|
SAFRANBOLU BİLGİLERİ
KISA TARİH
3 bin yıllık tarihi boyunca Roma,
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
uygarlıklarına evsahipliği yapmış
Safranbolu; tarihi İpek Yolu üzerinde
yer alıyor. Orta Asya’dan göç ederken
Oğuz Türklerinin Karakeçili aşiretinin
geçiş noktalarından biri olmuş ve
aşiretin kollarından biri tarafından
kurulmuştur. İlk yerleşim Yörük Köyü’nde
olurken, Osmanlı baskıları sonucu
yerleşik düzene geçilmiştir.
Safranbolu’da en eski evi olan ‘Onbaşıgil
Evi’, 450 yıllıktır. Türkiye’de koruma
altına alınmış 40 bin yapıdan 1200
tanesi Safranbolu sınırları içindedir ki
bu da yörenin tarihi önemini açıkça
belirtmektedir. Safranbolu’nun bir diğer
özelliği de 1994 yılında UNESCO’nun
Dünya Mirası listesine dahil edilmiş
olmasıdır.
NEREYİ GEZSEK?
Safranbolu, Batı Karadeniz bölgesinin
en önemli tarihi yörelerinden biridir.
Kış sezonunda havaların bozması ve
gezmeyi imkansız kılması nedeniyle, kış
mevsimi dışında tüm mevsimlerde
gidilebilir – özellikle ilkbahar en
uygun ziyaret mevsimidir.
Safranbolu’da üç ana bölge
bulunmaktadır; Kıranköy, Çarşı ve
Bağlar. Çarşı Bölgesi iki vadi arasına
kurulmuş olması nedeniyle rüzgarlardan
korunmuş bir yapıya sahiptir. Bağlar
Bölgesi ise tam tersine bir düzlük
üzerine kurulmuş olduğundan doğaya karşı
savunmasız kalmıştır. Bu yüzden eski
Safranbolu sakinlerinin iki evleri
vardır; yazlarını serin Bağlar
bölgesinde geçirirken kışlarını ise
sıcacık yanan ocaklarıyla Çarşı
bölgesindeki evlerinde geçirirlerdi.
Safranbolu Evleri
Safranbolu’nun dünya mirası olarak
nitelendirilmesinin en önemli
nedenlerinden biri de insanlarının
doğaya, birbirlerine ve geçmişe olan
saygılarıdır. Böylece birbirlerinin
alanını işgal etmeden, geçmişi yok
etmeden, doğayı koruyarak Safranbolu
tarihinin günümüze kadar ulaşmasını
sağlamışlardır. Özellikle çok nüfuslu
büyük aile yapısı ve yağışlı iklim
Safranbolu evlerinin yapısını etkilemiş
önemli unsurlardandır.
Evlerin yapımı sırasında tek
malzemeyle yetinilmemiş; kerpiç, taş,
ahşap ve kiremit kullanımıyla yapılar
tamamlanmıştır. Tarihi Safranbolu
evlerinin sayısı yaklaşık 2000 kadardır.
Bunlar yaşları 100 ila 500’e kadar
uzanan yapılardır. Genelde üç kat olarak
düzenlenen bu evlerin genelde 6-8 adet
odaları bulunmaktadır. İlk kat depolama
bölümlerine (ahır, kazanlar, odun
depoları...) ayrılırken, ikinci katta
mutfak ve selamlık gibi günlük kullanım
alanları yer almaktadır. En üst kat ise
yatak odalarının bulunduğu kişisel
bölümlerden oluşur. Özellikle üst
kattaki odalarda tavan işlemeleri
muhteşem şekilde odaları
güzelleştirmiştir. Bazı evlerde ise,
selamlıklarının içinde havuzlar
bulunmaktadır.
Kaymakamlar Evi:
Tipik Safranbolu evleri yapısında
düzenlenmiş bu yapı, müze olarak
ziyaretçilere hizmet vermektedir.
Safranbolu yaşamını yansıtan bu binayı
görmeniz, Safranbolu ve bölge hayatını
çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
18. yüzyıl başlarında kışla kumandanı
tarafından yaptırılan bu binanın
bahçesinde eskiden uşak evi olarak
kullanılmış küçük ev, günümüzde cafe
olarak kullanılıyor.
 |
|
Kaymakamlar Evi |
Kilerciler Evi: 1884
senesinde yapımı tamamlanan bu tarihi ev
de günümüzde müze olarak kullanılıyor.
Haremlik ve selamlık bölümleri ayrı
sokaklara açılan bu binayı çevreleyen
duvar da görülmeye değer.
Cinci Hanı: 17.
yüzyılda yapımı tamamlanmış bu yapı,
Çarşı Bölgesi’nde kesinlikle gezilmesi
gereken yerlerden biridir. İpek Yolu
üzerinde bulunması nedeniyle tüccarların
ve gezginlerin uğrak noktası olan
Safranbolu’da konaklamanın merkezi
olarak uzun yıllar görev yapmıştır.
Eski Hükümet Konağı
İki katlı, görkemli binanın yapımının
tamamlanması 1904 senesine
rastlamaktadır. Safranbolu’nun Kale
bölgesinde bulunan bu konak, günümüzde
müze olarak kullanılmaktadır.
İncekaya Su Kemeri
Merkeze 7,5 km. uzaklıkta bulunan bu
kemer, geçmişte su kaynağından ilçeye su
getirilmesi için kullanılmıştır. 6
kemerli bu görkemli yapı, 116 m.
uzunluğunda ve 110-220 m.
genişliğindedir.
Tarihi Safranbolu Saat Kulesi
Zembereksiz saate sahip bu
kule, Padişah III. Selim tarafından 1797
senesinde yaptırılmıştır. Cuma,
Cumartesi ve Pazar günleri gezilebilir.
Hala Geçmişini Yaşayan Bir
Köy: Yörük Köyü
Tam bir müze-kent görünümünde olan
Yörük Köyü, Safranbolu’nun el değmemiş
tarihi güzelliklerini gözler önüne
sermektedir. Burasının korunmuş
kalmasının en önemli nedeni, Yörük Köyü
sakinlerinin bilinçli ve saygılı -doğaya
ve birbirlerine- kişilikleridir. Zaten
çoğu büyük şehirde oturmakta olan Yörük
Köyü yerlileri, tatillerini geçirmek
için Safranbolu’ya gelirler.
Safranbolu merkezine 11 km. uzaklıkta
bulunan Yörük Köyü, Safranbolu’nun küçük
bir maketi sayılmaktadır. Turistlerin en
önemli uğrak yerlerinden biridir. Her
yıl Eylül başında yapılan ‘Yörük Köy
Günü’ de gelenek görenekleri yerel
halkla beraber görebilmeniz açısından
ilgi çekici olabilr.
NE YESEK?
Safranbolu, yöresel yemekler
açısından çok zengin bir bölgedir.
Geçmişinden gelen Türk kültürü temelli
yemeklerinden vazgeçmemiş,
ziyaretçilerine de misafirperverliğiyle
beraber bu yemeklerin sunumunu devam
ettirmiştir.
Safranbolu’nun en önemli tatları
arasında yer alan ‘gözleme’yi tatmak
istiyorsanız kesinlikle Yörük
Köyü’ne uğramanız gerekiyor.
Peynirli, ıspanaklı ve kıymalı çeşitleri
arasından dilediğinizi seçebilir; tadı
damağınızda kalacak çok güzel bir öğle
yemeği yiyebilirsiniz. Bu gözlemeleri
İstanbul’da bulurum diye geçiştirmeyin!
Kesinlikle Safranbolu’da deneyin!
Kuyu kebabı, yayım makarnası ve su
böreği de denemeniz gereken diğer
Safranbolu tatlarıdır.
Tatlı Zamanı
Safranbolu’nun yemek sonrası
tatlıları da çok ünlüdür. Özellikle
‘cevizli yaprak helvası’ kesinlikle
denenmesi gereken bir tattır. Ağaç kökü
çöven bitkisi ile ceviz-şeker
karışımından yapılan bu enfes tatlının
tadına varabilmeniz için çiğnemeniz
yerine damağınızda ıslatmanız yeterli
oluyor.
Ev baklavaları ve Safranbolu lokumu
da kesinlikle denenmesi gereken eşsiz
lezzetlerdir. Sofralık olarak üetilen ve
artık bulunması iyice zorlaşan ‘Çavuş
Üzümü’ de yöreye özgü tatlar
arasındadır.
NE ALSAK?
Kapı Tokmakları
Safran bitkisinden adını almasına
rağmen, Safranbolu’nun tarihi evleri
safran bitkisinin ününü geçmiştir. Bu
yüzden de Safranbolu’da alışveriş daha
çok tarihle ilgili eşyalardan
yapılmaktadır. Bu eşyalardan en önemlisi
kapı tokmakları ve eski zaman kapı
zilleridir. Özellikle eskicilerde
bulabileceğiniz tarihi tokmaklar, eve
götürülebilecek çok değerli Safranbolu
hatıralarından biri olabilir.
Bu tokmaklar, sahipleri hakkında da
bilgi vermeleri açısından çok ilginç
sayılırlar. Evlerin kapılarında
genellikle tek değil, iki adet tokmak
bulunuyor. Bunlardan daha büyük ve tok
olanını beyler kullanıyor; gelenin bey
olduğunu ve ev içersindeki hanımların
toplanmaları gerektiği ikazını veriyor.
Küçük tokmak ise gelenin bir kadın
olduğunu haber veriyor. Bazı evlerde
bulunan üçüncü tokmak ise gelenin çocuk
olduğunu içerdekilere bildriyor.
El Emeği, Göz Nuru...
Safranbolu’da geleneklere sıkı sıkıya
bağlı kalmış olmanın getirdiklerinden
biri de el yapımı eşyalara ve üretimlere
verilen önemdir. Bunun sonucunda da
Safarnbolu’da pazarlarda alışverişe
çıktığınız zaman, en çok
rastladıklarınız elişi çeyizlikler,
tahta oymalar, incik-boncuk ve
işlemelerdir. Bunlar hem zerafetleriyle
hem de Türk kültürünün ne kadar zevkli
olduğunu ıspatlamasıyla evinizin baş
köşesine koyabileceğiniz türden
eşyalardır.
Demirciler Çarşısı
Akçasu Deresi’nin iki yanına kurulmuş
bu çarşı, sıcak ve soğuk demircilik el
sanatları üretiminin yapıldığı tek Lonca
çarşısıdır. İnanılmaz dikkat ve beceri
isteyen bu sanatın yerinde ve ustaları
tarafından devam ettirilişini görmeniz
çok ilginç olabilir.
Yemeniciler Arastası
Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin
bitişinde bulunan bu pazar, 48 dükkandan
oluşmaktadır. ‘Yemeni’ adı verilen
ayakkabıların Safranbolu’da yapım
merkezidir. Ustalarının elinden çıkan bu
eski zaman ayakkabıları, turistlerin
evlerine götürdüğü en önemli hediyelik
eşyalardandır.
Doğanın Yöreyi İsimlendirişi:
Safran Çiçeği
İsmini yörede yetişen safran
çiçeğinden almıştır. Kendi ağırlığının
yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyama
özelliğine sahip olan bu çiçek kimya
sanayiinde kullanıldığı gibi, baharat
olarak sofralarda da kullanılmaktadır.
Maddi değeri çok yüksek olan bu çiçek
tohumunun dünyada üretildiği ender
yerlerden biri de Safranbolu’dur.
SAFRANBOLU’YA GİDİŞ
İstanbul’dan 406, Ankara’dan 220,
Bolu’dan 140 km. ve Karabük ilinden 10
km. uzaklıktaki Safranbolu’ya ulaşmak
çok kolay! Karabük ilimize bağlı bu
tarihi yöreye ulaşmak için Bolu’yu
geçtikten sonra İstanbul-Ankara karayolu
üzerinde Gerede kesimine gelmeniz
gerekiyor. Gerede kesiminden ayrılıp,
Gerede-Karabük yolunu takip ederek 90
km. sonra Safranbolu’ya ulaşmanız
mümkün.
Özel otomobilinizle gitmeyi tercih
etmiyorsanız, otobüslerle de
Safranbolu’ya gidişinizi
ayarlayabilirsiniz. Ayrıca Karabük il
merkezine kadar da demiryoluyla ulşım
mümkündür.
İç: Havuzlu bir
konakta kahve iç
Gez: Safranbolu’nun en
eski evi, ‘Onbaşıgil Evi’ni gez
Gör: Geleneksel ve
birbirinden farklı kapı tokmaklarını gör
Satın al: Safranbolu
maket evlerinden satın al
Hayran kal: Bulak
Mağarası’na hayran kal
Tadına bak: Safranbolu
lokumlarının tadına bak
Fotoğraf çek: Hıdırlık
Tepesi’nden fotoğraf çek
|