Samsun, Bafra Sosyal Ve Kültürel Hayat

Bafra Karpuz şenliği

Bafra karpuzunu ülkemize ve tüm dünyaya tanıtmak ve çiftçilerimizi daha iyi ürün elde etmeye teşvik etmek amacıyla kutlanmaktadır. Her yıl Ağustos ayının son haftasında yapılan kutlamalarda konserler, folklor gösterileri, sergiler ve konferans gibi etkinlikler düzenlenir, iki gün sürer. Bafra halkı çoluk çocuk bu etkinliklere katılır.

Bafra Sele-Sepet Top Kandil Şenlikleri

Ramazan ayının Bafra insanı ve bilhassa Bafralı çocuklar açısından çok ayrı bir anlamı daha vardır. Çocuklar, Ramazan ayının onbeşinci gecesini iple çekerler. Zira o gece onlar için güzel duyguların pekiştiği gecedir.
Ramazan ayının millet hayatımız üzerinde çok önemli tesirleri vardır. İnsanlarımız arasında dostluk, kardeşlik duyguları artar, suç oranları büyük oranda azalır. Her tarafı ulvi bir hava sarar. Kalpleri, tarifi kolay olmayan huzur doldurur. Hep iyi duygularla hareket edilir. Düşkünler daha çok düşünülür. Muhtaçlara yardım etmek için adeta yarışılır. Herkes evindeki iki lokmayı başkalarıyla paylaşmaya çalışır. İftar ve sahur sofraları, bütün aile fertlerinin bir ay süreyle bir araya geldiği bir eğitim fırsatıdır.
Velhasıl bu güzel ayın tadına doyum olmaz!
Evet, her yıl, Mübarek Ramazan ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gece Bafra’mızda şenlikler yapılır. Buna “Sele-Sepet Şenlikleri” denir. Hatta bu gece yıllardır sele-sepet gecesi olarak bilinmektedir.
Sele-sepet gecesi büyüklerle küçüklerin daha çok kaynaştığı, çocukların sevindirildiği, onlara izzeti ikramda bulunulduğu gecedir. Eğlenmeleri, gülmeleri için bir gün önceden hazırlıklar yapılır. Herkes çocuğuna halk arasında “sele-sepet” denilen fenerler alır. Daha sonra gelecek küçük misafirler için şeker, bozuk paralar veya meyve bulundurulur.
Sele-sepet gecesi şenliklerle başlar. Vakit ise iftarın peşinden gelen zaman parçasıdır. Çocuklar gruplar halinde kümelenir. Küçükten büyüğe doğru boy sırasına geçerler. En önde genellikle iki yaşlarında çocuklar bulunur.
Bir anda ilçenin bütün cadde ve sokakları bu küçüklerin, ellerindeki fenerlerin ışığıyla aydınlanır;
“Mahallede şenlik var, Bize geldi etraf dar, Sele-sepetleri alın, Çıkın yola ey çocuklar.”
Böylece henüz gruplara katılmamış evlerdeki son çocuklar da çağrılır. Sonra şu mani söylenir;
“Haydi hep gezelim, Şekerleri süzelim, Bu gece sele-sepet, Eğlenelim, gülelim.”
Ve belirli bir düzen içinde evleri gezmeye başlarlar, ilk durak da şu maniler söylenir;
“Sele-sepet top kandil, Aç kapıyı ben geldim, Ay da yıl da bir kere, Kapınıza ben geldim.”
“On bir ayın sultanı, Geçiyor Ramazan ayı, Açın kapınızı bize, Amca, hala, teyze, dayı.”
Kapı açılır. Evin hanımı ve beyi birlikte çocuklara sırayla ikramda bulunur. Onların saçını okşarlar. Öğüt verici güzel sözler söylerler.
Bazı hane sakinleri kapılarını mahsustan açmazlar. Sabırsızlanan küçükler, bu sefer onlar için ayrı mani söylerler;
“Açın kapınızı bize, Uğur gelir evinize, Eğer bahşiş verirseniz, Bolluk getiririz size.”
Gecikerek açılan kapıdan gülümseyen yüzler çıkar. Oyunları tutmuştur. Ve kendileri için özel mani söyletmişlerdir. Karşılığında hepsine teker teker bozuk para verirler. Bu arada çocuklardan birinin sele-sepeti yanar. Başlar ağlamaya. Bunu gören babası hemen yenisini alır, çocuk da memnuniyetini hemen dile getirir;
“Sele-sepetim yandı, Şekeri içinde kaldı, Üzüntümü gören babam, Bana yenisini aldı.”
Ev ziyaretleri mani ile devam eder;
“Ey evin sakinleri, Verin bize telkinleri, Sele-sepet geçiyor, İkram edin şekerleri.”
Her gidilen evden muhakkak bir ikramda bulunulur. Alınan şeker, para vb. hediyeler ellerdeki sele-sepetin içine konulur. Dakikalar çok çabuk ilerler. Artık teravih vakti yaklaşmıştır.
Son olarak şu mani söylenir;
“Büyükleri sayalım, Küçükleri sevelim, Ramazan ayı geçiyor, Kıymetini bilelim.”
Ve böylece sele-sepet şenlikleri sona erer. Babalar çocukların ellerinden tutarak, hep birlikte teravihe giderler.
Hıdırellez Şenlikleri:
Mayıs ayının 6. günü baharın gelişini kutlamak için yapılır. Topluca mesire yerlerine gidilip piknik yapılır, oyunlar oynanır. Ateş yakılıp dilekler tutularak üzerinden atlanır.
Neyzen Tevfik Kültür Şenlikleri:
İlçenin Kolay beldesinde her yıl Ağustos ayının son haftasında kutlanır. Şenliklerde müzik ve folklor gösterileri, tiyatro faaliyetleri, halk ozanlarından deyişler, sergiler vb. etkinlikler yapılmaktadır.
Bu kutlamalar yöre insanlarında birlik beraberlik, bolluk, bereket ve sevgiye dayalı inancın yaygınlaşmasını sağlar.
İlçemiz için büyük bir imkan ve şans olan yazlık ve kışlık kültür merkezlerinde sosyal ve kültürel alanlarda bir çok etkinlikler yapılmaktadır.

Bafra  MÜZİK VE FOLKLOR

Bafra Musiki Cemiyeti:
Sanat musikisi çalışmaları yönünden Samsun’un en etkili ilçesi Bafra’dır. İlk ciddi çalışmalar, Tamburi Nafiz Anarat tarafından başlatılmıştır. Bafra’nın ilk ve tek Türk Sanat Müziği kuruluşu Bafra Musiki Cemiyetidir. Bu cemiyet l Ocak 1977 tarihinde kurulmuş kısa zamanda ünlenmiştir.
Folklor: Bölge kozmopolit bir yapıya sahip olduğundan çeşitli folklorik özellikleri de içine almıştır. Bu nedenle ilçe ve çevresinde değişik yörelerin oyunları oynanmaktadır. İlçenin okulla, bünyesinde halk oyunları ekipleri mevcuttur.

BAFRA YÖRESEL EL SANATLARI

Geçmişten günümüze kadar önemini koruyan, Türk kültürünün değerli taşlarından olan halı sanatı, vazgeçilmezliğini sürekli göstermiştir.
Kilim dokumacılığı, hasır ve zembil örücülüğü, yöre hanımlarının yaptıkları göz nuru işleme ve oyalar, çorap örücülüğü bu kategoride sayılabilir. İlçede halı ve kilim dokumacılığı, özellikle dağ köylerinde bez dokumacılığı yapılmaktadır. Birde zembil örücülüğü ve hasır örücülüğü gelişmiştir. Zembil örücülüğünde kullanılan malzemeler şunlardır;
Saz bitkisi, kurutulmuş mısır koçanı yaprakları, 50 cm. uzunluğunda ortadan ikiye katlanmış ve iğne vazifesi gören çelik tel, saz bitkisinden yapılmış kındıra, hazır kumaş boyası veya tabii boyalar. Tabii boya, genellikle soğan veya yeşil ceviz kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilir. Zembil şöyle örülür; Mısır koçanı yaprakları ıslatılıp, yumuşatılır. Bir mısır koçanı yaprağı; boyunca 3 eşit parçaya bölünüp, kındıra üzerine muntazam sıkıştırılarak sağdan sola sarılır, 8-10 cm. sarıldıktan sonra sarılan kısım içe bükülür. İlk örülen kısım ortadan sarılarak çevrilir. İstenilen şekilde örülür. Koçan bittiği yerde iğne ile dolanır. Boyanmış mısır koçan yapraklarından aralara desen konulur.

BAFRA YÖRESEL YEMEKLERİ

Bafra’nın damak tadı deyince akla Bafra pidesi ve köftesi gelir. Sitemizde Bafra pidesi ile ilgili ayrı bi bölüm açılmıştır. Bilgi edinmek isteyen dostlarımız buradan bilgi alabilirler. Her türlü balık yemekleri, nokulu ve kaymaklı lokumu ile ünlüdür. Nokul tatlı hamurdan, içine ceviz ve kuru üzüm konularak yapılır. Düğün bayram gibi belirli günlerde misafirlere ikram edilir.
KINA GECESİ
Oğlan tarafının kız ve kadınları düğünden bir gün önce toplanır. Bir heybe içinde hazırladıkları kına ile kız evine giderler. Yalnız bu heybe içinde kınadan başka ana yolluğu elbise, un, yağ, pirinç, şeker, helva da vardır. Böylece kına gecesi eğlenceleri de başlamış olur.
Tabaklar içinde mumlar yakılır.
İçinde kına bulunan testi gelinin önüne getirilir. Önce sağ ayağının altına, sonra sol avuç içine kına sürülür. Bu arada bilahare geline iade edilmek üzere ortada kına tepsi-ninin içine para atarlar. Ve yanan mumlar başının üzerinde ritmik haraketlerle gezdiril-dikten sonra söndürülür. Öksüzlere de kına sürüldükten sonra herkesin istifadesi için bir masa üzerine konur. Oradakiler ellerine kına sürebilmek için, bilhassa kızlar itişip kalkışırlar. Zira hangi kız daha önce kına alırsa, nasibi de önce çıkarmış.
Kına yakma merasimi sırasında şu ağıt söylenir:
“Altıntas içinde kınam ezildi annem, Ellerin evinde başım bozuldu annem, Şen annem, şen babam, Evin şen olsun, Ben gidiyorum annem haberin olsun! Annem aş pişirmiş kızımız yesin diye, Babam at eğerler kızımız binsin diye, Şen annem, şen babam, Küçük kız kardeşim vekilim olsun, Esvap yoğduğumuz taşlar, Gölgelendiğimiz ağaçlar, Şen annem, şen babam, Haberin olsun, Ben gidiyorum arkadaş haberin olsun! Babamın bacası eğrice tüter, Annemin küllü çöreği burnumda tüter, Şen annem,şen babam, Evin şen olsun, Ben gidiyorum anne haberin olsun!”
Ağıt söylenirken başta gelin olmak üzere kız tarafı göz yaşı dökerler. Bunlar ayrılmaya hazırlanmanın göz yaşlarıdır.
Misafirler bu acıklı manzarayı silmek için hemen devreye girerler.
Mumlar yeniden yakılır. Tokmak davulu vurmaya, zurna çalmaya başlar. Sıra olunur ve çeşitli oyunlar oynanmaya başlanır. Oyunlar oynanırken de şu maniler söylenir;
“Ha bu akşam burada, Yaprak sallanmayacak, Şaka maka diyoruz, Kimse darılmayacak.
Evin önünde vişne, Vişne sevdiğim vişne, Bizim eve yakışır, Kravatlı enişte.
Manice başımısın, Cevahir taşımısın, Bin manicik göndersem, Cebinde taşırmısın.
Portakalı dildinmi? Bıçağını sildinmi? Çok atardın be çocuk, Nasıl alabildinmi.
Beyaz giyme üşürsün, Yarim çok düşünürsün, Allah’a çok dua et, Beni sana düşürsün.
Pencereden bak beri, Beğenirsen al beni, Beğenmezsen beğenme, Beğenenler var beni.”
Ve böylece hıçkırıklarla neşenin yoğrulduğu kına gecesi biter.

BAFRA VE TURİZM

Turizm açısından değişik alternatif ve imkanlara sahip olan ilçemiz maalesef bu konuda atılacak adımları beklemektedir hala. Kızılırmak deltası, Engiz-AIaçam ilçeleri arasında yaklaşık 60km.lik kıyı şeridine sahiptir. Deniz ve güneşten yararlanmak isteyen turistler için en ideal bölgedir. Yeşilyazı Köyünde de bir halk plajı bulunmaktadır
Altınkaya barajı çevresinde bulunan şelale etrafı dinlenme ve mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
33 parçadan oluşan balık gölleri kuş gözlemciliği ve doğa turizmi bakımından dört mevsim boyunca önemli bir potansiyele sahiptir. Dolayısıyla bölgede Ekoturizm olanakları son derece fazladır. Ornito Seyahat Acentası tarafından kuş gözlem turları düzenlenmektedir. KızıIırmak deltasının da dahil edildiği tur programları, yurt dışında pek çok basın organına, elçiliklere, doğa koruma derneklerine gönderilmiştir.
İlçe merkezine l km. mesafede bulunan belediye turistik tesisleri, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinin en şirin ve güzel dinlenme tesisidir. 130 000 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Tesis içinde 8 otel, 4 motel, l açıkhava kültür merkezi, l düğün salonu, ı kafeterya, otopark yerleri, basketbol-voleybol sahaları ile yetişkin ve çocuklar için ayrı yüzme havuzu vardır. Tesisin çevresi rengarenk çiçek bahçeleriyle donatılmıştır. Bitişiğinde çam ormanları ile kaplı büyük bir piknik alanı bulunur.
Derbent barajı çevresi mesire ve dinlenme yeri olarak şirin köşelerden birisidir.Baraj çevresindeki iki suni gölde amatör ve profesyonel balıkçılık yapılmaktadır.

İkiztepe kazıları

Orta Karadeniz bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, buralarda M.Ö. 3000, 2000 ve 1000 yıllarında bir hayli sık yerleşmelerin varlığını göstermiş ve bu bölgenin Orta Anadolu ile yalnız Eski Tunç çağında değil, aynı zamanda Hitit, özellikle Eski Hitit devrindeki ilişkileriyle ilgili de şahitlik eden belgeler bulunmuştur.

Bafra tarihi ve turistik yerler

 Şifa Hamamı ( Eski Hamam) 

Üç yüzyıl kadar önce yapılmıştır. Kubbelidir. Çok tipik bir yapısı vardır. Yukarıdan bakıldığında, güneş ışığının girmesi için yapılan gözler, tıpkı Ay yüzeyini kaplayan kraterlerin görünümünü andırır.
Pek geniş olmamakla beraber zamanın en büyük hamamlarından birisidir. İçinde ayrıca eski zamanlara ait bir mezar bulunmaktadır.

Beylik Köy Hüyüğü  

Tepecik köyü sınırları içinde yer alan bir hüyük yerleşme merkezidir. Eteğinde bir pınar bulunmaktadır. M.Ö 3.000, 2.000 ve 1.000 yıllarına ait eserlere, bu arada Friglere ait boyalı çanak – çömlek parçaları bulunur.

Deniz Feneri  

Bugünkü deniz fenerin yerini Bir fransız, bir Macar ve Alemdar Zadelerden Kancıoğlu Recep (Özkan)’ dan müteşekkil heyet başkanlığında bir grup belirlemiştir.  Çalışmalara 1922 yılında başlayıp 1923 yılının Nisan ayında bitmiştir. Halen Aktif olarak çalışmaktadır.

Balık Gölleri 

Türkiyenin en nefis sazan balıklarının çıktığı göllerdir. Kızılırmak deltası üzerinde yer alan Balık göller 33 parçadan oluşur. Özellikle Yeşilyazı, Koşuköyü, Emenli, Harız ve 19 Mayıs’ a bağlı Yörükler beldesi içinde yer alan Balık gölleri yaklaşık 980 hektarlık bir alanı kaplar. Uzungöl, Ulugöl, Tatlıgöl, Kıcıgöl, Ayangöl, Cernekgölü, Limongölü, Sülüklügöl, Kahırlıgöl, Bataklıgöl, Karaboğazgölü başlıca isim yapmış olanlarıdır.

Büyük Camii (Cami-i Kebir)  

İlçenin en eski tarihi eserlerindendir. Evliya Çelebi ‘nin 300 yıl önceleri yazdığı meşhur SEYAHATNAME’ sinde bahsettiği iki Cami den birisidir. Önceleri zamanında Bafra Beyi , İsfendiyaroğulları ‘na mensup EMİR – MİRZA tarafından, merkez de toplanan halkın ibadetini ifa edebilmesi için ahşap olarak yaptırılmıştır.
Bugunkü camiin ise, üzerindeki kitabede Rumi 1086 yılında (Miladi 1670) Ayşe Hatun tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Ayşe Hatun ise Osmanlı Devlet adamı Köprülü Mehmet Paşa’ nın kızıdır.

Böğürtlen Hüyüğü  

Bafra’nın Komşupınar köyüne bağlı bir mahalle ismi ve eski bir yerleşme merkezidir. Genç-Antik çağına ait birçok esere rastlanmıştır.

Alibey Çeşmesi  

Bafra’nın en eski çeşmesidir. Cumhuriyet Meydanında Kaymakamlık binasına ait  bahçenin bitişiğindedir. Sütun başları motiflerle süslü olup, Gotik tarzını andırmaktadır. Rumi 1167

Çetinkaya Köprüsü  

Cumhuriyetimizin ilk ve büyük eserlerinden başlıcasıdır.
Kızılırmak üzerinde karşıdan karşıya geçiş 1937′ den önceki devirlerde 650m uzunluğundaki ahşap bir köprü ile sağlanıyordu. 1937 yılı Kasım ayının 4.günü köprü hizmete açıldı.Nafia (Ulaştırma) bakınına izafeten Ali ÇETİNKAYA köprüsü oldu. Köprü 7 Kemerli olup 250 m uzunluğundadır.

Asar Kalesi  

Köy hudutları dahilinde yer alan Asar Kalesinin    M. Ö.  1. bin  yılından   sonra yapıldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca kale ile   bağlantılı   bugüne   kadar      ayakta kalabilen gözetleme kuleleri dikkat çeken yerlerdir.

Please follow and like us:

Enjoy this blog? Please spread the word :)