Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Gönderen Konu: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi  (Okunma sayısı 2012 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı admin

  • Macukali
  • Yönetici
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 9472
  • Cinsiyet: Bay
    • Karadeniz Bölgesi
    • E-Posta
Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
Son günlerin en popüler ismi Hanefi Avcı ile ilgili bir iddia 1981 yılında işkenceye maruz kalan Şaban Dayanan'dan geldi..


MERSİN’DE 1981’de Hanefi Avcı’nın işkencesine maruz kalan insan hakları savunucusu Dayanan Taraf ’a konuştu: Keşke kitapta onu da anlatsaydı.

Devrimci Yol davasından yargılanan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu eski üyesi Şaban Dayanan, 12 yaşında işenceyle tanıştı. “Haliçteki Simonlar, Dün Devlet Bugün Cemaat” kitabıyla gündeme gelen Hanefi Avcı ise, Mersin Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi’nde, “Devrimci Yol Masası” sorumlusu olduğu dönemde, Dayanan’a işkence yapan ekibin başındaydı.

Şaban Dayanan’la kendisine işkence yapan Hanefi Avcı’yı konuştuk. Dayanan kitabında cemaatleri suçlayan Avcı için “Onu biz cemaatçi, İslamcı olarak biliyorduk. Sorgu sırasında ezan sesini duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi” diyor.

Nasıl yakalandınız? Neyle suçlandınız?
Mersin Devrimci Yol davasından yargılandım. 31 Ocak 1981’de gözaltına alındım. Daha ortaokul birinci sınıfa gidiyordum. Bir gün okula gittiğimde arkadaşlarım kaş göz işareti yapıyordu, bir şeyler anlatmaya çalışıyorlardı. Okulda öğretmenler dışında sivil polisler de vardı. O sırada yanıma bir polis geldi. ‘Şaban Dayanan sen misin’ diye sordu. Ben de ‘değilim’ dedim. Der demez elindeki silahla bana bir tane vurdu. Yere düştüğüm sırada da hepsi vurmaya başladı. Sonra beni bir arabaya bindirdiler.

Nereye götürdüler sizi?
O dönem Mersin siyasi şubeydi adı. İki katlı bir binaydı. Alt katta garaj gibi bir yer vardı. Üst katta da siyasi şube. Beni apar topar yukarı çıkardılar. Bir nezarethaneye attılar. Nezarethane küçük bir yerdi ve ağzına kadar insan doluydu. Sürekli sorguya alıyorlardı. Bağırtılar, çığlıklar duyuluyordu.

Bir gece yarısı gelip beni nezarethaneden aldılar. ‘Birtakım sorularımız olacak, onları cevapla sonra evine git’ dediler. ‘Tamam’ dedim. O zaman Hanefi Avcı’nın üzerinde kahverengi bir pantalon vardı, çok iyi hatırlıyorum. İslami türden diyebileceğimiz bir bıyığı vardı. Hanefi Avcı bana, ‘Bak kardeşim, daha küçüksün, babanı da getireceğiz buraya, evinde de bir tabanca bulduk. Sen kahveci Ali’yi neden vurmaya çalıştın’ diye sordu. ‘Ben kimseyi vurmadım’ dedim. Bu sefer elindeki listeden başka sorular sormaya başladı.

Hanefi Avcı başka neler söyledi?
Bak dedi, seni burada ezerler. Bana güzel güzel anlat. Daha küçüksün. Okuluna devam et. Ben senin yaşlarındayken devlete baş kaldırmadım gibi söyledi. Ben de hepsine ‘ben yapmadım, etmedim’ dedim. Sonra babamı da getirmişler nezarethaneye. Gece oldu yine. ‘Şaban Dayanan ziyaretçin var’ dediler. Salih diye bir bekçi vardı. Kapıyı açtığı gibi beni hızla dışarı çekti ve bir tane vurdu. Sonra gözümü sardı. Sanki öldürülmeye götürülüyormuşum gibi bir hava yarattılar. Tabi ben korkumdan altıma kaçırdım. İçeri girer girmez Hanefi Avcı’nın sesini duydum. ‘Oğlum sen Devrimci Yol’daki görevlerinin hepsini bana bir anlat. Bak buraya senin şeflerin geldi. Devlet büyüktür. Siz kendinizi devletin yerine koydunuz. Devlete karşı koymanın ne demek olduğunu göreceksiniz. Konuş. Konuşursan senin iyiliğine, susarsan bak ben şimdi çıkıyorum, gerisine karışmam” dedi. Ben bir şey bilmediğimi söyledim. Sonra durdu. ‘Elimizdeki fotoğraflar öyle demiyor’ dedi. “Bilmiyorum, o zaman gözümü açın, bakayım fotoğraflara” dedim. ‘Ben çıkıyorum o zaman madem bir şey bilmiyorsun, benim iyiliğim dokunmaz artık sana’ dedi.

Çıktı mı peki?
Çıkar gibi yaptı. Ayak sesi geldi. Kapı açılıp kapandı. Yani oradaydı.

Nasıl anladınız orada olduğunu?
Yani nefesinden anlıyorsunuz. Kulaklarınız öyle hassaslaşıyor ki, hepsini tek tek ayırabiliyorsunuz. Orada birileri beni vura vura yere yatırdı. Bir tahta parçasıyla ayaklarıma, kollarıma vuruyorlardı. Vurduklarında sanki beynimde ışık yanıyordu. Kendimi tutamayıp avaz avaz bağırmaya başladım. Kollarımı sıkmaya başladığımda o ip kollarınızı kesecek gibi sıkmaya başlıyor. Kendi kendime, ‘sıkma kendini’ diye telkine başladım. Sonrasını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde bir tuvalette çıplak yatıyordum.

Size işkence yaparlarken kendi aralarında konuşuyorlar mıydı hiç?
Daha çok soru soruyorlardı. Alabilecekleri bir şey kalmayınca Mersin’de kapalı bir spor salon vardı, oraya götürüyorlardı. Orada insanların uyurken attığı çığlıklar çoğu kişinin delirmesine neden oluyordu. Şubede de özellikle bağırtıyorlardı insanları. Birçoğumuz ben de dahil, yediğimiz dayaktan çok o çığlıkların yarattığı psikolojiyle önümüze getirilen ifadeleri imzaladık. Mersin’de Hanefi Avcı ve ekibi bizim Ali Uygur isimli bir arkadaşımızı gözaltına almıştı. Sonra Ali Uygur kaçtı dediler. Daha sonra Mersin Mezarlığı’nda bulundu. Denizde boğulmuş diye tutanak tutmuşlar. Ama daha sonra Ali Uygur’un işkenceyle öldüğü ortaya çıktı. Bu yüzden o yıl Devrimci Yol, Hanefi Avcı’yı öldürme kararı almıştı. Hanefi Avcı’ya bir pusu kuruldu. Onun yerine emekliliği yaklaşmış bir polis öldürüldü. Bundan dolayı özel bir garezi vardı Devrimci Yolculara. Anılarında bunlardan hiç bahsetmiyor.

Sizi en çok ne etkiledi o süreçte ?
Gözaltı süresinde yemek için bir şey vermiyorlardı. Aile getirirse yiyebiliyorduk. Annem de bana yiyecek getiriyordu. Bir gün fena bir meydan dayağına maruz kaldım. Annem de yiyecek bir şey getirip beni öyle görünce düştü, bayıldı. Bayılmadan önce de Kürtçe küfürler etti. Sonra annemi tartaklamaya başladılar. Annem hamileydi. Durup dururken karnındaki çocuğunu düşürecekti.

Hanefi Avcı nasıl biriydi peki?
Tarafsız bir polis olmadığı kesindi. Onu biz cemaatçi, İslamcı olarak biliyorduk. Sorgu sırasında ezan sesini duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi. Delil toplama gibi bir derdi yoktu. Delilleri toplayıp itham etmek yerine, senin üzerinden delillere gitmeye çalışıyordu. Ve bunu da inkar etmiyordu. Hanefi Avcı ve ekibiyle ilgili şikâyette bulunduk sorgulamada. Cezaevindeki işkenceyi söyleyemedik tabi. Ama biri söylemişti mahkemede.

Daha sonra nasıl tanıdınız Hanefi Avcı’yı?
Bir gün evde oturuyorum. Televizyon açıktı. Susurluk olaylarıyla ilgili biri konuşuyordu. ‘Bu o’ dedim. Hanefi Avcı. O kadar beynime işlemiş ki o ses... Unutmuyorum yani.

