Bir Anlatımın, İzahın Sonunda Söylenen İfadedir) Böyle İşte,Bu Şekilde İşte! AYE U'ÇEN: Öyle Değil,Öyle Olmaz! MEFTAS AYE: Yapma Öyle. Yapma Ya! (Alay Ya da Şaşırma İfadesi Olarak)
AVLİ:
Avli; Avlu..Giriş Kapılarındaki Boş Alan.(Türkçedeki Rumca Kökenli Kelimelerdendir) EPEPEÇİ SİN AVLİ: Öteki Avluda.
A’VRAKODESA: ( A-VRAKİO-DESA = A(DS)İYO-VRAKİO-DESA)
A’vrakodesa; ((A-Vrakio-Desa = A(ds)iyo-Vrakio-Desa).Kelimelerinin Kaynaşması Sonucu Oluşmuşlardır. Pontus Rumcasında, K’ lerin genel olarak Ç Şeklinde Telaffuz edilmesi Sıkça Rastlansa da Bu Şekilde Kaynaşarak Oluşmuş Böyle Bir Kelimede, K Beklenmedik Biçimde Kullanıldığı Görülmektedir.) Donsuz Kadın. Don Giymemiş Kadın.



Ç

ÇAN(KAN):
Çan; “....Taraftan” ,Beri. Tarafından. ATOHA'ÇAN: Oradan, Oradan Beri.
ÇE:(KE)
Çe; "Ve" Bağlacı."De"-"Da" Bağlacı. Antik Yunancadaki "KE" Bağlacı Pontus Yerel Ağzında Çok Zaman "ÇE" Şeklinde Söylenmiştir, Bu Bir Kural Değildir. Bazı Cümlelerde Geçiş Durumlarında Birçok Yerde "KE" Şeklinde Telaffuzlara da Rastlanır. İPES ÇE KATİ PES:(Deyim) Söyledin De Bir Şey Söyledin (Ne Biçim De Bir Söz Söyledin Ama) AHMEDİS ÇE MEHMEDİS: Ahmet Ve Mehmet.
ÇERA:(KERA)ÇERAS-KERAS:
Çera; Boynuz, Hayvan Boynuzu. ÇERATA: Boynuzlar. TO ENA ÇERATİNAT (TS)AKOMENO’YEN: Bir Boynuzu Kırıktır. TO ĞARDELİ ÇERATA UÇEŞ (TO ĞARDELİ KERATA UKES): (Deyiş) Çocukluğun Boynuzları Yoktur.
ÇERAKS:
Çeraks; İçirmek. E'ÇERAKSES TO ĞARDEL? İçirdin mi Çocuğu? E!ÇERAKSES TA ZA? Hayvanları(İnekleri) İçirdin Mi?
ÇİLADZ:
Çila(dz); Bir Yer İsmi.
ÇİLİS:(KİLİS)
Çilis; Yamaç Bir Yerden Aşağıya Yuvarlanmak. KULUNKUVARİS: Yerlerde Yuvarlanmak.
ÇİLİYA:(KİLİYA)
Kiliya; Karın,Karın Bölgesi.
ÇİLOPE(TS):
Çilope(ts); Karın Kısmında Mide Torbası,İşkembe Bölgesi.
ÇİLOPONİ:
Çiloponi; Karın Ağrısı, (Argo) Kadının Çocuğu Hakkında Kullandığı Deyim Olarak Karın Ağrısı,"ÇİLO" Karın Ve "PONİ"Ağrı Kelimelerinin Bileşiminden Oluşmuş Deyim.
ÇİMA’S:
Çima’s; Uyumak. O’ÇİRİM ÇİMATE: Babam Uyuyuor. TOĞAR(DZ)EL E’ÇİMİSİ: Çocuğu Uyut.
ÇİR(KİR)
Çir; "Baba". ÇiRA / TA ÇİRA: (Çoğul ) Babalar, ÇİRİM; Babam; ÇİRİS: Senin Baban ÇİRİNAT: Babası, ÇİR’İM’UNA: Babamız, ÇİR’İS’UNA: Babalarınız, ÇİRANAT: Babaları.
E'Çi(Ki)LİYE: Yuvarlanmak. Yamaçtan Aşağıya Yuvarlanmak.
ÇİROS:
Çiros; Bitmek. Tükenmek. E'ÇİROSE: Bitti, Tükendi. E’ÇİROSESME:(E'ÇİROSES-E-MEN-A):Bitirdin Beni. E'ÇİROSANE: Bittiler.

DZ

(DZ)AZİ:
(Dza)zi; Çıra. EPİKAME E’LİĞA DZAZİYA ÇE ERSAME: Biraz Çıra Yaptık Ve Geldik.
(DZ)AKHTİLO:
(Dz)akhtilo; Parmak; TO Z,DZAKHTILOM: Parmağım.(Bu Kelime Daktilo Makinesine Verilen İsimde İlham Kaynağı Olmuştur)
(DZ)ES:/DZESİMO:
(Dz)es: Bağlamak.(DZ)ESONA:Bağla Onu:
(DZ)OS:
(Dz)os: Çözmek.YA (DZ)OSO AUTO TO KOR(DZ)İL: Bu Düğümü Çözsene!
(DZ)İBLOS:
(Dz)iblos; Bağdaş Kurarak Oturmak. E'(DZ)İBLOSE ÇE KA(TS)E:Bağdaş Kurdu Ve Oturdu.
(DZ)İRGABA:
(Dz)irgaba; Karadeniz Yöresinde, Dağ Köylerinin Daha Yüksek Ormanlarında Veya Yarı Açık, Çimenlik Bodur Boylu Ormanlık Alanlarda, Yayla Açıklarında Yetişen Minik Dağ Üzümü. ( Çeşitli Simsiyah Yahut Siyaha Çalan Yabani Çeşitleri de vardır. Lacivert Renkte Ve Farklı Tatlarda Olanlarına da rastlanır. Yenildiğinde Dışkı Siyaha Boyanır )
(DZ)İKOÇİS:
(Dz)ikoçis; Bir İş Yaparken Yavaşlamak, Hız Kesmek. (Koşmak Gibi Bir Fiilde Kullanılmayıp Yapılan Bir İşle İlgilidir) E’(DZ)İKOÇİSA: Yavaşladım Hız Kestim.
(DZ)İKOMBİS: (DZİYO+KOMBİS)
(Dz)ikombis; (Dz)iyokombis; İki Veya Daha Fazla Parçalı Bir Yükü Tek Bir Kişi Taşırken, Önce, Bir Parçayı Alıp (DZİYO-KOMBİS) Kelimelerinin Kaynaştırılması Sonucu Türetilmiş Kelimelerdendir Ve Yörede Olduğu Şekliyle Kullanılmaktadır. Birleşik Yapısı Analize Edildiğinde “DZİYO” Kelimesi Zaten Bilinmekle Birlikte,“KOMBİS” Kelimesi Zaman İçerisinde Unutulmuş Kelimeler Gurubundan Olabilir..Fakat “KUMBİS Bkz.” Şeklinde Bir Kelime Bilinmekte Olup Bununla Akrabalığı Olabilir Ya da Kendi Başına Bir Kelimedir. Bu Haliyle Uluslar Arası Literatürde Çok Fazla
(DZ)RAFİNA:
(Dz)rafina; Karayemiş Dalı.(DZ)RAVELO: Bütün Olarak Karayemiş Ağacı Ya da Meyvesi.
(DZ)RAKON:
(Dz)ragon; Ejder.(Kelime Pontus Rumcası diyebileceğimiz Kelime Dağarcığında Bu Gün Artık Unutulmuş İse de, Çaykara(Kado(kh)or Yöresinde, Evoşka Yaylasından “A'laysa-Elaysa Ayağı” denilen Düzlüğe Doğru İlerlerken, Alaysa Ve Evoşka Dağ Sırtlarının Ayrımında, Yöre İnsanının "(Dz)raga-Kaya" Ya da "(Dzrag'kaya)" Şeklinde Telaffuz Ettiği Görkemli Taşın Bulunduğu Bölge’ye Verilen İsim Hatırlanmalıdır. DRAKON+TO+Lİ(TZ)O = Ejderin Taşı.(Bkz..DRAKON,LİTZO)
(DZ)RAVELO:
(Dz)ravelo:Bütün Olarak Karayemiş Ağacı Ya da Meyvesi.
(DZ)ES
(Dz)es; Bağlamak.(DZ)ESONA! Bağla Onu! (DZ)ESO TO SAKUL: Bağla Çuvalı!
(DZ)OK’A:
(Dz)ok’a; Veri. .(DZ)OC: Vermek. 2.Altına Kaçırmak. E’(DZ)OÇE SO VRAÇİNATES: Donuna Kaçırdı. E’(DZ)OÇE PUKA: Aşağı Etti.(Altına Kaçırdı). E’(DZ)OKA: Ben Verdim. E(DZ)OÇE: Verdi. (Bu Kelimenin Balıkçılıkta Yemin Takıldığı Aracın İsmi Olan “ZOKA” Kelimesiyle İlgisi Olabilir.OY.)
DİYA :
Diya; Kulak, DİYATA: Kulaklar.(Bilims.Lit."ODYO METER" ODYOMETRE) (! O DİYO = Belli Bir Kulak):Ses Şiddetini Ölçen Cihaz.)
(DZ)ROMO:
(Dz)romo; Yol. İSO DROMO Doğru Yol. AUTO TO DROMO PE PA? Bu Yol Nereye Gider? AUTO TO DROMO PE'KSEVEN? Bu Yol Nereye Çıkar?
(DR)OSO:
(Dr)oso; Su Damlacığı. DROSA: Su Damlacıkları. Küçük Yapraklı Çayır Otları Üzerinde Biriken Su Damlacıkları..
(DR)UVAN:
(Dr)uvan; Yayık. MAYİSA'S TO DRUVAN: Mayisa'nın Yayığı.(Mayisa İsimli Yaratığın Yayığı) (DZ)RUVANİS: Yayıklamak, Yayığı Çalkalamak. DZRUVANİSO: Yayıkla, Yayığı Çalkala.
(DZ)ULİYA:
(Dz)uliya; İş, Uğraşı. NDO DULİYA EFTATE: Ne iş Yapıyorsunuz?
(DS)EC:
Ds)ec; Komak,Bir Şeyi Bir Şeyin Üzerine Koyuvermek,Bırakmak. (DS)ENO KAHE HAR: Bırak Onu Aşağı Şimdi. E’(DS)EÇENEÇİ: Onu Oraya Bıraktı.
(DS)EL:
(Ds)el;(Fiil) İstemek.. U’DSEL NA PA: İstemez Gidecek. DSELİS ENA KRİYO NERO’ÇE AS’NAPİNİSA HAR:: İstersin Bir Soğuk Su,İçecektin Onu Şimdi
(DS)OLOS:
(Ds)olos; Ekmek(Tohum) SPOR'O NA (DS)OLONUME: Tohum Ekeceğiz.(Fidan Dikmek, Bkz: Pİ(DS)OLOS)
(DS)RİPS:
(Ds)rips; Doğramak.Parçalamak.. TO ĞALA E'(DS)RİPSE: Yoğurda Doğradı(Mısır Ekmeğnin Yoğurda Doğraması) TO FAYİ E'(DS)RİPSE: Ekmeği Doğradı.

E


E(KH)PAS:
E(kh)pas: Kopmak.2.Yola Koyulmak, 3.Yerinden Kalkıp Gitmeye Başlamak.4.Yola Revan Olmak EKHPASAM SO DZROMO: Yola Koyulduk.
E’FTA:
E’fta; Yapar,Eder. MEFTAS AYE: Yapma Ya, Yapma Öyle! POLA DZULİYA EFTA: Çok İş Yapar.
E’ĞNORİS:
E’ğnoris; Tanımak. E’ĞNORİSESANA (E’ĞNORİSES A’TONA): Onu Tanıdın Mı? UÇEĞNORİSESANA? Tanımadın mı (Onu)
E'ĞO
E'ğo; Ben. Örnek (Cümle) EĞO LEĞO ATO AYE UÇEN /(KE) NAYİNETE = Ben derimki O (O İş) Öyle Olmayacak! (Leğo burada zannederim ki anlamında. Örnek 2. E'MENA LEĞUNE AHMEDİS = Bana Ahmet Derler.
EĞVAS:
Eğvas; Çıkarmak. Bir Şeyi İçeriden Dışarıya Çıkarmak. Bir Şeyi Meydana Çıkarmak.(Soyut) Bir Şeylerin Ortaya Çıkması. EĞVASO TO SUNDUÇ'İS: Sandığını Çıkar(Meydana Çıkar)
E’KAPSE:
Ekapse; Yanmak. Pişmek.
ELA:
Ela; Gel.(Gelmekten Emir)
ELİTİKO:
Elitiko; Azıcık. ALOLİTİKO:(ALO-ELİTİKO):Biraz Daha Azıcık.
EMBAL:
Embal; Yama. ENE EMBAL ENDOÇENEÇİ: Oraya Bir Yama Vurdu!KRUSENEÇİ ENA EMBAL! Oraya Bir Yama Vurursun.(Olur Biter...) EMBAL'A: Yamalar.
EMENA : Ban'a İyelik Eki durumunda Ben E takı olup Azeri ağzındaki "Ben" le bu biçimde aynıdır. Azeri; Men = Mene !Türkçe, Ben !
EMOFO:
Emofo; Güzel. EMOFO İNEKA:Güzel Kadın.EMOFESAYİSE:Güzelsin!(Kadın İçin) EMOFOSİSE:Güzelsin(Erkek İçin) EMOFESAYEN:Güzeldir(O Kadın) N'DEMOFOSİSE: Ne de Güzelsin(Erkek-Daha Çok Alay Maksatlı da Kullanılır)
E’MRO:
Emro; Ön. Önde. 2.Önceden.
ENGASE:
Engase: Getirdi. ENGASENA:(ENGA-ESENA) Sana Getirdim. ESENA ENGASATO: Onu Sana Getirdim.
ENGUN:
Engun; Çocuk Bezi.
ENİS:
Enis; Ağarmak.Açmak.(Hava-Renk)
ENDAMA:
Endama; Birlikte. ENDAMA E’(KH)UMUNESTE: Birlikte Geliyorduk. METENDAMA (METİ + ENDAMA): Beraber. METENDAMA E(KH)UMUNESTE: Birlikte Geliyorduk. ENDAMA İ’MUNESTE: Birlikte İdik.
Engun; Bez.
EKSAY:
Eksay; Bir Ölçü Birimi.
EKSO :
E'kso; Dış ,Dışa, Dışa doğru. EKSEVA = Çıktım. EKSENİDEME : Çıkarın Beni! EKSENCENA / (KENA) Onu Çıkardı.
EKŞANDO:
Ekşando; Rumca Altmış Rakamı, Karadenizde Pontus dilini Konuşanlar Bu kelimeyi Bazı yüksek Tepe Bölgeleri İçin bir İsim Anlamında kullanırlar.Kelimenin Rumcada (60) Rakamını ifade etmek için kullanıldığını zamanla unutmuşlardır ! Örnek: EKSEVE SİN EKŞANDO: Ekşando'ya Çıktı.
EKŞOPİS / EKSOPİS :
Ekşopis; Ters, Tersine (Birleşik kelime EKSO (Dış) - EPİS-E'PEPİS (Arka) Kelimelerinin birleştirilmesi sonucu oluşmuştur.
EMA:
Ema; Kan. EMATA: Kanlar. (Tıp,Lat.= Hema; Hema'toloji = Kan'la İlgili bilim) E'MATOSE: Kanadı! E'KOPSA TO ŞERİM, ÇE MATOSE! NDE'NEFTAĞO HAR: Elimi Kestim, Kanadı! Ne yapacağım Ben Şimdi!
EPE:
Epe; Den Dan.
EPE’ÇA: Sonra. ÇE’PEÇA: (ÇE + E’PEÇA): Ve Ondan Sonra..
EPEÇİ:
Epeçi; Oradan, O Cihetten, O Yönden.
EPEPEÇİ : ( Muhtemelen, EPERA+ EPEÇİ Kelimelerinin Birleşimi)
Epepeçi; Öbür Tarafa.
EPEPİS:
E'pepis ; Geriden,Arkasından, Ardı Sıra.. (Tıp Anatomi: Pupis: Kuyruk) E'PEPİSAM ER(DS)E Arkamdan / Peşimden Geldi (Ben Erkeğin peşinden).EROKSE E’PEPİSATES: Ardına Düştü. EPEPİSADES ERSE: Ardı sıram geldi (Ben Kadının peşinden)
EPETOTES:
Epetotes; Ertesi Gün. E'PETOTES ERSE: Ertesi Gün Geldi.
E’PİS:
E’pis; Geri. KLOST E’PİS: Geri Dön. KLOSTAME E’PİS: Geri Döndük. ANDA ERDSAME SASPRA NERADZES KLOSTAME E’PİS: Beyaz Sulara Geldiğimizde Geri Döndük.
E'PURNA:
Epurna; Yarın. O' ÇİRİM E'PURNA NA'RDE (NA-ERDE):Babam Yarın Gelecek.
EPLOS:
Eplos; Ayaklarını Uzatmak. E’PLOSE: Ayaklarını Uzattı. EPLOS’O TAPO(DZ)ARAS: Uzat Ayaklarını.
E'RAS: Kollamak, Başında Beklemek. Gözetleme Yapmak, Kontrol Amacıyla Bir Şey Ya da Şeylerin Başında Durmak. (Arapçada Ras'at Kelimesinde At Çoğul Eki Olduğu Düşünülürse Ras. Kök Haliyle Benzeşmiş Olur. Rasat Teressut Vb. Şekillerde Türkçede Arapçaya Bağlı Olarak Kullanımaktadır) ERAZO TA ZA: Hayvanları Beklerim(Bekler Dururum) MERASATA: Bekleme Onları (Onların Başında Nöbetçi Durma. ERAZO ESENA NA'PAS EÇA: Beklerim Seni Oraya Gideceksin!(Oraya Gitmemen İçin Senin Başında Duruyorum) E’RASO TO ĞLİÇİ(Kİ) Sütü Bekle (Kolla-Taşmaması İçin Kontrol Et)
E'Sİ:
E'si; (Zamir) Sen 2. Tekil Şahıs. E'SENA: Sana (Kelime Bu Hal Durumunda Türkçedeki "Sen" Kelimesiyle Benzeşir. E-A-İyelik Eki Dahi Benzerdir. Zamir İfadeler Türkçeyle birtakım farklarla birlikte benzeşirler. Yalnız Rumcada İfadeler Cinsiyet Farkıyla birlikte Daha Zengindir. Bkz. ESİ , ATOS..Zamirler Çoğul Olduğunda Benzeşmeler Daha Garip bir Halde olur veya Hiç Olmaz. Bkz. E'SİSTE, E'MİSTE, A'TA, A'TE, A'TİN, A'TİNUS.
ESPETOTES:
Espetotes; Ne Zamana Kadar?
— ESPETOTES HAYE NASTEÇİS? Ne Zamana Kadar Böyle (Bu Durumda) Duracaksın?
— OSTİ (KH)AME! Ölünceye Kadar.
E’SUK:
E'suk; Kalk (Bulunduğun Yerden Kalk Git Anlamında Kalk)SUK: Kalk. YESUK APATOHA: Ya Kalk Git Ordan! (Ya Nidasıyla birlikte Birisinde Bir Şey Emretmek Deyimi Karadeniz Ağzı Türkçede Vardır Ve Deyim Görüldüğü Üzere Rumcanın Etkisiyle Oluşmuştur)
EŞKİN:
Eşkin; Bir Bitkinin Filiz Kısmı.
E’FİC:
E’fic; Bir Şeyden Kurtulmak.2.Boşanmak. E’FİCE E!MASU ÇE E’PİRE PLESTİYA: Bizi Terk Edip Yan Aldı(Yan Çizdi) E’FİCE İNEKATES: Karısını Boşadı. M’AFİNİSA HAR: Bırakma Onu Şimdi!
E’YEN:
Eyen; Olsun. E’YENDUME: Ben Oldum. E’YENDUSUNE: Sen Oldun. E’YENDUNE: O Oldu. E’YENDAME: Biz Olduk.E’YENDUSUNESTE: Siz Oldunuz.E’YENDANE: Onlar Oldular.

F

FAĞUS'A:
Fağusa; Yiyici, Yiyici Tip. Fazla Yiyen Aç Gözlü. (Latince Literatürde “Fagus” Olarak İşaret Edilen Kullanım Şekilleri Vardır)
FAĞOS:
Fa’ğos; Yemek. FA: Ye (Emir) U’FA! Yemez. O’ZANDE U’FA: Niçin Yemez. E’ FAYES’ME: Yedin Beni!
FANERUS:
Fanerus; Gözükmek, Karşıdan Bir Şeyin Gözükmesi. E’FANERUSKUDE APA (DZ)A PEÇİ: Bu Yandan Gözüküyor. Kelime Aynı Zamanda FENER Kelimesinin Oluşumunda da İlham Kaynağı Olmuştur.
FANEMO:
Fanemo; (Mastar)Yemek. LAĞA FANEMO E'PİCE: Ne Biçim Yemek Yaptı(Yedi)!
FANOS:
Fanos; Fanus.
FAYİ:
Fayi; Ekmek. E’PSEDSES TO FAYİ: Pişirdin mi Ekmeği?
FENGAR:
Fengar; Kel.Başı Kel Olan. O FENGARİS: Kel (Adam) AYDİKOS O FENGARİS: Öylece (O şekilde) Kel (İşte senin anlayacağın Kel Bir Adam İşte)
FENGO :
Fengo; Ay, Dolunay (Gökte ki ay anlamında) O FENGOS = Ay,(O Belirleme takısıdır. Kelime sonundaki Os takısı Erkeklikle ilgilidir ) O FENGOS KRU: Ay Vuruyor!(Gece Dolunayın Gökte Kendini Göstermesi Durumu İçin Kullanılan Bir Deyim, Deyimin Türkçe Tam Karşılığı Yoktur)
FENGO'KSİLO: Karadenizde Yetişen Bir Kısım Bölgelerde (Ancumah) Gürgen Ağaçlarına Fosfor Maddesinin Nüfuz Etmesiyle Oluşan Odun Cinsi, İyice Kuruyup Yakacak Hale Geldiğinde Anlaşılabilir, Karanlıkta Kor gibi Parlayan Odunu Cinsi.(Karanlıkta Beyaz Veya Sarımsı Işıklar Şeklinde Kendini Gösteren Odun Cinsine Verilen İsim) KSİLO: Bkz.
FER’İS:
Fer’is; Götürmek. Getirmek. (İngilizcedeki “FERRY” Taşımak Kelimesiyle Akraba Olduğu göz önünde Tutulursa Türkçede FERİBOT Şeklinde Kullanılmaktadır) Pontus Dilindeki Bu Kelimeden FOR’DOS(Bkz.) Yüklenmek Anlamındaki Kelime İle Kök Akrabalığı Düşünülebilir. Belki Daha Uzak Bir İhtimal, E’FOR (Beceri) Anlamındaki Kelime İle de İrtibatlı Olabilir? FER’E-MA: Getir Onu Bana. YA’FERE TO (DZ)ROBAN: Orağı Bir Getir!
FİLESOR:
Filesor; Yaprak Dökümü. Yaprak Dökümünün Gerçekleştiği Dönem.. E'FİLO’SOROS’E: Yapraklar Dökümü Zamanı Oldu.(Kelime FİLO + SOR’OS Açılımı Şeklinde Yazılmasına Çok Doğal Olarak İmkan Vardır.Bu Durumda Şu Anki Bilgimle SOROS Kelimesinin Yörede Tek Başına Bilindiğine Dair Şu An Herhangi Bir Bigiye Sahip Değilim. Yazarın Notu:O:Y)
FİLESTER:
Filester; Hartama Çıkarmaya (OLuşturmaya) Yarayan Özel Bir Satır.
FİLO:
Filo; Yaprak, FİLA: Yapraklar.
FİRFİL/FİRFİLİS
Firfilis; Rüzgarın Hafif Hafif Esmesi. Meltem Rüzgârı. E'FİRFİLİSE: Hafif Hafif Esti.
FİTEPS: Dikmek Toprağa Vs.Fİ(TY)EYA: Fidanlar. Fi(ty)o: Fidan. Fİ(TY)EPSONA! Dik Onu! E'Fİ(TY)EFKE: Dikildi (Yukarıdan Düşen Veya Atılan Bir Şeyin Yere Saplanması Anlamında, Yere Çakılmak) E’FİTEFTE! Dikildi, Çakıldı.
Fİ(DY)EFTA:
Fi(dy)efta; Dikili Durumda, Ayakta. Dikile Vaziyette. Fİ(DY)EFT OR(DS)A: Ayağının Üzerine Dikilir. N'DO Fİ(DE)FKES ORSA, O'DANDE U’KAHESE? Ayağının Üzerine Neden Dikilip Duruyorsun? Otursana Aşağı! N'DO FİTEFKES EÇA? Orada Neden Dikiliyorsun.
Fİ(DY)AN:
Fi(dy)an; (Bitki) Fidan.
FİDOTİ:
Fidoti; Dikili (Dikmek Fiilinden Bir Yer Adı)
FİSA:
Fisa; Esmek. LAĞA FİSA: Nasıl da Esiyor. FİSA AZA MEREYA: Bu tarafa Doğru Esiyor.
FİSARA: Arap / Türk. Fesat. (Kelime Esmek Üfleme Kökünden Türetilmiştir) ( Fe- Se - Re. Kök Harfleri Temelli = Fisara - Hint Avrupa Dilleri) Söz Taşıyan. FİSARA = Üflemeci, Üfleyen, Üfleyici, Laf Taşıyıcı ( İslam Dini; Cibril Meleğinin Söz Taşıması Anlamında Olabilir. Kelime Taşıyıcı Cibril, Cibrilin Allah'ın Sözünü Meryeme Üflemesi, Fisara Üflemeci, Bakire Meryeme Rabbin Söz'ünü Taşıyan – (Kur'an) : Ona Ruhumuz (Cibrilimiz) dan Üfledik Ve Rabbinin Kelimeleri Onanmış Oldu ) E’ FİSARA! Seni Gidi Fesat.Seni Gidi Söz Taşıyıcı. Türkçe: (Fıs)ıldamak, (Fıs)ıldaşmayın, (Fıs)ıltı, (Fis)kos Etmek. FİS’A TO APSİMO: (Fisa Ta'psimo) Üfle Ateşe.!
FİŞTİKA:
Fiştika; Basit,Ağırlıksız.. Kişiliği Oturmamış İnsan Tipi.
FTİKS:
Ftiks; Tükürmek. FTİKSİMO: Tükürük. E’FTİSE: Tükürdü. LUKSA E’FTİKSE: Balgam Tükürdü. ATO ANDA AYE U’ÇEN ESİ FTİKSOME: O Öyle Değilse Sen Beni Tükür.(Ayıplanma)
FTİRA:
Ftira; Bit (Asalak) FTİRES: Bitler. E’FTİRA’SA: Bitlendim. E’FTİRESES İ’KAZO? Bitlendin Galiba.
FTÖROTİ:
Ftöroti : (KUTAL) Bkz.Kutal. Kelimenin Türkçe Karşılığı yoktur. Yalnızca Karadenize özgü bir mutfak aletidir. Günümüz mutfaklarında kullanılan “ El Mikseri ”ne belki karşılık gelebilir. Mümkün mertebe ayrımları birbirine uzak ama kısmen aynı seviyede Uygun dal çıkıntılarına sahip bir çam ağacı, tepe kısmından kesilip şekillendirilerek yapılır. Üst kısmı avuç içinde yuvarlanacak biçimde ve uzundur. Diyelim bir tastaki ayran çalkalanacaksa avuç içerisinde bir sağa bir sola süratle yuvarlanarak sıvı homojeniz edilir. (Çamaşır makinesinin çalışma mantığı) Belki modernize edilmesi bile mümkün olabilir. “ Ftöroti “deyimi yerine “ Kutal ” deyimi de kullanılmaktadır. Örnek Cümleler: Fereme to Ftöroti ! ( Ftöroti'yi (Kutal) ı bana getir )N'DOSO TO ĞALA ( Vur Yoğurdu - Yoğurdu Çalkala )KRUSO TO ĞALA ( Vur Yoğurdu - Yoğurdu Çalkala )Krusona / N'dosona ( Vur Onu ! — Çalkala Onu ) ?Kelime bazı yerlerde Argo da bir deyim olarak da karşımıza çıkar. Eba Eftöroti ! = " Hey Sen Kadın " Ftöroti - Çarpık Bacaklı = Seni Gidi FTÖROTİ (Çarpık Bacaklı Kadın)
FOFOT: çürümeye Hazır. FOFOTAS: Çürümeye Yüz Tutmuş.
FOLİFOLİ:
Folifoli; Çocuk Dilinde, Annenin "Elbisesini Giy" Anlamında Söylediği Söz. FOLİFOLİ E'PULİM FOLİFOLİ..
FOLİZ:
Foliz; Kabak Tohumu Ekilen Yer.
FORİ(DZ):
Fori(dz); İp. KALA(DS)İ FORİ(DZ): Sepet İpi.
FORDOS:
Fordos; Yüklemek. FORDOMENO: Yüklenmiş, Yük Almış Erkek. FORDOMENİSA: Yük Almış Kadın.2.Hamile Kadın.
FORODİKO:
Forodiko; Üst, Giyisi,Eskiden Hint Kenevirinden Elde edilen İple,Dokuma Tezgahlarında Üretilen Gövde Giyisisi.
FORO’S:
Foros; Giyisi. FORİSONA: Giydir Onu. FOREĞMENOS! Giyinmiş! ( Muhteşem Giyisili)
FOROZ: (A(DS)İYO + FOROZ)?
Foroz; Dindar İmanlı Kişi. (Bu Kelime, Pratikte Bu Gün Kullanılmamakta İse de A’foroz Kelimesi Kullanılır Olduğundan Zıttı olduğunu fark edebiliyoruz) Bkz.Afaroz.
FOSİL:
Fosil; Eski, Yıllanmış Şey.
FOSO:
Foso; Işık, Işık Kaynağı.. (TS)OSO Dİ FOSO: Söndür Işığı. MONO FOSO EPİSOME NA TERO ATOHA N’DOHNAYEN: Bana Biraz Işık Yap(Işık Tut) Bakacağım Orada Ne Var.
FOS’A: Aydınlık. FOSES: (Fiil) Aydınlanmak E’FOSES’E: AYDINLANDI. NİMERA, FOS’A EPİĞAME: Gündüz (Vakti) Aydınlık.
FOVE(DS):
Fove(ds); Korkmak,(Daha Çok Kişinin Kendi Ruh Durumuyla İlgili, Küçük Çapta Korku) Çekinmek. 2.Dert Etmek. POLA FOVE’TE ASON ÇİRİNAT: Babasından Çok Korkar. Mİ FOVASE HA: Korkma Ha! POLA FOĞUME APAÇİNUSU: Çok Korkuyorum Onlardan. ALO MU FOVAS! ATOS UÇE NARDE: Bir Daha Hiç Korkma, Korkma (Dert Etme) O Gelmeyecek! EPA YAMİ FOVA(DS)E E NAHNAKA: Hey (Sen Kadın) Korkma Be Yahu Seni Ödlek!
FRA(KH)Tİ:
Fra(kh)ti; Ot Ya da Benzer Şeylerin Tırmıklanarak Biriktirildiği Ve Çevrildiği Yer.
FRA(KH)TİZ:
Fra(kh)tiz:; Taraklamak.Yerdeki Ot Veyahut Çakılları Taraklamak,Tırmıkla Toplamak.Tırmıklamak(!)
FRU(KH)NAS :
Küflenmek. E’FRUHNAYE: Küflenmek.TO FAYİ E' FRUKHNAYE:(TO FAYİ E FRU(KH)NASE) Ekmek Küflendi!
FRU(KH)Nİ:
Fru(kh)ni; Küf.
FTAN:
Ftan; Yetişmek.ATE EŞİ FTANİSE TREKSO: O (Kadın) Yetişiyor Seni Koş ! FTA’SO’NA: Yetiş Onu.
FTELİZİTSA - OFTİLİTSA:
Ftelizitsa,Oftilitsa; Karaağaç (Kestaneye Benzeyen Bir Ağaç Cinsi)
FTERA:
Ftera; Değirmen Çarkı. Çark.
FUÇ:
Fuç; Posası Kalmış, İçi Çürümüş.
FUMİS:
Fumis; Burundan Hızla Solumak.(Daha Çok Hayvanlar İçin Kullanılır. TO ZO E'FUMİSE: İnek Pufladı.
FURCİS:
Furcis; Boğmak. Suda Boğulmak. E'FURCİYE: Boğuldu. SO NERO APES E'FURCİYE: Suyun İçinde Boğuldu. FURCİZOSE HA! Boğarım Seni Ha! (Tehdit) Mİ FURCİZİSME HAR! Boğma Beni Şimdi! E'DE'E FURCİĞA: Az Kalsın Boğuldum.E' FURCİĞAMESTE LAİLAHE İLLELLAH!: Boğulduk Lailaheillellah!
FURNO:
Furno; Kurbağa.
FUŞTUR:
Fuştur;
FUTUR:
Futur; Kişiliği Oturmamış. Kaypak İnsan Tipi.


G
GODİL:
Godil; Gerdan, Ense, Ense Boşluğu.

Ğ

ĞALADİTSA:
Ğalatidsa; Ham Meyve, Henüz Olgunlaşmamış Sebze.
ĞAM:
Ğam; Sikmek.Cinsel İlişkinin Kabaca İfadesi .Biyiloji Kitaplarında Latince Kökenli Bir Kelime Kimliğiyle GAM'ET olarak yerini almıştır. POLİGAMİ (Sosyoloji) Çok Eşli Bir Erkeği İfade Eden Kişi İçin Kullanılmış Bir Terimdir. Karadeniz Rum.
ĞANAKHTİS:
Ğanakhtis; Yorulmak. ĞANAKHTİSİMO: Yorgunluk. ĞANAKHTİYA: Yorgunluk. E’ĞANAKHTİSA: Yoruldum.
ĞANG'A:
Ğanga; Dirsek. (Fizik. İki "Gang'lı " Variable Kondansatör- İki Dirsekli Değişken Kondansatör).
ĞANZİS:
Ğanzis; İki Yana Açmak.(Bkz: "APOĞANZİS" Kelimesinden Mülhemdir)
ĞARAVULAS:
Ğaravulas; Zırlamak, Anormal Biçimde Acı Çekerek Bağırıp Çağırmak, Yaygara Koparmak. Feveran Etmek. UKSERO ĞARAVULAZ DESTEC: Bilmiyorum Feveran Ediyor! O(DZ)ANDE ĞARAVULA(DZ)İS N’DOHNAYEN: Neden yaygara Koparıyorsun Ne Oldu?
ĞARZUŞ:
Ğarzuş;
ĞASRİTS:
Ğasrits; Bir Yer Adı, Bir Bölge İsmi.
ĞASROS:
Ğasros; Öküzün İneği Döllemesi. E'ĞASTRO(DS)E :Döllendi. ĞASROMENOYEN: Döllenmiştir (Çiftleştirilmiş İnek İçin Kullanılır)
ĞAYZARO:
Ğay(dz)aro; Eşek. ĞAY(DZ)UR! Eşşek' ĞAY(DZ) ARO METO SEMER: Semeriyle Birlikte Eşşek! (Hakaret İfadesi)
ĞIRCİL:
Ğırcil; Yenilmesi Güç, Sert Meyve Ya da Sebze.
ĞLEBA:
Ğleba; Bazı Sebze Ya da Meyvelerin Soyulmuş Kabukları.
ĞLENDER:
Ğlender; Kısa,Yere Yakın Zayıf Canlı Tipi.
ĞLİÇİTRA (ĞLİKİTRA)
Ğliçitra: Sap Kısmından Koparıldığında, İçerisinden Süt'sü Bir Sıvı Çıkan Bitki. Bu Süt'e Verilen İsim.
ĞLİNKSİ:
Ğlinksi; Kök, Kök Kalıntısı. ĞLİNKSİYA: Kökler.
ĞLUBİS:
Ğlubis; Yolmak. ĞLUBİĞMENO: Yolunmuş. ĞLUBİĞMENO KOSARA: Yolunmuş Tavuk.
ĞLOSA:
Ğlosa; Dil.Vücutta Dil Organı.
ĞREMA:
Ğrema; Yazı. ĞREMATA: Yazılar.
ĞOMAR:
Ğomar; Yük. E'FORTOSE TO ĞOMAR: Yüklendi Yükü!
ĞOMA(DT)O:
Ğoma(dt)o; Dolu. TU ÇURUS TA SARBİYA ĞOMATO U’ÇİNE: Babanın Ambarları Dolu Değiller! (Sitem)
ĞOMOS:
Ğomos; Doldurmak. Kab vb. Bir Şeyin İçine Sıvı Bir Şey Koymak. E ĞOMOSE'SA: Doldurdunmu? POLA E'ĞOMOSE'SA: Çok Doldurdun! ĞOMOYEN: Doludur. ĞOMOMENO: Doldurulmuş.
ĞONCİS:
Ğoncis; İnlemek, Mi'ĞONCİZİS: İnleme!(İnlemekten Men Emri)
ĞRAPSİZ:
Ğrapsiz; Yazı. ĞRAPSİZMATA: Yazılar. TU ÇURUM TA ĞRAPSİZMATA: Babamın Yazıları. TEMETERO TA ĞRAPSİZMATA: Benim Yazılarım (Benim Yazmış Olduğum Yazılar.
ĞRATİ:
Ğrati; İğreti.
ĞRİPNİS:
Ğripnis; Huzursuz Olmak, uykusuzluk ya da Benzer Bir Şey yüzünden Rahatsız OlmaK.Örn. EĞO UÇE ĞRİPNİSA! Ben Rahatsz Olmadım.(Birisinin Yaptığı Bir Davranış Karşısındaki Kayıtsızlığın İfadesinde Kullanılan bir Deyim, Ben Rahatsız olmadım (Aman da öyle Olmuş)
ĞULİ:
Ğuli; Bir Çeşit Fazla Parçalanmadan Pişen Kara Lahana Yemeği. ĞULİ NA PSENUME: Ğuli Pİşireceğiz.
ĞULİS:
Ğulis; Kusmak, İstifra Etmek. E'ĞULİSA: İstifra Ettim. NA ĞULİZO: Kusacağım.
ĞUNZİ:
Ğunzi; Kazma'nın Metal Üst Kımı.
ĞURMUŞAS:
Ğurmuşas; Bez, Elbise Veya benzer Bir Şeyi Bir Yere Yığmak Toplamak, Bir Şeyi Kırıştırmak. ATOHA E'ĞUMUŞASATO: Onu Oraya Yığdım-Oracığa Topladım. Mi ĞURMUŞAYİSA: Onu Kırıştırma!
ĞURNİ:
Ğurni; Silindir Biçiminde Tahta Kovan. Arı Kovanı. Silindir Biçiminde, İçerisinde Un Veya Peynir Türünden Şeylerin Konulduğu Büyük, Saklama Kabı. Büyük olanı (ZD)RUVAN Yayık Denir.
ĞURNAVA:
Ğurnava; Bir Kadın Lakabı.
ĞURUZO:
Ğuruzo; Yumur. yumur Halde Bulunan Şey. Yuvarlak İçi Dolu Cisim. E'ĞURUZAYE: Yuvarlaklaştı.
ĞURZULA / ĞURZUL
Ğurzula; Bencil.Eğo’ist,Yalnızca Kendini Düşünen.
ĞUVİS
Ğuvis; Yıkılmak, Yıkılarak Düşmek. Devrilmek, Yana Devrilmek.


H

HAR:
Har; Şimdi, Şu An. Lahza. HAR HAR: Hemen Şimdi, Derhal! HAR HAR ELAZAHA: Derhal Buraya Gel. (Ha Şimdi Buraya Gel-Rumca Tesirinde Türkçe İfade),OZNO HAR. Şimdiye Kadar, Şimdiye değin. PESUNE OZNO HAR? Neredeydin Şimdiye Kadar? HAR YELAZAHA! (YA-ELA-A(DZ)AHA) Şimdi Gel Şuraya(Şu Vaziyeti Bir Gör Hele Anlamında)
HAR:
Har…; Ya Şimdi…(Tereddüt Anlamında)
HAR EKHTEZNO:
Har E(kh)tezno: (Şimdi-Geçmişte) Yakın Geçmişteki Zamanı Anlatan Cümlede Fiilden Önce Gelir. HAR E(KH)TEZNO ER(DS)E SO’SPİTİMUNA ENA İNEKA: Şimdi Yakın Geçmişte Geldi Evimize Bir Kadın.


KH

(KH)ALAKS:
(Kh)alaks; Bozmak.Yıkmak.Enkaz Haline Getirmek.Moralini Bozmak. E'KHALAKSESA ? Bozdun mu Onu.EKHALAKSESA ÇE EPİÇENA TARDAĞAN.(Bkz..Tardağan.) Yıktın (Bozdun) Paramparça Ettin Onu
(KH)ALKO :
(Kh)alko; Kazan.(Büyük Kazan-Büyük Bakır Kazan) Bu kelime Latincede Bakır anlamına gelir.Literatütde, KALKO-LİTİK ÇAĞ = Bakır - Taş Çağının ifadesine karşılık gelir.KALKO-LITO Kelimelerinin birleşiminden meydana gelir.LITO Kelimesinin karşılığı Taştır. Karadenizde Çaykara yöresinde Rumca konuşanlar malesef kelimeyi zamanla unutmuştur.Belki başka bazı yörelerde biliniyor olabilir.
(KH)ALKOPUL: Küçük Kazan,Yavru Kazan. PUL = Yavru, PULİYEN = Küçücüktür.
(KH)AMNO: (Kh)amno; Sulak, Cıvık (KH)AMNO E’YENDUNE: Sulak Oldu.(Yemek Ya da Başka Şey İçin Kullanılır)
(KH)ARVELOS:
(Kh)arvelos; Yalama Yapmak.Bozulmak.
(KH)ASİMO:
(Kh)asimo; Yitirmek.Zayi Etmek. KHASO: Boşver!
(KH)LO(DZ)İ:
(Kh)lo(dz)i; Oklava.Oklava Çubuğu. Hamur Açmaya Yarayan Düz Silindir Biçimindeki Çubuk.
(Kh)oli; Sinir, Kızgınlık. (KH)OLİ’FERE: (Mot. Sinir Getirdi) Sinirlendi. (KH)OLİZAĞ: Sinirlen! (Bana Ne Anlamında Ya da Emir) KHOLİZAĞA, KHOLİZAYES, (KH)OLİZAYE, HOLİZAĞAME KHOLİZAYESTE, KHOLİZAĞANE.
(KH)OLİSAVRA:
(Kh)olisavra; Kertenkele.
(KH)AK:
(Kh)ak; Başka. TU KHAK'TA PE(DZ)İYA: Başkasının Çocukları.
(KH)ALDİKOMOMOL:
(Kh)aldikomomol; (Bkz.MOMOLA)
(KH)AKUNUNA:
(Kh)akununa; Başkası.(KH)AKUNUN’AS: Başkasının, Ötekine Ait, El'in.
(KH)ALAZ:
(Kh)alaz; Dolu.(KH)ALAZ VREŞ TESTEÇ: Dolu Yağıyor.
KHAMİLO:
Khamilo;Yumuşak,Yufka.
(KH)AMNO:
(Kh)amno; Cıvık, Sulak. Su Oranı Fazla Olan Şey.
(KH)ANDOKOKA:
(Kh)andokoka; Böğürtlen.
(KH)AR: Sevinmek. Aşka Gelmek. (KH)ARAM: Aşkım. E'(KH)ARE: Senindi. Aşık Oldu.
KHLİ’YO:
(Kh)li’yo; Sıcak. (KHLİ Köküyle Birlikte İKLİM Şeklinde Uluslar Arası Dilde Kullanılma Biçimleri Mevcuttur) AUTO TO ŞURVA POLA (KH)LİYO’YEN:
(KH)LOSO:
(Kh)loso ;Isı.,Sıcaklık.(KH)LOSO: Isıt(Emir)
(KH)OL(KH)AN:
(Kh)ol(kh)an; Ot Biçme Zamanı. Otluk Yer.
(KH)ORAF:
(Kh)oraf; Tarla. TO (KH)ORAFUMUNA: Tarlamız. Mİ MALAKS'İTE TA (KH)ORAF'UMUNA: Tarlalarımızımızı Çiğnemeyin! ARGOS E'MALAKSANE TO (KH)ORAFUMUNA: Ayı Tarlamızı Çiğnedi.
(KH)OROŞAN:
(Kh)oroşan; Şemsiyegillerden Beyaz Renkte Bir Bitki.
(KH)RİST:
(Kh)rist; Pontus Rumcasında Sürmek, Ovalamak, Bulaştırmak anlamına gelir. Sözgelimi: E Hrista e Panasem (Üzerime Süründüm), E Hrise! Epera Sembera (Sağa Sola Sürdü = Etrafı bulaştırdı)
Hıristiyan Romalılar, İsa peygamberin, hastaların üzerine "elini sürmek" Suretiyle Onları İyi Yapma Mucizesine atfen, İsa peygamber İçin " HRİSTOS " = Ovalayan (Erkek) ifadesini kullanmışlardır.
Kelimenin Sonundaki "OS" Cinsiyette, Erkeklik Tanımlaması Yapar. Hıristiyan Rum Toplumlar, Zamanla " HRIST " Kelimesinin Sonuna " İNA " Ekini de Getirerek " HRISTİNA " ! Şeklinde Bir Kelime de Türetmişlerdir ki Rumca'da "Ovalayıcı, Sürücü (Kadın) " anlamına gelir. Fakat Yakıştırmayı Yapanlar, İsa peygamberin Annesine (Meryem) Verilmiş Böyle Bir Kudreti Kastettiklerini Varsaysak Bile, Kendi Din Kaynakları olan 4 İncil Yorum Kitaplarında Dahi Böyle Bir Kayıt Mevcut Değildir. İsevi Kadın Anlamında Kullanılmış Olabilir.
Aynı Deyim Müslümanlar İçin de Geçerli Olup Müslümanlar da İsa Peygamber İçin " MESİH " Tabirini Kullanmışlardır. "Mesh", Arapçada Sürmek, Ovalamak Anlamına Gelir. Meryem Oğlu İsa Mesih = Meryem’in Oğlu Ovalayıcı İsa.
(KH)RONO:
(Kh)rono; Zaman,Zaman Dilimi. ENA (KH)RONO ANDA KAHUMESTE NA TERİS ATOS PAL EKSEVENCE’ERDE: Bir Zaman Oturur isek,Görürüsün O da Çıkagelir..
(KH)ORİYO:
(Kh)oriyo; Köy.
KHOROS:
(Kh)oros; Köylü.(Adam) (KH)OROTENA:: Köylü(Kadın)
(KH)OROT:
(Kh)orot; Köylüler. KHORİSO: Köylü (Erkek) Khor(ts)a: Köylü(Dişi)
(KH)ULAR:
(Kh)ular; Kaşık.(KH)ULARİS: Kaşıklamak (Çarçabuk Yemek, Yemekte Acele Etmek Anlamında Bir Deyim) ENA (KH)ULAR VUTÖRO: Bir Kaşık Yağ. ELİĞOR! E' (KH)ULARİSO, NA’ PAME (EK)HUME:(DZ)ULİYA Çabuk Kaşıkla (Yemeğini Hızlı Bitir!) İşimiz Var Gideceğiz.
(KH)URTS:
(Kh)hur(ts); Ot Tomarı. Çayırlarda Kuru Otları Bir Araya Toplayarak Ot Bağıyla Oluşturulan El Yapımı Ot Paketi. Altındaki Toprak Kütleyle Birlikte Sökülen Yaş Ot Tomarlarının Her Biri.
(KH)ANDONAR:
(Kh)andonar; Dikenlik Bitkilerin Kümelendiği Yer. Dikenlik Alan.
(KH)ANDOKOKA:
Khandokoka; Böğürtlen.
(KH)ANDOŞERA:
Khandoşera; Kirpi. Üzeri Dikenli Yer Hayvanı.
(KH)LEPS:
Khleps; Çekişmek. Çatışmak. Kavga Etmek. E(KH)LEPSAME METİ'ĞREYA(METİN'EĞREYA) Kavga Ettik İhtiyarla(Bizim İhtiyarla Kavga Ettik-Yaşlı Kadının Kocası İle Yaptığı Kavgadan Sözederken) (KH)LEVUMESTE MİYA MİYA: Ara Ara (Bazan) Kavga Ederiz.
KHOMA:
Khoma; İsim. Toprak. KHOMATA: Topraklar, (Çoğul) KHOMAS: Topraklar (Latince deki HUM'US kelimesiyle özdeştir. Bkz.Bilimsel Literatürde Humuslu Toprak Deyimi) O ÇİRİM ÇİTE SA HOMATA APES ! Babam Toprakların İçinde Yatar (Yatar Durur - Çaresizlikten Şikayet Etme Anlamında bir Deyim)
KHUMİ:
Khumi; Pontus Köylülerinin Yalnızca Yaylalara Çıkarken, Yayla Yollarında, Yalnızca Keçilerin Boyunlarına Taktıkları Büyükçe Zil.(Gösteriş Ve Debdebe Maksatlı Zil, Tören Zili - Bu Zil Hayvana Eziyet Verdiğinden Daha sonra Çıkarılırdı)


İ

İ'(DZ)ROS:
İ'(dz)ros; Ter. İ(DZ)ROSA: Terledim. POLA İ(DZ)ROSA: Çok Terledim.
İFEN:
İfen; Dokumak. İFESE: Dokudu. İFESENA: Onu Dokudu. ATO EĞO İFESATO: Onu Ben Dokudum. A'TO İ'MANAM İFESE: Onu Annem Dokudu.
İFETOS:
İfetos; (Zaman) Bu Yıl. İFETOS POLA E'MOFA İMERAS E'ZEVASAME: Bu Yıl Çok Güzel Günler Geçirdik.
İKORONA:
İkorona; Garip, Zavallı Çaresiz.(Genelde Kadınlar İçin Kullanılır)
İ’LO-İ’LOS:
İlo; Güneş. O İLOS ENDOÇE: Güneş Vurdu. O İLOS LAĞA KRU: Güneş Ne Biçim Vuruyor.
İNEKA:
İneka ; Kadın " anlamına gelir.Kelimenin Tıp biliminde, kullanılan JİNEKO-LOJİ.İfade Latince birleşik iki kelimeden Kotarılmıştır.JINEKO-LEGOS ,JINEKO K.Ru.da Ineka olarak karşılığını bulabilir. LEGOS Yunanca da Kelime-"Bilim" kelimesi nin karşılığı olarak da kullanılır. LEGO (K.Ru.nda), "Söylem, İfade " kelimesine Karşılık gelebilirr. EĞO LEĞO = Ben Söylerim..gibi..
‘İNEKİSE :
İ'nekise; Kelimesinin karşılığı, Türkçede "Evlendi" Kelimesidir.Kelime Türkçeden ayrı olarak (yalnızca) Erkek için evlendi anlamına gelen kelimedir.Bu kelime Motamot türkçeye çevrildiğinde," Kadınlandı " gibi bir garip bir ifade ile karşılaşılır.Arapça gibi benzer gurup bir dilde de "tezvic" gibi çok daha rahat karşılığını tam bulabilen bir kelimedir.İNECİSA / İNEKİSA = Evlendim (Ben Erkek) EĞO İNEKİSA = Ben Evlendim. EĞO : Bk
İRO:
İro; Gökkuşağı. O İRO EKSEVE: Gökkuşağı Çıktı.
İSO:
İso; Doğru. Yalanın Tersi Anlamında,(Bkz.PSEMA) Eğri Olmayan.Gerçek,Basbayağı İSA-PSEMATA: Doğru-Yalan İSO ANEN: Eğer Doğru İse.
İSA:
İsa; Tıpkı…Nın Gibi. Benzer. İSA OÇİRİM E’MNAZ: Tıpkı Babama Benziyor. İSA İPES: Doğru Söyledin, (Tıpkı Söylediğin Gibidir Doğrusu).
İSPENDAM:
İspendam; Çınar, Çınar Ağacı. İSPENDAMOTİ: Bir Yer İsmi..(Türkçedeki “Çınarlı” İsmini Karşılayabilecek Bir Kelime)
İSTİPAHE: Yukarıya, Yukarıya Değin, Yukarıya Kadar. PEPUKA'ÇAN(KAN) OSTE'PAHE:(OSTO-EPAHE) Aşağıdan Yukarıya Kadar.
İS’Tİ:
İsti;(Bağlaç) İken, Esnasında.İr İken.. İSTİ’PAS: Gideriken. SO’SKUDAR(SO ÜSKÜDAR) İSTİ'PAĞO, EPİRİME PAL(E'PİRE-EMANA) ENA VREKSİMO:Üsküdara Giderİken Aldı Beni Bir Yağmur.
İSTİBANÇ:
İstibanç; Kendine Özgü Ekşimsi Bir Tadı Olan Ve Sap Kısmı Soyularak Yenilen Ve Uzun Otluk Alanlarda Yetişen Yapraklı Bir Meşhur Bir Yayla Bitkisi.
İVRİS;
İvris; Sövmek, Küfretmek.İVRİZ DESTEÇ: Söğüyor.
İVORİS;
İvoris; Havalandırmak,Hava Akımına Maruz Bırakmak.2.Dalgalanmak. ANİSO TİN PORDA ÇE MONO İVORİSKUMESTE: Kapıyı Açta Biraz Havalanalım.TA FORESİYAM EKRAMASA LAĞA İVORİSKUNDANE: Elbiselerimi Astım Nasıl da Dalgalanıyorlar.
İZMODER:/ZMODER:
İzmoder; Hamur Yoğurulan Büyükce Kab.(Bkz.Zmo)

