Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 MÜZİK

 TARİH

 KİM KİMDİR

 DİLBİLİM 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

 AJANDA

KARADENİZ GAZETELERİ

 

 

LİNKLER

 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

 KARADENİZ BÖLGESİ

Karadeniz haber, deneme

DOSTLAR

 

Karadeniz gazete okuyun

karalahana karadeniz gazete, karadeniz gazetesi, karadeniz haber
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz Gazetesini okuyabilirsiniz.

Önemli linkler, gazete oku, tv seyret
 Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek, tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için önemlilinkler.com
www.lahana.org
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.


KARADENİZ FOTOĞRAFLARI
Deeğerli Lahana forum üyeleri
Karadeniz fotoğraflarınızı  galerimizde otomatik olarak yayınlayabilirsiniz.
TIKLAYIN

KARALAHANA DA YAZAR OLUN


Yazılarınızı yayınlamamız için bize gönderebilirsiniz


Karalahana Karadeniz Radyo

kabak

KABAK VE KABAK YEMEKLERI


Hollywood filmleri aracılığıyla artık bizim de yakından tanıdığımız 'Cadılar Bayramı'nın vazgeçilmez simgesi ve aynı zamanda dekoru olan kış kabağına, eskiden 'helvacı kabağı' ya da 'kestane kabağı' da denirdi ama bu sebzeye verilen en yaygın isim, herkesin bildiği gibi 'balkabağı'dır. Kabak bir sıcak ve ılıman bölge bitkisi olup, Avrupa'ya Amerika'dan gitmiştir. Ülkemize ise 17. yüzyılda girmiş, Anadolu iklim şartlarına uyum sağlamış ve hızla çeşitlenmiştir. Pek sevilmiş, tüketimi büyük ölçüde artmış ve bugün Türkiye'yi kabağın ikinci anavatanı haline gelmiştir.

Geçmiş yüzyıllarda insanların beslenmesinde önemli rol oynayan bu gösterişli bitkinin ülkemizde en çok ceviz ve kaymak eşliğinde tüketilen klasikleşmiş tatlısı bilinir ve tüketilir. Oysa özellikle eskiden balkabağının yanı sıra sakız ve su kabağı adı verilen kabak cinsleri de çorba, yahni ve zeytinyağlı olarak pişirilir ve ayrıca çok sevilen bir börek içi malzemesi olarak da kullanılırmış.

KABAK ÜÇ TEMEL GIDADAN BİRİYDİ


Balkabağı çok eski dönemlerde Batı dünyasında ve özellikle Amerika yerlilerinin beslenmesindeki üç temel gıdadan biriydi. Lifli, nişastalı ve zengin vitaminli oluşu nedeniyle önemli bir besin kaynağı olan balkabağı, tarladan koparıldığı andan itibaren serin bir ortamda altı ay kadar bozulmadan saklanabilme özelliğine sahip. Soğuk depoculuğun henüz bilinmediği dönemlerin en önemli sorunlarından biri, yiyecekleri uzun süre ve sağlıklı bir şekilde muhafaza edebilmekti. İşte balkabağı dayanıklı bir bitki olması nedeniyle her evde tercih edilen bir sebze olmuş ve geçmiş dönemlerde hem tuzlu hem de tatlı yemeklerin hazırlanmasında yoğun olarak kullanılmıştı. Pişirme kaplarının henüz ortada olmadığı dönemlerde kabağın bizzat kendisi olma işlevini de üstlenebiliyordu. Geleneksel Arjantin mutfağında kabağın içi biraz oyulup, içine et konulur ve fırında ya da köz ateşinde bu şekilde pişirilirmiş. Yine eski tariflerden anlaşılmaktadır ki, kabağın içine süt, bal konulmuş ve bunlar köz üzerinde hep birlikte pişirilerek, güzel bir kabak tatlısı elde edilmiştir.

Bu yöntem Türk mutfağında da uygulanır. Anadolu'nun bazı köylerinde kabağın içine pekmez doldurulur, ayrıca içine çam fıstığı, badem, çeşitli kuru meyve ve bal konularak fırında pişirilip, balkabağı dolma tatlısı yapılır.

KABAK KULLANIMI AZALIYOR MU?
Günümüzde dünya mutfaklarında balkabağı kullanımı eskiye oranla daha az. Bunun en önemli nedeni ise, gıda dağıtım ve tedarik koşullarının artık çok daha kolay olması. Diğer önemli bir neden de mevsimlere bağımlı olan beslenme alışkanlığının artık terk edilmiş olması. Bu durum ister istemez, bugüne kadar yaygın olarak tüketilen birçok gıdadan uzaklaşılmasına yol açıyor. Batı'da balkabağı kimi zaman yaz mevsiminin sona ermesi nedeniyle düzenlenen festivallerde, ya da 'Cadılar Bayramı' gibi folklorik etkinliklerde bir çeşit dekor olarak boy gösteriyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde kasım ayı boyunca hemen her taraf, dükkânlar, sokaklar, evler balkabaklarıyla süsleniyor.

Ülkemizde ise balkabağı kış sofralarının aranan ve sevilen bir tatlısı olmaya devam ediyor. Ayrıca Akdeniz ve doğu Akdeniz bölgelerimizde kireç kaymağına yatırılarak yapılan kabak şekerlemeleri, giderek moleküler bir hal alan dünya mutfağına tam anlamıyla parmak ısırtıyor. Bu yılbaşında da cevizli, tarçınlı, pekmezli veya kaymaklı balkabağı tatlısı şüphesiz sofralardaki başköşesine kurulacak…

Kabak yemekleri tarifleri

KABAK YEMEKLERİ TARİFLERİ


Balkabağı Çorbası
Malzemesi:
250 gr balkabağı
1 adet kuru soğan
4 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı krema
1/4 demet dereotu
2 yemek kaşığı tuz
1 kahve kaşığı beyaz toz biber
2 su bardağı et suyu
Hazırlanışı:
Balkabağının yarısı rendelenip, diğer yarısı küçük küpler şeklinde doğranır. Tencerede tereyağı eritilir ve soğan eklenir. 2-3 dakika karıştırıldıktan sonra kabaklar ilave edilir. Hepsi birlikte 4-5 dakika kadar kavrulur, karışıma un eklenir. Beraber karıştırılarak soğuk süt ve et suyu dökülür, krema, tuz ve biberi eklenir. Bir taşım kaynadıktan sonra köpüğü alınır. 5-6 dakika ağır ateşte kaynatılır. Servis ederken dereotu serpiştirilir.

Balkabağı Broni
Malzemesi:
250 gr balkabağı
1 adet ince doğranmış
kuru soğan
1 adet ince doğranmış
çarliston biber
2 diş sarımsak
150 gr kıyma
5 yemek kaşığı yoğurt
4 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı tuz
1 kahve kaşığı beyaz toz biber
1 kahve kaşığı kırmızı toz biber
Hazırlanışı:
Balkabağı küp şeklinde doğranır. Tencerede yağ eritildikten sonra kabaklar eklenip sote edilir. Yumuşayınca kenara alınır. Tavada yağ eritilir, soğan ve sarımsak renk alıncaya kadar karıştırılır. Biber ve kıyma ilave edilip, kıyma pişene kadar kavrulur. Tuz ve biberi ekledikten sonra pişince kenara alınır. Diğer tarafta yoğurt iyice karıştırılır. Tavada tereyağ eritilir. Kırmızı toz biber eklenir, yağ yanmayacak kadar karıştırılır. Kabaklar servis tabağına alınır. Bir sıra dizilip üzerine kıyma harcı dökülür. Kalan kabaklar onun üzerine serpiştirilir. Kalan kıyma üzerine dökülür, üzerine yoğurt gezdirilir. Yoğurdun üzerine de biberli tereyağ dökülüp servise sunulur.

Zeytinyağlı Balkabağı Bastı
Malzemesi:
200 gr balkabağı
1 adet orta boy ince doğranmış kuru soğan
3 yemek kaşığı pirinç
1/2 su bardağı zeytinyağ
1/2 limon suyu
1 yemek kaşığı tuz
1 kahve kaşığı beyaz toz biber
1/2 demet dereotu
Yeterince su
Hazırlanışı:
Kabaklar parmak kalınlığında kesilir. Tencerede yağ kızdırılır, soğanlar renk alıncaya kadar kavrulur ve üzerine kabaklar ilave edilir. Beraber üç dört dakika daha kavrulur. Limon suyu, tuz ve biber eklenip, suyu dökülür. Bir taşım kaynadıktan sonra yıkanmış pirinçler süzdürülüp yemeğin içine katılır. Hepsi birlikte yirmi dakika pişirilir. Pişmeye yakın dereotu serpiştirilir ve soğumaya bırakılır. Soğuk olarak servis edilir.

Bütün Balkabağı Dolması
Malzemesi:
1 adet bütün balkabağı (takriben 3.5 kg)
2 adet kabuk tarçın
200 gr kuru kayısı
200 gr kuru incir
100 gr fındık içi
100 gr beyaz badem
100 gr İzmir üzümü
100 gr yeşil fıstık (bütün)
100 gr ceviz içi
1 adet nar içi
500 gr toz şeker
100 gr su
Hazırlanışı:
Bütün balkabağı yıkanır ve temizlenir. Üst tarafından sapına bir parmak kala bıçak yardımı ile kesilir, kapak gibi açılır. İçi temizlenir, bütün iç malzemeler karıştırılır, kabağın içine doldurulur. Kapağı kapatılıp alüminyum folyo kağıdı ile tamamı sarılır, fırın tepsisine alınır. Tepsiye soğuk su konur. Yaklaşık dört beş saat 180-200 derecede pişirilir. Soğuyunca nar taneleri serpilir, bütün olarak servis edilir.

Balkabaklı Pekmezli Muhallebi
Malzemesi:
150 gr balkabağı rendesi
100 gr pekmez
500 gr süt
2 adet kabuk tarçın
2 adet karanfil
2 yemek kaşığı nişasta
2 adet yumurta sarısı
100 gr toz şeker
Hazırlanışı:
Balkabağı rendelenir, tencereye süt dökülür kaynamaya bırakılır. Tarçın ve karanfil atılır. Kabağın pişmesine yakın toz şeker ve pekmez ilave edilir, beraber kaynatılır. Nişasta, su ile ezilir, yumurtanın sarısı karıştırılır, beraber süzdürülür. Kaynayan sütün içine yedirilip bir taşım kaynadıktan sonra servis kabına aktarılır. Soğuyunca servis edilir


        


Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır