Karalahana.com! Laz uşaklarının gayrıresmi web sitesi

 

|  Mail gönder Sık kullanılanlara ekle       ENGLISH
 RİZE

 ARTVİN

 ORDU

 BAYBURT

 SAMSUN

 SİNOP

Karadeniz kültürü, karadenizliler, Lazlar

Neden Karalahana.com?

 KARADENİZ MÜZİK

 KARADENİZ TARİH

 KİM KİMDİR

 

 

 

 KARADENİZ FORUM

 EDİTÖRDEN

KARADENİZ GAZETELERİ

Tüm Karadeniz Gazeteleri ve Karadeniz Televizyonlarına tek bir sayfadan ulaşın

 

 

LİNKLER

 ARTVİN SİTELERİ

 ORDU SİTELERİ

 BAYBURT SİTELERİ

 SİNOP SİTELERİ

 KARADENİZ BÖLGESİ

KARADENİZ HABER

 

Hemşinliler Ermenistan'da Ermenistan hemşin tarihi konferansı

Yazı Dizisi: Hemşinliler Ermenistan'da

 1. Hemşin Tarihi ve Kültürü üzerine konferans

 2. Hemşin Tarihi ve Kültürü üzerine konferans

3. Hemşinliler konferansı

Türk Halk Oyunları

A  - B - C - Ç - D  - E - F - G - H - I - İ - K - L - M N  - O - P - R - S - Ş - T - U  - V - Y - Z

Karadeniz Folkloru

Cinler ve periler cincilik cin hikayeleri cin çarpması

Cinler ve periler

Cadılar ve cadılık




Hititler, Pontus ve Roma döneminde Havza -Samsun Tarihi

Özel Arama
 

Havza Tarihi

  

  





Hititler Dönemi ( M.Ö.1900-1200)



Ait olduğu yöre ile birlikte Havza’nın tarihte -bilinen- ilk kullanımının önceleri Kızılırmak ve Yeşil ırmak deltaları arasında yerleşim kuran ve daha sonra bunu büyük bir uygarlığa dönüştüren Hititlere ait olduğunu söyleyebiliriz.

Hititler döneminde (M.Ö.1700-1200) bölgeden iki adet tabii yol geçtiği,Çorum-(Merzifon-Havza-Vezirköprü) Oyma ağaç ve Çorum-(Merzifon-Havza-Kavak) Samsun ulaşımını sağlayan her iki yol güzergahının da merkezinde bulunan Havza’nın önemli bir geçiş noktası teşkil etmesi bakımından ön plana çıktığı bilinmektedir. [1] Ne var ki,bölge üzerinde bu şekilde bir egemenlik alanı oluşturdukları bilinen Hititlerin Havza’nın kuruluşu konusundaki rolleri ve Havza’da kayda değer bir Hitit yerleşimi olup olmadığı tüm açıklığı ile ortaya çıkarılabilmiş değildir. Fakat buna rağmen kimi araştırmacıların eserlerinde ve bazı kurumlar tarafından hazırlanmış tanım yazılarında Havza’nın M.Ö.2500 yılında Amasya’nın Hitit hükümdarı ( ya da valisi) Kavuz han tarafından kurulduğu kaydedilmektedir.


Frigler,Kimmerler ve Lidyalılar Dönemi ( M.Ö. 1200-585 )



Anadolu’ya yerleşerek büyük bir devlet kuran Frigler,egemenlik alanına Havzayı da alan topraklar üzerinde 500 yıla yakın bir süre hüküm sürdüler. Bu dönem günümüze kadar aydınlatılabilmiş değildir.

M.Ö.700 yıllarında İskitlerin akınlarıyla yerlerinden olan Kimmerler, Asurluların etkisiyle Frigler üzerine geldiler. Frig devletini yıkarak Anadolu’nun Frig egemenliğindeki yerlerini 50 yıl kadar kendi egemenlikleri altına aldılar. [1] Dolayısıyla bu 50 yıllık süre içerisinde Havza Kimmerlerin egemenlik alanı içinde kalmıştır.

M.Ö.650 yılında batıdan Lidyalıların doğudan Medlerin saldırısına uğrayan Kimmerler Havza yöresinden daha kuzeye Kastamonu yöresine çekildiler. Bu dönemde (M.Ö.650-585 yılları arasında) bölgede Frigya yerine kurulan Lidya devletinin hakimiyet sağladığı görülüyor. Ancak M.Ö.585 te yapılan Pers-Lidya savaşı sonunda yapılan anlaşma sonucu Kızılırmak’a kadar olan bölge Perslerin eline geçti.


Pers Satraplığı ( M.Ö.533-333) ve Pontus Krallığı Dönemi (M.Ö.301-26)



Perslerin Anadolu ya egemen olduğu dönem M.Ö.585 te başlamakla birlikte Havza’nın Perslerin hakimiyetine girişi M.Ö.533 yılında Amasya’nın kesin olarak bir Pers Satraplığı durumuna getirilmesinden sonra olmuştur.

Pers yönetiminin merkezi İran’dı. Ele geçirilen bölgeler satraplık yapılarak merkeze bağlanırdı. Pers yönetimi altına girdikten sonra Perslerin 19.satraplığı sınırları içinde kalan Havza bu satraplığın merkezi olan Amasya ya bağlandı.

Yüzyıllar boyunca tarihi Amasya tarihi ile birlikte belirlenip anılan Havza için bu yeni bir şey değildir. Anadolu’nun bu bölgesinde yerleşen veya kısa süreli hakimiyet kuran tüm uygarlıklar Havza’yı,kuzeyden ve batıdan gelerek Amasya’nın ele geçirilmesi bakımından öncelikle sahip olunması gerekilen önemli bir stratejik merkez konumunda görürlerken doğudan ve güneyden gelip Amasya ya egemen olanlarda gerek kentin güvenliği açısından gerekse egemenliklerini Amasya’nın kuzeyine ve batısına yayabilmeleri bakımından mutlaka Havzayı ele geçirmek zorundaydılar.

Bu şekilde Perslerin 19.satraplığına dahil edilen Havza,merkezi Amasya (Amesia) olup Pontus Satraplığı olarak anılan (Samsun,Gümüşhane,Trabzon,Çorum,Tokat,Yozgat, Sivas, Erzincan,Erzurum,Muş ) bölgesinin stratejik önemi büyük bir yerleşim merkezi durumunda idi.

Dönemin bir başka özelliği de Havza tarihinde önemli bir yeri olan Pontus Krallığının temellerinin işte bu Pers Satraplığı tarafından atılmış olmasıdır ki,gelecekte meşruiyetini bu krallığa dayandırmaya çalışarak Türk’lerin Ulusal mücadelesine karşı gerçekleştirilen en büyük ayaklanma olan “Pontus Hareketi” ni karşımıza çıkaracaktır.

Büyük İskender’in İran(Pers)lılara karşı kazandığı zaferden sonra anavatanı ile ilişkileri kesilen Pontus Satraplığı’nın valisi Mitridat (Mihrdad)’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine bölgede yeni bir hükümet kurulmuş oluyordu;Pontus Krallığı.

Eski Yunanlıların Karadeniz’e vermiş oldukları isim (Post Ökçen* ) nedeni ile “Post Kıtası” olarak anılan alanda kurulmasından dolayı Pontus Krallığı olarak adlandırılan bu hükümet 300 yıla yakın bir süre hakimiyetini sürdürdü. Hanedanları Pers (İran) uyruklu olmasına rağmen başta I.Mitridat olmak üzere Yunanca konuşan ve Yunan kültürüne hayran olduğu bilinen Pontus devleti bu sayede başta Yunanlılar olmak üzere yerli halkında desteğini arkalarına alarak bu tarihe kadar Hititlerden sonra Anadolu’nun bu bölgesinde kurulan en güçlü toplumsal ve siyasal sistemin sahibi olmuşlardır.
Roma İmparatorluğu Dönemi (M.Ö.25-MS.395)



Roma komutanlarından Pompeius’un Pontus krallarından VI.Mitridat (Mithridates) le yaptığı savaştan sonra kazandığı Pontus Zaferi bölgede yaklaşık 450 yıl sürecek yeni bir dönemi,Roma hakimiyetini başlatıyordu. Tarihsel kaynakların “Mithridates Savaşları” olarak kaydettiği bu savaştan sonra Havza sahip olduğu kaplıca kaynakları nedeni ile Romalıların “Thermee Phoseemeomitearem” adını verdikleri “Sıcak Su Kentleri” arasına katılacak ve bu özelliği bundan sonraki yıllar dada Havzayı daima ön plana çıkaracaktır.

Vali Cermenikus’un idaresi altında Pontus ülkesi ile Kapotokya’nın birleştirilerek bir vilayet haline getirilmesinden sonra Armenyak adı verilen bu vilayete bağlı bir kent olan Havza’nın bu yıllarda kaplıcaları nedeni ile önemli bir cazibe merkezi olduğu Strobon’un “Coğrafya” adlı eserinde belgelenmektedir. Ayrıca yine bu yıllarda Havza kaplıcalarından yararlanmak üzere gelen Pilancius Piso isimli bir şahsın ülkesine dönerken burada yaptırmış olduğu çeşmeye yazdırdığı kitabeden de Havza’nın Roma İmparatorluğu zamanında bir dönem Silius Lipidus tarafından yönetildiğini öğrenmekteyiz.

Hamam kültürünün Roma tarihinde önemli bir yer işgal etmiş olmasından da anlaşılacağı gibi Roma hakimiyeti dönemi Havza da belki de kaplıca tarihi sürecini başlatan ilk basamaktır. Nitekim gerek Havza merkezde kaplıcalar bölgesinde tespit edilen bazı bulguların gerekse ilçenin Ilıca beldesinde bulunan Antik kaplıca kalıntısının açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi Romalılar buralarda hamam ve kaplıca tesisleri inşa etmiş ve uzun yıllar işletmişlerdir.

Bu kaplıca işletmeleri Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilmesinden sonra ortaçağ taassubunun etkisiyle yıkılmış Bizans İmparatorluğunun son dönemine kadarda Havza kaplıcalarından şifa amaçlı yararlanılması yasaklanmıştır. Ortaçağ da Tanrının takdiri ile meydana geldiğine inanılan Hastalık ve sakatlık gibi bedensel bozuklukların insanlar tarafından tedavi edilerek giderilemeye çalışılmasını büyük günah sayan Hıristiyanlığın, tıpkı hastaları ve sakatları iyileştirmeye çalışanları şeytanla işbirliği yapmakla suçlayıp yakması gibi şifalı olduğuna inanılan kaplıcaları da yine bu inanç yüzünden yıkması sadece Havza da değil dünyanın her yerinde Roma mimarisinin belki de en seçkin örneklerinin ortadan kaldırılmasına neden olmuştur.

Kaplıcacılığın yanı sıra Havza yöresinde bakır ve mermer işletmeleri de bulunan Romalıların bu etkinliklerini belgeleyen kalıntılar (Bakır çay civarında bakır madeni cürufları ve ilçenin çeşitli yerlerinde rastlanılan mermer kırıntıları) tespit edilebilmekle birlikte bunlara ait yataklar ve işletmelerinin yerleri belirlenememiştir.
Bizans Dönemi ( 395 - 1071 )



Bizans egemenliği döneminde Havza “Pont Diyosezi” içinde yer alıyordu. Bu dönemde bölgede 11 vilayet vardı. Havza yöresi de merkezi Neokasareia (Niksar) da olan Pontus Polemoniacus vilayeti içindeydi. Daha sonraları ise Armeniakon Theması içinde yer aldı.

Türklerden sonra Anadolu topraklarındaki en uzun süreli hakimiyetin sahibi olan Bizanslılar döneminde yöreye düzenlenen İslam (Arap) akınları sırasında Araplar Karadeniz kıyılarına kadar ilerlediler. Emevi halifesi I.el-Velid döneminde (705-715) düzenlenen seferde (712) Arap orduları Havza’nın da içinde bulunduğu alanı işgal ederek Samsun’a kadar geldiler.

“Tarihü-l Ümem ve’l-Mülük” adlı eserinde Muhammet b.Cafer et Taberi bu seferi şöyle anlatıyor:

“...93 (712) senesinde Mesleme (Müslime) b.Abdulmelik ,Abbas b.El-Velid*ve Mervan b.El-Velid ** Anadolu ya gelişlerinde; Abbas b.El-Velid,Samsatiye yi ; Mesleme b.Abdulmelik Amasya şehrini bir kaç kale ile beraber fethetmiş,Mervan b.El-Velid de Hançere (Havza) ye kadar gitmiştir...” [1]

715 de Bizans’ın Anadolu valisi Leon büyük bir ordu ile harekete geçerek Arapları yöreden uzaklaştırdı. Karadeniz kıyıları özellikle Samsun sık-sık el değiştirdi. 718 de Bizanslıların eline geçti,733 de Arapların,739 da yeniden Bizanslıların eline geçti.802-829 arasında Araplar yöreye çok sayıda akınlar düzenlediler

Abbasi halifesi el-Mutezid döneminde (829-902) Tarsus komutanı Emir Ebu Cafer Ahmet İbn İnanç et-Türki büyük bir ordu ile önce Amasya başta olmak üzere Havza ve yöresini, burada bir süre kaldıktan sonra da Samsun dan Trabzon’a kadar Karadeniz kıyılarını ele geçerdi. Ancak Araplar her seferinde olduğu gibi yine burada uzun süre kalamadılar.

Kaynak : Şenol KATKAT (Yerel Tarih Araştırmacısı - Havza Atatürk Evi Görevlisi) Araştırma Notları 

Ayrıca Oku

 Havza ilçesi, Havza Samsun

Havza ilçesi coğrafyası

Havza ilçesi nüfus

Havza tarihi
Strabon'un Coğrafyasında Havza Tarihi
Hititler, Pontus ve Roma döneminde Havza -Samsun Tarihi
Danişmendiler ve Selçuklular Döneminde Havza ( 1075-1398)
Havzanın Türkler Tarafından Yeniden İmar Edilmesi
Hüseyin Abdi zade Hüsamettin Efendinnin Amasya Tarihi adlı Eser inde: Havza Kazası ve Nahiyeleri
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Havza

Havza ilçesi turizm, gezilecek yerler
Havza ilçesi önemli günler
Havza ilçesi otel ve kaplıcalar

v

TURKEY BLACK SEA (PONTIC) REGION TRAVEL GUIDE

ENGLISH

TURKEY BLACK SEA (PONTIC) REGION TRAVEL GUIDE, CULTURE, FOLKLORE, TRAVEL TIPS, HISTORY, COUSINE, HOTELS, TRABZON, RIZE ...

Karalahana Bağımsız Karadeniz Gazetesi'nden makaleler: Karadeniz Bölgesi haberleri

 

     Çay, Türkiye'de en çok tüketilen içeceklerden biri. Ancak çayın sofralara nasıl ulaştığını yöre insanları dışında pek bilen yok. İnce Belin Buğusu: Çay belgeselinin yönetmeni İsmail Şahinbaş ile konuştuk.  Çay Belgeseli söyleşisi

 

Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası
Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası

Nasreddin Hoca’ya bağlı olarak anlatılan fıkraların hemen hemen tamamını içermektedir Trabzonlu folklor araştırmacısı  Dr. Mustafa Duman'ın Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası kitabı, birçok alanda, Türkiye’de ve Dünyada ilk olma özelliğini taşımaktadır.



        

Karalahana.Com! Doğu Karadeniz Bölgesi gezi, kültür, tarih ve müzik rehberi © 2007 | Tüm hakları saklıdır