
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz
Gazetesini okuyabilirsiniz.

Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek,
tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.lahana.org
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.
|
|
|
|
| |
|

AMASYA REHBERİ
Amasya Şehirlerarası Telefon
Kodu :
0
358
AMASYA’NIN ÖNEMLİ TELEFONLARI (KOD: 378)
Valilik: 11003 • Cumhuriyet Sav. 11032 •
Belediye Baş.: 11089 • Emniyet Müd.: 11031 •
PTT: 11091 • İtfaiye: 000 -12409 • Meteoroloji:
11317 • Devlet Hastanesi: 14000 • SSK Hastanesi:
13044 • Devlet Demir Yolları: 11239 • Devlet Su
işleri: 14060 • Gençlik ve Spor İl Müd.: 14310 •
Halk Eğitim: 11069 • Karayolları: 11373 • Kültür
Müdürlüğü: 14099 • Müze: 14018 • Milli Eğitim
Müdürl.: 11190 • Sosyal Sigor-talar Kur.: 14100
• Köy Hizmetleri: 11167 KONAKLAMA TESİSLERİ:
Turban Otel: 14054 • Konfor Palas Oteli: 11260 •
Apaydın Otel: 11184 BANKALAR: Ziraat
Bankası: 14153 • İş Bankası: 14535 • Emlak
Bankası: 11313 • Halk Bankası: 14160 • Vakıflar
Bankası: 14532 • Yapı ve Kredi Ban.: 11017 • Şe-
kerbank: 11195 • Akbank: 12004 • Eti- bank:
12266 • Garanti Bankası: 11711 • Türk Ticaret
Ban.: 11153 OTO SERVİS İSTASYONLARI:
Renault Servisi: 14647 • Tofaş Servisi: 14256
ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ: Oğuzlar Market: 12187
KARADENİZ HAVA ULAŞIMI Amasya’da sadece
karayolu ve demir-yolu ulaşımı var. Demiryolu:
Her gün tek sefer Amasya - Ankara. Karayolu:
Günün her saatinde Amasya - Ankara, Amasya -
İstanbul. Günde karşılıklı iki sefer Amasya -
İzmir. İLÇELER: ÖNEMLİ TELEFONLAR:
MERZİFON (Kod: 471) <• Belediye Baş-kanı: 11387
• Cumhuriyet Sav.: 13173 • Kaymakam: 11638 •
PTT: 11001 • it-faiye: 11095 • GÜMÜŞHACIKÖY
(Kod: 4717) • Belediye Başkanı: 1004 •
Curn-; huriyet Sav.: 1691 • Kaymakam: 1001 •
PTT: 1122 • itfaiye: - • TAŞOVA (Kod: 3789) •
Belediye Başkanı: 1006 • Cum-huriyet Sav. 1003 •
Kaymakam: 1034 • PTT: 1122 • itfaiye: - •
SULUOVA (Kod: 3787) • Belediye Başkanı: 1996
• Cumhuriyet Sav.: 1937 • Kaymakam: 1151 • PTT:
1122 • İtfaiye: - • GOYNÜ ÇEK (Kod: 3785) •
Belediye Başkanı: 1211 • Cumhuriyet Sav.: 1016 •
Kay-makam: 1001 • PTT; 1122
|
Amasya

Yüzölçümü: 5.520 km2 Nüfusu:
357.191 (1990 sayımı) Nüfus yoğunluğu: 65
Komşu olduğu iller: Çorum,
Samsun, Tokat, Yozgat Başlıca dağlar: Akdağ
Başlıca ovalar: Suluova, Merzifon ovası, Taşova
Başlıca akarsular: Yeşilırmak,
Tersakan Çayı, Çekerek Irmağı, Kelkit Irmağı.
Başlıca göller: Borabay Gölü
İlçeleri: Merkez, Güynücek, Gümüşhacıköy,
Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova Köy sayısı:
363 Amasya ilinde nüfusu 10.000’i aşan
yerleşmeler: Amasya (57.288 nüfus),
Merzifon (40.431), Suluova (36.223),
Gümüşhacıköy (14.170), Taşova (10.197)
 |

AMASYA ili, Karadeniz Bölgesi’nin Orta
Karadeniz bölümünün iç kesimlerinde yer
alır.5.520 km2’lik yüzölçümü ile Türkiye’nin en
küçük 12 ilinden biridir. YÜZEY
ŞEKİLLERİ Amasya ili yüzey şekillerinin
genel görünümünde dağlar ve dağları derin bir
şekilde yaran vadiler dikkati çeker, il
topraklarını bir uçtan bir uca geçen, Yeşilırmak
ve kollan boyunca, alüvyal tabanlı ovalarla dar
boğazlar birbirini izler. Amasya kenti yakınında
bu sıralanmanın en güzel örneğini görebiliriz.
Tabanı alabildiğince geniş meyve bah-çeleriyle
kaplı bir ova içinde akan Ye- şilırmak birden
bire iki yanda yükselen dağ yamaçları arasında
sıkışıp kalır. Öyle ki, kentin yerleştiği bu
boğazın bazı kesimlerinde yerleşmeye elverişli
alan bile bulunmaz. Demiryolu bile, boğaz
kıyısını ancak kayalar içine oyulmuş tünellerle
izleyebilir. Sonra dağlar aniden birbirinden
uzaklaşır ve boğaz birden sona erer. Vadi
boylarında çoğu zaman ince uzun olan düzlüklerde
bazı kesimlerde genişler. Örneğin, Merzifon
önlerinde bu yerleşme yerinin adını taşıyan
geniş bir ova uzanır. Aynı şekilde Tersakan Çayı
çevresinde genişleyen ovaya da Suluova adı
verilir. Yeşilırmak-Kelkit suyu kavşağına doğru
yine bir genişleme görülür. Taşova denilen bu
kesim bütün Amasya ili topraklarının en alçak
yeridir ve yükselti 200 m’nin altına düşer.
Oysa, genellikle tepelik ve az çok eğimli olan
il toprakları bazı yerlerde tam anlamıyla dağlık
bir görünüş kazanır. Çok yerde yükseltisi 1.500
m’yi aşan bu tepelik ve dağlık alan, en yüksek
noktasına Amasya kentinin kuzeyinde bulunan
Akdağ'da erişir (2.058 m), il içinde yüksekliği
2.000 m’ye yaklaşan doruklar ise Karaömer Dağı
Amasya genel olarak Karadeniz ik-liminin
etkisi altında olmakla birlikte denize uzak
olduğu için karasal iklim özelliklerine de
açıktır. Amasya mete-oroloji istasyonu
verilerine göre, yıllık ortalama sıcaklık
13,9°C’dir. Aylık or-talama sıcaklık mayıs
ayında 18°i,C’yi aşar ve aylık ortalama değerler
eylül ayını da içine alarak bu değerin üstünde
kalır. Yaz aylarında ortalama aylık sıcaklık
20°C’yi aşar (en yüksek sıcak-lık 18 Temmuz
1962’de ölçülmüştür: 43,2°C). Gündüz ile gece
arasındaki sı-caklık farkları 14-16 derece
arasında-dır. Bağıl nemin çok yüksek olmaması
yaz sıcaklıklarına dayanmayı kolay-laştırır. Yaz
mevsiminde bu değer % 55-60 arasındadır.
