|
|
|
Karadeniz daha çok turizm odaklı konularla
gazete ve dergilerde gündeme gelmesine rağmen yine de çok iyi tanınmıyor.
Aynı durum son zamanlarda popüler olan Karadeniz müziği içinde geçerli. Bu
noktada sitenizi kurarken amacınız neydi?
6. yayın yılına girdiğimiz Karalahana.com sitesi açıldığı zaman Karadeniz
müziği bu kadar popüler olmadığı gibi Karadeniz bölgesi de turizm açısında
pek revaçta değildi. Öncelikli amaç yöresel müziğimizin gerçek kahramanları
olan Bahattin Çamurali, Piçoğlu Osman, Hüseyin Dilaver, Sadık Karadeniz,
Koryanalı Hüseyin, Rizeli Sadık, Ordulu Yunus gibi unutulmuş müzisyenleri
yeni nesil Karadenizliler’e tanıtmak, ata mirası ve her şeyiyle sadece bize
ait olan kendi müziğimizi sevdirmeye çalışmaktı. Aynı kafayla da gidiyoruz;
çoğul konuşuyorum çünkü kendilerine Karalahanacılar adı verilen; kemençe
çalmayı ve dinlemeyi bir meziyet sayan, unutulmuş horonları öğrenip
ustalıkla oynayan, nene ve dedelerimizin kullandığı yerel kelimeleri cümle
arasında kullanan, yeni ama asla dejenere olmayan bir alt kültür
yaratılmasına ön ayak olduk.
Web sitesi fikrini hayata geçirirken nelere dikkat ettiniz? Sadece
fotoğraflar ve yazılar mı olsun demediğiniz daha detaylı bir çalışma yapıp,
Karadeniz’in tüm yönleriyle tanınması için yola çıktığınız anlaşılıyor.
Karalahana.com, Karadeniz Bölgesi hakkında haber, makale ve fotoğraf
içeriğiyle bölgeyi ziyaret etmek isteyen turistler için kapsamlı bir rehber
olmasının yanısıra, Tüm Türkiye ve Avrupa’ya dağılmış gurbetçileri, hâttâ
kendi köyünün yerini haritada bile gösteremeyen 2. ve 3 kuşak Karadeniz
göçmenlerini biraraya getiriyor ve kendi kültürel miraslarını tanıma,
paylaşma ve yaşatma fırsatını veriyor. Özellikle forum sayfamız 7.000’i aşan
üye sayısıyla politik açıdan tamamen tarafsız çizgisiyle yerel sorunların,
müziğimizin, ülkemizin güncel meselelerinin son derece seviyeli bir şekilde
tartışıldığı ama diğer web sitelerinden farklı olarak üyelerin birbirine
“ula, uşağum, haçan, paçim, e giz” formunda hitap ettiği kendine has sanal
bir Karadeniz kahvesini andırıyor.
Sitede düzenli bir haber akışı mevcut. İşleyişten biraz
bahsedebilirmisiniz? Materyallere nasıl ulaşıyorsunuz? Birileri bu konuda
siz yardımcı oluyor mu?
Forum ve haber işlerini gönüllü karalahanacılara bıraktım, onlar mükemmel
idare ediyorlar. Aynı zamanda yine elebaşı Trabzonlular olan farklı bir
ekiple www.ozhanozturk.com adresinde Türkiye ve Anadolu kültürünü dünyaya
tanıtmak için İngilizce bir ansiklopedi oluşturmaya çalışıyoruz.
Son zamanlarda yaşanan Karadeniz müziği patlamasını nasıl
değerlendiriyorsunuz? Gerçekten Karadeniz mizği diye birşey varmı?
Müzikolog değilim tabii ki ama adına Karadeniz Müziği mi denir başka bir şey
mi? Kendine has yerel müzik türümüz var hem de düzinelerce alt türüyle ve en
azından bir kaç bin yıllık geçmişiyle beraber. Bununla birlikte
kesinlinlikle Türk Halk Müziği’nin bir türü olduğunu sanmıyorum belki
Anadolu, Kafkas, Ortadoğu ve Yunan müziğiyle etkileşmiş ama özgünlüğünü asla
yitirmemiş… Burada kastettiğim sera horon, langevton, sallama, tik horon,
iki ayak, Üç Ayak, Bıçak Oyunu,Rize, Hemşin, Yüksekhemşin, Papilat,
Memetina, Bakos, Sarişka, Aleka, Sırtlı, Mahmutoğlu, Gant, Hevrek, Hamlakit,
Yali, Çano, Akçaabat, Yomra, Koçari, Bıçak Oyunu, Seranitsa, Sarı Kız,
Lahana, Tamzara, Çobanlar, Fona, Laz Horonu, Deli Horon, Atom ve daha neler
neler… Son bir kaç yıldır ritmbox çıkışlı çıstaklı düz horon, daha hızlı
çıstaklı düz horon, en hızlı çıstaklı düz horon ritmleriyle sahnede sallanan
jöleli saçlı Tarkan özentilerinin icra ettiği Karadeniz soslu müzik değil
kastettiğim!
Geçtiğimiz aylarda, gençyaşta yitirdiğimiz Kazım Koyuncu’nun bu müziğe
katkılarını anlattığınız çerçeveden bakmak gerek sanırım?
Kazım Koyuncu ise bambaşka birisiydi. Karadeniz ve Karadenizlilikle
özdeşleşmiş her ne varsa müziğinde de kişiliğinde de öyle güzel toplamıştı
ki pırıl pırıl parıldıyordu. Ayrıca birbirinden güzel Lazca ezgileri tüm
Türkiye’ye tanıtmayı ve sevdirmeyi ve unutulma aşamasında olan binlerce
yıllık zengin bir birikime sahip bir dili konuşan insanların analarının
dillerinin güzelliğini tekrar keşfettirmeyi başardı. Beklenmedik bir armağan
gibi geldi ve vakitsiz gitti Kazım adını hep hasret ve sevgiyle anacağım.
Trabzon ve Karadeniz’İn sosyo-ekonomik durumunu genel olarak nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Gerek Ortaçağ Avrupası’nda gerekse İslam dünyasında gıpta ile bakılan refah
dolu bir kentti Trabzon. İpek yolunun Asya’daki en batı ucu olmasının
yanısıra Doğu Anadolu’nun kuyumculuk ve benzeri el sanatları ile canlı
hayvan üretiminin ve İran ticaretinin dışarı açıldığı önemli bir liman
kentiydi. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un ardından Trabzon’u ele
geçirmesi Osmanlı’nın İmparatorluk haline gelebilmesi için stratejik bir
zorunluluktu. Karadeniz’deki Türk beyliklerini, Ceneviz kalelerini ve Kırım
limanını Trabzon’la birlikte Osmanlı topraklarına katarak Ceneviz ve
Venediklileri İpek yolu ticaretini doğruda yapmalarını engelleyerek, devlete
bir kaç yüz yıl yetecek önemli bir finansman kaynağı kazandırmıştı. 18 ve
19. yüzyılın ortalarına dek önemini sürdüren liman kenti olan Trabzonumuz,
yazık ki 19. yüzyılın 2. yarısından itibaren kan kaybetmeye başladı. Ağır
sanayi bölgesi olmayan, tarım ve hayvancılık için yeterli miktarda araziye
sahip olamayan, tarihi bir liman kenti olduğu halde limanı sinek avlayan,
1923 mübadelesiyle zenaatkar ve burjuva sınıfının büyük kısmını yabancı bir
ülkeye göndermiş bir kentin halkı çay, fındık parasıyla, bilezik örerek,
kivi ekerek, balık tutarak nereye varabilir, evlatlarının karnını nasıl
doyurabilir ki? Doğu Karadeniz Bölgesi Antik Çağdan itibaren sürekli dışarı
göç veren Anadolu’nun tek yerleşim alanı ve bu gelenek kısa vadede pek
bozulacak gibi görünmüyor. Beceri ve zekalarını her alanda ve herde
ispatlamış Trabzonlu uşaklar gurbete gitmeye devam edecek ve her nerede
yaşarsa yaşasın ölene kadar köy evinin hayaliyle avunacak.
Futbolla aranız nasıl, hangi takımı tutuyorsunuz? Trabzonspor’un durumunu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul doğumlu olmama rağmen Trabzon kökenli bir ailenin çocuğu olarak
gayet doğal olarak Trabzonsporu tutuyorum. Trabzonspor’u sadece bir futbol
takımı olarak değil görmüyor hep gözümde tüten Sürmene’deki köy toprağımın
yağmur kokusu gibi hasretle sahipleniyorum. Takımımızın şampiyonluğunu
yeniden görmek, oğlumla birlikte Trabzonspor formalarımızı sırtımıza geçirip
Bağdat Caddesinde tur atma hayalini kurmaya devam ediyorum. Bununla birlikte
kulübün sorunları belli ve takımın durumunu ve zaman zaman geçirdiğimiz arzu
edilmeyen kazaları da soğukkanlılıkla değerlendirip, bağlılığımızı ve
sevgimizi başarıya endekslemeden her şart altında takımımıza destek olup
maneviyatımızı korumamız gerektiğini düşünüyorum.
Bir de ansiklopedik sözlük hazırladınız..Karadeniz’le ilgili başka
çalışmalarınız olacak mı?
Karadeniz kültürünü aydınlatacak pek çok yeni materyali ortaya koyduğum
Karadeniz Ansiklopedisi’ni her baskısında belki biraz daha genişletmeyi
düşünüyorum. Geçen yıl Of bölgesini antik çağdan günümüze her yönüyle ele
alan bir kitap hazırlamak için materyal toplamış ve çalışmaya başlamıştım
ama devam etmedim, çünkü gidip alan çalışması yapacak vakit ayıramadığımdan
askıya aldım. Şimdilik üzerinde çalıştığım “Din ve Folklor” Ansiklopedisini
bitirmeye çalışıyorum.
Ayrıca Bak
Bir halkın
adlandırılmasında terminolojik karmaşa: Rum,
Yunan, Grek, Elen
Gurbet Pastası:
Hemşinliler, Göç ve Pastacılık
Hrant Dink
cinayetinin ardından: Çekin kirli ellerinizi
Trabzonumuzdan
Doğu
Karadeniz Bölgesinde insan-mekan-kültür ilişkisi
Mayıs Yedisinde
tanrı Apollon’un doğum gününü mü kutluyoruz?
Özhan Öztürk ile
röportaj
Karadeniz
Ansiklopedik Sözlük
Karadeniz
ansiklopedisi
Politik İklim
değişikliğinin yansıma ve muhtemel sonuçları
Trabzonspor
dergisi www.karalahana.com röportajı
Trabzon
Rum imparatorluğu
Gramofon günlerinden
günümüze Karadeniz müziği kayıtları |
|
| |