Gramofon günlerinden günümüze Karadeniz
müziği kayıtları

Ömer Asan, genç kuşak Karadenizliler arasında mitleşen “Niko’nun
Kemençesi” adlı hikayesinde 1923 mübadelesinde Yunanistan’a
göçen Nikos Papavramidis adlı Gümüşhaneli kemençeci ile hayali
karşılaşmasını aktarmıştı. Yazarı bu derece etkileyen mübadil
kemençeciye ait bir plak kaydını dinlemesiydi. Papavramidis
Türkçe plak kaydında bir yandan kemençesinin tellerini yüreğinin
görünmeyen eliyle çalarken diğer yandan Evliya Çelebi’nin 17.
yüzyılda tuttuğu gezi notlarında bile kaydına rastlanacak kadar
eski “Trabzondur yolumuz para tutmaz elumuz” adlı türküyü
kusursuz bir Trabzon ağzıyla söylüyordu. Üç nesil sonra 2000
yılında Karadenizliler www.karalahana.com sitesinde aynı türküyü
dinlerken yüzyıl öncesinin Trabzon’una buruk yürekleriyle tekrar
tekrar gidip geldiler.
1910 doğumlu Sürmeneli Hüseyin Dilaver’in kemençe çalmayı
köyündeki (Aso –Aksu köyü) Yorika adlı yaşlı bir Rumdan
öğrendiği söylenmektedir. Ne yaşlı Yorika’nın ne de efsanevi
kemençecinin doğduğu yıl Trabzon’un en ünlü kemençecisi olan
Stavros Petridis’in ya da az önce bahsi geçen Niko
Papavramidis’in Türkiye’de ses kaydı bulunduğuna dair elimizde
bir veri bulunmamaktaysa da mübadeleden sonra Yunanistan’da çok
sayıda derleme yapılmış, bahsi geçen son iki müzisyen
şöhretlerini orada da korumayı başarmıştır. 1930 yılında
Karadenizli mübadillerden derlenen türküler Yunanistan’da CD
olarak bunlardan bir tanesi bir kaç yıl önce Kalan Müzik
tarafından “Pontus Şarkıları” adıyla ülkemizde de yayınlanmıştı.
Umarım TRT arşivinde bulunan sahipleri unutulmuş seslerimiz de
bir gün değerlendirilir ve titiz arşivciler tarafından gelecek
kuşaklara aktarılması gereken kültürel miras olarak algılanıp,
sahiplenilerek halkla paylaşılır. Savaş yorgunu Cumhuriyet
Türkiyesi’nde Radyo programlarının ötesinde Karadeniz
kemençesinin taş plağa kaydedilip müzik piyasasına sunulması
için genelde ekmeklerini başka mesleklerden çıkaran Hüseyin
Dilaver ve yaşıtlarının olgunluk çağına gelmesi gerekmekteydi.
Bu konuda ciddi bir araştırma olmadığından doğrulatmak oldukça
zor ama Hüseyin Dilaver’in derlediği “Esti Ziğana Dağı/Eridi
Yürek Yaği” adlı türkünün taşplağa okunan ilk Karadeniz müziği
olduğunu sanıyorum.
Radyo döneminin yıldızlarından Göreleli Halil Kodalak’tan
günümüze ses kaydı kalmamışken, taş plak döneminin efsaneleri
Ordulu Yunus Sakarya, Rizeli Sadık ve Hüseyin dilaver’in
kayıtları günümüze ulaşmıştır. 45’lik döneminde ünlenen
Karadenizli müzisyenler ise şunlardır: Göreleli Piçoğlu Osman,
Maçkalı Hasan Tunç, Sürmeneli Fahrettin Dilaver, Maçkalı Ferhat
Özyakupoğlu, Sürmeneli Bahattin Çamurali, Göreleli Katip Şadi,
Koryanalı (Akçaabat) Hüseyin Köse, Sıdıksalı (Akçaabat) Şevket
Köroğlu... Sadece kemençeciler değil kavalcı Sürmeneli Sadık
Karadeniz ve türkücü Ziynet Sönmez, Erkan Ocaklı ile Cemile
Cevher’de 70’li yılların sonuna dek devam eden bu dönemin
starlarıdır. LP döneminde TRT’nin de desteğiyle Akçaabat’lı
Süreyya Davulcuoğlu, Ordulu Kamil Sönmez yeni starlar olacak
sonrasonda analog kasetler ve ardından dijital CD ve en son MP3
dönemleri gelecektir. Kayıt teknolojisi ve Pazar ihtiyaçlarının
değiştiği her dönem kendi yıldızlarını yaratmıştır ki bu konuyu
da başka yazılarda ele alalım.
 |
 |
 |
Erkan Ocaklı’nın plak
kapakları’nda değişim bir bakıma müzik piyasası ve
dinleyici taleplerindeki değişime de örnek
gösterilebilir.
1. 45’lik: TRT Radyosunun iki nesil boyunca tulum ve
kemençeye karşı saz ile sürdürdüğü 50 yıllık mücadeleyi
tek başına gerçekleştiren Erkan Ocaklı geleneksel
Karadeniz müziğini saz eşliğinde icra eden Trabzon’daki
köyünden İstanbul’a yeni gelmiş saf Anadolu delikanlısı
2. “Oy Eminem” filminin müziğini içeren plak kapağında
hapishanenin dertli mahkumuna dönüşmüş 80’li yıllarda
long play dönemine ait plağının kapağında Anadoluluktan
henüz sıyrılamasa da İstanbul’un yaşamına ve damına
adapte olmuş
3. Karadeniz ağzıyla türküler söylese de plak kağapında
Anadolu’ya ilişkin hiç bir sembol yok. Anadolu
tüklülerinin gecekondudan doğan Arabesk müziğe karşı
yaşam savaşı verdiği yıllardayız..
 |
 |
| Hasan Mutlucan’a
haksızlık etmeyelim ama Kıbrıs barış harekatı
sırasında kemençenin efsane ismi Bahattin
Çamurali dahil pek çok Karadenizli müzisyen
askerimize türküleriyle destek vermiş dahası
günün havasını taşıyan bu türküler plak olarak
piyasaya sürülmüştü. Çamurali yukardaki nadir
bulunan plağında “Kıbrıs’a güneş doğacak” adlı
türküsünün yanısıra “Kıbrıs Oyun havası” adlı
adaya ait bir havayı da kemençe ile
yorumlamıştı. |
Rizeli Sadık ve
Bedriye taş plağı
|
|
Yazı: Özhan Öztürk
Plak fotoğrafları: Fatih Sultan Kar, Özhan Öztürk, Meftun
Şengün
Ayrıca Bak
Bir halkın
adlandırılmasında terminolojik karmaşa: Rum,
Yunan, Grek, Elen
Gurbet Pastası:
Hemşinliler, Göç ve Pastacılık
Hrant Dink
cinayetinin ardından: Çekin kirli ellerinizi
Trabzonumuzdan
Doğu
Karadeniz Bölgesinde insan-mekan-kültür ilişkisi
Mayıs Yedisinde
tanrı Apollon’un doğum gününü mü kutluyoruz?
Özhan Öztürk ile
röportaj
Karadeniz
Ansiklopedik Sözlük
Karadeniz
ansiklopedisi
Politik İklim
değişikliğinin yansıma ve muhtemel sonuçları
Trabzonspor
dergisi www.karalahana.com röportajı
Trabzon
Rum imparatorluğu
Gramofon günlerinden
günümüze Karadeniz müziği kayıtları