Zonguldak doğal güzellikler, zonguldak gezilecek yerler,

İlin adı nereden geliyor? Adını ‘bataklık’ ya da ‘sazlık’ anlamına gelen ‘Zongalık”tan aldığı söylenir. Bu ad Cumhuriyet’in ilanından sonra ‘Zonguldak’ biçiminde kullanılmıştır.

Kentleri: Alaplı, Çaycuma, Devrek, Eflani, Kdz. Ereğli, Gökçebey, Karabük, Safranbolu, Yenice

Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Baba Burnu’dur. Doğu’da Sazköy’den batıda Alaplı ilçe sınırına uzanan 80km.lik kıyı bandında yer alan pek çok doğal plaj (koy) ve kumsal alanlar yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı alanlardır. İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır.

Merkezde Ulutan, Kdz. Ereğli’de Kızılcapınar ve Gülünç baraj gölleri; Çatalağzı’da Derköy ve Karapınar’da Çobanoğlu göletleri ilin bilinen yapay gölleridir. Filyos ve Gülünç çayı; Devrek, Alaplı ırmakları; Üzülmez, Kozlu dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır. Bunlardan en önemlisi Filyos çayı olup 228 km uzunluğundadır.

Ağırlıklı yeryüzü şekillerini oluşturan dağlar; kuzey kesimlerde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 1200 metreye yaklaşmaktadır.
Zonguldak il toprakları sıkı bir vadi ağıyla parçalanmıştır. Bu vadiler kimi kesimlerde genişleyerek düzlükler oluşturmasına karşın, ilde büyük denebilecek bir ova yoktur. Filyos Çayı vadisi, Alaplı Irmağı vadisi, Gülünç Irmağı vadisi ve Üzülmez Deresi vadisi en önemlileri arasındadır.

Doğuda Sazköy’den, batıda Kocaman’a kadar, yaklaşık 80 km’lik bir kıyı şeridine sahip olan Zonguldak, bir bölümü tesisli, büyük bir bölümü ise halen doğal durumda olan çok sayıda plaja sahiptir.

Kapuz, Iliksu (Merkez), Erdemir, Kdz.Eregli Belediyesi (Kdz.Eregli), A.Zeki Atalay ve Kocaman (Alapli) plajlari dus, WC, kabin, büfe, lokanta, çay bahçesi ve ilk yardim gibi ünitelere sahipken, Hisarönü, Türkali, Göbü, Degirmenagzi, Kireçlik gibi plajlar ise herhangi bir tesis olanagina sahip olmamalarina karsin, dogal koylari ve kumsallari ile çok sayida ziyaretçinin akinina ugramaktadir.

İl topraklarının yaklaşık yarısını kaplayan orman alanları piknik, trekking, foto safari, av ve yaban hayatı gibi aktiviteleriyle yöremizin en önemli rekresyon alanlarıdır. Ulutan Barajı çevresi, Göldağı, Yayla Mevkii, Milli Egemenlik Parkı, Uzun Mehmet Anıtı Parkı, Bostandüzü, Pamukdüzü, Kırmacı ve Kocaman gibi orman alanları ve Yedigöller Milli Parkı piknik ve mesire; Harmankaya, Değirmenağzı, Güneşli gibi doğa harikaları trerring; Bacaklı ve Bölüklü Yaylalar ise yaylacılık anlamında ziyaretçilerin gereksinimlerine yanıt veren doğal güzelliklerimizdir.

Yaklaşık yüzelli yıldır yörenin sosyal ve kültürel biçimlenmesinde de belirleyici bir rol oynayan madencilik, endüstriyel/ticari alanın yanısıra, yöresel türkü, mani, halkoyunları, el sanatları ve beslenme gibi alanlarda da kendini göstermiştir. Kömür ocaklarında, zor koşullarda çalışan Zonguldak köylüsünün ardından yakılan türkü, mani ve ağıtlar, yaşam biçiminin kültüre yansımış örnekleridir.

Karadeniz Ereğli’de “elpek”, Çaycuma’da ise “Pelemet” bezi dokumacılığı, geçmişte yalnızca giyim gereksinimini karşılarken, günümüzde hediyelik el sanatları anlamında da değerlendirilmektedir.

Yöresel nakışlarla bezenen bu dokumalardan, yelek, bluz, çanta, gözlük kılıfı gibi ürünler yapılmaktadır. Yüzyılı aşkın süredir Devrek’te yapılmakta olan bastonculuk sanatının ünü ise günümüzde ülke sınırlarını aşmış bulunmaktadır. Kırsal kesimde ise, seracılık, kivi, ceviz üreticiliği, süt ve besi hayvanı yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı gelişme gösteren alanlardır.

 

Zonguldak doğal güzellikler

 

Plajlar

80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır.

Zonguldak doğal kaynaklar, güzellikler açısından oldukça zengin bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, her biri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman içi dinlenme alanları, turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır. Doğuda Sazköy’den batıda Akçakoca’ya kadar uzanan 80 km’lik kıyı şeridinde yer alan, pek çok doğal plaj ve kumsal, yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır. Bunlardan Hisarönü, Türkali, Göbü, Kapuz, Değirmenağzı, Ilıksu, Erdemir, Ereğli Belediye, Alaplı Kocaman kıyılarıdır.

Şelaleler
Merkez Kokaksu mevkisinde bulunan Harmankaya, Kozlu Beldesinde Değirmenağzı Kdz.Ereğli’li de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli şelaleleri olup, önemli trekking parkurlarıdır.

Gökgöl Mağarası
Gökgöl Mağarası
Yeri
Zonguldak-Ankara karayolunun, Zonguldak çıkışında 4. km.de Üzülmez bölgesinde hemen yol üzerinde bulunmaktadır. Mağaradan çıkan su, Üzülmez deresine boşalmaktadır.
Özellikleri
Mağara girişi geniş ve yüksek olup, büyük bir fosil ağızla kaya blokları arasından girilmektedir. Buradan 250 m. sonra bir sifona ulaşılır. Sifon 10 m. uzunlukta olmasına rağmen, özellikle yaz sonunda çekilen sular sonrası yürünerek geçilebilir. Sifondan geçilerek yeraltı deresine gelinmektedir. Sel sularının getirdiği sarı bir çamurla kaplı olan zeminde yer yer su birikintileri bulunmaktadır. Buradan sonra mağara son derece zengin ve güzel oluşumlar arasından suyun gelişi yönünde 2 kol halinde devam eder. 3200 m. uzunluğundaki mağara kavisler çizerek ilerlemektedir.Nehir ve içerideki göller yürünerek rahatça geçilebilirken büyük yağışlarda ani su baskını olmaktadır. Bu tehlike nedeniyle mağaraya yaz ve sonbahar aylarında girmek uygundur.

Cehennemağzı Mağarası
Kdz. Ereğlisinin eskiden Ayazma, şimdilerde İnönü Mahallesi bölgesindedir. Bu mağaralar antik çağda yerleşim ve ibadet alanı olarak kullanılmıştır. İlgili mağaralar volkano-klastik kayaçlar içersinde gelişmiştir. Mağaraların ikisinde göl bulunmaktadır. Cehennem Mağaralarının mitolojideki öneminin yanı sıra, arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkan zemin mozaiği, sütun, sütun başlığı, lahitler ve kandil yuvası gibi kalıntılar, bu mağaraların Hıristiyanlığın bölgede yasak olduğu yıllarda Hıristiyan gizli ibadet merkezi olarak kullanılması açısından da önemli bir yer olduğunu göstermektedir.

Kızılelma Mağarası
Yeri
Zonguldak ili, Gelik bölgesinde Ayiçi köyünde, Kızılelma semtinde bulunan mağaraya vasıta ile rahatlıkla ulaşılabilmektedir.
Özellikleri
Aydın deresi ile Büyük Ay Deresinin suları aktif olan düden ağzından batmaktadır. Mağaraya yukarıda bulunan 30×10 m. boyutlu fosil ağızdan girilip, 100 m. sonra suya rastlamaktadır. Mağara, su ile beraber yatay olarak ilerlemektedir. ilk 100 metreden sonra 400 m. sürünülerek ilerlenebilmektedir. 400 m.nin sonunda 10 m,’lik bir sifon vardır. Bu sifon sonbahar aylarında geçilebilmektedir. Mağarada galeri sifondan sonra çok büyük boyutlara ulaşmaktadır.

Temelde tek bir aktif galeri halinde devam eden mağaranın 3200 metresinde, 80 m. yüksekliğinde ve dibinde bulunan gölü aydınlatacak derecede büyük bir baca bulunmaktadır. Buradan göllerle üç kilometre daha ilerleyen mağara, 2 sifonla sonlanmaktadır. Batan suyun iki kilometre sonra Cumayanı Mağarasından çıktığı saptanmıştır.
Yeraltı sisteminin (Kızılelma- Cumayanı) toplam uzunluğu 10 km.yi bulan Mağara, 12 km.lik Pınargözü Mağarasından sonra Türkiye’nin ikinci uzun mağara sistemi unvanını taşımaktadır.

İnağzı Mağarası
Yeri
Zonguldak ilinde, şehir içinde bir mağaradır ve Kilimli yolunun 15 km.sinde deniz kıyısında bulunmaktadır. Özellikleri
Toplam uzunluğu 800 m. olan mağaraya denize bakan fosil ağızla girilmektedir. 50 m.den itibaren bir insanın ancak sığabileceği bir delikten sonra yer yer yeraltı deresi ile devam eder. 400 m.de sifon vardır ve suların çekildiği dönemde yürünerek geçilebilmektedir. Buradan itibaren 400 m. daha ilerleyip sifonla sonlanmaktadır.

Cumayanı Mağarası
Yeri
Zonguldak, Çatalağzı İlçesi.
Çatalağzı ilçesinin üç kilometre uzaklığındaki Cumayanı mahallesinde bulunur.
Özellikleri
Kızılelma-Cumayanı yeraltı su sisteminin boşalım ağzını oluşturur. Dışarı birçok ağızla açılmaktadır. Suyun çıktığı ağızdan 100 m.lik sulu bir galeri ile, ya da yukarıdaki fosil kuru ağızdan 75 m. yürünerek salona gelinmektedir. Salon yeraltı deresi üzerinde bir köprü fonksiyonu gören ve olağan üstü güzelliğe sahip Traverten ile başlamaktadır. Yüksekliği 60 m. ve uzunluğu 70 m. olan salonun tabanı kalın bir kum tabakasıyla kapalıdır. ve sifonla sonlanmaktadır. Travertenden sola suyun gelişi yönünde ilerlendiğinde Kızılelma mağarası yönündeki sifona ulaşılır. Bu galeride bot gereklidir. Yağışlı dönemlerde ya da ani fazla yağış olduğunda çok kısa süre içinde su baskını olduğundan, yaşam tehlikesi oluşmaktadır.

Sofular Mağarası
Zonguldak – Çaycuma karayolu üzerindedir ve Sofular köyünden sonra yer alır. Uzunluğu 1.5 km. olup pre-historik özellikler taşır. Fotoğrafcılar için ideal bir çalışma yeridir.
Solondaki küçük odanın tavanındaki oluşum, tek kelime ile harikadır. Bu salon, mağaranın küçük bir modelidir.

Erçek Mağarası
Zonguldak – Ankara karayolu üzerinde ve Zonguldak’tan 5 km. uzaklıktadır. Mağaranın tümü keşfedilmemiştir. Soğuk suyu ile sportif bir mağaradır.

Çayırköy Mağarası
Eski Zonguldak – Çaycuma Karayolu üzerinde, Çayırköy’den 3 km. uzaklıktadır. Uzunluğu 1.500 mt. civarında olup, aktif bir mağaradır. İçindeki gölcüklerde bot gezintisi yapabilirsiniz

Ilıksu Mağarası
Zonguldak – Ereğli Karayolu üzerinde, ılıksu mevkiindedir. Toplam uzunluğu 800 mt. olup Mağaraya girişten hemen sonra travertenlerle karşılaşırsınız.Mağara boyunca ilerlemek için travertenleri tırmanmak ve çelik merdiven kullanmak gerekir.

ZONGULDAK MUTFAĞI

Zonguldak’ta yöresel yemekler kent merkezlerinde unutulmaya yüz tutmuş olsa da, kırsal kesimlerde hala canlılığını sürdürmektedir. Yöre mutfağı ağırlıklı olarak unlu (buğday ve mısır) ürünlerden oluşmaktadır.

İlçe merkezindeki limanda balıkçı lokantaları var. Mevsimine göre her zaman taze ve ucuz balık yiyebilirsiniz. Ucuzluklarına bakmayın, temiz olduklarına emin olabilirsiniz. Peynir, yoğurt gibi süt ürünleri hem güzel hem ucuzdur. Mevsimi ise Osmanlı Çileği almayı unutmayın.

Su böreği, kabaklı börek, bazlama, çizleme, kömeç ekmeği, tarhana çorbası, uğmaç çorbası, pide türleri, malay, cevizli ev makarnası, simit, beyaz baklava, mısır ekmeği gibi yemekler yörenin unlu ürünlerden yapılan yemekleridir. Mantar, mancar (kara lahana),zilbit gibi sebzeler ise, yörede degisik biçimlerde (çorba, sarma, zeytinyagli) yemegi yapilan yiyeceklerdir. Ev makarnası, erişte, tarhana, salça, kurutulmuş meyve ve sebze geleneksel beslenmenin temel öğeleridir.

Halkın çok tükettiği ıhlamur, ‘Moskof çayı’ diye adlandırılır. Sanayi merkezlerinde ‘kantin’ beslenmesinin oluştuğu Zonguldak’ın kırsal kesimlerinde, kahvaltı genellikle kuşluk vakti yapılır. ‘Sulu yayım’ ya da tarhana çorbası, sebze yemeği, pekmez, ceviz gibi kalorii besinlerden oluşan kahvaltıdan sonra öğle yemeği yenmez.

Akşam yemekleri ise çorba, sebze ve etlilerden oluşur. Karadeniz mutfağına özgü karalahana ve mısır Zonguldak’ta da yaygın olarak tüketilir. Yöreye özgü yiyecekler araında kartlaç ve kömeç ekmeği anılmalıdır. Bölgenin orman ağırlıklı olması, yörede yoğun bir biçimde kestane yetişmesini sağlamaktadır. Ayrıca Çaycuma yoğurdu ile Kdz. Ereğli Osmanlı Çileği, yöresel mutfağın en özgün ürünlerini oluşturmaktadır.

Please follow and like us:

Enjoy this blog? Please spread the word :)