Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Son İletiler

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10
41
Karadeniz horonları / Erzurun Barları, Kadın ve erkek bar çeşitleri
« Son İleti Gönderen: admin Mart 12, 2015, 01:50:51 ÖS »
Bar [Folklor] Doğu Anadolu bölgesinde (Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Tunce-li, Muş, Ağrı, Van) el ele tutuşarak oynanan halk danslarının genel adıdır. Gümüşhane merkez köylerinde ve Torul’da kemençe, diğer tüm yörelerde ise davul-zurna veya tulum eşliğinde oynanılmaktadır.
Ermenice par, bar ‘dans’ teriminden ödünçlenmiş olmalıdır.
İki kişiyle de oynanan barlar olmakla birlikte genellikle 5 kişiyle dizi şeklinde oynanan oyunlar olup iki ya da üç bölümden oluşmaktadırlar:
1. Ağırlama
2. Üsteleme
3. Yelletme

Erzurum ilinde oynanan bar çeşitleri:

Kadın barları: Ağca ferikler, Ayşem, Aş-şaxtan gelirem, Atın üstünde eğer, Çift beyaz güvercin, Dansniços, Kavak, Kosalma, Narey, Temirağa, Durna Barı, Tersine, Sallama, Deligız, Bir taş attım çegile, Çeşme, Kavurma koydum tasa, Üçayak, Habudiya
Erkek barları: Köroğlu barı (kılıçla oynanır) hançer barı (hançerle oynanır), Başbar (Birin-ci Bar, Sarhoş Barı), Tikine (Birinci Aşırma), Hoş Bilezik, Sekme (Sıçratma), Daldalar (Daldalan), Çingeneler, Tamzara, Koçeri, Delloy, Temirağa, Yayvan, Köroğlu, Uzun Dere, Naney, İkinci Aşırma, Hançer Barı, Tavuk Barı

Kaynak: Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yyaınları. Ankara, 2009
42
Kemençe ve kemençeciler / Türkiye'nin En Eski Ses Kayıt Arşivi Trabzon'da
« Son İleti Gönderen: admin Mart 12, 2015, 12:38:35 ÖS »
Türkiye'nin En Eski Ses Kayıt Arşivi Trabzon'da

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölüm Başkanı ve Karadeniz Müzik Arşiv Proje Yöneticisi Doç. Dr. Abdullah Akat, 2011 yılında başlattıkları proje kapsamında Türkiye’nin en eski ses kayıtlarına ulaştıklarını söyledi.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölüm Başkanı ve Karadeniz Müzik Arşiv Proje Yöneticisi Doç. Dr. Abdullah Akat, 2011 yılında başlattıkları proje kapsamında Türkiye'nin en eski ses kayıtlarına ulaştıklarını söyledi.

Akat, amaçlarının 4 yıldır sürdürdükleri proje kapsamında bölgenin geçmişten gelen yerel ve kültürel malzemesini sağlıklı bir zeminde geleceğe aktarmak olduğunu ifade ederek Türkiye'ye ilişkin dünyadaki en eski ses kayıtlarına ulaştıklarını kaydetti. Akat, "2011 yılında başlattığımız proje kapsamında amacımız, bölgemizin geçmişten gelen yerel kültürel malzemesini öğeleriyle günümüze taşıyarak bununla birlikte iyi ve sağlıklı bir zeminde geleceğe aktarmaktı. Öncelikle bu kapsamda çalışmalarımızı yerli ve yabancı bölgede yapılmış bütün araştırmaları tarayarak eksikleri bularak adeta tek tek cımbızla seçerek kayıtları bir araya getirerek oluşturmaya çalıştık. Yurt içinde ve dışında bir çok kurumla işbirliği yaptık. Bunlardan en önemlisi TÜBİTAK desteği ile 9 ay boyunca Berlin program arşivindeki çalışmamızdı. Bu arşiv bizim için çok önemli oldu. Dünyanın en eski ses arşivlerinden bir tanesi. Bu arşivden aldığımız dokümanlarla birlikte böylece Türkiye'nin en eski ses kayıtlarına sahip olmuş olduk. KTÜ Karma Projesi, Türkiye'nin alanda en eski arşivlerinden biridir. Arşivimizde şuanda 30 bin civarında kayıt var. Türkiye'nin ilk bölgesel müzik arşivi olma özelliği taşıyor. Bununla birlikte dijitalleştirilmiş bir arşiv. Bu da ülkemizin ilk dijital arşivlerinden bir tanesidir" dedi.

Amerika, Gürcistan Tiflis ve Batum üniversiteleriyle iş birlikteliklerinin olduğunu kaydeden Akat, "Bu kapsamda Almanya'nın haricinde İngiltere ile ABD, Gürcistan Tiflis ve Batum Üniversiteleriyle iş birlikteliklerimiz oldu. Almış olduğumuz kayıtlar ortak kullanım hakları gibi değiş tokuş gibi bazı avantajları da bize sağladı. Arşivimizde şuanda 4 tane araştırmacı aynı anda kapalı ortamlı çalışabilecek düzeyde. Bu şekilde oluşturulan arşivimiz şuan itibariyle bütün araştırmacılara ilgililerde, meraklılara hizmet verecek durumdadır" diye konuştu.

İLK KAYIT 1902 YILINA AİT

Arşivlerindeki ilk ses kaydının 1902 yılına ait olduğunu dile getiren Akat, şunları söyledi:

"1902 kayıtları Adana-Osmaniye bölgesinde başlıyor. 1930'dan sonraki kayıtlar Kafkasya bölgesinin kayıtlarıdır. Yine bu dönemde eski kayıtlara bakacak olursak Karadeniz ve Karadeniz'e kıyısı olan bölgelerin kayıtlara arşivimizde mevcut. 1906 Romanya kayıtları, 1915-16 Kırım kayıtları ve bununla birlikte bölgemizin eski kayıtları, Karadeniz bölgesi olarak düşünrsek yoğunlaşmış 50-60'lı yıllarda olduğun görüyoruz. Bu da bizim açımızdan oldukça önemli. Çünkü bu yıllar, Karadeniz müziğinin bir anlamda artık yavaş yavaş değişime uğradığı ve daha çok popüler kültüre maruz kaldığı yıllar. Başlangıçta müziğimiz ciddi anlamda değişime başladı. Dolayısıyla bugün ki müziğimizin geçmişteki varyantlarını görmek ya da daha eski halini görmek ve bunları analiz etmek bilim insanları için önemli bir avantaj sağlıyor. Bununla birlikte mübadele de göç etmiş Yunanistan bölgesinde yerleşmiş olan mübadillere ait kayıtlarda elimizde çokça mevcut. Bir çok usta kemençecinin kayıtlarını da sahibiz." - TRABZON
43
Çevre Sorunları / Yaban Hayvanlarına "Üst Geçit"
« Son İleti Gönderen: admin Mart 12, 2015, 12:33:05 ÖS »
Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan projeyle yaban hayvanlarına üst geçit yapılarak, hem onların korunması hem de trafik kazalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

MEHMET EMİN GÜRBÜZ - Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan projeyle yaban hayvanlarına üst geçit yapılarak, hem onların korunması hem de trafik kazalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Başmühendis İlhami Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yaban Hayvanları Üst Geçit Projesi'nin Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca kabul edildiğini, hayata geçirilmesi için çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.

Bu kapsamda üç yıl sürecek ilk etap çalışmanın 1 Temmuz'da başlayacağını dile getiren Turan, dünyadaki benzer projelerin araştırılacağını, raporlar hazırlanacağını ve daha sonra üst geçitlerin yapılmasının değerlendirileceğini bildirdi.

Abant, D-100 karayolunun Bolu bölgesi, Mengen ilçesine giden ve Devrek sınırına kadar olan iki karayolunda incelemeler gerçekleştirileceğini aktaran Turan, bölgede yaban hayvanlarının yaşam alanlarının yollar nedeniyle bölündüğünü anımsattı. Söz konusu güzergahlara, foto kapan konulacağını ve gözlem yapılacağını anlatan Turan, "Ayrıca hayvanlara herhangi bir zarar vermeyen iz tuzakları konulacak. Yere kireç vari bir toz serpilecek ve izlerden hangi hayvanın geçtiği belirlenecek. Bunların o bölgeden hangi saatlerde geçtiği foto kapanlarla tespit edilecek" dedi.

İlhami Turan, projede yer alan yolların kaza verilerinin emniyet ve jandarmadan alınacağını belirterek, şöyle konuştu:

"Bunların hepsi toplanarak, hangi noktadan hangi hayvanın geçtiği tespit edilecek. Daha sonra hayvana özgü geçiş yolları önerilecek. Bir geyik için köprü geçidi, bir üst geçit gerekli olurken, bir sincap için daha ince asma köprü şeklinde 20-30 santim genişliğinde bir köprü, ağaçlardan ağaçlara şeklinde yapılabilecek. Bir sansar ya da su samuru için ise yolun altından yuvarlak ya da köşeli geçitler kullanılabilecek. Bunları proje sonucunda önerebileceğiz. Yaban hayvanları nedeniyle insan ölümlerine neden olan kazalar meydana geliyor. Bu proje sonunda hem insanlar hem hayvanlar hem de memleketimiz kazançlı çıkacak."

-"Geyik ve karaca gibi hayvanlar strese girerek, öldükleri gözlemlenmiştir"

Projenin doğaya uyumlu bir şekilde yürütüleceğini, insanların doğaya verdiği zararı azaltmayı amaçladıklarını bildiren Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz bir yerden bir yere gidebilmek için yolları kullanmak zorundayız. Bu yolları yaparken, habitatları bölüyoruz. Bu habitatlarda kalan hayvanlar bazı kaynaklarına ulaşmak zorundadır. Bunların başında su kaynakları gelmektedir. Otlatma alanları, çiftleşme alanları, bu hayvanlar her yerde çiftleşmez, yuvalanma alanları, her tür için değişik kullanım alanları var. Habitat bölgeleri bölünen ve buralardan mahrum kalan hayvanlar, o alanlara ulaşmak istiyor. Mecburen ve korkarak  bu karayollarını geçmek zorunda kalıyorlar. Bu nedenle trafik kazaları meydana geliyor. Kaza olmasa bile o hayvan ürktüğü için bazen çoğalmadıkları, çiftleşemedikleri gözlenebiliyor. Geyik ve karaca gibi hayvanlar strese girerek, öldükleri gözlemlenmiştir."

Turan, çalışma sonucunda rapor hazırlanacağını ifade ederek, "Biz araştırma kurumuyuz. Uygulama birimi değiliz. Bu proje tamamlandığında şuraya sincap, geyik ve ayı geçidi yapılsın deriz. Projedeki hayvan üst geçitleri yapılırsa, trafik kazaları minimuma iner. Bu yaptığımız yollar yapaydır. Hayvanlar alışana kadar bir miktar daha kaza olacaktır. Yaban hayvanları hızlı öğreniyor. Hayvanlar zamanla bu geçitleri öğrenecektir" ifadesini kullandı.

Projenin, doğayı seven insanların ilgisini çekeceğini anlatan Turan, söz konusu güzergahlarda geziler düzenleyerek, çocuklara yaban hayvanları hakkında bilgi verilebileceğini sözlerine ekledi.
44
Hayvanlar Alemi / Ynt: Penguenler
« Son İleti Gönderen: Buzulkuşu Mart 07, 2015, 06:20:05 ÖS »
Gerçekten de bu buzulkuşları, eşsiz, güzel ve sevimliler. Buzulların eşsiz sevimli yaratıkları.

Ayrıca görseller de harika.
45
Karadeniz Mutfağı / Karalahana kanserin en büyük düşmanıymış
« Son İleti Gönderen: admin Mart 06, 2015, 03:41:00 ÖÖ »
Kanserin büyük düşmanı karalahana

Karadeniz'e özgü sebzelerden karalahana son yılların en dikkati çeken sebzelerinden. Bilim adamları tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre kansere iyi geliyor, daha doğrusu dışardan aldığımız kanserojen toksinlerin vücuttan atılmasını sağlıyor Karalahana son yılların en dikkati çeken sebzelerinden. Bilim adamları tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre kansere iyi geliyor, daha doğrusu dışardan aldığımız kanserojen toksinlerin vücuttan atılmasını sağlıyor.
Karalahana içerdiği beta-karoten, C ve E vitaminleri sayesinde kuvvetli bir antioksidan ve vitamin deposu. Bu birliktelik sayesinde hücresel hasarın önüne geçiyor. Yaşlanmayı geciktiriyor, bağırsakları çalıştırıyor, kabızlığı engelliyor, kalp ve kanser hastalıklarına karşı koruduğu söyleniyor.
Geçmişi 2000 yıl öncesine dek uzansa da Karadeniz’e özgü bir sebze olarak kabul ettiğimiz için onu zaten diğer lahana çeşitlerinden ayrı bir yere koyarız.
Ancak bir çok sebze gibi karalahananın da yararlarından faydalanabilmek için çok pişirilmemesi gerekiyor. Bizde genellikle önce haşlanır, suyu süzülür sonra da uzun uzun pişirilir. Oysa vitamin değerlerinin ve antioksidan özelliğinin kaybolmaması için ya suda bir kaç dakika haşlanması ya da sadece beş-on dakika kadar kavrulması gerekiyor.

100 gr kara lahananın içeriğinde 4 gr karbonhidrat, 4 gr protein, 0,9 gr yağ, 100 mg C Vitamini, 0,02 mg B1 Vitamini, 0,20 mg B2 Vitamini, 5,3 mg karoten, 200 mg kalsiyum ve 1 mg demir bulunmaktadır. Guatr rahatsızlığı olanların kara lahana tüketmeleri önerilmemektedir.
46
Karadeniz Mutfağı / Ynt: Karadeniz yemekleri dosyası
« Son İleti Gönderen: admin Mart 04, 2015, 02:39:03 ÖS »
Karadenizin mıhlamasını elbette duymuşsunuzdur. Mıhlamayı yörelere göre birkaç farklı peynirden yaparlar. Benim için kolot peyniri tarife tadını veren peynirdir. Katı hali son derece mütevazı, ancak eriyince ağızda harikalar yaratabiliyor. Bu peyniri Karadenizliler’in yaşadığı her her yerde, genel olarak tüm peynirci ve iyi şarküterilerde bulabilirsiniz. Yarım kilo bonfileyi kasaptan bütün alın ve 1 saat derin dondurucuda bekletin. Et buzlanmayacak ancak biraz kendini toparlayacak. Bonfileyi bir elinizle sıkıca tutup, ince dilimlere kesin. Çok ince kesemediyseniz, buzdolabı poşeti içine koyup bir kavanoz veya şişenin yan tarafıyla dövün. İki milimlik dilimler haline getirin. Etin bereketine şaşıracaksınız.

Tarifin buraya kadar olan kısmını, garip bir hastalığa yakalandığı için pişmiş et yiyemeyen kontes Amalia Nani Mocenigo için Giuseppe Cipriani icat etmiş. Kırmızı renginden dolayı da bu ete ressam Vittore Carpaccio’nun adını vermiş.
Etler buzdolabında beklerken 6 diş sarımsağı, 1 tutam deniz tuzuyla havanda ezin. 1 çorba kaşığı sirke, 1 dal taze biberiye (15 cm), 4 çorba kaşığı zeytinyağı ve 20 tur değirmen karabiberi ekleyin. Biberiyeleri ezmeyin ve kesmeyin. Kendi yaprakları kalsın. Sadece ılık suyla yıkayın, zeytinyağının içine attığınızda tadı daha kolay açılır.
Etleri dövdükten sonra, bu karışımı iki tarafına da yedirin. Ve buzdolabında 2-3 saat bekletin. Tercihen bakır tavayı orta ateşe koyun, ufak bir tereyağ parçasıyla tavanın her tarafının yağlandığına emin olun, etleri sıralayın ve bir tarafı kızarmaya başlayınca çevirin. İnce ince dildiğiniz (150 gr) kolot peynirini serpin. 1 dakika bu şekilde piştikten sonra üstünü kapatın. Peynirin etin üstünde kalan tarafları da iyice erisin. Pişirme toplamında 5-6 dakika sürer. Hemen yemeğe oturmalısınız ki, peynir sertleşmesin. Biraz taze biberiye ve karabiberle servis yapın. Tercihen tabaklara servis etmeyin, ortadan yemek bu yemeğin güzel tarafı.

Kaynak: refikaninmutfagi.com
47
Karadeniz Mutfağı / Ynt: Karadeniz yemekleri dosyası
« Son İleti Gönderen: admin Mart 04, 2015, 02:34:10 ÖS »
Anata kolefisi, Anata Kolotu [Folklor] Yedi ayrı evden tuz, un, yağ, yedi ayrı pınardan su toplandıktan sonra, yedi ayrı çitten toplanmış tahta parçaları vasıtasıyla pişirilerek, çok tuzlu bir çörek yapılır, bu tuzlu çöreği yiyen genç kızlar o gece rüyalarında evlenecekleri erkeği görecek-lerine inanırlardı (Trabzon, Rize, Artvin)
kaynak: Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Pheonix Yyaınları s. 112
48
Ordu'dan Artvin'e Kadar "Kültür ve Turizm Seferberliği"

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının (DOKA), bölgede turizmin ön plana çıkarılması çalışmaları kapsamında Ordu'dan Artvin'e kadar kültür, turizm ve yöresel mimari değerleri restore edilecek.

MELTEM YILMAZ - Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının (DOKA), bölgede turizmin ön plana çıkarılması çalışmaları kapsamında Ordu'dan Artvin'e kadar kültür, turizm ve yöresel mimari değerleri restore edilecek.

Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri haline gelen Doğu Karadeniz, doğal güzellikleri ve sunduğu tarihi, kültürel ve sportif aktiviteleriyle turistlerin ilgi odağı oluyor.

Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Doğu Karadeniz'in, bölgede farklı alternatiflerin oluşturulması amacıyla 300 milyon liralık harcama öngörülen projeyle bölgenin ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılarak turizmde ön plana çıkarılması amaçlanıyor.

Turist sayısı geçen yıl 2013'e göre yüzde 25 arttı

DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz'i ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısının bir önceki yıla göre 2014 yılında yüzde 25 artarak 5 milyonu aştığını söyledi.

Turizm potansiyelini artıracak projeler geliştirdiklerini belirten Kaldırım, temel amaçlarının, bölgedeki kültür, turizm ve yöresel mimari değerlerini turizme kazandırarak bölge ekonomisine katkı sağlamak olduğunu anlattı.

Bölgede farklı alternatifler oluşturulması ve turizmi ön plana çıkaracak çalışmaları önemsediklerini dile getiren Kaldırım, şöyle konuştu:

"Proje kapsamında Artvin'in Şavşat ilçesinde, Giresun'un Zeytinlik Mahallesi ve Şebinkarahisar ilçesinde, Gümüşhane'nin Süleymaniye Mahallesi'nde, Ordu'nun Menekşe Sokağı'nde ve Ünye ilçesinde, Rize'nin Çamlıhemşin, Fındıklı ve Güneysu ilçelerinde, Trabzon'un Ortahisar ve Akçaabat ilçesindeki Orta Mahalle'de gerçekleştirilmesi düşünülen restorasyon ve rehabilitasyon çalışmalarıyla bölgenin tarihi dokularını ön plana çıkartmayı amaçlıyoruz. Projeyle Doğu Karadeniz'in hem tarihi dokusu gün yüzüne çıkarılacak hem de bölge ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılacak. Proje, uzun vadeli bir çalışma süresini kapsıyor. Çalışmalara kısa sürede başlayacağız. Söz konusu destinasyonlarda öncelikle tarihi konak ve yapıların envanter çalışması yapılacak. Proje başına maliyetin yaklaşık 3 milyon lira olması öngörülüyor. Hedef; en az 100 tarihi yapının turizme kazandırılmasıdır. Proje sonunda bölge daha çok prestij kazanacaktır. Bu sayede de turizm potansiyeli artacaktır. Dolayısıyla yerli ve yabancı turistlerin bölgeye gelmesi hem bölgeye ekonomik katkı sağlayacak hem de bölgenin dünyadaki marka değerini artıracaktır."

Kaldırım, Doğu Karadeniz'in projeyle turizmde kısa sürede büyük ivme kazanacağını sözlerine ekledi.
49
Çay ve fındık / Fındıklı ekmek
« Son İleti Gönderen: admin Şubat 20, 2015, 11:35:35 ÖÖ »
Trabzon Etkinlikleri'nde 400 Fındıklı Ekmek Dağıtılacak

Bu yıl Ankara’da 9’uncusu düzenlenecek olacak Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’nde katılımcılara fındıklı etmek dağıtılmaya devam edilecek.


Bu yıl Ankara'da 9'uncusu düzenlenecek olacak Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri'nde katılımcılara fındıklı etmek dağıtılmaya devam edilecek.

Trabzon Ticaret Borsası'nın 2009 yılında fındık tüketimini arttırmak amacıyla başlattığı "Fındıklı Ekmek Projesi" kapsamında aynı yıl Ankara'da düzenlenen etkinliklerde dağıtılmaya başlanan fındıklı ekmekler bu yıl 7'inci kez katılımcılara dağıtılacak.

Giresun'un Çavuşlu Beldesi'ndeki Deniz Fırını'nda ekşi maya hamurdan, taş fırında üretilen ve yüzde 13 oranında 2-5 mm aralığındaki fındık unu katılarak imal edilen ekmekler Ankara'ya taşınarak tanıtım amaçlı olarak etkinliklere gelenlere dağıtılıyor.

19-22 Şubat tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek olan etkinliklerde Trabzon Ticaret Borsası ile Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası tarafından ortaklaşa açılacak stantta 4 gün de toplam 400 fındıklı ekmek dağıtılacak. - TRABZON
50
Çay ve fındık / Fındık Borsası Giresun'da açılacak
« Son İleti Gönderen: admin Şubat 20, 2015, 11:30:31 ÖÖ »
Fındık Borsası Giresun'da açılacak

Ordu’nun Ünye ilçesinde daha önce kurulmasına rağmen başarısız olunması üzerine faaliyetine son verilen ‘lisanslı depo’, Giresun’da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda açılacak.


Ordu'nun Ünye ilçesinde daha önce kurulmasına rağmen başarısız olunması üzerine faaliyetine son verilen 'lisanslı depo', Giresun'da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda açılacak.

Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) 2014-2018 Eylem Planı'na göre, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması konusunda Giresun Ticaret Borsası'nın yürüttüğü 'Giresun Fındık Lisanslı Deposu ve Spot Borsası'nın Kurulması' projesi tamamlanacak. Fındık Borsası'nın kurulması çalışmasından Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumlu olacak. Borsanın kurulması işlemleri 2017 yılına kadar gerçekleştirilecek.

GİRESUN'A 2 OSB

DOKAP Eylem Planı'na göre, bölgede ekonomik kalkınmayı sağlamak amacıyla iller bazında gerçekleştirilecek yatırımlara da ağırlık verilecek. Buna göre, Giresun'da biri 64 hektar (640 dönüm), diğeri 48 hektar (480 dönüm) alanda iki adet Organize Sanayi Bölgesi kurulacak. Ayrıca kurulması için alt yapı çalışmaları yapılan Ordu-Ünye'de 85 hektar (850 dönüm), Rize'de 50 hektar (500 dönüm) alanda Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) tamamlanacak. Ayrıca Samsun-Havza'da halen çalışmaları süren 'Tarımsal Ürün İşleme ve Tarım Makineleri' alanında İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulacak. Bunların yanısıra Rize'de 200 işyeri, Pazar ilçesinde 71 işyeri, Giresun-Görele'de 61 iş yeri kapasiteli küçük sanayi siteleri 2018 yılına kadar tamamlanacak.

TRABZON'A YATIRIM ADASI

Trabzon-Akçaabat'ın Şinik mevkisinde 89 hektar alanda, Beşikdüzü'nde 41 hektar alanda, Vakfıkebir'de 93 hektar alanda Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) tamamlanacak. Yine 2018 yılına kadar Arsin ilçesinde deniz dolgusu yapılarak 100 yatırım parselli yeni bir sanayi bölgesinin oluşturulması planlanıyor. Bu çalışma Kalkınma Bakanlığı tarafından sürdürülüyor. - ORDU
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10