|
|

SİNOP REHBERİ
Sinop Şehirlerarası Telefon
Kodu :
0 368
SİNOP’UN ÖNEMLİ TELEFONLARI Kod: (3761)
Valilik: 1515 • Belediye Başkanlığı: 1510 •
Devlet Hastanesi: 4510 • Turizm Danışma
Müdürlüğü: 1996 • Emniyet Müdürlüğü: 1770 • THY:
2909 • DDY: 4021 KONAKLAMA TESİSLERİ Melia
Oteli: 4210 • Otel 117: 5117 • Uzun Mehmet
Oteli: 2870 • Meral Oteli: 2100 • Gül Palas:
1737 • Ayışığı Apart Oteli: 5135 • Yazgan Palas:
3196 BANKALAR Halk Bankası: 1687 • iş Bankası:
1558 • Yapı Kredi Bankası: 1545 • Ziraat
Bankası: 1518 ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ Ayhan Boat
Shop: 1794 • Hamdi Boz- kurt: 2928 • Öziş
Ticaret: 1886 OTO SERVİS İSTASYONLARI Tofaş:
6553 • Renault: 1789 ULAŞIM Sinop’tan
karayolu ile çevre illere ve ilçelere her gün
ulaşım vardır.
|
SİNOP
Sinop, Sinop
ilçeleri, Sinop resimleri, Σινώπι, sinop haberleri,
sinoplular, www.sinop

KARADENİZ Bölgesi’nin Batı
Karadeniz Bölümü’nde yer alan Sinop ili, 5.862
km2’lik kyüzölçümüyle, büyüklük bakımından
illerimiz arasında 59. sırayı alır. Anadolu’nun
en kuzey noktası olan Inceburun, Sinop ilinin
sınırları içindedir. İl Karadeniz kıyılarından
baş: layarak Anadolu Dağları’nın ikinci sırasına
kadar uzanır. Sinop ilinin denize yakın
kesimlerinde yükselti 200 m’yi geçmediği halde,
arazi birçok vadiyle yarıldığından engebeli bir
görünüm almıştır. Bu kesimin gerisinde
Isfendiyar Dağları yükselir. Bu söz konusu
sıradağlar üzerindeki başlıca doruklar Dranas,
çangal ve Zindan doruklarıdır. İlin güney
ke-simine, İlgaz Dağlan dizisinin çok yük-sek
olmayan kuzeydoğu uçları soku-lur. isfendiyar
Dağları ile İlgaz Dağları arasına, tabanı yer
yer genişleyen Gökırmak Vadisi girer.
Sinop Genel özellikler
Antik
Sinop,
Coğrafya,
Turizm,
İklim,
Sinop
ili genel bilgiler,
Sinop gezisi doğal güzellikler
İKLİM
Sinop ilinde kıyıdan içeriye doğru gidildikçe
birbirinden oldukça farklı ik-lim şeritleri
ayırt edilir. Kıyı kesiminde bir hayli yağışlı,
yaz-kış sıcaklık farkı fazla olmayan bir iklim
egemendir. Dağlık kesimlere daha çok yağış
dü-şer, kar yağışı ve karın yerde kalma süresi
de artar. Daha güneydeki Gökırmak Vadisi’nde
daha sert bir kara iklimi belirir, mevsimler
arasındaki sıcaklık farkları büyür. ilin
merkezindeki meteoroloji is-tasyonunun
ölçümlerine göre en so-ğuk ay ortalaması 7,1 °C,
en sıcak ay ortalaması 22.8°C olduğu halde,
Gö-kırmak Vadisi’nde yer alan Boyabat’ta bu
değerler 2,4°C ve 23,4°C’dir. Bu-güne değin
ölçülen en düşük sıcaklık-lar Sinop’ta —8,4°C (7
Mart 1942), Bo-yabat'ta —10,5°C (6 Şubat 1965 ve
2 şubat 1967), en yüksek sıcaklıklarsa inop’ta
34,5°C (17 Temmuz 1940), Bo-yabat’ta 41 “C’dir
(19 Temmuz 1968). Sinop’ta 680 mm olan yıllık
ortala-ma yağış tutarı, Ayancık’ta 1.000 mm’yi
aşar (1.003), dağların arasında kalan Gökırmak
Vadisi’ndeyse 500 mm’nin altına düşer
(Durağan’da 474 mm, Boyabat’ta 389 mm).
BİTKİ ÖRTÜSÜ Kıyı
kesimlerindeki yağışlı iklim, doğal bitki örtüsü
bakımından gür or-manların yetişmesine
elverişlidir. Ama yüzyıllarca tahrip
edildiğinden, Si- nop’a yakın alçak kesimlerde,
orman örtüsü ortadan kalkmıştır. Ormanın,
tahribattan kurtulan kesimlerinde alçaklarda
kayın, gürgen ve meşe gibi yayvan yapraklılar,
yüksek kesimler-deyse köknarın ağır bastığı iğne
yap raklılar görülür.
AKARSULAR
ilin bütün suları Karadeniz’e ulaşır. Bunları
Kızılırmak ya da Durağan ya-kınında Kızılırmak’a
karışan Gökırmak toplar. Bazı kısa dereler de
doğrudan doğruya Karadeniz’e dökülür. Sarsak-
çay, Karasu, Ayancık Suyu vb. GÖLLER
Sinop ilinin sınırları içinde önemli
doğal göl yoktur. Başlıca göller, Sinop
yarımadasındaki Sülük Gölü ve ondan daha büyük
olan Sarıkum Gö lü’dür. NÜFUS VE
KENTLER 1990 sayımında Sinop ilinin
nüfusu 265.153 olarak saptanmıştır. Buna göre
km2’ye 45 kişi düşer. Nüfus yo-ğunluğu merkez
ilçede 100’ün üstüne çıkarken (124), Durağan
(31) ilçesinde 40’ın altına düşer, il nüfusunun
ancak yüzde 22’si nüfusu 10.000’in üstünde olan
3 kentte yaşar. Bunlardan birinin (Sinop) nüfusu
25.000’i geçer. Ötekiler (Boyabat ve Ayancık)
bu sayıya erişemez.

Sinop
tarihi
İbn Battuta seyahatnamesi,
Sinop
tarihi1,
Sinop tarihi 2,
Sinop tarihi 3,
Sinop Bibliyografya,
Eski Sinop,
Sinop Karadeniz
Amforaları,
Sinop arkeolojik
tarih,
Sinop ve antik Yunan
Kültürü
SİNOP
KENTİ ilin merkezi olan Sinop kenti,
aynı adı taşıyan küçük yarımadanın dar ve az
yüksek kıstağı üstünde kurulmuştur. Sinop
Yarımadası’nın güneyinde, rüzgârlardan korunan
ve “iç liman” adı verilen bir liman yer alır. Bu
özel durumu sayesinde Sinop, Anadolu’nun
Karadeniz kıyılarındaki tek doğal lima-nı
sayılır. Sinop kıstağının kuzeyinde kalan ve
fırtınalara açık olduğundan denizcilik açısından
pek önem taşımayan ikinci bir liman daha vardır,
buna da “dış liman” adı verilir. Kentin
kuruluş tarihi konusunda kesin bilgi yoktur.
Limanı, M.Ö. 8. yüz-yılın ortalarında Ege’nin
liman kenti Miletos’tan gelen tüccarlar, üs
olarak kullandılar. Pontos kralı Mithradates
II M.Ö. 220’de Sinop’u ele geçirdi. Kentte
Mithradates VII döneminde ta-pınaklar,
tersaneler yapıldı. Sinop M.Ö. 47’ye doğru Roma
topraklarına katıldı. Bizans döneminde önemli
bir ticaret merkezi durumuna geldi. 7. ve 8.
yüzyıllarda Müslümanlar Sinop kı-yılarına değin
geldiler. Selçuklular 11. yüzyılın sonlarına
doğru Anadolu’nun büyük kesimini fethetmişler,
ama Sinop dahil, Karade-niz kıyılarının bazı
noktalarına ulaşma-mışlardı. Ama Selçuklu
tüccarlar, Kı-rım’a gitmek için Sinop limanından
ya-rarlanıyorlardı. 13. yüzyılın başlarında
kent, Trabzon Komnenos imparatorlu-ğumun
eğemenliği altına girdiyse de, çok geçmeden
Selçuklu sultanı izzed- din Keykâvus I kenti
onlardan aldı. 13. yüzyılın ikinci yarısında
Sinop yeniden Bizanslılar’ın eline geçti. Ama
çokgeç- meden Muineddin Pervane, uzun bir
kuşatmadan sonra Sinop’u geri almayı başardı.