Yıllık ortalama yağış tutarı 500 mm’nin
altındadır (411,6 mm). En fazla yağış alan
mevsim kıştır. İlkbaharda azalarak devam eden
yağışlar temmuz ayında büyük bir düşüş gösterir.
En az yağış ağustos ayındadır. Eylül ayından
başlayarak yağışlar artarak devam eder, Yaz
mevsiminde yağışlı gün sayısı 2-7 gün
arasındadır. Amasya’nın iklimi sıcaklık ve
nem-lilik açısından Karadeniz kıyılarınınkin-
den farklıdır. Karadeniz kıyılarının ılık
kışları yerini soğuk kışlara, çok sıcak olmayan
yaz mevsimi sıcak yazlara bı- rakır.Günlük
sıcaklık farkları yüksektir. Yağış miktarında
önemli ölçüde azalma görülür. Bağıl nem oranı
yaz aylarında azalır, bu yüzden bir geçiş iklimi
özelliğindedir. Amasya ilinin yüzölçümünün %
32’ si ormanlarla kaplıdır, ilin kuzeyinde
dağların kuzey yamaçları ormanlarla kaplıdır,
ilin güneyindeki bitki örtüsü kuzeydeki gibi
yoğun değildir. Amasya ormanlarında en çok meşe
(karışık), sarıçam, karaçam, kayın ve aşağı
se-viyelerde (400 m), az miktarda kızılçam
ağaçları yer alır. Akarsu boylarında söğüt,
ayrıca aşağı seviyelerde ilkbaharda yeşerip yaza
doğru sarararak kuruyan bozkırlar yer alır.
AKARSULAR Yeşilırmak’ın ana
çığırının bir ke-simi Amasya ili sınırları
içinde kalır. Ayrıca Yeşilırmak iki önemli
kolunu il sınırları içinde alır (Çekerek ve
Tersa- kan çayları). Yeşilırmak Amasya iline,
Tokat ilinin Turhal ilçesini geçtikten sonra
girer. Bu kesimde batı, sonra kuzeybatı daha
sonra kuzeydoğu yönünde akarak bir büklüm
oluşturur. Amasya kentinin 18 km kadar
güneyinde, batıdan önemli bir kolu olan Çekerek
Irmağı’nı alır. Yeşilırmak adı daha çok bu
birleşme noktasından sonra kullanılır. Daha
önceki kısmınaTozanlı Çayı veya Tokat Suyu
denir. Yeşilırmak, Amasya Ovası’nı aştık-tan
sonra kuzeye döner batıdan Cer- cüren (ya da
Carcarum Deresi) doğu-dan Helvacıköy Deresi
(Sarıcayaprak Dere) ve Ortapınar Dere alır.
Helvacı- köy’den sonra Yeşilırmak vadisi kalker
içinde açılmıştır. Kretase kalkerlerini
Yeşilırmak enine olarak keser. Bu ke-simde
Ferhat kayası ve çevresi tama-men kalkerlerden
oluşmuştur. Kalker geçirimli olduğu için
yamaçlar fazla gerilememiştir. Boğaz halindeki
vadiye Ferhat Boğazı denir. Ferhat Boğa- zı’nı
geçtikten sonra kuzeydoğuya dönen Yeşilırmak,
içinde Amasya kentinin yer aldığı, dar vadiye
girer. Şehir içinde batı-doğu doğrultusuda akar.
Kentin 2 km kuzeyinde, Suluova'dan gelen
Tersakan Çayı’nı alarak güneybatı-kuzeydoğu
doğrultusuna yönelir. Taşova’ya yaklaşırken
batı- doğu doğrultusunda akar. Taşova
ya-kınlarında il sınırları dışında doğudan gelen
Kelkit Suyu’nu alarak il sınırlarını terkeder.
Kent içinde Yeşilırmak nehrinin çığırı
düzenlenmiş olup kentin iki yakası köprülerle
birbirine bağlanmıştır. Fakat düzensiz rejimiyle
taşkınlara neden olmakta ve bu da tarım
alanlarında zarara yol açmaktadır. Örneğin 1952
yılı taşkınından Amasya ve çevresi bü-yük zarar
görmüştür. Taşkınlara yağ-mur, sağnak ve kar
sularının erimesi yol açmaktadır. Irmağın en
yüksek se-viyesi nisan, en düşük seviyesi
ağustos ayındadır (nisanda 3 m'ye yaklaşan
derinlik, ağustosta 1 m’nin altına iner). Eldeki
verilere göre minimum debisi 50 m3/s, maksimum
debisi ise 800 m3/s’dir. Devlet Su işieri’nin
çalışmalarıyla nehir içindeki bentler
temizlenmiş, kent içinden ırmağa dökülen dere
ağızları düzenlenmiştir. Bu çalışmalar
sonucunda, kente güzellik katan Yeşilırmak’ın en
önemli sorunlarından birisi olan düzensiz rejimi
kısmen de olsa önlenmiş olmaktadır. Diğer önemli
bir sorunu da günümüzde açıkça belirgin olan
ırmağın toprak rengidir. Vaktiyle yeşil renkte
aktığı bilinen ırmağın Eski Çağ’daki adı
Iris’tir (Mi-tolojide gökkuşağını simgeler). Bu
ad suyun rengiyle ilgilidir. Yerleşim tarihi
boyunca orman alanlarının tahrip edilmesi ve
ırmağın sahip olduğu sel rejimi dolayısıyla
ırmak asıl rengini Amasya içinde yitirmiştir.
Çok sayıda derelerle beslenen ırmağın bütün
çı-ğırı boyunca rejimi kontrol altına
alın-madıkça eski rengine kavuşmaya-caktır.
GÖLLER İlin önemli bir
doğal gölü olan Bo- rabay Gölü, Taşova ilçesi
sınırları içinde kalır. Bu göle Taşova-Ladik
karayolundan ayrılan bir hatla ulaşılır.
Çevresinde yanlış olarak, krater gölü olarak
bilinen bu göl aslında küçük bir akarsu
çığırının çevreden gelen yıkın-tılarla tıkanması
sonucu oluşmuş do-ğal set gölüdür. Bu göl
doğu-batı yö-nünde uzanan bir vadide yer alır.
Adı geçen vadinin bu kesimi bir heyelan sonucu
tıkanmış, arkasında suyun bi-rikmesiyle göl
oluşmuştur. Gölün çev-resinde kayın ve sarıçam
ağaçları ka-rışık bir orman oluşturur. Alt
seviyeler-de ise meşeler yer alır. Gölün
içindeki çok sayıda söğüt ağacı ve su içinde su
bitkileri son derece çekici bir gö-rünüm
sunarlar. Gölün güney kıyısı sarp ve diktir;
buna karşılık kuzey kı-yısı yararlanmaya
uygundur. Orman işletmesinin kurduğu “Ormaniçi
Dinlenme Yeri” de burada yer alır. Günlük
kullanım tesisleri ve 11 dinlenme evi, 33 yatak
kapasitesine sahiptir. Doğal göller bakımından
zengin ol-mayan il, yapay göl sayabileceğimiz
göletler bakımından oldukça zengindir. Devlet Su
işleri ve Köy Hizmetleri Genel müdürlüklerinin
yaptırdığı baraj ve göletlerin asıl amacı sulama
Olmakla birlikte, bu göletlerden rekreasyon
alanları olarak da faydalanılması
düşünülmektedir. Bu nedenle göletlerin
çevresinin ve beslenme hâvfealarının
ağaçlandırılmasına, göllerde balık üre-timine
önem verilmektedir. Bu amaçla Amasya ilinde
“Suni Göller Ekolojik Planlama Grubu”
oluşturulmuştur. II sınırları içinde 19 gölet
ve 2 baraj yer almakta, 9 göletin yapımı da
sürmektedir. Yedikır Baraj Gölü(Yedikuğular
Kuş Cenneti), yapay bir göl olmakla birlikte
doğal ortama uymuş ve göç-men kuşların uğrak
yeri olmuştur. Bu yüzden bu göl yapay olarak
yaratılmış kuş cenneti olarak nitelenebilir.
Göle- te Çeltik regületöründen 13 km.’lik
ile-tim kanalı ile su alınmaktadır. Gölde 13
familya ve 34 tür saptanmıştır. Göl sularına
aynalı sazan balığının Ladik Gölü’nden geldiği
sanılıyor. Çevresine 1 milyon ağaç dikilerek
ağaçlandırılan göletin kuzeydoğusunda 25
hektarlık alan rekreasyon alanı olarak
dü-zenlenmektedir. Diğer göletlerde çev-re tarım
alanı olduğu için ancak küçük Botabay Gölü,
çoğu kimsenin yanlış olarak krater gölü diye
bildiği, ama aslında küçük bir akarsu çığırının
çevreden gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu
oluşmuş “doğal set gölü”dür.
NÜFUS VE KENTLER 1990 sayımının
sonuçlarına göre Amasya ilinin nüfusu 357.191
’dir. Buna göre km!’de nüfus yoğunluğu 65’tir.
Bu sayı aynı yılın Türkiye nüfus yoğunluğundan
(73) biraz azdır. İlin ovalık kesimlerinde
yoğunluk daha da artar (Suluova’da 106). il
nüfusunun yüzde 44'ü nüfusları 10.000’i aşan 5
kentte (Amasya, Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy,
Taşova) yaşar. AMASYA KENTİ
İlin merkezi Amasya kenti, Yeşilır- mak'ın
kalkerler arasında açtığı uzun ve derin bir
boğazın en dar kesiminde, ırmağın iki yakasında
yer alır. Bu kesimde batıdan doğuya doğru akan
Ye- şilırmak’ın sol yakasında, nerdeyse dimdik
yükselen kayalık bir yamaç üstünde, “Kral
Mezarları” denilen mağa- ra biçimli anıtlar
göze çarpar. Tepede de bir kale kalıntısı
vardır. Kentin bu yakadaki kesimi, dik
yamaçlarla ırmak arasındaki dar bir alana
sıkışır ve yer yer kesintiye uğrar. Samsun-Sivas
De-miryolu da, bu yamaç önünden-kısmen
tünellerle geçer. Irmağın güneydeki sağ
yakasında Ferhat Dağı yükselir ve bu dağın
eteklerindeki oldukça geniş düzlüklerde semtler
yayılır. Başlıca Selçuklu ve Osmaniı anıtları
ile çarşı da bu yakada bulunur. Kentin iki
yakası, bazısı eski bazısı yeni olan köprülerle
birbirine bağlanır.Bun- lar batıdan doğuya doğru
Meydan Köprüsü (buna İstasyon Köprüsü de denir),
Maydanoz Köprüsü, Alçak Köprü, Hükümet Köprüsü
(Helkis, Selkis) ile Kunç Köprüsü’dür.
Bilinen en eski adı Amaseia olan Amasya’nın ne
zaman ve kimler tara-fından kurulduğu kesin
olarak bilinmi-yor. Helenistik Seleukoslar
döneminde zaman zaman Pontos krallarının
başkenti oldu; MÖ 63 yılında da Roma devleti
sınırları içine katıldı. MS 3. yüz-yılda bir
piskoposluk merkezi olarak önem kazandı. 712’de
Araplar tarafın-dan ele geçirildiyse de birkaç
yıl sonra İmparator Leo III (717-740)
yöneti-mindeki Bizans güçleri kenti aldılar.
Amasya’nın Türkler tarafından ne zaman
fethedildiği bilinmiyor. Xl.yüz-
AMASYA ADI NEREDEN GELİYOR?
Helenistik dönemden kalan belgelerde kentin adı
Amasia biçimindedir. AmasyalI tarihçi Stra- bon
da (MÖ 60-MS 19) kenti bu adla anar.
AMASYA
TARİHİ Avrupalı tarihçilerden Maspero
ve Morgan Hitit Konfederasyonu’nu oluşturan on
üç devletten birinin de Amasia olduğunu yazar.
Bu adın savaşçılığı ile ünlü Amesitler’den
(Amazonlar) geldiği ileri sürülür. Başka bir
iddiaya göre, MÖ 2000 yıllarında Kral Amas’ın
kenti kurmuş ve adını vermiştir yıl başında
Dânişmendliler’in yönetimi altında olduğu
konusunda kayıtlara Taşlanmaktadır. Amasya,
Kılıçarslan 11(1155-1192) tarafından Selçuklu
topraklarına katıldı. Anadolu Selçuklu Devleti
döneminde “Darü’l-izz” diye anılırdı. 1243
Kösedağ Savaşı’ndan sonra kent Moğol valiler
tarafından yönetil-meye başlandı. Amasya sırayla
son Selçuklu sultanı Gıyaseddin Mesud II’• nin
oğlu Taceddin Altınbaş'ın, Sivas’ta hüküm süren
Eretna’nın ve Hacı Şadgeldi’nin yönetiminde
kaldı. Şad- geldi’nin ölümü üzerine oğlu Ahmed,
Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’in desteğini
alarak kenti Kadı Burhaned- din’e karşı korudu.
Yıldırım Bayezid bu sırada Kadı Burhaneddin’e
yenilmekle birlikte yeniden giriştiği mücadele
sonunda Amasya’yı Osmanlı toprakla-rına kattı
(1398). Yönetimini de oğlu Çelebi Mehmed’e
bıraktı. 1402 Ankara Savaşı’nda Yıldırım
Bayezid’in Timur’a esir düşmesi üzerine, savaşa
katılan Çelebi Mehmed, kuvvetleriyle birlikte
Amasya’ya çekildi. Kent Osman- lıiar’ın önemli
bir merkeziydi. Yavuz Sultan Selim Çaldıran,
Kanuni Nah- civan seferinden dönerken bir süre
Amasya'da kaldılar. Amasya ve çevresi 15.
yüzyıl son-ları ve 16. yüzyıl başlarında Safevî
tahrikleriyle doğu bölgelerinde çıkan
is-yanların etkisi altına girdi. Bayezid II’-
nin oğulları arasındaki taht kavgaların-da
önemli rol oynadı. Tahtın varisi şeh-zadeler
genellikle Amasya’da oturur-lardı. 16. yüzyılın
ortalarında bu özel-liğini yitirdi. Fakat bundan
sonra da Amasya uzun süre bir bilim ve kültür
merkezi olarak kaldı. Örneğin 1861’de buraya
uğrayan Fransız gezgin G.Per- rot, Amasya için
“Anadolu’nun Oxford’u” benzetmesini yaptı.
Amasya 21-22 Haziran 1919’da Kurtuluş Savaşı’nın
ilk programının ya-pıldığı yerdir. Bu program
“Amasya Genelgesi” diye anılır. Amasya
Cum-huriyetin ilanından sonra 20 Nisan 1924’te
il merkezi oldu. 1927 yılında yapılan ilk
sayımda nüfusu 12.981 idi. Bu sayı 1960’ta
30.000'e, 1980’de 50.000’e yaklaştı. 1990’da da
57.288 oldu. • Merzifon kenti:
ilin ikinci büyük kenti Merzifon aynı adı
taşıyan geniş bir ovanın kuzey kenarında ve
Tavşan Dağı eteğinde kurulmuştur. Ortaçağ’da
buraya Phazi- mon Neopolis denirdi. Merzifon,
işlek Samsun-Ankara karayolu üstünde canlı bir
zanaat ve ti-caret kentidir. Nüfusu 1927’de
11.400 kişi kadarken 1990’da 40.431'e çıkmıştır.
iki sayım arasındaki bazı sayımlarda Merzifon’un
nüfusunun Amasya kentinin nüfusunu geride
bıraktığı ol- muştur(1945,1950 ve 1955
sayımlarında olduğu gibi). • Suluova
kenti: 1940’da 490, 1955’te 1.100
nüfuslu olan Suluca adlı köyde, Amasya Şeker
Fabrikası'nın kurulmasıyla başlayan gelişmenin
sonucudur. Adı Suluova’ya çevrilen bu kent,
Samsun-Sivas demiryolu ve karayolu üzerinde yer
alır. Nüfusu 1990 nüfus sayımına göre
36.223’tür. • Gümüşhacıköy kenti:
Merzifon-Osmancı yolu üstünde kurulmuştur. Adını
5 km güneyinde bulunan ve eskiden yakınında
simli kurşun cevheri çıkarılan Gümüş adlı bucak
merkezinden almıştır (eskiden yalnızca Hacıköy
deniyordu). Nüfusu son sayıma (1990) göre,
14.170’tir. • Taşova kenti:
Amasya ilinde nüfusu 10.000’i aşan yerleşmelerin
en küçüğüdür. Amasya’nın kuzeydoğusunda, aynı
adı taşıyan ovada kurulmuştur. 1944’e ka-
darTokat’ın Erbaa ilçesi sınırları içersinde
Yemişenbükü adlı bir köy idi. 1944’de Taşova
adlı bir ilçe kurulunca Yemişenbükü bu ilçenin
merkezi oldu. Daha sonra ilçe Amasya’ya
bağlandı. ilçe merkezinin de adı Taşova’ya
dönüştü, Yemişenbükü adı unutul-du.Nüfusu
1990’da 10.197 idi. EKONOMİK YAPI
Amasya ilinin ekonomisi tarıma dayanır.
Tarım alanlarının yüzde 70’e yakını tahıl
ekimine ayrılmıştır (1987’de 98.000 hektarlık
bir alandan 250.0 ton buğday, 26.000
hektarlık bir alandan 70.000 ton arpa elde
edil-miştir). Ama üretim bakımından ilk sı-rayı
şeker pancarı alır (1987’de 551.000 ton). Sanayi
bölgeleri arasında şeker pancarından sonra en
çok üretilenler ayçiçeği (13.000 ton) ve
tütündür (4.000 ton). Tütün, ilin Taşova
kesiminde ekilir. Amasya her şeyden önce meyve
ve sebze yetiştiriciliğiyle dikkati çeker.
Gökhöyük Tarım işletmesi’nin Amas-ya’da
meyveciliğin gelişmesinde bü-yük rolü olmuştur.
Meyveler arasında elma başta gelir (1987’de
Amasya ili sınırları içerisinde 391.000 elma
ağacı bulunuyordu). “Amasya elması” olarak
bilinen elma türü, son yıllarda yerini yabancı
türlere bırakmıştır. Ağaç sayısı bakımından
ikinci sırada şeftali (119.000 ağaç), üçüncü
sırada armut 106.000 ağaç) gelir. Öteki
meyveler-den hiçbirisinin ağaç sayısı 100.000’i
bulmaz. Amasya’da yeni yeni gelişme-ye başlayan
kültür turizminin, meyve-cilik üzerindeki
olumsuz etkisi, Amas-ya kentine yakın meyve
bahçelerinin, turistik tesislerle yer
değiştirmesi bi-çimindedir. Türkiye’nin başka
yörele-rinde (Örneğin Bodrum yarımadasın-da
mandalina bahçelerinin giderek azalması) de
örneği görülen böyle bir uygulamadan kaçınmak
gerekir. Gele-cekte turizmin tarımsal ürünler
üzerin-de olumlu etkisi de beklenmektedir.
Turizm mevsimlik nüfus artışı sağla-yacağı için
il dışına gönderilen tarım ürünleri
tüketilebilecektir. (özellikle meyve ve sebze),
ilde koyun ve keçi yetiştirilir. Büyükbaş
hayvanlar, koyun ve keçiye göre azdır. Ayrıca
ipekböcek- çiliği ve arıcılık yapılır.
Yeraltı kaynaklarının başlıcası, ilin kuzey
sınırı üzerindeki çeltek, linyit yataklarıdır.
ildeki başlıca sanayi kuruluşu, Suluova’daki
Amasya Şeker Fab- rikası’dır. Bunun dışındaki
sanayi kuruluşları küçük işletmelerdir. Amasya
Şeker Fabrikası, 1954’te kuruldu. 1988’de
genişletilerek pancar işleme kapasitesi, günde
1.800 tondan 4.800 tona çıkarıldı ve fabrikaya
kuru küspe tesisi eklendi. Normal mal kampanya
süresi (yıl boyunca, faal olduğu günlerin
toplamı), 130 gün olan fabrikanın, 1984/85
üretim sezonunda 104.000 ton kristal şeker, yan
ürün olarak da melas, melaslı kuru küspe ve yaş
pancar küspesi elde edildi.
ULAŞIM Öteden beri ulaşım bakımından
önem taşıyan Amasya, 15. yüzyılın sonuna doğru
Anadolu’yu boydan boya geçen en önemli kervan
yolu Bursa ile Tebriz arasındaydı. Bu yol bir
kuzey(Bolu-Kastamonu) ve bir güney kolu
(Ankara-Çorum) ile ulaşımı sağlıyor ve sonra
Amasya, Tokat, Erzincan, Erzurum üzerinden Aras
Vadisi’ni ge-çiyordu. Günümüzde ilin, kendi
sınırları içinde bütün ilçeleriyle düzgün kara
yolu bağlantısı vardır. Çevre il ve böl gelerle
ulaşımını doğu-batı ve kuzey güney doğrultulu
karayollarıyla sağlar. Doğuya Erzincan - Erzurum
karayoluy- la bağlanır. Bu yoldan ayrılan
hatlarla Tokat, Sivas gibi büyük kentlere
bağlanır. Batıyla olan bağlantısı Çorum - Ankara
üzerindendir. Güneyde Yozgat, Kayseri, kuzeyde
Samsun ile düzgün karayolu bağlantısı vardır.
Ayrıca ili boydan boya geçen Samsun, Sivas
demiryolu da Amasya’yı ülkenin başka yerlerine
bağlar.
SAĞLIK Amasya’da
tam teşekküllü 6 has-tane vardır. Bu
hastanelerdeki toplam yatak sayısı 590’dır. ilde
ayrıca 26 sağlık ocağı, 100 sağlık evi hizmet
vermektedir. İlde 62’si uzman, 127’si pratisyen
olmak üzere toplam 189 doktor çalışmaktadır.
Amasya’da ayrıca 14 diş hekimi, 57 eczacı, 188
sağlık memuru, 332 hemşire, 313 de ebe görev
yapmaktadır. EĞİTİM
Amasya’da 468 ilkokul, 7 ilköğretim okulu, 24
ortaokul, 1 kız sanat yurdu ve 29 lise vardır,
ilkokullarda 1.958, ilköğretim okullarında 178,
ortaokullarda 217, kız sanat okulunda 5,
liselerde 1.031 olmak üzere toplam 3.389
öğ-retmen görev yapmaktadır. İlkokullarda
41.319, ilköğretim okullarında 3.262,
ortaokullarda 4.277, kız sanat okulunda 50,
liselerde 13.030 öğrenci öğrenim görmektedir.
İlde ayrıca Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'ne
bağlı iki yüksekokul vardır. Bunlardan Amasya
Meslek Yüksekokulu’nda 27 öğretim elemanı görev
yapmaktadır. Öğrenci sayısı ise 654’tür. Okulda
inşaat, elek-trik, endüstriyel elektronik,
harita- kadastro, muhasebe, turizm ve otelcilik
bölümleri vardır. İki yıllık eğitim so- .nunda
öğrencilere tekniker diploması verilir. Yine 19
Mayıs Üniversitesi’- ne bağlı olan Amasya Eğitim
Yüksekokulu ise ilkokul öğretmeni yetiştir-r
mektedir. Dört yıllık bu yüksekokulda 13
öğ-retim elemanı görev yaparken, 379 öğrenci de
eğitim görmektedir.
TURİZM
Çok uzun bir geçmişi olan Amas-ya’da
çok değerli Selçuklu ve Osmanlı eserleri vardır.
15. ve 16. yüzyılarda sa-yısız bilim adamının
yetiştiği kente, bi Fransız gezgin “Anadolu’nun
Oxford’ ’u adını vemişti. Dağ, su, ova ve yeşil
likler kenti olan Amasya’yı Yeşilırmak ikiye
böler. Vadinin en dar yerinde, ır mağın iki
kıyısında yer alan Amasya’ da güzel doğa
görünümleri vardır Kentte korunarak günümüze
değin gelmiş tarihi evler turistlerin ilgisin
çeker. Yeşilırmak’ın her iki yanında bu lunan
asırlık çınar ağaçlarının altında kafe ve
restoranlar yer alır. Tüm ken te hâkim Çakallar
Tepesi’nden Amas ya’nın görünüşü çok güzeldir.
Geceler ışıklandırılan Kralkaya Mezarları ken te
ayrı bir çekicilik kazandırır. Maden suyu
kaynakları arasında bulunan Ter ziköy Kaplıcası,
turizme ayrıca katkı da bulunur.
TARİHİ
VE TURİSTİK YERLER Büyük Kapı Ağa
Medresesi: Sultan Bayezid II tarafından kapı
ağası Hüseyin Ağa’ya yaptırılmıştır. Sekizgen
plan, ilk kez bu medresede uygulanmıştır. Bu
plan 62 yıl sonra Mimar Sinan’ın yaptığı
İstanbul Rüstem Paşa Medresesi’ne örnek
olmuştur. Büyük Kapı Ağa Medresesi, eskiden
Amasya’nın en yüksek derecede öğretim veren
kurumuydu. Amasya Kalesi:
Harşane Dağı üze-rindedir. Harşane Kalesi diye
de anılır. Kral Mithridates tarafından kesme
taştan yaptırılan kale, Danişmend Ah- med Gazi,
Mesud I, Alaeddin Keyku- bad I, Gümüşlüzade
Taceddin Mah- mud Çelebi ve Şadgeldi Paşa
tarafından onartılmıştır. OsmanlIlar zamanında
bir kez daha onarımdan geçen kaleden günümüze
yıkıntıdan başka bir şey kalmamıştır. Sadece
kral mezarları hiç bozulmamıştır. Kalenin
ortasında Cilanbolu adlı bir su kuyusu bulunur.
Içkale: Enderun Kalesi diye de
anılır. Helkis kapısı, saray kapısı, mide- nos
kapısı ve meydan kapısı olmak üzere 4 kapısı
vardır. Günümüze teras ve destek duvarlarından
başka bir şey kalmamıştır. Sarayın dış bölümü
taştan, iç kısmı tahta ve tuğladan yapılmıştır.
Kral Mithridates tarafından yaptırılan kale,
Selçuklu sultanı Mesud I zamanında onarım
görmüştür. Mesud I İç Kale’de cami, medrese,
hamam ve saray yaptırmış, ölünceye kadar bu
sa-rayda kalmıştır. Azeriler Camii:
Kafkasya göçmeni Şeyh Hacı Mahmud Efendi Azeri
Türkleri’nden topladığı yardımlarla Mir Haşan
Efendi’ye yaptırmıştır. Medrese ve şadırvan
1895’te, minaresi 1891’de yapılmıştır. Beyaz
merdivenden giriş kapısı çeşitli motiflerle
süslüdür. Kesme taş minaresi soldadır. Camiin
doğusunda yer alan türbede, Şeyh Hacı Hamza ile
oğlu Siracaddin ve Müderris Mir Haşan gömülüdür.
Bayezid Külliyesi:
Yeşllırmak’ın güney kıyısındadır. Cami, Bayezid
II ta-rafından 1482-86 arasında Mimar Şem-
seddin Ahmed’e yaptırılmıştır. 1587’deki
depremde yıkılan son cemaat yeri ve kubbeleri
1591'de; 1651 ’deki depremde yıkılan yerler de
1669’da onarılmıştır. Cami ters T planında kesme
taştan yapılmıştır. Beş kubbeyle örtülü olan
camiin son cemaat yerindeki pencere üstleri çini
panolarla süslenmiştir. Tşk şerefeli iki
minaresi olan camiin giriş kapısının üzerinde üç
satırlık bir mermer yazıt vardır. Kırmızı ve
beyaz mermerden mihrabın üzerinde Ayete’l-Kürsi
yazılıdır. 1783 yılında, cemaatın sıcak suyla
abdest almasını sağlamak üzere özel bir düzenek
yapılmıştır. Camiin batısında U planlı Bayezid
Medresesi yer alır. Medrese, bugün Bayezid il
Halk Kitaplığı olarak kullanılmaktadır. Camiin
doğusundaki türbede ise Şehzade Osman gömülüdür.
Camiin çevresindeki asırlık çınarlar, külliyeye
ayrı bir güzellik katar. Şadırvan son derece
zariftir. Bayezid Paşa Camii:
Kentin ku-zeydoğusunda Kuş Köprüsü üzerinde-dir.
Sancak beyi vezir Bayezid Paşa ta-rafından
1414’te yaptırılmıştır. Mimarları Yakub ve
Doğan’dır. Cami kesme taştandır. Ters T planlı
olan camiin son cemaat yeri 5 kubbeyle
örtülmüştür. Giriş kapısından sonraki kare
me-kândan küçük bir geçitle ibadet bölü-müne
geçilir. Kubbe üzerinde bir fener bulunur. Burmalı
Minare Camii: Yeşilırmak- ın güneyinde
Dere Mahallesi’ndedir. Kesme taştan yapılan
cami, dikdörtgen planlıdır. Camiin sağındaki
minaresi burmalıdır. Selçuklu taş işçiliğinin
çok güzel bir örneği olan kapısındaki yazıtta
Selçuklu sultanı Gıyased- din Keyhüsrev II
zamanında yapıldığı belirtilmiştir. Mihrabı
yeşil çinilerle kaplıdır. Camiin kuzeydoğu
köşesinde Cumudar Türbesi bulunur.
Gök Medrese Camii: Gök Medrese
Mahallesi’ndedir. Amasya valisi Emir Seyfeddin
Torumtay tarafından 1266'da yaptırılmıştır.
Mimarı Neccer Ebu Müslim’dir. Cami, medrese ve
kümbetle birlikte bir külliye oluşturur.
Anadolu’da eyvan biçimli portail olan tek
camidir. Ön cephesi türkuvaz rengi çini ve sırlı
tuğlalarla kaplıdır. Kesme taştan yapılan cami,
dikdörtgen planlıdır. Ağaç oymacılığının çok
güzel bir örneği olan kapı, şimdi Amasya
Müzesi’ndedir. Kapının iki yanındaki
pencerelerde Selçuklu işlemeciliğinin en güzel
eserlerindendir. Girişte sol tarafta üç sanduka
bulunur. Bunlardan biri Torumtay’ın soyundan
gelen Necib Bey’indir. Medresenin yanındaki
türbe de güzel taş işlemeleriyle dikkat çeker.
Torumtay’ın türbesi camiin karşısındadır.
Gümüşlü Camii: Gümüşlü
Mahal-lesi’ndedir. Gümüşlüzade Taceddin
Mahmud Çelebi tarafından 1326'da yaptırılmıştır.
1960’ta onarım gören ca-mi, renkli kalem
işleriyle süslenmiştir. Kare planlı yapı kesme
taştan yapıl-mıştır. Giriş kapısının üzerinde
yazıt bulunur. Hatuniye Camii:
Hatuniye Mahal-lesi’ndedir. 1510’da şehzade
Ahmed’- in annesi Bülbül Hanım yaptırmıştır.
Moloz taştan yapılan cami dikdörtgen planlıdır.
Son cemaat yerini beş küçük kubbe örter. Tek
şerefeli minaresi tuğladan yapılmıştır.
Hızır Paşa Camii: 14. yüzyılda
Yör- güç Paşa’nın kardeşi Hayrüddin Hızır Paşa
tarafından yaptırılmıştır. Duvarları moloz taşla
örülen camiin tavanı ahşaptır. Güneyinde çeşme,
batısında hamam yer alır Mehmed Paşa
Camii: Mehmed Paşa Mahallesi’nde
bulunur. 1486’da şehzade Ahmed’in lalası Mehmed
Paşa yaptırmıştır. Duvarları kesme taşla örülen
cami, ters T planlıdır. Kapısı ağaç
oymacılığının güzel bir örneğidir. Kare planlı
ana mekânı sekizgen kas- naklı bir kubbe örter.
Mermer minberi, ince bir işçiliği yansıtır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Kül-liyesi:
Sadrazam Merzifonlu Kara Mus-tafa Paşa
tarafından 1667 yılında yap-tırılmıştır.
Külliye, cami, bedesten, taş- han ve hamamdan
oluşur. Dikdörtgen planlı camiin duvarları kesme
taştan yapılmıştır. Camiin iç kısmı, sonradan
barok stilde kalem işleriyle süslenmiştir.
Pir Mehmed Çelebi Camii:
16.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Yavuz
Sultan Selim Alanı’ndaki cami moloz taştandır.
Kare planlı yapıyı kasnaklı bir kubbe örter.
Saraçhane Camii: Amasya emiri Şadgeldi Paşa
tarafından 1372’de yap-tırılmıştır. Camiin iç
duvarları kalem işleriyle süslenmiştir. Doğu ve
güney duvarları kesme taştan, diğer yerleri
moloz taştandır. Amasya Müzesi: Amasya
çevresin-den derlenmiş arkeolojik ve etnogra-
fik eserlerle İlhanlılar’a ait mumyaların
görülebileceği modern bir müzedir. Borabay
Gölü: Amasya’ya 65 km uzaklıkta yükseltisi 800 m
olan bir göl-dür. 900 m uzunluğunda 300 m
geniş-liğindeki gölün derinliği 30 m’dir. Gölün
çevresi ormanlarla kaplıdır. Çevrede dinlenme
evleri, göl kıyısında da bir kafe vardır. Motor
gezisi yapılabilen gölde balık da avlanabilir.
Yedikır Baraj Gölü ve Yedikuğular Kuş Cenneti:
Amasya’ya 35 km uzak-lıkta doğal güzellikleriyle
tanınan bir kuş cennetidir. Baraj gölünün
çevresinde kuğu, yaban kazı, yaban ördeği,
angut, karabatak ve balıkçıl gibi kuş türleri
yaşamaktadır. Omarca Çamlığı: Gümüşhacıköy’e
12 km uzaklıkta çamlarla kaplı bir din-lenme
alanıdır. Burada buz gibi kaynak sularının
aktığı orman çeşmeleri ve piknik masaları
vardır. Kapaklı Parkı: Suluova yakınlarında
bir dinlenme yeridir. Çevrede piknik masaları ve
ocakları yer alır. Fidanlık içinde çeşmeler
vardır. İÇMELER, KAPLICALAR
Amasya ili, kaplıca ve içme açısın-dan yoksul
bir ildir. En önemli kaplıcaları şunlardır:
Terziköy Kaplıcası: Amasya kenti- nin'27km
güneydoğusundaki kaplıcanın suyu 37°C
sıcaklıktadır. Mide ve böbrek hastalıkları ile
romatizmaya iyi gelir. Hamamözü Kaplıcası:
Hamamözü ilçesine çok yakın olan bu kaplıca,
ro-matizmaya iyi gelir. Gözlek Kaplıcası:
Amasya kentine çok yakın olan Gözlek Köyü
dolayın-dadır. Mide ve bağırsak hastalıklarına
iyi gelir. KÜLTÜREL YAŞAM
Hitit uygarlığının en büyük merkezi otan Amasya
ilinde, bu dönemde kültürel yaşam canlılık
gösterir. Tarım, dokuma araçları, kap-kaçak
yapımı gelişmiştir. Hititler’den sonra
Frigyalılar, Kimmerier, Lidyalılar, Perslerve
Make- donlar’ın egemenliği altında kalan Amasya,
Bizans imparatorluğu döneminde Hıristiyanlığı
yayma çabalarının merkezi olmuştur. 8.
yüzyılda Arap akınlarının ardından yöreye gelen
Türkler, kiliseleri cami yapmış ve Müslümanlığı
yaymaya başlamışlardır. Yine bu dönemde Haçlı
Seferleri nedeniyle toplumsal ve kültürel yaşamı
altüst olan ilin, Türkleş- tirilmesine
çalışılmıştır. Sünni ideolojisini yaymak için
Amasya'da medreseler açan Selçuklular, 13.
yüzyılda Ba- tiniler’e karşı çok sert bir tutum
izlemişlerdir. Hıristiyan ve Musevi
azınlıklarında bulunduğu Amasya iii, 20. yüzyıla
doğru giderek önemi yitirmiş, Cumhuriyet
döneminde ise kültürel yapısı uzun yıllar
durağan kalmıştır. Amasya ili, okuma yazma
oranının en yüksek olduğu illerimizden biridir.
Kütüphanelerin yeterli düzeyde ol duğu ilde,
güzel sanatlar canlıhk göstermez, tiyatro, bale
ve opera gibî çalışmalar görülmez.
GELENEKLER VE TÖRELER Amasya halkının
dini inançları çok güçlüdür. İslamiyet, bu
yörede toplum-sal yaşamı önemli ölçüde
etkilemiş, gelenek ve görenekleri
biçimlendir-miştir. Amasya’da adak adanan birçok
yatır ve türbe vardır. Pir ilyas, Bektaş Baba,
Kurtboğan, Yorgan Baba, Şir-vanlılar Türbesi,
Kılıçarslan Türbesi, Ambarlı Evliya bunlardan
bazılarıdır. Amasya halkının, kimi ı ta İlkçağ
halklarınınkinden türemiş çeşitli inançları
vardır. Örneğin il merkezine bağlı Aydoğdu
Köyü’nde hastalıktan korunma, nazara engel olma,
bereket sağlama gibi amaçlarla sürüler yaylaya
çıkarılmadan önce ateş üzerinden atlatılır.
Ayrıca sağlık, doğum ve ölümle ilgili birtakım
inançlarda vardır. Bazı yörelerde ay ışığı
vurmuş suyla yoğ-rulan hamurdan pişirilen
ekmeğin insanı akıllı kılacağına inanılır. Sara
has-talığına “cin tutması”, yarım felce de “cin
çarpması” denir. Bu hastalıkların, vücut postla
örtülünce geçeceğine inanılır. Düğünler,
doğum ve ölüm gelenek-leri: Amasya’da evlenme
çağındaki bir erkeğin annesi (yoksa başka bir
kadın yakını) uygun gördüğü kızın evine gider.
Bu ziyarete “dünür gezme” adı verilir. Kız
beğenilirse kız evi ikinci kez ziyaret edilir ve
kız istenir. Düğünden önce, “şerbet günü” adı
verilen, geline hediyelerin verildiği, takıların
takıldığı, şerbetlerin içildiği bir toplantı
tertiplenir. Düğünün birinci günü gelin hamama
götürülür ve orada eğlenilir. Ertesi gün de
damat, arkadaşları tarafından hamama götürülür.
Gelin damat evine girmeden önce bir çömlek
kırılır. Çömleğin kırılmasıyla gelinin kötü
huylarının da kaybolacağına inanılır.
Amasya’da doğum ve ölüm gele-neklerinin çoğu
batıl inançlara dayalıdır. Söz gelimi doğacak
çocuğun cinsiyetini anlamak için çeşitli
yöntemler uygulanır. Örneğin hamile kadın
göğsündeki sütten eline sıkar, sütün üstüne
başındaki bitlerden birini koyar. Bit sütün
üstünde kımıldıyorsa çocuk erkek, kımıldamazsa
kız olacaktır. Lohusanın yatağının üstüne
süpürge, yastığının altına makas ya da bıçak
konur. Çocuk doğduktan sonra dışarıya ilk
çıkarıldığında, evine misafirliğe gidilen kişi,
çocuğun kundağına ekmek koyar, yüzüne un sürer.
Böylece çocuğun ömrü boyunca tok kalmasının ve
uzun ömürlü olmasının sağlandığına inanılır.
Atın ağlaması, horozun vakitsiz öt-mesi, baykuş
ötmesi ölüme işarettir. Amasya’da cenaze
taşınırken tabutun sallanması ya da taşıyanlara
ağır gelmesi başkalarının da öleceğine
işarettir. ş Halay-lardan Laz halayı, Çerkez
halayı, sinsin halayı, yelleme halayı, esengil
halayı, hoş bilezik halayı, Köroğlu halayı
yaygındır. Tanakul, sallama, sarıkız, küştaklı,
Merzifon karşılaması gibi oyunlar da vardır. Bir
ya da iki kişiyle cümbüş, keman ve darbuka
eşliğinde kaşıkla oynanan “paçalı çiftetellisi”
cok sevilir. Eskiden Amasya’da kadınlar iç-
gömleği, cepken ve sırma işlemeli yelek
giyerlerdi. Şalvar, ipekli kumaştan yapılırdı.
Ayaklarına lapçın ve kaleş gi-yen AmasyalI
kadınlar, başlarını oyalı yemeniyle örterlerdi.
Günümüzde er-kekler de kadınlarda, çağdaş
giysileri benimsemişlerdir. Geleneksel giyim
tarzı kırsal kesimde yer yer sürmekte-dir.
YÖRESEL YEMEKLER Amasya’da
geleneksel yöre ye-mekleri daha çok kırsal
kesimlerde ya-pılır. Amasya çöreği, yağlı,
keşkeş, bakla dolması, dene hasudası bunların
başlıcalarıdır. Amasya çöreği: Bira mayasıyla
yo- ğurulan hamur küçük parçalara ayrılır.
Oklavayla açılan bu hamurların üzerine yağ,
dövülmüş haşhaş ve ceviz konur. Rulo şeklinde
katlanarak, üzerine yumurta sarısı sürülür.
Fırında yarım saat pişirilir. Yağlı: Hamur
yoğurulur. Küçük parçalar halinde kesilen
hamurlar açılır. Üzerine ceviz, haşhaş ve yağ
sürülür. Tekrar yoğurulur ve yuvarlak açılır.
Kızgın sac üzerinde pişirilir. Keşkeş: Nohut,
pastırma, kemikli parça et, salça, biber, yağ
özel keşkeş küpü ya da güveç içinde fırına
verilir. Pişince karışım iyice ezilir. Üzerine
bi-berli kızgın yağ dökülür. Bakla dolması:
Bakla önceden suda ıslatılır. Daha sonra kıyma,
soğan, pastırma, yağ, tuz ve biberle
karıştırılır. Bu karışım asma yaprağına
konularak sıkı bir şekilde sarılır. Üzerine
salça konularak suda pişirilir. Dene
hasudası: Nişasta, şeker ve pekmez
karıştırılarak yapılır.
SPOR
1863 sonuna doğru Amasya Vali; liği’ne
atanan Ziya Paşa düzenlettirdiği bir panayırda
özellikle at yarışlarının ve güreş
karşılaşmalarının yer almasını istedi.
Karakucak tarzında yapılan bu gü-reşler, yörede
bu sporun canlanmasına katkıda bulundu.
Amasya’da modern sporlar ise Cumhuriyet
döneminden sonra gelişme gösterdi. 1930’lu
yıllarda kurulan Albayrak, Turan idmanocağı ve
Turan İdmanyurdu adlı klüpler, Amasya’daki ilk
futbol kulüpleridir. Merzifon’da 1935’te kurulan
Halkspor’un merkezden ilçelere yayılmasına
yardım etti. 12 Haziran 1946’da renk olarak
yeşil ve beyazı benimseyen Amasya Gençlik- spor
kuruldu. Bunu 20 Temmuz 1954’te kurulan Merzifon
Havagücü, 25 Aralık 1956’da kurulan Amasya
Havagücü ve 1 Haziran 1955’te kurulan Şekerspor
kulüpleri izledi. 1959’da kent stadının
hizmete gir-mesiyle futbol gelişmeye başladı. 10
Eylül 1968’de yine yeşil-beyazlı Amas- yaspor
kuruldu. Bu profesyonel kulüp, ili Üçüncü Lig’de
temsil etmeye başladı. 1980/81 sezonunda Üçüncü
Lig’- le İkinci Lig’in birleştirilmesi sonucu
İkinci Lig’e geçti. Daha sonra küme düşen
Amasyaspor, ilçe takımı Merzi- fonspor ile
birlikte Üçüncü Lig’in Dördüncü Grubu’nda
mücadele etmektedir. Birinci grupta ise
Suluovaspor vardır. Amasya'da 96 bayan, 6.135
erkek olmak üzere toplam 6.231 lisanslı sporcu
bulunmaktadır. HAMİT KAPLAN VE ADİL
CANDEMİR AMASYA’LI Ünlü Olimpiyat,
Dünya ve Avrupa şampiyonu Hamit Kaplan ile ünlü
şam-piyon güreşçilerimizden Adil Cande- mir
Amasyalıdlr. 1.500 kişilik kapalı spor salonunun
1964’te yapılmasından sonra minder güreşi
gelişmeye başladı. Özellikle imam Hatip Lisesi
ile Merzifon ve Amasya liseleri bu spor branşına
büyük önem vererek başarılar ka-zandılar.
Amasya’da güreşçi olarak ün-lenenler arasında
Ömer Sakızcı, Meh-met Gocur, Sadık Esen, Nuri
Ayva, Ha- şim Hacıköylü ve Ahmet Doğan’ı
ana-biliriz. Tekvandocu Numan Fırat ve bisik-
letçi Zekeriya Ertürk branşlarında Türkiye
şampiyonu olarak Amasya’nın “altın sporcuları”
listesine adlarını yazdırdılar.
TESİSLER Amasya’nın tesislerine
gelince; merkezde 14.000 kişilik Amasya Stadı,
1.500 kişilik spor salonu, 25 x 12,5 metre
boyutlarında yüzme havuzu, alt yapısı tam
olmayan bir futbol sahası, tek katlı hizmet
binası ve yapımı süren güreş salonu ile hizmet
binası ve lojman, Gümüşhacıköy’de futbol sahası,
yapımı süren Hamamözü 500 kişilik antrenman
salonu, Gümüş futbol sahası, Göynücek’te futbol
sahası, basketbol sahası, Gediksaray futbol
sahası, Merzifon’da 5.000 kişilik bir stad,
1.500 kişilik bir spor salonu ve ayrıca bir
futbol sahası ve hizmet binası, Suluova'da 1.500
kişilik yapımı süren bir stad ve yine 1.500
kişilik kapalı spor salonu, Taşova’da 500
kişilik futbol ve antrenman için spor salonu,
Belevi futbol sahası ve Akınoğ- lu futbol sahası
vardır. Heryıl 13-14 Mayıs günlerinde
ya-pılan Atatürk Kır Koşusu, atletizme ilginin
artmasını sağladı.

Amasya 5 Günlük Hava Tahmini Rize Hava
Durumunu Öğren

AMASYA UYDU
GÖRÜNTÜSÜ, AMASYA HARİTASI

|
|
|
| |