Siz daha sonra yüzleştiniz Hanefi Avcı’yla, nasıl biraraya geldiniz?
TV’de görünce, ‘Adama bak, insan hakları savunucusu kesilmiş’ dedim. Ben durumu gazeteci Ahmet Şık’a anlatınca, haber yaptı. Sonra Ahmet aradı. Hanefi Avcı onu aramış, yalan söylediğimi iddia etmiş. ‘Ben bu adamla yüzleşmek isterim’ demiş. Şaşırdım tabi. Nerede isterse görüşürüm dedim. Görüşmemizde ‘Bunlar devlet politikasıydı ama şimdi değişti’ dedi. Özür dilemedi ama ‘üzgünüm’ dedi.

Bugünlerde kitabıyla gündeme geldi tekrar...
Mersin’le ilgili bölümleri okudum. Ama tıpkı benimle olan sohbeti gibi yüzeysel buldum. İşkenceyle ilgili hiçbir şeyden bahsetmiyor. Cezaevinde çok konuşuluyordu Hanefi Avcı. ‘Takunyacı’ deniliyordu ona.

Böyle kritik dönemlerde çıkıyor. Öncesinde çıkmıyor. Ergenekon başlangıcında veya öncesinde böyle bir çıkış yapsaydı anlam verirdim. Öyle bir hava çizdi ki sanki Ergenekon operasyonlarını cemaat istedi ve yapıldı. Hanefi Avcı önü kesilemeyen polislerden biri. Çıksın Türkiye’deki işkence vakalarını yazsın.

Dicle Baştürk/TARAF

Karalahana Karadeniz Forum


skolai

  • Ziyaretçi
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #1 : Eylül 02, 2010, 05:14:18 ÖS »
 Baransu nun olaylı roppertajını da okudum. Ve Baransunun olaylara ne kadar vakıf olduğunu gördüm. İki polis şefinden anlaşılan çok iyi bilgiler almış...

 Bence az bile söyleniyor Hanefi AVCI için. Benim açımdan da yazdıklarının hiçbir anlamı yoktur. Gaz almak için yapılan bir operasyonun ötesinde hiçbir anlamı yoktur. Dün Büyükanıta bel bağlayan çevre bugün Hanefi AVCI ya bel bağlıyor.

 Belli bir suç işlemişler beraber ( Takunyalı polisler ) ancak bunun vicdanı emekliliğine yakın kanamaya başlamış...

 Taraf'ın vicdanına gelince ;
 Şu an takunyalı polisler ile diyalokları iyi gözüküyor. Umarım yarın öbürgün Hasan Cemal vari Taraf'ı çok sevmiştim mealinde yazılar döktürmezler. Şu an itibariyle suçlar işlenmeye devam ediyor.

 

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #2 : Eylül 03, 2010, 12:58:59 ÖÖ »
Hanefi Avcı'nın kim olduğu zaten biliniyor. İçinde bulunduğu hareketin kendisine de yönelen oyunların kurbanı olmadan elini çabuk tutarak bildiklerinin bir kısmını kitap olarak yayınlaması Hanefi Avcı'yı temize çıkarmaz, işkenceci kimliğini ortadan kaldırmaz.

Taraf ise tarafgirliğini bir kez daha göstererek güya Hanefi Avcı'nın kim olduğunu ifşa ediyor ve onun yazdığı kitabı değersizleştirmeye çalışıyor.

Şu anda devlet içindeki yeniden yapılanma sürmektedir. Bu yeniden yapılanma hedeflerine ulaşıncaya kadar bu yeniden yapılanmadan dolayı beklentilerine karşılık bulamayan veya yeniden yapılanmanın kurbanı olaacağını farkeden resmi veya gizli devlet görevlilerinin yazdığı itiraflar içeren daha çok kitaplar görebiliriz. Ne var ki, Ayhan Çarkın örneğinde olduğu gibi yeniden yapılanmaya hizmet etmediği sürece bu kitaplarda yazılanların üzerine gidilmeyecektir.
« Son Düzenleme: Eylül 03, 2010, 01:40:13 ÖÖ Gönderen: paşalıoğlu »

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #2 : Eylül 03, 2010, 12:58:59 ÖÖ »

Çevrimdışı Gölköylü

  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 1361
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #3 : Eylül 03, 2010, 03:51:21 ÖÖ »
İşkenceci bir takunyalının şeriat tehlikesi ve yapılanmasıyla ilgili devleti eleştiren kitap yazması... "Hayır" diyeceklerin vergileriyle "evet" dedirtileceklere iftar yemeği verilmesi... Sağlıklı yaşam ve iyi beslenme uzmanı bir doktorun kansere yakalanması... Birbirlerine yalaka, yalancı, şerefsiz, ördek diyen politikacıların bizim adımıza kararlar alması... Sınav merkezinin soruları çaldırması... Allahım, nasıl bir ülkeye düştük!

Çevrimdışı paşalıoğlu

  • paşalıoğlu
  • Yönetici Yardımcısı
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 2208
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #4 : Eylül 03, 2010, 06:22:36 ÖÖ »
İşkenceci bir takunyalının şeriat tehlikesi ve yapılanmasıyla ilgili devleti eleştiren kitap yazması... "Hayır" diyeceklerin vergileriyle "evet" dedirtileceklere iftar yemeği verilmesi... Sağlıklı yaşam ve iyi beslenme uzmanı bir doktorun kansere yakalanması... Birbirlerine yalaka, yalancı, şerefsiz, ördek diyen politikacıların bizim adımıza kararlar alması... Sınav merkezinin soruları çaldırması... Allahım, nasıl bir ülkeye düştük!

Hayat insanlarla dalgasını geçiyor.

Aldırma geç demek var ama ateş düştüğü yeri yakıyor.

Karalahana Karadeniz Forum

Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #4 : Eylül 03, 2010, 06:22:36 ÖÖ »

Çevrimdışı admin

  • Macukali
  • Yönetici
  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 9472
  • Cinsiyet: Bay
    • Karadeniz Bölgesi
    • E-Posta
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #5 : Eylül 03, 2010, 07:19:39 ÖÖ »
Alıntı
Aldırma geç demek var ama ateş düştüğü yeri yakıyor.
Aldırmadan yaşamaya çalışıyoruz da zamanında söndürdüğü hayatlar bir yana edebi ve bilimsel eserlerin satamadığı için basılmaya korkulduğu bir ülkede bu adamın anıları best seller oluyorya o koyuyor.

Çevrimdışı Kendini arayis!

  • Meraklı Lahana
  • ***
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay
    • E-Posta
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #6 : Eylül 12, 2010, 02:09:38 ÖÖ »

Saygı değer insanlar,merhaba!
Alıntı
Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
Bence, yukarıdaki cümleden de anlaşıldığı kadarıyla bu şahıs son derece kendisiyle dahi çelişkili bir insan çünkü;normalen namaz ve işkence, hem de onun yaptığı boyutlarda, birbirlerine tamamen zıt düşmesi gereken amellerdir.Birisi inanç sahibi bir insanın borcunu yerine getirmesi diğeri de tartışılmaz boyutlarda insanlık suçudur..!
...Memleketimizde bu tip insanların varlığı onlarca/yüzlerce belki de binlerce mevcuttur.Çok mükemmel kullanıldılar ve ihtiyaca gerek kalmadığından,tamamen devre dışı bırakıldılar.Bu tür insanların yazmış oldukları kitaplar veya yapmış oldukları itirafların vicdan azabı ile yakından uzakdan alakası olduğuna inanmak çok güç.Olsa olsa, bir bo. çuvalı gibi fırlatılıp atılmalarına gücendiklerinden ötürü o çuvalın çıkartacağı pis kokulardan umdukları medettir..!

Alıntı
Taraf ise tarafgirliğini bir kez daha göstererek güya Hanefi Avcı'nın kim olduğunu ifşa ediyor ve onun yazdığı kitabı değersizleştirmeye çalışıyor.
Sn.Paşalıoğlu, Dünyamızda 10 000'in üzerinde Basın-Yayın organları perde arkasından tek elden yönetiliyor/yönlendiriliyor.Memleketimizde de bağımsız bir yayın organının olması hemen hemen olanak dışı!
Alıntı
Şu anda devlet içindeki yeniden yapılanma sürmektedir. Bu yeniden yapılanma hedeflerine ulaşıncaya kadar bu yeniden yapılanmadan dolayı beklentilerine karşılık bulamayan veya yeniden yapılanmanın kurbanı olaacağını farkeden resmi veya gizli devlet görevlilerinin yazdığı itiraflar içeren daha çok kitaplar görebiliriz.
Çok gerçekci ve yerinde bir tesbit.Diğer yandan devlet içindeki yapılanma belki de tamamlandı veya güç dengesi aşamasında ordu ile çıkar pazarlıkları tamamlandı!
Alıntı
Hayat insanlarla dalgasını geçiyor.
Oyle veya boyle, insanlarımızın bu olumsuz gelişmelerin aşama safhalarında kendi kabahatlarının olmamalarını
savunmak bence, tamamen tek yanlılık olur.Yaşam süreci esnasında belirli bir aşamaya kadar insanlarımız kendi yaptıklarından/yapmadıklarından kendileri sorumludur,belirli durumları, Hayata mal etmek bir şey getirebilirmi..?
...Hiç zannetmiyorum..! 
Alıntı
Aldırma geç demek var ama ateş düştüğü yeri yakıyor.
Hem de nasıl yakıyor, sadece yanan beden olsa,acısına dayanmak mümkün olabilir fakat insan aldırmıyabiliyor ne de ruhsal saldırganlığa uğratan ateşden kendini koruyabiliyor ki memleketimizin bilinçli olarak tutuşturulduğu bu yangının ardından memleketimizden geriye ne kalacağını düşündükçe neysa...
 
Alıntı
Birbirlerine yalaka, yalancı, şerefsiz, ördek diyen politikacıların bizim adımıza kararlar alması.../quote]
Sn.Gölköylü,Siyasilerin kendi aralarındaki seviyesiz rezalet boyutları, Kayıkçı kavgasından ibaret olabilir çünkü seçmenlerine karşı sorumluluk gösterebilen siyasiyi tesbit etmek çok zor.Diğer yandan,insanlarımızın seçmekden başka bir seçenekleri olmadığından ötürü ve bu hakkımızın her hangi bir olumlu geçerliliğinin  olamamasından kaynaklanıyor!
Alıntı
Allahım, nasıl bir ülkeye düştük!
Aslında Ülkemiz mükemmel de, hem insanlarımız tamamen son derece yanlış yönlendirilip/yönetiliyor, hem de acı gerçeklerden mükemmel bir tarzda bilinçli olarak tamamen uzak tutuluyor..!
...İnşallah ileride bu günleri aramayız ve gelecek nesile karşı her yönden mahçup olmayız çünkü gidişat çok vahim..!

Alıntı
edebi ve bilimsel eserlerin satamadığı için basılmaya korkulduğu bir ülkede bu adamın anıları best seller oluyorya o koyuyor.
     
Sn.Admin,
Evet hem  de nasıl, insan kendi ülkesinin berbat gidişatına tanık olunca, çaresizliğin beraberinde getirdiği ağır yükün altından nasıl kalkabileceği üzerine kara kara düşünüyor ve beyninde olur olmaz senaryolar devreye giriyor..!
...Bir bilimsel kitapların satılamaması ekseriyeten bilinçli olarak yönlendirilir ki o ülke insanları...
... her halde zannedersem, ne ifade etmek istediğim anlaşılmışdır!

Tüm insanlarımıza Frankfurt'dan selam ve sevgiler!
 :(       

Çevrimdışı byzargana

  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 773
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #7 : Eylül 12, 2010, 07:13:34 ÖÖ »
Hanefi Avcı diyelim Polis dünyasının korkulu rüyası,işkenceci,sadist ruhlu birisi.Nazilerin Ölüm Meleği Dr. Joseph Mengele'den de daha cani ruhlu birisi de olsa,kitabında CIA destekli uyduruk hoca ve onun devlet içindeki yapılanması hakkındaki yazdıklarını değersiz hale getirmez.Varsa işkecesine uğrayıp mağdur olan insanlar çıkıp adam gibi şikayette bulunur.Dava açar.Ama son dönem yani kitap yazıldıktan sonra çıkıp yok öyleydi yok böyleydi diye karalamaya çalışmak başlı başına şerefsizliktir.Din imam ayaklarına ne tür bir çirkin örgütlenme hakkında her sayfası delil niteliği taşıyan bu kitap üzerinde tartışmak gerekirken,kitabın içeriğine değinilmeden kitabın yazarıyla uğraşmak artniyetli bir yaklaşımdır.Yani geçiniz bunları...

Çevrimdışı Kendini arayis!

  • Meraklı Lahana
  • ***
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay
    • E-Posta
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #8 : Eylül 15, 2010, 10:15:14 ÖÖ »

Sn.Byzargana!
Sizin ifade tarzınız olan;
Ama son dönem yani kitap yazıldıktan sonra çıkıp yok öyleydi yok böyleydi diye karalamaya çalışmak başlı başına şerefsizliktir.
cümlenize açıklık getirirmisiniz!?

Çevrimdışı byzargana

  • Lahana Turşusu
  • *****
  • İleti: 773
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi
« Yanıtla #9 : Eylül 15, 2010, 12:45:52 ÖS »
Sayın Kendini Arayış;

Açıklık getirmemi istediğiniz cümle, esasında mesajın tamamı okunduğunda gayet kolay anlaşılabilecek bir cümle.Şöyle ki;konu başlığı "Hanefi Avcı ezanı duyunca işkenceyi bırakıp namaza giderdi" diye Hanefi Avcı'dan 1981 yılında işkence gördüğünü iddia eden  Şaban Dayanan isimli şahısın Taraf Gazetesindeki açıklamalarıdır.Ben de;
Alıntı
...Varsa işkecesine uğrayıp mağdur olan insanlar çıkıp adam gibi şikayette bulunur.Dava açar.
diyerek,aradan 29 sene geçmesine rağmen bu süre içerisinde  kitap yazarı hakkında işkenceci iddiasıyla Adli Makamlar nezdinde herhangi bir şikayette bulunup bulunmamış mı,işkence iddialarını yazılı ve görsel basında dile getirmiş mi diye sorgulamak durumundayım.Her kim işkence yapmışsa bu insanlık suçudur ve onu savunmak insanlıkla bağdaşmaz.Ama alıntı yapılan haberi incelerseniz  Şaban Dayanan bunca yıl ne yaptığını söylemiyor vede malüm Taraf Gazetesinin muhabiri ona "yav kardeşim hiç müraacaata bulundun mu" diye sormuyor.Google'de şöyle bir tararsanız bu şahısın Hanefi Avcı hakkında yukarıdaki demeci dışında hiç bir açıklamasına rastlayamazsınız.Kısaca işkence sadece iddia aşamasında kalıyor.Hani malüm Ergenekon davasının esas temelini teşkil eden iddialar gibi.

Alıntı
...her sayfası delil niteliği taşıyan bu kitap üzerinde tartışmak gerekirken,kitabın içeriğine değinilmeden kitabın yazarıyla uğraşmak artniyetli bir yaklaşımdır.
Bu kitabın anlattığı hususlar öyle hafife alınan şeyler değil.Çete oluşturdukları iddiasıyla ülkenin aydınları gece yarıları bir çoğuda polis koruması altında iken sırf  iktidar partisi ve uyduruk hoca'ya muhalif diye yaka paça götürülürken, Çeteleşmenin kralı olan bu oluşum hakkında  şimdiye kadar ne yapıldı?Hemen hemen HİÇ.Yani bunları sorgulamamız lazım.

Alıntı
...Ama son dönem yani kitap yazıldıktan sonra çıkıp yok öyleydi yok böyleydi diye karalamaya çalışmak başlı başına şerefsizliktir.

Eğer yukarıdaki açıklamalarda yeterli değilse bir de şöyle anlatayım.

O kitap çıktığı günden bu yana Avcı, "başıma geleceklere hazırım" diyordu.
http://www.kanalb.com/haber.php?HaberNo=30069

Daha geniş değerlendirmeler için;
http://www.odatv.com/n.php?n=hanefi-avci-odatvde-2608101200

Kısaca görevden alınma,Ergenekon davasına dahil edilme, rüşvet yolsuzluk,kadın ticareti,uyuşturucu,tırnakçılık  ;D...gibi her türlü suçlamalarla karşılaşabileceğini söyleyen kişi hakkında o da 29 yıl evvel gerçekleştirdiği sadece ve sadece iddia edilen işkence suçlamaları ve suçlayıcılar  hakkında, son sözü yine alıntı yaptığınız yazımın son cümlesiyle noktalayım.İnşallah anlatabildim. :)

Alıntı
... geçiniz bunları...