Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

 

 MÜZİK

 TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

 AJANDA

 

 

LİNKLER

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 

 TV SEYRET, FREE TV

karalahana karadeniz gazete, karadeniz gazetesi, karadeniz haber
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz Gazetesini okuyabilirsiniz.

Önemli linkler, gazete oku, tv seyret
 Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek, tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.lahana.org
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.

 






ARTVİN YUSUFELİ TARİHİ ESERLER

Özel Arama
 

ARTVİN YUSUFELİ TARİHİ ESERLER KİLİSELER Kılıçkaya kalesi


Makale: Taner Artvinli

Armaşen Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Esendal (eski adı: Armaşen) köyündedir. Kitâbesi bulunmayan kale, muhtemelen ortaçağda inşa edilmiştir. Köyün yanında, yüksekçe bir anakayanın üzerinde bulunmaktadır. Moloz taştan olan surları kısmen ayaktadır.


Ersis Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Kılıçkaya (eski adı: Ersis) beldesindedir. Kitâbesi bulunmayan yapı, muhtemelen ortaçağda inşa edilmiştir. Köyün zirvesini teşkil eden vadinin sonunda, meskûn mahalden uzak, etrafı çam ağaçlarıyla kaplı, çevresindeki yaylaları ve köyleri koruma ve yol ağını kontrol altında tutma amacıyla kurulan, giriş yönü hariç, diğer cephelerden oldukça korunaklı anakaya üzerinde bulunmaktadır. Kulesi ve surları günümüze sağlam olarak ulaşmıştır. İç donanımı bozulmuştur.


İşhan Manastırı. Artvin’in Yusufeli ilçesinin İşhan köyündedir. Köyün içinde, kuzey-güney doğrultusunda uzanan düz bir arazinin üzerinde kurulmuş olan manastır, günümüze kilise ve kuzeybatı yanında bulunan şapelle ulaşmıştır. Ayrıca kilisenin batı haç kolunun kuzey cephesine bitiştirilmiş ek mekânı bulunmaktadır.
Yapı, ilk kez 7. yüzyılın ortasında inşa edilmiştir. Zamanla yıkılan ilk yapının yerine, 951 tarihli bir el yazmasına göre 9. yüzyılın ilk yarısında, Bagratlılar’ın yönetiminde Rahip Saba’nın önderliğinde bugünkü manastır kurulmuştur. Bunu kuzeybatı ek mekânda bulunan ve 954/955 tarihlerine verilen Gürcüce kitâbe de desteklemektedir. Bu kitâbeden anlaşıldığına göre manastır; 917 yılında faaliyettedir ve muhtemelen kuzeybatı ek mekân 954/955 yılında kiliseye eklenmiştir.
Güneybatıdaki şapel, portalinde bulunan kitâbesine göre 1006 yılında Aziz Meryem Ana adına Kral I. Gurgen (975-1008) tarafından yaptırılmıştır.
Kilisenin güney portali, üzerinde bulunan kitâbeye göre 1014-1027 yılları arasında eklenmiştir. Güney cephesinde yer alan 1032 tarihli bir başka kitâbeye göre de kilisenin çeşitli yerleri onarım geçirmiş, manastır 11. yüzyılın başından itibaren Piskoposluk makamına yükseltilmiştir.
17. yüzyıla kadar işlevini sürdürdüğü kabul edilen manastır, Osmanlı-Rus Savaşından önce bir süre kışla olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılın sonlarında batı haç kolu camiye dönüştürülerek, 1983 yılına kadar ibadet yeri olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde kilise ve yanındaki Meryem Ana Şapeli herhangi bir amaç için kullanılmamaktadır. 20. yüzyılın başında, apsis eksedrasının onarım geçirdiği anlaşılmaktadır.
Manastırdan günümüze 4 adet Gürcüce kitâbe ulaşmıştır. Bunlardan üç tanesi kilisenin farklı yerlerinde, bir tanesi ise Meryem Ana Şapeli’nin portalinde bulunmaktadır.
Manastırın asıl yapısı olan kilise haçvari planlı olup, 34.95 x 20.75 m. ölçülere sahiptir. Düzgün kesme taşla inşa edilmiştir. Naos’un üzerini örten yüksek kasnaklı kubbesi oldukça kalın tutulmuş payeler üzerine oturtulmuş olup, dıştan konik külahı dikkat çekmektedir. Apsis düzenlemesi de diğer kiliselere göre farklıdır. Yer yer bozulmuş olsa da iç duvarlarının tümü freskli süslemelerle hareketlendirildiği anlaşılmaktadır. Özellikle kubbenin iç yüzeyine işlenen “haçın göğe yükseltilişi sahnesi” hala canlılığını muhafaza etmektedir. Dış cephelerindeki kabartmalı süslemelerinden en dikkat çekici olan, güney cephesinin pencere pervazını oluşturan “ejder-arslan mücadelesi”dir. Yapılara ilişkin şu yöresel tesbit “İşhan’ın nakışı, Parhal’ın bakışı ve Öşvank’ın oturuşu” kilisenin önemini dillendirmeye yetmektedir. Doğu hariç diğer üç yönde birer kapısı bulunmaktadır.
Meryem Ana Şapeli: Kilisenin hemen yanında (güneybatı) bulunmaktadır. Doğu-Batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olan yapı, 10.30 x 5.70 m. ölçülerinde olup, tek nefden oluşmaktadır. Düzgün kesme taştan inşa edilen yapı, semerdam çatı ile örtülmüştür. Kapı girişinde ve pencerelerinde plastik süslemeleri bulunmaktadır.

Parhal (Altıparmak) Manastırı. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Altıparmak (eski adı: Parhal) köyündedir. Manastırdan günümüze sadece kilisesi ulaşmış olup, yapı köyün içinde bulunmaktadır. Yapının ilk planı E. Takaşhvili ve ekibi tarafından 1917 yılında çizilmiştir. Takaşhvili’nin planından, yapının orijinalinde güney cephe kapısının dışa hayli taşıntı yapan sundurması ile batı cephesine sonradan eklenen narteksin varlığı anlaşılmaktadır.
973 tarihinde yazıldığı bilinen “Parhal İncili”ne göre manastır Vaftizci Yahya adına, Bagratlı Krallarından II. Bagrat (958-994) döneminde inşa edilmiştir. Büyük Aleksandır zamanında (1412-1442) kilisenin güney cephesine kapı sundurması eklenmiştir. Yine kilisenin güney cephesinin üst arkadlarında bulunan kitâbelere göre 15. yüzyılda yapı tamirat geçirmiştir. Ayrıca, Atabek IV. Kvarkvare zamanında, muhtemelen 1518 yıllarında kilisenin batısına narteks eklendiği gibi, kilise de restore edilmiştir. Yörenin İslâmlaşması ile birlikte, kilise camiye çevrilmiştir ve halen mahalle camisi olarak kullanılmaktadır.
Kilise üç nefli bazilikal planlı olup, dıştan 28.55 x l8.65 m. ölçülere sahiptir. Plan açısından adeta aynı ustanın elinden çıkmışçasına Tekkale kilisesine benzerlik göstermektedir. Ayrıca, ondan daha iyi korunarak günümüze ulaşmıştır. Semerdam çatı örtüsü yapı için özel olarak hazırlanan taş plakalardan elde edilmiştir. İçteki freskli süslemeler kısmen badana ile kapatılmıştır. Dış cephelerinde, Tekkale kilisesinden daha zengin plastik figürlü süslemelere sahiptir. Güney cephesinin üstteki yalancı kemerler arasında kırmızı doğal boyayla yazılan Gürcüce yazıtı dikkat çekmektedir. Dörtkilise’de olduğu gibi pencereler yapının büyüklüğüne göre küçük tutulmuştur.
Manastırdan günümüze sekiz kitâbe ulaşmıştır. Bunlardan birincisi kilisenin batı cephesindeki kapının güneyinde bulunan dikdörtgen pencerenin alınlığında; Bitkisel ve haç motifinden oluşan süslemeli taşın yüzeyine kabartma biçiminde işlenmiş, tek satırlık Gürcüce yazıttır. Diğerleri ise kilisenin güney cephesinin üst katında, buradaki duvar arkadlarının doğudan yedi tanesinin içine kırmızı renkli doğal boya ile Gürcüce yazılmıştır. Bunların dışında batı cephesindeki portalin kuzeyinde bulunan pencere kemeri üzerinde kazıma tekniği ile işlenmiş önemsiz bir yazıt daha bulunmaktadır.

Nihah Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Yokuşlu (eski adı: Nihah) köyündedir. Kale, meskûn mahalden uzak, dere yatağının yanında, meyilli bir arazi üzerine kurulmuştur. Zirve yerinde kare planlı kulesi dikkat çekmektedir. Kapısı ve surları kısmen ayaktadır. Surları vasıfsız taşla inşa edilmiştir ve yer yer mazgal pencere yerleştirilmiştir. Kitâbesi bulunmayan yapı, muhtemelen Ortaçağda inşa edilmiştir.


Oşnak Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Köprügören (eski adı: Oşnak) köyündedir. Köyün yakınında bulunan yapı, vadilerin kesiştiği yerde, yüksekçe bir tepe üzerindeki anakaya üzerine kurulmuştur. Dikdörtgen planlı tek kuleden oluşmaktadır. Köşeleri düzgün taş, cepheleri moloz taş örgülüdür. Üst kısmı yıkılmıştır. Kitâbesi bulunmayan yapı, muhtemelen Ortaçağda inşa edilmiştir.


Öğdem Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Öğdem köyündedir. Kitâbesi bulunmayan kale, muhtemelen ortaçağda inşa edilmiştir. Köyün yakınında, yüksekçe bir anakayanın üzerinde bulunmaktadır. Kuleye sahip olmayan kalenin surları yıkılmıştır.


Peterek (Çevreli) Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Çevreli (eski adı: Peterek) köyündedir. Kale, Çevreli köyünün arkasında, vadiye hakim tepe üzerindeki anakayaya yerleştirilmiştir. Kitâbesi bulunmayan yapı, muhtemelen Ortaçağda Bagratlılarca inşa edilmiştir. Batı yönünde silindirik planlı yüksekçe bir kulesi bulunmaktadır. İçte suyu depolamak amacıyla yapılan sarnıcı yer almaktadır. Düzgün olmayan taşla inşa edilen surları kısmen ayaktadır ve burçlarla takviye edilmiştir. Yörenin önemli kalelerindendir.


Savangin Mağarası. Artvin’in Yusufeli ilçesindeki bu prehistorik mağaraya Kılıçkaya beldesinden Bakırtepe-Avcılar köylerine bağlantı sağlayan köy yolunun 28. km.’sinde araçtan inerek yaklaşık 3 km. kuzey yönünde alçalan vadi boyunca yayan gidilerek ulaşılmaktadır. Mağara meskûn mahalden uzak, Alanbaşı köyünün Aslanlı mahallesine ait bir mezrada bulunmaktadır. İlk kez 1995 yılında Yrd. Doç. Dr. Osman Aytekin tarafından tesbit edilen mağara; doğu yönünde arazi seviyesinde olmak üzere iki kademeli kaya kütlesinin batıya bakan yüzünde ve yanından geçen dere yatağından yaklaşık 25 m. yükseklikte bulunmaktadır. Batıya bakan mağara açıklığına güney yönünden geçilmekte olup, açıklık 10.60 m., yükseklik ise 6 m.dir. Kuzey yönünde yükselerek derinleşen ve genişleyen mağara, düzgün olmayan dikdörtgen plan göstermektedir. Dip kısmında çökme sonucu oluşan moloz yığınlarının yanı sıra, iç yüzeyi tamamen is tabakası ile kaplıdır. Mağaranın asıl önemi, girişin hemen üstünde 35 x 50 cm. ebatlarındaki figürlü yazıtıdır. Runik yazısı olarak tahmin edilen bu yazıt, çeşitli hayvan ve insan figürlerinden oluşmaktadır. Yazıt netleştirilebilirse yöredeki ilk Türk yerleşmesine tanıklık edecektir.


Tekkale Dağ Manastırı. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Tekkale (eski adı: Dörtkilise) köyündedir. Tekkale Manastırı’ndan kuzeybatı yönünde yükselen vadinin doruğunda, etrafını ladin ve göknar ağaçlarının kapladığı ıssız bir mahalde bulunmakta olup, yaklaşık 1.5 saat yayan yürünerek ulaşılmaktadır. Kuzey ve batısındaki ek yapılarla kiliseden meydana gelmiştir. Söz konusu küçük boyutlu ek yapılar yıkılmış olmasına rağmen, kilise halen ayaktadır. İnziva amaçlı olabileceğini düşünülen Tekkale Dağ Manastırının 10. yüzyılda Bagratlılar’ca yapıldığı anlaşılmaktadır. Hangi tarihe kadar kullanıldığı bilinmemektedir. Günümüzde meskun mahalden hayli uzakta ve ıssız bir mahalde bulunduğundan yörenin İslâmlaşmasının ardından herhangi bir amaç için kullanılmamıştır.
Bodrum üzerine yükselen yapı tek nefli ve dikdörtgen planlı olup, dıştan 11 x 6.50 m. ölçülere sahiptir. Üst kısmının kuzeyden bir kapısı bulunmaktadır. Yapının önemli kısımlarında düzgün, diğer yerlerinde ise kaba yonu taşları kullanılmıştır. İçten beşik tonoz, dıştan kırma çatıya sahiptir.
Kuzey cephesinde, cephe taşının yüzeyine kazıma tekniğinde işlenmiş Gürcüce bir kitâbesi bulunmaktadır. Tercüme edilebilecek durumda değildir.

Tekkale Kalesi. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Tekkale (eski adı: Dörtkilise) köyündedir. Kitâbesi bulunmayan kale, muhtemelen ortaçağda Bagratlılarca inşa edilmiştir. Yapı, köye çıkmadan, yolun kenarında bulunan yüksekçe bir anakayanın üzerinde bulunmaktadır. Doğu ucunda küçük bir şapeli yer almakta olup, düzgün kesme taştandır. Batı yönündeki kulesi kısmen ayaktadır. Sur duvarları yıkılmıştır.


