Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Gönderen Konu: Brusella, Bruselloz, Malta Humması, Mal hastalığı nedir? Bulaşması ve Tedavisi  (Okunma sayısı 4031 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı admin

  • Macukali
  • Yönetici
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 9439
  • Cinsiyet: Bay
    • Karadeniz Bölgesi
    • E-Posta
Brusella Hastalığı ve  Tedavisi



Adından da anlaşılacağı gibi bu hastalığa sebep olan Brusella adı verilen bir mikroptur. Brusella mikrobu, insan, sığır, koyun, keçi ve domuzlarda yavru atma, kısırlık ve meme hastalıklarına neden olmaktadır.Brusella cinsi bakterilerle oluşan; koyun, keçi, sığır, manda ve domuz gibi hayvanların etleri, süt ve idrar gibi vücut sıvıları, infekte süt ile hazırlanan süt ürünleri, infekte hayvanın gebelik materyali aracılığı ile insanlara bulaşabilen; titreme ile yükselen ateş, kas ve büyük eklem ağrıları ile seyreden bir zoonozdur.
Bruselloz halk arasında “Malta Humması” , “Mal hastalığı” adlarıyla bilinir.
Bu hastalık yönünden kimler daha fazla risk altındadır? Ülkemizde hastalık her yaş ve cinste görülmektedir. Hastalık görülme oranı 15-35 yaş grubunda en yüksektir. Bazı meslek grupları; hayvan yetiştiricileri, veteriner hekim ve sağlık memurları, mezbaha işçileri, et sanayisinde çalışanlar, veteriner araştırma laboratuvarında çalışan elemanlar bruselloz açısından riskli gruplardır.


Mikrobun bulaşma şekli tahmin edeceğiniz üzere, hasta hayvanların dışkı, süt ve atık yavru zarları ile çevreye yayılıp, insan ve hayvan vücuduna ulaşır. Ahır veya ağıl içinde yaşayan ve beslenen hayvanlar arasında bulaşma eylemi ağız, deri, göz yoluyla, çiftleşme ya da sağım sırasında meydana gelen hatalar sonucu gerçekleşir. Mikrobu bünyesinde barındıran gebe hayvanlar yavru atarlarken veya doğurma durumunda atık yavru zarları ve suları ile çevreye bulaştırırlar.
Mikrobu taşıyan hasta hayvanların hemen hemen hepsi, yavru attıktan bir süre sonra aylarca sütleri ile mikrobu çıkarırlar. İneklerde yavru atma dönemleri gebeliğin 6. ve 8. aylarında, koyun ve keçilerde gebeliğin daha ileri ki dönemlerinde olur.  Brusella’da genellikle hasta hayvanları tedavi etme uygun görülmez. Hasta hayvanlar seçilerek mezbahaya gönderilir.

Hastalık Nasıl Bulaşır?

Bu hastalık az önce de belirttiğim gibi hayvanlardan insanlara bulaşmaktadır. İnsanoğlu günlük hayatında, hayvansal gıdaları fazlasıyla tüketiyor. Yiyeceklerden daha çok hayvansal sıvı ürünler bu mikrobu daha yoğun bir şekilde taşıyor. Özellikle keçi sütünün kaynatılmadan tüketilmesi ve süzülmeden içilmesi Brusella hastalığına kapıları açıyor. Mikroplu sütten yapılan peynir ve buna benzer diğer hayvansal ürünler sağlıklı bir biçimde kaynatılmalı ya da kontrollerden geçirilmelidir.

Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Yüksek ateş’in yanı sıra bu hastalığın en büyük belirtisi, sık sık gerçekleşen üşüme şeklindeki titremeler’dir. Yüksek ateş, gece terlemeleriyle birlikte düşmeye başlar, gündüz vakti ise yeniden rahatsızlık vermeye başlar. Aşırı terleme ve halsizlik bir diğer belirtiler arasında yer alır. İştahsızlık hastalığın ilk döneminde en net görülen belirtilerden birisidir, bununla birlikte hasta normal bir insana nazaran, daha çabuk yorulur ve nefessiz kalır.

Hastalık Nasıl Tedavi Edilir?

En etkin ilaç grubu Tetrasiklinlerdir. Biraz sonra da bahsedeceğiz yan etkilerinden dolayı kısıtlamalar vardır. Yan etkilerinin çok fazla olmaması nedeniyle Doksisiklin tavsiye edilir. İlaç tedavisinde yeterli doz uygulandığında hastalığın iyileşme süresi zaman dilimi olarak daha aza indirgenecektir. Tetrasiklinler.

Yan etkisi diş lekeleri olduğu için hamilelere ve 8 yaş altı çocuklara tavsiye edilmez bunun dışında diğer hastalar için gönül rahatlığıyla uygulanabilir. Rifampin tek başına kullanılamaz ama doksisiklinle birlikte 15 mg ve günde tek doz olmakla birlikte 45 gün süre ile tavsiye edilmektedir.

Hastalık mevsimsel özellik gösterir mi?
Hastalık her mevsimde görülebilirse de yaz aylarında insanların kırsal kesime seyahat olanaklarının artması, süt ve süt ürünlerinden taze peynir ve krema tarzında yağları taze olarak elde etme imkanları, infeksiyonun yaz mevsiminde 4 kat fazla görülmesine neden olur.

Bulaşma yolları nelerdir?
1- İnfekte çiğ süt ve süt ürünlerinin tüketimi: Ülkemizde en çok bulaş çiğ sütten yapılan taze peynir ve krema yağlarla olur. Kırsal kesimde sütler pastörize edilmemektedir. Sıcak yaz günleri hayvanlardan sağılan sütlere, hiçbir ısıtma muamelesi uygulanmadan peynir mayası ilave edilir veya santrifüj esasına dayanan yağ makinelerinden krema yağlar elde edilir. Yoğut ile bulaşma söz konusu değildir. Çünkü yoğurt yapılrken süt mutlaka kaynatılır ve ilave edilen maya sütü asidifiye eder.
2- Hasta hayvanın çıkartıları veya plasentası ile direkt temas: Hasta hayvanın genital akıntısı, düşük materyali veya idrarının hasarlı cilt ile teması yolu ile infeksiyon alınabilmektedir.
3- Hasta hayvan etinin iyi pişirilmeden tüketilmesi ile: Özellikle karaciğer, dalak gibi organların iyi pişirilmeden yenmesi ile bulaş olabilir.
4- Solunum yoluyla: Bu yol ile bulaş daha çok brusella bakterisi izole edilen mikrobiyoloji laboratuvar çalışanlarında görülür.

Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalığın inkübasyon süresi 2-8 hafta arasındadır. Hastalık genellikle iştahsızlık, halsizlik, yaygın kas ve eklem ağrıları, subfebril ateş ile başlar. Ateş üşüme-titreme ile 38-39°C lere kadar ulaşır ve her gün yarım derecelik artış ile 40°C ye kadar yükselebilir. Ateş genellikle öğleden sonraları üşüme-titreme ile başlar ve gece yarısından sonra bol terleme ile düşer. Bazen bu şekilde 1hafta-10 gün devam eden ateş, yükseldiği gibi yavaş yavaş düşerek birkaç gün içinde 37° C ye geriler. 3-5 gün ateşsiz dönemden sonra ateşin tekrar yükseldiği görülür.
Brusellozda ateş ile beraber en önemli ikinci bulgu yaygın kas ve eklem ağrılarıdır. Hastalık kronikleştikçe ateş ve terleme şikayetleri azalır kas ve eklem ağrıları önde gelen şikayetler olmaya başlar. Bruselloz tüm eklemleri etkilemekle birlikte en çok vücudun ağırlığını taşıyan eklemleri (sakroilak, kalça, omuz, diz gibi) etkiler.
Yukarıda belirtilen tipik belirtilerin dışında çok daha farklı belirti ve bulgularla da başlıyabilir. Örneğin epididimoorşit, menenjit, depresyon ya da cilt döküntüleri gibi belirtilerle de başlıyabilir. Bu nedenle bu hastalığın yaygın olarak görüldüğü ülkemizde bruselloz pek çok hastalığın ayırıcı tanısında düşünülmelidir.

Hastalığın tanısı nasıl konur?
Hastalığın tanısı kan kültüründen brusella bakterisinin izole edilmesi ve /veya serum aglütinasyon testi (SAT) ile konur. SAT testinin ³ 1/160 olması ve klinik bulgularla bruselloz düşünülmesi tanı için yeterlidir.

Tedavi
Brusella bakterisinin hücre içinde çoğalabilmesi ve hızlı direnç geliştirebilmesi nedeniyle ikili, bazen üçlü antibiyotik kombinasyonları tedavide kullanılmaktadır.
Dünya Sağlık örgütü tarafından önerilen tedavi şekli doksisiklin 100 mg 2x1 + rifampisin 600-900 mg /gün kombinasyonunun 6 hafta süreyle uygulanmasıdır. Bunun dışında doksisiklin + streptomisin 1 g (IM) kombinasyonu da tedavide kullanılmaktadır.
Çocuklarda tedavi de ise 8 yaş üzerinde doksisiklin 5 mg/kg/gün 3 hafta + gentamisin 5 mg/kg/gün (IM) 5 gün verilmesi önerilir.
8 yaş altında ise Trimetoprim-sulfametoksazol 3 hafta + gentamisin 5 gün verilmesi önerilmektedir.

Hastalıktan korunma nasıl mümkün olabilir?
1- Hayvanlarda brusellozun kontrol altına alınması: Bu amaçla brucella bakterisi ile infekte olmamış süt danaları ve süt kuzuları aşılanmalıdır.
2- Halkın Bilinçlendirilmesi: Sütün pastörize edilerek tüketilmesi ve salamura yapılıp teneke üzerinde ve satış yerlerinde yapılış tarihlerinin belirtilmesi, infeksiyonun yaygın olduğu yerlerde kaşar ve tulum peynir tüketilmesi önerilir.
Brusella bakterisi %10 tuz içeren salamura peynirde 45 gün, %17 tuz içerenlerde ise 1 ay yaşayabilir Bu nedenle salamura peynir tenekelerinin üzerine yapılış tarihi yazılmalıdır.
3- Personelin bilinçlendirilmesi ve eğitimi: Hastalığın temas yoluyla bulaşını önlemek için mezbaha işçileri, veterinerler, sağlık memurları, hayvan bakıcıları, et paketleyicilerinin hayvanların atıkları ile temas etmemeleri ve eldiven giymeleri önerilmelidir.

Karalahana Karadeniz Forum