Böylece kentte Pervaneo- ğulları donemi başladı.
1277’de Süley-man Pervane’nin öldürülüşünden
son-ra yerine oğulları geçti. 1300 dolayında
Sinop Kastamonu beylerinin egemenliği altına
girdi. 14. yüzyılın sonlarında Yıldırım Bayezid
yöreyi OsmanlI topraklarına kattı. O sırada
Sinop beyi olan Candaroğlu Isfendiyar Bey kaleyi
savaşsız teslim ettiğinden yerini korudu. Timur,
Ankara Savaşı’n- dan sonra Sinop’u ona geri
verdi. Sinop ve dolayları i461’de Fatih Sultan
Mehmed tarafından kesin olarak Osmaniı
topraklarına katıldı. OsmanlI döneminde Kırım’la
ticarette bulunan Sinop’ta savaş ve ticaret gemi
leri yapan tersaneler vardı. Sinop yönetim
bakımından Kastamonu Sancağı’na bağlıydı. Kırım
seferlerinde üs olarak kullanılan kent, 1614’te
Don Kazaklarının saldırısına uğradı ve tahrip
edildi. 1853’te Rus donanmasının saldırdığı,
Sinop limanına sığınan OsmanlI donanması tahrip
edildi. Sinop 1920’de Kastamonu vilayetinden
ayrılarak başlı başına bir sancağa merkez
seçildi; 1924’te de aynı adı taşıyan ilin
merkezi oldu. 1927’de 5.006 olan nüfusu 1940’ta
daha da azaldı (4.838), sonra yavaş yavaş
artmaya başladı. 1960’ta 10.000’i (10.214),
1990’da 25.000’i aştı (25.537). • Boyabat
kenti İlin ikinci büyük kenti olan Boyabat,
güneyden Gökırmak’a katılan Kaz Deresi
Vadisi’nde, denizden 375 m yükseklikte
kurulmuştur. 1927’de 3.623 olan nüfusu 1970’te
10.000’i (11.312), 1990’da 20.000’i aştı
(21.506). • Ayancık kenti Sinop'un
batısında, Karadeniz kıyısında, Ayancık
Deresi’nin ağzında kurulmuştur. 1927’de 1.160
olan nüfusu, 1990’da 10.000’i aştı (10.418).
Kentte kereste sanayii gelişmiştir
Sinop İlçeleri
AYANCIK: Ayancık
turizm, gezilecek yerler
BOYABAT: Boyabat
tarihi, Boyabat
iklim coğrafya,
Boyabat
kültür sanat turizm
Dikmen,
Duragan,
Erfelek,
Gerze,
Saraydüzü,
Sinop Türkeli:
Türkeli,
Türkeli ilçesi,
Sinop
Türkeli ilçesi
coğrafi yapı
Türkeli ilçesi gelenek ve görenekler
Türkeli ilçesi
tarihi
Türkeli ilçesi
ekonomi
EKONOMİK YAPI
Sinop ilinde ekonomi tarıma dayalıdır.
Tahıl türleri içinde, Doğu Karadeniz illerinin
tersine, en çok buğday ekilir (1988’de 56.000
hektarlık alandan 89.000 ton ürün). Mısır ikinci
sıradadır (53.000 ton). Pirinç üretimi, Gökırmak
Vadisi’nde öteden beri önemlidir. İldeki pirinç
üretiminin yaklaşık yarısı Bo-yabat ilçesinde
elde edilir. Sanayi bit-kilerinden tütün (1.000
ton kadar) ve şekerpancarı’na (39.000 ton) önem
verilir. Az miktarda da, keten ekilir.
Baklagillerden en çok fasulye üretilir (başta
Ayancık ilçesi). Meyve ağaçları arasında sayı
bakımından kestane ağaçları (393.000 ağaç) başta
gelir. Onu elma (379.000) ve fındık (281.000)
ağaçları izler. Kıyı kesiminde zeytin
ağaç-larına (59.000 ağaç) ve az sayıda tu-
runçgil ağaçlarına da rastlanır. İlde
hayvancılık önemsizdir. En çok koyun beslenir.
Kümes hayvancılığı ve yumurtacılık gelişmiştir.
İlin bazı kesimlerinden büyük kentlere yumurta
gönderilir. Kıyılarda ilkel yöntemlerle
sürdürülen balıkçılık, henüz gelişmemiştir.
Sınırları içinde önemli yeraltı kaynağına
rastlanmayan Sinop ilindeki başlıca sanayi
kuruluşu, Ayancık’taki kereste fabrikasıdır.
İlin başka yerlerinde de küçük çapta kereste
atölyeleri vardır. Boyabat’taki çeltik fabrika
ve atölyeleri, Gerze’deki tütün işleme tesisleri
öteki önemli işletmelerdir. ULAŞIM
ilin en önemli karayolları Sinop’u Boyabat
üstünden Kastamonu’ya, Gerze üstünden de
Samsun’a bağlar, il merkezini kıyıdan batıya
bağlayan yolun (Sinop - Ayancık - Türkeli yolu),
kalitesi son yıllarda yükselmiştir. Sinop bir
ölçüde deniz ulaşımından da yararlanır
SAĞLIK Sinop ilinde tam
teşekküllü altı hastane vardır. Bunların toplam
yatak kapasitesi 425’tir. İlde ayrıca 30 sağlık
ocağı, 137 sağlıkevi hizmet vermektedir. Sinop
ilinde sağlık hizmetleri, 83’ü pratisyen 35’i
uzman, toplam 118 hekim, 190 hemşire, 190 ebe,
20 diş hekimi, 151 sağlık memuru ve 43 eczacı
tarafından yerine getirilmektedir.
EĞİTİM Sinop ilindeki 648
ilkokulda34.460, 44 ortaokulda 7.670, 22 lisede
3.609 öğrenci vardır. İlkokullarda 1.606,
ortaokullarda 162, liselerde 514 öğretmen
görevlidir. Ayrıca Samsun’daki Ondokuz Mayıs
İlniversitesi’ne bağlı Sinop Su Ürünleri
Yüksekokulu da eğitim vermektedir
TURİZM Hititler tarafından
kurulan, Pontos- lular’a başkentlik eden Sinop,
M.O3000 yıllarından başlayıp günümüze değin
uzanan uygarlıkların izlerini taşır. Sinop
tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle
turizm potansiyeli olan yörelerdendir.
Sinop gezi, turizm yazıları
Sinop gezi rehberi,
Sinop
festival ve şenlikler,
Sinop tarihi
yerler, Sinop
Gezisi,
Sinop Festival takvimi
SİNOP TARİHİ
VE TURİSTİK YERLER Sinop Kalesi:
Boztepe Yarımada- sı’nın en dar yerinde,
Gaskalılar tarafından yapılan kale, Pontoslular,
Romalılar, BizanslIlar, Selçuklular ve Os-
manlılar’ca da kullanılmış ve onarılmıştır.
Kalenin iç burçları Selçuklu sultanı Izzeddin
Keykâvus I tarafından 1215-18 arasında
yaptırılmıştır. Güneydeki içkale, Meşrutiyet’ten
sonra Itti- had ve Terakki Partisi muhalifleri
için bir bir hapishane olarak kullanılmıştır.
Savunma hendekleriyle çevrili Sinop Kalesi,
bugün de ayaktadır. Kenti çev-releyen kale
duvarlarının uzunluğu 2.050 m, yüksekliği 20-25
m, genişliğiyse 3 m’dir. Kalenin içinde bir cami
vardır. Balatlar Kilisesi: M.S. 660’lı
yıllarda BizanslIlar tarafından yaptırılan
kilise, Bizans tuğla ve taş işlemeciliğinin en
güzel örneklerindendir. Kilisedeki fresklerin
bir bölümü günümüze ulaşabilmiştir. Serapis
Tapınağı: Şehitler Parkı içindedir, Helenistik
çağda inşa edil-miştir. Roma döneminde de
kullanıl-mıştır. 1954’teki arkeolojik kazılarda
ortaya çıkarılan tapınaktan küçük ka-lıntılar
ele geçmiştir. Paşa Tabyası: Sinop Yarımadası
üzerinde, 19. yüzyıl başlarında, Os-manlIlar
tarafından yaptırılmıştır. Yarım ay şeklindeki
tabya, 11 top ayağı, cephanelik ve mahzenlerden
oluşan bir yapıdır. Alâaddin Camii (Ulu
Cami): Kentin ortasındadır. 1214’te Selçuklu
sultanı izzeddin Keykâvus I tarafından yapımı
başlatılan cami, Selçuklu veziri Mûi- nüddin
Süleyman Pervane tarafından 1267’de
tamamlatılmıştır. 1385’te Can- daroğlu Bayezid
tarafından büyütülen camiin planı Güneydoğu
Anadolu ca- milerininkine benzer. Enine
düzenlenen ibadet yeri ve beş kubbeden oluşan
camiin bahçesinde, bir şadırvan ve
Isfendiyaroğulları’na ait bir türbe yer alır.
Cezayirli Ali Paşa Camii: Hıdırlık
Tepesi’ndedir. Bir Selçuklu eseri olan cami,
1876’da Cezayirli Ali Paşa, 1898’de de padişah
Abdülhamid tara-fından onartılmıştır.
Meydankapı Camii: Sakarya Cad- desi’ndedir, Şeyh
Ömer Efendi tarafın-dan yaptırıldığı sanılan
cami, 1878’de mutasarrıf Ahmed Kâmil Paşa
tarafın-dan onartılmıştır. Ahşap minaresi Sinop
minarelerinin en ilginç olanlarından biridir.
Süleyman Pervane (Alâiye) Medre-sesi: Sinop
kentinin ortasındadır. 1262’de Selçuklu veziri
Mûinüddin Sü-leyman Pervane tarafından
yaptırılmış-tır. içinde eyvan, geniş bir avlu ve
şa-dırvan vardır. Avlunun her iki yanında
sütunlu revak ve 16 oda yer alır. Seyid Bilal
Türbesi: Hıdırlık Tepe-si’ndedir. 10. yüzyılda
Arap komutan-larından Seyid Bilal için
yaptırıldığı sa-nılıyor. Duvarlarında yazılar
bulunan türbedeki sanduka, işlemeli
parmak-lıklarla çevrilidir. Türbe, Sinoplular’ın
ziyaret ve adak yerlerindendir.
isfendiyaroğulları Türbesi; Sinop kentinin
ortasındadır. 1439’da isfendi- yaroğulları’ndan
isfendiyar Bey tarafın-dan yaptırılmıştır.
Türbenin içinde Is- fendiyaroğuiları soyuna ait
on sanduka vardır. Sandukalar Türk taş
işleme-ciliğinin en güzel örneklerindendir.
Sinop Müzesi: Sinop ve çevresindeki arkeolojik
kazılardan elde edilen 7.000’i aşkın eserin
sergilendiği müzede tarih öncesi ve tarih
çağlarına ait arkeolojik ve etnografık eserler
vardır. Bunların en önemlileri altın varakla
süslü ikonalardır. Şehitlik ve 1854 Anıtı:
Cumhuriyet Meydanı’ndaki parkın içindedir. 1854
Osmanlı-Rus Savaşı’nda şehit düşen Türk
denizcilerinin anısına yapılmıştır. Dört köşeli
bir sütun halinde yükselen anıtın üzerinde bir
yazıt vardır. Bu sa-vaşa ait şehitlik ise Seyid
Bilal Tepe-si’ndedir. Rıza Nur Kitaplığı:
Zeytinlik Mahal- lesi’ndedir. Tarihçi ve siyaset
adamı Dr. Rıza Nur tarafından kurulmuştur.
Kütüphanede 40.000 cilt seçme kitap vardır.
Balıkçılar Barınağı: Balıkçı tekne-lerinin
oluşturduğu büyüleyici görünü-mü, kafeleri ve
balık lokantalarıyla Si- nop’un en güzel
yerlerindendir. Orman Kampı: Sinop kentinin
gi-rişinde içliman’a bakan kesimde, çam
ağaçlarıyla kaplı bir alandadır. Kamp içinde
Orman İşletme Müdürlüğü’nün sosyal tesisleri
vardır. Kamp, hem pik-nik yapılabilen hem de
denize girilen bir dinlence yeridir. Yuvam
Kampı: Sinop Belediyesi’- ne ait kampta, eğlence
ve dinlenme te-sislerinin yanında bir de kamping
var- d!r. Öztürkler Kampı: Son derece güzel
ve temiz bir plaja sahip olan kampta lokantalar,
gazinolar ve çeşitli konak-lama tesisleri.yer
alır. Karakum Özel İdare Tesisleri: İçii-
man’da, il merkezine 1,5 km uzaklıktaki
tesislerde, eğlence ve konaklama tesisleri
vardır. Hamsaroz Koyu: Karadeniz’in, kara
içlerine en çok sokulan toylarındandır. Kefal,
karagöz ve kaya balıklarının bol olduğu koy, dip
avcılığına da elverişlidir. Akliman: Sinop
otogarından başla-yarak batıya doğru uzanan kıyı
şeridi-nin uzunluğu 15-20 km’dir. Akliman, 15-20
m genişliğindeki tertemiz kum-sallarıyla
ünlüdür. Sarıkum: Doğal güzellikleriyle, kara
ve deniz avcılığı için bulunmaz bir yerdir.
Sinop’un Gerze, Ayancık ve Bo-yabat ilçelerinde
de birbirinden güzel plajlar ve mesireler
vardır. İÇMELER VE KAPLICALAR
Şifalı su kaynakları bakımından zengin
bir il olan Sinop’ta Acısu, Ka-raçayır,
Domuzdamı Madensuları, Ger-ze, Acısuyu ve
Boyabat Kaplıcası çok rağbet görür. Soğuksu
(Şifalı Su): Sinop - Boya-bat karayolunun 47.
kilometresindedir. Çevresinde çeşitli doğal
güzellikler bulunan Soğuksu, sindirim sistemi ve
mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Boyabat
Kaplıcası: Boyabat’taki kaplıcanın 22°C
sıcaklıktaki suları, ro-matizmaya ve ağrılı
hastalıklara iyi gelir. KÜLTÜREL
YAŞAM Sinop ilinde sahne sanatları
(tiyatro, opera, bale vb.) alanında yerleşik
profesyonel topluluklar yoktur, ildeki müzik
etkinlikleriyse, Belediye Kon servatuvarı
bünyesindeki Türk halk ve Türk sanat müziği
korolarının etkinlik-leriyle sınırlıdır. Bazı
okullarda amatör-ce tiyatro, müzik ve halk
oyunları ça-lışmaları yürütülür. ilde, resim
ve fotoğraf sanatlarıyla uğraşanların ürünleri
İl Özel İdare Müdürlüğü’ne ait galeride
sergilenir. ildeki sinema salonlarının tümü
halkın ilgisizliği yüzünden kapatılmıştır.
Sinop’ta edebiyatla uğraşanlar ürünlerini yerel
gazete ve dergilerin yanı sıra, Ankara İstanbul
gibi kültür merkezlerinde yayımlanan gazete ve
dergilere gönderirler. GELENEKLER VE
TÖRELER Halkı oldukça dindar olan Sinop
ilinde, çeşitli batıl inançlara da rastlanır,
Seyyid Bilal Dede, Sazlı Dede, Ci- nikli ve
Yeşil türbeleri, Aynalı Kadın ve Pervane Dede
halkın çeşitli dileklerinin gerçekleşmesi için
gittiği ziyaret yerleridir. Cin, peri gibi
doğaüstü ya-ratıkların yaşadığı kabul edilen
mezar-lık, samanlık, akarsu kıyısı gibi yerlere
“sahipli” denir. Buralardan yalnız geçmemeye
dikkat edilir, geçerken dualar okunur.
DÜĞÜN, DOĞUM VE ÖLÜM GELENEKLERİ
Yörede gençler evlenmek istedik-lerini yemek
yememe, babanın ayak-kabısını ters çevirme ya da
birbirine çi-vileme gibi davranışlarla
belirtirler. Genç erkeğin annesi ve kadın
akrabaları kız bakmaya çıkarlar. Kadınlar
arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlanırsa,
erkeklere durum bildirilir. Çevrenin önde gelen
kişileriyle kız istemeye gidilir. Görüşmeler
sonunda olumlu yanıt alınırsa, hindi ya da
horozla pişirilen “söz pilavı" yenir. Nişanda,
kız evine içinde gümüş yüzük bulunan bir tepsi
baklava daha gönderilir. Düğünden önceyse, kız
ve erkek tarafı birbirlerine börek gönderir,
buna “ekmek değişimi” denir. Okuyucular
“okurluk” adı verilen küçük ekmeklerle konukları
düğüne davet ederler. Davetliler, düğün evine
yakın bir yerde toplanır, buna “posta olma” adı
verilir. Silah atılarak davulcu istenir.
Karşılama havalarıyla posta yola çıkar, düğün
evine gelindiğinde konuklar armağanlarını
verirler ve yemeğe oturulur. Akşama kadar
eğlenceler, yarışmalar düzenlenir. Kadınlar
arasında “kete çağırma”töreni yapılır ve erkek
tarafının konukları maniler eş-liğinde
hediyelerini iki genç kızın elinde bulunan
kalbura koyarlar. Kız evinde de kına yakılır.
