
Yukardaki logoyu tıklayarak Bağımsız Karadeniz
Gazetesini okuyabilirsiniz.

Dünyanın tüm televizyonlarını Canlı seyretmek,
tüm gazeteleri tek bir sayfadan okuyabilmek için
önemlilinkler.com
www.lahana.org
sitesini sık kullanılanlara ekleyin.
|
|
|
|
| |
|
|

Murgul coğrafyası
İlçemiz, Doğuda Artvin İli, Batıda
Arhavi İlçesi, Kuzeyde Borçka İlçesi, Güneyde Yusufeli İlçesi
ile çevrili bulunmaktadır. İlçemiz 41 Derece 11 kuzey enlemi 41
derece 43 doğu boylamı üzerinde yer almaktadır. İlçemizin deniz
seviyesinden yüksekliği minimum 360.maksimum 1100 metredir
(Damar Beldesi). İlçenin yüzölçümü 406 kilometre karedir
I.YER ŞEKİLLERİ
Murgul güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanmakta olan Doğu Karadeniz
Bölümü dağlık alanında yer almaktadır. Yerleşim yerinin uzanışı
da bu dağlık alana paralel bir uzanış göstermektedir.
Doğu Karadeniz bölümündeki dağlar yapı bakımından bilhassa dip
basınçlar ve Güneyden gelmiş olan basınçların tesiri altında
kalmıştır. Murgul dar ve derin vadiler tarafından yarılmış
dağlık alandan ibarettir. Murgul’un dağlık alanı Alp kıvrım
sisteminin Anadolu’daki kuzey kanadı içinde yer alır.
Murgul Doğu Karadeniz dağlarının en doğusunda yer almaktadır.
Güneybatısında yer alan Kaçkar dağ silsilesi bu yörede
Alacadağ’ı katederek kuzeydoğuya doğru alçalmakta ve Borçka
yöresinde Çoruh ile kuzeyde yer alan Küçük Kafkasya masifine
geçmektedir.
Murgul çoğunlukla güç geçit veren dağlık bir arazi olup,
yamaçlar Murgul Çayı vadisine doğru dik bir şekilde
eğimlidir.Güneyde sahanın yüksekliği 3000 m. Yi geçmektedir.
Murgul Çayı kenarında bulunan alanlar ise en alçak yerleridir.
Murgul Çayı aşağı çığırında 150-200 metre seviyelerinde
akmaktadır.
Murgul Çayının kolları yüksek dağlık alanları dik ve derin bir
şekilde yarmıştır.Çoğunlukla volkanik kayaçlardan oluşmuştur.
Murgul sahasının bakır madenince zengin olduğu ve bu madenin çok
eski devirlerden beri işletildiği bilinmektedir. İşte sahada
bakır, pirit, ve çinko ihtiva eden cevher yatakları volkanik
seri içinde bilhassa da kırık hatlarının meydana getirdiği
arakesitler civarında zuhur etmektedir.
Ekonomik yönden önemli olan cevher yatakları subvolkanik-hidrotermal
kökenlidir. Cevher filonlar kompakt cevher halinde
gözükmektedir. Esas mineraller arasında pirit ve kalkopirit
sayılabilir.
Kayalarda koyu yeşil ve yeşilimtırak gri renkler dikkati
çekmekte olup camsı dokuya sahiptirler.
Murgul un eğimli olması nedeniyle, bitki örtüsünden yoksun
alanlarda yarıntı erezyonu meydana gelmiştir.Bilhassa
Murgul-Petek , Murgul-Damar arasındaki yamaçlarda yarıntı
erezyonunu görmek mümkündür. Kabaca Deresi boyunca çok eğimli
yamaçların olduğu alanlarda yer yer yamaç döküntülerine
rastlanmaktadır. Kabaca Deresi boyunca birkaç yerde birikinti
yelpazesi bulunmaktadır.Kabaca Köyü, Didivan, İskale ve Ukurca
mahalleleri bu yelpazeler üzerinde kurulmuşlardır.
Murgul dağlık alanları ile bu alanların akarsular taarafından
yarılmış olduğu vadilerden oluşmaktadır.
A-DAĞLIK ALANLAR
Murgul un başlıca dağları güney,güneybatı,doğu,kuzey ve
kuzeybatıdan çevrelemiş olan Gül Dağı, Otluca Dağı, Alacadağ, ve
Balıklı Dağ oluşturmaktadır.
1.Alaca Dağ
Murgul un doğusunda yer alan Alacadağ ( 2844 m.) kabaca
güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanış gösterir. Dağlık alan birçok
akarsu tarafından dar ve derin bir şekilde yarılarak çok arızalı
bir hal almıştır.Dağın Murgul Çayına bakan yamacında eğimin
fazlalığı nedeniyle yer yer heyelanlar meydana gelmiştir. Hatta
burada bir heyelan set gölü oluşmuştur.
Karagöl olarak adlandırılan bu göl oldukça sarp bir alanda ve
ormanın içerisinde Kara Tepenin (1678 m.) Kuzeydoğusunda yer
almaktadır. Alacadağ 1650 m. Yükseltilerden zirvesine kadar
(2844 m.) oldukça sarp, kayalık bir görünüme sahiptir. Dağın
bilhassa kuzeydoğusundaki yamaçlarda akarsuların yataklarını
derin bir şekilde yarması sonucu dar ve derin vadiler ve uzun
sırtlar teşekkül etmiştir.Bu vadilerden en büyüğünü Kokolet
deresinin açmış olduğu vadi oluşturmaktadır.Alacadağ’ın birçok
yerinde yayla yerleşmelerine rastlanmaktadır.
2.Otluca Dağı
Murgul`un doğusunda yer alan bir başla dağ ise Otluca dağıdır.
Dağın en yüksek yeri 2887 m`dir. Dağ kuzeyden Alacadağ
tarafından çevrilmiş olup Karadere ve lepüskür dere ile yan
kolları tarafından dar ve derin bir şekilde yarılmıştır.Dağ 2100
m yüksekliklere kadar orman örtüsüyle kaplıdır.
3. Gül Dağı
Araştırma sahasını güney ve güney batıdan çevreleyen Gül Dağı ,
güneybatı kuzeydoğu yönünde yönünde uzanır. Dağın en yüksek yeri
3371 m kadardır. Kaçkar dağlarının uzantısı olan Gül dağında
glasiyal şekillere de rastlanmaktadır. Araştırma sahasındaki
bütün dağlık alanlarda olduğu gibi Gül Dağı da 1500-1600m
yükseltilere kadar gür bir orman örtüsüyle kaplıdır. 1700m `den
sonra seyrekleşen orman örtüsü 2000-2100m`den itibaren tamamen
ortadan kalkar. Köpürerek akan derelerinde bol miktarda alabalık
bulunur. Gül dağı , Eğrisu ,Köpürten ve Mağara dereleri
tarafından derin bir şekilde yarışmış ve parçalanmıştır. Dağ
ayrıca yayla yerleşiminin en fazla yoğunlaştığı alanlardan
biridir. Örneğin Mağara, İnekli, Güldağı , Kumarlı, Eğrisu
Kuvahit yaylaları Gül Dağında yer alan başlıca yaylalardır.
4. Balıklı Dağı
Araştırma sahasını kuzey ve kuzeybatıdan çevrelemiş olan Balıklı
Dağı ,sahanın en az yükseltiye sahip dağlık alanını
oluşturmaktadır. Balıklı dağı`nın en yüksek yeri 1897 m
yükseltiye sahip Gorgodi tepesidir. Murgul çayının en önemli
kollarından biri olan Başköy deresi ve kolları kaynağını bu
dağdan almaktadır. Dağlık alanların eğimli olması ve yağışın
fazla olması nedeniyle küçük çapta heyelan olaylarına
rastlanmaktadır. Heyelan olan alanlarda zaman zaman köy yolları
kapanmakta ,tarım alanları zarar görmektedir. Balıklı dağı ve
Gül dağını birbirinden ayıran sırt ,aynı zamanda Murgul`un
Karadeniz`e geçişine de imkan vermektedir. Genelde ailelerinden
izinsiz evlenen gençler kaçarken Balıklı Dağını aşarak
Karadeniz`e ulaşmaktadırlar.
B-VADİLER
Gül Dağı kütlesinin kuzey ve kuzeydoğu yamaçlarındaki vadi
sistemlerinin uzanış doğrultusu, güney-kuzey ve
güneybatı-kuzeydoğudur.Bu vadilerin derinlikleri kuzey ve
kuzeydoğuya gidildikçe artmaktadır.Otluca ve Alacadağ’dan
kaynağını alan dereler de V profilli genç vadiler
oluşturmuştur.Kaynaklarından uzaklaştıkça vadiler
derinleşmektedir.Örneğin Lepüskür deresi,Köpürten dere, Mağara
Dere ve Kokolet Deresi gibi dereler vadilerini bilhassa aşağı
çığırlarında çok derin bir şekilde yarmışlardır. Kokolet
Deresi’nin aşağı mecrasında Akantaş Köyü yakınlarında küçük bir
boğaz vadi oluşumu söz konusudur. Ayrıca Mağara Dere
yakınlarında Eğim kırıklığı sonucunda oluşmuş bir de şelâle
mevcuttur. Buradaki eğim kırıklığının yüksekliği 40 m.
Civarındadır.
Murgul un en az yükseltiye sahip olan Balıklı Dağından kaynağını
alan Başköy deresi ve kolları Murguldaki diğer akarsular göz
önüne alındığında, eğimi daha az ve yatağını dar ve derin bir
şekilde yarmamış olduğu görülür.V profil gösteren genç bir vadi
olmasına rağmen yatağı nispeten geniştir.
Murgul un ana akarsuyunu oluşturan Murgul Çayı vadisi de V
profilli bir vadidir. Kabaca köyünden itibaren Çoruh’a kadar
uzanan Murgul Çayı, Alivüyal tabanlı bir vadide akışını
sürdürmektedir.
II. İKLİM ÖZELLİKLERİ
Karadeniz iklim bölgesi içerinde yer alan Murgul, planeter ve
coğrafi faktörlerin etkisiyle, çok yüksek yağış miktarı,
nispeten yüksek yaz sıcaklıkları ve ılık geçen kışları ile Doğu
Karadeniz iklimi görülmektedir.
Ülkemiz belli bir hava kütlesinin yıl boyunca hakimiyeti altında
kalan bir çekirdek saha üzerinde değildir. Başka sözle, ülkemiz
dinamik-jenetik klimatoloji bakımından bir geçiş sahası
üzerindedir. Türkiye genellikle subtropikal kuşakla Akdeniz
iklimi tipinin etkisi altındadır. Türkiye kışın kutbi yazın
tropikal kökenli hava kütlelerinin etkisinde kalmaktadır.
Murgul’a kadar güney-kuzey yönünde, Murgul’dan Çoruh vadisine
kadar olan kesimde güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanan Murgul
Çayı havzası çevresinin dağlık alanlarla çevrilmiş olması
nedeniyle kış mevsiminde Anadolu’yu etkisi altına alan şiddetli
soğuk baskınlarından korunmaktadır.
Yüksek kenar dağların önünde derin ve sıcak birer su kütlesi
olan Karadeniz’in bulunması , özellikle kış mevsiminde dar kıyı
kuşağı üzerinde ılıman termik koşulların hüküm sürmesine yol
açar ve denizel etkiler buralarda karasallık derecesini düşürür.
Yazın ise, bütün Türkiye şiddetli karasallığın etkisi altında
fazla ısınır ve bunun sonucunda bölgeler arasında termik
bakımdan farklar azalır. Sonuç olarak Türkiye’nin çeşitli
bölgelerinde kışın farklı bölgesel iklim tipleri meydana geldiği
halde yazın bütün ülkede tek bir makroklima tipi hüküm sürer. Bu
dikkate değer değer özellik, her şeyden önce karasallığın
mevsimlere göre değişen etki dereceleri ile açıklanabilir.
III. DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ
Bir yerin doğal bitki örtüsü her şeyden önce iklim şartlarıyla
yakından ilgilidir.Bitkilerin gelişebilmesi için iklim
elemanlarından sıcaklık ve yağışın aynı anda bulunması
gerekmektedir. Yağış ve sıcaklığın müsait olduğu alanlar gür bir
bitki örtüsü ile kaplandığı halde, yağıştan mahrum sıcak devre
veya yağışlı fakat düşük sıcaklığın olduğu bir yerde bitkiler
pek gelişme imkanı bulamaz. Böyle yerlerin ancak, seyrek ve
cılız bir bitki örtüsüyle kaplı olduğu görülür.
Karadeniz Bölgesi’nin doğu kısmındaki elverişli yağış ve
sıcaklık şartları gür bir orman formasyonunun teşekkülüne imkan
vermiştir. Muhtelif yapraklı ağaçlardan oluşan ve zengin bir alt
formasyona sahip orman topluluğudur.
A-ORMANLAR
Doğu Karadeniz Bölgesi ormanlarının aşağı kısımlarında geniş
yapraklılar hakimdir. Eteklerden yukarı doğru, yapraklılar
arasında fazla oranda iğnelilerin karışması ve bazı türlerin
ortadan kalkması ile bu özelliğini kaybetmektedir.Doğu Karadeniz
bölgesi ormanları 1000-1250 metre yüksekliklerden sonra karışık
orman şeklini almıştır.Fakat 1600-1800 metre yüksekliklerden
daha yukarıda iğneliler hakim duruma geçer.Bunlar genellikle iki
ayrı türün teşkil ettiği karışık topluluklar halinde olmakla
beraber, yer yer bunlardan birinin daha fazla olduğu veya hemen
hemen saf birlikler meydana getirdiği kesimler de vardır.
Murgul da 500-600 metre yüksekliklerden itibaren geniş
yapraklıların arasına iğne yapraklı ağaçlar tek tük karışmaya
başlar ve 1500-1600 metre yükseltilerden itibaren iğneliler saf
topluluklar oluşturmaktadır. Yörede geniş yapraklılar ile iğne
yapraklılar yaklaşık 1000 metre yüksekliklerden itibaren eşit
olarak karışmaya başlar.
Karışık orman katındaki geniş yapraklılar Kızılağaç,Doğu Kayını,
Kestane, Ihlamur, Akçaağaç, Karaağaç, Kayacık, Adi Fındık,
Ceviz, Titrek kavak, Ak Kavak, Kara Gürgen, Doğu Gürgeni, Saplı
Meşe, Sapsız Meşe, Saçlı Meşe, oluştururken, iğne yapraklılar
Doğu Ladini , Göknar ile Sarı Çamdan ibarettir. Yükseltinin
artmasına bağlı olarak ladin ve sarıçamlardan oluşan iğne
yapraklıların hakim olduğu ( 1500-1600 metre ) bir kata
erişilir.
Murguldaki ormanlarda çok sayıda yabani hayvan ve kuş türünün
yaşadığı gözlem ve anket sonuçlarından anlaşılmıştır. Yörede
yaşayan başlıca yabani hayvan türleri;
Ayı, Domuz, Çakal, Tilki, Kurt, Tavşan, Geyik, Keçi ve
Sincaptır. Bunlardan bilhassa Ayı yöre insanının en iyi tanıdığı
ve sık sık karşılaştığı bir hayvandır.
Yöredeki ormanlarda: Karakuş, Akbaba, Atmaca, Bıldırcın,
Güvercin, Şahin, Ağaçkakan, Bülbül vs. gibi çeşitli kuş türleri
de bulunmaktadır. Yörede kuşları avlama merakı da dikkati
çekmektedir.
Ormanlar bir zamanlar Murgul’daki bakır fabrikalarının çıkarmış
olduğu zehirli gazlar nedeniyle oldukça tahrip olmuştur. 1951’de
hizmete giren fabrika 1993’de kapatılmıştır.
Murgul Bakır Fabrikasından çıkan SO2 ( kükürtdioksit ) gazı
tarım ürünleri ile orman örtüsüne zarar vermiştir. Yıllarca gaz
zararlarına maruz kalmış yeşil ağaçlarda yapraklar sayıca
azalmış veyahut bazı kısımların lekeler şeklinde ölmesi
nedeniyle küçülmüşlerdir.
Murgul Orman İşletme Müdürlüğünden alınan bilgilere göre bakır
fabrikasından çıkan gazlardan etkilenen alan 9125 hektardır.
Zararın şiddeti gaz tesir sahasının her yerinde aynı olmayıp,
fabrikaya yakın yerlerde, hayatta hemen hiçbir bitki görülmediği
halde buradan uzaklaştıkça bitkilerin tür ve miktarı yavaş yavaş
artmaktadır. Gaz tesir sahasında bulunan ağaçlara gaz, Kabuk,
böceklerinin musallat olmasıyla civar ormanlarda bulunan ladin
ağaçlarında büyük ölçüde tahribat yapmıştır.
Murgul’daki yayla alanlarının çoğu orman tahribatı sonucunda
oluşturulmuştur. Sahada 2000 metrenin altındaki yayların tamamı
orman tahribi sonucu oluşturulmuş çayır alanlarına
dönüştürülmüştür.
B-AKARSULAR
Murgul’’un ana akarsuyunu Murgul Çayı oluşturmaktadır. Toplam
uzunluğu 33 km. civarında olan Murgul Çayının en önemli
kollarını Kabaca Deresi, Kokolet Deresi ve Başköy Dereleri
oluşturmaktadır.
Kabaca Deresinin en önemli kolunu oluşturan Köpürten deresi
sahanın güneyinde kaynağını 2350 m. Yüksekliklerden alır. Sağlı
sollu, irili ufaklı derelerin karıştığı Köpürten deresi oldukça
eğimli ve ormanlık bir alandan geçerek, önce güney-kuzey, sonra
kuzeydoğu-güneybatı yönünde akışını sürdürür. Köpürten deresine
Çayırlık Tepe yakınlarında yaklaşık 2000 m. Yüksekliklerden
kaynağını alan Çayırlık deresi, Kaynağını Nalkıran Tepe
yakınlarında 1870 metre yüksekliklerden alan Nalkıran Deresi ve
kaynağını 1920 m. Yüksekliklerden alan (Gürzül tepe) Telepınar
dereside karıştıktan sonra, kuzeybatıya doğru yönelir.
Yaklaşık 1000 m. Seviyelerinde Kıküç deresi de Köpürten deresine
karışır. Kabaca güneybatı yönünde akışını sürdüren Köpürten
deresi bu seferde, kaynağını Kısıryatak tepe yakınlarında 2980
m. Yüksekliklerden alan Eğrisu Deresi ile 970 m. Seviyesinde
kaynağından itibaren yaklaşık 8 km. sonra birleşir. Oldukça
fazla kola sahip olan Eğrisu Deresi Köpürten deresi ile
birleşerek Kabaca Deresini oluştururlar. Buradan itibaren kuzeye
yönelen akarsuya önce kaynağını 2040 m. Yükseklikten alan Çakal
Deresi karışır. Gür orman örtüsü içerisinde akışına devam eden
Kabaca deresi, Kabaca Köyü Budiyet mahallesi yakınlarında Pulaho
deresinin de sularını alır. Uskurca mahallesi yakınlarında
Citofka deresi ile İskale mahallesi civarında Mağara dere ile
birleşir. Kabaca Köyüne yaklaştığında Lepüskür deresinin de
sularını alarak Murgul’da Murgul Çayı adını alır.
C-KAYNAKLAR
Havza sıcaksu kaynakları bakımından fakirdir. Sadece Kokolet
deresi kenarında yöre halkının “çermik” olarak nitelendirdiği
bir kaynak bulunmaktadır.
IV-TOPRAK ÖRTÜSÜ
Toprak; bitkilere durak yeri vazifesini gören; ana materyal
üzerine tesir eden iklim, yaşayan organizmaların uzun zaman
süresince karşılıklı etkileri sonucu belirli özellikler kazanan
doğal bir üniteden ibarettir. Yıllık ortalama yağışın 1000
mm.nin üzerinde yıllık ortalama sıcaklığın 13.4 derece olduğu
araştırma sahasının büyük bölümünde zonal topraklar oluşmuştur.
Murgul linkleri
Murgul tarihi,
Murgul
coğrafyası,
Murgul Nüfus,
Murgul
eğitim sağlık
Murgul tarım
|
|
| |