Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 Anasayfa yap |  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH


Bir halkın adlandırılmasında terminolojik karmaşa: Rum, Yunan, Grek, Elen

 

Yazı: Özhan Öztürk

Tarih boyunca  bizim daha çok Yunan ve Rum olarak bildiğimiz bu halka kendileri veya başkaları tarafından takılan pek çok isim mevcuttur:

Rum, Rumi (Ρωμιοί):  Romalılar anlamına gelen bu tanım yanlışlıkla Bizans olarak adlandırılan Doğu Roma İmparatorluğu döneminde geç Antik Çağ ve Ortaçağ’da kullanılan politik bir terim olup Yunanistan ve Anadolu Rumları tarafından 20 yüzyıl ortalarına dek kullanılmaya devam etti.  Hz. Muhammed’e Mekke’de inen 60 ayetlik Er-Rum[i] suresine adını veren Rum terimi Kur’an-ı  Kerim’de Doğu Romalı Hristiyanlar için kullanılmış ve Türkçe’ye de İslam terminolojisi ile birlikte girmiş olmalıdır. 12-13. Yüzyılın Türkmen yerleşimcileri için Yunanca konuşan Anadolu Hristiyanları’nın yanı sıra Anadolu’yu tanımlayan coğrafi bir terim olarak da kullanılmıştır:

İndük Rûm’u kışladık çok hayr ü şer işledük

Uş bahar geldi girü göçtük elhamdülilla” (Yunus Emre, 13. Yüzyıl)

Zamanla coğrafi ve etnik tanımlamalar iç içe girmiş ve sadece coğrafyayı değil, ülkeyi hatta Müslüman halkı da tanımlacak şekilde anlam genişlemesine uğramıştır:

“Geç Ortaçağ’a ait bazı İslam eserlerinde Rumi sözcüğü o denli belirsizdir ki onun Yunan mı yoksa Türk mü olduğu ancak metnin içinden anlaşılabilir. Mısır’ın kimi zaman, Türk kökenli askeri oligarşik yapısından ötürü Devletü’l etrak (Türklerin devleti) olarak tanınması gibi ortaçağ Selçuklu sultanlığı ve ardından Osmanlı, özgün yapısı içinde Roma sultanlığı olarak tanındı, hissedildi ve ifade edildi” (M. Balivet, 1994)

Rumların kim olduğu ve Anadolu Türklüğü ile ilişkisi Melih Cevdet Anday[ii], Paul Wittek[iii], İlber Ortaylı, Halil İnalcık, D. Kitsikis gibi aydınların yanı sıra özellikle Salih Özbaran[iv] tarafından detaylı olarak incelenmiş ve tartışmaya açılmıştır.

Helen, Elen (Έλληνες):  Yunan mitolojisinde  Deukalion ile Pyrrha’nın oğlu olup Yunanistan’ın kurucusu kabul edilen dört kabilenin (Aeolilılar, Dorlar, Akhaealıar , İonlar) atası kabul edilmektedir. Hristiyanlık döneminde, pagan Yunanlıları tanımlamak için kullanılan terim günümüzde milli kimlik olarak kabul edilmiştir.

Grek (Γραικοί): Yunan mitolojisinde[v] Graecus, Latinus’un erkek kardeşi olmasının yanı sıra MÖ İtalya’ya göçen Boeotialı bir kabileninde adıdır. Muhtemelen İtlaya’nın yerlileri tüm Yunanlıalrı bu kabilenin adıyla tanımlamış, Latince üzerinden tüm Batı dillerine[vi], Fransızca üzerinden de yakın zamanda Osmanlıca’ya girmiş olmalıdır.

 Yunan (Ίωνες): Hintliler tarafından Büyük Alexander döneminde kullanıldığı kayıtlıdır. Perslerin Yunalıları tanımlamak için kullandığı İon teriminin bozuk formu Yauna’dan gelişmiş olmalıdır. İonlar Batı Anadolu’ya yerleşen Yunan kavimlerinden birisidir, İonya’da Batı Anadolu’da karada Phokaea, Erythrae, Kolophon, Miletus  kentlerini ve denizde Khios ile Samos adalarını içeren antik coğrafyanın adıdır.  Dolayısıyla Türkçe içinde kullanırken Anadolu Rumlarını değil de Yunanistan’daki Elenleri “Yunan” olarak tanımlamanında mantıkla çeliştiği ortadadır. Bunların dışında Eski Ahit’te Balkanlara yerleşen bir halkı tanımlayan İbranice Yavan yeriminin de Yunanlılarla ilgisi olabileceği sanılmaktadır.

Terim karmaşasına çözüm sunması gereken TDK, sözlüğünde Grek ve Helen terimlerini antik Yunanlılarla, Rum terimini “Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse” açıklamasıyla Anadolu Rumlarıyla, Yunan terimini “Yunanistan halkı” ile özdeşleştirerek pratik kullanıma uygun ama bahsi geçen mantık hatalarını göz ardı eden bir formül sunmuştur[vii].

Latin Byzantium[viii], Moğollar, Vatikan, Ceneviz, Venedik ve Türk Beylikleri tarafından bağımsızlığı tanınan Hristiyan Trabzon İmparatorluğu’nun (ki sikke ve fermanlardan anlaşıldığı kadarıyla gerçek adı budur: Βασίλειον τῆς Τραπεζούντας) Türkçe tarih kitaplarında Trabzon Rum Devleti adıyla tanımlanması, TDK’nın Müslüman toprağına atıf yaptığı “Rum” tanımlamasıyla ne derece örtüşmektedir?

 



[i] “Rumlar, yakin bir yerde yenilgiye ugratildilar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yil içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’indir. O gün Allah’in (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah diledigine yardim eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” Cüz : 21 Sûre : 030

[ii] Cumhuriyet Gazetesi, Tanışma 13 Mart 1981

[iii] P. Wittek, Rum Sultanı, İstanbul, 1971

[iv] Salih Özbaran, Bir Osmanlı Kimliği: 14-17. Yüzyıllarda Rum/Rumi aidiyet ve imgeleri, Kitap Yyaınevi, 2004

[v] Aristotle ve Apollodorus’un tanımlamalarında

[vi] Latince Graecus >  Eski İngilizce Grēca > Orta dönem İngilizce Greke

[vii] Türkçe Sözlük, TDK, 1998. Ss. 895,976, 1869, 2473

            

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır