Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Gönderen Konu: Ordu İli Kültürel Özellikleri  (Okunma sayısı 60763 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ordu İli Kültürel Özellikleri
« : Mart 03, 2009, 04:10:48 ÖS »
Sayın paşalıoğlu öncelikle selam ve saygılar.Uzun zamandır uğramadım foruma.Bizde de Ordu-Ulubey de peğ,pey,pee kelimelerini kullanırlar.Birde önceki yazılarımda yazmıştım.Makaryos andır deyimi çokca kullanılır Ulubey'den Merkez ve sahil köylerine doğru.Sizde de buna benzer bir kullanım var mı acaba?

Birde kelime yazayım.Tağsal tembel demektir.

TDK nın sitesinde taysal diye geçiyor.Kullanıldığı yerler Hisarüstü *Keşap -Giresun diye yazılmış.Bizde tağsal diye söylenir.(Ordu-Ulubey)
« Son Düzenleme: Mart 03, 2009, 05:07:43 ÖS Gönderen: sahinaydin4152 »

Karalahana Karadeniz Forum

Ordu İli Kültürel Özellikleri
« : Mart 03, 2009, 04:10:48 ÖS »

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #1 : Mart 04, 2009, 03:33:57 ÖÖ »
Sayın sahinaydin,

Öncelikle aleyküm selam.

Makarios, Kıbrıs Barış Harekatına kadar Kıbrıs'ı yöneten devlet başkanının adıdır. Heybeliada Ruhban Okulu mezunu olan Makarios'un Cumhuriyetçi bir anlayışla Kıbrıs'ı yabancı üslerden (İngiliz üsleri)  arındırma ve İngiltere, Türkiye ve Yunanistan'ın Kıbrıs'a müdahil olma statülerin sona erdirmek isteyen ve böylece bağımsız bir Kıbrıs Devleti hedefi olan bir devlet adamıydı. Bu nedenle başta İngiltere, Türkiye, Yunanistan olmak üzere Ortadoğu'yu denetlemek isteyen ABD'nin istenmeyen adamıydı. Özellikle 1964 Kıbrıs olaylarından ( o olaylarda  Makarios'u da istemeyen Grivasçılar tarafından Türkler öldürülmüş, Türk uçakları Kıbrıs'ta bazı noktaları bombalamış, bir uçağımız düşmüş Pilot Cengiz Topel şehit olmuştu. Aynı Grivasçıların (EOKA)  devamı olan Sampson tarafları 1974'te Makarios'a karşı darbe yapmak istemiş, Makarios taraftarları ilk şaşkınlıktan sonra duruma hakim olunca Sampson bazı Türk köylerine saldırarak katliamlar yapmıştır. Bu olaylar üzerine 1974 Kıbrıs Barış Harekatı yapılmıştır) sonra Türkiye'de aleyhine yapılan propagandalarla Türk düşmanı olarak tanıtıldı. "Makaryos andır" deyimi de o zamanlar ortaya çıkmış bir deyimdir. Bilindiği gibi "andır" kelimesi ölüden arta kalan kişisel eşyalar anlamına geldiği gibi "istenmeyen kötü şey" anlamına da gelmektedir.

Tağsal kelimesi bizim köyde de (Hisarüstü'nün yaklaşık 8km güneybatısı) tağsal şeklinde söylenir. Bizdeki anlamı tembelden biraz daha farklı olarak "işi ağır yapan", "işi ağırdan alan", "işinde çok yavaş" anlamına gelir.
« Son Düzenleme: Mart 04, 2009, 05:03:29 ÖÖ Gönderen: paşalıoğlu »

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #2 : Mart 04, 2009, 06:43:42 ÖÖ »
Merhabalar sayın paşalıoğlu.Tağsalın bizdeki anlamıda aynen sizin dediğiniz gibidir.Ben oraya sanırım TDK sözlüğünde geçen anlamını yazmışım yanlışlıkla.Bizde de sizde kullanıldığı gibi kullanılır.Bu makaryos andır deyimi aslında başka bir kelimeyle de kullanılıyor da buraya yazamam.:) Bilirsiniz Karadeniz de küfürlü konuşmalarda yaygındır.Bir kötü kelime ile birlikte makaryos ..... andır şeklinde kullanılır.

Birde size sormak istediğim bir soru var.Bir konuşmamızda Gürgentepe'de ki Trablus kuşağı konusuna değinmiştik.Şimdi Ordu halk oyunları ekibinde nedense bu kuşağa yer verilmiyor.Bende biliyorum ki hem sizden öğrendiğim hemde ailemin büyüklerinden öğrendiğim kadarıyla Gölköy ve Gürgentepe ilçelerinde Trablus kuşağı meşhurmuş.Bir de Gölköylü nüfusunun fazla olduğu bir belde var İzmitte.Orada da bu kuşağı işyerlerine asmışlar insanlar.Yöresel bir hatıra olarak.Ancak babannem biz hiç Trablus kuşağı bağlamadık dedi.Birde şunu ekledi:aşağı ilçeler(sahil ve sahile yakın ilçeler) yukarı ilçelerden hep farklı giyinirlermiş.Babaannemin dediğine göre biz bir zaman keşan peştemalı bağladık.Yukarı ilçelerde o zamanlar kara peştemal bağlarlardı.Biz keşan peştemalını bırakıp şeritli peştemal bağlamaya başladık.Yukarılar bu sefer keşan peştemalı bağlamaya başladı.Birde başa bağlanan çember var.Gürgentepe-Gölköy özellikle de Gölköy de annemlerin köyünde kara çember meşhur.Aynen Trabzonlularda olduğu gibi.Ancak bizim aşağılarda kara çember bağlayana hiç rastlamadım.Genelde bürüncek baş bağlama denilen baş bağlama meşhur.Sizede resimlerini foruma ekleyerek göstermiştim.Bugün Ordu halk oyunları ekibinde kızların başları aynen bu bürüncek baş bağlama şeklindedir.

Şimdi size danışmak istediğim nokta neden aynı ilin ilçeleri hep bir farklılaşma yoluna gitmiş.Neden ısrarla Canik dağlarının kuzey yamaçları ile güney yamaçları demek doğru olurmu bilmem ama birbirinden farklı olma yoluna gitmiştir ? Birde yüksek ilçeler ve köyleri neden aşağıdaki ilçeler ve köyler sevmezler ?Bu hem Ordu da hem de Giresun da böyledir.Ordu da Meletli-Cenikli,Giresun da Çepni,Cenikli-Ekinci şeklinde bir ayrı vardır.Bunun sebebi iki yörenin insanının farklı oba,oymaktan gelmeleri midir acaba ?

Saygılarımla.

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #2 : Mart 04, 2009, 06:43:42 ÖÖ »

Çevrimdışı Gölköylü

  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 1361
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #3 : Mart 04, 2009, 07:03:11 ÖÖ »
Trablus kuşağı son yıllarda peştemal gibi yaygınlığını kaybetti. Benim babaannem de, kara çember-trablus-keşan üçlüsünü asla bırakmadı. Kuşağının kenarından boy boy çakılar sarkardı. Her boy çakının bir işlevi vardı. Bostanda birşeyler kesmek için, armut-elma kesmek için bunları kullanırdı. Tırnak kesmek için bile bir tane vardı.
Hatta çocukken abimle o çakılara göz koymuştuk ve utanmadan yaşlı kadına: "Sen ölünce bu çakılar kimin olacak" diye sormuştuk. :) Maviş gözlerinden yaşlar akarken bize sarılmıştı, ama biz o zamanlar muzurluk peşinde olduğumuz için o her ağladığında yaptığımız gibi gülmüştük.
Şu an ne peştemal, ne trablus çok yaşlılar dışında kullanılmıyor.

İzmit konusunda da haklısınız, orada birkaç kuzenim var.

Meletli ise, genellikle bizim orada Alevilere verilen isimdir.

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #4 : Mart 04, 2009, 08:57:35 ÖÖ »
Merhaba sahinaydin,

Gürgentepe ve Gülköy dağların kuzey yamacında kalırken, Mesudiye tam sırtta kalıyor ve kuzeye doğru meyilli. Tarifinize göre, sizin köyün geleneksel veya eski giyimi bizim köye çok benziyor. Çemberde biraz farklılaşma var. Bizde ağırlık beyaz yaşmak olmakla birlikte koyu renkli, hatta sarı renkli kenarları oyalı çember veya yaşmaklar da kullanılır. Başa bağlama şekli ise saçlarla birlikte boyun ve göğüs üstünün kapatılması şeklindedir yani örtünün etekleri omuzların üstünü de örter. Keşan peştamal çarşıya yani yalıya inilirken giyilir. Kışın ise vücudun üst tarafını örten yün şal kullanılır.

Giresun'da yüksek köylerde yaşayanlara "Gırıklı" denirdi. Gırıklı kırsal bölgelerde yaşayanlar anlamına geldiği gibi geri kalmış, uygarlıktan uzak bölgelerde yaşayanlar anlamına da gelir. Ayrıca, bazı yayla köylülerine ve Karahisar ve Alucralılara da "Ekinci" denir. Sahilde ve sahile yakın bölgelerde yaşayanlara ise diğerleri "Cenikli" der. Giresun'da Osmanlı'nın yerleştirdiği yönetici ailelere mensup olanlar eskiden ayırım yapmadan tüm köylülere "Çepni" bazen de "Kızılbaş" derdi ama şimdi bu ayrımı hatırlayan sanırım çok az insan kalmıştır.

Ordu'da ise Meletli ve Cenikli ayırımından başka Kızılbaş ve Garabuvaz ( Alevi olmayanlar Alevilere Kızılbaş, Aleviler ise Sünnilere Garabuvaz - yani Karaboğaz - derler) ayrımını biliyorum. Gölköylü'den duyduğuma göre Gölköy'de Alevilere Meletli denirmiş. Halbuki Gürgentepe'deki Aleviler Mesudiyelere Meletli der.

Bu ayrım niçin yapılır bilmiyorum. Gözleme bağlı bazı tahminler yapılabilir. Ordu'da tek bir kültür yok. Sahil bölgesi iki ana kültür bölgesine ayrılır: Fatsa'nın doğusu -Giresun ile çok ortak yanları vardır-, Fatsa'nın batısı - buraya Ünye kültür bölgesi denebilir. İç kesimlerde ise -Ünye'nin art bölgesini bilmiyorum- Gürgentepe, Gölköy'ün bir kısmı, Ulubey'in bir kısmı, Aybastı bölgesi, Kabataş, Işıktepe bölgesi kültürü Tokat'ın Reşadiye, Niksar ve Almus bölgesiyle çok benzeşir.  Gölköy'ün bir kısmı ise orada bir ada gibi ayrı özellikler gösterir. Melet (Mesudiye) bölgesi ise çok farklıdır. Birçok yönden Koyulhisar ve Karahisar ile ortak özellikler taşır. Bütün bunlara rağmen bu genel özelliklere göre ayırmaya çalıştığımız bölgelerde farklı özellikler gösteren köylere rastlayabiliriz. Bu farklı kültürleri dıştan ayırmaya yarayan temel faktörler şive veya ağız, müzik, evlenme adetleri ve oyunlardır.

Söz konusu yöresel adlandırmalar bu farklı kültürlerden, yaşam ve anlayış biçiminden kaynaklanabilir. Burada benim yaptığım gözleme dayalı bir ayrımdır. Bölgede belli bir yönteme göre yapılacak halk bilimsel, etnolojik ve sosyal antropolojik bir saha çalışması ile daha sağlıklı bir sonuç elde edilebilir.

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #4 : Mart 04, 2009, 08:57:35 ÖÖ »


sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #5 : Mart 04, 2009, 10:26:28 ÖÖ »
Sayın Gölköylü ve sayın paşalıoğlu gelin bu fikir paylaşma işini Ordu İli Kültürel Özellikleri başlığına taşıyalım.

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #6 : Mart 04, 2009, 10:50:33 ÖÖ »
Evet sayın paşalıoğlu Ordu ve Giresun da tek bir kültürden bahsetmek imkansız.Kelkit vadisi denilen yöre farklı bir kültüre mensup.Ordu da da Tokat kıyısındaki ilçeler için aynı şey söz konusu.Gölköylü olan dedemlerde Alevilere Kürtünlü denir.Bu tabir Gürgentepenin Tikenlice ve civar köylerinde de böyledir.Melet yani Mesudiyede Alevi yok denecek kadar azdır belki de hiç yoktur.Meletlilere Alevi denmez bizim oralarda.Ama bazı yerlerde söyleniyor olabilir.Kabataş zaten Aybastıya bağlı bir beldeyken ilçe olmuştur ve dediğiniz doğrudur Tokat kültürünün etikisindedir.Akkuş da aynı kültürdedir.Ulubey in bazı köyleri nin de aynı Kabataş ve Aybastı kültürüne mensup olduğundan bahsetmişsiniz.Sanırım bu köyler Başçardak,Yukarı Kızılen ve Ören köyleri olsa gerek.Çünkü bu köyler Alevi köyleridir ve doğruyu söylemek gerekirse Ordulu bile sayılmazlar.Sevilmezler ve her zaman da dışlanırlar.Bu davranışların doğru olmadığının altını çizmek isterim.Ama kültürel manada hiç ortak yönlerimiz yoktur bu köylerle bunu da belirtmek isterim.

Anlamakta zorlandığım bir nokta var.Gölköy,Gürgentepe gibi ilçeler herşeyleriyele Doğu Karadeniz kültürüne mensupken (ağız,yemek,giyim-kuşam gibi) nasıl oluyorda Tokat kültürüyle karıştırılıyor ve onlara benzetiliyor anlamadım.Aybastı ve Kabataş için bir şeyt söyleyemeyeceğim ama Gölköy ve Gürgentepe her şeyiyle Ordu kültürüne mensup ilçeler ve Tokatla uzaktan yakından ilişkileri yok.Ya da benim akrabalarımın yok diyelim.Ancak şunuda biliyorum ki köy köy kültürel farklılaşma mevcut.

Bizim köyümüz eski Ordu merkez köyü.Kültür olarak Ordu merkezin diğer köylerinden hiçbir farkımız yok.Bu kültürel özellikler; tamamı Eynesil göçmeni olan Kabadüz ilçesi,Perşembe,Gülyalı,Ordu Merkez,Bolaman yani Fatsa merkeze kadar olan bölge ve köylerde ayrıca Ulubeyin biraz önce saydığım Başçardak,Ören ve diğer Alevi köyleri dışındaki yörelerde etkili.Örneğin benim köyümde Ordu karşılaması çok popüler bir oyun iken aynı oyunu Ünye ve Fatsa da göremezsiniz.Burada halk oyunlarından örnekler sunduğum Gölköyün Haruniye köyü hem karşılama hem de kendilerine özgü ve çok güzel horonu olan ve Tokat a en yakın köydür ancak kültürel anlamda tamamen Ordu-Giresun kültürüne mensuptur.Tokatla hiç alakaları yoktur.

Ağız meselesine gelince bizim ağız özelliklerimiz Tirebolu ilçesi ağızıyla tamamen aynı.Bunu artık tamamen anlamış durumdayım.Tirebolu ile ne yemek ne giyim ne de ağız özellekileri yönlerinden hişçbir farkımız yok.Tirebolulu akrabalarımdan biliyorum ve hala gözlemliyorum.Son öğrendiğim bilgilere göre bu akrabalarımın da önemli bir kısmı Ordu dan Göreleye Göreleden de Tireboluya göçmüş aileler.Kültürel benzeşmeyi sadece bu aileleri göz önünde bulundurarak yapmadığımı söylemek isterim.Zaten Ordu Tirebolu bölgesine yerleşen insanların aynı sülale ve ailelerden olduklarına dair birbilgide var ama ne kadar doğrudur bilemem.

Küçüklüğümden beri kemençe sesleriyle,horonla,karşılamayla büyümüş biri olarak kültürüme aşık biriyim.Fındık zamanı işler bittiğinde tatlı bir sabah uykusu çekecekken yan komşumuzun evinden kemençe sesleri ve avluda horan ve karşılama oynayan gençlerin yaşadığı köyüme de aşığım.Bunun içindir ki Ordu nun bu öğelerin dışında tutulduğunu duyunca çok üzülüyorum hatta çok sinirleniyorum.

Bana göre Kültür noktasında halk oyunları en zayıf halkalardan biridir.Ağız,yemek,giyim kuşam kültürel benzerliğin anlamlı ve önemli öğeleridir.Bu yönüylede Alevi köyleri haricindeki Gölköy ve Gürgentepe ilçeleri tamamen Ordu-Giresun kültürüne mensupturlar.

saygılarımla.

Çevrimdışı Gölköylü

  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 1361
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #7 : Mart 04, 2009, 11:11:21 ÖÖ »
Sayın Gölköylü ve sayın paşalıoğlu gelin bu fikir paylaşma işini Ordu İli Kültürel Özellikleri başlığına taşıyalım.

Diğer başlıktaki Ordu ile ilgili mesajlar ile bu başlıktakiler birleştirilip, yeni konu haline geldi.
Üstüne üstlük Karalahana Karadeniz Forum > Karadeniz Bölgesi > Karadeniz Kültür ve Tarih >konumuna taşındı. Torpilli başlık. :P
« Son Düzenleme: Mart 04, 2009, 11:15:43 ÖÖ Gönderen: Gölköylü »

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #8 : Mart 04, 2009, 11:45:18 ÖÖ »
Bu da Çepni kültürü ile alakalı bir yazıdan alıntıdır.

Doğu Karadeniz ve Çepni kültürü üzerine Türkiye’de yapılan çalışmalar arasında Ali Çelik’in “Çepni Kültürü” ve Abdullah Gülay’ın lokal olarak hazırladığı “Ağasar Çepni Kültürü Geyikli” zikredilmelidir.
Doğu Karadeniz Bölgesi yüksek kesimlerindeki yaylalarıyla tam bir Çepni yerleşim merkezi olduğu ve bu yerleşim’in Tirebolu, Görele, Giresun, Ordu, Vakfıkebir gibi sahil yerleşim merkezlerini de içine aldığını söylemiştik.


Sanırım bir önceki yazımdaki Tirebolu-Ordu kültürel benzeşmesinden bahsederken bu konuya değinmiştim.Bu yazı Çepnilik ile alakalı bir makaleden alıntıdır.

Birde Ünye konusuna değinmek istiyorum.Bende Ünye yi hep Ordu-giresun kültüründen uzak tutardım bize benzemediklerini düşünürdüm.Son okuduğum makalelerden de edindiğim bilgilere göere Ünye ve Fatsa da özellikle Tirebolu ve Görele kökenli çok aile var ve köyler mevcut.Hatta bir düğünde gördüğüm oyunları çok hoşuma gitmişti.Kemençe eşliğinde kırbaç horonu oynuyorlardı.Fatsalı bir hemşerimden de öğrendiğim üzere kemençe çalınan köyleri arasında Alevi köyleri de varmış.Belki de bu Alevi köyleri sizin söylediğiniz Alevi kıyımlarından kaçan Görelelilerdir.Ancak yine de Ünye de bazı köyler Ünye kültürü dediğiniz kültüre değil Ordu-Giresun kültürüne mensup.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Mart 04, 2009, 11:55:58 ÖÖ Gönderen: sahinaydin4152 »

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #9 : Mart 04, 2009, 03:33:14 ÖS »
Merhaba sahinaydin4152,

Ordu ilinin bazı kesimlerinin kültürü ile Tokat ilinin Ordu iliyle sınır ilçelerinin kültürlerinin benzeşmesi son derece tutarlı bir durum. İdari sınırlar kültürel sınırlara göre çizilmemiştir. Aynı durumu Kelkit Vadisinin doğusunda görürüz. Erzincan, Sivas, Giresun ve Ordu'ya bağlı sırasıyla Refahiye, Gölova, Akıncılar, Suşehri, Koyulhisar, Çamoluk, Alucra, Şebinkarahisar ve Mesudiye'nin kültürleri de birbirine benzer. Bu kültür Şiran ve Doğanşar ve Zara'da da az çok kendini gösterir.

Alevi köylerini Ordulu bile saymamanız çok ilginç. Fatsa ve Bolaman'da da Aleviler var. Hatta Perşembe'de  de bir iki köy var. Gürgentepe'nin çoğunluğu Alevidir. Bu Alevilerin bir kısmı Ordu'nun yerlisi iken bir kısmı ise Kürtün ve Giresun yöresinden buraya gelmiştir. Bu nedenle, örneğin Gürgentepe'de bir kaç değişik ağız vardır. En yaygın olan Tokat'ın Canik dağlarına yaslanmış ilçelerinin şivesine yakın olan şivedir. Ör. bu şivede gel fiilinin çekimi şöyledir:geliyam veya geliyom, geliyan veya geliyon, geliya veya geliyo, gelirik, gelirsiğnz, geliyeler veya geliyalar. Aynı ağıza yer yer Giresun'da da rastlanabilir. Bu ağız Reşadiye'den Erbaa ve Ladik'e kadar yaygındır. Diğer taraftan Terme'nin bazı köyleri de aynı ağızı kullanır. Siz ne kadar Ordulu iseniz onlar da o kadar Orduludur. Ayrıca, Ören ve Gürgentepe'de hem horon hem de karşılama vardır. Karşılamayı ise sizin köylüler gibi (gönderdiğiniz videodan seyrettim) sert oynuyorlar.

Ordu ve Giresun'u ne kadar alt kültürel bölgelere ayırırsanız ayırın tek tek köyleri belirtmedikçe kültürel farklılıkları tesbit etmeniz çok zordur. Hatta köylerde bile mahalleler ve hatta aileler arasında bile kültür ve şive farklılıklarına rastlayabilirsiniz. Bu nedenle, örneğin Ünye bölgesinde, Ünye merkezine yakın köyler dışında, çok farklı özellikler taşıyan köyler görebilirsiniz. Bu durum bölgedeki bütün kültür alt bölgeleri için geçerlidir.

Çepni tarihi için en güvenilir kaynak Prof. Faruk Sümer'in Çepniler adlı makalesidir. Okumanızı öneririm.




« Son Düzenleme: Mart 04, 2009, 03:37:05 ÖS Gönderen: paşalıoğlu »

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #10 : Mart 04, 2009, 03:40:19 ÖS »
Değerli paşalıoğlu bu benim düşüncem değil.Sakın beni yanlış anlamayın.Ben insan ayrımı yapmayan yöremdeki her insanı seven biriyim ve bu ayrımlara ailemde de direnen biriyim.Siz de %50 Ordulusunuz.Bileceğinizi tahmin ederek bazı şeyler söylemek isterim.Annem Gölköylüdür ve bizim aşağı köylerde Gölköylüleri sevmezler ve küçümserler.yıllarca Gölköylüleri ve Meletlileri dışlamışlar ve kız alıp vermemişler.Ben bunu her daim ailemin büyüklerinin yüzlerine karşı söylerim.Çünkü hala aynı ayrım yapılmaktadır.Ordu da bir Gölköylü Meletli görseler got kafalı sen ne anlarsın tarzında sözlere muhatap olurlar.Anne tarafından gölköylü olduğum için yani %50 Gölköylü olduğum için elbette benimde zoruma gitmektedir.Ancak bu da bir gerçektir.Değişmesi gerekir.

Birde şunu söyleyeyim.Anneannem Ulubeylidir ve Gölköyde evlidir.Anneannemin adını o köyde hiç söylemezler.Çünkü adı yörde Ordulu yengedir.Anneannemi Ordulu yenge diye çağırırlar.Ulubey Ordu ya çok yakın bir ilçe olduğu için Ordu diye anılır hep.Bu notda gösteriyor ki yine aşağı köylerin yukarılarla hep bir farklılık olgularının olduğuna işarettir.Örneğin ben %85 i Giresunlu olan bir mahallede oturmaktayım.Çoğunluğu Yağlıdere ve Keşaplıdır.Ekincileri nedense hiç sevmezler.Hep küçük görürler.Yapılan bu yanlış davranışlar birer realitedir.Ancak değişmelidir.

Yine bir bilgi vereyim size.Ordu merkezde Alucra ve Şebinkarahisarlı pek çok aile vardır.Bir vakit amcama kız istenecek.Kız tarafı da Şebinkarahisarlı.Olay Ordu da geçiyor.Halamın komşusu bu istenen kız ve ailesi.Neyse halam işleri ayarlamak için kızın evine gidiyor.Orada kızın halasıda var.Durmadan nerden buldunuz bu çepnileri nerden buldunuz bu çepnileri başka adammı yoktu şeklinde söylenmelerle en sonunda halamın tepesini attırıyor.Halam Çepninin  ne demek olduğunu bilmediği için köpürüyor.Ne Çepnisi sen ne demek istiyosun felan derken durumu kız tarafı açıklıyor.Biz size Çepni deriz sahil yörelerine şeklinde.Bu ayrımları elbette ben veya sizler uydurmadık.Bu ayrım yıllardır yörede süregelmiş bir ayrımdır.İki  tarafta karşılıklı olarak birbirini istememekte her iki tarafta haklı sebepler söylemekteler.Ancak bana göre iki tarafta bu konuda suçludur.

Dönelim yine ağız konusuna.evet size katılıyorum.Annem 30 yıl önce bizim köye gelin olduğu için tamamen bizim köyün ağızıyla konuşuyor.Ancak anne tarafından akrabalarım bazı kelimeleri sizin yazdığınız gibi söylemekteler.Örneğin ge kelimesini çok kullanılar.Ne yapiyin ge.Nere gidiyin ge. gibi...Çok çok fazla olmasa da bizim köylerimizle önemli derecede ağız farkları mevcuttur.

Ören,Başçardak,Kızılen gibi köyler Ulubeyin Gölköyden ve Mesudiyeden ayrıca Gürgentepeden ilçe olduğu yıllarda aldığı köylerdir.Bu köylerin arasında Tikenlice köyü de vardı ancak tekrar Gürgentepe ye bağlandı.Ben yukarıdaki yazımda bir yanlışlık yapmışım.kültürel manada demişim.Çok geniş olmuş.Ağız ve doğal olarak Alevi köyleri oldukları için giyim ve inanç farklılıkları var.

Gölköy  kadın kıyafetleri:



Ulubey Başçardak-Ören kadın kıyafetleri:





Ulubey-Ordu Merkez-Fatsa-Perşembe-Gülyalı-Kabadüz köyleri kadın kıyafeti:





Fark nedir diye soracak olursanız baş bağlama şekilleridir diyebilirm.

Şunu da söylemeliyim farkları ortaya çıkarıp bir tarafı övüp diğer tarafı yermek neiyetinde değilim.Kaldıki her köy benim her yöre benim.Çünkü ben Orduluyum ve kültürümü araştırıyorum ve paylaşıyorum.Yanlış anlaşılmak istemem.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Mart 04, 2009, 04:27:58 ÖS Gönderen: sahinaydin4152 »

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #11 : Mart 05, 2009, 01:53:12 ÖÖ »
Merhaba sahinaydin4152,

Benim annem de babamın köyünde "Ordulu Yinge" olarak bilinir. Genç kuşaktan bazı kişiler işin aslını bilmedikleri için bizlerin Ordu'dan geldiklerini sanmaktadır. Bir gün beni tam olarak tanımayan 20'li yaşlarda bir genç bana "Bizim köyde Ordu'dan gelip yerleşenler varmış" gibi bir şeyler söylemişlerdi.

Annemin köyünde ise benim adım "Giresinli"dir.

Çepni, Ekinci, Meletli, Gölköylü, Maacir (Muhacir yani Gürcü), Gırıklı gibi ayırımlar bölgenin eski güvenlik açısından yetersiz olduğu günlerden kalan bir ayırım olsa gerek. Yani yabancılardan korkulduğu için onları tanımlamak ve onlara karşı uyanık durumda amacıyla için yapılan bir ayırım olmalı. Örneğin, eskiden Gürgentepe'de Fatsa'lılara hiç güvenilmezmiş. Gürgentepe'ye gelen Fatsa'lılar sürekli gözlenirmiş.

Gönderdiğiniz resimlerden Başçardak'lı kadınların "çentik"leri dikkatimi çekti. Aynı "çentik"ler Giresun'da, özellikle Yağlıdere'de çok kullanılır. Keşaplı kadınlar, Yağlıdereli kadınlara çentikli, Yağlıdereli kadınlar Keşaplı kadınlara şelekli der. İşte bir ayırım daha.

Yine, Başçardaklı kadınlardan bazılarının hala üç etek giymesi ilginç. Ben üç eteğin artık kullanılmadığını sanıyordum.

Bizim köyün baş bağlama şekli alttan ikinci resimdeki üç yaşlı kadının bağladığı gibidir. Ancak iş yaparken allttan üçüncü resimdeki başı bağlı dört kadın gibi baş bağlanır.

Çevrimdışı Gölköylü

  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 1361
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #12 : Mart 05, 2009, 02:39:19 ÖÖ »
Annem Gölköylüdür ve bizim aşağı köylerde Gölköylüleri sevmezler ve küçümserler.yıllarca Gölköylüleri ve Meletlileri dışlamışlar ve kız alıp vermemişler.Ben bunu her daim ailemin büyüklerinin yüzlerine karşı söylerim.Çünkü hala aynı ayrım yapılmaktadır.Ordu da bir Gölköylü Meletli görseler got kafalı sen ne anlarsın tarzında sözlere muhatap olurlar.Anne tarafından gölköylü olduğum için yani %50 Gölköylü olduğum için elbette benimde zoruma gitmektedir.Ancak bu da bir gerçektir.Değişmesi gerekir.

 ;D
Ama bu kadar da olmaz.

Boşver be şahin. İnadına Gölköylüyüz.

sahinaydin4152

  • Ziyaretçi
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #13 : Mart 05, 2009, 10:33:01 ÖÖ »
Evet gölköylü inadına Gölköylüyüz.  ;) Sayın paşalıoğlu burada bir polemik yaratmak istemiyorum ama bizim yöremizdede Fatsa ve Ünyelileri sevmezler.Güvenmezler.Burada yazamayacağım  bir kaç düşünce daha var ancak dediğim gibi yazamayacağım.Ben hatanın tek taraflı olmadığını ortada bir yanlış varsa bu yanlış her iki tarafında olduğu kanaatindeyim.eğer bir topluluk diğer bir topluluğu istemiyor sevmiyor ve kendinden saymıyorsa karşı tarafta aynı düşüncelere kapılır bundan normali de yoktur sanırım.Biz Ordulular için Ünye ve Fatsa olayı Ünye il olsa bile sonlanmaz.Biz heryerde Orduluyuz.Onlarda her yerde Fatsa ve Ünyeli olarak ayrı birer il olsun bizim bir sıkıntımız yok.İnanın bende dua ediyorum keşke il olsalar diye.Aslında şunu söylemeden de edemeyecğim.Ünye ve Ünyelilerin hakkının gerçekten yenilmiş olduğu inancını taşımaktayım.Ordu nun il olma sürecini okudum.Bence Ünye ye yapılmış büyük bir haksızlık var ortada.İnşallah tez zamanda il olurlar.Buraya bir Ünyeli veya Fatsalı arkadaş girerse lütfen bu konu üzerinden tartışma yaratmasın.Biz Orduyu konuşuyoruz.Ünye ve Fatsayı değil.Sadece adları geçtiği için yöremdeki bakış açılarına değindim.

Neyse bu konuyu böyle kapatalım dediğim gibi polemik yaratma niyetinde değilim.

Sayın paşalıoğlu sizinle bu forum altında yazışmak gerçekten çok keyif verici.Bilgilerimizi hiç birbirimize kırıcı sözler söylemeden aktarabilmek ne kadar güzel.Ben affınıza sığınarak yine size birşey sormak istiyorum.Facebook ta bir grup kurulmuş.Kolbastı Giresun un diye.Oraya da bir video eklenmiş.Kolbastı videosu.buraya kadar bir gariplik yok tabi.Videonun altında bu videoyu herkes eklesin eklemeyen Ordulu olsun denmiş ve bu grubu kuranlar Ordulularla Giresunluları birbirini sevmeyen iki il ilan etmiş.Bende bunun böyle olmadığını kafadan uydurulduğunu yazdım.Acaba sizin yörenizde Ordululara karşı bir antipati var mı ?Affınıza sığınarak soruyorum.Kafama çok takıldı da.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Mart 05, 2009, 10:42:01 ÖÖ Gönderen: sahinaydin4152 »

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Ordu İli Kültürel Özellikleri
« Yanıtla #14 : Mart 06, 2009, 01:40:36 ÖÖ »
Merhaba sahinaydin4152,

Ordu ile Giresun arasında yıllardan beri tatlı bir rekabet vardır ama bu rekabet düşmanlık derecesinde değildir. Ordulular Giresunlulara sırgancı, Giresunlular Ordululara kabakçı derler. Bu biraz esprili bir ayama takma tavrıdır. Yöremizin deyimiyle her iki taraf da pastaf geçmektedir. Ne var ki bazı aklı evveller bu espriyi ciddiye almaktadır. Hiç bir aklı başında Ordulu ve Giresunlu bu konuyu ciddiye almaz, çünkü yöremizin gelişmesi çok fazla ortak yanları olan her iki ilin dayanışmasına bağlıdır. Devlet hizmetleri Trabzon ve Samsun'a gitmekte, arada kalan bu iki il, özellikle Giresun, devlet hizmetlerinden çok az pay almaktadır.

Bu arada Giresun'da kabağı Ordu'dan daha fazla severler. Kabağın, kabak çiçeği sarması ve sütlü kabak dahil çok çeşitli yemekleri vardır.