K

KAFÇİ:(KAFKİ),KAFKA
Kafçi(ki); (Kafka) Bir İnsan İsmi Ya da Lakap.Kafka’s.
KAFTE:
Kafte; Bir İnsan Adı,Ya da Lakap.
KAKAÇ:
Kakaç; Kekeme. Kekeleyerek Konuşan.. İnsan Lakabı.
KALANCİS:
Kalancis; Bir Ay İsmi. E'KALANCİSE :...Ayla'dı. (O Ay Geldiğinde Söylenir. EBO'KALANCİSE:(Aynı Anlamda Kullanılır)
KALAM:
Kalam; Kolun Dirseğe Kadar Olan Kısmı.
KALAMONA:
Kalamona; Meşelik Alan. DÜZ (Türk.) KALAMONA: Bir Yer İsmi.
KALE:
Kale; İnekleri Sürerken Köylülerin Kullandığı Deh’leme Nidası.
KALİF:
Kalif; Kulübe. Küçük Ev. Oyuncak, Çocukların Eğlenmek Maksadıyla Yapmış Oldukları Düzenekler, Eğlenceler.
KALO:
Kalo; İyi. Sağlam Sıhhatli.
KAMARA:
Kamara; Genelde Etrafı Ağaçlarla Çevrili Çimenlik Düz Küçük Alanlara Verilen İsim. (Karadenizliler Bu Kelimenin Yunancada " Oda " Anlamına geldiğini Zamanla Unutmuşlardır. Kamera Kelimesinin Kökeni de Bundan Gelir. KAPOT’KAMARA: Bir Yer Adı.
KAMENO:
Kameno; Garip, Çaresiz, Kimsesiz Yapayalnız.
KAMİYA:
Kamiya; Asla, Hiç Bir Zaman. KAMİYA UÇE NARSE NE? Hiçbir Zaman Gelmeyeceksin Değil mi?
KANİS:
Kanis; Hiç Kimse. Hiç Biri. KANİS UÇE'NARDE! Hiç Kimse Gelmeyecek. KANİS KAYNA U(DS)EL! Hiç Kimse Kimseyi İstemez. KAYNA TİPO MİLETE! : Hiç Kimseye Bir Şey Söylemeyin (Anlatmayın)
KAPARA:
Kapara; Ökçe. Bazı Ayakkabıların Topuk Kısmına Çakılan Demir.
KAPE:
Kape; Nerede, Nereye. 2.Bir Yerde, Bir Yere (Soru) KAPE’PİYE? Bir Yere Gitti? (Ya da Bir Yere Gitti Ama Nereye Gittiğini Bilmiyorum Anlamında)
KAPUSE:
Kapuse; Sakın! (Sakın Ha!) KAPUSE E'FTASA: Sakın (O İşi Vb.Yaparsın) KAPUSE 2. Hani Nerde! (Yok Ki Öyle Bir Şey Anlamında)
KATAKUTRİS:
Katakutris;(KATSİYO-KUTRİS Kelimelerinin Kaynaşması Sonucu Oluşmuş Aslında Birleşik Bir Kelimedir. Bkz: "Katsiyo" - "Kutri"s = "Birkaç"-"Koparma") İp Yada Kumaş, Elbise Vb. Bir Şeyi Çekip Paramparça Etmek, Birçok Parçaya Ayrılacak Şekilde Koparmak.KATAKUTRİS:(Deyim Olarak) Kavga Ederek Birbirinin Üstünü Başını Yolan Kişiler İçin de Kullanılır.E'KATAKURİĞAME:"Katakutris" Olduk;Birbirimizin Üstünü Koparıp Paramparça Ettik,Birbirimizin Saçını Başını Yolduk.
KATARİS:
Kataris; Beddua. Ah Etmek. E'KATARUTUNE: Beddua Ederdi. İ’MANAM LAĞA E’KATARUTUNE: Annem Ne Biçim Beddua Ederdi.
KA(TS)ARİS:
Ka(ts)aris; Soymak. Elbisesini Soymak. Elbisesini Çıkarmak. E' Katsarisona: Soy Onu! E’KATSARİĞA: Soyuldum.(Derim Soyuldu)
KA(TS)ATA
Ka(ts)ata; Alın, Yüzün Üst Kısmı.
KA(TS)E:
Ka(ts)e; Birisi. KA(TS)ER(DS)E: Birisi Geldi?
KATALACEV:
Katalacev; Anlamak.Anlayış.KATALACEVİS:? Anlar Mısın?
KATASPAS:
Kataspas; (KAT(DS)İYO ESPASE= Birkaç(Parça) Patladı Seri Kelime Gurubunun Kaynaştırılmış Şekli) İncecik Parçalara Ayrılarak Patladı,Çatladı.
KATE:
Kate; Öyle ki. Sanki. Öyle Bir Durum Var ki. Adeta (Kuşku) KATE NA’ PA: Sanki Gidecek Gibi. KATE AYE: Sanki Öyle Gibi.
KATENGALES:
Katengales;Şikayet Etmek,İspiyonlamak. E'KATENKALESENA TON ÇİRİNAT: Babasına Şikâyet Etti Onu! AS KATENKALOSE? Şikâyet Edeyim mi Seni!
KATENİ:
Kateni; Kül Suyu.Saf Odun Külünü Suyla Karıştırarak Yapılan Saç Temizliğinde Kullanılan Sıvı. Bir Saç Temizleme Maddesi..
KATENO:(KATENOS)
Kateno; Duru Su, Saf Su. 2.Saf.. KATENO PALALOS: Zır Deli.
KATOĞAVLA: (KATOY-AVLİ)
Katoğavla; Ahır Kapısı
KATOPULA:
Katopula; Kedi Yvrusu. KATOPULAS: Kedi Yavrular.
KATODSUR:
Kato(ds)ur;Eşik.Kapı Eşiği.
KATO(DS)OY:
Kato(ds)oy; Ahır Kapısı.
KATURE(TS)İYA:
Kature(ts)iya; Sidik. KATUR kutur: İşe! (İşemekten Emir)
KÂURAĞLA(DZ)A: (KÂUR-(AK)HLATZA)
Kâura(kh)la(dz)a; Çayırlarda Yetişen Ve İstenmeyen, Beyaz Çiçekli Yabani Bir Ot Adı.
Kerdel; Büyükçe Tahtadan Yapılmış Kova. Hayvan Yalağı.
KAZGAL:
Kazgal; İnce Uzun Boylu İnsan Tipi. KAZGALA: (Kadın İçin)
KERDEL:
KİLİKA:
Kilika; Oyuncak. META KİLİKAS PEZUNE: Oyuncaklar'la Oynuyorlar.
KİLİ(TS):
Kilits: Çiçek.KİLİ(TS)A: Çiçekler.KUNDURO KİLİTSO: Bahar Aylarında Ortaya Çıkan Bir Çiçek Türü.
KİRGİL: KİRGİLAS: E'KİRGİLAYE:
Kirgil; Sarkaç. Aşağıya Doğru Sarkmak.E'KİRGİLAYE:Aşağıya Doğru Salındı,Aşağıya Doğru Salınarak Sarktı.
KİHAN:
Kihan; Tarlayı Ekine Hazırlamak İçin Kazma İşlemi.
KOÇİNO(KOKİNO)
Koçino; Kırmızı. Kırmızı Renkli. YA DER LAĞA KOÇİNAZ: Bak Nasıl da Kızarıyor. E'KOÇİNASE: Kızardı.
KOFİN:
Kofin; Uzun, Uygun Fındık Dallarından Yapılan Bir Çeşit Gayet Seyrek Örgülü Hafif Tel Sepet.(Eskiden Yaprak Vs.Gibi Şeyler Taşımakta Kullanılırdı.Bir Şekilde "Kof" Boş Kelimesinde Olduğu Gibi Türkçe'ye Geçmiş Kelimelerdendir.)
KOFİNOMİT:
Kofinomit; Topalak Burunlu İnsan Tipi.(KOFİN Burunlu Birleşik İki Kelime Anlamında Şeklinde)
KOFTİLİ(DZ):
Koftili(dz);
KOFO:
Kofo; Sağır. KOFOS: Sağır Adam. A'KOFOS: Sağır Rolü Yapan Adam. A’KOFESA : Sağır Rolü Yapan Kadın.
KOKO:/KAKA
Koko; İğrenç Pis Şey, KOKOÇ: Tiksinilecek Şey. KHİ! KOKOÇ! Çocuğunu Pis Şeye Tutmaması için Annesinin Uyarusı; "Hıı" Pis Şey! (Değme Sakın)
KOKORİS:
Kokoris;(Fiil) Eşelemek,Kurcalamak. Mİ’KOKORİZİS TA (KH)OMATA: Eşeleme Toprakları.
KAKAÇ: Bir Lakap.
KOLFO:
Kolfo; Koyun, Bağır. İç Cep. VALESO TO ŞERİS SİN KOLFOS: Elini Koynuna Koy. POSA EĞVALESE SON KOLFONAT: Ne Kadar Çıkardı Koynundan(Cebinden) VALESONA SİN KOLFOS: Koy Onu Cebine! SİRONA SON KOLFOS: At Onu Cebine!
KOLO(DS):
Kolo(ds); Peynirli Çörek.
KOLOPE(TSA):
Kolope(tsa); Peynir Kurdu.
KOPRATRO:(KOPRA-TRO)
Kopratro; Pislik Yiyen Böcek.
KOT:
Kot; Bir Ölçü Birimi.(Bkz.KOD, SOMAR, EKSAY) (2 KOD = 1 EKSAY, 2 EKSAY: 1 TENEKE, 1 TENEKE: 1/2 SOMAR.)
KOMAT:
Komat; Parça. Bir Bütünden Kopmuş Yahut Koparılmış İri Parça, Yarı Parça. ENA KOMAT FAYİ: Ekmek Parçası. PAFTA.Parça.
KOR(DZ)İL:
Kor(dz)il; Düğüm. KOR(Zİ)LOS: Düğümlemek, Düğüm Atmak. KOR(DZ)İL: Burundan Çıkan Kuru Sümük Artığı. KOR(DZ)İLA: Düğümler.KOR(DZ)İLOS'ONA: Düğümle Onu!
KORGOT:
Korgot; Mısırın El Değirmeninden Geçirerek (Bkz. KORGOTOS. E’KORGOTOSES? Mısırı El Değirmeninden Geçirdin mi Anlamında ) Daha Ufak Parçalara Ayırılmış Hali. KORGOTOŞUR: Korgot’tan Yapılan Çorba.
KORONİZ:
Koroniz; Kapı Ya da Pencere Mandalı, Tahta Mandal, Mandal. E KLİZOSO TO KORONİZ: Mandalı Kilitle. E'KLOSO TO KORONİZ: Mandalı Çevir.
KOROYLEK'A:
Koroyleka; Çember, Çember Şeklinde.(ingilizce: Circle: Sörkıl = Çember)
KOR(DZ):
Kor(dz); Pislik. PENDİKO'KORDZ: Fare Pisliği.
KOR(TS):
Kor(ts);Bir Yerden Kesilmiş, Artık Tahta Parçası.
KOŞKİN:
Koşkin; Elek. E'KOŞKİNİSO TA'LEVRA (TA ALEVRA) Unları Ele!
KO(TS)A:
Ko(ts)a; Vücutta Topuk, Topuk Bölgesi.
KOTZİ/KOTSİ:
Kotsi; Aksak. Topal.
(KH)ANDA:
Khanda: (Bitki) Dikenler. Kelime,"KHAND" Şekliyle Kök Halinde Ve "Diken" Anlamına Gelir.(Bkz.KHAND'O-KOKA, KHAND'O-NAR, KHAND'O-ŞERA)
KODİSPA:
Kodispa; İyi Arkadaş. Can Dosdu. Kafadar. KOTİSPAM: Samimi Arkadaşım, Dostum.
KOBANİS
Kobanis; Perçinlemek, Dövmek. KOPANİSO TO TRİBAN: Tırpanı Perçinle, Döğ!
KONİ(DZ):
Koni(dz); İnce Ve Beyaz Renkte, İnsanda Ve Sığırlarda Rastlanabilen Bir Bir Çeşit Bit.(Asalak)
KOPEL :
Kopel ; Piç,KOPELA!(Küfür) Piçler !
KOTRON:
Kotron; Yaramaz, Aksi İnsan Tipi.
KUBLİ :
Kubli ; Asma Kilit. Elektronikte bir deyim olarak; Kublaj , Endüktif Kublaj, Kuble etmek. İng.:Cable: Kablo.
KALO :
Kalo; İyi.Kaloyen = İyidir (O), Kalosime = İyiyim, (Ben Erkek) Kalesayime = İyiyim (Ben Kadın)
Kelime bu günkü yunancadakine (Kali) göre daha Kaba bir ağızdır.Bilimsel Literatürde "Kalite ve Kandite bakımından..." şeklinde deyimlere rastlanır.(Nİtelik ve Nicelik bakımından) KANDİ! bkz.Kandi-Kandiyo.
KANDİYO:(KANZİYO)
