Yapılan araştırmalarda: Alucra tarihi Hititlerin ortadan kalkması ile bölgede sırasıyla İskitler, Kimmerler, Metler, Persler, Patlar, Pontlar, Romalılar ve Bizanslar hakimiyet kurmuşlardır.

M.S. 391 yılında bölgemiz Orta Asya’dan gelen Kuman (Kıpçak) ve Peçenek Türkleri’nin istilasına uğramış, bilge altmış yıl kadar Türklerin yönetiminde kalmıştır.

M.S. 8.yy. sonlarına doğru, doğudan gelen kavimler Anadolu içlerine sızmaya başlamıştır. Bu dönemde Maveraünnehir’den kalkıp gelen Oğuz boyları Çamoluk, Çakmak, Koman bölgelerine yerleşmişlerdir.

1071 Malazgirt Zaferinden sonda, Alucra ve çevresi Selçuklular tarafından fethedilmiş, merkezi Trabzon’da olmak üzere, Danişmend Beyliğinin himayesine verilmiştir. Bu dönemde Doğu’dan gelen Oğuz boyları bölgeye yerleşmişlerdir. Bölge Bizans ve Mengüçler arasında bir kaç kez el değiştirmiştir.

1228 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Birinci Alaaddin Keykubat, bu yöreyi hakimiyetine almıştır. Moğol istilasından sonra bölgemiz, valiler tarafından yönetilmiş, Moğolların gücünü kaybetmesiyle de Alaaddin Ertana Bey tarafından Ertana Devleti kurulunca, Alucra ve yöresi bu devletin bir parçası olmuştur.

Osmanoğulları Beyliği ,Anadolu birliğini sağlayınca, Alucra’da Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Ancak İran’da Akkoyunlu Devleti sınırlarını batıya doğru genişletme siyaseti güdüyordu. Bunun sonucu olarak Alucra Akkoyunlu topraklarına katıldı. Akkoyunlu Devleti Osmanlıların güvenliği için, tehlike oluşturmaya başlayınca, Fatih Sultan Mehmet, doğuya bir sefer düzenleyerek, Alucra’ya gelip Günügüzel Köyü’nde otağını kurdu. Bir rivayete göre, Fatih Sultan Mehmet bölgede Aluc ağaçlarının (Yabani meyve) yoğunluğundan Alucra adını verdiği söylenmektedir. İki ordu 14 Ağustos 1473 yılında Otlukbeli meydanında savaşa girmişlerdir. Yapılan araştırmalarda Otlukbeli denilen yerin daha önce ilçemiz sınırları içerisinde kalan Kaledere köyünün kuzeydoğu istikametinde olduğu anlaşılmıştır. (Bu bölgenin Kaledere ve Karadikmen Köylerinin sınırları içinde olduğu tapu kayıtlarımızda mevcuttur.) Bu bölgedeki şehitlik mevki de bu savaş sonunda verilen şehitlerin yattığı yerdir. Otlukbeli, Savaşında Uzun Hasan’ın yenilmesiyle Alucra tamamen Osmanlı idaresine girmiştir. Uzun süre huzur ve güven dolu bir dönem yaşanmıştır.

Anadolu’da ki Celali isyanlarının birçoğu bu bölgeyi de etkilemiştir. Bu isyanların son döneminde Kuyucu Murat Paşa, ilçemiz Aktepe Köyü yakınlarında Karahasan Gediği denilen yerde isyancıları gafil avlayarak kısa sürede yok etmiştir. Bu savaşın anısına her yıl 20 Mayıs’ta burada Mayıs Yedisi (Hayran) Şenlikleri yapılmaktadır.

Alucra 1876 yılına kadar Mindeval ve Kovata adında iki nahiye olarak idare edilmiş, 1896 yılında Kaymakamlık olduğunda, Şebinkarahisar Mutasarrıflığına bağlı bulunuyordu. 1898 yılında Şebinkarahisar Mutasarrıflığına getirilen Şükrü Paşa Şebinkarahisar-Alucra yolunu açmıştır.

I. Dünya savaşında Alucra’nın kuzey doğusundaki Kengil Vegavur Dağlarına kadar gelen Rus birliklerine karşı Alucra’da bir cephe oluşturulmuş, cephe komutanı Mareşal Fevzi Çakmak, karargahını ilçemiz Çakmak Köyünde kurmuştur. Halen bu köyde bir şehitlik mevcuttur.

Alucra 1933 yılına kadar Şebinkarahisar İline bağlı ilçe iken, 1933 yılında Şebinkarahisar’la birlikte Giresun İline bağlı bir ilçe merkezi haline getirilmiştir.

Please follow and like us:

Enjoy this blog? Please spread the word :)