Ordu

ÜLKEMİZİN kuzeyinde
Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Ordu ili, kuzeyde
Karadeniz kıyılarıyla sınırlanır, batıda Samsun,
güneyde Tokat, güneydoğuda Sivas, doğuda Giresun
illeriyle komşudur. 6.001 km2’lik yüzölçümüy-
le, illerimiz arasında, büyüklük bakımından 58.
sıradadır.
İlgili Makaleler:
Ordu ili hakkında genel bilgiler,
Ordu ili tarihi,
Ordu ili
Kültür ve Turizm
YÜZEY
ŞEKİLLERİ Ordu ilinin Kuzeyini, Kuzey
Anadolu Dağları’nın kıyı sıraları kaplar. Kıyıya
yakın tepelerle başlayan bu dağlar içeri doğru
gittikçe yükselir. Ordu, Giresun ve Sivas
illerinin birbirlerine komşu oldukları kesimde
3.000 m’yeyaklaşır. Karagöl Dağı adı verilen bu
yöredeki dağın Giresun ili sınırları içinde
kalan kesimi 3.000 m’yi de aşar. Ordu ilinin
Samsun sınırına yakın kesimlerinde yer alan
Canik Dağları’- nın yükseltisi 2.000 m’yi aşmaz.
Bu dağların yüksek kesimlerinde yaylacılığa
elverişli düzlükler bulunur. Dağlar sık bir vadi
ağıyla derince parçalanmış olarak Karadeniz’e ve
güneyde Kelkit Çayı vadisine doğru uzanır.
İKLİM İlin kıyı kesiminde
kışlar az soğuk, yazlar az sıcak ve nemli, her
mevsim yağışlıdır. İl merkezindeki meteoroloji
jstasyonunun verilerine göre en soğuk ay
ortalaması 6.6°C, en sıcak ay ortalaması
21,8°C’dir. Bugüne değin ölçülen en düşük
sıcaklık— 7,2°C (29 Ocak 1964), en yüksek
sıcaklık ise 33°C’dir (10 Ekim 1964 ve 6 Haziran
1965). 1.197 mm olan yıllık ortalama yağış
tutarı, iç kesimlerde azalır. En yağışlı mevsim,
sonbahardır. Ortalama olarak yılda altı gün kar
yağar ve yağan kar dokuz gün yerde kalır.İlin
kıyı kesiminde kışlar az soğuk, yazlar az sıcak
ve nemli, her mevsim yağışlıdır. İl merkezindeki
meteorolo- jj jstasyonunun verilerine göre en
soğuk ay ortalaması 6.6°C, en sıcak ay
ortalaması 21,8°C’dir. Bugüne değin ölçülen en
düşük sıcaklık— 7,2°C (29 Ocak 1964), en yüksek
sıcaklık ise 33°C’dir (10 Ekim 1964 ve 6 Haziran
1965). 1.197 mm olan yıllık ortalama yağış
tutarı, iç kesimlerde azalır. En yağışlı mevsim,
sonbahardır. Ortalama olarak yılda altı gün kar
yağar ve yağan kar dokuz gün yerde kalır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ Yağışlı İklimin
sonucu olarak dağ-ların denize bakan
yamaçlarında nemcil ormanlar vardır. Alçak
kesimlerde yayvan yapraklılar, yükseklerde iğne
yapraklılar yaygındır. Dağların gerisinde
kurakçıl ormana geçilir. Kıyıda, ormanın yerini
çok yerde fındıklıklar alır.
AKARSULAR İlin akarsuları,
Karadeniz’e dökülür. En önemlileri Ordu’nun
doğusundaki Melet Suyu’dur. Ayrıca Fatsa
dolaylarındaki Bolaman ve Fatsa çayları,
Ünye’nin doğusundaki Cevizdere, batısındaki Curı
Suyu anılmalıdır. ilin güneybatısından,
Yeşilırmak’a dökü-len Bağ Deresi geçer.
GÖLLER Ordu ilinin sınırları
içinde anılmaya değer doğal göl yoktur. Ama
Kara- göl Dağı'nın yüksek kesimlerindeki küçük
buzul göllerinden ve Bolaman’ın güneyinde doğal
set gölü olan Gaga Gölü'nden söz etmek gerekir.
NÜFUS VE KENTLER 1990 sayımında
Ordu İlinin nüfusu 830.105 olarak
belirlenmiştir. Buna gö-re kms’ye 138 kişi
düşer. Ordu, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu
illerimizden biridir ve bu bakımdan Türkiye
illeri arasında dokuzuncu sırayı alır. Nüfus
yoğunluğu kıyıdaki ilçelerde 200’ü aşarken
(Fatsa ilçesinde 223, merkez ilçede 219, Ünye
ilçesinde 214), içeri-lere gidildikçe düşer
(Aybastı’da 105, Akkuş’ta 73). Mesudiye
ilçesindeyse yoğunluk 20’nin de altındadır.
(Km2’ye 19 kişi).
Ordu İlçeleri
Ordu ilçesi 1920 yılına kadar
Trabzon Vilayetine bağlı bir kaza merkezi iken
17 Nisan 1920 tarih ve 69 sayılı “Ordu Müstakil
Livası Teşkiline Dair Kanunla” merkezi Ordu
olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa
kazası da Ordu’ya bağlanmış ve müstakil Ordu
Livası teşkil edilmiştir.1923 yılında Sancak adı
Vilayet olarak değiştirilerek bugünkü mülki
taksimata Ordu Vilayeti olarak yerini almış
bulunmaktadır.Bugün bilindiği gibi 18 ilçesi 5
bucağı 65 belediyesi 505 köyü ve 327 mahallesi
bulunmaktadır.Doğu karadeniz bölgesinin eşsiz
doğa güzelliklerini sinesinde toplayan Ordu
İlimizin İlçeleri; Akkuş, Aybastı, Çamaş,
Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gülyalı,
Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan,
Kumru, Mesudiye, Perşembe,Ulubey ve Ünye’dir.
ULAŞIM Bu yolu iç
kesimlere bağlayan Ünye - Niksar, Fatsa -
Reşadiye, Ordu - Mesudiye - Koyulhisar yolları,
kuzey-güney doğrultulu başlıca yollardır.
SAĞLIK Ordu ilinde tam
teşekküllü 10 hastane vardır. Bunların toplam
yatak kapasitesi 877’dir. ilde ayrıca 74 sağlık
ocağı, 260 sağlık evi hizmet vermektedir. Ordu
ilinde sağlık hizmetleri 217’si pratisyen, 97’si
uzman toplam 314 hekim, 522 hemşire, 487 ebe,
189 sağlık memuru, 30 diş hekimi ve 141 eczacı
tarafından yerine getirilmektedir.
EĞİTİM Ordu ilindeki 1.172
ilkokulda 102.697, 127 ortaokulda 29.184, 47
li-sede 17.132 öğrenci vardır, ilkokullarda
3.092, ortaokullarda 599, liselerde 1.131
öğretmen görevlidir. İlde ayrıca, Trabzon’daki
Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne bağlı Ordu
Meslek Yüksekokulu da eğitim vermektedir.
Ordu ilinde Roma, Bizans, Pontos, Selçuklu ve
Osmaniı dönemlerinden kalan pek çok dini ve
sivil mimari eser vardır. Yalnız kıyılarda
değil, dağlık kesimlerde de doğal güzelliğiyle
ilgi çe-ken birçok köşenin bulunduğu Ordu ili,
tarihi ve doğal değerleriyle Karade-niz’in
önemli turizm beldelerinden biri olmaya adaydır.
ORDU TARİHİ VE TURİSTİK YERLER
Ordu gezi turizm
Doğanın tüm
güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir belde
olan Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından
Doğu Karadeniz bölgesinde en şanslı
illerindendir.Karadeniz otoyolu sebebi ile
bozulan Karadeniz sahillerinde, Kıyıları
bozulmadan kalan tek ildir. Yeşil ile mavinin
kucaklaşmasını otoyol engelleyememiştir.
Bozulmadan doğal bitki örtüsünü koruyabilmiş…
Eşsiz koyları , yeşil doğası ve berrak denizi
ile kucaklaşması insana ayrı bir keyif veriyor.
Ordu, bölgenin en temiz kumu ve bölgenin en uzun
kıyı şeridine sahiptir. Kıyı şeridinde,
birbirinden güzel koylar, doğal ve sağlıklı
plajlar ve çeşitli mesire yerleri mevcuttur.
Ordu Turizm'de son
zamanlarda dikkatleri üzerine çekmeye
başlamıştır. Yayla Turizmi Sahilleri,
Çeşmeleri,Camileri Kiliseleri, ve birbirinden
güzel gezi yerleri ile her yaz binlerce kişiyi
Ordu'ya çekmeyi başarmıştır. Nerelere
gidebilirim diyenler için; Boztepe, Yason,
Yalancı Yason, Yayla, Plajları, Kaleleri ve buna
benzer onlarca yer bulunmaktadır.
İlgili Makaleler:
Ordu ili
tarihi yapılar kilise ve kaleler,
Ordu ili Gezilecek yerler, Tarihi ve Doğal
Yapılar,
Ordu
yaylaları,
Paşaoğlu Etnografya Müzesi
İlk Adım Anıtı: Atatürk’ün Ordu’ya ilk ayak
bastığı Sahil Caddesi'ndeki is-kele üzerinde
1981’de yaptırılmıştır. Cotyora (Bozukkale):
Ordu ilinin ilk kurulduğu yerdir, il merkezine 2
km uzaklıkta, doğal bir liman görünümün-dedir.
Kurul Kaya: Uzunisa bucağına bağOrdu’da eski bir
Osmaniı konağı lı Bayadı köyündeki antik
yerleşme alanında, yeraltı galerileri vardır.
Eskipazar: Ordu ilinin ikinci kuruluş yeridir.
Burada bir cami ve iki hamam kalıntısı bulunur.
18. yüzyıl eseri olan hamamların moloz taştan ve
mermerden döşemeleri sökülmüştür. Kilise:
Taşbaşı Mahallesi’ndedir. 1850-56 arasında
yaptırılmıştır. Günü-müzde depo olarak
kullanılmaktadır. Paşaoğlu Konağı: Selimiye
Mahal-lesi’ndedir ve 1893’te yaptırılmıştır.
Restore edilerek Etnografya Müzesi naline
getirilmiştir. Atatürk Anıtı: Atatürk
Parkı’ndaki anıt, 1968’de yaptırılmıştır. Her
yüzün-de Atatürk’e ait bir vecizenin yazılı
ol-duğu anıt, 3,5 m yüksekliğindeki bir ta-ban
üzerinde yükselir. Çaleoğlu Kalesi (Ünye
Kalesi): Ün-ye’nin 6 km güneyindedir, Pers kralı
Mithridates tarafından yaptırılmıştır. Volkanik
bir tepenin krateri üzerine ya-pılan kale bugün
yıkıktır. İbrahim Paşa Camii: 18. yüzyılda,
Tayyar Mahmud Paşa ve Salih Ağa ta-rafından
İbrahim Paşa’nın yaptırdığı ahşap camiin yerine
inşa ettirilmiştir. Hamidlye Camii: 1891'de
kaymakam Cordanzade Mir Mehmed Bey ta-rafından
yaptırılmıştır. Duvarları taştan örülen cami,
ahşap çatılıdır ve çift mi-narelidir. Yalı
Camii: 1883’te yanan ahşap camiin yerine Hacı
Haşan Efendi ta-rafından yaptırılmıştır.
Duvarları kes-me taştan örülen camiin mihrabı
ampir üsluptadır. Selimiye Camii: 1926’da
yapımına başlanan, 1956’da hizmete açılan
ca-miin Selçuklu süsleme sanatından alınmış
motiflerle süslenen mihrabı ilgi çekicidir.
Konstantin Çeşmesi: Rum mima-risinin özgün
örneklerindendir. Osmaniı döneminde de Yusuf
Ağa, Soğuksu, Çürüksulu Ali Paşa çeşmeleri
yapılmıştır. Boztepe: Ordu il merkezi
yakınında, 450 m yükseklikte, doğal
güzellikleriyle tanınan bir tepedir. Efirli:
Ordu-Samsun karayolu üze-rinde, il merkezinden 8
km uzakta, do-ğal plajlarıyla ünlü bir beldedir.
Güzelyaiı: İl merkezinden 2 km uzaktadır. Doğal
güzellikleri ve dinlen-me tesisleriyle çekici
bir tatil yeridir. Turnasuyu: Ordu-Giresun
karayolu üzerinde, il merkezinden 9 km uzakta
doğal plajlarıyla ünlü bir beldedir. Yason
Kilisesi: Perşembe’nin 22 km batısında bir
yarımadadadır. Mitolojiye göre, Argos adlı
gemiyle altın postun peşine düşen ve Ordu
kıyılarına çıkan gemicilerden Yason adına
yaptırılmıştır. Bolaman Kalesi: Fatsa’ya
bağlı Bu- laman’dadır. Pontos Rumları tarafından
yaptırıldığı sanılıyor. Kale içinde 200 yıi önce
Hazinedarlar tarafından yaptırılan ahşap bir
konak vardır. Kaya Mezarları: Ünye’nin
Gürpınar köyünün, Tozkoparan mevkiinde, Ce-
vizlidere, Büben ve Delikkaya köylerinde
Helenistik dönemden kalma kaya mezarları vardır.
Çamlık: Ünye’de doğal güzellikleri ve dinlenme
tesisleriyle ünlü, yerli ve yabancı turistlerden
büyük rağbet gören bir tatil merkezidir.
Gölköy Kalesi: Gölköy-Aybastı yo-lu üzerindedir.
Bizans döneminde yap-tırıldığı sanılıyor.
“Mana”, “Fataş” ve “Tokyanus” adlarıyla da
anılır. Yaiıköy: Fatsa’nın Bolaman buca-ğında
şirin bir balıkçı köyüdür. Bol miktarda
salyangoz üretilen köy, doğal güzellikleriyle
ünlüdür. Keyfalan Yaylası: Mesudiye
ilçesi-nin güneyinde, çam ormanlarıyla kaplı
yayla, yöre halkının piknik ve dinlenme
yerlerindendir. Perşembe Yaylası: Aybastı
ilçesin-deki yayla, ideal bir piknik yeridir.
Çambaşı Yaylası: il merkezine 61 km uzaktadır.
Dinlenme ve eğlenme yerleriyle gözde bir tatil
beldesidir. İÇMELER VE KAPLICALAR
Şifalı su kaynakları bakımından zengin olan Ordu
ilindeki içme ve kap-lıcaların bazıları
şunlardır: Çermik Suyu, Acısu, Tekkiraz, Eşe-
men, Gökçebel Nazif Suları ve Sarmaşık Köyü
Kaplıcası. Sarmaşık Köyü Kaplıcası: Fatsa’-nın
doğusunda, Bolaman Çayı’ndan sonra 11 km’lik bir
dağ yoluyla varılan Sarmaşık Köyü'ndedir.
Alkalin ve top-rak alkalin olan sular, böbrek ve
şeker hastalıklarına iyi gelir. Eşemen ve
Gökçebel Suları: Ak- kuş’taki sular, bağırsak
parazitlerinin ve böbrek kumlarının
düşürülmesini sağlar. Çermik Suyu:
Gölköy’deki su, yıka- nıldığında romatizma ve
deri hastalıklarıyla mide rahatsızlıklarına iyi
gelir. KÜLTÜREL YAŞAM Ordu
ilinde, müzik alanında yerle-şik profesyonel
topluluklar yoktur. Ama, merkezde,
dahaCumhuriyet’ten önce başlayan tiyatro
etkinlikleri, gü-nümüzde oldukça gelişmiştir.
1964 yılında Ordu Belediyesi’ne bağlı olarak
kurulan Karadeniz Tiyat- rosu’nun 1976’da Çocuk
Tiyatrosu, 1982’de de Deneme Sahnesi bölümleri
açılmıştır. Öteki sahne sanatlarını (opera, bale
vb.) halk ancak TV’den izleyebilir. ilde,
plastik sanatlarda (resim, heykel, seramik vb.)
kayda değer bir etkinlik görülmez. Edebiyatla
uğraşanlar, ürünlerini yerel gazete ve
dergilerin yanı sıra Ankara, İstanbul gibi
kültür merkezlerinde yayımlanan dergilere
gönderirler. Pek çoğu kapatılmış ve sayıları
birkaça inrhiş sinema salonlarında sanat
filmlerini izleme olanağı yoktur.
GELENEKLER VE TÖRELER Geleneksel
toplumsal yapının gi-derek,çözüldüğü Ordu
ilinde, halk ara-sında az da olsa batıl
inançlara rast-lanır. Yörede kısmet açma,
bereket gi-. bi dileklerle çeşitli ziyaret
yerlerine gi-dilir. Bunlardan bazıları: Kılavuz
Evli-yası, Taşdibet, Çağlıdede, Şeyh Yunus
Efendi Türbesi, Ekizevyanı Evliyası’dır. Halk
arasında, tırnaklarda beyaz leke-ler oluşması
yeni bir şey giyileceğine yorulur. Şeytanı
çatlatmak için, elma kabuğu koparılmadan
soyulup, ateşe atılır. DÜĞÜN, DOĞUM
VE ÖLÜM GELENEKLERİ Yörede evlilikler
genellikle fındık satıldıktan sonra yapılır. Bu
nedenle Eylül ayına “erkek ayı” denir. Kız
be-ğenilip, iki taraf anlaştıktan sonra söz
kesilir, düğün tarihi ve başlık saptanır. Yöre
halkı düğün çağrısına “düğüne okumak” der. Kız
evinde, kadın konuk-lar def eşliğinde, erkek
evinde, erkek konuklar davul-zurna ve klarnet
eşli-ğinde oyunlar oynar, eğlenirler. Dü-ğünden
önceki “başbağlama günümde gelin törenle
giydirilir ve kınalanır. üelin, baba evindeki
son gecesini arkadaşlarıyla geçirir. Ertesi
sabah perçem ve zülüfleri kesilerek “alıcılara”
hazırlanır. Geline al ipekten gelinlik
giydirilip, al duvak takılır. Baba evinden
çıkarılırken, başına “beyaz” denen örtü
bağlanır. Çeyiziyle birlikte damat evine törenle
götürülen gelinin bereketli olması için eli un
çuvalına sokulur, daha sonra da suyla yıkanır.
Kısırlığı gidermek için adak adanır, ziyaret
yerlerine gidilir, muska yazdı-rılır, kocakarı
ilaçlan kullanılır. Erkek-lere 49 gün yumurta
akı içirilir. Kadın-lara kurutulmuş dereotu ile
bal karışımı yedirilir. Çocukları sürekli kız
olan aileler erkek çocuklarının olması için son
kızlarına “Döndü” adını koyarlar. Halk arasında
değirmen çeviren ya da yayık yayan gebenin
çocuğunun başı-nın dönük olacağına inanılır.
Yeni do-ğan çocukların gürbüz olması için
ad-larına ağaç dikilir. Buna “boy ağacı” denir.
Yörede “kertük” denen beşik kert-me uygulamasına
da rastlanır. “Loğusa bakma” ziyaretleri
sırasında, “beşik düzümü” denen armağan
sunulurken, yeni doğmuş çocuklar için söz
kesilir.
FOLKLOR Ordu
halk müziği ve geleneksel oyunları, çevre
illerinkine benzerlik gösterir. Bağlama ve
kemençenin bir arada kullanıldığı yörede,
oyunıar aa- ha çok karşılama türünde olmakla
bir-likte horon ve semah da oynanır. Yö-rede
semaha “zamah” ya da “zamak” denir. Oyunlar, çok
coşkulu ve hare-ketlidir. Erkekler davul-zurna
ya da ke- mençe, kadınlar def eşliğinde
oynarlar. Dik Horon, Laz Horonu, Mendil Oyunu,
Ordu Karşılaması en yaygın halk oyunlarıdır.
Bağlama, tambura, cura, divan sazı, kemençe,
dilli, dilsiz kaval-lar, def, kasık gibi müzik
aletleri eşli-ğinde söylenen yöre türkülerinin
ba-zıları şunlardır: “Ordu’nun Dereleri”, “Ne
Uzundur Şu Fatsa'nın Yolları”, “Ünye’den Çıktım
Başım Selamet”, “Al Tavandan Belleri”,
“Kırmızılım”. Atasözleri, maniler, ağıtlar,
deyim-ler, köy ve çocuk oyunları bakımından da
zengin olan yöre, folkloru, doğayla ilgili pek
çok efsaneyi de kapsar. Bunlardan biri olan
Karadeniz efsane-sine göre, konuktan
hoşlanmayan, huysuz Karadeniz’in yerinde
'‘Pontos” adlı bir ülke varmış. Çok zengin olan
Pontoslular huysuz, dönek, hırçın in-sanlarmış
ve konuktan hiç hoşlanmaz- larmış. Bu nedenle de
ülkeye “Konuk sevmez Pontos” anlamında “Pontos
Aksinos” denirmiş. Bir gün Pontos’a Kafkas
Dağları’ndan bir ermiş gelmiş. Her gittiği yere
iyilik götüren, insanlara iyiyi doğruyu
öğütleyen bu kişi, Pontos’ta herkesin kötü
sözleri ve dav-ranışlarıyla karşılaşmış,
selamına kar-şılık alamamış. Bunun üzerine bu
ül-keden hemen uzaklaşmak istemiş. Boztepe’ye
çıkıp, Pontos ülkesine ve yeşil yamaçlara
bakarak “Ey bahtı da yüreği de kara Pontos!
Sulara gömülüp, ettiğini bulasın” diye beddua
etmiş. Ermiş sözünü bitirir bitirmez gök
bulanmış yer sallanmış ve koca Pontos ülkesi
sular altında kalmış, kapkara bir deniz olmuş.
Bu yüzden de Karadeniz adını almış. Karadeniz
Pontos- lular’ın huyunu almış. Hırçınlığı ve
konuk sevmezliği bu yüzdenmiş. Yörede geleneksel
kadın giyimi; “hotoz” ya da “tepelik” denen
başlık-larla, ak patiskadan fanila, dizden
yu-karıda paçaları fistolu uçkurlu don, ya-kası
dantelalı ve nakışlı yelek, bindallı, yarlık,
“çöpür” denen keçi kılından çorap ve yemeni,
galoş, potin ya da mest gibi ayakkabılardan
oluşur. Erkek başlıkları fes ya da külahtır.
Aba-zıpka denen pantolon ya da “setre-pantol”
giyilir. Yelek giyen erkekler bellerine “direm
kuşak” bağlar. YÖRESEL YEMEKLER
Ordu’nun geleneksel beslenme düzeninde balık,
mısır, karalahana (karapancar) önemli yer tutar.
Yörede kı-yıdan uzaklaştıkça balık ve mısır
tüke-timi gitgide azalırken, bunların yerini
unlu yiyecekler almaktadır. Fındık, el-ma, armut
gibi meyveler çok tüketilir. Hamsiden, akla
gelen her türlü yemek yapılabilir. Mantar,
sakarca, ısırgano- tu, tirmit gibi bitkilerden
haşlama ve kavurma türü yemekler yapılır. Mısır
unu ve dövülmüş fndık içiyle yapılan “çalmaç”,
yöreye özgü bir tatlıdır. Çer-keş tavuğu,
yumurtalı sakarca, tirmit, pohmul da Ördu’nun
yöresel yemekleri ndendir. Tirmit: Yarım kilo
mantar, küçük küçük doğranır, yıkanır. Acılığı
gitsin diye 10-15 dakika tuzlu suda bekletilir.
Başka bir kapta 4-5 soğan doğranıp, tereyağında
kavrulur. Mantarlar sudan aiınıp kavrulmuş
soğanların bulunduğu kaba konur ve az su
eklenerek pişirilir. SPOR
Ordu’da modern sporların geçmişi, Cumhuriyet
öncesine uzanır. 1920’de kurulan inkilâb-ı
içtimai Kulü- bü’nü 1921’de kurulan İdmanyurdu,
1924’te kurulan Gençler Yükselme Birliği,
1931’de kurulan Gençler Yurdu ve 1932’de kurulan
Spor Yıldızı izler. Ama asıl gelişme 1938’de
Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü kurulduk-tan
sonra başladı. Önceki yıllarda ku-rulan kulüpler
birer birer kapanırken, 1940’tan sonra yeni
kulüpler kuruldu; 1940’ta doğan Gençler Birliği
1948’e değin tek kulüp olarak etkinlik
göster-di. 1948-1983 arasında ilde 16 kulüp
kuruldu: Perşembe Aktas Gençlik, Fatsa Gençlik,
Unye Gençlik, Unyegücü, Ulubeyspor, Fatsa
Et-Balık, Orduspor, Ordu Karadenizspor, Ordu
Esnafspor, Ordu YSE, Ordu Kirazlimanı, Ordu Soya
Sümerspor, Ordu Delikkaya, 19 Eylül, Karadüz
idmanyurdu ve Ordu Sualtı ve Cankurtarma
idmanyurdu. Bugün kulüp sayısı 30’a ulaşmışın
Bunlar futboldan başka 13 branşta etkinlik
göstermektedir. İlde en yaygın spor dalı
futboldur. Lisanslı 2.Ö06 kişinin futbol
ovnadığı Ordu’da 2. Lig’in A grubunda oynayan
Orduspor ve Unyespor, 3. Lig’in 1. grubunda
oynayan Fatsaspor takımları vardır. Ünyespor
1989/90 sezonunda 3. Lig’de şampiyon olup 2.
Lig’e çıktı. 1967’de üç eski kulübün
birleşmesiyle oluşan Örduspor ise ilk kez
1974/75 sezonunda 2. Lig’de grup birincisi
ola-rak, 1. Lig’e yükseldi. 1980/81 sezonunda 2.
Lig’e düşen ekip, 1982/83 sezonunda yeniden 1.
Lig’e çıktı, ama

Ordu kültür ve tarih
1963 – 1964 yıllarında Dil
Tarih ve Coğrafya Fakültesi Prehistorya Tarihi
Kürsüsü Prof.I.Kılıç KÖKTEN’in Ordu ve ilçeleri
civarında yaptığı arkeolojik kazı ve tetkiklere
göre Ordu İli’nde yerleşmeye ve medeniyet
eserlerinin verilmesine M.Ö.15 bin yıllarında
başlanmıştır.Yine en eski yerleşme sahalarından
biri de Mesudiye ilçesidir. Bu ilçe de
Prehistorya ve daha sonraki eski tunç devrine
ait bir çok buluntular ele geçmiştir.Bölgede
dolayısıyla Hitit ve Frigler’inde hakimiyeti
görülmektedir.Ordu şehrinde ilk yerleşme M.Ö.7.
yüzyılında Miletli Kolonistlerce başlatılmıştır.
Miletli Kolonistlerce Kotyora ismi ile kurulan
ilk şehrin yeri bugün kü Eskipazar civarında
olduğu düşünülmektedir. Ordu toprakları Medler
ve Perslerin yaşantısına da sahne
olmuştur.M.Ö.400 yıllarında 10 binlerin Ric’atı
sırasında Ordu’nun antik şehre gelişi ve meşhur
Ksenefon’un nutuklarına sahne oluşu önemli bir
olaydır. Helenistik, Roma, Bizanslıların hüküm
sürdüğü kotyora zamanla önemini ve canlılığını
yitirmeye başlamıştır. Selçuklu Türkleri
(Danişmentliler, Hacı Emiroğulları gibi)
Osmanlıların hakimiyeti altına geçen Ordu İli
Cotyora’dan sonra 14. yüzyıl ortalarına doğru
şehrin 4 km güneyinde bugünkü Eskipazar’da
Bayramlı adıyla kuruldu.Bayramlı kasabası 18.
yüzyıl başlarında eski canlılığını kaybedince
batıda bucak adıyla yeni bir ilçe merkezi doğdu.
Bucak adı 1869-1870’de (ORDU) adına çevrildi. Bu
yeni ilçe merkezine Bolaman,Perşembe, Ulubey,
Hansamana (Gölköy) ve Aybastı bucakları bağlı
idi.
Ordu 5 Günlük Hava Tahmini Ordu Hava
Durumunu Öğren

Ordu Haritaları
Daha Büyük Haritayı
Görüntüle Ordu
siteleri linkleri
Ordu
siteleri rehberi
Karalahana Karadeniz Forumda Ordu
Ordulular buraya,
Ordu ili Yerel kelimeler,
Ordu ili Yöresel deyimler ve atasözleri
Ordu
fotoğrafları
Hazırlanıyor
Ordu
Haritaları
Hazılanıyor |