Kan(dz)iyo; Pontus Rumcasında "Birkaç tane" ve "Dilim" anlamına gelir.Bir meyvenin her bir dilimini ifade etmede kullanılır.KAN Ve DİYA (ZİYA) = " İki " nicelik ifade eden Kelimelerin bileşiminden meydana gelir. ENA KANZİ:Bir Dilim.ENA KANZİ MİLO: Bir Dilim Elma, KANZİYA Dilimler. KANZİYO:Bir iki tane. KAN'DRİYA = Üç Tane,Üç Parça
KANDESARA = Dört Tane, Dört Parça..vs
KAROFKA:
Karofka; Paket,onikilik Paket. ENA KAROFKA: Bir Paket.
KE:
Ke;(Bkz.ÇE)
KOSARA:
Kosara; Tavuk.
KOŞKİN:
Koşkin; E'KOŞKİNİSA: Eledim. E'KOŞKİNİSES: Eledin. E'KOŞKİNİSE: Eledi.
KSERA:
KserA; Kuru. KSERO: Kurumuş. E'KSERA(DS)E: Kurudu (Kuruma Sürecinden Geçmiş) E'KSERASES ! Kurudun! (Mahvoldun Yazık Anlamında)
KSERENDER:
Kserender; Kurutmalık. Mısır Vb.Nebatın Doğal Olarak Kurutulduğu Küçük Müstakil Yapı Müstakil Ya da Evin Üst Katındaki Korkuluklu Balkon.
KSEV’ES:
Ksev’es; Çıkmak. METO SKALA, E’KSEVE SO STEĞOS: Merdivenle Birlikte Çatıya Çıktı.
KSİFU:
Ksi’fu; Ön İki Dişi Olmayan. Peltek.
KSİRİS:
Ksiris; Traş. E'KSİRİYE: Traş Oldu. NA'KSİRİĞUME: Traş Olacağım.
KUFO:
Kufo; Oyuk, Girinti Yer.
KUKS:
Kuks; Sevinç Ya da Keder Durumlarında Huuh Şeklinde Ses Çıkarmak.Zılgıt Çekmek.
KUKUVAS:
Kukuvas; Çömelmek. E'KUKUVASE: Çömeldi.
KU(DS)İS’PARALALİ:
Ku(ds)isparalali; Sayıklamak. Uyku Sırasında Saçma Sapan Konuşmak.
KULUNÇ(KULUNK)
Kulunç; Balyoz.Büyük Ağır Çekiç.
KULUNGUVARİS:
Kulunguvaris; Yerde Taklalar Atarak Yuvarlanmak.E'KULUNGUVARİYE: Yerlerde Takla Attı.
KULUVARİS:
Kuluvaris; Takla Atmak.E'KULUVARİYE:Takla Attı.
KUNGUNA:
Kunguna; Küçük Çakal Cinsi. Yaramaz Çocuk Tipi (Argo) E’ KUNGUNA O(DZ)ANDE FEVİS: Hey Kunguna Neden Kaçıyorsun?
KUNGUNO(DZ)EME:
Kunguno(dz)eme: Bölük Pörçük Bir Araya Toplanmış Şeyler.
KURO:
Kuro; Böcek, Minik Solucan.Tahta Kurusu.
KUR(DS)UÇEL:
Kur(ds)uçel; Un İçeren Çorba Gibi Benzer Sıvıların Üzerinde, Unların Biraraya Gelmesi Sonucu Oluşan Hamurumsu Birikintiler.E'KURSUÇELiSE: Pişme Esnasında Yemeğin Bu Duruma Gelmiş Olmasından Bahsederken Kullanılır.
KURO'SKOLEKO:(KURO-SKOLEÇ'O) Bkz. Skoleç.
Kuroskoleko; Tahta Kurusu.Ağaç Solucanı.
KUSPİZ:
Kuspiz; Değirmen Taşının Üzerine Oturduğu Değirmeni Çeviren Metal Eksenin Ortasında,Taş Delikten Bakıldığında Görülebilen İri Vida.
KUSTANDA:
Kustanda; Ağustos Böceği.
KUTAL:
Kutal; Genelde Birbirine Yakın Yerlerden Dal Çıkarmış Ağaç Parçası.
KUTRİ:
Kutri; Koparak Oluşmuş Kesik Şey. KUTROŞERO: Kesik El. EKUTRİĞANE TA ŞERAM:Ellerim Kesildi.(Yorgunlukta Söylenir)
KUT(TS)A:
Ku(ts)a;Genelde Elin Üzerinde OLuşan Küçük Çıban.
KLİ(DZ)İ:
Kli(dz)i; Kilit. (Kelime Arapçada da Kök Esasıyla Kullanılmaktadır. Bakz. Mekalit: Kilitler.Mekalitussemavat: Göklerin Kilitleri)
KLİZOSTUR:
Klizostur; Kilit Düzeneği. Kapıdaki Kilit Mekanizması İle ilgili Düzenek. KLİDİYA: Kilitler. KLİZOSONA: Kilitle Onu. KLİZOSO TİN PORDA: Kilitle Kapıyı.
KREMAS
Kremas; Asmak. E'KREMASONA: As Onu (Elindeki "Elbise Ya da Benzer Şey" i As)
KREMANDALİS:
Kremandalis;(Yukarıda Asılı Bir Şey Anlamında) Sarkmak, Salınmak.(Baş Aşağı Sarkmak Bkz.APOKREMANDALİS)
KREMİS:
Kremis; Koyu Vermek, Ko mak. Terk Etmek. Eşini Bırakmak, Boşamak. KREMİSONA HAR! Bırak Onu Şimdi! NA KREMİZOSA KAHE ÇE NA'PAĞO: Bırakıp Gideceğim Sizi!
KOKA:
Koka; Ayakları Tutulmuş Gezmekte zorlanan İnsan Tipi.
KOÇ/KOK:
Koç; Tane. KOÇ'İYA: Taneler. STAFİLO'(STAFİLO'KOK:Biyolojide Kullanılan Bilimsel Bir Deyimdir) TZUPAZO'KOÇ: Mısır Tanesi.Bu Kelimeyi Yörenin Köylüleri,Tipik Yöre Ağzında Koç Olarak Telaffuz Etselerde Bazı İfade Geçişlerinde KOK Olarak Telaffuz Ettikleri Görülür.HANDOKOKA (HANDO-KOKA = Diken Diken Tanesi= Böğürtlen)) Kelimesinde OLduğu Gibi..
KOLON:
Kolon; Yankı. E'KOLON'İSE: Yankılandı. TA (KH)UMİYA E’KOLONİSANE: Büyük Ziller.Yankılandı
KAMİYA:
Kamiya; Hiç bir Zaman.Sakın Olaki. KAMİYA PERMENİSME! Sakın Ola Ki Bekleme Beni! KAMİYA UÇENİS: Hiç Bir Zaman Yoksun!
KAYİMA:
Kayima; Gayet. Çok.KAYİMA POLA:Gereğinden de Fazla,Gayet Fazla.
KREMİZ:
Kremiz; Soğan.
KRATİS:
Kratis; Tutmak (Elinden Vs. Tutmak). 2.Bağlantıyı Sağlamak.3.Yakalamak. E’PEPAHENAT KRATİ: Ucundan – Tepesinden Tutuyor. KRATESOME: Tut Beni. EĞO AS FEVO ESİ KRATİSOME: Ben Kaçayım Sen Ya Yakala Beni.!
KREMAS:
Kremas; Asmak. Askı.
KREMİS:
Kremis; Bırakmak, Serbest Bırakmak, Yere Ko'mak. Ayrılmak. Boşanmak. İ'NEKAT E'KREMİSE: Hanımını Boşadı. NA KREMİSOSA KAHE ÇE NEPERO
KREMANDALİS: Sarkıtmak, Sarkmak, Bir Şeyin Doğru Olarak Aşağıya Sarkması. E’KREMANDALİYE: Sarktı.
PLESTİYA: Bırakıp Gideceğim Sizi Ve Yan Çizeceğim! (Şikâyet Deyimlerinden)
KREMUL:
Kremul; Eskiden Ocak Ateşinden Aşağıya Sarkıtılıp, Çengellerine Bakır kazanı Ya da Bakraç Asılan Kalın Zincirlerden Oluşan Sarkaç. 2 Çengel
KREYA'S.
Kreya's; Et. KREYAS: Et. KREYATA: Etler. ULLO KREYATA'SEN: Bütünüyle Ettir.(Bir Hayvan Hakkında Söylenir)
KSUMERE:
Ksumere; Dışarı, Dışarıya Doğru.(İç Bir Mekândan Dışarıya Doğru Anlamında) Kelime Kök İtibarıyle İki Kökten (EKSO-MEREYA: Dışarı'Ya Doğru) (Rumcanın Benzer Birçok Örnellerindeki gibi) OLuştuğu Kolayca Farkedilebilir.
KUKAÇ:
Kukaç; Soba Halkalarını Yerinden Söküp Taşımaya Yarayan Ucu Kıvrık Demir.
KUKAR:
Kukar; Ucu Bükük, Ucu Kıvrık Sopa Ya da Benzer Şey. KUKAROMİT:(KUKAR'OMİT) Kıvrık Burunlu İnsan.
KUKARAP:
Kukarap; Uzun Tip Lezzetli Bir Armut Cinsi.
KUKUTS:
Kukuts; Fasulye. E'PSESİTE ELİĞA KUKUTSA: Biraz Fasulye Pişirin.
KUMBAS:
Kumbas; Düğmelemek (Elbise).İliklemek.
KUMBİ:
Kumbi; Tutam, Salkım. Ağaç Vb.Şeylerden Aşağıya Sarkan Tutam Meyveler.KUMBİYA: Salkımlar.
KUMUŞ:
Kumuş; Kesta ve Benzeri Ağaç Ya da Bitki Yemişlerinin Üzerini Örten Dikenli Koruyucu.
KUBİS:
Kubis: Dökmek. Dökülmek. Dağılmak. Tane Tane Saçmak. El Amelden Kalmak, Dökülmek. O ŞİMOS E' KUPİSE: Yağmur Döktü.
KUNDESİMO:
Kundesimo;İteklemek.KUNDESO: İtekle. KUNDESONA: İtekle Onu!
KUNDURO:
Kunduro; Mart Ayı.
KUNDUROKİL(İT)SO: Mart Çiçeği, Kar Çiçeği.
KUNİ:
Kuni; Beşik.Sağa Sola Sallandırmak,Yaylandırmak. KUNİSO ĞARZEL: Çocuğu Salla,Çocuğun Beşiğini Salla!KUNİYA: Bir Yer Adı veya Beşikler Anlamında.
KUNUPA:
Kunupa; İnce Sivrisinek Cinsi.
KURDES:
Kurdes; Yutmak. KURDE(KH)TA: Yutkunur Olduğu Halde, Yutkunur Durumda. E’KURDESENA: O Şeyi Yuttu. E'KURDESATO (E'KURDESA ATO) Onu Yuttum. KURDESONA: Yut Onu.
KURDİSTRA:
Kurdistra; Kursak.,Yutak ("Kursak Kelimesi" Türkçeye Rumcadan Geçmiş Olabilir.Bkz.Kurdes,Kurdesimo)
KURFİS:
KurfiS; Kayırmak. TO PEDİNAT LAĞA KURFİZ! Çocuğunu Ne Biçim de kayırıyor. Mİ KURFİZİSA! Onu Kayırma!
KURSİ:
Kursi;İsim. Püskül. KURSİYA:(Çoğul) Püsküller.
KURUT:
Kurut; Taşak.Erkek Üreme Organlarında Yumurta.
KUSKUL:
Kuskul; Aşağıya Sarkan Saç'a (Yahut Hayvanın Kuyruğuna) Üst Kısmını Bağlamak Düğüm Atmak.
KU(TS)A:
Ku(ts)a; Genelde Ellerde Çıkan Küçük Çıban.
KUTRİ:
Kutri; Kesik Şey. Koparılmış Şey. Kelime En Azından Hint Avrupa Dillerinde Benzer Şekillerde Karşımıza Çıkar. Arap Dilinde,"KAT"'I"- İngiliz Dilinde, Yazılış İtibarıyle "CUT" Şeklinde Olduğu Görülür.
KUT’RİS:
Kut’ris;(Kök Harfleri “KUT”tur.Kut’ris Şeklinde Mastar Olur.İngilizce de “CUT” Şeklinde Karşılığı Vardır.Arap Dilinde Aynı Anlamda “KUT’I” Şeklinde Mevcuttur Ve Kullanılır. (O.Y Yazarın Notu) ) Kesmek,.Bir Şeyi Kesmek Veya Koparmak Suretiyle Parçasından, Ayırmak.Elden Ayaktan Kalmak, Bitmek.Çaresiz Kalmak. El Ayakların Dermansız Kalmasında Deyim. E'KUTRİĞA: Kesildim.(Bittim) Çaresiz Kaldım. KUTROŞERO: (Lakap Olarak da Kullanılmaktadır.) Kesik El. KUTRİĞMENO: Koparılmış. O’RAMAM E’KUTRİYE: İpliğim Koptu. TO LİTARUMUNA E’KUTRİYE: İpimiz Kesildi. KUTRİKA: Koparılarak Parçası Alınmış. KUTRİSONA: Kesip Kopar Onu.
KUVAR:
Kuvar; Yumak. ENA KUVAR: Bir(Top) Yumak. Sarmal.


L

LABAZA:
Labaza; Bir Tür Yabani, Belki Zehirli Bitki. Geniş Yapraklı Yerde Biten, Hayvanların Zoraki Yediği Bir Bitki Türüdür. LABAZA KİNDEYA, EĞVALE'CE PETA (Bir Çocuk Tekerlemesi, Temenni Deyimi, Eskiden Karadenizli Çocukların Ellerine Isırgan Otu (Bkz.Kindeya) Batınca Bu Bitkiden Alıp Eline Sürdüğünde Dikenin Çıkması İçin Söylediği Çocuk Deyişi; Labaza,Kindeya Çık Ve Uç Ve Git!
LAĞA / LAĞO
Lağa; Nasıl.( Vurguya göre Değişik Tanımlanma Biçimleri Vardır) LAĞA LEĞO? Nasıl Diyorum. LAĞA LES! Nasıl Dersin? İSA LEĞO: Doğru Söylüyorum.
LA:
La;
LAKIRDİ:
Lakırdi;
LA’LU:
La’lu; Lal.Dili Tutuk.Konuşamayan. LALUKA: Dilsiz Kızcağız..
LA(KH)TA:
La(kh)ta; Tekme. TO ZO LA(KH)TİZ DE'STEÇ: Hayvan Tekme Atıyor.
LA(KH)TOKOPA:
La(kh)tokopa; Hayvanın Can Çekişmesi.(Tekmeleme La(kh)tiz Kelimesinden Mülhemdir)
LANAR:
Lanar;
LAYİS:
Layis; Salınmak. Oynamak. LAYİŞKETE: Oynuyor, Salınıyor.
LAYİKA:
Layika; Salıncak. İ PEDZİM SO LAYİKAS E’ROKSE: Çocuum Salıncaktan Düştü.
LİKHTRİ:
Lik(h)tri; Bel. Tarlayı Derin Şekilde Kazmak İçin Kullanılan Alet.SO (KH)ORAF E’Lİ(KH)TREVUNE: Tarlada Belliyorlar.
LİKOS:
Likos; Kurt. O LİKOS ERSE ÇE (KE) LANCEPSE (KEPSE) TO ZO EPANASE : Kurt Geldi Ve İneğin Üzerine Atıldı.
LİKO(KH)ANZA:
Liko(kh)anza;
LİKORAŞ:
Likoraş; (LİKO-RAŞ’İ Kelimelerinden Oluşan Birleşik İsim) Bir Yer Adı ( Kurddağı Anlamında)
LİTRA:
Litra; Mantar, Bitki Mantarı.(Karadenizliler Zehirli Pis Mantar Anlamına Gelen ŞKİLKAKALİTRA birleşik kelimesinde bu ifadeyi kullanırlar.Pont.Rumcası Konuşanlar LİTRA Kelimesinin Tek Başına Latincede Mantar Anlamına Geldiğini Bilmemektedirler-Bkz.ŞKİLKAKALİTRA)
LİVA:
Liva;Sis.O LİVA ERSE: Duman,Sis Geldi.
LEĞ’OS:
Leğ’os; Söylem. Anlatım..İfade.2. Söylenmek. LEĞO ÇE PA’ĞO:Söylenirim de Giderim. (Söylene Söylene Giderim)
LERAR:
Lerar; Kir. POLA LERAR'EN: Çok Kirli(dir)
LE'S:
Le's; Söylemek. Söylersin Anlatırsın.(Vurguyu Değiştirerek Soru Biçiminde)Der misin? Acaba? Doğru mu? .Doğru mu Dersin? Anlamında, Türkçede Tam Karşılığı Görülmeyebilir.(Cümlenin Başında Soru Edatı Olarak Kullanıldığında Derin Bir Duygusallıkla Birlikte Bir Merakı İfade Etmek İçin kullanılır.) LES PUÇEKAYİME: Nerdeyim Dersin? LES N’DOHNAYEN: Nedir Dersin?(Garip, Anlaşılmaz Bir durum İçin) LE: Söyler, Anlatır. NDO’LE? Ne Söyler Ne Anlatır, Ne Haber Verir. N’DO Şİ LE HAR? Ne Diyecek Şimdi? N’DO LES ÇE KAHESE: (Deyim) Ne Söyleyip Oturuyorsun! (Bir Kişinin Sakin Sakin Konuşmasına Verilen Hayret Tepkisinde Kullanılır-Hadi Be Ya, Deme Be Gibi.)
LEVREÇ/LEVREK:
Levreç; Kirlenmiş, Bulaşık Bez Parçası.( Rumcada Bir Balık İsmi Olan "Levrek" Kelimesiyle Bağlantı Kuramadım!)
LEYA:
Leya; Ben.(Yüzdeki Benek Kanseri)
LEYİS:
Leyis; Esirgemek,Kıyamamak. POLA PAL LEYİZİSA:Çok da Esigiyorsun Onu! E'LEYİZANA: Esirger Onu!
LİĞOR'İ:
Liğor'i; Çabuk.Hızlı.Seri. E'LİĞOR HAR ! Çabuk Ol Şimdi!LİĞORİ(KH)TA:Çabuklamak.Çarçabuk.
LİMAN:
Liman; Gemi Durağı.Bir Kabile İsmi.
LİMERA:
Limera; Gündüz, Öğlen Vakti. NE LİMERA EKSEN ÇE ERSE: Evet Gündüz Vakti Çıka Geldi Ya!
LİMO:
Limo; Açlık. Lağa Limo Ekho:Ne Biçim Açım! SO LİMİ EŞİ KHAME: Açlıktan Ölüyorum.
LİŞ:
Liş; Yalamak.TO ZO TO HALKO E LİŞ TESTEC: İnek Kazanı Yalayıp Duruyor. E'LİKSEME: Yaladı Beni.O ŞEYTANİS E LİKSEME:Şeytan Yaladı Beni(Kocakarı Ağzı Bir Deyim-Bir Türlü Ölmüyorum İşte Anlamında)
LİKO:
Liko; Kurt. O LİKOS :(Tanımlanmış Kurt) LİKOHANZA:(LİKO-HANZOS): Kurt Adam - Kurt Yabani! Anlamına Gelebilecek,Kurt Dumanlı Havayı Sever Kabilinden, Dumanlı,Yoğun Sisli Havalarda Ortaya Çıktığına İnanılan Bir Düşsel Yaratık.
LİVA:
Liva; Duman,Sis. O LİVA ERSE: Duman Geldi.
LON:
Lon; Süzmek,Bir Şeyi Eritip Başka Bir Yere Süzerek Aktarmak. LOSONA: Süz Onu! LOSO TO ĞALA: Yoğurdu Süz.VAREYA POLA ELOSESA: Çok İyi Süzdün Onu.
LONGOZ:
Longoz; Su Dolu Çukur.
LEPOS:
Lepos; Görmek. E'LEPİS: Görüyor musun? ELEPOSE HA! Göreyim Seni! ME LEPOSE: Görmeyeyim Seni(Kaybol Burdan_ Defol) ME'LEPOSE FİĞO APATOHA: Görmeyeyim Seni Çekil Gir Ordan! A'SLEPOSE: Göreyim Seni: ASLEPOSASE: Göreyim Sizi!
LUBA:
Luba; Hayvanların Açık alanlarda Genelde İnsan Eliyle Yapılan Su Depolarının Çıkışında İnşa edilen Ya da Eskiden Oyularak Yapılan Su İçme Havuzu.
LUKSA:
Luksa; Balgam. E'FTİKSE LUKSA'S: Tükürdü Balgam.(Balgam Tükürdü)
LURİS:
Luris; Bağırıp Çağırmak.Yaygara Koparmak.Zırlamak. E'LURİSE: Bastı Yaygarayı! O PEDZİNATES LAĞA LURİZ: Çocuğu (O Kadının OğUl'anı) Ne Biçimde Zırlıyor!

M

MAĞULA:
Mağula; Yanak. KOÇİNA TA MAĞULAS: Kırmızı Yanakların.
MAKNOS:
Maknos; Eski Köy Dokuma Tezgâhlarında İpin Ucunun Takılı Olduğu Makine Aygıtı.
MALAKS:
Malaks; Çiğnemek. O MU(KH)TORO SO VRA(DZ)İ ER(DS)E ÇE ULLO E’MALAKSE TO (KH)ORAFUMUNA: Domuz Bu Gece Geldi Ve Hepten Tarlamızı Çiğnedi.
MALİ:
Mali; Kıl. MALAS: Kıllanmak. MALAR: Kıllı. MALARO: Kıllanmış.
MANİÇ ( MANİK)
Maniç; Elbisede Kolun Başlangıç Kısmı,.Manşet
MAMİ:
Mami; Büyükanne. İyice Yaşlanmış Kadın. MAMİKA:(Çocuk Dili) Büyükanneciğim.
MAMULA:
Mamula; Ahududu.(KUKARAKHANDO'nun Meyvesi) Muşmula Veya Muşmulaya Benzer Bir Yemiş.
MANA:
Mana; Ana.Anne. E’MANAMO: (Vah) Annem!
MANEYA:
Maneya; İs,İs Birikintisi.
MANDİ:
Mandi; Çene, Çene Altı.
MANUSA:
Manusa; Kumaş.Elbiselik Kumaş.
MARMA'RİS:
Marma'ris; Gökyüzünde Bulutların Tamamen Dağılıp gitmesi, Bulutsuzluk Ve Açık Hava Durumunun Meydana Gelmesi. E'MARMARİSE: Marmaris Etti,Bulutlar Dağıldı.(Anadolu’da Bölge İsmi Ve Bir Deniz Adı Olarak Kullanılmaktadır.)
MARZİKLA:
Marzikla; Tokat. KRUSONA ENA MARZİKLA: Vur Ona Bir Tokat! E'NDOCENA ENA MARZİKLA:Vurdu Ona Bir Tokat.
MASA :
Masa; Çiğnemek, (Ağzında Çiğnemek) UPORO NA MASO: Çiğnemeyi Beceremiyorum (Çiğnemekte Zorluk Çekiyorum)
MASSETER:
Masseter; Büyük Azı dişi ( Tıp. Anatomi ; Çenede Arka çiğneme bölgesi)
MATAĞVALDERE:( MATA-EĞVAL-TER)
Matağvaldere; "Göz Çıkaran" Adı Verilen Dar Uzun Kanat Ve Bacaklı Uçan Bir Böcek Türü.
MA(DS)EMA:
M(ds)ema; Öğrenmek. Öğrenim Görme. 2.Alışmak, Bie Şeyi Yapmayı Huy Peyda Etmek. MA(DS)İTİKOS: Öğrenci. E’MA(DS)ES TO ĞRAPSİMO: Yazıyı Öğrendin mi?
MA(TS)OR
Ma(ts)or; Çekildiğinde Toleranslı Davranan Uzayan Herhangi Bir Madde. Soğumaya Kalan Bazı Yemekler Üzerinde Oluşan Kabuk.(Süt'ün Üzerinde ki Farklı İsimle Bilinir.Bkz: PLASTURA)
MA(TS)UDAÇ:
Ma(ts)udaç; Kirpik.Göz Kapaklarını Koruyan Kıllara Verilen Ad.
MA(TS)UTAL:
Ma(ts)utal; Bir Bitki, Ot cinsi.Hayvanların Pek Tercih Etmediği Kenarları Tırtıklı Bir Bitki Türüdür.(Farklı Akraba Türleri de Vardır.Bkz.FTERİ)
MAVRO:
Mavro; Siyah.Siyah Renkli.
MEL :
Mel; Bal.
MELENA:
Melena; "MEL"Sözcüğü sonuna ENA dişilik eki getirilerek oluşturulmuş bir isimdir.Türkçe kar