Ertesi sabah yola çıkan gelin alayı, gelini
alabilmek için “kapı parası” verir. Kız babası
erkek tarafına hediye olarak büyükbaş bir hayvan
verir. Çeşitli yarışmaların, eğlencelerin
düzenlediği düğün, akşama dek sürer. Yatsı
namazından sonra sağdıçlar gelinle damadı bir
araya getirir, buna “odalama” denir. Gelin
“söyletmelik” adı verilen armağanı almadan
damatla konuşmaz. Loğusayı baharat serpilmiş
“eş” (plasenta) üzerine oturma geleneği vardır.
Kısırlıkta, kadınlar "Satıtaş” adlı kayada dua
eder, taşı öperler. Doğumu kolaylaştırmak için
gebeyi su üzerinden atlatma, silah atma,
battaniye ya da kilimle sallama, kocasının
elinden su içirme uygulamalarına da rastlanılan
Sinop’ta doğumdan sonra “beşik töreni”
düzenlenir. FOLKLOR Köklü
bir kültürel birikime sahip olan Sinop ilinde
Yesari, Rasim, Burhanı gibi ünlü halk şairleri
yetişmiştir. Maniler, atasözleri, deyimler,
bil-meceler, dualar ve beddualar bakımından
zengin olan Sinop folkloru, kentin adına ve doğa
olaylarına ilişkin pek çok efsaneyi de kapsar.
Bunlardan biri olan Sarıkum Gölü efsanesine
göre, bir zamanlar gölün olduğu yerde bir köy
vardır. Bir gün köye bir derviş gelir ve evinin
önünü süpürmekte olan bir kadından kendisini
doyurmasını ister. Kadın, kocasının değirmene
gittiğini, unları, katıkları bulunmadığını,
çocuklarını doyurmak için ateşe külden çörek
attığını söyler. Ermiş kadından ateşteki çöreği
getirmesini ister. Kadın çöreği getirir. Ermiş
çöreği kırar, çörek mis gibi buğday ekmeği
olmuştur. Ermiş çöreği uzatır “Çocuklarına ver,
yesinler” der ve sonra da kadını atının
terkisine alır, arkasına bakmamasını söyler. Bir
süre gittikten sonra kadının aklına çocukları
gelir, arkasına bakar ve köyün sular altında
kaldığını görür, ağlayıp, dövünür. Ermiş, kadına
sözünde durmadığı için “taş ol” diye beddua
eder. Kadın attan düşer taş olur, köyün yerinde
de Sarıkum Gölü oluşur. Karşılama ve horon
bölgesi olan Sinop halk oyunlarında Karadeniz ve
İç Anadolu bölgelerinin etkisi görülür. Bu
nedenle zeybek türü havalara ve türkülere de
rastlanır. Bağiama, kemençe, kemane, zurna,
davul, tef, kaşık gibi müzik aletleri eşliğinde
söylenen yöre türkülerinin bazıları şunlardır:
“Kaleden İndim Bu-gün”, “Entari Aldım Kırkbeşe”,
“Şeftali Ağaçları”, “Kumkapının Kilidi”, “Bük
Dibinde Yatarım”. Yörede geleneksel kadın
giyimi, fes, yemeni, iç gömleği ve “paça” denen
şalvar gibi giysilerden oluşur. Erkekler ise
“arçin” ya da takke ta-kar, dik yakalı mintan,
“zıpka”, yelek ve kara çizme giyer, yün kuşak
bağlarlar. Lapçın, çarık, kundura, kara
lastik yörede yaygın olarak kullanılan
ayak-kabılardır. YÖRESEL YEMEKLER
Unlu yiyeceklerle, meyve ve balık tüketiminin
yaygın olduğu Sinop’ta kestane, ayva gibi
meyvelerden yemek de yapılır. Pasta, pide, börek
türü yi-yeceklerin çok tüketildiği Sinop ilinin
yöresel yemeklerinden bazıları şunlar-dır:
“Nokul”, mısır pastası, kaşık çı-kartması,
“çipsi”, pilaki. Nokul: ince açılan yufkaların
içine kıyma, ceviz içi ya da kuru üzüm konur ve
sarılarak tepsiye yerleştirilir. Üstüne
çırpılmış yumurta sürülüp çö- rekotu
serpildikten sonra da fırına verilir. Pilaki:
“Labada”, maydanoz ve de- reotuyla pişirilen
bulgur pilavının üstüne küçük parçalar halinde
tuzlu palamut yayılır. Kaşık Çıkartması
(Mamalikose): Bir tencere suya katılan buğday
unu ka-klaşıncaya değin karıştırılarak
pişirilir. Başka bir tabağa “keş” (kurutulmuş
çökelek), ceviz ve toz şeker serpilir,
hazırlanan hamur da bunun üzerine kaşıkla
yayılır. En üste bir kat keş, ceviz ve şeker
daha konup, üstüne eri-tilmiş tereyağı dökülür.
SPOR Sinopluların öteden
beri güreş, cirit, at yarışı, özellikle de su
sporlarıyla uğraştığı bilinir. Modern sporlar
ise yöreye Cumhuriyet’ten sonra girdi.
1942'de il merkezinde kurulan Gençlikspor ile
1944’te oluşturulan ve ilin adını taşıyan
Sinopspor, ilin ilk ku- iüplerindendir. 1945’te
Ayancıkspor, 1952’de Gerze Gençlik, 1954’te Boya
bat Çeltik Gençlik, 1960’ta Ayancık Ormanspor,
1962’de Ayancıkspor, 1970’te Gerze Köşkspor,
1972’de Si-nop Avcılık İhtisas, 1976’da Yelken
İh-tisas, 1979’da Sinop Gençlik ve Sinop- gücü,
1980’de Türkelispor, 1981’de İd-manyurdu
kulüpleri kuruldu. ilin futbolda tek
profesyonel tem-silcisi 3. Lig’de oynayan Sinop
Köy Hizmetlerispor’dur. ilde lisanslı 496
futbolcu vardır. Güreş oldukça yaygındır.
Lisanslı 30 güreşçinin bulunduğu ilden 1938’de
Türkiye üçüncüsü olan Mehmet Çil, Murat Mert,
1971’de Sakarya’daki grup şampiyonasında birinci
olan Kutlay Çaçay gibi güreşçiler yetişti.
Voleybol ve basketbol sevilen spor
dallarındandır. Eski basketbolcu, Ga-latasaray
kulubü başkanlarından Prof. Dr. Ali Uras
Sinoplu’dur. İlde kayıkhane ve yelken kulubü
vardır. Lisanslı 17 yelkenci bulunmak- tadır.
Gençlik ve Spor Bakanlığı veri-lerine göre ilde
lisanslı yüzücü yoktur. Judo ve karate
dallarında çalışanlar olduğu halde tekvando
dalında etkinlik gösterilmez. Geçmişte büyük
rağbet gören bi- nicilik ve ciritse kaybolma
noktasına gelen sporlardır. 1982’ye oranla
sporcu sayısı azalmıştır (1982’de 1.863 olan
lisanslı sporcu sayısı 1991’de 395’i ba-yan
olmak üzere 1.563’e düşmüştür). SPOR
TESİSLERİ Merkezde 2.500 kişilik
stadyum, 1. 500 kişilik Atatürk Spor Salonu,
ka-yıkhane ve lokali, futbol sahası, hizmet
binası ve lojman; Ayancık’ta 1.500 kişilik
stadyum; Boyabat’ta futbol sahası ve yapımı
süren 500 kişilik spor salonu; Gerze’de 750
kişilik futbol sahası; Türkeli’de futbol sahası
vardır.
Sinop Kültür,
folklor
Sinop halk oyunları,
Tini mini hanım, Sinop kitaplari,
Sinop
Halk edebiyatı, atasözleri, türküler,
Helesa Yalessa
- Sellim Sayma geleneği,
Sinop
Karadeniz Türküleri, mp3 indir, karadeniz mp3,
download,
Sinop adet
ve gelenekler,
Sinop el
sanatları,
Sinop yemekleri
Sinop Web Haber kaynakları
Sinop
Siteleri, Sinop Gazete, haber linkleri
Sinop 5 Günlük Hava Tahmini Sinop Hava
Durumunu Öğren

Karalahana Karadeniz
Forumda SİNOP
Sinoplular buraya
Sinop Haritası

Daha Büyük Haritayı
Görüntüle
Sinop fotoğrafları
Hazırlanıyor
Sinop rehberi
Hazırlanıyor |
| |
|
| |