Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Gönderen Konu: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek  (Okunma sayısı 55127 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gölköylü

  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 1361
  • Cinsiyet: Bayan
Kolbastı basanın mıdır?
« Yanıtla #30 : Ocak 10, 2009, 06:06:04 ÖÖ »
PINAR ÖĞÜNÇ / Radikal / 10/01/2009


HAFAKAN RUHU/Kolbastı basanın mıdır?

Bu yıl girmezden evvel yerel boyuttan ulusala taşınan bir polemikti: Kolbastı kimindi?
Kulağa önce patlıcanlı bir yemek adı gibi gelse de, türlü vesilelerle toplu olarak anımsanan, zamanenin küçük dokunuşlarıyla modifiye edilen bir halk dansı kolbastı. 2000’le başlayan bir yılda çıkıp da bu Trabzon’a mı ait, Giresun’a mı tartışması yapmaksa başka bir şey... Türkiyelilerin değil basbayağı Türklerin, Misak-ı Milli sınırlarını ve de il siyasi haritasının Cilalı Taş Devri’nde oluştuğuna kuvvetle inandıkları tezimizi güçlendiren bir kalem; o kadar...
Bu dansı hiç bilmeyene bir robot resim çizelim. Yekpare Karadeniz algısının nişanesi o titremeler yok. Çok daha serbest, ama yine gayet ritim merkezli. İsminin verdiği ipucu boşa değil, kollar çok oyuncu. Yeni versiyonlar, ilhamın ötesinde hiphop’u, hatta icracının meşrebine göre break dans’ı, hafiften de ska’yı andırıyor. Birbirleriyle paslaşılan bireysel bir oyun bir yandan.
Menşeine dair en fazla itibar edilen hikâye, 1930’ları ve Farozlu balıkçıları gösteriyor. Balıktan döndükten sonra, kasalarda ganimet titrerken mutlulukla yapıldığından ağ atmayı, toplamayı, martıyı, ahtopotu, yosunu dalgayı çağrıştıran hareketler mevcut, ki kulağa gayet güzel geliyor. Eğlenceli, hafif ve muzip yanına da uyuyor bu efsane. Bir de Karadeniz’in kuzey yakasına referans veren bir tez var ki, haşa tabii ki...
Hayvan dostluğu haberlerine mahkum bir pazar günü, bir ulusal kanalın ana haber bülteninde bir Giresun’dan, bir Trabzon’dan kolbastı ekibi çıkarıp önce kapıştırıp sonra da buralara has öpüşelim-barışalım sözde uzlaşma tablosuna yataklık etmeleri öncesinde, bu yalan patent kavgası başlamadan çok evvel dikkat çeken bir durumdu kolbastının yükselişi. Trabzonsporlu sahalarda kayıtlara geçen bir sevinme şovuydu mesela, takım düğünlerinde gençlerin kolbastı için piste davet edildiğini biliyoruz. Ogün Samast da malum düğün görüntülerinde kolbastı mı yapıyordu?
İnternet mecrasında kaç tane kolbastı videosu var inanamazsınız. Gruplar halinde, düğünler gani gani, ikili gruplar evlerde, sokak aralarında, kızlar, kızlar erkekler birlikte... ‘İzmirliyim ama bayılıyorum bu dansa’ gibi günah çıkarma yorumu bile okudum bir yorum sahifesinde.
Bir de çoğu 2008 tarihli Beyaz Şov’undan, Ece Erken’ine programını kolbastıyla şenlendirmek isteyenler var. Flash TV’nin falan pavyonik eğlence programlarını geriden takip edenler... Ska damalı bol hiphop pantolonlarıyla kolbasan gençler, hatta Beyonce gibi giyinmiş kolbastıcı kızlar hanidir bu programların kadrolu dans ekipleri...
Sonra bir de müslüman mahallesinde gayet gayrimüslim menşeili dans müziği yapan Bedük’ün klibi geldi. 90’larda bir düğünde çekilmiş süsü verilen klipte kopuk gençlerin kolbastısı arzulanan kitsch manzaraya cuk oturuyor. Müziğe uymuş mu, hem de nasıl...
Tatlısu popçuluğundan çabuk daralıp kendini böyle yeni sulara bırakan Bedük’ü, Trabzonsporlu oyuncuları ve bir zamanlar başkanlarının bir arkadaşlarına ‘yamyam’ dediği takımın kadrolu siyahilerini, yemek masasını kenara çekip duvara Türk bayrağı asarak önünde kolbastı yapan iki genç kızı (bu gerçek bir videodur), Ogün Samast’ı, 50 Cent gibi giyinip parklarda, bahçelerde kolbastıyla asiyi oynayan ergenleri buluşturan bir şey var. Kolbastı artık ne Trabzon’un ne de Giresun’un.
Halk dansı etnografik bir tamlama değil ama bir halk dansının bu kadar canlanması da pek sık olmuyor. Halka bağlı bundan sonrası...

Karalahana Karadeniz Forum

Kolbastı basanın mıdır?
« Yanıtla #30 : Ocak 10, 2009, 06:06:04 ÖÖ »

Çevrimdışı Sakallıoğlu

  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 577
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #31 : Ocak 12, 2009, 04:07:39 ÖÖ »
KOLBASTI TARTIŞMALARI VE GEÇMİŞTE BİR YOLCULUK
Geçen akşam STAR TV’de canlı yayınlanan ve Esra Erol’un sunduğu “İzdivaç” programında kolbastı oynayan “Tirebolu-Yeniköy Kolbastı Team” adlı grup haklı olarak epeyi ses getirdi. Gençlerin oyununun bir kısmını ben de seyrettim. Ulusal bir kanalda Tirebolu’nun adını özellikle duyurdukları için tebrikler. Ancak, “özür kokan” açıklamalarını hoş karşılamadım.
   Gelelim kolbastı’ya; kol havaları âlemciliğin oluşturduğu şartlar çerçevesinde ortaya çıkmıştır. Kol havaları, kadının oynatıldığı içkili, sazlı, rakslı oturak âlemleridir. Halil Bedi Yönetken, “Trabzon ve Rize’de içinde kolbastı havalarının olduğu türkü derlediklerini, bunların İç Anadolu’dan kıyıya gelme olduğunu” söyler. Bir Edirne türküsünün sözleri “elimden aldı ya mendili/kol bastı söndür kandili” şeklindedir. Giresun’un Sokakbaşı Meyhane türküsünde geçen “kale bayırı düzü/devriye bastıya bizi” dizesi Kale’deki bir baskını anlatır.
   Kol havaları bağlama ezgileridir, sözsüzdürler. Kolbastı havasında âdete bir kol baskını tasvir edilir. Kol yaklaştıkça ezgi hafifler, kol uzaklaştıkça tekrar kuvvetlenir. Kol havaları Konya’da “oturak âlemleri”; Ankara’da “cümbüşfelfele”; Beypazarı’nda, Giresun’da, Kırşehir’de, Yozgat’ta “muhabbet”; Çankırı’da “sohbet”; Elazığ’da “şeve kirmak”; Kastamonu’da “oturak âlemi/perde âlemi” şeklinde dillendirilir. Kaynak kişilerden Hayto Salih, Giresun’da muhabbet sırasında oynadıkları “kol ve kolbastı” havalarını “aynı şeydi diye” anlatır. Özetle, muhabbet âleminde gizli toplantılarda devriye/kolcu geliyorsa “kol geliyor” denir ve çalınan havalar hafifletilir. Kolcular geçtikten sonra da “kol geçti” denir, yine çakır keyif çalınır. Bu kolbastı havasıdır.
Nejat Buhara’ya göre oturak havasına “Kol Havası”, Karadeniz’in bazı yerlerinde de “Kolbastı” denilir. Ömer Akpınar, “Trabzon, Giresun ve Yozgat’ta kol havaları vardır ve oynanmaktadır. Bunlar ağır havalardır. Sözsüz ağırlıklıdır. Erkek oyunudur” diye tanımlar ve Giresun’da “Kolbastı, Metelik, Fingil” oynandığını belirtir. Akpınar’a göre Kolbastı, 4 ve 9 zamanlı olmak üzere iki şekilde oynanır. “Yaylanın Çimenine” 4 zamanlı, “Giresun’un Evleri/Şima ile kaynama” 9 zamanlıdır. Fingil, kol havası çeşidi olup 4 zamanlı sözlü erkek oyunudur. Metelik, 4 zamanlı bir sözsüz oyun havasıdır.
   Kol havaları Giresun, Samsun, Trabzon havalisine mahsustur denilebilir. Yozgat kol havası ile Karadeniz’deki kol havaları aynı anlamdadır.
   Sadi Yaver Ataman’ın tespitine göre “Giresun’da kolbastıya metelik” denilmektedir. Bunun için ezgisi aynı olan, küçük ince ayrım farkıyla çalınıp söylenilen metelik oyun havasının Bulancak’ta, Giresun’da, Tirebolu’da oynanılmakta iken Trabzon’da da benzer ezgi ile kolbastı adıyla çalınıp oynanması “varyant”tan, yani oyunun çatalından başka bir şey değildir. Yoksa, bu oyun sadece Trabzon’da oynanır veya Giresun yöresinde oynanır denilemez. Aynı kültür dairesi içinde olan bir yerde kültür alış-verişi olmaz mı?
Kolbastı oynayan dedelerimiz bugünkü gençliğin oynadığı gibi rock müzik eşliğinde rap yapmazlardı. Yani, muhabbet âleminde “atlayıp-zıplamazlardı”. Bugün oynananlar rock/rap müzikten/oyundan etkilenmişler o kadar!.. Günümüzde kolbastıdan esinlenerek yeni bir oyun tarzı geliştirilmiştir. Çünkü, Kol havalarında oyunlar süratli değil ancak, “kostak” tabir edilen, daha ağırbaşlı oyunlardır. Rahmetli Trabzonlu Ömer Akbulut, “Trabzonlu Baba Salim’in saz çalmakta mahir olduğunu, bilhassa Trabzon’un Kolbastı türküsünü söylerken geçmişleri hatırlatır ve kahramanlık menkıbelerini canlandırarak Kolbastı havasını bağlamada çaldığı vakit bütün heyecanıyla dinleyenleri kendine bağlardı” diye anlatırdı. Bu mecliste bulunanların rap tarzında hareket yaptıklarını söylediğini hatırlamıyorum!..
Bu satırların yazarı Tirebolu’da Digos Emin’in bağlaması eşliğinde Kâhyaoğlu Nuri Bey’in ustalıkla “metelik/kolbastı” oynadığını büyüklerden çok dinlemiştir. Puçuklu mahallesinden merhum Kırış Emin’den, Cintaşı mahallesinden İhtiyaroğlu Mustafa’dan; merhum Temel Kara’nın bağlaması eşliğinde merhum Kâhyaoğlu Paşa’dan ve hâl-i hayatta olan Kâhyaoğlu Galip’ten, Giresun’da davul-zurna eşliğinde mücahitlerden “metelik” oyun havasını çok seyretmiştir. Ama, hiç birisini yerde atlayıp-zıplarken görmedim! Yine bu satırların yazarı, hocaları olan TRT İstanbul Radyosundan Orhan Dağlı’dan ve rahmetli Ömer Akpınar’dan, arkadaşı Sarı Zeki’den kol ve kolbastı havaları örneklerini çok dinlemiştir.
Bugün Tirebolu’da bu oyunun son temsilcisi Tulumbacının Eziyan ve Kâhyaoğlu Galip’tir. Doğrusunu merak edenler ona gitsinler. Ama her ikisi de sağlık nedeniyle oynayamamaktadırlar!.. Tulumbacının Eziyan’ın ifadesine göre metelik’te bütün yük parmak uçlarına binmektedir ve ayaklar çapraz atılır, kollar iki yana açıktır…
Kol havaları arasında Trabzon’da derlenen (1937) “Giresun Kolbastı Havası/Uy dedim urdun beni”, “Trabzon Kolbastı havası”; Nejat Buhara’nın derlediği “Giresun’un Evleri”; Kudret Dağlı’nın Orhan Dağlı’dan derlediği (1993) “Giresun Kol Havası”; Nejat Buhara’nın Trabzon’dan derlediği “Yaylanın Çimenine Kuzu Yayılır”; Konservatuarın Trabzon’dan derlediği (1929-1930) “Kolbastı Oyun Havası”; Nida Tüfekçi’nin Yozgat-Akdağmadeni’nden derlediği “Yıldız Akşamdan Doğarsın”ı sayabiliriz.
Kısaca, Kol havası ve kolbastı havaları sadece erkeklerin karşılıklı oynadığı, orijinali sözsüz olan ve bağlama ile çalınan oyun havalarıdır.
“Trabzon Kol Havası” adını verdiği ezgiyi sözlü olarak bağlama ile 45’lik plağa okuyan rahmetli Erkan Ocaklı da arkadaşımdı. Birlikte saz-söz meclisinde bulunduk. Bugün oynanan kolbastı’yı Farozlu gençler oynamış ve TV’lerde görüldüğü için Trabzon’a mal olmuştur. Ama, kolbastı Trabzon’a mahsustur başka yerde oynanılmaz denilebilir mi? Denilemez, çünkü Samsun’a dek kolbastı oyunu oynanmaktadır. Bu tür oyunlara kültür alışverişinin olduğu ortamda geçmişte olduğu gibi günümüzde bir sınır çizmek kurallara aykırıdır. İbrahim Can’ın TRT’de yaptığı bir programda Farozlular’ın oynadığı tarzdan yola çıkarak “Grup Polathane”nin “Trabzon Kolbastı” olarak sergiledikleri gösterisi daha tavırlıdır.
Sevgili gençlerimiz TRT Arşiv Serisi’nden çıkan Ümit Tokcan’ın “Hekimoğlu” isimli albümünü dinlemiş olsalardı orada 10. parçanın Osman Gökçe (Piçoğlu Osman) tarafından kemençe ile çalınan (1943) “METELİK (Kolbastı Oyun Havası)” olduğunu görürlerdi. Yine, biraz araştırma yapsalardı Muzaffer Sarısözen’in 1943’te Derelili Mustafa Bektaş’tan “Kol Oyunu”nu; Asım Karakaş’tan “Metelik” derlediğini bileceklerdi.
Sevgili gençler; yolunuza devam ediniz. Ama “Kolbastı/Metelik” oyun havasının aslını öğreniniz, önce onu gösterime sununuz, sonra da günümüzde rock/rap tarzını. Kendi tarzınızı ortaya koyduğunuz için de kimseden “icazet” almayınız.
AYHAN YÜKSEL
GİRESUN GAZETE NET

ruhadam

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #32 : Ocak 12, 2009, 08:28:53 ÖÖ »
Trabzonlular güzelde oynayamıyor, inşallah ben bir gün oynayayım da bütün Trabzonlular izlesin birşeyler öğrensin.

Oynada görelim Esatcım  :D Belki sizin benden belki de benim sizden öğrenecek çok şeyler var. Ama oyunu lütfen zeybekle karıştırma. Nefesin yetmeyebilir.  :D

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #32 : Ocak 12, 2009, 08:28:53 ÖÖ »

Esat

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #33 : Ocak 12, 2009, 08:34:04 ÖÖ »
 Yok nefesim yeter merak etme şaka gibisin vallahi. Daha bu sabah kafama esti döktürdüm. Bir kaç kilo daha verirsem diyete devam edip yaza on numara kolbasarım. Çaykaradayım yazın orada olursan oynarız. Yahu eleştirmek gibi olmasında madem muhatab oluyoruz adın çok kötü be arkadaşım. Sayın şaka gibi desen olmaz, şaka gibisincim desen olmaz, şunu doğru dürüst birşey ile değiştir istersen.
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 08:37:59 ÖÖ Gönderen: Esat »

ruhadam

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #34 : Ocak 12, 2009, 08:47:35 ÖÖ »
Yahu eleştirmek gibi olmasında madem muhatab oluyoruz adın çok kötü be arkadaşım. Sayın şaka gibi desen olmaz, şaka gibisincim desen olmaz, şunu doğru dürüst birşey ile değiştir istersen.

Nasıl Esatcım olmuş mu? Kiziroğlu Mustafa bey bir beyinoğlu Zorbey'in Oğlu misali yakışmış mı? Uygun bulduğunuzu umuyorum.

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #34 : Ocak 12, 2009, 08:47:35 ÖÖ »


Esat

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #35 : Ocak 12, 2009, 08:55:43 ÖÖ »
Rahmetli Köroğlu, evinin önündeki küçük bahçede oturuken uzaktan bir atlının sesler dörtnala duyulmuş. Atlının gelişinin hayır olmadığını farkeden yaşlı kurt Köroğlu hemen hanımı Nigar Hatun'dan sazını istemiş. Sazını eline alan Köroğlu gelenen Zorbeyoğlu Mustafa olduğunu anlayınca başlamış türkü söylemeye;


"bir hışımla geldi geçti peh peh peh
kiziroğlu mustafa bey hey heeey
şu dağları deldi geçti
ağan kim paşan kim
hanım kim nigar kim
kim kim kim kim
kiziroğlu mustafa bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu

ah onla sırdaş olayım peh peh peh
anadan on beş olaydım hey hey heeey
ben onla kardeş olaydım
ağan kim paşan kim
hanım kim nigar kim
kim kim kim kim
kiziroğlu mustafa bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu

hay edenden haya tepe peh peh peh
huy edenden huya tepe hey hey heeey
köroğlunu suya tepe ağan kim paşan kim,
hanım kim nigar kim,
kim kim kim kim
kiziroğlu mustafa bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu"

 Türküyü duyan ,namlı Köroğlunu öldürüp namını yürütnek için onu öldürmeye gelen Zorbeyoğlu Mustafa Köroğlunun elini öpmüş hayır duanı alamaya geldim demiş. Böylece Köroğlu hayatını kurtarmış. Rivayet böyle iken yeni adın hayırlı olsun Zorbey. İnşallah adına yaraşır olursun.
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 09:02:15 ÖÖ Gönderen: Esat »

Çevrimdışı zeyberoğlu

  • Karalahanacı
  • ****
  • İleti: 294
  • Cinsiyet: Bay
    • Ottoman history, articles, about Turkey
    • E-Posta
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #36 : Ocak 17, 2009, 06:34:13 ÖÖ »
Keşke Kolbastı'yı Giresunlular patentleseydi de bu tür gereksiz diyaloglar yaşanmasaydı.

Son zamanlarda medyanın da pompalamasıyla kolbastının horondan daha fazla anılır olmasından rahatsızım.

Çevrimdışı kaknus

  • Karalahanacı
  • ****
  • İleti: 289
  • Cinsiyet: Bay
    • E-Posta
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #37 : Ocak 17, 2009, 12:12:02 ÖS »
Horon, çeşitli halkoyunları ile ilgilikaynakalrdan okuduğuma göre şehir merkezine ait bir oyun değil. Özellikle de sahilden içerdeki yörelerde bir tutku. Günümüzde bile bunu canlı canlı görebiliriz. şalpazarı, Tonya, Düzköy, Maçka gibi içerdeki ilçelerde; Vakfıkebir, Akçaabat gibi sahil ilçelerinin  içerdeki köylerinde horon yerine farklı bir oyun düşünmek nerdeyse imkansızdır. Oysa sahil kesiminde kolbastı özellikle gençler arasında horonla yarışır.
Son yıllarda da bazı kesimler herhalde köy kökenli horon yerine şehir kökenli kolbastıyı koymaya çalışıyorlar.

fatsali52

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #38 : Ocak 19, 2009, 07:47:02 ÖÖ »
gereksiz bir tartışma içindeyiz bana görede kolbastı metelik oyunundan gelmektedir bu oyunda ordu yöresi oyunudur...boşuna tartışmayalım trabzon kolbastısı,ordu kolbastısı trabzon kolbastısı diye ayıralım...rizeyle kolbastıyı da yanyana ilkdefa duydum....

giresunlu soner

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #39 : Ocak 20, 2009, 11:35:31 ÖÖ »
fatsalı52 şaka gibisin valla:))ordu kolbastısı nerden çıktı:))

kolbastı özünde giresunluların olan bir oyun bunu trabzonlular sahip çıkarak trabzon kolbastısı yapmış(yani patentini alarak çalmış bulunuyorlar) kolbastının aslı da metelik ve fingildir bu oyunu bulancak ağırlıklı giresun-tirebolu arasında oynanıyordu yani işin özeti kolbastı giresun kültüründen doğan bir oyun olmasına rağmen şuan trabzonluların elinde...

zaten bize horon ve giresun karşılaması yetiyor ha yakında karşılama da trabzon karşılaması olarak önümüze sürülürse şaşırmamak gerekir:))

fatsali52

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #40 : Ocak 23, 2009, 08:16:34 ÖÖ »
giresunlu soner  :D hemşerim buu arastırmalar diyor bunu ben demiyorum ki giresunda fingil trabzonda kolbastı orduda ise hoptek adı altında oynmakta bu oyun ayrıyetten tokatta bizim yaylalarımıza gezmeye gelen insanlar kolbastıyı bizden oğrenih onlarında binevi halk oyunu olmuştur bu oyun hem ordunu8n metelik diye sözsür bir oyunu war bu oyun meteliktir ve kolbastı muzıdir suan ki kolbastı muzının hangi tarihte yazıldını bulabiliriz ama meteli bulamayız ordunun en eski oyunlarındandır

alın kanıt kendi frum sitemize bakalım..

http://www.karalahana.com/makaleler/folklor/ordu_oyun.htm


bir başka ornekte fatsalı hemserim sayın kemenceci ekrem ustadan metelik oyun havası ve lazutlar kız horonu....

http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/1ddb2d79c023e7242eb005a10d7e43d6fe9304261580fee9143a4382922e1d5aafbb4b3baaaafcb315176

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #41 : Ocak 23, 2009, 09:08:21 ÖÖ »
Giresun'da fingil başka bir oyundur. Fingilin çeşitli biçimleri Ordu'da da vardır. Örneğin,
Harmandan gel harmandan
Gızkesildim dermandan
Böyük abim geliyo
Gız gaçalım ormandan  türküsüyle oynanan oyun.

Giresun'da fingil için iyi örnekler
 Ustam nasıl gondurdun
 Taşbaşına binayı
 Zindan sen bana
 Habu yalan dünyayı
 ve
Sokakbaşı meyhane
Asmadandır gapusu
Ben gözüme aldu(r)dum
Onbeş sene mapusu.

Kolbastı, Giresun'da daha çok "Gol oyunu" olarak bilinir ve bu oyunun türküsü Yaylanın çimenine Guzu yayılır guzu türküsüdür.

Lazutlar salkım saçak
Alçak boylusun alçak
Seni güçcük diyular
Sen dolduru(r)sun gucak  türküsü de fingile bir örnektir.

Tamam, metelik de sizin olsun.

fatsali52

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #42 : Ocak 25, 2009, 06:07:20 ÖÖ »
:D hemserim pasalıoğlu tamam metelikte sizin olsun.demekle olmuyor  orduda snn dediğinle kol oyunu yani kolbastı var ama oynayısları farklı mesele tek ayak ustunde arka arka giderken etrafında dönerler varmı bu suanki popüler kolbastıda....ama sunuda belirtiyim kolbastıya trabzon kolbastısı denmesinin tek sebebi sewgili erken abinin yazdıği t ürküdendir yoksa hiç alakası yoq bugun rizede artvinde halk kulturu olarak bilinmeyen bu ayunu sahipleniyorlar annasılacak gibi değil...adını karadeniz kolbastı yada sadece kolbastı diyelim bu gereksiz    tartısmayı bitirelkim...

ayrıca orduyla giresunun kulturlerinin konusmalarının  ve halk oyuınlarının bukadar birbirine cook benzemesinin bir nedenide turkıyede birbirine en yakın komsu il olmalarıdır ordudan yarım saatte aynıı sekilde giresundan orduya dolmuslar kalkıyor  araları sadece 30 km :D:D:D:D annemlerin koyu merkeze 45 km :D:D:D

argan52

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #43 : Ocak 25, 2009, 07:57:29 ÖÖ »
bence bu oyun köken olarak giresun'a aittir trabzonlular da bazı yeni figürler katarak onu biraz daha farklı ve hızlı şekle sokmuştur.. tabi ki trabzonluların bu oyunu daha çok sahiplenmesinin de önemi büyük.. trabzon'un sesi giresun'dan daha fazla çıkabildiği için de gelinen nokta budur!

argan52

  • Ziyaretçi
Ynt: Kolbastı, Faroz Kolbastı, Hoptek
« Yanıtla #44 : Ocak 25, 2009, 08:10:42 ÖÖ »
Keşke Kolbastı'yı Giresunlular patentleseydi de bu tür gereksiz diyaloglar yaşanmasaydı.

Son zamanlarda medyanın da pompalamasıyla kolbastının horondan daha fazla anılır olmasından rahatsızım.
  neden rahatsız olduğun avatarından belli !!!