Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Son İletiler

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10
41
Müzisyenler ve Müzik terimleri / Ferhat göçerden harika şarkı
« Son İleti Gönderen: gorkem35 Ağustos 12, 2014, 07:24:09 ÖÖ »
Ferhat göçer yine yapmış yapacağını, süper bir şarkı ve kliple karşımıza çıkmış. Seviyorum bu adamı ya, yeni albümü de eskileri gibi çok güzel, dinlemelisiniz, şiddetle tavsiye ediyorum ;)

https://www.youtube.com/watch?v=KzB8uUPNHjY
42
Müzik / Ferhat göçer sevenler gelsin
« Son İleti Gönderen: gorkem35 Ağustos 12, 2014, 06:53:50 ÖÖ »
Arkadaşlar Ferhat Göçer'in son çıkardığı şarkı nasıl sizce? Ben çok beğendim. Bilmeyenler için söyleyeyim, Silinmeye Hatıralar şarkının ismi, ayrıca buradan da izleyebilirsiniz.
www.youtube.com/watch?v=KzB8uUPNHjY
43
Karadeniz Kültür ve Tarih / Müftüye göre kadınlı-erkekli horon haram
« Son İleti Gönderen: admin Ağustos 10, 2014, 09:40:27 ÖÖ »
Kadınlı-erkekli horon haramdır'

Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk, kadınlı-erkekli horon oynamanın İslam’a göre haram olduğunu belirterek, "Eğlencelerimizi yapalım ama kadınlı- erkekli karışık yapmayalım" dedi.

TRABZON- Trabzon'un Şalpazarı İlçesi’nde düzenlenen 195’inci Sis Dağı Yayla Şenliği’nde konuşan Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk, kadınlı- erkekli horon oynamanın İslam’a göre haram olduğunu belirterek, "Eğlencelerimizi yapalım ama kadınlı- erkekli karışık yapmayalım" dedi.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük şenliklerinden biri olan Sis Dağı Yayla Şenliği için dün sabah binlerce kişi Sis Dağı’ndaki şenlik alanında toplandı. Öğle saatlerine doğu horon oynayarak şenlik alanına inenler büyük bir horon halkası kurdu. Davul- zurna ve kemençe eşliğinde yöresel kıyafetli kadınlar ve erkekler horon tepti, şenliğin tadını çıkardı.

’KARDEŞİNİZ BİLE OLSA, EL ELE TUTUŞUP OYNAYAMAZSINIZ’
Şenliğe katılan ve kendisi de Şalpazarlı olan Samsun İl Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk, protokolün katıldığı açılış töreni öncesinde sahneye çıkıp konuşma yaptı. Kadın ve erkeklerin bir arada horon oynamasını günah olduğunu belirten Müftü Hayrettin Öztürk, şunları söyledi:

"Bunu söylemek benim görevim. Sizi uyarmazsam bana da hesabını Allah sorar. Yanınızdaki kardeşiniz bile olsa kadınlı- erkekli el ele tutuşup horon oynayamazsınız. Kadınların kendi aralarında horon oynamalarının İslam’a göre hiçbir sakıncası yoktur. Kendi aralarında oynarlar, kendileri izlerler. Samsun Müftüsü olarak ben bile izleyemem kadınların o horonunu. Siz hiç izleyemezsiniz. Demek ki kadın oynayacak kadınlar izleyecek. Erkek oynayacak, kadın- erkek izleyecek. Kadın erkek karışık şekilde oyun oynamak İslam’a göre haramdır ve hesabı vardır. Türküler de müstehcen olmayacak."

’BİR GÜN KABLOLARINIZ KOPACAK’
Müftü Hayrettin Öztürk konuşmasının bir bölümünde kadın– erkek ilişkileri üzerine bir anısını da anlattı. Konuşmalarında erkeklere, eve gidince eşlerinin ellerini tutmalarını ve gözlerine bakmalarını öğütlediğini belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"70 yaşındaki bir hacı amca eve gidiyor, ’Hanım, Samsun Müftüsü’nü dinledim. Uzat elini de göz göze gelelim. Bakalım hayatımızda ne gibi değişiklikler olacak. Müftü bir şey biliyor herhalde’ diyor. Sonra geldi bana anlattı. Hocam elini uzattı hanım ama gözüme bakmıyor. Dedim ki ona ’Hanım müftü göz göze gelmemizi söyledi.’ Hanım da bana dedi ki ’Efendi efendi, kablolar koptu cereyan alamiyirim.’ Ben de dedim ki ’Hanım doğru söylüyorsun. Gençken sana dokunmadan da elektriklenirdim. Şimdi jeneratör de işe yaramiyir.’ Onun için kardeşlerim, şu anda elektrik alıyorsunuz güzel. Elektrik alamayan da var. Cereyanınızı alırken, elektriği almasını bilin, bir gün kablolar kopacak. Eşinize çocuklarınıza güzel davranın. İnsanlarla iyi geçinin. Küs durmayın. Küs duranın ibadetini Allah kabul etmez."

KAYMAKAM VE BELEDİYE BAŞKANI KUTLADI
Konuşmasının son bölümünde yine eğlence ve horon konusuna değinen Müftü Öztürk, "Yiyelim, içelim, içkiden uzak duralım, kumardan uzak duralım. Eğlencelerimizi yapalım ama kadınlı erkekli karışık yapmayalım" ifadesini kullandı.

Kürsüden inen Hayrettin Öztürk’ü protokol sıralarında oturan Şalpazarı Kaymakamı Zihni Yıldızhan ve Şalpazarı Belediye Başkanı Ak Partili Refik Kurukız ile bazı vatandaşlar konuşması nedeniyle kutladı. (DHA)
44
Karadenizliler buraya / Ynt: babamın sizce ırkı ney? YARDIM LÜTFEN !
« Son İleti Gönderen: fractal Ağustos 07, 2014, 03:16:46 ÖÖ »
çaykaralıların rum olduğunu nerden biliyorsun.gürçü ordusunda ve bu bölgede yaşayan kuman kıpçak türklerinin bir kısmı hristiyanlaşmıştır.daha sonra rum pontustada yer almışlardır.asimile olmuşlardır.dil ve kültür olarak farklı olsalarda ırk olarak türktürler.dolayısıyla bu bölgede anadili rumca yada lazca gürcüce olupta türk olanlar olabilir.tam tersinin olduğu gibi.çaykarada birkaç köy rumça biliyor diye bu olasılık artmaz.ozaman tonyalı ve çaykaralılar rumdur dememiz lazım.
falan filan ....
45
Karadenizliler buraya / Ynt: babamın sizce ırkı ney? YARDIM LÜTFEN !
« Son İleti Gönderen: Karadeniz52 Temmuz 29, 2014, 02:52:51 ÖS »
Tamamen Çaykaralı oluşundan yola çıkarak rum seçeneği 1 adım önde geliyor bana.
46
Karadenizliler buraya / babamın sizce ırkı ney? YARDIM LÜTFEN !
« Son İleti Gönderen: soulsky Temmuz 26, 2014, 07:50:11 ÖÖ »
bu konu silinsin istiyorum
47
Çay ve fındık / FİSKOBİRLİK: 2014 ürünü fındık alımına başlıyor
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 23, 2014, 02:44:34 ÖS »
FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: "2014 ürünü fındık alımına Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 8 Ağustos, batı bölgelerinde de 20 Ağustos tarihlerinde başlayacağız. Alımlarda peşin ve emanet sistemini uygulayacağız. Piyasa şartlarının 10 kuruş üzerinde fındık alımı yapacağız."

Fındık Tarım satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, 2014 ürünü fındık alımına Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 8 Ağustos, batı bölgelerinde de 20 Ağustos tarihlerinde başlayacaklarını söyledi.
Bayraktar, EFİT AŞ Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, birlik olarak geçtiğimiz sezon gibi bu yıl da fındık alımı için piyasaya gireceklerini belirtti.
Fındık alımlarında peşin ve emanet olmak üzere iki model üzerinden yapacaklarını kaydeden Bayraktar, şöyle konuştu:
"8 Ağustos Cuma günü Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, 20 Ağustos Cuma günü de batı bölgesinde alımlara başlayacağız. Tüm kooperatiflerimizde alım sezonunu açacağız. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde fındık hasadının ve pazara iniş döneminin erken olması nedeniyle alım sezonunu erken açacağız. FİSKOBİRLİK olarak bu yıl fındık alımlarımızda iki model uygulayacağız. Birincisi peşin alım. FİSKOBİRLİK geçen yıl olduğu gibi bu yıl da fındık alımına peşin parayla yapacak. İsteyen üreticilerimizin ürününü harmandan bile gidip alacağız. Piyasa fiyatının 10 kuruş üzerinde bir fiyatla peşin olarak alım yapılacak. Ödemeleri aynı gün içerisinde yapacağız. İkinci alım şeklimiz ise emanet sistem. Bu alım döneminde uygulamasını yaptık ve gayette olumlu sonuç verdi. Tüm depolarımızı üreticilerimizin hizmetine emanet alım için açacağız. Üreticimiz istediği bir zamanda, istediği şartlar oluşursa piyasanın 10 kuruş üzerinden parasını alabilecek. İnşallah yeni alım dönemi üreticilerimiz ve FİSKOBİRLİK camiasına hayırlı olsun."
REKOLTE MİKTARI 430 BİN TON
Türkiye 'de son günlerde bazı kurumlarca farklı rekolte açıklamaları yapıldığını, FİSKOBİRLİK'in rekolte miktarının 430 bin ton olduğunu dile getiren Bayraktar, "Farklı açıklanan rakamlar kamuoyunda kafa karışıklıklarına neden oldu. 'Hangisi doğru?' söylemlerini beraberinde getirdi. FİSKOBİRLİK olarak 430 bin ton fındık rekoltesi açıkladık. Bizim bu yıla kadar rekoltede yanılma payımız yüzde 3,19'dür. Diğer kurumların yanılma payı daha da fazla. Bizim gerçek hedefimiz gerçek anlamda rekolte ortaya çıksın, sektörün tüm paydaşları ayağını ona göre denk alsın. Biz rekolte tahminimizi doğruya yakın vermeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bayraktar, Türkiye'nin 2014 ürünü fındık sezonuna stoksuz girdiğini, bunun büyük sorunları beraberinde getireceğini aktararak, şunları kaydetti:
"Türkiye ilk kez rekolte azlığında stoksuz yakalandı. Türkiye'nin en ciddi sorunu budur. Dünyadaki lider ülke durumumuzu sürdürmemiz anlamında mutlaka stok değerimiz olmalı. Bu yıl üretim az, biliyoruz ki stok da yok. Kim Türkiye fındık üretim ve ihracatının lider ülkesi. Stok yok, üretim az. Bu şu demektir. Fındık sanayisi fındık bulamayacak. İşlenecek fındık bulunamayacak. Fiyat kaç lira olursa olsun. Asıl sorun bence budur. Dünyada tekel olduğunuz bir üründe yani serbest piyasa adı altında bu ürünü piyasanın kaderine bırakma gibi bir lükse sahip değilsiniz. Dünyada aslında hiçbir ülke bunu yapmıyor."
FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar, 2014 ürünü fındık fiyatının 10 liranın altına düşmeyeceği yönünde beklentilerinin olduğunu sözlerine ekledi. AA
48
Bilim ve Teknoloji / Türk yapımı sosyal ağ
« Son İleti Gönderen: zohannes Temmuz 18, 2014, 04:39:24 ÖÖ »
Tamamı Türk yapımı yepyeni bir sosyal ağ: Whispto

Whispto, 1 dakikalık ses kayıtlarından oluşan bir "Sesli Sosyal Ağ".
Uygulama şu an tüm IOS ve Android cihazlarda kullanılabiliyor, yakında da websitesi aktif hale gelecek.

Uygulama tamamen ücretsiz.

Aşağıdaki link'ten detaylı bilgi alabilirsiniz:

whispto.com
49
Sağlık / Erken Boşalma ve Başaramama Korkusu
« Son İleti Gönderen: Artel Temmuz 17, 2014, 07:29:03 ÖÖ »
Erken Boşalma ve Başaramama Korkusu

Erken boşalma sorununu hızlandırıcı ya da sürdürücü rol oynar. Bu konunun anlaşılması için erkek ve kadın "cinsiyet rollerinin" önemini kavramak gerekir. Toplumumuzda erkekler daha çok küçük yaşlardan cinsellikle ilgili bir "dolduruş bombardımanına" maruz kalırlar. "Erkek her koşulda ilişkiye girer", "bir erkek her kadını tatmin etmelidir" gibi. Böyle yüksek beklentilerle yetiştirilen çoğu erkek, gerçek cinsellikle yüzleştiğinde ciddi bir sıkıntıya girer. Seks artık zevk alınması gereken bir durum olmaktan çıkmış, bir sınav ya da müsabaka haline gelmiştir. Erkek bir anlamda yatakta bu işi nasıl yaptığına odaklanan bir seyirci haline gelmiştir. Yani girişe odaklanmak ve uzun süre bu işi yapmaya çalışmak erkeğin en büyük düşmanı haline gelmiştir. Girişe odaklandıkça sıkıntısı artar. Sıkıntı arttıkça erken boşalır. Stres, sıkıntı anında salınan hormonlar penisteki damarlara giden kanı azaltır. Bir süre sonra kişi her gün kaybeden bir oyuncu gibi sahadan çekilir erken boşalan erkek, erken boşalmaya ikincil olarak cinsel isteksizlik ya da sertleşme sorunları yaşamaya başlar. Erken boşalanların birçoğu mastürbasyon yaparken ya da oral seks sırasında daha uzun süre kendilerini tutarlar. Ancak sıra vajinaya gelince kontrol sıfır olur sadece bu durum bile performans anksiyetesinin rolünü açıklar. Psikolojik sertleşme bozukluklarında başaramama sıkıntısı en önemli neden ve sürdürücü etkendir.

Erken boşalıyorum -" ya erken boşalırsam"  korkusu

Erken boşalan erkekler cinsel ilişki öncesi ya da sırasında aşırı heyecanlanır yada çok fazla performansa odaklandıklarından ortaya çıkan heyecan duyusunu algılayamazlar. Kimi erken boşalan erkekler eşleri ve onların memnuniyeti ile çok meşguldürler. Sürekli eşlerini izlerler, onları memnun edememe endişesi tüm alanı kaplamıştır. Her an reddedileceği yada eleştirileceği korkusuna odaklanmaktan yaklaşan heyecan kabarmasını farkedemezler. Ya da onları saran suçluluk duygusu diğer duyuların algılanmasını baskılar, böylece geri dönülemez nokta farkedilmez ve kişi otomatik ve hızla boşalır.

Başaramama korkusu psikolojik nedenler içinde özel bir öneme sahiptir ve erken boşalma tedavi edilecekse mutlaka ele alınmalıdır.

50
Çevre / Segilimden ayrıldım,çok yalnızım ne yapabilirim?
« Son İleti Gönderen: Artel Temmuz 17, 2014, 06:06:34 ÖÖ »
Konuya Plato' nun cümlesi ile başlamak istiyorum, Bir ruh ruh olduğunu ancak başka bir ruhla karşılaştığında öğrenebilir. Yani hepimiz ilişki, aşk ve sevgiye muhtaç canlılarız. Ama sevgi için aşk için, paylaşım için bir "bene" öze ihtiyaç var. Belkide sevgiliniz sizde bu özü göremedi, belki onu bağınızla boğdunuz. O yüzden bir ilişkide biz olmak kadar ben olmakta çok önemli. Sizin sınırınızı gören sevgiliniz, ona bağımlı değil de onu seçiyor olduğunuzu gördükçe sizden zaten vazgeçemez.

Diğer bir konuda Ahmet, Mehmet, Ayşe olarak bakmayın sevgiye aşka, aşk sevgi kavramına odaklanın eminim sizi mutlu edebilecek bir çok sevgi aşk var. Bunu yüzlerce aşk yaşayın diye vurgulamadım; bu algı, sizin rahat, saplantısız ve seçenekli sevginize yardımcı olur, bu da eşinizin size daha saygı ve sevgiyle yaklaşmasına neden olur.

Paylaşacağım son konu merkez kavramı, aslında bu kavramı sınır kavramına benzer düşünebiliriz; yani merkezin varsa çekim alanı oluşturursun, merkezin başkaları ise sen çekilirsin, kaçan kovalanır lafını hatırlayın, kaçan yani kendi merkezine odaklananın talep görmesi bu yüzden.

Sonuç; Kendi merkeziniz varsa, hobiler dostlar, zevk aldığınız bir iş vs, sınırlarınızı net çizip biz içinde ben olabiliyorsanız, size aşkmı yok, tabiki yapacağınız seçimde de benzer özellikler ve benzer kültür ve bakış açıları lazım. Alacağınız tek seanslık bir evlilik öncesi danışmanlık tüm hayatınızı değiştirebilir.
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10