Tekkale Manastırı. Artvin’in Yusufeli ilçesinin Tekkale (eski adı: Dörtkilise) köyündedir. Köyün mezrasında, meskûn mahalden uzak, vadinin içinde bulunan manastır, kompleks bir yapı olup, kilise, trapeza ve seminer odası ile bu yapı topluluğunun güneydoğusunda ayrı olarak inşa edilen şapelden oluşmaktadır.
1031 tarihli Gürcü el yazmasına göre manastır ileri gelen din adamlarından Matiminsky, İvory, İoannes ve Euthemios tarafından, muhtemelen 9. yüzyılın sonunda, Bagratlılar döneminde kurulmuştur.
Manastırı oluşturan yapıların aynı dönemde mi yoksa farklı dönemlerde mi tasarlandığı ve hangi yüzyıla kadar işlevini sürdürdüğü tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde herhangi bir amaç için kullanılmayan manastır kendi kaderiyle başbaşa terkedilmiş durumdadır.
Manastırdan günümüze iki kitâbe ulaşmıştır. Bunlardan en önemlisi kilisenin batı cephesinde olup, galerinin üst katına giriş sağlayan kapı kemerinin sağ köşesinde, kazıma tekniği ile oluşturulan üç satırlık Gürcüce kitâbedir. Diğeri ise yine kilisenin güney cephesinde, cephenin doğu köşesinde tabana yakın kısımda, cephe taşına kazıma tekniği ile işlenmiş altı satırdan oluşan Gürcüce kitâbedir. Söz konusu kitâbe günümüzde okunamayacak duruma gelmiştir. Bunların yanı sıra kilisenin batısında bulunan Trapeza yapısının içinde, doğu ve batı duvarında, üzerinde haç motifi ve “David” yazısının okunduğu belirtilen üç ayrı yazıttan da söz edilmektedir. Araştırmalarımızda bu kitâbelere tesadüf edilmemiştir.
Manastırın odak noktasını teşkil eden kilise üç nefli bazilikal planlı olup, 28.40 x 18.65 m. ölçülerindedir. Düzgün kesme taşla inşa edilmiştir. Kırma çatılı ve marsilya kiremiti ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. İşhan kilisesinden farklı olarak apsisin her iki yanındaki pastoforion odaları burada iki katlı olarak düzenlenmiştir. Neflerin üzeri içten beşik tonoz örtüye sahiptir ve 8 adet haçvari payeye oturtulmuştur. Geniş tutulan orta nefin batı kısmı iki kattan oluşan galeri şeklinde düzenlenmiştir. Kapı sistemi İşhan kilisesinde olduğu gibi, üç girişi bulunmaktadır. İçteki freskli süslemelerin ekseriyeti bozulmuştur. Ancak apsis yüzeyindeki pencere açıklığının kemerine madalyon şeklinde işlenen ve elinde kilise maketini tutan figürün Azize Nino’nun olabileceği tahmin edilmektedir. Dış cephelerinde az da olsa plastik süslemelere yer verilmiştir.
Trapeza (Yemekhane): Kilisenin batısında yer alan narteksin batısında olmak üzere doğu-batı doğrultusunda uzanan ve kuzey cephesi yanındaki seminer odası holu ile sınırlanan, 7.70 m. uzunluğunda ve tek nefden oluşmaktadır. Malzemesi kiliseye göre daha kalitesizdir. Beşik tonozlu örtüye sahip olduğu anlaşılmakta ancak çatısı tümüyle yıkılmıştır. Süsleme açısından önemli bir özelliği yoktur.
Seminer Odası: Kilisenin kuzeybatı bölümünde yer alan yapı, doğu-batı doğrultusunda iki nefden oluşmakta olup, dıştan 23.50 x 14.60 m. ölçülere sahiptir. Asıl giriş yeri doğudan olmak üzere üç kapısı bulunmaktadır. Ortadaki dört adet serbest payeye oturtulan beşik tonozlar yıkılmıştır. Beden duvarları vasıfsız taşla örülmüştür. Süsleme açısından herhangi bir özelliği bulunmamaktadır.
Şapel (Küçük Kilise): Kilisenin çok yakınında bulunan şapel, dıştan 10.50 x 6.15 m. ölçülerinde olup, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, bodrumu ile birlikte iki kattan ve tek nefden oluşmaktadır. Yapı, taş ve tuğladan meydana gelen almaşık örgüye sahiptir. Tonoz örtüsü ve çatısı yok olmuştur. Asıl kısma batıdan girilmektedir.

Yusufeli Linkleri

Yusufeli


 
 

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır