Sitemiz Onbinlerce sayfa ve özgün fotoğraf içermektedir. Aradığınıza kolay ulaşmak için yukarıdaki arama kutusunu kullanabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz! - Please use this search for thousands of articles from our site

Son İletiler

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10
41
Çay ve fındık / FİSKOBİRLİK: 2014 ürünü fındık alımına başlıyor
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 23, 2014, 02:44:34 ÖS »
FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: "2014 ürünü fındık alımına Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 8 Ağustos, batı bölgelerinde de 20 Ağustos tarihlerinde başlayacağız. Alımlarda peşin ve emanet sistemini uygulayacağız. Piyasa şartlarının 10 kuruş üzerinde fındık alımı yapacağız."

Fındık Tarım satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, 2014 ürünü fındık alımına Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 8 Ağustos, batı bölgelerinde de 20 Ağustos tarihlerinde başlayacaklarını söyledi.
Bayraktar, EFİT AŞ Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, birlik olarak geçtiğimiz sezon gibi bu yıl da fındık alımı için piyasaya gireceklerini belirtti.
Fındık alımlarında peşin ve emanet olmak üzere iki model üzerinden yapacaklarını kaydeden Bayraktar, şöyle konuştu:
"8 Ağustos Cuma günü Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, 20 Ağustos Cuma günü de batı bölgesinde alımlara başlayacağız. Tüm kooperatiflerimizde alım sezonunu açacağız. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde fındık hasadının ve pazara iniş döneminin erken olması nedeniyle alım sezonunu erken açacağız. FİSKOBİRLİK olarak bu yıl fındık alımlarımızda iki model uygulayacağız. Birincisi peşin alım. FİSKOBİRLİK geçen yıl olduğu gibi bu yıl da fındık alımına peşin parayla yapacak. İsteyen üreticilerimizin ürününü harmandan bile gidip alacağız. Piyasa fiyatının 10 kuruş üzerinde bir fiyatla peşin olarak alım yapılacak. Ödemeleri aynı gün içerisinde yapacağız. İkinci alım şeklimiz ise emanet sistem. Bu alım döneminde uygulamasını yaptık ve gayette olumlu sonuç verdi. Tüm depolarımızı üreticilerimizin hizmetine emanet alım için açacağız. Üreticimiz istediği bir zamanda, istediği şartlar oluşursa piyasanın 10 kuruş üzerinden parasını alabilecek. İnşallah yeni alım dönemi üreticilerimiz ve FİSKOBİRLİK camiasına hayırlı olsun."
REKOLTE MİKTARI 430 BİN TON
Türkiye 'de son günlerde bazı kurumlarca farklı rekolte açıklamaları yapıldığını, FİSKOBİRLİK'in rekolte miktarının 430 bin ton olduğunu dile getiren Bayraktar, "Farklı açıklanan rakamlar kamuoyunda kafa karışıklıklarına neden oldu. 'Hangisi doğru?' söylemlerini beraberinde getirdi. FİSKOBİRLİK olarak 430 bin ton fındık rekoltesi açıkladık. Bizim bu yıla kadar rekoltede yanılma payımız yüzde 3,19'dür. Diğer kurumların yanılma payı daha da fazla. Bizim gerçek hedefimiz gerçek anlamda rekolte ortaya çıksın, sektörün tüm paydaşları ayağını ona göre denk alsın. Biz rekolte tahminimizi doğruya yakın vermeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bayraktar, Türkiye'nin 2014 ürünü fındık sezonuna stoksuz girdiğini, bunun büyük sorunları beraberinde getireceğini aktararak, şunları kaydetti:
"Türkiye ilk kez rekolte azlığında stoksuz yakalandı. Türkiye'nin en ciddi sorunu budur. Dünyadaki lider ülke durumumuzu sürdürmemiz anlamında mutlaka stok değerimiz olmalı. Bu yıl üretim az, biliyoruz ki stok da yok. Kim Türkiye fındık üretim ve ihracatının lider ülkesi. Stok yok, üretim az. Bu şu demektir. Fındık sanayisi fındık bulamayacak. İşlenecek fındık bulunamayacak. Fiyat kaç lira olursa olsun. Asıl sorun bence budur. Dünyada tekel olduğunuz bir üründe yani serbest piyasa adı altında bu ürünü piyasanın kaderine bırakma gibi bir lükse sahip değilsiniz. Dünyada aslında hiçbir ülke bunu yapmıyor."
FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar, 2014 ürünü fındık fiyatının 10 liranın altına düşmeyeceği yönünde beklentilerinin olduğunu sözlerine ekledi. AA
42
Bilim ve Teknoloji / Türk yapımı sosyal ağ
« Son İleti Gönderen: zohannes Temmuz 18, 2014, 04:39:24 ÖÖ »
Tamamı Türk yapımı yepyeni bir sosyal ağ: Whispto

Whispto, 1 dakikalık ses kayıtlarından oluşan bir "Sesli Sosyal Ağ".
Uygulama şu an tüm IOS ve Android cihazlarda kullanılabiliyor, yakında da websitesi aktif hale gelecek.

Uygulama tamamen ücretsiz.

Aşağıdaki link'ten detaylı bilgi alabilirsiniz:

whispto.com
43
Sağlık / Erken Boşalma ve Başaramama Korkusu
« Son İleti Gönderen: Artel Temmuz 17, 2014, 07:29:03 ÖÖ »
Erken Boşalma ve Başaramama Korkusu

Erken boşalma sorununu hızlandırıcı ya da sürdürücü rol oynar. Bu konunun anlaşılması için erkek ve kadın "cinsiyet rollerinin" önemini kavramak gerekir. Toplumumuzda erkekler daha çok küçük yaşlardan cinsellikle ilgili bir "dolduruş bombardımanına" maruz kalırlar. "Erkek her koşulda ilişkiye girer", "bir erkek her kadını tatmin etmelidir" gibi. Böyle yüksek beklentilerle yetiştirilen çoğu erkek, gerçek cinsellikle yüzleştiğinde ciddi bir sıkıntıya girer. Seks artık zevk alınması gereken bir durum olmaktan çıkmış, bir sınav ya da müsabaka haline gelmiştir. Erkek bir anlamda yatakta bu işi nasıl yaptığına odaklanan bir seyirci haline gelmiştir. Yani girişe odaklanmak ve uzun süre bu işi yapmaya çalışmak erkeğin en büyük düşmanı haline gelmiştir. Girişe odaklandıkça sıkıntısı artar. Sıkıntı arttıkça erken boşalır. Stres, sıkıntı anında salınan hormonlar penisteki damarlara giden kanı azaltır. Bir süre sonra kişi her gün kaybeden bir oyuncu gibi sahadan çekilir erken boşalan erkek, erken boşalmaya ikincil olarak cinsel isteksizlik ya da sertleşme sorunları yaşamaya başlar. Erken boşalanların birçoğu mastürbasyon yaparken ya da oral seks sırasında daha uzun süre kendilerini tutarlar. Ancak sıra vajinaya gelince kontrol sıfır olur sadece bu durum bile performans anksiyetesinin rolünü açıklar. Psikolojik sertleşme bozukluklarında başaramama sıkıntısı en önemli neden ve sürdürücü etkendir.

Erken boşalıyorum -" ya erken boşalırsam"  korkusu

Erken boşalan erkekler cinsel ilişki öncesi ya da sırasında aşırı heyecanlanır yada çok fazla performansa odaklandıklarından ortaya çıkan heyecan duyusunu algılayamazlar. Kimi erken boşalan erkekler eşleri ve onların memnuniyeti ile çok meşguldürler. Sürekli eşlerini izlerler, onları memnun edememe endişesi tüm alanı kaplamıştır. Her an reddedileceği yada eleştirileceği korkusuna odaklanmaktan yaklaşan heyecan kabarmasını farkedemezler. Ya da onları saran suçluluk duygusu diğer duyuların algılanmasını baskılar, böylece geri dönülemez nokta farkedilmez ve kişi otomatik ve hızla boşalır.

Başaramama korkusu psikolojik nedenler içinde özel bir öneme sahiptir ve erken boşalma tedavi edilecekse mutlaka ele alınmalıdır.

44
Çevre / Segilimden ayrıldım,çok yalnızım ne yapabilirim?
« Son İleti Gönderen: Artel Temmuz 17, 2014, 06:06:34 ÖÖ »
Konuya Plato' nun cümlesi ile başlamak istiyorum, Bir ruh ruh olduğunu ancak başka bir ruhla karşılaştığında öğrenebilir. Yani hepimiz ilişki, aşk ve sevgiye muhtaç canlılarız. Ama sevgi için aşk için, paylaşım için bir "bene" öze ihtiyaç var. Belkide sevgiliniz sizde bu özü göremedi, belki onu bağınızla boğdunuz. O yüzden bir ilişkide biz olmak kadar ben olmakta çok önemli. Sizin sınırınızı gören sevgiliniz, ona bağımlı değil de onu seçiyor olduğunuzu gördükçe sizden zaten vazgeçemez.

Diğer bir konuda Ahmet, Mehmet, Ayşe olarak bakmayın sevgiye aşka, aşk sevgi kavramına odaklanın eminim sizi mutlu edebilecek bir çok sevgi aşk var. Bunu yüzlerce aşk yaşayın diye vurgulamadım; bu algı, sizin rahat, saplantısız ve seçenekli sevginize yardımcı olur, bu da eşinizin size daha saygı ve sevgiyle yaklaşmasına neden olur.

Paylaşacağım son konu merkez kavramı, aslında bu kavramı sınır kavramına benzer düşünebiliriz; yani merkezin varsa çekim alanı oluşturursun, merkezin başkaları ise sen çekilirsin, kaçan kovalanır lafını hatırlayın, kaçan yani kendi merkezine odaklananın talep görmesi bu yüzden.

Sonuç; Kendi merkeziniz varsa, hobiler dostlar, zevk aldığınız bir iş vs, sınırlarınızı net çizip biz içinde ben olabiliyorsanız, size aşkmı yok, tabiki yapacağınız seçimde de benzer özellikler ve benzer kültür ve bakış açıları lazım. Alacağınız tek seanslık bir evlilik öncesi danışmanlık tüm hayatınızı değiştirebilir.
45
Karadeniz gezi - tatil -turizm / Ambarlara (seranderlere) rağbet azaldı.
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 16, 2014, 12:15:57 ÖS »
Ordu'nun Fatsa İlçesi'nde köylerde eskiden çok kullanılan ambarlara rağbet azaldı.

Eskiden köylerde insanların büyük ihtiyaç duyduğu, hemen her evin önünde görülen ambarlar artık fazla ilgi görmüyor. Geçmişte köylerde herkes tarafından kullanılan ambarların artık önemini kaybettiğini ve kullanılmadığını söyleyen köylüler, evlerin yanında bulunan ve adına Serender denilen ahşap erzak ambarının artık tarih olmaya yüztuttuğunu söylediler.

Serenderlerin en yenisinin, en az kırk yıllık bir geçmişinin olduğunu belirten Barış Kancan (29);"Serenderler, günümüzde tahta ve perde artıklarından maket olarak yapılıyor ve sanat eserine dönüştürülerek sergileniyor. Karadeniz'in orta bölümlerinde ve özellikle Doğu Karadeniz köylerinde her evin yanında bulunan, yaklaşık 4×4 metre ebatlarında, direkler üstünde duran, tamamı ahşap Mısır (erzak) ambarı olan Serenderler, zaman içinde kaybettiklerimiz arasına girerek tarih oluyor. Bizler de kendi evimizin önünde duran bu serenderlere sahip çıkmaya çalışıyoruz. Tabi eskisi gibi pek fazla kalamadığımız için, içine de erzak fazla dolduramıyoruz. Serenderlerin bu akibeti bana göre köyde yaşayan insanların büyük çoğunluğunun şehire göç etmesidir."dedi. - Ordu
46
Çay ve fındık / Denizde hamsi, karada fındığın alternatifi yok
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 16, 2014, 12:06:17 ÖS »
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak, "Karadeniz Bölgesi'nde denizde hamsi, karada fındığın alternatifi yok" dedi.

Çolak, Keşap Ziraat Odası tarafından bir düğün salonunda düzenlenen "Bahçede İzi Olmayanın, Harmanda Yüzü Olmaz" projesinin eğitim etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye için tarımın önemine dikkati çekti.

Karadeniz Bölgesi'nin yağışlı olması bakımından tarımda şanslı bir bölge olduğunu vurgulayan Çolak, şöyle konuştu:

"Karadeniz'de Allah'a şükür ki sulama problemimiz yok. Allah suyu yukarıdan bize gönderiyor ama Türkiye öyle değil. Karadeniz Bölgesi'nin yıllık yağış ortalaması 2 bin 500 milimetre. Karadeniz Bölgesi dışında kalan tüm bölgelerin yağış ortalaması 250 milimetre. Yani bu ciddi bir farktır. 250 milimetre 'kuru tarım' demektir. 'Suyu bulamamışsınız, susuz tarım yapıyorsunuz' demektir. 'Tohumu toprağa atıyorsunuz, Allah ne verdiyse onu alıyorsunuz' demektir. Karadeniz Bölgesi ise su bakımından şanslı. Su problemi yok, yağış problemi yok. Toprağımızda problem olmasına rağmen yine de son derece verimli arazilerimiz var."

Ahmet Çolak, Karadeniz Bölgesi için fındık ürünün alternatifsiz olduğunu ancak çiftçiye fındığın yanı sıra ek gelir sağlayacak ürünlerin sağlanması gerektiğini ifade ederek,  "Karadeniz Bölgesi'nde denizde hamsi, karada fındığın alternatifi yok. Toplumun ilerlemesinde bir sosyolojik problem var" diye konuştu.

Keşap Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şahin ise ilçe çiftçisinin daha kaliteli fındık üretimi gerçekleştirmesi için eğitim programlarına büyük önem verdiklerini, bundan sonra da bu tür organizasyonlar gerçekleştirmeye devam edeceklerini söyledi. - Giresun
47
Ekonomi / Ynt: Doğu Karadeniz'de en çok işsiz Trabzon'da en Düşük İşsizlik Ordu'da
« Son İleti Gönderen: Karadeniz52 Temmuz 05, 2014, 03:03:13 ÖÖ »
Bu araştırma beni şaşırttı ama şöle bi düşünürsem akrabalarımdan Orduda işsiz yok ama yinede Doğu Karadenizde en az işsizin Orduda olması hem sevindirdi hemde şaşırttı açıkcası :)
48
Ekonomi / Doğu Karadeniz'de en çok işsiz Trabzon'da en Düşük İşsizlik Ordu'da
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 02, 2014, 01:10:06 ÖS »
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde en düşük işsizlik oranı Ordu'da belirlendi.

2013 yılı İl Bazında Temel İşgücü Göstergeleri yayınlandı. İl düzeyinde Temel İşgücü Göstergelerine göre Ordu'da işsizlik oranı yüzde 6.1 olarak tahmin edildi. Araştırmalarda ayrıca, işgücüne katılma oranı yüzde 52.2, istihdam oranı ise yüzde 49 olarak tahmin edildi.

TÜİK tarafından belirlenen işsizlik oranlarına göre, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde en düşük işsizlik oranı Ordu'da çıktı. Buna göre bölge illeri arasında en düşük işsizlik oranı yüz de 6.1 ile Ordu'da tahmin edilirken, aynı bölgede yer alan diğer illerde ise işsizlik oranı Trabzon'da yüzde 7.4, Gümüşhane'de yüzde 7.2, Artvin'de yüzde 7.1, Rize'de yüzde 6.7 ve Giresun'da yüzde 6.5 olarak tahmin edildi. - Ordu
49
Çay ve fındık / Türkiye, fındık ihracatından 9 ayda 1,5 milyar dolar kazandı
« Son İleti Gönderen: admin Temmuz 02, 2014, 12:58:51 ÖS »
Türkiye, Eylül 2013-Haziran 2014 döneminde 9 ayda 1 milyar 546 milyon 374 bin 853 dolarlık fındık ihracatı gerçekleştirdi. Türkiye, Eylül 2013-Haziran 2014 döneminde 9 ayda 1 milyar 546 milyon 374 bin 853 dolarlık fındık ihracatı gerçekleştirildi.

Karadeniz İhracatçılar Birliği (KİB) 01 Eylül 2013 - 30 Haziran 2014 tarihleri arasında kayda alınan Türkiye fındık ihracatını açıkladı. Açıklamaya göre, 9 aylık dönemde 268 bin 699 ton fındık ihraç edildi ve 1 milyar 546 milyon 374 bin 853 dolar gelir sağlandı.

2011 - 2012 sezonunda aynı dönemde ise 196 bin 164 ton fındık ihraç edilmiş ve 1 milyar 568 milyon 539 bin 554 dolar döviz girdisi sağlanmıştı.
50
Sağlık / Cilt Hastalıklarını Tedavi Yöntemleri
« Son İleti Gönderen: Artel Temmuz 01, 2014, 09:56:33 ÖÖ »
Akne Tedavisi
Genellikle akne tedavisinde antibiyotikler yararlı etkiler göstermektedir. Ancak hekim gözetimi olmaksızın rastgele alınan antibiyotikler çeştili sorunlara neden olabilir. Bu nedenle ilaç tedavisi mutlaka bir hekim onayıyla olmalıdır.
Ayrıca akne tedavilerinde düzenli olarak klinik cilt bakımları yapılmalıdır.
Akne tedavisinde OMNILUX BLUE teknolojisinden de faydalanılabilir. Aknenin derecesine ve yaygınlığına bağlı olarak haftada 1 seans olmak üzere 5-10 seans önerilmektedir.
Günümüzde akne skarlarının tedavisinde ablatif ve non-ablatif fraksiyonel lazerler de kullanılmaktadır.
Siğil Tedavisi
Siğil tedavisi siğil tipine, yerleşim bölgesine ve yaygınlığa göre değişmektedir. Yüz bölgesine yerleşen saplı siğillerde koter (yakma) tedavisi kullanılırken, sapsız siğillerde genellikle ilaç tedavisi tercih edilmektedir. Koter tedavisinde işlem öncesi uygulanan lokal anestezi ile herhangi bir acı duyulması tamamen engellenir. Tek siğil için tedavi süresi genellikle 5-10 dakika arasındadır. İşlem sonrasında tedavi bölgesinde oluşan kabuk 1 hafta gibi kısa bir sürede iyileşir. İşlem sonrası tedavi alanında herhangi bir iz kalmaz.
Genital bölgede yerleşen siğillerde partnerlerin birlikte muayene ve tedavisi gerekmektedir. Görünürdeki siğillerin tedavisi sonrası kalabilecek en ufak bir odaktan tekrar aktivasyon olabileceği için ayrıntılı muayene ve medikal tedavi yanı sıra koter, kriyoterapi gibi seçenekler de kullanılabilir. Özellikle bayanlar açısından rahim ağzı kanserinde önemli bir etken olan genital siğillerin tedavisi son derece önemlidir.
Sedef hastalığı tedavisi
Genellikle güneşlenmenin sedef hastalarına çok iyi geldiği bilinmektedir. Ancak uzun süre güneşlenmenin ultraviyole ışınlarına maruz kalınacağı düşünüldüğünde, hastalığı tedavi ederken bir yandan da bu olumsuz ışınları ciltte barındırmak cilt yaşlanmasına ve hatta cilt kanserleri riskinin artmasına neden olabilir.
Ancak son yıllarda geliştirilen ışık tedavileriyle hem ultraviyolenin olumsuz etkilerinden kurtularak tedavinin etkinliğini arttırmak, hem de lokal olarak sadece sedefli bölgeye uygulanabilmesinin kolaylığını yaşamak mümkündür.
Mantar enfeksiyonları tedavisi
Tanı esas olarak cildin görünümüne göre konur. Bazı mantarlar özel bir mavi ışıkla karanlık odada incelenirse floresan verirler. Kesin tanı mikroskopla alınan parçaların incelenmesi ile konur. Ciltten alınan kazıntı ayrıca laboratuara gönderilerek kültürde üremesi değerlendirilebilir.
Tedavide kişisel bakım çok önemlidir. Deri temiz ve kuru tutulmalıdır. Ciddi ve uzun süreli enfeksiyonlarda hekime başvurulmalıdır. Doktorunuz ağızdan kullanılan veya cilde sürülen ilaçlar önerecektir. Tedavi edilmediği zaman üzerinde bakterilerin üremesi ile ikincil bakteriyel enfeksiyonlar oluşabilir.


drahuozbilen.com
Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 10