Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle  ENGLISH

 

Tozlu raflar şövalyesi... Bir Trabzon sevdalısı : İzzet Gündağ Kayaoğlu

Fatih Sultan Kar

İzzet Gündağ Kayaoğlu

Babası Ömer Kayaoğlu bir şiirini ona ithaf ediyor ve ona

Ağlayanla ağla gülenle gülüş

Doğruyu güzeli üret de bölüş

Bir kanat çarp değsin anka kuşuna

Ya zamanı durdur ya çık dışına

şeklinde sesleniyordu.İ.Gündağ Kayaoğlu öyle yapıyor, yaptıkları ve

eserleriyle zamanının dışına çıkıyordu.

Kayaoğlu yaptıklarıyla zamanın dışına çıktı.

 

Şeref üyesi olduğu TAÇ Vakfı Gündağ Kayaoğlu için hazırladığı armağan kitapla yarınlara taşınmasına katkı sağladı. Ve iki ciltten ve 768 sayfadan oluşan hatıra kitabını yayımladı. Kitabın birinci cildinin edötörlüğünü Oktay Belli, Yücel Dağlı ve M.Sinan Genim yaptı. Kitapta M.Sinan Genim, Mastafa Duman, Yaşar Miraç, M.Türker Acaroğlu, Kemal Alemdaroğlu, Fahri Aral, Abdurrahman Aslan, M.Erman Aslanoğlu, Atilla Aşut, Nazan Yavuzoğlu (Atasoy), Alaattin Bahçekapılı, Evengelia Balta, Oktay Belli, Bülent Akarda, Halil Bingöl, Eray Canberk, Öner Ciravoğlu, İ.Zeki Eyüboğlu, Yücel Dağlı, M.Salih Eren, G.Esra Genim, Bekir Gerçek, Gülnaz Teymur Gezgin, Tuncer Gülensoy, Ethem Kamil Güneyli, Fatih Sultan Kar, Necmettin Karaduman, Arzu Karamani, İzzet Kaya, Sevim Kayaoğlu, Yaşar Kemal, İbrahim Manav, İ.Ünver Nasrattinoğlu, sami Önal, Ahmet Özer, Ali Özgentürk,  İsmail Öztürk, Arzu Öztürkmen, Sitelios Papodopoulos, Necdet Sakaoğlu, Ö.Faruk Şerifoğlu, Suna Tanaltay, Nuri Taner, Kudret Ünal, Erol Üyepazarcı, Abdurahman Yıldırım ve Coşkun Kulaksızoğlu Gündağ Kayaoğlu ile paylaştıkları hatıralarını dile getiriyorlar. Kitabın ikinci cildinde Gündağ Kayaoğlu’nun büyük katkıda bulunduğu halkbilimi ile ilgili ilk kez yayınlanan ve araştırmacılara kaynak olacak makaleler yer alıyor.

 İZZET GÜNDAĞ KAYAOĞLU

Erzurum'da 1953

İZZET GÜNDAĞ KAYAOĞLU :

 Aslen Trabzon’un  Maçka ilçesine bağlı Mağura (Örnekalan) köyünden olan  İzzet Gündağ Kayaoğlu 6 Aralık 1945 tarihinde Gelibolu’da doğdu. Folklor araştırmacısı ve ozan olan babası Ömer Kayaoğlu’nun subaylık mesleği dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yörelerinde yaptı.  Hapdarpaşa Lisesi’nin ardından bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine devam eden Kayaoğlu, 1969 yılında Galatasaray İktisat ve Ticaret Okulu’nu bitirdi. Bir süre amatör ve profesyonel tiyatro topluluklarında oyunculuk yaptıktan sonra 1962 yılında aile mesleği olan bakırcılığa ve folklor araştırmalarına yöneldi.

 İZZET GÜNDAĞ KAYAOĞLU

Beyazıt'ta büyük amcasının bakırcı dükkanının önünde babası ve amcasıyla 1962

Çeşitli dergilerde ve yıllıklarda Türk bakır el sanatları ile ilgili araştırmaları yayımlanan,  ulusal ve uluslar arası sempozyum ve kongrelerde bildiriler sunan Kayaoğlu, 1984 yılında Folklor Araştırmaları Kurumu’nun “İhsan Hınçer Folklora Hizmet Ödülü”’nü kazandı. 1984 ve 85’te Ffolklor ve Etnografya Araştırmalara adlı yıllıkları ve 1986’dan itibaren yılda iki kez Türk Folkloru Belleten kitaplarını yayımlayan Kayoğlu’nun başlıca yapıtları arasında  Türk Halkbilimi ile ilgili Kitaplar için Bir Bibliografya Denemesi (1985-90) Eski İstanbul’da Gündelik Hayat (E.Pekin ile, 1992) ve Tombak (1992) sayılabilir. Kayaoğlu’nun daha birçok eseri kendi kurduğu Anadolu Sanat Yayınları, Türk Folkloru Yayınları, Trabzon Kültür Derneği Yayınları, Dışbank, Yapı Kredi Yayıları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı Yayınları ve Sandoz Yayınlarınca yayınlandı.

 Gündağ Kayaoğlu Trabzon yöresi halk kültürü

Sanatcı Fuat SAKA, TAMEV Yönetim Kurulu Üyesi Bülent BAŞ,TAMEV Yayın Kurulu Üyesi Öner CIRAVOĞLU,İ. Gündağ KAYAOĞLU ve yazar Mustafa DUMAN

08 Mayıs 2003 tarihinde kaybettiğimiz Gündağ Kayaoğlu Trabzon yöresi halk kültürü ile yakından ilgilenmiş ve yöre hakkında birçok eseri Anadolu Sanat Yayınları listesinden okuyuculara sunmuştur. 

 Çok yönlü kişiliğiyle tanınan Kayaoğlu’nun Hatıra Kitabı Taç Vakfı’nın katkılarıyla hazırlanarak 60. yaş gününe ithaf edildi.  

Ardından  / Ne dediler ?

 

ÖMER KAYAOĞLU (Trabzonlu Kemeçe’den)

 ÖMER KAYAOĞLU (Trabzonlu Kemeçe’den)

Subay babası ile Gelibolu'da 1949

Oğlum İzzet Gündağ’a

 

Üç şiirim vardı üç

 

Birisini ak kağıda bastılar

Birisini kurban diye kestiler

Öbürünü mezar taşı şeklinde

Bir bakırcı dükkanına astılar 

1984 yılında Folklor Araştırmaları Kurumu’nun “İhsan Hınçer Folklora Hizmet Ödülü”’nü

04 Nisan 1964 tarihinde Kuzguncuk Kültür Derneği'nin sergilediği Cahit Atay'ın "Pusudaé oyununda 

 

YAŞAR MİRAÇ

 

maçka’dan geliyordu

mağura’dan aşağı

 

        koyakça gülüyordu

        karayemiş uşağı

 

kayaoğlu sen bizim

sanat yoldaşımızdın

 

        anadolu’yu gizin

        halkça uğraşımızdın

 

bakır bir maşrapadan

sundun dostluk suları

 

        sanma yalnız bıraktın

        seni tanıyanları

 

yine yeni bir zaman

elbet buluşacağız

       

        nerden kesmişsek sözü

        oradan açacağız

 Anadolu’da her genç kızın çeyizinde mutlaka bir ibrik ya da güğüm bulunur

Armağan Kitabının kapağı

OKTAY BELLİ

 

“Gündağ’ın yazmış olduğu ibrik, güğüm gibi makalelerinde “Anadolu’da her genç kızın çeyizinde mutlaka bir ibrik ya da güğüm bulunur” cümlesine takılır ve eğer evlenecek kızın parası yoksa veya ekonomik durumu iyi değilse ibrik ya da güğümü nereden alsın diye takılırdı,  o da bana bakır mutfak eşyasının en iyi yatırım aracı olduğunu vurgulayarak “Paran varsa katıra, artanını bakıra ver” sözünü anımsatırdı.”

 

İ. ZEKİ EYÜBOĞLU

İ. Gündağ KAYAOĞLU, İsmet Zeki EYÜBOĞLU, Hilmi YAVUZ ve Mustafa DUMAN 

İ. ZEKİ EYÜBOĞLU

Gündağ nesnel varlığını ışıklı, renkli dostluğuyla pekiştiren, eşi çok az bulunur bir kimseydi. Başlıca özelliği çevresine bilgiyle yaklaşmaktı. Onunla geçirdiğim dostluk yılları birçok kondu benim için uyarıcı, öğretici olmuştur. Dostluklar, karşılıklı ilişkilerle bütünleşen içeriksel durumlardır, bunun en arınmış, en tartışılmaz örneğini Gündağ Kayaoğlu vermiştir.

 

FATİH SULTAN KAR

 

Bu GÜN derdim DAĞ gibi beklenmedik bu veda

Kayaoğlu bizlere bıraktı hoş bir seda

Hüzün var İstanbul’da Trabzon’da Maçka’da

 

        Sanki yaşanılanlar gerçek değil masaldı

Kitaplar matem tuttu fıkralar öksüz kaldı

 

Geçti gurbet ellerde ömrümün gençlik çağı

Bana yol rehber oldu Mağura’nın uşağı

Trabzonlu Rizeli kurduk bir gönül bağı

 

        Rahmetli Ömer Dayı onu yanına aldı

        Dostları matem tuttu fıkralar öksüz kaldı

 

 

NECMETTİN KARADUMAN

 

Onu tanıdıktan sonra hayranlık duyduğum birçok özelliğini gördüm. Muhataplarına huzur ve mutluluk veren bir kişiliğe sahipti. Bu yüzden Vakıfta çalışan arkadaşları olarak çok sevdik. Her şeyden önce çok candan, çok içten bir insandı.

 

SEVİM KAYAOĞLU (Eşi -Tezhip Sanatçısı)

Otuz iki sene boyunca beraber yaşadık, tartışmasız ve güzel bir birliktelik geçirdik. Evde, çalışmalarına ara verdiği zaman güzel bir çay isterdi ve çay molalarında çok hoş sohbetlerimiz olurdu. Bana, “Gündağ’a yardım ediyor musun?” diye sorduklarında, “Susarak yardım ediyorum” derdim. Ona engel olmazdım, çünkü araştırmalarla ve yazılarla çok mutlu olduğunu görmek, beni de mutlu ediyordu. Böyle bir kişiyle yaşamak benim için büyük bir sanat.

 

Sanata, şiire, edebiyata, tiyatroya yani hayata olan tutkunluğu Gündağ’ı Gündağ yapan yapı taşlarındandı.

 

 

YAŞAR KEMAL

Gündağ’ı tanımak benim için mutluluk oldu, onu yitirmek de büyük acı... Yapacak çok işi vardı. Felek yar olmadı. Onun bir arkadaşıyla yazdığı “Bakır” kitabı ülkemizde ilklerden biriydi. “Trabzon” kitabı da aydınlatıcı bir kitaptır. Her ölüm erken ölümdür, diyorlar ya Gündağ gibi yaratıcı bir kişiyi yitirdik. Gündağ gibi bir insanla çok az görüşebildiğime yanıyorum. Böyle her yönüyle değer olan bir kişinin en verimli çağında gitmesi  ülkemiz için de büyük bir yitiktir. Onun folklor çalışmaları Pertev Naili Boratav’ın çalışmalarından sonra belki de bir dönüm noktası olacaktı. Yazık oldu.

 

 

ALİ ÖZGENTÜRK

Arkadaşım bizim toplumumuzda artık azalan bir “aydın” örneğiydi. “Halk bilgesi” türünden. İnsana, topluma yararlı olmak adına gerekirse kendini harap eden cinsten. Son on yıllarda “Aydınların bir şeyi mutlaka hep başka bir şey adına” yaptıkları düşünülürse Gündağ’ın değeri daha çok anlaşılacaktır.

 

STELIOS PAPADOPOULOS

Sen öte kıyıdaki yolcu, ben buradakinde geçici. Ege bir, ölüm yaşam bir, hangisinde durursan karşı yaka bir, dünya ve onun güzelliği bir. Bu iki kıyıyı ziyaretlerimizde gölün bir olduğunu, korsan ve amirallere rağmen denizleri birleştirdiğini, çiftçilerin, toprak ananı, barışın saadet olup kaldıklarını duyumsuyorduk.

 

 

NECDET SAKAOĞLU

Bir ölüm haberi duyulduğunda babam “Memleketin kesesinden gitti”  derse çocukluğuma karşın bundan, değerli birisinin kaybedildiğini anlardım. Gündağ Kayaoğlu da memleketin kesesinden gitti.

 

Merhum Kayaoğlu, Anadolu bakır sanatı ve bakırcılığı konusunda ilk akla gelenlerdendi kuşkusuz. Eski zamanlarda yaşasaydı, ona Ebu’n nuhas (Bakır babası) lakabı verilirdi.

 

Gündağ Kayaoğlu, bakırcılık alanında da Trabzon tarihi ve folkloru konularında da hem bir geleneksel otodudakt araştırmacı, hem bir akademisyendi. Onun ellili yaşlardayken ölümü ailesi, irfan arkadaşları ve Trabzon için olduğu kadar sanat dünyası için de bir yayıp olmuştur. 

 

Yıllar önce Süleymaniye işi “Kuşlu” bakır mangalımızı onarılması için Unkapanı’ndaki işyerine götürmüştüm. İnceledikten sonra, “Bu kapak bunun değil. Daha büyük bir mangala aitmiş. Ya miras taksiminde ya evden eve taşınmalarda veya bir yangın paniğinde asıl kapağı ve küllüğü kaybolmuş. Ama bu kapağı bu mangalla korumalıyız. Çünkü kapak da değerli. Hem bu ikisi kimbilir kaç yıldan beri birbirleriyle kaynaşmış; artık onları ayırmayalım. Uygun çapta bir küllük bulamazsak aynı yaşta bir küllüğü döverek hazneye uyarlayacağız” demiş; bu sesli değerlendirmeyi yaparken galiba benimle değil, eski mangalla konuşmuştu.

 

 

ÖMER FARUK CİRAVOĞLU

 

Hoşça kal

Gündağ Kayaoğlu!

Trabzonlu şövalye

Bakır sinilerin, maşrapaların

Kazanların tarihi.

Bir el sanatları bilgesi

Bir edebiyat sevdalısı...

 

Geç tanıştık seninle

O gür davudi sesinle

Delikanlı tavrınla

Pastalı Fenerbahçe sohbetleri tadında

Öyle kalacaksın.

 

Öyle kal!
Hoşça kal!

 

 

 

AYTEKİN AKAY

 

Rahmetli dostumuz İzzet Gündağ Kayaoğlu, bakırdan anlardı, kitaptan anlardı ve de “Karadeniz Fıkraları”’nı hem çok iyi bilir hem de çok iyi anlatırdı. Kendisi de Karadenizliydi, fıkraları duydukça not ederdi. Sevdiği fıkraların özelliği Frenklerin “humour” dedikleri ince mizahın örnekleri oluşuydu.

 

Anadolu Sanat Yayınları onun kitap sevgisinin bir ürünüydü; tabiri caizse hem sahaf’tı, hem yayıncı. Hemen her kitap müzayedesine katılır, hatta yönetirdi. Kitapçı dostu, o da rahmetli Alaeddin Eser’le yaptıkları sarakaların çoğu, hala tanıyanların hafızasından çıkmaz, Alaeddin Eser, her an parlamaya hazır, Gündağ Kayaoğlu da her an patlamaya hazır... Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Pulur, eski dostu İzzet Gündağ Kayaoğlu’nu işte böyle anlatıyor.

 

Bakırcı İzzet

Yazı hayatına başladığı günden itibaren Trabzon’un hem kültürü, hem de futboluyla yakından ilgilendi. O en başta Türk folkloruyla ilgili araştırmalar yapmış, folklor ve kültürün hayatımızdaki yerini irdelemiştir. Türk folkloru içinde Trabzon onun için apayrı bir yerdeydi. İlk 1969 yılında Maçka’ya gittiğimizde köylülerin silahlarla anlaşması ona çok ilginç gelmiş, bu olayı hemen her yerde anlatmıştır.

 

Eşi Sevim hanım anlatıyor

 

“O Trabzon ve Karadeniz aşığı bir insandı. Nerede bir hemşehrisini görse iki elini açarak onu kucaklardı “

 

Rahmetli Kayaoğlu, Yapı Kredi Yayınlarının günümüz Türkçesiyle yayına hazırladığı “Evliya Çelebi Seyahatnamesi””nin de danışmanıydı. Yazın hayatının en önemli ödüllerinden birini 1984’te Folklor Araştırmaları Kurumu’ndan aldı. O yıl “İhsan Hançer Türk Folkloruna Hizmet Ödülü”’ne değer görülen Kayaoğlu, Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Yazarlar Derneği ve Tarih Vakfı’nın da üyesiydi. Ayrıca Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı (KAMEV)’in kurucu üyesi ve yöneticisiydi. Aynı zamanda TAÇ Vakfı (Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı) onur üyesi, ÇEKÜL Vakfı’nın Yüksek Danışma Kurulu Üyesi idi.

 

 

 

 

          

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır